Astroloji de sıkça sorulan sorular (2) AY DÜĞÜMLERİ BURÇLARDA
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=KCRxsmRqMfk.
Merhaba arkadaşlar hepinizi. Merhabalar. Evet söz verdiğim üzere saat 2’de şu anda canlı yayıma başlıyorum. İnşallah iş olmayan arkadaşlar beni dinlemeye gelirler. Geldikleri zaman da çok güzel yara da girsinler konulara. Şimdi ay düğümleri hakkında konuşmak istiyorum.
Az sürede en çok sorulan sorulardan bir tanesi ay düğümleri. Ve ay düğümlerinin aslında hayatımızda ne anlama geldiğini çok fazla kaynaktan da bulabilirsiniz. İster Türkçe kaynak olsun, ister yabancı kaynaklardan olsun ki sevgili arkadaşlarım Sema Kılıç ve Berna Atay da ay düğümlerini yediği çok güzel kitap yazdılar. Gerçekten çok güzel bilgiler de var içerisinde.
Merhabalar ve fakat ben size bugün aslında ay düğümlerini pratikte nasıl en rahat şekilde kullanabilirsiniz ve aslında güneyden kuzeye doğru giderken nelere daha çok dikkat etmemiz gerekir anlatmak istiyorum. Çünkü teoride dediğim gibi daha önceleri de söylediğim gibi bilgiyi almaktan bir sorunumuz yok. Bilgiyi uygulamakta bir sorunumuz var. Kollektifin genel enerjisi böyle. Ve fakat bugün çok güzel bir gün. Bu bilginin insanlara çok faydası olacağına inanıyorum. Ve buradaki bilginin de tamamen serüs bilgisi olduğunu alıp cebine de koyabilirsiniz. Bundan birkaç zaman önce bir danışmanım bana gelmeden önce beni rüyasında görmüş. Ve demiş ki, demişler ki ona rüyasında, arkadaşlar toplansınlar hem de giriş için biraz bekliyorum.
Arkadaş rüyasında demişler ki danışmanıma, Sevele’ye söyle, bilgiyi 33’ten değil 66’dan yaysın demişler. Bu inanılmaz bir mesajdı bana. Çünkü hatta ben bunu WhatsApp mesajı olarak yazdım. Çünkü EBCET hesabına göre 33 alimleri gösterir. Alimleri ve bilgi sahibi olanları gösterir. Ve fakat 66 bizatihi ilahi planı gösterir.
Şimdi danışan, danışmandan bana bu bilgi geldi içinde. Buradaki bilgi bana her zaman şunu söyledi. Yani o andan sonra zaten bakışım da değişti hayata. Dünyavî bilgiyle, daha doğrusu kitabî bilgiyle değil de biraz ilahi bilgiyle hareket etmem gerektiği yönünde bana bir mesaj olarak algıladım. Şimdi bunu size niye anlatıyorum? Çünkü bugün çok ilahi bir gün. Bir kere güneş sirius kavuşumu var. Sonra tutulmaya doğru gidiyoruz. Sonra bugün zaten çok değerli bir gün. Cuma günü vakit de çok değerli bir vakit. Şimdi böyle bir durumda insanların en çok ihtiyacı olan konuları ele almayı tercih ediyorum. Çünkü astrojisi bilen herkes ay düğümlerinin ne olduğunu bilir. Ve fakat bir şeyi bilmek demek onu idrak etmek değildir.
Ya da bir şeyi bilmek demek onu pratikte en doğru şekilde nasıl uygulayabileceğini bilmek de değildir. O yüzden benim bugünkü konumun ay düğümleri olması aslında ruhun yolculuğuyla çok alakalı. Çünkü biz bütün sınavları ruhta veriyoruz arkadaşlar. Ruhun yolculuğunun bir parçası olarak bunu bedende de veriyoruz aynı zamanda fiziki koşullarda. Şimdi ay düğümlerini teknik olarak hangi mantıkta olduğunu biliyorsunuz.
Oturdukta size ay düğümlerinin tekniğini anlatmayacağım şu anda. Ve fakat anlatmak istediğim şey şu. Şimdi ay düğümleri dragon tail ve dragon head diye geçen hani kuyruk ve baş etrafında dönen bir enerji anlatıyor. Ve bu aslında ruhun sonsuz döngüsünde bir işaretidir. Ve ay düğümleri aslında arkadaşlar bizim yolculuğumuzun bir evresidir. Yani hani ruhu sonsuz bir yolculukta düşünürseniz o sonsuz yolculuğun bir evresinde.
