24/03/2021 ASTROSOHBET – AY BURÇLARDA – ANNE VE ANNELİK ETKİSİ

24/03/2021 ASTROSOHBET – AY BURÇLARDA – ANNE VE ANNELİK ETKİSİ videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=B5XrhaSzBFI. Hocam sen yap, ben heyecan yaparım ilk başta. Tamam. Evet merhaba arkadaşlar, hepinize selamlar. Kozmik Bilinç Okulu eğitmeni, İzmir şubesindeki eğitmenim sevgili Elif Ataman Hatayla beraber sizlerle bir astro sohbette birlikteyiz. Ve bu astro sohbet etkisini hemen…

24/03/2021 ASTROSOHBET – AY BURÇLARDA – ANNE VE ANNELİK ETKİSİ

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=B5XrhaSzBFI.

Hocam sen yap, ben heyecan yaparım ilk başta. Tamam. Evet merhaba arkadaşlar, hepinize selamlar. Kozmik Bilinç Okulu eğitmeni, İzmir şubesindeki eğitmenim sevgili Elif Ataman Hatayla beraber sizlerle bir astro sohbette birlikteyiz.
Ve bu astro sohbet etkisini hemen kapatayım şurada. Bu astro sohbetin konusu ay buçularda annelik, ayla beraber edindiğimiz deneyimler, ayın ay düğümleriyle olan ilişkilerini konuşacağız Elif’le. Ve sizlerden de 12.30 itibariyle canlı yayın bağlantısında telefonlar alarak sorularınıza cevap vereceğiz.
Genelde ay üzerine odaklı sorular sormanızı rica ediyoruz. Ben canlı yayın telefon bağlantısını hemen hatırlatayım 0533 356 64 64’den bizi arayabilirsiniz. Nasıl bir güne başladık, nasıl bir haftanın ortasındayız diye de şöyle kısaca yorumlamak gerekirse ayın aslanda olduğu ve güneşle üçgen açıda olduğu bir gündeyiz. Dolayısıyla aslında iktissel enerjimiz, motivasyonumuz ve yaşam enerjimiz birbiriyle çok uyumlu.
Ay aslan doğal olarak satürn karşılığına gidecek gün içerisinde. Bu özellikle akşam saatlerinde biraz daha sorumluluk bilinciyle, biraz da ruh daralmasıyla çalışacaktır ister istemez. Fakat ay aslanda genelde çok pozitif bir yerleşimdedir. Güneşin de arkasını almış kendini parlatmaya çalışan bir enerjiden bahsediyoruz.
Tabii ki bu hafta Dolunay’a giden hafta, öyle değil mi Elif? Dolayısıyla Mars-Mercure’de unutmadan Dolunay’a giderkenki o gerilimlere dikkat etmemiz gerekiyor. Neler yapmalıyız bu gerilimlerden kendini tutmak için sence? Fevri davranmamalıyız, dilimizi tutmalıyız. Dilin kemiği yoktur o Mercure-Mars karesi aksiliklere, sakarlıklara, belki de kazalara sebebiyet verir. Özellikle Dolunay’a doğru gittiğimiz için de ilişkilerimizde buna dikkat edelim bir zahmet.
Kesinlikle. Zaten Dolunay’lar ilişkiyle çok alakalıdır ve bu ilişki etkisi de ay düğümleri iki ziyarettir. Yine yetişim sorunlarına sebep olur veya haklılık, haksızlık davalarına sebep olur. Dolunay’daki 8 derece diğerdem sabit yıldızıyla kendini kurban psikolojisinde hissetmek kullanıldığını, hissetmek, işte bu kadar çok ben emek veriyorum ama karşılığında şunu alamadım bile deyip fevri davranışlarda bulunmamız ihtimalimiz yüksek. Evet ve bu da bizi tabi doğal olarak birtakım sınırlara getiriyor. Ben her zaman hayata şöyle de bakıyorum. Hayat içerisinde insanlar sistemsel olarak, bilinçli olarak zaten belli bir sınırlara da getiriliyor ki aslında içinde bulunduğumuz atalet halinden de çıkmamıza zorluyor bizi. Çünkü öbür türlü insanlar kolay olarak pozisyonlarına değiştirmek istemezler. Biraz ekonomik ve mali konulardan konuşmak gerekirse her zaman da söylediğim gibi Uranüs-Boğaburcu’nda olduğu sürece 7 yıl boyunca arkadaşlar para konularında bütün dünyada sadece ülkemizde değil, para konularında ani yükselişler, ani değişiklikler, ani konular olacaktır. Deniz’in koçta olduğunu unutmayın. Deniz ne zaman zararlı bir burca girse maddi anlamda çalkantıların olması da kaçınılmazdır.
Deniz kendi burcunda veya yücelimde olduğu zamanlarda işte Deniz-Boğada iken, Deniz-Terazi’deyken, Deniz-Balık burcunda iken veya Deniz’in kendisini güçlü yönetebileceği burçlarda iken, her zaman para konularında daha güzel, daha sağlıklı ya da daha verimli bir akış bekleyebilirsiniz. Fakat Deniz’in işte akrep tarafından yönetilmesi, koç tarafından yönetildiği durumlarda, işte düşük olduğu başak burcunda olduğu zamanlarda genelde kişileri yani genel olarak hayatın içerisinde global anlamda konuşuyor.
Ekonomik, uranüsüden sebep, ekonomik konularda çalkantılar olacaktır. Bunların, Venüs’ün transitleriyle takip edebilirsiniz. Yine Keza, Venüs, Boğa Burcu’nun yöneticisi olduğu için kadınlar, kadın hakları gibi genel konular da çok bizim gündemimize gelecektir. Sadece bizim ülkemizde değil, dünya ile alakalı konularda, teknoloji ile alakalı ya da teknolojiye yapılan yatırımlarla alakalı konularda söz konusu olacaktır.
Ve Venüs’ün transitleri, bu noktada dikkat etmek lazım ki, Venüs şu anda aslında güneşli kalbi bir yaklaşım içerisinde. Kalp kalbeler, evet. Venüs güneş kavuşumlarını biraz konuşalım istersen. Ne dersin bunlar için Elif? Yani aslında Venüs’ün gezegenle kavuşumu çok iyiciliyorlar ama o Venüs koçta olmasaydı daha iyiydi. Bir an önce dürtüsel olarak hareket etmek istediğin, istediğin şeyleri bir an önce hayata geçirmekle ilgili, kendini göstermekle ilgili bir çaba var. Burada şironla beraber olması belki kişiyi üzebilir ama onu ben belki de iyileşmek için de kullanmayı tavsiye edebilirim. Kesinlikle. Bir de zaten Cumartesi günkü dolu ayda Venüs şiron güneş neredeyse 3’ü 1’den 8 derecede öyle değil mi? 3’ün derecesinde emin değilim ama tam şironiyen bir dolunay aslında. Evet, yani şifaya da çalışır, oturup düngür düngür üzülmeye de çalışır. Orada işte Venüs konusu da çok dikkat etmek lazım çünkü Venüs temel olarak bizim mutluluk algımızdır. Zaten ayı neden konuşmak istedim bugün Elif’le? Çünkü algıyla duygu birbirine karıştırılmaması gereken şeyler. Mutluluk duygusu değil, mutluluk algısı Venüs’ün konusudur.
Duygular tamamen ayın konusudur. Venüs’te duygu yoktur arkadaşlar. Venüs bizim sevme biçimimizi, sevgi algılama biçimimizi, hayattan keyif alma, haz alma durumu. Hatta beklentimizi gösterdiği için. Ben de böyle olmak istiyorum dersin. Kesinlikle beklentilerimizi kendinizdeki memnuniyet durumunu anlatır fakat duygu planı tamamen ayla ilgilidir. Venüs duyguyla çok karıştırılıyor Elif. Venüs’ün duygu ile alakası yok aslında. Tabii ki mutluluk algısıyla ya da özdeğer algısıyla, estetik algısıyla bir alakası var. O yüzden Dolunay enerjisindeki o şiron, güneş, Venüs vesaire duygu planıyla karşı karşıya geldiğinde dediği gibi Elif’in mutsuzluk algısına kolaylıkla düşebiliriz. Fakat bu mutsuzluk duygusu demek değildir. Duygu ile algıyı birbirinden ayırmak gerekir. O yüzden biz de bugün ay konusunu seçtik.
Genel olarak zamanın transitinden bahsettikten sonra ben artık ekranımı kapatıyorum. Elifciğim, seninle beraber konuşmak istiyorum. Bu ayı duygu planında, algı planında nasıl yönetebiliriz? Ay, anne, anneli, kadınlar, kişilik enerjisiyle. Şimdi anlıyorum. Şimdi ayı biz zaten şurada dibimizde sürekli gördüğümüz için bizim ne kadar ayın önemli olduğuyla ilgili artık bir fikrimiz var.
Eski zamanlarda bu ayı çok kullanmışlar. Ay büyüdüğünde, küçüldüğünde, ekimlik biçim zamanları. Sonra 28.5 günde dünyanın etrafına döndüğü için kadınların döngüleriyle çok bağlantılı olduğu. Dolunay zamanı, ava çıkıldı. Çünkü Dolunay’da ay tabak gibi parlar falan. Hep böyle ay. Aslında eski zamanlardan beri çok kullanılan ve hızlı bir değişen bir süreci olduğu için de.
Psikolojik astrojide de mesela biz, astroji konuşuyorsak eğer, çok önemli bilinçaltı, bilinç dışıyla alakalı bütün rahatsızlıklarımız. Biraz önce mutluluktan, mutsuzluktan bahsettik ya Venus’le ilgili. Bizim bütün psikolojik olan rahatsızlıklarımız ve sonrasında bedenimize yansıyan rahatsızlıklar, aslında bizim gerçekten bedenimizin hasta olmadığı ama bilinçaltımızdaki rahatsızlıkların yükseltmesi sebebiyle benim onu bedende hissetmeme vesile oluyor.
Dolayısıyla ben ayımı iyileştirmeliyim aslında. Ay öyle oturup da o ay burcumu, bulunduğu evi çok kullanmak da bana bir şey katmayacak gibi. Çünkü bu madde planında ben aydan güneşe doğru gideceğim. Güneş benim canımı yani ay güneşten aldığı ışığı yansıttığı için, güneş benim canımı ayda ruhumu temsil ettiği için bizler aslında güneşten yaşam enerjimizi alıyoruz, aydan da besleniyoruz.
Ay bir filtredir aslında ışık yansıtır, kendi ışığı yoktur ve bütün gezegenlerin enerjilerini alır, dünyaya yansıtır. Dolayısıyla ayın o hareketleri var ya bizim o ay fazlarında anlattığımız, onlar bile bizim ruhallerimiz ve psikolojik durumlarımızı çok etkiliyor. Duygu dediğimiz şey de aslında enerji ve hareket halinde ve bizim manyetik alnımızı da ele geçiriyor. Ruhu o ruh halini yaşıyoruz ve duygularımız da sürekli değişiyor. Yani koşullar değişiyor, moralimiz değişiyor. Ben çok mutluyum diyorsun, bir bakıyorsun öğeden sonra bir mutsuzluk, hüzün çöküyor. Bazen çok romantik oluyorsun. Böyle ayın gelgitleri gibi zaten sular üzerindeki o gelgitleri de hatırlayın. Bizlerin o büyüme zamanları, beslenme zamanlarımızı da denetleyen bir faktör aslında.
Bu kadar yakın olmasa, yani dünyada siz onu dersde hep söylersiniz, güneşle ay olmasa bu dünya zaten yok. Dolayısıyla hem güneş hem ay çok önemli ama ay bir de karma storisinden bir ayda hafıza vardır, suni hafızası var deriz ya bir depo karma gibidir.
Dolayısıyla ben ilk başta haritalarda aya bakıyorum, çok önemli çünkü benim ruhumun itilimlerini, gereksinimlerimi, ihtiyaçlarımı aydan, ay burcumdan görüyorum. Geçmiş karma’dan işte karma değil, geçmiş yaşamlar değil, çocukluktan beri getirdiğimiz, anne babamızın öğrettiği alışkanlıklar değil, ne derseniz deyin bizim oralardan gelen duygu yükümüzün ne olduğunu gösteriyor.
Ve depo karma diyorum ben ona, o köklerden, soydan, genetik olarak alt bilgi, alt bilgi olduğu için bilinç aldı. Halbuki güneş öyle değil ama geçmiş planlardaki güneşimiz yani benim altta yatan kişiliğim, eski güneşim gibi düşünürüm ben onu.
Dolayısıyla iç dünyam, en dipteki dürtülerim, hep benim tortularım var orada, içten geliyor yani öğrenilmiyor bu sanki hep öyleymişsin gibi yeteneğinde öyle, eğilimlerinde öyle çekildiğin yerlerde öyle bir türlü aydan kopamıyoruz. İster istemez bizi çekiyor ve sınıyor. Aslında orada kurtulma şansı pek yok çünkü dürtülerle hareket ettiği için, bilinçaltı ister istemez öne çıktığı için.
