Rus işgali uzun sürer mi? Prof. Dr. İlber Ortaylı yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=D6auOXa72fQ.
Şöyle bir tez var bazıları yazıyor, söylüyor, okuyoruz, görüyoruz. E, Ukrayna’nın Rusya’yı durdurması ve Rusya’ya biraz bir ölçüde de olsa had bildirmesi yerinde oldu. Ukrayna’yı kolay yutsaydı Rusya, gözünü başka yerlere çevirirdi diyorlar. Çevirir miydi sence de? Kolay yutsaydı. Nereye çevirecek mesela? Polonya’ya, Beyaz Rusya, Baltık Cumhuriyeti’ne. Polonya’ya artık gitmiş ol. Beyaz Rusya zaten elinde.
Baltık Cumhuriyeti’ne. Kendince bir ortak pazarda kurmuş. Hiçbir şey yok yani. Vize, mize problemi bile yok. Baltık ülkelerinden oldukça rahatsız olduğunu söyleyebilirim. Bilhassa Litvanya değil, Latonya. Veyahut Latvya der onlar. O Ruscasıdır, Lehtonya. E, burada Rus nüfusunun kalabalık olduğu malumdur. E, hayatları da çok şeker değildir. Yani bu biraz Osmanlı’ya benzer. Rus nüfus o memleketin en hakim ve en zengen sesimi değildir. Değildi mi? Değildi. Ben gitti vallahi bayağı bu sefer. Hayır, bu garip bir ebdeliyalizmdir. Birkaç gittiğimde. Ben size mesela söyleyeyim. Kafkasya’da, Kırım’da, Volga boyunda, Volga zaten onların da. Veyahut Orta Asya’da yani evet, zat sürtü eden asker vardır, komutan vardır, vali vardır, her zaman idareci vardır. Fakat o yerleşip gelen kolonizatör halk o kadar zavallı durumdadır ki. Bu Çarlık’ta da böyleydi, Sovyet Devli’nde de böyleydi. Çok enteresandır. Hatta bunlar bir yerde asimile de olurlar.
Mesela bu Kırım’da, Kafkasya’da iki asır evvel yerleşen Ruslar oranın dilini konuşuyor, adetlerini beğenmiş. Düğün derneğe kadar da benimsemiş. Çok ilginç bir şey bu. Taze kuvvet geldikçe Sovyet Endüstriyalizm döneminde falan, ha orada bir ağırlık hissedilmeye başlıyor. Çünkü çok da geliyorlar. O başka bir şey.
Ama şunu açıkça söylemek gerekir, bir Latviyada mesela, bir Estonyada Rus nüfusunun hakim olması gibi bir şey yok. İktisadi hayatta da, ictimai hayatta da yok. Kültürel olarak iyi sınıflar varmış. Mesela meşhur Eisenstein oralıdır, Estonyalıdır, Latviyalıdır. Babası da oralı meşhur mimariydi, yani Latviyayı bu Arnavoo dediğimiz şeyin, merkezin bir süsü haline getirdi. Ama bunlar oradan etkilenen insanlardır. Oraya o medeniyeti götürmüyor, oradan onu alıyor. Çünkü oralarda garip bir şekilde Alman nüfus daha etkili, ictisadi ve kültürel hayatta. Ama orası uzun yıllar Almanya’nın arkabahçesi.
İşte Teton şövalyeleri falan filan. Yani oradaki elit şeylerine ben baktım biraz, inceledim. Yani elitlerin arasında, affedersin, öyle Rusya’nın burjuvasının falan pek yeri yok yani. Onlar orada ve hatta oradan bulaşanlar var. Mesela şey Nesn-i Rode falan, Rusya’nın hariciye nazları. Bunlar Baltık aristokratları, Alman asıllı. Çok ilginç bir şey bu. Onun için oralarda böyle bir Ruslaştırma şeysi sınırlıdır. Fakat şurası bir gerçek. Oralar olmadan da Rusya olamıyor. Olamıyor mu? Olamıyor, hayır. Olamıyor. Yani o denize o sayede çıkıyor, bir şey yapıyor ama bu demek değildir ki lap diye girecek. Bence Batıllar Batı olarak kaldıkları sürece sağlam aldılar kasayı. Hem birliği aldılar hem de NATO’yu aldılar. Peki sen bu çatışmanın uzun süreceğini düşünüyor musun yoksa Rusya, sen Rusya’yı çok yetiyor musun? O çatışmayla çok uzun sürmez, 50 sene sürmez. Yani bu mesela Filistin kadar bu olay devam etmez. Etmez mi? Hayır etmez. Kim kazanır peki bu işleri? Yani vaka 2. Arktan sonra bu Benderist denen Alman işbirlikçisi grupların birtakım ormanlarda çete savaşına devam ettiği falan söyleniyor ama
bunlar marjinal şeyler. Çeyrekli Hitler’in Naziler dediği gibi. Bu türü Naziler dedikleri gibi. Evet ama bir şey ifade etmiyor. Ne söylüyor bu laf, kime ne söylüyor. Yani bir başka şey söylesen daha çok değil. İşte burası mesela müslümanlaşıyor, Türkler giriyor falan desen böyle bir palavra atıp tuttursan daha tutar yani. Bir şey ifade etmiyor o çevreler için bu. Bu yanlış bir slogan. Yanlış demeyeyim de çok yetersiz bir slogan.