Dünya malide planına indiğimiz zamanki deneyim şeklimizdir. Dolayısıyla ay düğümlerimizi anlarken güneyden kuzeye doğru gittiğimizde güneydeki enerji birçoklarınızın da çok iyi bildiği gibi zaten aşina olduğumuz, ruhumuzun doğal olarak çalıştığı ve çekildiğimiz enerjidir. Doğrusu dünyaya doğan insanların hepsi güneyde kalmayı daha çok sever.
Çok doğaldır şimdi siz de bulunduğunuz herhangi bir yerde tanıdık bir yerde olmayı sevmez misiniz? Yani her şeyi tanıyorsunuz biliyorsunuz. Yani insanlar çünkü aciziyetlerinin bir göstergesi olarak aslında hani çok da fazla deneyimlere paldır küldür atılamazlar. O yüzden genelde aşina şeylerle hareket etmeyi, genelde güvenli güvenli gitmeyi bu hangi buç olursanız ne kadar delişmen buç olursanız bu fark etmiyor.
Ne kadar cesur olursanız onu fark etmiyor. Teknik olarak ay düğümlerinin enerjisinde güneye bu kadar aşina olmamızın sebebi budur. Şimdi kuzey ise bizim gidiş yolumuzu anlatıyor. Yani hani doğumdan ölüme kadarki enerji de nereden çıktık nereye gidiyoruz atıyorum İstanbul’dan çıktım Ankara’ya gideceğim gibi düşünün yani. Hani bir daha İstanbul’a dönemiyorum ya da Ankara’ya gittim bir daha geri gelemiyorum gibi bir enerji de de düşünmemiz gerekiyor ay düğümlerini.
Şimdi ay düğümlerinin enerjisinde arkadaşlar ruhun aşina olduğu deneyimler var. Güney ay düğümünüz hangi buçsa o burcun deneyimlerine aşina asanızdır. O deneyimler aşina olmak demek hani bu girdiğiniz sınavlara tekrar tekrar girmek tanıdık çevrelerde olmak işte buralar bizim mahalle, burası bizim köy, burası bizim cemaat gibi zaten bildiğiniz alanlarda dolaşmaktır. Ve fakat kuzey ay düğümü gerçekten bilinmeyen topraklara doğru bir keşif gibidir. Bu yüzden bilinmeyen topraklara gitmek insanı her zaman çok zorlar. Ve hep isteriz ki bu yolculukta bizim yanımızda birileri olsun yanında biz bu konularda yardım alalım. Şimdi eğer böyle durumlarda güney ay düğümü ekseninizde gezegen yığılması varsa yani ağır gezegenleriniz varsa güneşiniz ayınız da oralarda ise ruhun kuzey ay düğümüne gitmek gibi bir isteği hiç yoktur yani doğduğu andan itibaren. Ve fakat çok da net bir şekilde gitmesi gerekiyordu çünkü bilginin doymuşluğu var güney ay düğümünde ağır sitelyum olan arkadaşlar için konuşuyorum. Şimdi böyle durumlarda kuzey ay düğümü ne aldığı transitler güney ay düğümünü aldığı transitlerden daha ters olacaktır daha sert olacaktır.
Zorla koparılıyormuş gibi hissettirecektir. Güney ay düğümünde rahat rahat yas tutarken kendi içine kapanmış bir şekilde kuzey ay düğümünü onu alıp o hoppam başka bir dünyada hani sudan çıkmış balık gibi atması insanı daha çok sallayacaktır. Ve gerçekten bilinmezlerle dolu çaresizlik duygusunu da hissedecektir.
Öte taraftan kuzey ay düğümü tarafında büyük bir gezegensel yılmanız varsa bir steliumunuz varsa bu sefer güney ay düğümünde değil de kuzey ay düğümünden tarafa bir çekim yaşarsınız. Ve fakat buradaki çekim de en az güney ay düğümündeki gezegen yılması kadar sizi zorlayabilir.
Çünkü burada da bu sefer kişinin yeni deneyime girdiği zaman orada aslında birdenbire çok fazla enerjiyle muhatap olacağı ve o enerjinin her biriyle aynı anda savaşmak zorunda kalacak. Hatta şunu diyemeyecektir, teker teker gelin diyemeyecektir, topluca gelin, topluca gelin. Çünkü zaman onu anlatacak, zaman onu anlayacaktır. Ve ondan sonra o hani birer ikişer gelen enerjilere zaten bir şey demez, toplunun da gelin, toplanın da gelin der. Çünkü ona alışır enerji.