Sanki ben o dürtülerle yani duygularımla mücadele ediyorum hep duygusal insanlar. Nedense hayatta hep mutsuzum, aksilikler geliyor falan filan derler, duygu kontrolü bu yüzden çok önemli. Ve benim belki de eğcilleştirmem gereken dürtülerim bunlar. Genelde bu hani haritalarımızda bakarken ufkun altındaysa, haritanın alt tarafındaysa veya ufkun üstündeyse ayın durumu bize çok önemli bilgiler veriyor. Yani belki ufkun üstünde bir ay ya da zararı bir yerleşimde kişi dışarıdan çok etki alıyor olabilir, duygularını kontrol etmekte zorlanıyor olabilir, bir türlü mutlu olamaz, oradan taşınır, oraya gider, öbürüyle flört eder falan böyle bir mutsuzum der sonunda. Ama mutsuzluk kısmı değildir o, duygularını kontrol edemiyordur. Ama farkındalıklı bir insansan, idrakındaysan ayını dönüştürür, güneşi parlatabilirsin.
Dolayısıyla ben ayımın burcu bulunduğu ev, aldığı açılar özellikle, kısacörünle ve güney ay düğümü, kuzey ay düğümü ile olan bağlantılarıyla ben alt kimliğini görür, ne yapmam gerektiğini çok iyi anlayabilirim. Tabii ufkun altı üstü kısmının dışında güneşimle ve yükselenimle ben ön plana çıkıyorum belki ama ay ve güney ay düğümünde birazcık tökezliyorum.
Yani ben ay burcumdan memnunum zannettiğim halde pek de memnun olmadığımı görüyorum zaman içerisinde. Haksız mıyım? Çok haklısın. Ayın başak vallahi böyle. Allah düşmanımı birine küfretmeyin, Allah seni ay başak yapsın deyin o da yeter diyorum.
Evet senin yani düşmanımı bile vermesin senin için çok üzgünüm ama kendim için de üzgünüm. Progres de ay başak. Benim progres de ay hastada geçti. Ne yapsan böyle mutlu edemezsin. Peki bu ay burçlarda bir geçerli.
Ay burçlarda şöyle hep böyle burcunuzu ayınızın burcuna bakarken onun o burcun yönetici gezegenin de ne olduğunu bir düşünürseniz ona göre mesela ayın koç demek ki ben çok tetkiselim. Koçtan dolayı biraz çaylak ya da tecrübesiz olabilirim. Yani olgunlaşmamışım. Koçlar nasıl bodoslama atlar, ay hadi yürüyün gidelim der sonra bir bakar arkasında kimse yok bunlar korktu diye bir de dalga geçer falan.
Mars tarafından yönetilen bir ay olduğu için aslında hiçbir şeye katlanamaz. Ay koçların dünya, duygu dünyası artık hep duygulardan ve ruhun itilimlerinden nefsim gibi de aslında nefsim gibi düşün onu ayı.
Karmışık ve iniş çıkışlı olduğunu söyleyebilirim. Hemen koç ne yapar hemen her istediğini almak ister alınmadığında veya ona verilmediğinde öfkelenir. Öncelik bana olsun ister. Koç toydur, çocuktur biliyorsunuz acemidir. Hemen hızlı her şeyi hallolsun ister.
İstediği gerçekleşmediği zaman da tepkiler verir. Ne yapar? Birini suçlar ya da ona kızar, oturur, ağlar, kapıyı çarpar gider, kırıp döker falan. Kendinden bir şey istendiği zaman da yapmak istemezse yapmaz.
İnadından yapmaz. Öfkeli daranabilir. Hep böyle ay koçlar cesur da önden gider ama bu gereksiz bir cesayettir. Yani hep görüyorum hayatlarında da hep böyle yanlarında partnerleri ya da neyse zayıf birileri geliyor ve hep onları taşımak zorunda kalıyor. Savaşçılığına sahip oldukları için sanki onu kataracakmış gibi geliyor. Mücadele edemeyeceği bir şey olmadığı için de tabii bu ayın biz depo karması dediğimiz bilinç altınız dediğimiz kimi bilinç dışı kimi bilinç altı ama ben bilinç altı kelimesini daha çok seviyorum.
Altlarda kaldığı için kapalı kutu ya geçmiş yaşamlardan ya da bu akaşik kayıtlardan bireysel olma deneyimlemiş kendi hayatını kendi idame ettirmiş, ihtiyaçlarını karşılamayı kendi öğrenmiş, kendi yemiş içmiş falan filan hep önde lider ve özgürlüğü kısıtlanmadan yaşadığında mutlu olmuş. Dolayısıyla bu hayatta da hep öyle olacak zannediyor ve fakat karşısında da hep insanlar öyle geliyor ki ya aciz ya zayıf ya ihtiyaca hani ihtiyaç içinde olan ve hep onlarla mücadele etmek onları böyle kaldırmak durumunda kalıyor kişi.
Kendisine yapacağı şeyi başkasına yapmak durumunda kalıyor. Bir de ay koçun anneleri de aynı zamanda çünkü bizim kadınlığımız annemizi algılayış şekliniz ayda annem öyle demek değil ama ben çocukluğumda nitebelen annemi öyle algılıyorumdur.
Dolayısıyla ay koç annesi muhtemelen yaşam planında da belki mücadele eden ayakları üzerinde duran bir kadınmış. Bu bilinçaltı ve öğrenmişlikle geldiği için çocuk bu yaşamda çocukluktan öğrenilenler de bizim ayımızda var çünkü bırak karma’yı. Ay koçlar o zaman ne öğreniyor anneden kimseden fayda gelmeyecek hayatta kalmak durumundayım. Anne ile çatışma veriyoruz. Evet hayat zor annemi korumalıyım falan filan muhtemelen belki baba yoktur baba ölmüştür.
Anne’nin dengesizlikleri olabiliyor. Kilik bir babadır anne öfkelidir anne otoriter olmuştur falan. Ay koç kişisi de içgünse varak annesi için savaşmak üzere bu dünyaya gelmiş. Ama annesiyle de savaşıyor. Bir taraftan anne ile savaşıyor bir taraftan annesi için de savaşıyor. Bu sefer kızıyor anneye de aynı zamanda.
Aynen öyle. Dolayısıyla ay koç çocuğunuz varsa da mesela bir şey olduğu zaman ona böyle hadi kalk hiçbir şeyin yok çocuğum de. Çünkü sen öyle dersen o çocuk sana saygı duyuyor. Annem benimle ilgileniyor demek ki diyor. Beni diyor güçlü dirayetli yetiştirmeye çalışıyor diyor. Tabii bu düşe kalka büyüyeceği için ay koçlar bunu bilmek durumundalar. Ben ay koçsam düşe kalka büyüyorum. Ama kendi yaptıklarımın mücadelemin sorumluluklarının suçunu başkasına atmaktan vazgeçmeliyim. Kendim onu üstlenmeliyim yani canım yansa da hep böyle çok güçlü duruyorum ya. Acımadı derim bana bir şey olmaz derim. Ama ay koçsanız uzatılan eli de tutmayı öğrenmeniz lazım. Yani zayıf olmak güçsüz olmak kötü bir şey değil. Her zaman çok dominant olmak zorunda değilsin.
Bunu öğren. Burçları biraz hızlı hızlı geçelim mi Elif? Çünkü uzun uzun anlatıyorsun çok da güzel anlatıyorsun ama telefonlar da arkadan sürekli yanıyor ya. Ah özür dilerim. Yo aslında her bir hatta onu bile düşündüm biliyor musun? Acaba dedim ki yani sadece birkaç burç yapıp bunu daha sonra bir dizi şeklinde devamını mı getirsek?
Çünkü aslında çok doğru şeyler söylüyorsun ve dinleyen insanlara inanılmaz yani yardım eden bilgiler var. Her bir günce bu kadar konuşmak lazım. Yani amacım onun faydasını görmek görmeleri için de detaylı anlatmak. Yani ben bunu söyleyeyim de bir daha da unutmayın diye. Çok doğru. Biraz hızlı konuşmak isterseniz azıcık. Yo yo hızlı konuşmak değil ama hangi formatı yapalım diye düşündüm birden sen anlatırken. Mesela Koç’tan başladık şimdi diğerlerini de en az bu kadar anlatan olmak isterim. Öbür taraftan çok da telefon geliyor insanlara da cevap veren olmamız gerekiyor. Şimdi sadece burçları anlatsak baya da bir zaman olacak. İstersen ya hızlı hızlı geçelim ya her birini uzun uzun anlatalım. Senle bir başka programlarda devam edelim. Hangisini istersin? Hocamsınız ben bilmem. Saygım sonsuz. Nasıl isterseniz.
Belki de telefonla bağlanmak isteyenler soru sormak isteyenler çok olabilir. İsterseniz hızlı geçeyim. Evet hızlı geçelim ama sonra bu konuyu. Ama sonra demeyin ki Elif az anlattı eksik anlattı. Hayır hayır sen çok güzel az anlatmıyorsun sen çok güzel anlatıyorsun hatta olması gereken de. Hadi konuşuruz aslında. Hızlı geçeyim de sanki es geçiyormuş gibi algılanmasın ben yine şey yapayım. Evet devam ediyorum vakit kaybetmeyelim.
Şimdi Ayboğa’da yücelir deriz. Bulunduğu bölgeye bir üretkenlik verir. Çünkü neden yücelir? Bizim temel ihtiyaçlarımız hayatta kalmak, beslenmek. O yüzden hani mutlu olduğunda mutsuz olduğunda ağzına bir şey atarsın mutlaka. O yüzden Ayboğalar güvende olmak isterler. Sabittirler ve değişmezler hatta ama başkalarını değiştirmeye çalışırlar. Konuları bulur. Doğru.
En büyük korkuları da sahip oldukları hani azıcık aşım ağırsız başım deriz ya o sahip olduklarını kaybetmekten çok korkarlar. Dingin rahat huzurlu bir hayat isterler ama rahatların da bozulmasını istemezler. İstikrar seviyorlar evet. Evet yani elimdeki para bu ona göre hareket edeyim. Zora da gelmeyeyim konforlu bir hayat yaşayayım falan filan hatta hele ki bir Ayboğan’ın parasını birikimlerine tamah et. Ya da sabah kahvaltıda koyduğun peynirinin markasını değiştir. Olmaz da sinirlenebilir. Yine geri o yükselen boğada da öyle oluyor merak etmeyin. Tamam öyle evet. Genelde annelerinde para da oluyor. Doğru AyboğA anneleri zengin anne olur doğru. Bir şekilde o anne evin idaresini biliyor kenara para koyuyor ve çocuk biliyor ki benim bir başım derde girerse annemden para alırım. Evet. Ama anneleri de birazcık pragmatik oluyor yani çok iyi bir anne yemek yapıyor besliyor büyütüyor çocuğuyla ilgileniyor seviyor okşuyor çünkü boğada tenserlik vardır. Ama böyle bir şey bir hasta olduğunda bir şey olduğunda işte kalın giyseydin de üşütmeseydin gibi çok pragmatik yaklaşabiliyor. Doğru. Ayikizler? Ayikizler hızlı bir şekilde birlik bilincine varmak istiyor. Yüzeyselde kalıyor yazık kayamam. Çenesi de düşük birazcık ama bilgiye de aç dolayısıyla duygular biraz zihinsel oluyor. Yani çok şeytan tüylü oluyorlar ayikizler. İkizler de hep o vardı bir de cıva gibiler. Her türlü zorluktan hep böyle çenesiyle zekasıyla aklıyla fıtabiliyor. Karşındakinin duygularını çok güzel dile getir anlıyor karşındakini dinliyor ondan sonra ona güzel laflarla geri bildirim de bulunuyor. Ve seni elinin hani senin dilinden konuşur. Anlama sanatı güzel oluyor değil mi onların konuşma yeteneği? Tekran diyor oluyor yani. Ama derine inmek yok. Duyguya da pek anlam yok değil mi? Çünkü duygu zihinde yani. Zihinle duygu bir arada olmuyor. Kalpten gelmiyor söylediği şey. Çok doğru. Aynı şey Başak için de geçerli. Duyguyu sürekli zihinde analiz etme olayı var. Aynen öyle. Tabii sinirlik mesela ikizler de o hani ay sürekli düşünen düşünen duygular düşünceyle akıl gücü ve duyguları bir istelleştiremediği için. Konuları da daha böyle zihinsel yaklaştıkları için daha fazla konuşur. Konuşursam öğrenirsem bilirsem daha çok işe yararmışım ruh bilgisinde oluyor bunlar. Anne ile kurduğu ilişkide de ay ikizler. Anne ile aralarında bir diyalog var. Muhtemelen kitap okuyorlar beraber. Anne diyor ki şu okulu oku burada işte şu el becerilerini yap. Yani bir yerlere gel. Entelektüel ol falan diyor ama duygusal olarak.
