İnsanlar dünyaya nasıl yayıldı? Dr. Emrah Çoraman yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=6fIQjG-LG8A.
O ilk beşinden bahsetmek önemli çünkü altıncının ne kadar büyük olduğunu onlara baktığımız… Ve ne kadar hızlı olduğunu. Evet, hem ne kadar hızlı olduğunu, hem de yok oluş dediğimiz şeyin boyutunun ne kadar ciddi olabileceğini oradan anlayabiliriz. İsterseniz birinci görselle başlayalım. Hemen başlayalım. Görselle bir. Kalkıyorum ayağım. Kalkıyoruz tabii ki. Çomağımız da orada. Şimdi geçen seferde bahsetmiştik. Burada ne görüyoruz? Bu aşağıdaki eksende zamanı görüyoruz. 500 milyon yıldan başlıyor, günümüze doğru geçiyor.
Günümüz burası. Y ekseninde ise de G ekseninde. Bu 500 milyon yıllık bir süreç. Evet, 500 milyon. Son 500 milyon yıla bakıyoruz. Daha öncesine niye bakmıyoruz? Daha öncesinde hayat o kadar çeşitli değil. Cambrian patlamasından sonraki kısmına bakıyoruz. Cambrian patlaması ne? Onu bir daha bir anlatır mısınız? Burada burada bir anda canlılarda çok büyük bir sayı oluyor. Yani öyle şey bir patlama gibi değil. Ne denir? Ne için oluyor?
Bir anda evrimsel süreç artık oraya doğru gidiyor. Yani o kadar çok mekanizma sağlıyor ki, işte dünyanın oluşumu, dünyadaki işte diğer süreçler bir anda böyle evrimin oynayabileceği bir sürü süreç oluyor. Bir anda tür sayısı artıyor. Zaten görüyoruz. Bu eksende Y ekseni de cins sayısını gösteriyor. Yani kabaca tür olarak bakabiliriz. Şimdi burada baktığınız zaman tür sayıları artmışlar, azalmışlar. Böyle dalgalanmalar gibi. Ama 5 tane yerde işaret var. Bunlar 5 yok oluş dediğimiz. Tanım olarak da kabaca şöyle. Bir anda çok fazla düşüş olduğu için, bir anda tırnak içerisinde 2 milyon yılda. 2 milyon içerisinde %75 tür yok oluyorsa bunlara büyük yok oluş diyoruz. Burada işte mesela geçen sefer uzun uzun celoloji de bahsetmişti. %96 sını gitti. Üçüncü yok oluş var. Bunların en meşhur da belki de 5. Ben de oradan biraz bahsetmiştim. Dinoza oradan yok oluş.
Kuşlar hariç dinoza oradan yok oldu. Büyük yok oluş. Bunların sebepleri ne diye bakarsanız hepsini çok iyi bilmiyoruz. Bazılarında mesela okyanus kimyası bozulmuş. Bazılarında atmosfer kimyası bozulmuş. Bazılarında iklim değişmiş. Bugün biraz ondan bahsedeceğiz. Üst üste hocası anlatır bize. Bazılarında mesela meteor çarpmış. Bazılarında volkanizma olmuş. Bazılarında hepsi beraber olmuş. Bunlarda mesela. Mesela Permian’da bildiğimiz kadar bir volkanizma ötürü. Bu şey Sibirya’dan ötürü oluyor. Bir çoğunda da şöyle aslında birisi başladığı zaman diğerlerinde getiriyor. Yani volkanizma başladığı zaman atmosfer kimyasını da bozuyor. Okyanus kimyasını da bozuyor. Temel bozdu o zaten. Evet. Yani meteor çarptığı zaman. Yoksa volkandan dolayı yapmıyorlar yani. Evet. Volkan külleri güneş engelliyor. Güneş engellenece atmosfer bozuluyor. Atmosfer de artıyor. Şu oluyor bu oluyor. Güneş gelmiyor. Açlık oluyor. Kıtlık oluyor. İşte ot diyenler ölüyor. Ot diyenler ölüyor. Et yiyenler ölüyor.
Yani bunların birbirini etkileyerek gidebiliyorlar. Bir de tabii şöyle bir şey var. 500 milyon öncesi diyoruz. Yani bir olay yeri incelemeyi ki bir düşünün. Yani 500 milyon yıl öncesini de incelemek kolay değil. O yüzden bunlar… Aslında bayağı bir inceliyorsunuz ben. Evet evet inceliyor ama şu anlamda söylüyorum. Mesela bazı şeylere bakarken 5 yıl önce şu etkiliydi diyoruz. 5 yıl sonra yeni bir bulguyla yeni bir şey elde ediyorsunuz. Yok bu daha çok etkili olmuş. Karbon, karbondöksit miktarı mıydı? Yoksa kıtaların şekli mi önemliydi? Yani bunlar devamlı değişebiliyor. Ama temel de faktörler bunlar.