Şimdi ben ay düğümlerini her zaman çok değerli bulurum. Haritalarda geçen birinci bölümde anlattığım gibi güneş ve güneşin durumundan sonra hemen hemen baktığım ay düğümleridir. Ve ay düğümlerinden sonra baktığımda satürn’dür. İnşallah önümüzdeki yayında da sırf satürne ağırlık vereceğim. Ve fakat bugün özellikle ay düğümlerini söylemek istedim. Şimdi ay düğümleri arkadaşlar ay düğümlerinin zamanlamasına geçmeden önce aslında doğalarından bahsetmek istiyorum.
Çünkü ay düğümleri biliyorsunuz eksenlerden oluşuyor. Koç, terazi, boa, akrep gibi. Şimdi bilmeniz gereken şey ay düğümlerinin hangi eksenlerde olmasından ziyade ay düğümlerinin yöneticileriyle yine muhatap olmaktır. Çünkü astrojide ağırkı yazıkçı olarak yöneticiler her şeydir. Şimdi teknik olarak koçtan teraziye giden bir insanın, teker teker bütün burçları geçeceğim o yüzden sorularınızda varsa kafasını açın. Belki bu arada cevap alabilirsiniz. Koçtan teraziye giden bir insan prensip olarak Mars’tan Venus’e gidiyor demektir. Şimdi biliyorsunuz gökyüzünde Venus ve Mars birbirlerine ters yörüngede gidiyorlar. Ve Venus ile Mars sadece dünya üzerinde bir arada bulunabiliyorlar. Teknik olarak dünyadan başka bir yerde bulunamıyorlar. O yüzden işte erkekler Mars’tan kadınlar Venus’tan diye kitap yazılmış ve o da bestseller olmuştur. Bence kesinlikle doğru yani.
Şimdi Mars’tan Venus’e gitmek ne demek biliyor musunuz? Tabii ki yaşayan arkadaşlar bilecek. Ben savaşçıyım. Yani ben belki Amazon savaşçısıyım. Belki hayatımda sadece savaşmayı biliyorum. Şimdi sadece savaşmayı bilen bir ruhun koç enerjisi.
Herhangi bir şeyi başlatmayı, yaratmayı, yok etmeyi, öldürmeyi, müdafaa etmeyi ve savaşmayı bilen ruhun bütün o özelliklerinden sıyrılıp terazi gibi diplomasisi olan, estetik zevkleri olan, uyum arayan, ilişkilerde ahenge bakan ve hani her zaman sen bir şey söyle ben bir şey söyleyeyim enerjisi olan bir Venus’e gitmesi var ya, bütün kalkanların indirmesi demektir.
Ben alışkın değilim ki birisiyle barış anlaşması yapmaya. Ben savaşmaya alışkınım der koç terazi ekseni. Ve çok net söyleyeyim arkadaşlar bir Mars’ın, burada kadın erkek bahsetmiyorum Kuzey Aydı’yımı ve Güney Aydı’yımı.
Mars’ın Venus’e gitmesi mümkün görünmez ona yolculuğun başında. Çünkü hayattaki her şeyi savaşarak almaya alışmış bir ruh herhangi bir şeyin ona hakkıyla, hak edilerek, estetikle, uyumla, sevgiyle verilebileceğini, anlaşmalar, sözleşmeler, diplomasi, ilişkiler vs. hayatında çok daha rahat edebilecek. Ve Venus rahattır çünkü, rahat edebileceğini hayatta akıl edemez yani ve onu oraya götürmeye çalışan bütün gezegenlerle bir kavga eder. Çünkü onun doğasında sadece savaşarak bir şeylere sahip olma bilgisi vardır. Şimdi bu durumda tabi ki Aydı’yumlarımızın aldığı açılar önemli ama öncelikli olarak nereden nereye gidiyoruza bakmanız gerekiyor. Koç terazi aksi Mars’tan Venus’e gider. Bu kadar net.
Mars’tan Venus’e giderken benim için ne önemlidir haritada biliyor musunuz? Açılar, şunlar, bunlar değil. Mars’ım ne durumda? Vels’im ne durumda? Şimdi güneyay düğümünü etkileyen, yöneten Mars’ın çok güçlü bir durumdaysa yani işte böyle yücelimlerde filan, çok böyle şahane evlerdeyse, iyi derecelerdeyse ben o güneyay düğümündeki o iktidarı nasıl bırakırım?