Anne’sinden de pek beslenemiyor gibi. Kesinlikle. Anne’siyle beraber büyümek oluyor belki. Arkadaş kanka muhabbeti oluyor. Anne konuşarak işi çözüyordur. Dolayısıyla da birazcık light bir ilişki oluyor belki. Tabii çocuk bu duygusuzlukla veya duygularının ihtiyacını karşılamadığı için anneden ileriki yaşlarda duygusal bağlarında bir zayıflama oluyor. Yani duygular insana zarosa kardiyo sıkıntılı olur diyor. Ama en son da o ay ikizler bir psikolog koltuğuna oturuyor. Doğru. Ama kendileri de çok iyi terapist oluyorlar. Yani duygular değişken ikizlerden sokuyorlar. Evet. Ay yengeç? Yengeç tabii güzel. Yakın olmayı sevmiyorlar. Mıç mıç dersiniz siz hep ona. Görev bilincindedirler. Üşengeç gibi görünürler ama hassas kırılgan bir ay konumudur bu. Kırılgan olduğu için de hep dış etkenlerden o yengeçin kabuğu vardır ya.
Başkalarından yara almamak için, korunmak için de kendi kabuğuna çekilir. Duygu dünyaları çok gelişmiştir zaten. Annelik eder, besler, büyütür, güven arayan ve güvende olmak isteyen biridir. Ay yengeçler kişiyi besler, büyütür, sarmalar falan ama aslında kendisi içten içe güvene ihtiyacı vardır. Bunu göremiyor olabilir. Annesinden korkmakta, yuvadan ayrılmakta zorlanırlar. Ay hafıza dedik ay yengeç de unutmaz. Yani anneannesinin o dantelli… Ertekilerde daha fena oluyor değil mi ay yengeç? O çok fena yani. Ama genelde ay yengeçlerde ya eşi uzaklara gidiyor, hasret çekiyor, ya ailesinden çok özlediği birileri oluyor. Hep yalnız olmayı istemedikleri halde hep hasret çektikleri, özlem duydukları, anılara tutundukları bir olay mutlaka oluyor ay yengeçlerde.
Hep etrafında kimse gitmesin diye de onlara bağlanıyor. Duygusal şantajı ben ay yengeçlerde çok geliyor. Ya evlenmek istiyor ya uzun zaman evlenemiyor anne ile beraber yaşamak istemesi sebebiyle. Yengeç erkek zaten anneye direkt partner oluyor biliyoruz. Evet. Ağabey karşı onu koruyor, babanın boşluğunu doldurmaya çalışıyor falan filan. Ay aslanlarda, progres’te mi ay aslan da hocam sizde? Evet.
Tabi burada ay aslan da aşırı onurlu tutkulu, gururlu oldukları için ay aslanların genelde hep karşılarında onun onurlarını kırılıcı olaylar yaşandığını gördüm. Takdir edilmek, beğenilmek, övülmek falan istiyorlar ya. Sevilmek ister ya ay aslan. Ben şimdi nasıl progresimde, kimse beni sevmiyorsa ben gideyim yani şurada köşede oturayım noktası. Beni sevin diyor yani. Atla küserim yani. Küserim evet küserim ben kızım onu yapıyorum sen beni sevmiyorsun diyorum küstüyorum ona. Yani o ay aslanı hoşnutarsan ne alama sen onu takmazsan yani ben sana sevdiğimi, desteklediğimi, onayladığımı senin yanında olduğumu hissettirmezsem hırçınlaşıp pençelerini çıkarabilirsin. Onun için ay aslan olan sevdiği kişiler varsa hayatlarında bazı insanları onları pohpohlamalarını tavsiye ederim. Çünkü ay aslanın en korktuğu şey ne biliyor musunuz? Maskesinin düşmesini istemiyor yani benim bir yönümü biri beğenmez de ben rezil olursam diye korkuyorum. Tabii tabii sevilme ihtiyacı çok fazla progres ay aslan da onu ben de çok hissediyorum şu anda. Seni sevdiğim kelebe. Ve sen bana mesela kızıyorsan ben bileceğim ki senin ilgiye alakan ihtiyacın var. Aynen öyle beni sevmiyorsun nasıl nasıl beni sevmezsin. Evet. Benim gibi şahane bir varlığı filan.
Onun için ay aslan da bir de anneleri de böyle çocuklarını prensesler prensler gibi yetiştiriyorlar. İşte yapamadıkları şeyler varsa çocukları yapsın eski müzik ayetiyle işte güzel okullarda okusun, kolejlerde okusun filan bir de ay aslanların babaları da bir enteresan oluyor. Anne mesela babaya karşı çocuğunu koruyor kolluyor olabilir. Ya da bak ben çocuklarla çok ilgileniyorum diye babaya kendini gösteriyor. Baba rolünde bir anne de olabiliyor.
Yani evi o kurtarıyor babanın yerine o geçiyor. Çünkü baba ya dışarıda ya. Babadan rohuç oluyor bazen aslında. Aynen öyle. Hatta adam da şaşırıyor yani bu kadın benim için çocuklar için mi benimle beraber diye de şaşırıyor. Çok doğru. Aslanın hikayelerinde böyle dışarıya zengin görünme çok oluyor. Yani çok zengin varlıklı olabiliyorlar belki ama farz et ki baba iflas etti bir şey oldu. O zaman o aile evde peynir ekmek yese de dışarıya onu hissettirmiyor. Ona çok dikkat etmişimdir. Evet doğru. Evet Aybaşak’a gelelim. Şekerim şenayat progresi Aybaşak. Hayırlı olsun. Karma’da hep bize iffetle alakalı der denirdi. İffet etmitsizlikle alakalı. Tabii Aybaşak yaşayana zor. Evden pes teselliyle takıldığı zaman gece uyuyamaz böyle. Hani ilaçların açarsında prospektüsü vardır ya. O Aybaşak diyor. Evah çarpıntım var. Evah çarpıntım var bana şeyler oluyor. Aynen. Yani aslında Zodya’nın en işe yarayan, en verimli burcu böyle hizmet etme dürtüsü karmik olarak o bilinçaltıyla gelmiş olabilir. Çocukluğunu da görmüş olabilir. Kendilerini başkalarına feda etme, kendini önemsemeyi başkalarına daha çok yardım etme, düzen kurma falan yap ama huysuz, eleştirel. Hani affedersin kontrol manyağı tip oluyor ama. Öyle bir de kronik takminsiz. Yani aybaşakları mutlu edemiyorsun. Mutlu edemezsin Aybaşak. Yakınlarına çok huysuzluk yapıyor yani. Herkese yapmıyor. Nasıl geçer evet. Nasıl geçer. Etrafını toplar herkesin. Arka planda kalır ikinci adam olabilir. Hiç gücenmez, kıskanmaz. Ama bedenlerine çok takık oluyorlar. Yani genç görünmek istiyorlar, oralarını buralarını yaptırıyorlar falan filan. Çok doğru bak biliyor musun? Ben o noktada çok takıkım hakikaten. Hep genç ve genç kankurum. Evet evet. Yani bazılarında şimdi annelerinde mesela belki anne ya çocuğa annelik yaparken kendine çok dikkat etmemiş oluyor. Bazen anne çok dışarıda çalıştığı için çocuğuyla ilgilenmiyor da bir hastaya bakıyor.
Bir şey oluyor yani annenin çocukla ilgisi yani Aybaşak kişisinin annesinin çocukla ilgisi pek hayra alamet olmuyor. Ya teyzeler halalar büyütüyor ya çalıştığı için dışarıda olduğu için anneanne bakıyor çocuğa. Bu Aybaşaklarda böyle bir durum var sizde ne durum? Anneden beslenememek bu. Ben onu çözmüş durumda hem şekerim. Anne haricindeki bütün kadınlardan besleniyorsun. Anneden beslenemiyorsun.
Beslenme yani altıncı evde biliyorsun hani annenin o varlığı etrafta hiç olmuyor. Zaten ben de annesiz büyümüş bir insanım. Beni de anneanne büyüktü Aybaşak gibi. Dolayısıyla anne haricindeki herkes seni çok besliyor fakat hiçbir anne modeli olmadığı için hep böyle bir eksiklik kılıyor. O da ruhda bir tatmetsizlik bırakıyor. Ve hatta Aybaşak kişileri diyor ki annenin bu halinden memnun olmadığı için ben asla annem gibi olmayacağım. Zaten olmuyorsun. Ben de onu biliyorum.
Bunlar sonra annesi gibi olduğunu görecek ama. Yani görmüşsünüz. Vallahi şekerim annem gibi oldum gerçekten çok doğru. Şöyle asla annem gibi bir anne olmayacağım deyip yola çıktım öyle yani Aybaşak olarak. Kendi mükemmel annelik planımı yarattım ama dönüp baktığımda annem gibi çok çalışan bir kadına dönüştüm yani. Evet çünkü hem anneyi beğenmiyor aslında hem kıyamıyor. Ondan uzaklaşmak istiyor ve eleştiriyor anneyi.
Ne yapsam anneme de yaranamadım der yani Aybaşak. Çok doğru. Aynı şeyi benim kızım da söyleyebiliyor musun şu anda ne yapsam asla yaranamıyorum anne. Direkt anneme benzedim ya Allah kahretsin. Neyse Ayterazi’ye gel. Ayterazi de bir şöyle benim Ayınterazim bu arada. Kişilerde böyle güçlü ilişkiler çok önemli oluyor. Memnun edeyim memnun olayım. Başkalarının ihtiyaçlarını yerine getireyim. Uyumlu olayım hep alttan alan kişiler oluyor.
Ama kişi kendi egosunu geliştirmiyor. Gücünü başkalarına teslim ettiği için. Doğru. Ve var olmak için elinden geleni yapıyor. Ama kendi gitmiyor. Gelenini seçiyor. Yani ben sen beni seversen ben seninle birlikte oluyorum. Kendim kalpten gönülden gitmiyor mu? Terazi hava vurur çünkü. Bir de hayatları boyunca hep böyle bir diğer yarım olsun. Bir paylaşım içinde olayım. Koluma takıp gezeyim. Uyumlu dengeli olayım. Ve aynı zamanda bu bilgiyle geliyor ama kararları ve sorumluğu da başkalarının üzerine atıyor. Şimdi benim Ayınterazi. Küçükken sorarlarmış kız kardeşime. Ay ikizler onun. Büyüyünce ne olacaksın diye. Ben profesör olacağım dermiş. Bana sorarlarmış. Evleneceğim gelin olacağım dermiş. Ay terazi budur. Ay terazi ya sorma ya. Kız kardeşin çok başarılı bir iş kadını oldu. Ben evimin çocuğunun annesi evi oldu. Fotoansiyeli direkt atıyor kenara değil mi? Aynen evlendi. Ne zaman evleneceğim? Kimle evleneceğim? Nerede yaşayacağım? Nasıl bir kocam olacak? Ay artık bunları düşünür yani. Ama alma verme dengesi. Terazi’nin o kefeni var ya. İlişkiler de önce verir, verir, verir. Sonra karşı taraftan zaten bunu göremeyecektir Ayterazi belli. Banko.
Ondan sonra ebeen der. Evet aynen öyle. Haksızlığa uğruyorum der. Hürçinlaşır, şikayet eder, mutsuzum der. İlişkiyi de bırakıp gidemez bir türlü. Çünkü orada terazdaki o şey var ya beraber kocam olsun. İşte bu kadar emek verdim. Başkalarımı yesin. Konforumu değiştirmeyeyim. Yani hani inadına orada, hele yükseleninde sabit akslardaysa. İnadına orada kalır. Hani biraz daha bekleyeyim.
Bir de şöyle davranayım. Sineye çekeyim falan bir bahane buluyor. Ayrılısı yok durum. Peki Ay… Akrep? Akrebi atladım pardon özür dilerim. Ay akrebi. Zikir’e çok düşlü duyguları çok derin ay akreplerin. Duygusal olarak çok yaralı ruhlar gibi geliyorlar bana. Çünkü çok tutkulular. Tehlikenin nereden geleceğini seziyorlar. Krizler nereden geliyor biliyorlar. Hep de kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar ama çok yoruluyorlar bence. Aslında çok yorulurlar. Kim ne düşünüyor?
Arka planda ne hissediyor? Güvenilir mi güvenilmez mi falan böyle bir duygusal olarak bir tarama modundalar. Sırf güvenlik alanına ihtiyaçları var ay akreplerin. O yüzden hepsi giremiyorlar olaylara. Aynen öyle. Tabi o akrep, Marsiyen akrep. Bu biraz daha içi dönüp çalıştığı için kendisini de çok belli edemiyor. Ve bir sevdiğini kaybetmekten, terk edilmekten de çok korktuğu için ilişkilere girememesi güvenememesinden.
Bir de girdiği ilişkiyi kontrol etmek istiyor. Her şey benim kontrolümde olsun istiyor ay akrep. O da çok zor oluyor tabi ki. Aynen. Ay akrebin anneleriyle olan ilişki de biraz böyle sevgi nefret ilişkisi falan gibi oluyor. Çok doğru biliyor musun? Çok denk geldim akrep anne ile ilişkide. Anneyi kesinlikle bırakamıyor ama anneyle kesinlikle de geçinemiyor. Yani baba belki yok. O koca rolüne bürünüyor. Sana kalıyor bir cınış. Halbuki anne bunu istemiyor.
