Nafile Namazlarda İlk Oturuş ve Sonrasında Neler Okunmalıdır?

Nafile Namazlarda İlk Oturuş ve Sonrasında Neler Okunmalıdır? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=x4oO-UyGgu4. Nafile ve sünnet namazlar da ilk oturuştan sonra ve sonrasında neler okunmalıdır? Hanifi mezhebine göre sünnet namazlar müeket ve gayri müeket diye iki kısma ayrılmaktadırlar. Müeket namazlar, müeket sünnetler Allah Rasulü’nün çok az terk etmiş olduğu, çoğunlukla yapmış olduğu…

Nafile Namazlarda İlk Oturuş ve Sonrasında Neler Okunmalıdır?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=x4oO-UyGgu4.

Nafile ve sünnet namazlar da ilk oturuştan sonra ve sonrasında neler okunmalıdır? Hanifi mezhebine göre sünnet namazlar müeket ve gayri müeket diye iki kısma ayrılmaktadırlar. Müeket namazlar, müeket sünnetler Allah Rasulü’nün çok az terk etmiş olduğu, çoğunlukla yapmış olduğu sünnetlerdir.
Öğlen namazının ilk sünneti, öğlenin son sünneti veya Cuma’nın ilk sünneti gibi sünnetlerdir. İkincisi ise gayri müeket sünnetlerdir. Allah Rasulü’nün çoğu kere terk ettiği, ikindi namazının sünneti, kuşluk namazının sünneti, evvabin namazı… Tabi Allah Rasulü bu sünnetleri terk etmesinin vechini de kendisinin devamlı yapması durumunda ümmetine de hüküm olarak ağırlık bineceyle açıklamaktadır. Burayı da unutmayalım.
Çünkü Allah Rasulü sahabe efendilerimizin kılmadığını görünce sen niçin kılmıyorsun demiştir ve sahabe ve efendimiz ”Ey Allah Rasulü siz de kılmıyorsunuz” buyunca ”Sen benim gibi değilsin, senin ihtiyacın var.” buyurur Allah Rasulü. Çünkü Allah Rasulü’nde tıpkı teravih namazını terk ettiği gibi devamlı yapması durumunda ümmete vacip kılınma durumu söz konusudur.
Onun için Allah Rasulü misva ve teravih namazını terk etmesini ve emretmemesinin sebebini ümmetine vacip kılınma korkusu ile açıklamıştır. Bundan dolayı bugün günümüzde olduğu gibi ”Allah Rasulü yapmamış ben bunu ben de yapmayayım” mantığı olmaz ve bu demiş olduğumuz rivayetlerle çelişir.
Şimdi hanefi kaynaklarında müekket ve gayrimüekket namazlar her ikisi sünnet olması ciheti ile ortak olsalar da ancak bunların farza benzeme ciheti ile birbirinden ayrılmaktadırlar. Çünkü müekket namazlar kendileri Allah Rasulü tarafından devamlı yapıldığından dolayı normal nafile namazlardan ayrılırlar. Normal gayrimüekketler namazlar ise bizatihi gayrimüekket nafile namazlar gibi hüküm alırlar.
Peki ayrılmış oldukları noktalar temel olarak nedir? İlk oturuştaki okunacak sure, dualar ve ilk oturuştan sonra ayağa kalkınca yapılacak subhaneke vazifesidir. Hanefi mezhebine göre müekket demiş olduğumuz, öğlen namazının ilk sünneti, cuma namazının ilk sünneti gibi sünnetler bunlar müekket olduğundan dolayı
müekket namazlarda neredeyse farz ve vacip namazlara benzemesi ciheti ile daha fazla benzediğinden dolayı bunlar normal nafileden ayrılırlar ve farzların hükümü gibi hüküm alırlar. Yani esasen o namaz dört dekat namaz olarak kabul edilir. Halbuki normal nafileler şefşeftir yani iki iki kılınır, asıldır.