Yani dinozorların yok oluşundaki meteor çarpması bile görece olarak çok daha yakın zamanda öğrendik. Nusret Hoca bazılarını tanıdığını biliyorum. Yani hani bu araştırmaların yapıldığı zamanda. Şimdi baktığınız zaman dediğim gibi büyük yok oluşları var. Şimdi soru işareti bu. Acaba 6. yok oluşuna girdik mi? Evet. Yani bu da çok önemli.
Şimdi şu anda yani şimdi içinde bulunduğumuz dönem bu 5. büyük yok oluşlar, bugüne kadar olan dönem dünyada bio çeşitliliğin en fazla olduğu dönem değil mi? Evet. Bakın tekrardan bio çeşitlilik düşmüş. %60 ile %76 arasında tür sayısı düşmüş. Ama tekrardan toparlanmış. Zaten aslında bizim de yani insanların da ortaya çıkması bu dönem. Memelilerin ortaya çıkması bu dönem. Zaten bu olması büyük bir dönem. Memeliler olmayacaktı bugün bu şekliyle. Şimdi bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde bu dönemde
o dönem paternyadan bir şey compañ ஆmaktaydı. Ben bu da bir şey acaba intenmişim.
Yani öyle sıradan bir türler yok oluyor, kötüye gidiyoruz gibi değil. Bu çok ciddi, katastrofik büyük bir olay. Bugün tanıdığımız türlerin en az yüzde 30’u, 40’u belki daha fazlası yok olacak. Evet. Şimdi bir de şöyle bir şey hazırladım. İkinci slide’e geçersek. Bir sonraki arkadaşlar. Orada şöyle bir bakalım dedim. Yani son 60-70 milyon yılı, 1-2 dakika içerisinde bakalım ki neden bu çeşitlik böyle oldu. Biz bununla ilgileneceğiz bugün.
Şimdi burada gene aşağıdaki eksende zamanı görüyoruz ama şöyle şuradan göstereyim. Mesela şurası 60 milyon yıl. Burada 5-4-1 diye gidiyor. Günümüze doğru geliyor. Burada mesela 1850 var. 1850’den de 2100’e kadar. 2100’de tahmin edebiliyoruz. Şu nokta nokta gördüğünüz çizgi, ortalama sıcaklık diyelim dünyanın. 1950 ile 1980 arası, 1990 arası ortalama sıcaklığı. Yani çizgi bunun üstüne gidiyorsa sıcak bir dünya varmış. Altına gidiyorsa da soğuk bir dünya var. Meteor çarptığında şuralardaydık. 60 milyon yıl önceydi. Gördüğünüz gibi baya sıcak bir dünya var. Baya baya sıcak. Endinazorlar baya sıcak dünyada yaşıyorlardı. Evet baya sıcak, farklı bir dünyaydı. Ondan sonra görüyorsunuz sıcaklık. Ortalama sıcaklık ne o zaman o sırada? 30 dereceye, 25 derece, 30 derece diye hatırlıyorum. Bugün ortalama 20 mi? 14.5 derece. Bakın 16 derece. Yani 30’lara tekabül ediyor olması gerekiyor. Yani bugünküün 2 misli sıcaklık. Evet. Ve tabi ki mevsimsellik falan da az böyle.
Nusret Hoca bu paleoeklim kısmından bahseder. Geriye doğru gittikçe benim de bilgim azalıyor. Yani ne kadar oynadığıyla alakalı. Tabi Nusret Hoca o zamanları daha yakın yaşadığı için. Görüyor mu bilmiyorum. İnşallah duymuyordu. Yani sıcaklık 50 milyon yıl önce başlayacak düşmeye. Ve şuraya dikkat ederseniz, burada da 2 tane çizgi var. Bunlardan yukarıdaki Antarktika’daki güney kutbundaki buzulun. Aşağısındaki de Kuzey Kutbu’daki buzulun olması.
Bakın güney kutbu ve Kuzey Kutbu’daki buzullar. Güney Kutbu 30 milyon yıl önce. Kuzey Kutbu ise birkaç milyon yıl önce geliyor. Yani dünya o zamanlar yemyeşil diyor. Yani bunu İngilizcede greenhouse diyorlar. Sera dünyası veya sıcak dünya. Buzul yok o zaman. Evet buz yok o zaman. İşte bu zamanlarda buzlar… Ve denizler uygunluğundan epey daha yüksek. Şöyle yapalım o zaman hemen bir sonraki slide’e gidelim. Yok gitmeyin bunu tamamlıyoruz sonra gidiyoruz oraya. Yok yok buna geri geleceğiz. Çünkü böyle hızlıca gideceğimiz için.