Ama ay akrep kişisi elini annesinin üzerinden çekemiyor. Hem bir taraftan öf öf yapıyor, bıkıyor. İstemiyor da anneye o kadar düş şey yapmak. Ama bir taraftan bırakamıyor. Anne de kontrol flip oluyor yani nefes aldırmıyor aslında. İki taraflı çalışıyor bence. O anne ile çocuk arasında enteresan bir ilişki oluyor. Bağ çok zedeleniyor çoğu zaman. Fakat çok da travmatik bir bağ oluyor. Kolay kapan bir bağ değil yani. Anne içinde zor, çocuk içinde zor oluyor. Çok zor oluyor. Ben ona çok şahit oldum.
Ay akrebin bu kıskançlık, sahiplenme, bırakmama, kaybetme korkusu falan. Onları bir atlatsa muazzam bir şifa enerjisi var ay akreplerde farkında. Farkında değiller yani. Okey diğerine geçelim. Diğerineydi. Şuradan bakacağım birazcık. Ay yay. Ay yay aslında özgür olmak istiyor. Ve bağımlılık ve bağlanmaktan da çok korkuyor aslında. Yani burada duygular abartılı. Neden? Jüpiter yani. Ama konu duygu ile alakalı değil yaylarda.
Asıl konu bu değil. Asıl konu o duygu ile, ilişkilerle. Ay yayın pek bir işi yok. Ruh bu yaşamda bu yaşamın anlamını, bu bedende ben niye varım diye düşünüyor. Yaşamına anlam katacak şeyleri aslında istiyor hayatında ay yaylar. Genelde anneden uzak olmayı da seçiyorlar bilinçli olarak ay yaylar. Hayatlarının bir dönemi mutlaka dışarıda yaşamış oluyor ay yaylar. Benim kızım da ay yay olduğu için, beni nasıl algıladığını çok iyi biliyorum. Çok iyi imsel, çok neşeli, çok rahat bağ kurabilen. Anne ile çok içli dışlı olamıyorlar, istemiyorlar olmasını. Olmuyorlar. Bir de başkalarının duygu durumlarıyla pek ilgilenmiyorlar sanki. Böyle duygusuzmuş gibi algılanırlar ama konusu o değil onun yani. Onun konusu, felsefi, kültüel konular, yer değiştireyim, ülke değiştireyim. Birazcık böyle yaşam modeli daha farklı olduğu için açık alanları çok seven insanlardır. Maceracılardır falan. Tabii anneler eğlenceli, negatif, pozitif annelerdir ama çoğu da anne ile arkadaş gibidir ama anne böyle sağa sola belli olmayan bir annedir. Bir zaman gelir özgür bırakır, serbest bırakır, ne yaparsan yap çocuğum da. Ama bir taraftan da kontrol etme. Anne birazcık gelgitlidir yani. Anne gelgitli, çok doğru tabir oldu. Güneşin veya oğlu için bunu aldım, kubur ettim yani. Anne çok gelgitli. Bir çok ilgili, bir çok ilgisiz. Çocuk da denge kaçıyor değil mi?
Çocuk mu soşuruyor yani bu nasıl bir şey? Bu annem mi, arkadaşım mı diyor yani. Peki ay oğlak? Ay oğlak maalesef zor iş. Yani o satürnyen bir ayın olması mutsuz. Şimdi yalnız zaten o ay oğlaklara göre o başarısı olmak o kadar felaket bir durum ki. Yani duyguyu taşımak istemiyor, duygunu sorumluluğunu almak istemiyor. Ama geçmiş hayatlardan ya da karnık olarak belki kişinin duygularından korumanın önemini anlamış.
Yani ciddi ve sorumlu olma ihtiyacı hislerini pek ifade etmemekten. İşte küçük yaşlarda anne baba ayrılmış olabilir, baba ölmüş olabilir, erken yaşta evin sorumunu almış olabilir. Belki anne çocukla yeterli kadar ilgilenmemiştir ya da çocuğa öyle gelmiştir. Çocuk tek başına büyümüş, küçük yaşta adam olmuştur belki. Annesi olsa bile annesiz büyümek gibi bir şey. Evet. Anneden destek alamamak gibi. Ne olur mesela küçük yaşta yatılı okula gönderirler, alsana yine annesiz büyümek olur. Anne yok anlamında değildir bu ama genelde hep arkadaşlarla beraber olmayı, arkadaşların annelerini daha çok takdir ediyor ve seviyor ayağılak kişileri. Çok doğru. Senin annen sana şunu yapıyor filan noktası. Evet. Kıyaslamaya giriyor. Arkadaşımın annesi böyle yaptı. Tabii ileri yaşlarda bu ayağılak kişisi bunları gördüğü için zalimlikle çalıştırıyor. Yani sevgi konusunu bilmiyor ayağılaklar. Sevgi alışverişini o paylaşmayı bilmiyor. Duyguyu kapatıyorlar doğru. Aslında hani aykova daha kötü de ayağılak bir şekilde içinde… Söylemeye de neydi? İçinde var yani ayağılak. Sen o ayağılak partnerini tanırsan onun içinde var ama gösteremiyor garibini. Tabii kuyruğu balık çünkü değil mi? Kuyruğu balık. Aykovaya gel madem bu kadar söyledin. Aykova’ya gel. Aykovalarda zaten zihinsel yine yargılar var çok Aykova’da. Hani sanki dünyaya inmiş, buraya ben bir uzaylı gelmiş. Ben buraya bir bakayım, keşfedeyim, gideyim. Hiç alakası yok değil mi? Burayla hiç alakası yok. Biraz da ben Aykovalara böyle havazak da diyorum yani. Aykova kişisi kendine de zor ama yani duyguyu bu kadar rasyonel alamaz insan. Hani ikizler başa kadineyse de o zihin zihin ama kova insanı duyguyu direkt dünyaya almıyor.
Almayı bile reddediyor belki. Duygusal bağ kurmayı, zayıflık ve güçsüzlük zannediyor da ondan. Yani entelektüel, çok humanist ama duygunun burada ne işi var? Çok sıralış yani Aykova’yı… Çok duyguluyoruz diyorlar ama duygunun ne olduğunu ellerini sokarak görmüyorlar. Yani duyguluyum ben diyor. Kendisini öyle tanımlıyor halbuki bir de. Bir de o ilişkilerde de zorlanıyor tabii. Yani bir çok böyle elitist davranıyor karşısı Aslanya. Ama şıp sevdi değil, hem elini şikaya girmiyor. Önce bir karşısındakini tiye alıyor, aklını fikrini zikrini zeki mi diye sorguluyor. Bu yükselen kovalarda da bunu çok görüyorum. Kafaya yatıyor mu diye bakıyor. Ondan sonra ama duygularında pek bir mesafe var yani. Oğlak daha iyi. Tabii ben oğlak bu kova bu ki oğlağa tercih ederim doğru. Esinlikle. Ama şuna dikkat ediyorum ben.
Mesela Aykovaların mutlaka sülalede bir yerde bir satın, şey ya gizli bir sır oluyor ya. Aykovalarda oluyor mu? Bir de Aykovaların geçmiş karmalarında da mutlaka bir saraylılık hikayesi de var. Aslan şeyinden dolayı. Aslan şeyinden karmalarında geliyor. Ya anneanne büyütüyor, babaanne büyütüyor. Ya ailede babanın başka bir şeyi çıkıyor piyasaya falan. Böyle bir sorunla bir şey çıkıyor yani. Ne olduğu belli değil.
Peki Aybalığı da bitirelim. Hayır, kıramam. Onları oturup ver eline mendili. Ağlasınlar. Yani o 12 burcun bütün algısını da topladığı için Aybalıklarda böyle bir bu yengeçlerle balıklarda çok ödem yaparsın. Vücut sıvıları çok fazla yemiştiniz. Doğru. Siz onu hatırlıyorum. Tabii balık değişken olduğu için işte o melankolik de olur.
Sabah eğlencelik kalkar, öğleden sonra depresyon agıra akşam kendini hap içer, uyur falan. Birazcık Aybalıklar hani alık deniyor onları ama mesela ay su burcu olduğu için diyorsun ama ay akrabi ağlamıyor mesela. Doğru doğru. Aybalıklar günlük bir etkinlik olarak ağlama etkinlikleri var. Yani hiçbir kebi yok yani gözünde hani böyle şey göz damlaları var ya yaşarsın diye koyarsın o göz damlası yani.
Yaşar. Şimdi belli merhamet duyguları o kadar çok güçlü ki. Gerçeğin acıyan katı taraflarından çok uzaklaşmayı seviyorlar. Ruhsallıkla ilgili spritüel konular onları çok derinden etkiliyor ve bunları da çok rahatlıkla yapıyor ama Aybalıklarda böyle iki tip var. Ya başkalarına çok merhamet kendini kaptıran, feda eden, heba eden o bazemik faz gibi düşün kul köle olan bir balık tipi var. Bazıları da daha böyle karamsar, inzivaya çekilen, hayatın güçlüklerinden korkan, zorluk gördüğü zaman kaçan o satır balıklarda da vardır ya.
Bir böyle bir tembellik yaşam biçimi olan bir Aybalıklar var bir de böyle herkesin her işini halleden kendini feda eden anneannelerimiz vardı ya evlatlarını kendilerine feda ederler. Öyle bir modu var Aybalıklar. Türkiye’nin güney aydınlığı balık şekerim işte. Yani oradan paybiç kaderci. Çok tırtıklarlar çok kullanırlar. Karşı tarafın o kötü uyunu görmediği için Aybalıklar çok hata yani üzülürler aslında. Aybalık annesi de öyledir kendini merhametle böyle adayan bir annedir. Sezgileri yoğun bir annedir. Anneyi algılama biçimi de çocuğun Aybalıksan. Annem, zavallı annem, işte kurban modunda, fedakar, çilekeş. Psikolojik sorunları var falan filan. Erkek sen hele zaten anneye bağımlısındır sonra eşe bağımlı olursun o ayrı konu. Kurban olmaktan vazgeçmelerini tavsiye ederim. Uzattım, üzgünsür bakmayın ama.
Yok yok hayır hayır çok güzel anlat. Şimdi bu konular da anlatılması gereken konular Elif. Yani kalkıp da bir hani biz bilgi vermeye çalışıyoruz. Amacımız bu her şeyden önce. Neyse ben ilk telefonumu alayım. Ağzına sağlık. Çok güzel söyledin ama arka tarafta telefonlar yağdı yağdı resmen. Arayan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Şu an ilk telefonumuzu alıyoruz. Hadi bakalım. Merhaba kiminle görüşüyoruz? Merhaba. Arka planınızı kapatırsanız biz de sizi duyalım.
Kiminle görüşürüz? Merhaba Şule, Elif hocamla seni dinliyoruz. Biraz sesin çıksın herkes duysun. Gayet iyi. Evet. Duyamıyorum hocam siz tekrar edersiniz. İkizler yükseleni olak ayı burcunu söylüyordu. Ayı koçmuş. Uzun uzun konuştuk. Allah. Ay koca evet. Mars’a da en geç karşılıklı ağırlıyor. Daha dün var ya bununla ilgili yazı yazacaktım. Bak tam denk geldi. Ne öğrenmek istiyorsun şekerim? Ay Jupiter koç. Mars ile çalışıyor.
İğreştirme yoluna gitmeliyim acaba. Evet doğru davranış nedir Elif hocam? Hocam hiçbir şey duymadım biliyor musunuz? Peki o zaman ben anlatayım. Onu duydum. Ben anlatayım.
Peki ay Jupiter kavuşumu var Kuzey Ay düğümünde koç. Mars’ım da yengeç. Şimdi ben hangi doğru davranış yaparsam ayı koç olarak mı alayım yoksa yengeç Mars’ı mı yengeç Mars’ı koç olarak mı alayım. Nasıl bu ikisini nasıl çalıştırayım ki Kuzey Ay düğümüne gideyim hem de orada Jupiter’da var olayları da büyük büyük yaşıyor belli ki. Hangi doğru davranış beni götürür Kuzey’e diyor. Aslında Kuzey Ay düğümü koça gidiyor ayı da orada olduğuna göre o ayın olumlu taraflarını kullanmayı zaten yapması lazım. Ayın olumlu taraflarını kullanacak da Mars yengeç çekiyordur muhtemelen yani Mars’la çok kolay provoki oluyor olabilirsin şekerim. Mars seni biraz çok çabuk dürtülerle duygularla uyarıyor olabilir mi? Oradaki Mars yani eylemlerin fazla duygusal mı oluyor acaba buna bir dikkat et önce.
