Kurtuluş Savaşı kararı nasıl verildi? Doç. Dr. Ahmet Kuyaş yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=55pwfqOCH8k.
Milli mücadele en az bilinen tarafı ne biliyor musunuz Fatih Bey’im? Şimdi bakın, Vahdettin Korkunç Meclis’e… İki meclis var bir kere o dönemde. Ayan’da hangi hâkimiyeti mi niyeyeden söz ediyorsunuz? Tamamen Padişah’ın isyanı… Tamam, tamam. Bakın ama. Şimdi 21 Aralık 1918’de… Yok ben kelimenin ilk kullanmasından bahsediyorum. Kavramın ilk kullanmasından bahsediyorum. Evet, evet.
1877’de Ayan açıldı. 1922’ye kadar devam etti kapanmadan. Evet, teknik olarak. Toplattılar. Bu ayrı dava. O ayrı bir dava. Maaşlarını tıkır tıkır da aldılar. Olay şu. Bütün Tahsus saati aldılar. Yani bütün Amasya, daha sonra Erzurum, daha sonra Sivas ve son Osmanlı Meclisi Mibusan’da…
…seçimlere kadar durum meşrutiyete geri dönme mücadelesi Fatih Bey. Ben bunun hatta 3. meşrutiyeti olarak adlandırılması gerektiği kanısındayım. Son Osmanlı Meclisi Mibusan’ın, bu İngilizlerin dağıttığı meclisin. Bakın, olay şu.
Anayasımız diyor ki, evet Padişah belirli durumlarda Ayan Meclisi’nin de onayıyla……Meclisi Mibusan’ı fes edebilir. Ama bir şartla. Yeni bir Meclisi Mibusan’ın toplanması için 4 ay içerisinde seçim yapmak şartıyla. Tamam, güzel.
Şimdi 21 Aralık 1918’de Vartettin Meclisi Mibusan’ı dağıtıyor. Ama çok ilginç bir şekilde, işte yeni seçim içinde hadi bakalım yaşlayın çalışmalara demiyor. 2 hafta sonra, 4 Ocak’ta kendisi de tabii yapılan işin farkında olduğu için……bu bir irade-i siniye değil, bir Padişah emri değil.
Ayrıca çok komik bir şekilde bakanlar kurulu kararı da değil……şeyin iç sayfasında resmi gazetemizin, takdim ediyor, VK’nin iç sayfasında tamamen başlıksız……şu kadarcık bir haber çıkıyor. Diyor ki, işte diyor bu durumlar diyor o kadar müşahit olmadığı için falan……barış yapılana kadar seçimleri erteledik. Şimdi bana kalırsa, ki burada yalnız da değilim, Profesör Sinan Aksin de aynı şeyi söylüyor……2. Meşrutiyet artık bitmiş vaziyette. 4 Ocak 1919’da. Anlatabiliyor muyum? Şimdi ondan sonra yapılan işlerin hepsi……bakın Erzurum Kongresi’nin kararlarına, Sivas Kongresi’nin kararlarına……meclisimiz de meclisimiz de meclisimiz diyorlar.
Yani hakimiyeti milliye isteniyor. Zaten milli mücadele… Hocam Padişah varken zaten nasıl hakimiyeti milliye olacak? Olur mu canım Allah Allah? Kıranın olduğu yerde hakimiyeti milliye oldu mu……Padişah’ın olduğu yerde de olur. Padişah’ın olduğu yerde hakimiyeti milliye oldu mu? İşte genel oy hakkının başladığı tarihten itibaren… Peki Osman da Meclis Genel oyuyla mı seçiliyordu? Tabii. Nereden oraya seçiliyorsun?
E 1909 anayasa değişiklikleriyle artık meclisin… Çıkarıp bakalım nasıl oylama metodunu ve kimlerin oy kullanılır bakalım mı? Hayır bir dakika demokrasiden bahsetmiyorum. Ben de ondan bahsediyorum işte. Bir dakika ama yanlış yapıyorsunuz. Neye ben yapayım? Belki sizce haç yapıyorsunuz. Hakimiyeti milliye ile demokrasi aynı şey değildir. Hakimiyeti milliye seçilmişlerin üstünlüğü demektir.
Seçilmişler herkes tarafından seçilir demek değildir. Evet. Padişah seçebilir mesela. İkinci meşrutiyette… Bugün ki durum da böyle. Ayrıca milli mücadelenin de başlangıç döneminde ancak vergi verenler oy kullanıyorlar. Ama o oy kullananların seçil… Yani o zaman çobanla şeyin oyu bir değil. Hayır doğru.
Ama onların oyuyla seçilenlerin lafı padişahın emrini kesiyor. Bilmem anlatabiliyor musun? Ama padişah da onları fes edebiliyor. Evet ama yenisini çağırmak… Dört ay sonra yenisini çağırmak koşuluyla. Ama öyle yani unutmayın siz madem demokrasiyi bu kadar seviyorsunuz. Onun bir konvansiyon sistemi olduğunu da bilirsiniz.
