Metaverse neden ilgi görüyor? Dr. Agah Aydın yanıtladı

Metaverse neden ilgi görüyor? Dr. Agah Aydın yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=vwhdls5YeKI. Ne arayışıdır bu? Niçindir böyle? Yani böyle bir şey insanı mutlu eder mi? Sanal, sanal mutluluk var mıdır böyle bir? Efendim tabi bir teknoloji okul yazarlığım çok sınırlı. O yüzden hani ben de sizin gibiyim bu noktada ama hangi…

Metaverse neden ilgi görüyor? Dr. Agah Aydın yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=vwhdls5YeKI.

Ne arayışıdır bu? Niçindir böyle? Yani böyle bir şey insanı mutlu eder mi? Sanal, sanal mutluluk var mıdır böyle bir? Efendim tabi bir teknoloji okul yazarlığım çok sınırlı. O yüzden hani ben de sizin gibiyim bu noktada ama hangi kavramlarla düşünür bir psikoterapist, bir psikiyatrist? Onlardan bahsedebilirim. Yani sanal nedir? Belki hem Serdar hocanın hem Levent hocanın söylediğiyle birleştirerek çünkü üç ayrı paradigmayı birleştirmek de çok zor. Sanal ve sanal den bahsedildi. Orada bir ortaklık var. Farklı disiplinler de olsa sanal ilişki diye bir ilişki yoktur. Her ilişki özünde bir yanılsamaya dayanır. Dolayısıyla gerçek kavramı burada gündeme geliyor. Hani gerçek ne? Yani bütün ilişkiler gerçektir demiyorum. Dikkat ederseniz. Yani sosyal medya ilk palazlandığında, on yıl önce işte gazeteci arkadaşlar bize sorduğunda onlara verdiğimiz cevap şu oluyordu. Sanal ilişki diye bir şey yoktur. Her ilişki sanaldir. Biz sembolileri kullanıyoruz. Şu anda ne bileyim kelimelere şey muamelesi yapıyoruz. O kelimeler üzerinden konuşuyoruz. Aslında ortada bir mal yok. Ama tanımladığımız kim? Kimin belagatı kuvvetliyse o ikna edecek. Ortada bir alışveriş de yok. Dolayısıyla bunu dile bir teknoloji olarak bakarsak daha da ilerletirse kitap da bir teknolojidir mesela. Yazı da bir teknolojidir. O zaman yazı bir teknoloji ise aslında bütün teknolojiler ötekine ulaşmak için kullandığımız bir araç. Bu 2000’li yılların başında sosyal medya evrildi. Sosyal medya önemli bir şeydi bana göre. Benim baktığım yerden sosyal medya bir yalnızlaşmanın Serdar hocanın vurguladığı sanayi devrimiyle birlikte insanın yalnızlaşması, sürekli kazanmaya vs. o bildiğimiz hikayeler işte günde 12 saat 13 saat çalışıp daha fazla kazanıp daha fazla harcamaya başladı hakikaten çağ insanı. Öyle nankörlük de edemez. Kanuni Sultan Süleyman’dan
daha iyi koşullarda yaşıyor benim gibi sıradan bir insan. Bu açıdan baktığımızda ama bunun bir bedeli vardı. Zamanımızı satmaya başladık. Bu yalnızlaşma bir hastalanma olarak düşünebiliriz bunu. İşte filan üniversitede filan adamla Zükerbek ile arkadaşları birbirleri için haberleşmek için kullanıyordu. İnsanlar da alıp bunu haberleşmek için kullandılar. Yani yalnızlaşmayı gideren bir hastalığı bir sorunu
iyileştiren bir şeydi sosyal medya. Yani sosyal medya başlangıçta bizi yalnızlaştırmamıştı. Yalnızlaştığımız için sosyal medyayı kullandık ve nispeten bize bir can simidi oldu. Çünkü insan insanın sağlığını bozan en önemli şey yalnızlıktır. Çıldırırız yani. Çünkü tamamen öteki üzerinden kurulan bir varlıktan bahsediyoruz. Şimdi bu anlamda düşündüğümüzde ama kapitalizm de boş durmaz.