Çünkü Mars’ı yengeç ister istemez iradeyi bırakır duyguyla hemen o anın gelen dürtüsüyle eylem yapmaya çalışır. Bu bir noktada Kuzey Ay düğümü koça hizmet eder çünkü koç da hani burnunun dikine gitmeli zaten kafasının dikine gitmeli. Fakat Jupiter olayları negatifte büyütecektir. Sen hangi boyutu daha çok yaşıyorsun? Ben şu ana kadar negatifi fazla yaşadım diyebilirim. Ama şimdi yani şu son dönemlerde ki 12 yıldır da reikiyle vesaire uğraşıyorum. Çöl şey dönüştürdüğümü iyileştirdiğimi düşünüyorum ama ilişkiler konusunda bir türlü bunu aşamıyorum. Çok normal. O yüzden İlişkiler konusunda aşamıyor olması sebebin güney ay düğümü teraziyi ne yazık ki götürüyor o olayı. Hatta şöyle bir şey var Elif anladığım kadarıyla. Ay düğümlerinin apexinde Mars var. Yani koçtan teraziye giderken Mars orada kareliyor belli ki. Orada mecbur bir Mars’ı çalıştırmak tek arayı mecbur. Evet ilişkiler de kendini ortaya koy. İşte o teraziyi uzun uzun anlattı ya aslında Elif.
İlişkide çıkmaktan korkmamak, tek başına olmaktan korkmamak yani yengeçle orada kurbana düşmek değil de Mars yengeçle yani bir başkasının manipül etmesine gelmek değil de kendi bireyselliğini ele alarak
ve bu konuda inançla oradaki Jüpiteri olayları büyük yaşamak olarak değil de inançla kendi doğru bildiğinin peşinden gitmek isteyen arkamdan geliyorsa gelsin gelmiyorsa kendisi bilir noktasında bırakman gerekiyor olayları. Bu kolay değil tabii ki Mars yengeç bir insan. Evet kolay olmuyor. Duygularıyla savaşarak bu yola gidecektir zaten öyle değil mi? Ailede de huzursuzluklar oluyordur kesin. Tabii aile de anneyle aran nasıl mesela? Şöyle çok iyi değildi zaten sizin de anladığınız gibi ama mesela iki senedir evimi ayırdım çok daha rahatım. Yani orada da sürekli bir ne kadar süre çekilme durumum vardı. Eee evi ayırdıktan sonra rahatladım diyebilirim aile koçlar. Yani koç enerjisindeki o yalnızlıktan korkmayın. Genelde kuzey ayda yemin koçlar en çok ondan korkun ben yalnızım öleceğim. Ben de diyoruz.
Mesela 20’li yaşlarımda oturup alam beni yalnız bırakmak diye dua ettim hatırlıyorum. Ama şu anda tabii ki aynı şeyde değilim. Şu an 30 yaşındayım çok daha farklı bakıyorum. Tabii ay koç kuzey ayda yemin koç yalnız ölmezseniz. Fakat yalnız olmayı kendi başına olmanın ne demek olduğunu anlamayı bir tatmanız lazım. Yani oradaki planda bir öğrenmeniz lazım.
Peki teşekkür ediyorum katıldığın için. Ben teşekkür ederim. Şimdi görüşmek üzere hoşça kal. Evet tam şey çalışıyor hakikaten. Alo merhaba kiminle görüşüyoruz? Merhaba Tugçe ben. Tugçe’cim biraz sesin çıksın Elif hocam da duysun seni. Tamam. Söyle. Ayol balık burcu. Ay balıkmış. Günlük ağlam etkinliğini yaptın mı? Yandım dün de ağladım. Ağrında. Güneşim terazi. Ben şey soracağım ya benim Juno’m Akrep. Şironum da Yengeç’te. Orada büyük üçgen oluşturuyorlar su üçgeni. Aynı birlikte. Evet ayım 7. evimin sonunda.
Ee şey transportan da balık burcunda hani kavuşuyorlar. Ne güzel. İlişkilerle ilgili ben çok zorlanıyorum. Çünkü ayımın karşısında da merkürüm var. Başakta. Yükselenin de başak galiba. Yükseleni de başak muhtemelen öyle mi? Yükseleni asla. Yükseleni asla. Ama o 8. Ay o ay 8. evde daha fazla çalışıyor gibi.
Tabii tabii kesinlikle zaten kovaya gidecek de o balıklıkla nasıl kovaya gidecek bir düşünüm var şu an biliyor musun? Ben de düşünüyorum onu. Şimdi o ay 8. ev var. Oğlat, Talim var satın, Ulan, Hüsnettin. Üçü de 5. evinde. Yani sistem seni götürecek. Sen tek gidebilecekmiş gibi durmuyorsun şu noktada kendi başına. Başka küçük galiba biraz zamana ihtiyacı var sanki. Evet evet zamana ihtiyacı var. Oğlat, Cüneyt demek ki daha yeni henüz. İlk satır döngünü yaşadın mı? Evet, bitirdim. Astrolojiye girdim ben de eğitmiyorum şu an. Ama şey hani böyle birkaç şey dinledim sizden. Neyse hani kovalar için aşkı bırak gibi bir şeyler demiştiniz. Doğru. Hala aynı şeyi söylüyorum. Hala aynı şeyi söylüyorum. Hatta senin gibi Ay, Şiro, Cuno su üçlüsü var ya.
Aman Allah korusun ilişkilerde aşırı tutku, aşırı travmatik, tiyatrol hatta böyle. Hani sen olmazsan ben ölürüm noktaları falan. Evet yaşadım ben ondan da geçtim artık çok şükür. Biraz daha mantıklı bakmaya başladım. Ümit ediyorum. Ama hani böyle ilişki olsun işte aynı yere geliyoruz gerçi de kadınlar olarak. Acaba evlenmemem mi gerekiyor gibi bir düşünceye kapıldım.
Yok Kuzey Ay Düğümü 7’ye gidiyor evlenebilirsin. Fakat aşk enerjisinden daha ziyade rasyonel arkadaşlık etkisinin de olduğu partnerlik, yoldaşlık enerjisi olan insanlar senin için daha doğru partner olacak. Daha mantıklı değil mi? Satürün de orada galiba öyle mi? Bu Nolak’taymış muhtemelen 6-7 gibi de satürün var. 6’da mı? Evet 5’te 5’te satürünüm. Aslan yükselenliyim ama son derece 26 derecesi. Onun için Kuzey Ay Düğümü de 6. evinde. Kuzey 6’ya ama şimdi Hallstein Clasidus fark eder bile. Evet evet. Biz Kuzey 6’yi gibi düşünüyoruz. Evlenipkin koca’ya da hizmet edersin zaten boşver. Değil mi? Ben de aynı fikirdeyim. Evlenirsin korkma. Şimdi ben hep bunu söylüyorum. Evlenmek için çok fazla… Elif ya. Bu toplumdaki bu kadınları ne yapacağız Allah aşkına ya. Şimdi ben o yengeçler sanırım ben aslında evlenmek çok istiyordum. Ağlıyordum böyle evlenemeyeceğim, yuvam olmayacak diye. Şimdi tam tersinde döndüm. Biraz korkmaya başladım evlenmekten. Yaşlı anımsız olayı herhalde. Ya şimdi ne diyebilirim? Yaşlı yahu yaşlı yahu. Tamam bir evlenme yani Kişman ben ne diyeyim şimdi. Şimdi evlilik çok güzeldir hakikaten. Eğer doğru insanla doğru bir perspektifle buluşup da o aşk duygusunu arkadaşlığa yol arkadaşlığına dönüştürebiliyorsak fakat evlilikle ilgili kafamızdaki idealleri bir gözden geçirmemiz lazım hakikaten. Çünkü beklenti çok fazla oluyor. Karşımızdaki insandan her şekilde sizi tamamlamasını bekliyorsunuz. Yani en azından bizim ülkemizin insanları bunu bekliyor. Ama gerçek böyle değil. Hakikaten hani var ya o çizgi filmlerde bir aslında olan bir gösterilen gibi bir şey var.
O biraz daha ve hele ki senin için yani kova enerjisi doğru gitmesi gereken birisi tamamen olayı rasyonel boyutta tutmalıdır Tuğçeciğim. Diyorum. Evet teşekkür ederim. Gönderiyorum artık. Teşekkür ederim. Görüşürüz Allah’a emanet olun. Hoşçakal bay bay. Alo. Alo. Alo. Alo.
Merhaba kiminle görüşüyoruz? Merhaba Marziye ben nasılsınız? Merhaba Marziye mi dedin? Evet evet Marziye. Merhaba Marziye. Evet buyur seni dinliyoruz. Şimdi benim ayım alttan 28-29 derecelerde. Oğlumun ayı da oğulak ve sahtörünle konuşma aleminde. 7.evin başında aynı zamanda güney ay günü oğulak. Aynı zamanda orada pürit oğulak. Ay pürit oğulak. Efendim? Kocanın ay püritosu var güney ay düğümüyle. Evet şekerim seni dinliyorum. Aynı zamanda sahtörünle kavuşma halinde ayı. Ay sahtörün ay pürit oğulak güney ay düğümü de var. Oh oh maşallah. Kendisi mi? Kendisi mi? Yani birkaç bir şey okuduğum zaman işte death box bir anne. Otoriter bir anne. İlçikler de sıkıntı, duyguları bastırma gibi şeyler duyuyorum. Bütün ayı onatlarda öyle bir tam dinliyorum ama yani oğlunla deneyinlediğin ilçikte zaten
otoriter olmak gibi bir yolculuk olmuyor yani bunu kabul etmiyor zaten. Öyleyse iş birliği kurma bir arıyorum bir taraftan bir taraftan da her gün ona nasıl hissettiğini sorarak ilerlemeye çalışıyorum ama siz nelersınız? Bu konuda çok merak ediyorum. Çok güzel sordun. Ben şu an en sevdiğim soruyu sordum. Evet Elif önce seni dinleyin. Arkadaş ilk başta kendisiyle ilgili bir şey söyledi. Regulus’ta bir şey vardı galiba. Ayı var ay aslan. 27-28 derecede ama oğlunun yerleşimiyle kendi ay enerjimi nasıl yönetiliyor? Kendisi ay aslan. Evet. Oğlunun ayı da oğlak satürn kavuşumlu güney aydırın kavuşumlu. Şimdi orada bir karmik bir durum var zaten anneyle o belli. Bu anne güçlü bir annedir muhtemelen ama çocuğa çok manipüle eden çocuğun kendi algısıyla o çocuk kendisi muhtemelen geçmiş yaşamlardan ya da karmik bilgi olarak
yaşamda bir hayata o güç kariyer tanınmışlık idare etmek yönetme becerileri kısmında ayı da oğlak olduğu için kendini bir içe kapatıyor ama kariyerde başladı. Bilmiyorum küçük herhalde ama yaşta büyüksede çok iyiliği iş adamı olur o zaten ama ay aslan annesinin dikkat etmesi gereken şey çocuğunun hep böyle farkındaysa onu söylerken şunu yapsın bunu yapsın iyi bir şekilde bu ay aslan anneleri bunu çok yapıyor. Yani şu okulda okusun böyle bir yaşam planı olsun lüks içinde yaşasın her işini kontrol etmeye çalışıyor. Bence sanki orada anneye ne yap ne diyeceğini bilemedim ama ay aslan annesine siz bence yerinde dur diyeceğim ben birazcık diyemiyorum da bir diyorum ben derim merak etme ay aslan annesi karışma yani aynen öyle çocuğunun ihtiyacı olan anne modeli anne onun üzerinde herhangi bir şekilde bu loke koymayan ona karışmayan kendi yapması gereken ona hedef sunmayan bir anne olmalı. Çünkü güney ay düğümü pluto güney ay düğümü satürn ay enerjisinde çocuk anneden uzaklaşarak kendi varlığını kendi bilincini ortaya koyabilecektir. Annenin varlığı onun üzerinde bir engel teşkil eder satürn plutodan ötürü konuşuyorum
bir de güney ay düğümü zaten çıkmamız gereken yer ya şimdi bir ay aslan annesi ister ki çocuğunu en iyi yerlerde okutsun en iyi en iyi yürüsün en başarılı yani o tarz motive etmeye çalışır fakat çocuk şunu der beni rahat bırak yani ben kendim bulmam lazım yolu bu da ister istemez sizin aranızda anne çocuk olarak bir zıtlaşmaya zorlaşmaya olur o çocuğu kendi başına bırakarak onun kendi yolunu bulmasına izin vermelesin. Fakat ay aslan ister istemez çocuğu için çok şeyi hani onu iyi yerlerde görmek istiyor etkisi çalışıyor fakat öte taraftan çocuk da diyor ki beni kendi halime bırak ben belki iyi yerde olacağım belki kötü yerde olacağım ama ben kendimi burada bulabileceğim diyor demek istediğimi anlatabildim mi? Zaten oğlak sterilimuyla o iyi yerlerde olur o çocuk zaten. Evet yani sen çok onu güven. O kadar çok şey güven yönetme.