İfade etmiyor bir şey. Diyor ki işte zaten adam Yahudi’nin enazisi olacak Şeyh Zelenski. Enteresan bir tip. Şimdi yalnız şöyle bir şey. Bu sürgündeki hükümet ne Polonya Britanya İmparatorluğu’dur sürgün hükümet için ne de Zelenski veya hangi başka biri General de Gaulle’dur.
Yani bir müessesese bir müessesesi olarak belirli bir yerde geçerli olan bir şeydir. Her yerde aynı şey olmaz. İkinci Arp’in sürgün hükümetleri gibi olmaz bu iş. Mesela Yunanistan, Londra’da temsil edilmedi İkinci Arp’te. Nerede edildi biliyorsun. Nerede edildi? Kahire’de. Ah bak bilmiyordum. Kahire’ye taşındı bütün Yunan hükümeti. Bizim elçilikte hop oraya.
Talimat üzerine Enis Bey vardı Akaygen Büyük Elçi Tarhan’dan sonra oraya gitmişti. Hatta torunu da güzel bir monografi yazdı bunun için. O da Haydi Ovaplu Engam’da bizim Türk Şefareti. Yani Yunan hükümeti nezdindeki Kahire’de muhkim Türkiye Büyük Elçiliği adı. Böyle işte.
Baba bunların hepsinin bir zamanda bir mekanda bir yeri var. Aynı müesseseyi her zaman aynı şekilde devam ettiremezsiniz. Ama şöyle bir şey olabilir. Karadeniz kıyılarındaki hakimiyete karşılık, Ukrayna’nın bir çıkış noktası kalabilir her şeye rağmen. Tabii çok zordur. Çünkü maalesef ilginç bir şey. Nasıl Kırım’daki Türkler Rusya karşıtı bir rol takındılarsa, ve Gavuzya’dakiler de Rus tarafta Türkler. Çok ilginç o. Ukrayna’yı değil öbür tarafı tutuyorlar. Sonra bir ilginç bir şey daha var. Lemberg Avusturyası dediğimiz şimdi artık Batı-Ukrayna dediğimiz bölüm kendi havası içinde. Bak orası Ukrayna olabilir. Yani bu hiç milliyetçilerin istemediği birçok insanın istemediği bir yer. Çünkü orası bir kere her şeyden evvel Doğu Ukrayna’nın zirai zenginliğine sahip değil. Çok zor. Ulaşım bakımından falan Rusya’ya bağlı. Sanayi de bu bilgisayar da Doğu Ukrayna’da. Tabii sanayi zaten dağınık. Dünyanın sanayileşmiş ülkelerinden biri sanayinin getirdiği pratikliğin ve zenginliğin onda biri yok. Çünkü Sovyet-i İziz sanayi sistemi dağınıktır biliyorsun. Uçağın kanadı burada yapılır. Pervanesi bilmem Gürcistan’da motor bilmem nerede. Otomobil fabrikalarının birkaçı dağ hariç. Ama o bile büyük bir kombinasyon olarak dağınıktır.
Tıbbi malzeme bile öyle üretilir. Tabii bunların hepsinin entegrasyonu, yeniden manajmenti çok zordu. Batı bunları Ukrayna’ya yeterince vermedi. O Ukrayna’ya en çok yatırım yapan Öhücü memleketlerden birincisi değilse bile birisi bizimkiler. Daha da ormandaki Keres diye nehirin kenarındaki bilmem neye her yere Türkler girdi.
Bu gayret Batı’da yok. Yani Batı Avrupa çok büyük laflar eden bir eski zengin gibidir. Herkes de ona itibar ediyor. Tıbbi ne de olsa görmüş geçirmiş adam diyorlar. Halbuki herifin artık kemikleri çürümeye başlamış. Çok ilginç bir şey bu. Şimdi bazı şeyler insanı sinirlendiriyor.
Şimdi mesela bu, Madame Sherman geldi şeyin, yani state sekreterin dış bakanın yardımcısı. Böyle işte efendim bir hanım teyze yani bir şeyler konuşuyor işte. Ne o yani state department today diye bir broşür verse daha iyi yani. Şimdi sen gelmişsin buraya millet seni merak ediyor.
Seni şeye çıkartıyor, intervüva. İyi bir intervüya uzmanlık çıkıyor seninle konuşacağım diye. Yayın açılıyor herkes dinliyor. Bu niye gelmiş buraya su yollarıyla, mantıra ile bir şey konuşuyor nedir? Hiçbir şey söylemiyor. İşte biz efendim Putin ile anlaşmaya geldik de anlaşmaya niyeti yok da kafasındaki hesapla gidiyor da bilmem ne de. Yani bu çok ayıp bir şey yani karşındaki kitleye saygısızlık. Ama Amerika böyle değil mi son zamanlar hep böyle değil mi?
Yani kimi kandırıyorlar, kimi kandırıyorlar, kendilerini kandırıyorlar.
İlk Yorumu Siz Yapın