Bugün Fransız Cumhurbaşkanı’nın İngiliz Kraliçesi’nin bilmem Polonya Cumhurbaşkanı’nın da meclisi dağıtma hakkı var. Anayasada yazılı. Ama zırt pırt kullanmıyorlar. Mesela bu. Bunların hiçbiri halife değil. İngiltere Kraliçesi halife. Anglikan Krizesi’nin başkanı. İslam’daki halife… Halife’nin de Anglikan Hizmetleri halife değil. İslam’daki halife değil.
İngiltere İncil hükümlere göre yönetilir diye bir şey var mı? Bakınız İslam’daki halife diyor ya. Yok öyle bir şey. Peki mesela şeriatla yönetilen bir şey var mı? Bu Sayın Batu Yükeden bir tanesi var mı? Bir kere şeriatla falan yönetilmiyoruz yüzyıllardan beri. Neyle yönetiliyoruz? Kanunla. Şeriat demek kanun demek zaten. Hayır değil. Şeriat bambaşka bir şey. Uzun şimdi konumuzun içine girmeyelim.
Halifelik dendiğin zaman… Aşırı muhafazakarlığının kafasındaki halifeliği siz kabul ediyorsunuz. Peki İngiltere’de şey var mı mesela ya da bu bahsettiğin ülkelerde… Çıkan kanunların din kitabına uygunluğunu denetleyen bir kurum var mı? Hayır. Ama bizde de yok. Bir tek Mısır’da var o. Benim bildiğim kadarıyla. Yani bir alimler… Şeyhülislam yok mu bizde? Nasıl?
Şeyhülislam’ın diye bir şey yok mu? Hayır efendim şeyhülislamın… Aa bir dakika. Sizin anayasınızdaki şu madde. Olur mu öyle şey? Bir kere zaten unutmayın. Sizin dış işlerini bakanınız kim? Gabriel Aradungan efendi. Efendim Nafu’a nazınınız kim? Arap Hristiyan. Arap Süleyman El-Bostani efendi. Şimdi bunun neresi İslam devleti? Osmanlı İslam devleti değil yani. E değil tabii canım hiçbir zaman da olmadı zaten. Onu bir şey ideoloji olarak kullanıyor Fatih Bey. Şimdi bakın tekrar ediyorum. Hilafeti zaten Osmanlılar doğru dürüst Abdüla binte kadar kullanmamışlar. Yok böyle bir şey. Hemen hiç kullanmamışlar. Hiç kimse kullanmıyor. Düştü kiri ihtiyaç olmamışlar.
Ama orta çağa gittiğiniz zaman da 15. yüzyıla falan Fas da bilmem Mısır da şurada burada Hindistan da bitik anlanan hangi İslam sultanı varsa kendine halif ediyor. Bizde de mesela bu şey konusu yanmıştır. Aynı nedenle Yıldırım Bayezid kendisine halife demiştir.
Daha Yavuz Sultan senin doğmadan 100 yıl önce. Anlatamıyorum olacak şey değil. Şimdi siz ha şimdi muhafazakar İslamcıların aklında bir halifelik var mı var? Ama Osmanlı halifeliği o değil ki. Osmanlı halifeliği ana yasamızda bile doğru dürüst yok. Bu Cumhuriyetin pardon saltanatın kaldırılacağı gece tartışırlar da tartışırlar. Mustafa Kemal Poylar yeter artık ya der.
Bu işi olmuştur değil mi? Neden? Adamların derdi çok büyük. Çünkü sultan ortadan kalkınca halifelik de kalkıyor. Neden? Ana yasamızda yani amme hukukumuzda kamu hukukumuzda halifeye yer yok. Ana yasamız ne diyor biliyor musunuz?
Osmanlı ailesinin en yaşlı ve en olgun erkeği halifelik de dahil olmak üzere Osmanlı sultanıdır diyor. Yani sultanı tanımlar şey ana yasamız. Halifeyi tanımlamaz. O yüzden bir aralık şey bir Kasım 1922 gecesi bir takım Hacı Hoca takımı ulan bunu nasıl yapacağız diye düşünüp duruyorlar. Çünkü sultanı kaldırdınız mı halife de düşü.
Ama onu ayırıyor zaten meclis yani. İşte yani ayırmıyorlar. Abdülmecit Efendi nasıl ayırıyor? Tamam da hangi ana yasa değişikliği yapılıyor? Yok ana yasa değişikliği hiçbir şey yok. Meclis kararı bunların hepsi. Bakın şunu unutmayın. Saltanatın kaldırılması arkadan cumhuriyetin ilanı onun arkasından da hilafetin kaldırılması meclis çoğunluğuyla alınan kararlar.
Ondan sonra Atatürk dönecek meclise hadi bakalım şimdi ana yasanızı yapın diye. Anlatabiliyor muyum? Yani devletimizin nasıl bir devlet olacağı ana yasası yapılmadan bu dediğim üç noktada saltanatın kaldırılması meclis kararıdır. Evet. Ana yasa değişikliği değil. Gerekiyor mu? Devrim olduğun zaman gerekmiyor.
Ben onun için onun adına devrim diyorum.