Teşekkür ederim hocam hani çeviriyordum ay plutodan ama karışma yani. Hayır şekerim yani dümdüz neyse onu söylememiz lazım çünkü burada çok ciddi de haklı bir yani ay aslan bir annenin ne hissettiğini ben anlarım çocukla ilgili konuda fakat öbür taraftan çocuğumun ihtiyacına göre bir anne olmam da lazım şimdi çocuğumun ihtiyacı benim gibi bir anne değil şekerim onu karışmayarak onu rahat bırakarak onu gözlem yaparak belli bir mesafeden ama tabii ay aslanla pat gel o teri seni ortaya koyarak değil gözlem yap kendi haline bırak o çok başarılı olur zaten. Ben şimdi onun duyguları bastırıcı ilgili bir bilgi var ben de kendi duygularımla çok uzun zaman sonra muallantık durduğum için bunun ne kadar önemli olduğunu biliyorum yani kendi hayatım için ne kadar kolaylaştırıcı bir hal aldığını biliyorum o yüzden onun
duyguları konuşmayı çok istiyorum yani o bağlantıda kaldım diye bir şey yarar mı bilmiyorum tabi. Biraz büyüyünce yaraş biraz büyümesine izin ver yani o önce bir anne tarafından bir kimlik ve birey olduğu algısına hani çocuğuna saygı duyduğunu onu bir birey ve kimlik olarak ortaya oturtturduğunu ona bir hissettir yani onu algılayabilecek yaşa gelsin anca o zaman duygularını ona açabilirsin çünkü aksi takdirde annenin duygularını kendi yükü olarak alın
o satürnden bu da ona ağır gelir gene kaçmak ister. Evet bir de hocam baba yok ortada baba ile ilgili erkek çocuğun baba ile diyaloğu o ayolak anne diyor ama o oğlaklar yani baba nerede ayaslan. Normalde babasıyla ilişkisi nasıl mesela Akrep Güneş oğlak ay çocuğun babadan da beslenme ihtiyacı olduğunu gösteriyor bana göre.
Yani eşim biraz şehir dışında çoğunlukla çalışıyor mesela yani. Eşin boşluğu çaldırmaya çalışıyorsun sen yapma. Babalık yapıyor işte evin kocası olmuş konu o ayaktan ya. Babanın yani çocuğa babalık da yapmaya çalışma yani çocuğun ihtiyacı anne baba modelinde bir anne değil yani kesinlikle değil.
Olmazlar. Olmazlar. Allah Allah ya. Bir de onun oğlunun güneş en tizli nefsin nefsi muhalinde ve balık burcunda. Ben şey gibi hissediyorum bunu bunu sorup kapatacağım böyle biraz sanat ama böyle yönlendir. Sen tut kendini bak en doğrusu bir hiçbir şey yönlendirme. Çünkü nefsi sanat olmak zorunda değil. Belki medya olabilir belki spürtüel konular olabilir. Gezgin olabilir. Sen seyret hani televizyon seneder gibi çocuğunu seyret bakalım ne yapacak. Böyle dur kaşırıp karışma babasıyla ilişkisinde de karışma. Hatta yani kibarlıkta yapmadım emir kifi gibi karışma dedim. Bundan sonrasını düşünme. Eğer karışırsan çocuk seni diskretiğe eder. Çocuk direkt anneyi yok sayar yapma gözünü seveyim. Yapma. Hadi görüşürüz. Allah’a emanet. Bana sorarsan var ya en en canı alıcı soru buydu çünkü bence asıl konu bu.
Biz çocuklarımıza iyi bir şey yapıyoruz zannederken aslında farkında olmadan onların ihtiyaçlarına tam zık bir şey yapabiliyoruz. O yüzden kişinin kendini tanıması önemli. Bu Ay Burcu’nu işte mesela Ay Aslan’ı dinlediği kadarıyla onu bilip öyle. Merhaba kiminle görüşüyoruz? Merhabalar isminim Müşra. Müşra biraz sesli konuş lütfen. Tamam. Şu an sesim geliyor mu? Evet. Tamam ben bir açık alımı sormak istiyordum aslında ilk deresinde Ay’ın da dahil olduğu. Sor. Söyle benim üçüncü evimin başlangıç çirkinci sıfır derece Aslan. Ve orada yımaz derece Yengeç Burcu’nda Ay var. Yımaz derece Yengeç Burcu’nda yine Venus var. İki derecede Mertür Aslan’da ve üç derecede Güneş Aslan’da. Böyle bir stilyum var orada. Evet.
Tam karşısında yirmi dokuz derecede Uranüs Oğlak’ta ve yirmi dört derecede Neptune Oğlak’ta. Ve bu karşılığa büyük kare şeklinde Ay cümleri sıfır derece Akrep sıfır derece bu adam kare yapıyor. Yani büyük kare açık alımı var. Orada Yengeç ile Oğlak yapıyor da Aslan’ı niye karıştırdı onu anlayamıyorum. Çünkü çok yakın. Biri yirmi sekiz derece bir iki derece beş derece kuralında kavuşum gibi görünüyorlar. Evet. Yani bu bir büyük karı var bu şekilde haritamda. Kuzey Ay’da yirmi akreplerimiz vardı sıfır derece akrep dediğim Kuzey Ay’da yirmi yürütü. Onlar da beş on ikiden beş on iki üç dokuz yani büyük kare oluyor böyle. Ve tam kapılarda aslında hepsi. Böyle bu büyük kare’nin içerisinde böyle ben sürekli böyle dört bir yana çekiliyormuşum gibi. Yani ne yapsam olmuyormuş gibi oluyor.
Özellikle hani ay ile ilgili olarak da müthiş bir hani şey annelik çalıştırıyorum. Yani bütün kurduğum her türlü yani ilişkide de günlülük hayatımda da işte arkadaşlarımda da anneme bile annelik gibi. Böyle bu Kuzey Ay düğümleriyle de alakalı olarak buradaki hani anahtar nedir onu merak ediyorum yani. Kuzey Ay düğümün akrep mi akrebe mi gidiyorsun?
Evet evet şimdi ayı tabi bir de o sıfır derece olduğu için de hani şimdi progres de de teraziye geçmiş durumda. Hani Mars’tan Venus’e mi gidiyorum? Venus’ten Mars’a mı gidiyorum? Onu da bir türlü anlıyoruz. Venus’ten Mars’a gidiyorsun şekerim. Önce o konuda bir netleş sıfır derece bile olsa hiç fark etmez. Venus’ten Mars’a gidiyorsun akrep Mars demektir.
Fakat şimdi ayın orada tam güneşle beraber aslında buç dışında bir kavuşum yaşatması sana karşısında da Uranüs etkisi Saturn etkisi olması senin oradaki aydan kurtulman gerektiğini söylüyor aslında. O ay senin için çok hayırlı çalışmıyor. Demek ki bir de ay üçüncü sınırlarında olduğu için demek ki sen farkında olmadan duygu ve zihin arasında bir nasıl diyeyim onları birbirine geçiş halinde çalıştırıyorsun.
Ve geçiş enerjisinde de nerede duygu, nerede zihin çalıştırman gerektiği konusunda bir kavram karmaşası oluyor. Çünkü güneşle mercürde o aslan enerjisinde birdenbire o kimlik benlik ortaya çıkıyordur. Dolayısıyla duygularımı aman elden kaybetmeyeceğim kendimi benlik kimlik olarak ortaya koyacağım diye böyle bir kaotik bir durum oluyordur ilişkilerde öyle değil mi?
Aslında ben çok şöyle oluyor ben zaten Saturn’ümde balık ve borderline biliyor musunuz bilmiyorum. Yani sınır koyamama, sınırları bir türlü belirleyememe karşı taraftaki kim varsa artık orada, dünyayla da sınırları belirleyemek gibi şeylerim var. Yani daha çok böyle duygularımı ya görmezden geliyorum tamamen, yokmuş gibi davranıyorum ya da böyle onların içerisinde boğuluyorum. Tam olarak Saturn’un o etkisinde balık zaten sınırları çizmekle alakalıdır. Saturn yaşam deneyimine yaşıyorsun. Buradaki büyük dörtgen sana her şeyden önce statüyü koruduyor bak.
Her şeyden önce statüyü korumakla alakalı ve statüyü korumakla ilgili savaşmak zorundasın çünkü kuzey ay duymu akrebe gidiyor. Fakat bu noktada yengeç orada duygusal yapılanmalarla buna gitme ihtiyacını çalıştırır. Yani bir şeyin içerisinde gönüllülük grafi bile olmaya çalıştırır. Fakat akrep alan savunmasını istiyor. O büyük dörtgen sana alan savunması yapman gerektiğini, sahip olduğun şeyleri korumayı ve hatta bir diğeri üzerinde bile güç ortaya koymayı ister. Ama güney ay düğümü bırak demiyor mu aslında? Hayır güney ay düğümü boğa kendi merkezini bırak. Diğerleri içinde savaştır. Çünkü akrep başkası içinde kendini ortaya koyabilmelidir. Boğa bireyatel olarak beni benden çıkacaksın, biz için savaşacaksın. O da akrep diğerlerini de işin içerisine alacağın bir planı hayata geçirme. İşte çocuk olur, eş olur, aile olur ne olursa olsun. Güvenlik alanından çık savaşmadığın alanlarda savaşta. Oradaki kavram karşısını şöyle ver. Benim olanı korumaktan vazgeçeceğim ama bizim için savaşacağım demen gerekiyor.
Ama bir şey söyleyeyim mi? Bazen de öyle oluyor ama bu sefer de kontrol manyağı oluyorum. Yani bu sefer de böyle o kadar kontrol manyağı oluyorum ki şey oluyor. Böyle acaba işte kanser mi oldum? Acaba işte bu insan benim hakkımda ne düşündü? Acaba benim kötü biri olduğumu düşündü? Acaba işte gidecek mi? Beni terk edecek mi?
İşte bu işi kaybedecek miyim? Bu sefer de hani o da çok zor yani. Akrebin gölgesini çalıştırıyorsun ama. Şimdi akrebin gölgesi çalıştırmak zaten sürekli kontrol manyaklığı akrep için doğal bir şeydir. Önce onu konuşalım. Fakat bunun gölgesi işte bu senin dediğin şeylere yol açar. Akrep zaten kontrol eden olmak zorunda, yöneten olmak zorunda, karşı tarafı sahiplenen olmak zorunda. Ama sen orada acabağlara falan düşersen kendi kendini aslında yok etmiş, çürütmüş olursun.
Acabağlara düşmeden oradaki savaşını veriyor olman lazım. Anlıyorum. Bir açık alalım daha var mı? Onu da sorabilir miyim? Yine ayın da dahil oldu. Çok çabuk sor çünkü çok arayan var. Tamam. Aslında bu daha başka bir şey ama saçım, balık benim sesim zaten. Bir de şironla 24 detik balık 24 başaktan karşılık yapıyorlar.
Saçım çarpması var sende. Evet. Bu da ilişkilerde, ilişkilerde zamana bağlı olarak kopuşlar anlamına gelir. Severek ayrılmak. Severek ayrılmak anlamına da gelir bazen zamanlarda. Ve satır şiron çarpması olan kişiler yaşamlarının ilk dönemlerinde çok severek biriyle birlikte olurlar. Fakat hayat planı yani sevgi sebep yani birbirini sevmemek değil. Hayat planı deneyimlere ihtiyaç duyduğu için o deneyimleri yaşatmak üzere onları ayırır. Sonra ileri zamanlarda tekrar bir araya getirebilir yani ama getirme garantisi yok ama getirebilitesi var en azından. O yüzden satın şiron çarpması olan kişiler yaşamlarında sevgi duygusuyla bir mesafe koyup o yaşam deneyimleri almaya da hazır olmalılar. Ya da bunu bilmeliler en azından. Yani bu karşılıkta şimdi bu 4-10 aksında. Yani şiron 4 de satın 10 da. Burada benim hani odaklanmam gereken şifa için. Kariyer.
Kariyer. Peki satın balık anlamında bir kariyer mi? Satın balık yani kariyerin konusu satın kendini tepeye bir çakmanı istiyor tamam mı? Yani bir saygınlık bir itibar bir orada bir değer algısını kendine yarat. Bunu yaparken sınırlarını bilerek yap yani balık gibi kurban olarak yapma insanlar seni kullanmasın. Fakat satın orada sana bir toplumsal anlamda saygınlık verici bir kariyer inşa etmeni istiyor.
Hangi konuda olursa olsa MC’ne bak, MC yöneticine bak onlar sana daha mesleki bilgileri verir. Fakat satının senden istediği bu toplumun içinde saygın bir karakter ol. Tamam teşekkür ederiz çok sağ olun. Görüşmek üzere hoşça kal. Bir ara gittin galiba Elifciğim. Birazcık zor bir bağlantıdayım şu anda hani bir daha gidersem sakın üzülmeyin. Merhaba kiminle görüşüyoruz? Merhaba adım Radia.
Merhaba Radia şükürler olsun. Merhaba Radia evet. Merhabalar ben şöyle başlayayım. 23 yaşındayım. Son iki senedir çok büyük şekil etmişler ve böyle aslında bir şeyim var. Aferin. Şöyle başlayayım. Ben yükselen yengedim ve ayım 6. evde. Yükselen yenge? Ayının burcu ne? Güneş burcu asılan 2. evde. Ay yay o zaman.