Niye bırakayım yani? Çünkü o benim aynı zamanda çok güçlü bir hayatta kalma yani, survive gücümü de çalıştırdığı için bırakmak çok zor gelir bana. Ve o durumda Venus’ümün de en az Mars kadar güçlü olması gerekir ki beni çeksin. Bir de Venus’un böyle pıs pıs bir Venus’si hani düşük zararlı diye tabir edilen asahletlerdeki bir Venus’si. Mars’tan Venus’e gitmek yani böyle hani aman ne işin var orada falan noktası çalıştırılacak bir enerji olur. Tabi ki burada Satun dayağı yenir hop diye. Mecbur kala kala anlaşma yaparsınız. Şimdi enerjiyi bu şekilde değerlendirdiğinizde aslında ay düğümünüzün aldığı açılardan ziyade öncelikli olarak nereden nereye gidiyor olduğunuza bakın.
Hani bu yolculuğum nasıl geçecek diye değil de önce yolculuğum da ben nereden nereye gidiyorum ve bunu nasıl gidebilirim diye bakmanız gerekiyor. Çünkü İstanbul’dan Ankara’ya gitmenin bin bir çeşit yolu var. İsterseniz yürüyerek gidin, isterseniz trenle gidin, isterseniz uçakla gidin fark etmez yani herkes oraya gidiyor. Herkesin kendine göre yolu vardır ve şunu çok net söylemek istiyorum. İnsan sayısı kadar yaşamın tanımı vardır. Yani herkes için yaşamın tanımı ayrıdır. Kimisinin yaşamı algılama biçimiyle diğerinin algılama biçimi asla belli olmaz ve insanlar yaşamları arkadaşlar ay düğümleriyle tanımlarlar. Senin hayatın nasıl geçiyor dediğinizde karşınızdaki kişinin verdiği cevap ay düğümlerini anlatan bir cevaptır. Eğer ay düğümlerini hatta açılarıyla anlatırsınız da farkında olmadan cümle içimde kurar ay çok mücadele ediyorum zartürk gibi.
Yani bu tarz enerjilerde aslında hayat tanımını ay düğümlerinden bulabilirsiniz. Neyse şimdi koçun teraziye gitmesi ne kadar zorsa bir boğadan akrebe giden ilişkide emin olun Venüs’ten Mars’a gitmek daha zordur.
Neden? Çünkü Venüs’üm yani ben. Hani Venüs dediğiniz nedir? Bir eli yağda bir eli balda umurumda mı dünya? İşte para benim madde benim toprak benim her şey benim sen de benimsin zaten benim yani diyen bir enerjiden. Bir dakika ya sen hani benim olan şeylerle savaşmamı mı söylüyorsun diyen bir Mars’a gidiyoruz. Yani boğa çünkü beni anlatır, bizatihi bedeni anlatır madde planında sahip olma enerjisini anlatır.
Şimdi boğa bir boğa ki yükselen boğayım yani benim kötüüm en değerlimdir yani öyle söyleyeyim benim çöpüm hepsi çok değerlidir mesela.
Yani şimdi bir boğa enerjisindeki Venüs’ün bir Mars bir de akrep Mars’a doğru hup diye gitmesi yani hiç kolay mı? Yani boğa bir kere kendinden emin olur sakin olur. Öyle akrep Mars’ı gibi böyle hani akrep Mars’ı çok entrika yapabilir, çok gizli işler çevirebilir, çok sinsi olabilir, çok kapalı olabilir, çok gizemli olabilir olması gerekir de çünkü doğrusu odur. Onun da yaşam deneyinde öyle bir şeyler vardır. Şimdi bir Venüs boğanın zaten saklayacak gizleyecek bir şey yoktur. Yani buralar benim yani daha ne istiyorsun derdindedir ama öyle değil işte orada artık sekizinci evdeki bir akrep enerjisine giden bir enerji olduğundan bir Venüs oraya gittiğinde orada haklarını korumak için anlaşmalar yapmak zorunda kalacaktır, savaşmak zorunda kalacaktır.
O hani o Venüs boğanın o sakinliğini, sükunetini bir tarafa bırakıp içindeki canavarı çıkartmak zorunda kalacaktır. Yani hiçbir şekilde Venüs’ün doğasına uymayan ne varsa bir de saklı gizli yani hani hayatta sevmez gibi düşünün yapmak zorunda kalacaktır.