Bundan dolayı müekket namazlarda farza benzeme durumu olduğu için tıpkı farz namazlarda, müekket namazlarda oturuşta salli barik okunmaz, ayağa kalkılınca da subhaneke duası okunmaz. Çünkü farza benzemiştir. Namazın şefşef olması yani üçüncü rekata kalktığınız zaman sanki yeni bir namaza başlama durumu burada yoktur.
Çünkü namaz dört dekattır. Çünkü teşehütte salli barik ve ayağa kalktığınızda subhanekeyi okumanız teşehütteki namazın iki rekatlık namazının sanki bitiyor veya bitme ihtimalinin olması ayağa kalktığınız zamanda yeni bir namaza başlama mantığından kaynaklanıyordur. Eğer sizin başladığınız namaz farz namazlarda olduğu gibi dördü bütün bir namaz ise siz ilk oturuşta salli barik okumazsınız.
Ama ayağa kalktığınız zamanda subhaneke ile yeni bir istiftahtır çünkü başlama duasıdır o. Başlama duası olmaz. Müekket namaz bu yönü itibariyle hem teşehütte salli barik okunmama hem de ayağa kalkındığında yeni namaza başlama duası olan subhaneke duası okunmama yönüyle farza benzer. Çünkü o dört dekat şeklini bir bütün olarak kılınır.
Gayrimürekket namazlar ise yani kuşluk namazı gibi veya öl ikindinin ilk sünneti, yatsının ilk sünneti gibi bu tür namazlar ise hanefi mezhebinde normal nafile mantığıyla, nafile kuralıyla hareket edildiğinden dolayı bunlar şef şeftir aslında.
Yani iki ikidir. İki iki olduğundan dolayı sanki ikinci rekatta üçüncü rekata kalkmak birbirinden ayrıdır. Birbirinden ayrı olduklarından dolayı da oturduğunuz zaman ilk rekatta diyelim ikindinin ilk sünnetini kılıyorsunuz. Bu durumda salli barik okursunuz. Çünkü o namaz şef şeftir ve iki rekata asıldır. Sonrasında salli barik okursunuz. İkinci rekattan ayrı bir şef olduğundan dolayı namaza başlama duası da okunur. Bundan dolayı ayağa kalkıldığı zaman da sübhaneke okunması gerekir. Şimdi o zaman buna göre, hanefi mezhebine göre nafile namazları ve sünnet namazları mürekket namazlar ve gayrimürekket namazlar diye ikiye ayrılmaktadır.
Zaten iki rekata sabah namaza sünneti gibi orada zaten salli barik okunacaktır. Sonrasında ayağa kalkma durumu söz konusu değildir. Akşamın son sünneti de aynı şekildedir mürekket olarak. Ama bunun dışında vatandaşımızın çoğunun karıştırmış olduğu, Müslümanların çoğunun aklını karıştırdığı mesele hocam dört rekattıkları neye göre belirleyeceğim? Burada temel kriter onun mürekketliği veya gayrimürekketliğidir.
Mürekket olan öğlenin ilk sünneti ve cumhurın ilk sünneti gibisinde bunlarda teşehütle salli barik okunmaz, ayağa kalkındığında sübhaneke okunmaz çünkü dört rekat bütünlük. Gayrimürekket demiş olduğumuz kuşuk namazları, öğlenin ilk sünneti, ikindinin sünneti, yastığının ilk sünneti bu tür namazlarda ise bunlarda gayrimürekket durumu olduğundan dolayı bunlarda Hanifi mezhebine göre ilk oturuşta salli barik okunur, ayağa kalkılınca da sübhaneke duası okunur. Bu farklılıkla alakalı, özellikle gayrimürekketlerde salli barik okunmasını ve ayağa kalkındığı zaman da sübhaneke okunmasını İbrahim Halep’i, Halep’i Kebir’de esasen buna dair bir rivayetin olmaması,
bunu fakihlerin tecrübesi ve içtihadıyla sabit olduğunu söyler. Bundan dolayı Hanifi fakihlerine göre mürekket namazlarda bu şekilde yani hem teşehütle salli barik ilavesi hem de ayağa kalkındığında yeni bir namaza başlama manası olduğundan dolayı
sübhaneke’nin eklenme durumu söz konusudur.