Boş bir sistem değildir. İyi çalışan bir sistemdir. Üreten bir sistemdir. O da boş durmadı. Bunu sonuna kadar sömürmeye başladı. Şimdi biz yalnızlaştığımız için sosyal medyayı kullanıp bir iyileşme girişimiydi bu. Ama o kadar iyi sömürdüler ki artık tekrar bizi yalnızlaştırmaya dönüştürdüler. Sosyal medyayla yeni üretilen, sosyal medyada bu arada işte her şey Facebook’tan ibaret değil. Facebook, Twitter, işte
Selcan Hac’a ihtiyaç duyarsa anlatacak mısın? Bu bildiklerimizin dışında en az onlar onlar tane onlarca sosyal medya çıktı ve kayboldu. Tutmadı yani. Şimdi sosyal medyayla, metaverse ile yeni üretilen teknolojiler, arttırılmış gerçeklik vesaire gibi şeyler ise biri ihtiyaçtan değil, işletmelerin, şirketlerin ihtiyacını karşılamak için arz yaratmaya çalışıyorlar gibi geliyor bana. Dolayısıyla ikisi arasında bir fark var. Halk da salak değil. Biri ihtiyaçtandı. Şimdi buradaki ihtiyaç kavramı çok önemli. Lafı çok uzattıysam lütfen. İhtiyaç kavramı şu açıdan çok önemli. Levent Hoca burada varken bunlara vurgu yapmayayım ama kendi ihtiyacım olduğu kadar kavramları kullanayım. Örneğin X, Y, Z kuşağı üzerinden insanları ihtiyaç üzerinden tanımlamaya başladı sistem. Çok masum görünüyor ama öyle bir kuşak olur mu? Yani Z kuşağı, X kuşağında tanımlıyor sizi. Adan’daki çocukları nereye koyacağız? Bu reklamcıların ve işletmelerin kendileri açısından bilimsel, işte filan tişörtü, filan şirketi için satmak için oluşturdukları bir kuşak tanımıydı bu. Kredi kartınız yoksa buraya girmiyordunuz. Zaten kimse önemsemiyordu onu.
Dolayısıyla bu tırnak içinde bilimselliği kendi amaçları açısından kıymetli ama bütün insanları kapsam açısından tartışmalı hatta öfürkten bir şeydi. Öyle bir kuşak tanımını yerleştiremeyiz. Bu ihtiyaç kavramına da bir de kognitif, bilisel çalışmalardan arkalarına destek aldılar Maslow.
Maslow’da işte ihtiyaçlar hiyerarşisine göre hareket eder insan. Bu da yüzyılın fiyaskosuydu. İnsan ihtiyaçlarına göre hareket etmiyor. İnsan arzularına göre hareket eden bir barlık. Mesela şöyle düşünelim. Ben biraz şey yaptım. Bir iki cümleyle toparlayayım sonra şey yaparım. Mesela bir insan İstanbul’da yaşıyorsa dinlenmek için Bodrum’a gider mi? 15 milyon şehrinin yaşadığı işte bilmiyorum Kemer Bugaz’da yaşıyorsun falan filan hatta daha rahat bir yer Kemer Bugaz. Oradan çıkıp Bodrum’a gidiyor. Kalabalığın haddi var hesabı yok. Dinlenmek için insan nereye gider? Gider olsa gidersin. Martı’na gidersin. Çatal zeytine gidersin. Ama işte burada Bodrum’a giden insanları dinlenmek için Bodrum’a giden insanları suçlayamayız.
Burada bir de öteki giriyor. İnsan bir evet alttan gelen bir dürtü var. Sürekli doyum arayan, tatmin arayan. Bir de benlik var ego. Onu da kontrol etmeye çalışıyor. Bir de öteki var. Bunu yönlendiren ötekiler var. Evet. Yani Türkiye’deki hükümetler, şirketler dinlenmek için Akdeniz’i değil de Karadeniz’i işaretleselerdi. Biz gidip Bilerost’a dinlenecektik. Ama Bodrum’u işaretlediler.