Evet ay yay 6. evde ve ayımın iki yapmadığı gezegenim yok. Şöyle hemen söyleyeyim. Söylemeni kısaca özetleyeyim size. Benim parachute atikalı bedenimden bir açı var. Uçurtma. Evet uçurtma pardon. 10. evde koçta satın var. 2. evde atlarla güneş. Ateş içgeli var.
Ateş içgini ve atların hemen karşısında kova da yüksel. Karşıtlar güneşle yüksel. Ve bu şekilde ayım yükselir. Tekstil güneşe üçgen satın. Bir de başak, kuzey düğünün başak güney ay düğünün balık. Bunlar yine 20 derecede. Bu saydıklarının içine de 20 derecede. O yüzden üçgen satın var. Bir de şöyle şey var. Kuzey yay düğünün 20 derecede.
Bir de hemen orada merkul var. 15 dereceye başak. Hemen yanında 25 derece deniz var. Ve ayım kuzey yay düğünün ve güney yay düğünün kare yapıyor. 20 derece olduğu için merkul ve deniz de kare yapıyor. Bir de benim emziri ürce noktam da. Emziri güney yay düğünün de, ürce noktam da kuzey yay düğünün de kurmuş. Bunlar da 20 derece. Emziri ürceyi de ayın kare yapıyor. MC ve IC de yapıyor.
Peki şekerim sen ne soruyorsun? Buradan gelelim konuya. Ben şöyle soruyorum. Ben geleceğim hakkında bir kadar karantin olmuşum. 20 yaşındayım da ne yapacağım gerçekten? Hala da çözmüş değil mi? Şöyle bir insanım gerçekten duygularımı katlin etmediğim hiçbir şeyi ben kafama yazamıyorum. Ya da o işi odaklanamıyorum. İşte büyük kayalarım var. Büyük kayalara koyuyorum. Ama önümdeki engeller çok farz.
Yani nasıl işin içinden çıkacağımı bilmiyorum. Peki. Şimdi bir arkadaşımı aldım ben farkında olmadan. Soruyu anladın mı Elifciğim? Ben düştüm tekrar geldim. Onun için bende soru yok. Peki. Ben anlatayım. Şöyle anlatayım. Temel olarak şunu bilmen gerekir ki. Ayı yay.
Kuzey ay düğümü başak ve haritanın her tarafına açı veriyor diye konuşmak lazım. Yükseleni yengeç. Yükseleni de yengeç. Dolayısıyla yolumu bilemiyorum dedi. Yolumu bilemiyor olması da çok normal. Çünkü hayatın içerisinde o yay biraz uçarı bir şekilde ona da heves etmek. Ona da heves etmek noktasını çalıştıracaktır. Fakat kuzey ay düğümü başak sana seçtiğin herhangi bir konuda çok titiz ve ayrıntılı çalışmak zorundasın diyor. Yani hayatın en ıslık bir okul durumu ne bu arkadaşım? Evet. Bir de 23 yaşındaymış. Eğitim durdu. Başlangıç 3. eve gidiyordu. Ben iki yılda makine teknik yerliği bitirdim ama hani hayalimden çok uzak bir şeydi. Hayalin ne? Başka bir şey yapmak istiyorum. Hayalin ne? Hayalin benim reklam, fotoğrafçılık, bütün şeylerdi yani.
Güney ay düğme baba. Hep o yola doğru kafam çalışıyor. Duygularım daha çok o yöne çalışıyor. Dijital planda çalışabilirsin bak. Dijital çünkü ay yay dijitaliyi verir. Ben anlarım dijital. Dijitaliyi verir. Başak da dijitalde emekçi olmayı çalıştırır. Fakat hayatın altıda olduğu için o ikinci planda çalışan olacak sürekli hizmet sektöründe.
Evet şimdi sen oradaki o nebkünyen enerjide değil de hizmet sektörünün işin içerisinde olduğu için bana göre çok doğru bir şey okumuşsun. Kuzey ay düğünün anormal hizmet eden. Çünkü sen analitiyi çalıştırmıyorsun. Sen hayali çalıştırıyorsun. Çalıştırman gereken analitik zekan. Zaten yol oraya gidiyor. Ama hiç istemiyorum o yolu ben. Yani hiç istemiyorum. Yine söyleyeyim sana benim varsım 1905’de herhalde şiromlu kavuşurdu. Ben varsımla çalıştırıyorum her mevzu. Ya şekerim acele etme daha 23 yaşındasın. Biz geldik 7 yaşın yeni çalıştırıyoruz derdin de senin. Çalıştıracaksınız değil mi? Bir de şöyle bir sorum var. Şimdiden takıntılıyım ben. Hep böyle yaşarılı ve tanınmış insanları araştırıyorum böyle. Hep de doğum akıları falan bakıyorum. Hepsinin ya mgs yarı yükseneyle kavuşumlu olan gezegenleri var.
Şekerlerimde kalan var. Benim mesela evcem ya da acem’de kavuşan ya da böyle çok önemli esneler yapan şövmetler. Ben de üstümden çok uzun kadar. Ama ben hep bu yolu hiç istemiyorum. Ama şekerim bak sen ay yayın ne yapıyorsun biliyor musun? Ön yargı çalıştırıyorsun. O kadar yanlış perspektiften bakıyorsun. Güneşin 2. evde zaten çalış para kazanacak. Güneşin aslan senin yani. Ay yayın ön yargısına sakın düşme. Ay yay benim böyle değil algısına gitme.
Senin bir kere ateş üçgenin var. Ateş üçgeni yaratıcılık üçgeni demektir. Güneşin aslan da 2. evde para evinde. Sen yaratıcılığını kullanmalısın. Fakat yaratıcılığını analitik zekana hizmet eden plan da kullanmalısın. Akademizyalik bunlardan biri. Makine teknikarlik bunlardan biri. Yani sen oturup puzzle yapar gibi. Yani büyük resme değil. Küçük ayrıntılarla ilgilenmeyi teker teker minik minik üzerinden geçmeyi yapmak zorundasın. Büyük hayallerine ulaşmak istiyorsan eğer büyük hayallerinin yolu küçük parçalardan geçiyor.
Yani bunu en güzel böyle hayata geçirebilirsin. Evet anladım. Peki bir şey daha soracağım. Bu emre ve özen noktaların kuzey ve güney ayarlarıyla kavuşmalarıyla ayırma bunları karayatmasına alınması geliyor. Duygularının işte bu konuda seni çok zorladığı anlamına geliyor. Yani sen orada sürekli duygusal dağılma noktasındasın. Kendini odaklama sorunun var. Ay yayın o sıkılması, çabuk bıkması başka bir hayali atlaması değil. Başak şudur.
Ben başak bir insanıyım. At gözlüğüyle sadece buraya bakacağım. Sadece buraya bakacağım. Başka hiçbir şey görmeyeceksin. Sadece bu konuyu göreceksin. Şimdi bir konuya odaklanmak senin yolun zaten. Aynen o odaklanacağım konuyu seçmek falan değil ki büyük sorun. Seçersin üzülme. O Mars var ya senin şürolunla Mars hayatına öyle bir maç sokarlar ki senin. Gözünü seveyim Mars sana hemen cicik konuyu seçtirir yani merak etme. Onun orada seçersin. Çünkü o hiç çalışmıyor bende yani. Çalışır çalışır.
Bir dakika dur daha 22 yaşında bir çocuksun yapma gözünü seveyim çalışmıyor demek için hani bunu bir ikiye katlatman lazım. Neyse şekerim geçiyorum seni arkadaki telefonlara geçeyim hadi. Hadi Allah’a emanet ol hoşçakal. Arada gidiyorum kusura bakmayın yetişemeyebilirim. İlk problemi biliyorum Elifciğim fark ettim internet bağlantısında sorun olduğu için haklısın yani orada. Çok normal. Evet.
Alo. Alo. Merhaba kimle görüşüyoruz. Duyamadım. Hazal. Evet Hazal buyurun. Sizi dinliyoruz. Teşekkürler. Sesin çok arkadan geliyor ama.
Çok uzaktan geliyor biraz yüksek konuş lütfen. Evet. Şimdi hocam benim ay bu cümley. Yay. Üçüncü evinde. Beşinci. 12 derece. Kuzay ay düğününde yay o da üçüncü evinde. Üçüncü evinde ayı kuzey ay düğünün kavuşumu var. Evet. Evet dün için iki gündler o da dokuzuncu evinde. Güneşte güney ay düğümüyle evet. Evet. Merkür’üm en geç o da en siye yakın diyebilirim. Peki ne öğrenmek istiyorsun şekerim? Şimdi jüpiterin yükselenin terazisi. Şöyle merkürleri kareti var. Bir dakika yükselenin terazisi jüpiterini anlamadım. Jüpiterin o kuzum yerine düşüyor. 12 derece. Fakat merkürün oradakini kareti var. Tamam.
12 de mi terazi? Evet terazi. 12 de bir jüpiterin var. Evet terazide. Kironun aklağın var. Şuan kavuşumum var. Şimdi sorumu söyle. Ne öğrenmek istiyorsun? Şimdi ben evdeyimle aynı zamanda tehehirinçle ilgileniyorum. İkisini de dinleştirip kullanıyorum ara ara. Doğru.
İlerlerden bozuluyorum açıkçası. Yani işe başlıyorum ama acaba doğru mu yapıyorum çok sorguluyorum. Tamam. Şimdi anladın mı soruyu Elifcim? Hemen hemen şöyle. Güney ay düğümü ikizler güneşle 9. evde. Kuzey ay düğümü yay. 3. evde. 3. evde ve ay ile beraber. Ay 3. evde çok güzel zaten bir şekilde iletişim ve bilgi kanalı açık. Ona bütün bilgiler geliyordur yukarıdan.
Çünkü bir derde 12’den geliyor zaten. Evet onların içinden olanları yani onları derleyip toplayıp bilgiyi. Kendine bir felsefe oluşturması lazım. Yüzeysel kalmaması lazım. Yeterli değil mi acaba duygusuna düşüyor galiba öyle mi? Herhalde. Hocam aynı zamanda şöyle. Yüksek nisans yaptım da. Kaderin kariyeri gidiyordum ama sonra mahvettim. Sizi sakin etmedi. Başka bir şey yapmamıyım dedim. Ve biraz daha sahaya girmek istiyorsan. Bu daha uysaldi. E akademini bıraktım o yüzden. Şimdi aslında hem çok da iyi bir şey yapmamışsın. Sahaya girmek seni ikizlerde tutuyor. Jüpiter’in 12’de oluduğuna göre o akademisyenliği bitirmemiş olmak sende her zaman bir eksiklik yaratacaktır. Çünkü 12 kendisini tamamlamak ister. İçirdim ama devam etmedi. Devam etmiş. Hı.
Tamam peki bir de yaşını söyle yani hangi jenerasyonundansın? 93 kuşağıyım. 93 kuşağa daha çok erken. Şimdi şu hürümler dürttü de ondan böyle sorular soruyor. Kesinlikle aynen öyle evet buyur Elifciğim ne dersin? Şimdi tam 10-15 yıl önce bir de bu kadar.
Şimdi de tam 10-15 yıl önce 5. eve düşüyor. Onu hiç anlamadık. Şimdi akademisyen okuduysa. Bir dakika dur satürnü boş ver şimdi. Evet Elif söyle bakayım. O 9. evde aslında yaptığı yüksek öğrenim ya da branşı neyse o konuyla ilgili devam etmesi ona fayda sağlayacaktı bence. Bence de. Onu yarım bırakmamasını tavsiye ederim.
Ay 3. evi de sever orada. Yakın çevrenden de bu konularla ilgili onlara paylaşabilirsin, öğretebilirsin. Ama bir yüksek öğrenimdeki o master’ ışığını bunu yapıp da kuzeye gelsin keşke. Şimdi bir kere mesleki olarak kendini iki uzmanlık dalında profesyonelleştirmelisin. Genelde kuzey ay dünya çift anadal demektir. Yani tek biriyle yetinmemek demektir. Hani lisans üstü yaptın eyvallah onu tamamlaman gerekir.
Sonra başka bir yeni bir akademisyenliğe doğru gitmen lazım. Makaleler yazman lazım. Konuyla ilgili araştırma yazılarına girmen lazım. 3. evdeki ay harıl harıl yazı yazmalı yani. Jüpiter sana 12. evde sürekli kendini bilgi olarak beslemek zorunda olduğunu söyle. Yani sen halka inemezsin. Ya da insanlara inemezsin. İnsanlara inebilecek hale kendini getirebilmek için hep bunu akademik kimliğinle yapman lazım.