Şimdi bu da tabii ki Venüs’den Mars’a giden bir enerji için rahat bir enerji midir, kolay bir enerji midir kesinlikle değildir ve fakat tabii ki bu da yine Venüs’ün ve Mars’ın durumları, haritadaki durumları, bulundukları pozisyonlar, aldıkları açılar çok önemlidir.
Ve emin olun uyum sakinlik, bir boğanın sakinliği tabii öfkesinin de kimsenin karşı durmaması gerek yok. O boğanın sakinliğini delirttiğinizde o Mars akrep enerjisine öyle bir gider ki yani artık ondan sonra çok değişmiş olur.
Bu savaşmak istemeyen bir ruhun savaşmaya zorlanması anlamına geliyor. Bu da oldukça zorlu bir enerji anlatır. Şimdi her zaman Venüs ve Mars enerjisi kuzey ay düm mü güney ay düm mü fark etmez olan insanların zaten hayatlarında onları kuzeye götürecek olan enerji partnerliktir.
Yani toplasanız, çıkartsanız partnerliktir. Çünkü Venüs ve Mars vardır işin içerisinde. Yani bir milyon tane sorular var. Bunun en önemlisi para olabilir. Para çünkü Venüs’ün en içinde para vardır. Para, paranın paylaşımı, ortaklık gibi konular da olabilir.
O yüzden kariyer de bunlara dahildir. Çünkü iki sekiz aksında ya da bir yedi aksında hep böyle bir ilişkilerde ortaklık işte a birlikte aynı işi yapmak, aynı ortamlarda bulunmak, anlaşmalar yapmak, işte vekaletler, çocukların sorumluluğunu almak filan velayet davaları şudur budur hep olur zaten.
Yani Venüs ve Mars’ın işin içinde dahil olduğu ay düğmü serüvenlerinde teknik olarak ana enerji ilişkilerde hayatı deneyimlemek üzerindedir. O yüzden haritanızdaki Venüs-Mars ruhsal yolculuğunuzdaki her şeyden daha önemlidir.
Çünkü siz ruh bilgisini oradan alacaksınız demektir. Ruhunuzun bilgiye oradan ihtiyacı var demektir ve bizzat dünyaya onu öğrenmek için gelmişsiniz demektir. Yani hani diğer gezegenlere artık onlar figürandır orada. Onlar sizin ruh yolculuğunuzda, yolculuğunuzu rahat mı geçireceksiniz, dertli mi geçireceksiniz, ay çok güzel bir yolculuklu şekerim mi diyeceksiniz, yoksa Allah kahretsin çok zor geldim mi diyeceksiniz.
Yani onun senaryoları ve fakat sizin oradaki ruh yolculuğunuzun ana konusu ilişkilerdir, bitti. Altı üstü toplayın çıkartın ilişkiler ve para tabi ki. Paranın paylaşımı, paranın, bedenin, cinselliğin paylaşımı.
Ve bu noktada aslında teknik olarak Venüs ve Mars irade dahilindeki gezegenler olduğu için, onu eğer geçen postumu dinlediyseniz kendimiz için kontrol edebildiğimiz beş tane gezegen var. Bunlar Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars demiştim.
İrade dahilinde, kontrolünde gezegenler olduğu için aslında siz burada gerçekten bu konuya bir el atarsanız çok kolay çözersiniz. Ve şunu da söylemek isterim, hiçbir zaman Kuzey ile Güney arasında yağ yağ tercihi olmaz.
Çünkü insanın doğasında dünya planında dualite vardır. Ve dualite birbirine muhtaç olan enerjilerdir. Gece gündüz gibi, siyah beyaz gibi, kadın erkek gibi bunlar birbirine muhtaç olan, birbirleriyle bütünleşen ve birbirlerini tamamlayan enerjilerdir.
Dolayısıyla Güney Ay düğümünden Kuzey’e gittiğinizde Güney’e hadi hoşçakal, elveda, bir daha seninle görüşmüyoruz diyemezsiniz. O da sizin hayatınızın içinde olmalıdır. Orada bir denge olmalıdır. Orada her iki durumun da aynı potada dengelenmesi durumu olmalıdır.
Bu bütün Ay düğümleri için geçerdir. Çünkü dualite bütün Ay düğümlerinde vardır. Anlatmak istediğim, Velüs Mars enerjisinde olanlara özellikle dualiteyi ve dengeyi, ilişkilerdeki dengeyi kadın erkek ilişkileri, para kontrolü ve güç kontrolü üzerinden bakarak yol aldığınızda çok daha konuya hakim olabilirsiniz.
