Tuvalete Sıkışık Hâlde Namaz Kılmak Câiz midir? Fatih Kalender Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0DmoC8zOQD4.
Tuvaleti sıkışan kişinin o halde namaz kırması caiz midir? Evet. Şimdi namaz daha önceki programlarımızda da dillendirdiğimiz üzere imandan sonra en önemli bir ibadettir. Kişinin ahirette kabir alemindeki ilk suali Efendimiz aleyhisselatü vesselamın ifadesi doğrultusunda imandan sonra namazdır. Bu denli önemli olan bir ibadeti kişi ifa ederken elbette huşû yakalamalı ve Allah’ın huzurunda olduğu bilincinde olmalı. Nitekim müminin suresinde Allahu azimüşşan o felaha kavuşmuş olan müminlerin vasıflarını anlatırken birinci sıralamada اَلَّذِينَهُمْ فِي الصَّلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ o kullar ki o felaha kavuşmuş o mümtaz olan o kulların vasıflardaki birinci sıraya gelen namazlarını huşû ile eda edenler bakın namazlarını kılanlar demiyor namazda huşûyu elde edenler. Bundan dolayı bir insan namazda Allah’ın huzurunda olduğunu bilmeli ve bu bilinç doğrultusunda o namazı ifa etmeli. Peki yapamaması durumunda namazın sıhhatını engel olur mu? Olmaz. Namazın belli bir şartları vardır. O şartları riayet ediyorsa bu kişinin namazı sahi olur. فَرَاغُ ذِمَّةَ dediğimiz namazı kılmaktan kaynaklı kılmamasına mukabil zimmetindeki borcunu yerine getirmiş olur. Bu konuda her ne kadar usul açısından bazı tartışmalar olsa da. Peki ama namazdan elde edilmesi gereken o hazı elde edememesi elbette bir noksanlıktır. Şimdi bu bağlamda Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselam müslümde rivayet edilen bir hadis-i şerifte kişinin iştiyak bulunduğu, iştiyak ettiği bir yemek hazır iken ve vakitte müsait iken,
karnı da açken yani daha doğrusu bunun namaza durması, keza işte bahsettiğiniz gibi sıkışık bir durumdayken bu kişinin namaza durması bu huşuya engel olacağı için namazda elde edilmesi gereken kemali yerine getirmiş olmayacağını Efendimiz açık ve net bir şekilde bildirmiş. Bu sebepten dolayı fukaha bu konuyu mekruhlar cami aslında mekruhlar olarak değerlendirmiştir. Yani bu şu demektir kişi sıkışık olduğu halde namaz kılacak olursa idrar sıkışıklığı veya herhangi bir tuvalet ihtiyacı sıkışıklığı bu kişinin namazının sahtını engel değil ama kalbi huzura engel olacak, huşuya engel olacağı için bir an önce bitireyim de şu ihtiyacımı göreyim diyeceği için mekruh yapmış olacaktır. Keza karnı aç yemek yemesi lazım ve yemek de hazırlanmış ve vakitte imkanı var. Hani vakit kazaya kalacak gibi durum varsa müstesna böyle bir durum yokken o sofra orada hazırken, kafa oradayken, beyin oradayken kişinin namaza durmasının da yine mekruh olacağı bu bağlamda bu çerçevede incelenmiştir. O yüzden kardeşimize vermemiz gereken cevap böyle bir haldeyken namaza durmak mekruh. Eğer vakitte bir sıkıntı yoksa gitsin ihtiyacını görsün, sünnete uygun bir şekilde güzel bir şekilde abdestini alsın
ve namazı da Allah’ın huzurunda durma şuuruyla beraber namazına dursun. Efendimiz’in sağlıklı olduğu dönemde hizmetinde bulunan hocalarımızdan çokça duymuştuk. Efendimiz ıstıraata çekilecek, yatacak. Tabii yatmadan önce abdesti yatmak sünnettir. Bunu ifade etmek adına normal yatak kıyafetlerini giydiği halde yani işte çoraplarını, mescidini veselini çıkartıyor.
İhtiyacını giderip abdest aldıktan sonra abdestten sonra da bir abdest-i şükür namazı kılınması sünnettir. Oysa yatacak. Yani o halde hemen kıl, yok tekrardan çoraplarını giyiyor, tekrardan mescidini giyiyor, tekrardan dışa yani insanların yanına çıkacağı zaman hangi elbiseleri varsa onları giyiyor, sarını veserni cübbesini namaza duruyor. Allah’ın huzurunda duruyor çünkü daha sonradan çıkartacak ve yatağa giriyor. Yani bu aslında hani çok uç bir örnek gibi geliyor ama bir Müslüman da olması gereken. Şeyh Efendi Hazretlerimiz de sünnettir, müstahabitte en ufacık bir şeyi teyit etmeyeceği için en ufak bir şeyi göz ardı etmemesi aslında bize de bir nevi öğreti olması asabıyla çok güzel bir örnektir. Yani namaz yapılması gereken bir vazifedir ama namaz bir Müslüman için de haz alması gereken bir ameliyedir.
Dolayısıyla kitaplarımızda der ki yatak kıyafetiyle namaz kılmak mekruhtur, iş elbiseleriyle namaz kılmak mekruhtur. Yani saygın bir insanın huzuruna çıkamayacağın bir şekilde namaza durmak mekruhtur. Netice budur yani çünkü namazda Allah’ın huzuruna duruyoruz. E diyecek ki insan ya ben her daim Allah’ın huzurundayım ben yani her zaman Mevla beni müşahede ediyor bu ayrı bir konu
ama sen özel olarak namaza durman ile onun huzuruna çıktığını sen kendin fiiliyle amelini icra ediyorsun. Ki insanda tabi ki en güzel olan her daim Allah’ın huzurunda olma şuuru ile beraber bir hayat yaşaması ama bu mümkün değil. En azından namazda bunu ifa etmemiz gerekecektir. Rabbim bu konuda cümlemize muvaffakiyetler ihsan edesin inşallah. Allah razı olsun. Fahri Kalender Hocamız’a verdiği güzel cevaplardan dolayı teşekkür ediyoruz.
Allahümme salli ala seydina Muhammedin ve ala ali seydina Muhammedin.