Bir erken o esneden mesela koydum. 50 milyon yıl önce kabaca bir görevdeyiz dünyaya. Nasıl gözüküyor? Dikkatinizi çeken şeyler daha Türkiye henüz ortada yok. Hindistan kopmuş Afrika’dan Asya’ya doğru gidiyor. Suudi Arabistan yarım adası hala bitişik. Bir de kutuplara bakın gördüğünüz gibi ne Antarktika’da ne de Kuzey Kutbu’nda bir şey yok. Bu arada Avustralya’da Yeni Zelanda ile beraber galiba. Evet beraberler hatta Antarktika ile de ayrıldım ayrılmadım durumları söz konusu.
Bu da önemli. Çünkü Antarktika biraz buradan uzaklaştığı zaman Güney Kutbu’nun etrafında bir akıntı oluşacak. Ve orayı daha soğuk tutacak. 52 milyon yıl önce. Dinezola’nın yaşadığı dünya böyle bir dünyaydı. Evet kabaca böyleydi. Yani ondan 15 milyon yıl sonra ama buna çok benziyordu. Şey olarak bakarsak da bir sonraki slide’e gidelim. Antarktika’ya gitsek o zamanlar nasıl gözükecekti diye. Kabaca böyle gözükecek. Antarktika böyleydi. Evet. Antarktika’ya tatile gidilebilirdi. Aynen öyle. Çünkü bu görüntü işte palmiye ağaçları var. Yani fosillere bulgulara baktığınız zaman. 52 milyon yıl önce biz Antarktika’ya gitseydik araştırma gelisi için bu manzara karşılaşacaktık. Ağaçlarda da maymunlar olacak. Evet sıcaklık maymunlar daha o zamanlar daha çok çıkmamış hareketlendirmiş olabilirler. Yazın sıcaklık 25 derece Antarktika’da. Kışında 10 dereceye düşüyor. Yani öyle bir kar durumu söz konusu değil. Dediğim gibi palmiye ağaçları var kayın ağaçları var. Bunları nereden biliyoruz? Fosillerden vesaire bunlardan görebiliyoruz. Şimdi tekrar ikinci slide’e geri dönebilir miyiz? Nereli olduğumuzu hatırlayalım. Bir geri dönebiliriz. İkiye geri dönelim. Yani demin ki baktığımız yan şuralara tekrar gidiyordu. Yani sıcaklık bayağı yüksekti. Sonra bununla alakalı bazı hipotestler var. Sürekli bir yaz var dünyada o zaman. Evet sürekli bir yaz var. İşte Avustralya iyice ayrıldıktan sonra Antarktika’dan demin söylediğim gibi etrafında bir su akıntısı oluşuyor. Bir de karbondöksitim miktarı düşüyor. Yeni makaleler diyor ki karbondöksitim miktarının düşmesi daha etkili oldu malum.
Karbondöksit seragazı dünya ısıtıyor. Ama neden düştüğünü bilmiyorum. Bilmiyorum Nusrat Hoca bu konuda belki söyler. Benim bildiğim kadarıyla hala bilinmiyor. Yani son birkaç yılda yeni bir şey çıktı mı bilmiyoruz. Ama karbondöksitim miktarı düşmeye başlıyor. Karbondöksitim miktarı düşünce dediğiniz gibi seragazı etkisi azalıyor. Dünya soğumaya başlıyor. Gördüğünüz gibi soğuyor, soğuyor, soğuyor. Artık yeni bir döneme geçiyoruz. Myosene geçiyoruz. Ve ondan sonra Pliosene geçeceğiz. Ama hala dünya dikkatinizi çekiyorsa şu andakinden daha sıcak.
Birkaç derece daha sıcak. Ama güney kutbunda bir buz olmaya başladı. Kaldığımız yerden devam edebilir miyiz? Bir sonraki ayda şöyle geçelim. Değil mi? Evet. Yok biraz geri gelmemiz gerekiyor. Atladık. Tamam bir sonrakine geçelim. Bir sonraki. Evet şimdi orta geç. Şimdi on milyon yıl önceye döndük yani. Dünya ne hale geldi diye bakıyoruz. Avustralya kopmuş, güney kutbunda buzlar oluşmuş. Günün anında buzlar oluşmaya başlamış. Güzel Kütbüveniz daha donmamış.
Ve Himalaya’da kar oluşmuş, buzlar oluşmuş.