Dolayısıyla insan 1 artı 1 eşittir 1 değil. Yani biz bütünlemiş şemeyiz. 1 artı 1 eşittir 3’tür. Burada, pardon bir cümle ettim, öteki olması lazım. Yani sürekli doyurarak bir insanı elinizde tutamazsınız. Metabol size her şeyi verse bile elinizde tutamayabilirsiniz. Yani burada halkın nasıl bir teklif göstereceğini bilmiyoruz. İktidarların nasıl bir pozisyon alacağını bilmiyoruz. Şirketlerin ne yapacağını bilmiyoruz.
Mesela Bitcoin konusunda ülkeler farklı bir pozisyon belirledi. Bir şişe geçti. Bitcoin ve Metaverse ilişkisine de geleceğiz. Acaba Metaverse evreninin parası bu blockchainler mi veya Metaverse evreninde geçerekçe blockchain mi olacak onu konuşacağız ama. Bir şey şimdi dediniz ki arzular. Evet.
Mesela Metaverse bu açıdan baktığımız zaman insanların bu arzu ihtiyaçlarını giderme konusunda yüksek başarı olasılığı vaat ettiği için acaba daha içinde olunması gereken bir sistem hale gelebilir mi diye düşünüyorum.
Mesela normal hayatta güzel kadın düşünelim. Angelina Jolie değil. Mesela Angelina Jolie ile karşılaşma ihtimali olmayan birinin Metaverse evreninde Angelina Jolie ile flört edebiliyor olması ya da işte nedir o her diye bir film vardı. Birinin çok etkileyicidir efendim. Sanal yapay zekayla ya da flört edebiliyor olması ve orada o kadının onun hissiyatını bile onu çok tatmin ediyor olması. Mesela Metaverse böyle bir tatmin getirebilir mi? Mal evrenin içerisinde böyle mallıklar da olabilir mi?
O zaman burada iki kavramı daha belki biraz bir iki cümleyle söyleyeyim. Gerçek ve gerçeklik kavramından bahsedebiliriz. Gerçek. Gerçekin ortak kaybolacağı bir yer değil mi orası? Gerçek nedir? Gerçek.
Hayatın düzensiz, anlamsız olduğu, paramparça olduğu bir şeydir. Dünyada paramparça ve hiçbir anlamı olmayan bir yer. Benim bedenim de öyle çocuk açısından düşünürsek. Gerçeklik ise bu anlamsızlığın üstüne geçirdiğimiz maske. Buna kişilik düzeyinde ego diyebiliriz, toplumsal düzeyde bu anlamsızlıklara geçirilen şeye de ideoloji diyebiliriz.
Burada Levent hocanın söylediği şey çok önemli olacak. Onu bilmiyoruz. Onu reklamcılar, büyük şirketler, politikacılar belirle. Buna nasıl bir hikaye getirecekler? Yani arttırılmış gerçeklik diyoruz ya biz. Biz arttırılmış gerçeklikte gerçekten uzaklaşıyoruz aslında. Yani gerçeklik her ilerleyen yıl daha da arttırılmış oluyor. Yani real ve reality. Gerçek ve gerçeklik. Real doğadır yani. Anlamsız bir yer. İyi yok, kötü yok, son yok, başlangıç yok, anlam yok. Gerçeklik ise uydurduğumuz bir şey.
Buna her şey değil. Dolayısıyla arttırılmış gerçeklik gerçekten kaçabilmek için uydurduğumuz bir şey. Gerçekten kaçabilmek için, ne bileyim burada siz Matrix filmine örnek verdiniz mesela. Matrix filmi bir teknoloji filmi değildir. Eğer dikkatli seyirci şunu görmüştür. Arzu ile ilgilidir. Neyi istiyorsunuz? O zaman insanın neliyle ilgili filmler mesela arttı. SkuttGain herhangi bir yere topu atmadan sen nasıl bir varlıksın sorguluyor. Parazit onu sorguluyor. Joker onu sorguluyor.
Evet.