Zuhr-i Âhir Farz gibi mi Nâfile gibi mi Nasıl Kılınır?

Zuhr-i Âhir Farz gibi mi Nâfile gibi mi Nasıl Kılınır? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=RAi73Rqds7M. Cumhur namazının farzından sonra kılınması gereken zuhri ahir, farz gibi mi yoksa nafile gibi mi kılınmalıdır? Hanefi mezhebi fakihlerine göre cumhur namazının hem mükellefe, yani kılacak müslümana, hem kılınacak camiye, hem de kılınacak beldeye dönük birtakım şartları…

Zuhr-i Âhir Farz gibi mi Nâfile gibi mi Nasıl Kılınır?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=RAi73Rqds7M.

Cumhur namazının farzından sonra kılınması gereken zuhri ahir, farz gibi mi yoksa nafile gibi mi kılınmalıdır? Hanefi mezhebi fakihlerine göre cumhur namazının hem mükellefe, yani kılacak müslümana, hem kılınacak camiye, hem de kılınacak beldeye dönük birtakım şartları vardır. İşte umumu izni ile, yağmur olmaması, kar olmaması, sağlıklı, sıhhatli olması, hastalığın bulaşma ihtimalinin olmaması, caminin hakiki cuma camiası olması gibi birçok şartlar vardır. Beldede tek bir yerde kılınması şeklinde. İşte bu şartlar bugün günümüzde riayet edilmesi imkansız olduğundan dolayı, özellikle son denen müteahhit fakirleri demiş olduğumuz
muhitür burhaniden sonraki fakirlerin çoğunluğu, cuma namazından sonra zuhri ahir namazının kılınmasının zorunlu olduğundan bahsederler. Zuhri ahirin mantığı nedir? Olak ki bu cuma şartlarını barındırmıyordur, o zaman kılmış olduğum cuma sayf olmayınca, üzerindeki öğlen namazının farzı düşmeyecektir. Onun için öğlen namazını ben ihtiyaten kılayım. İşte bu şekilde ihtiyaten kılınan bu zamanda
zuhri ahir hanefi mezhebine göre dediğimiz gibi, her ne kadar günümüzde bazıları kılınmasın dese de, kılınması gerekir ve müslümanın burada taviz göstermemesi gerekir. Şimdi bu zuhri ahirin, cuma sahih olması durumunda nafile olma ihtimali, cuma sahih olmaması durumunda da farz olma ihtimali olduğundan dolayı, hanefi fakirleri, özellikle ibn-i abidin gibi fakihler, bu namazın ihtiyatla hareket edilip, farz için zorunlu olan şartları barındırmasını ve aynı zamanda da nafile için zorunlu olan şartları barındıracak şekilde kılınması gerektiğini söylerler. Bundan dolayı nasıl olacaktır? Mesela diyelim, bu zuhri ahir normalde kiraat cihetiyle nafile namaz gibi kılınır. Nasıl? Şimdi mesela siz nafile namaz kılacak olsaydınız, bu namaz nafile bir namaz olacak olsaydı, 3. ve 4. rekatta Fatiha’dan sonra zanatı kılınır.
Fatiha’dan sonra zanlı süre okumak zorunlu olacaktı. Ama eğer bu namaz nafile namaz değil de, gerçekten öğlen namazının farzı olmuş olacak olsaydı, bu durumda öğlen namazının farzında, farzda normalde biliyorsunuz 3. ve 4. rekatta Fatiha’dan sonra zanlı süre yoktur, burada zanlı sürede okuma zorunlulu olmayacaktır. Ama burada nafile olma ihtimali olduğundan dolayı, nafile olduğu zaman da zanlı sürenin terkip vacip olup,
vacibi terk ettirip seyir seycesi zorunlu olacağından da hani fakirleri derler ki orada zanlı süre okunmalıdır. Çünkü nafile olacak olsa namaz kârhattı birlikte olacak. Farz olacak olsa Fatiha’dan sonra 3. ve 4. rekatta orası kiraat mahalle olduğundan dolayı, okusa da zarar vermeyecektir namaza çünkü kiraat mahallidir. Onun için 3. ve 4. rekatta bizatihi nafile namaz gibi kılınır. 3. şey olarak, ayrıca arada teşehüt meselesinde de
namazın farz olma ihtimali olduğundan dolayı, farz namazda da tahiyyattan sonra salli barik okunması, farzı geciktirme durum olduğu için seyir secdesi gerektiğinden dolayı tahiyyatta da teşehütle sadece teşehüt okunur, teşehütün ötesinde herhangi bir ilave de bulunmaz. Çünkü burada da yine ihtiyat asıldır. Çünkü farz olma ihtimaline göre siz salli barik ekleyecek olursanız seyir secdesi gerekecek.
Ama farz olmama ihtimali durumunda ise salli barik okuma sünnettir. Okumasanız da namazınıza herhangi bir problem olmayacaktır. Ama öbür ihtimalle namazınıza zarar verecektir. Bundan dolayı fakihler her yönüyle ihtiyatla hareket edilmesi gerektiğini, 3. ve 4. rekatta tıpkı nafile gibi fatihadan sonra zamlı sür okuması gerektiğini, ilk oturuşta da normal farz namazmış gibi teşehütle oturup ondan sonrasında kalkması gerektiğini söylemişlerdir. Dediğimiz gibi bu namaz kılınmalıdır.
Bu namazda gerçeklik göstermeli mi göstermemelidir.
Kılınıyorken kralitelerin hususunda nafile namaz gibi kılınmalıdır.