Yani kendine önce kimlik ve statü inşa etmek ana planın olmalı. Ve bunu da tek bir konu üzerinde ya da tek bir alan üzerinde değil. Birden kazlı alan üzerinde yapan olmalısın. Hatta ay ile beraber kendini buna adayan olmalısın 3. evde. Ben Halime Ayşe’niz eğitim alıksam ya da yani aldığım mesleği geliştirmek üzerine biraz daha ilerlesem nasıl olur diye düşünüyorum. Aldığın mesleğe ilerle fakat akademisyenliğini bırakma.
Yani çift plan çalışmalısın. Diğerif enerji şifa çalışmaları galiba. 9. ev konularından bir ilgi alanı da var. Reiki diyor zaten fakat yetmez. Ben de sana diyorum ki yetmez. Evet. Hocam ben Abdürreit’inle de başladım. O da iyi geliyor ama aldığım bir dans mağmurta şöyle bir şeyler istersin. Güneşin zararda olduğu için akademikte kesinlikle ilerleyebilirsin. Ama çok çalışıp nasıl diyeyim size aynı iş yapmak ama daha az kazanmak ve tatmin olmamak gibi bir şey olsaydı karadenizlerde. O demişlerdi diyene soracaksın güzelim biz de değiliz. Askolyajına girdin de bizim bundan haberimiz yok. Onun için o söyleyene sor olur mu? Şimdi danışmanlıklarda aldığınız bilgileri çok da doğru analiz etmeniz lazım.
Yani her danışmanlıkta verilen bilgileri birçok anlamda. Şimdi bu doktora gitmek gibidir. Yani kendinize en iyi en doğru olanı bulmak biraz zaman alabilir. Ve bir diğerinin demesiyle de kendinize bir krizler. Ve işime geleni söyler veya işime gelmeyeni söyler. Orada onu reddetmek ve kabul etmek algısında olmamak lazım. Daha üst boyuttan değerlendirmek lazım.
Assolyeye girmişsin bu almış olduğun danışmanlığın senin için ne kadar doğru olduğunu kendin öğrenerek zaten analiz ederek bir mihai yargıya varmalısın. Yükseye yine bunu çalıştırır. Yani o söylediği kişinin söylediği şey gerçekten ben de var mı yok mu öğrenmek için bile Assolye derslerine girmek. Zaten Güneyaycım İkizler orada onu da diyor zaten. Hemen o dediğin emeğin, incele araştır bir kafandan süzgeçinden geçir.
Kendi fikrin olsun zaten. Evet kendi fikrin olsun. O kişiye sor dedim ama o kişiden öğrenmediysen kendin araştıracaksın. Evet seni gönderiyorum sevgiyle şekerim. Hadi Allah’a emanet ol hoşça kal. Çok da çocuklar. Alo? Alo? Merhaba. Merhaba kiminle görüşüyoruz? Ben İlker. İlker? Evet. Buyurun dinliyoruz. Ben sizi geçen haftada alamadım. Talat’dan doğum tarihinde doğduğu ay yanlış söylemiştim. Hiç duyamıyoruz ki biz. Ben İlker. Ben Talaş’tan size konuşmuştum iki hafta önce. Evet. Ben orada yanlış doğum günümü yanlış söylemiştim. Nisan doğumluydu mu Haziran doğumluydu. Peki şimdi ne soruyorsunuz? Ben 21 Nisan 70 doğumluyum. Bir size anlatmıştım ben 4 yıldır yalnız yaşıyorum. Çok güzel hayatım var ama ilişki hayatımı sormuştum. O aksi belki var etki ben yanlış söylenmiştim. Ben Nisan doğumluyum.
Nisan doğumlu olmak bize yetmiyor ama. Şimdi bize gezegen bilgisi lazım Kuzey Aydınlı bilgisi lazım. İki hafta önce ne konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Çünkü ben çok insanla çok şey konuşuyorum. Ben de bilmiyorum. Aklımda sözlüyordum. O yüzden bize şey yedi. Ben hiç bilgim yoktu. Ama sizlerle dinleyirim sizlere. Ne güzel. O zaman şunu tavsiye ediyorum sevgili İlker.
Sen doğum bilgilerini doğru çıkarttığın bir astrojik programını bul. İnternette bunlar ücretsiz var. Senin gibi olan arkadaşlara da referans olsun. Orada zaten hangi gezegen, hangi burç, hangi ev yazar. Bir dahaki aradığında en azından bilgiyle söyle. Şimdi tek başına söylediğin şeye cevap verebilitemiz yok bizim şu anda. Nisan doğumlu olmakla Haziran doğumlu olmak büyük gezegenleri değiştirmez. Ama küçük gezegenleri değiştirir ki belki bu da yaşam kaliteliyle çok alakalı olabilir.
Şu anda sana bir şey diyemiyorum maalesef. Teşekkür ediyorum katıldığın için. Çok sağ ol. Allah’a emanet ol. Alo. Alo. Kiminle görüşüyoruz? Fidan. İstanbul’dan Fidan. Merhaba Fidan. Biraz sesin çıkarsa sevinirim.
Ay çok sevindim ya. Nasılsınız hocam? İyiyim şekerim. Biz iyiyiz. Elif Hoca ile seni dinliyoruz. Söyle. Evet hemen seviniyorum hocam. Benim yedinci evimde ikizler var. Kuzey aydınlığım var. Kaç ikizler yedi? Evet. Ayını söyle. Evet. Ayın dokuzuncu evde Aslan. Ay Aslan. Evet.
Ben İzmir’in kuzey aydınlığına kavuştuk. Güneş orada. Şiran orada. Ve 23 derecede de Boğaburgun’da merkurum var. Evet. Ne öğrenmek istiyorsun? Bu senin bana bir türesiniz olmak istiyorum. Yani on ikinci evde de satürnümde masum var ve zeytolar bunlar. Yükselen yay mı?
Yükselen akrep görünüyor benim şu anda. Peki. O zaman Yükselen akrep ise iki sekize doğru gidiyorsun. Sana ilişki ve evlilik getirmesi lazım. Ne diyorsun Elif? Evet. Ben bu sene ne oldu dedim bu tutulmalarla beraber. Bir partner… Tamam. Daha tutulmalar da yeni olacak üstünde zaten. Yani yaz aylarında. Hiç öyle bir durum da yok hocam. Hiç belli olmaz şekerim o. Tutulma bu. Pat diye gelebilir insanın hayatına her şey. Bu süre senin hem iş hayatında kariyer ve para kazanma hem evlilik anlamında bu tam yedinci eve doğru giden de ikizden en ağırcısında bir şeylerin artık gün yüzüne çıkması anlamına gelecektir muhtemelen. Boşanma yaşadım. O yüzden bir de oğlum var. O yüzden böyle doğru bir şey olsun istiyorum. Bayağı da bekliyorum yani. İlk etapta bunu zaten iki sekiz hattından iş hayatı gibi de düşün. Muhtemelen ortaklıklar ve iş hayatı şeklinde önce bir çünkü bir para kazanma enerjisi de çalışacak belli ki. Birileriyle ortak işler yapmam gerekebilir. Öyle değil mi Elif? Ne diyorsun? Para kazanması lazım. Öğretmenim bu arada. Nesi? Öğretmenim. Öğretmensin. Tamam. Merkur Boğa işte zaten. Kuzey Erdem’in güzel Merk’cim. Klasik öğretmen kombinasyon. Evet. Bolca konuşuyorum doğru. Şimdi bitti hatta dersim size yetişeceğim dedim. Nasıl oldu?
Evet. Ben her zaman şunu söylerim. Madem bir evlilik, boşanma yaşamışsın, çocuk da var. Kişinin kendisini maddi olarak yapılandırması her şeyden daha önemli. Kuzey Erdem’in ikizler çift yönlü demektir. Çift kariyer, çift para, çift meslek. İki ayrı yerden gelir. İki ayrı yerden gelir. Bir de sekize gidiyorsun. Dolayısıyla öğretmenlik sana bir kurumsal kimlik verecektir zaten. Onu cebine koy. Fakat yine bir arada birlikte bir yedinci ev kombinasyonu. Kadın olur, erkek olur fark etmez.
Bir partnerle bir iş hayatı, organizasyonu yapmak zorundasın. Yani en azından ilişki getirmese bile sana bunu getirecektir. E danışmakla ki böyle bir yine ben de şey düşünüyorum. Taz bir alana geçmeyi. E tabi geçmelisin zaten. Önce eğitimini almalısın. Ondan sonra istediğin alan hangisi ise yapmalısın. Ne öğretmelisin? Hani siz diyorsunuz ya, teferrunda öğretmenimden, ortaklıklar çalışıyorum da. Siz diyorsunuz yani halka inmelisin daha halk olmalı. İkizler, kusayarlar, ünlü ikizler. Tabi tabi doğru. Fakat bunu tek başına yapmamalısın. Birlikte yapmalısın biriyle. O bir de peki benim karşıma bu işleri yöneldiyim mi ama?
Tabi ki çekerim tabi ki ama buna evlilik olarak bakma ilk etapta. Yani ortak ilgi alanı olduğun insanlarla beraber bir iş. Çünkü yedinci ev sadece evlilik değildir. Yedinci ev ortaklıktır. Senin kuzey aydınlığı sekize gidiyor. Yani ortaklıklardan kazanç evine gitmen lazım. Yani evleneyim de koca parası yiyeyim. Evi değil onlar. Yok asla öyle bir şey düşünmüyordu zaten. Kendimi çok yapılandıran biri de benim pilotum 12. evde. Birinci altınla ilgili böyle yoğun bir çalışmalar almalı. Ney mi? 12. evde dedin hiç anlamadım ki. Plüto. Plüto ha plüto. 12. evden 29 derece. Tamam. Yani bilinç altındaki plüton tabi kolay bir şey değil. Kesinlikle bilinç altı çalışmalarına girmelisin 8. ev bunu da çalıştırır. Bir kere çok bir sağlam karma var demektir 12 ev plütonu. Ne kadar yaşlı bir Rus’un Allah bilir yani.
Evet hocam zaten 35 yaşındayım ama. 35 yaşındasın ama böyle 535 yaş hissiyatı olabilir. Evet kesinlikle öyle. Bunu nasıl şey yapmam gerekiyor bilmiyorum. İşte bilinç altı çalışmalar o yine 8. ev demektir. O küt anlamda kendini deşmek demektir şekerim. O regresyon, aile dizilimleri falan çok iyi değil. Regresyon, astroid dizimleri, aile dizilimi. Hatta bunlardan para kazanma. Özellikle regresyona girmeni tavsiye ederim. Sana re2’ler mi 2’ler yetmez. Aynen öyle.
Püreti 12 değilmiş. Regresyon çalışma eğitimi ben kendim de vermedim. Regresyondan regresyon öğrenip bunu yapmalısın evet. Çok da rahat yapar hocam. Çok rahat yaparsın evet. Çünkü satürnüm retro 12. deriz de mars’ın retro 12. deriz hocam. Satürn mars, püreti o hürmetler sürek mahkumu diyorum ben şimdi. Benim ekipte de var onlarda.
Ben kötü şeyler yaptım neden buna mahkum olmuşum. Tabii ki kötü şeyler yaptın şekerim. Hepimiz gibi. Benim de satürn 12’de. Bir pürit olamasak da pürit oya diyecek bir şey yok. Kürek mahkumiyetidir o. Yani ruhsal anlamda kişi. Kesinlikle kolektifin hizmetine yararına bir şeyler yapmak zorundadır. Bak ben satürn 12 olduğu için bunları yapıyorum. Yoksa ne yapayım gider şurada içeride keyfime bakar mısın? Peki jupiter 2. evde retro bulduğu karma getirir gibi bir durum mu söz konuyor? Retro gezegenler zaten retro gezegenler bir nasılsa kalır bakalım. Evet bir karnik bir yurt yeri getiriyor fakat jupiterin 2. evde olması her zaman iyi. Hani geç olur güzel olur diyelim. O ulaktı yani. İşte bu arada geliyor ama benden de çok şey çıkıyor. Tavuşan kazanır elması kızarır işte o.
Jupiter tabii retro olduğu için ilk 48 yaş döngüsüne kadar hep başkalarına hizmet eder. Ondan sonra yavaş yavaş kendine döner olaylar. Bu arada kendimi geliştirmekle harcayacağım sonrasında bir… İnşallah merak etme. Bu cezayı müflet biter yani üzülme. Dünya planında. Allah’a emanet ol. Çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere hoşça kal. Evet Elifciğim artık daha fazla telefon almıyorum. Baya güzel bir yayın yaptık bence. İnşallah arkadaşlara dinleyenlere çok faydası olmuş olsun. Sen bir kaç kere düştün gittin ama en azından olabildiğin zamanlar çok iyi. Bir de baştaki konu çok güzel bir konuydu. Umarım gerçekten insanlara ışık olmuştur. Teşekkür ediyorum bana eşlik ettiğin için. Düşmez kalkmaz bir Allah deyip. Çok doğru.
Herkese iyi haftalar. Önümüzdeki hafta yeni bir konu ve yeni bir ekip arkadaşımla birlikte olacağım inşallah. Hepinize sevgiler. Hoşça kalın.
Biz de bir selamlar sevgiler İstanbul’a.