Gelelim ikizler yay aksına, yani mercür jüpiter aksına. Şimdi şunu söylemek istiyorum. Güney Ay düğümünü, Güney Ay düğümünü jüpiter ya da venüs yönettiğinde.
Yani Güney Ay düğümü jüpiter ne olur? Güney Ay düğümünüz balık olur ya da Güney Ay düğümünüz yay olur. Denüs ve jüpiter enerji, bunlar iyicil enerjilerdir. Şimdi Güney Ay düğümü jüpiter ve venüs ile yönetilen kişiler,
hayattaki geçmiş, ruh bilgilerinden getirdikleri deneyimlerde zenginliğe de çok aşinadırlar, paraya da çok aşinadırlar, sevgiye de çok aşinadırlar, ilahi kanalları da çok güçlüdür, akademik yönleri de çok güçlüdür, felsefik zihinleri de çok güçlüdür.
Ve bu insanlar zaten öyle bir zeminden gelmişlerdir. İlahi plan tarafından sevildiklerine de inanırlar, her şeyin onlar için halledileceğini de zaten bilirler ve orada iyicillerle doğmuş olmanın da bir hani ağzı gümüş altın kaşıkla doğmuş gibi de bir diğer insanlara göre bir durumları olabilir.
Ve fakat onları kuzeye götüren enerji kendilerine ters bir enerji ise, örneğin Güney Ay düğümü jüpiter Kuzey Ay düğümü ikizler ise, şimdi hayatın enerjisinde Kuzey Ay düğümünü yöneten gezegen Merkür olduğunda ben çok net söylüyorum siz arkadaşlar,
Kuzey Ay düğümünüzü eğer Merkür yönetiyorsa ki iki tane burcun Kuzey Ay düğümünü Merkür yönetir, bunlardan bir tanesi Kuzey Ay düğümü ikizler, bir tanesi Kuzey Ay düğümü başak, bu çok net olarak şudur kendi kaderini kendisi yazan kişilerdir. Merkür tarafından Kuzey Ay düğümüne getirilen kişiler. Sanki onlara sizden bir kalem vermiştir, al yaz demiştir. Çünkü neden? Her ikisinin de bir önceki ekseninde jüpiter ya da venüs vardır.
Bunu unutmayın arkadaşlar, bu noktalarda jüpiterin ve venüsün etkisinin olduğu yerlerde, özellikle Merkür’e gidiyorsanız, Kuzey Ay düğümünüz Merkür, ikizler ya da Kuzey Ay düğümünüz Merkür başak ise, haritanızdaki Merkür inanılmaz önemlidir.
Yani ben o yola hangi zihinsel kalıpla gideceğimi kendi Merkür’ümle çözebilirim ve eğer jüpiter yaydan Kuzey Ay düğümü, Güney Ay düğümü Merkür ikizlere gidiyorsam, bu sefer benim derdim akademisyen olmak değil, hani olimpostan halka inmektir.
Çünkü jüpiter yay dokuzuncu evde olimpostta oturan tanrı kral gibi bir şey, çünkü orada hak hukuk, adalet falan her şey, tanrının evi gibi bir şey düşünün. Şimdi ikizlere gidiyorsa kişi artık olimpostan inmek zorundadır, halka karışmak zorundadır, tamamen insanlarla iletişim kurmayı öğrenmek zorundadır, konuşmamayı seçip dinlemeyi öğrenmek zorundadır.
Çünkü Güney Ay düğümü yay olup da Kuzey Ay düğümü olan ikizler, arkadaşlar sadece hayatların ilk dönemlerinde kendileri konuşurlar ve fakat aslında yapmaları gereken karşı tarafı dinlemektir. Ve bu noktada Merkür’leri insanlarla nasıl iletişim kuracaklarını gösterir.
O yüzden Kuzey Ay düğümünüzün ve Güney Ay düğümünüzün yöneticileri, jüpiterin ve Merkür’ün durumları kendi aralarında aldıkları açılar ve onlarla bağlantılı olarak pozisyonları sizin Ay düğümüne giden yolculuğunuzda hangi kaynaktan beslendiğinizi ve hangi kaynağa doğru yönelmeniz gerektiğini anlatır.
Çok net olarak şunu söylüyorum, Güney Ay düğümü yay olup da Kuzey Ay düğümü ikizler olan insanların hiç kimseyi küçümsememek, hiç kimse hakkında ön yargıda bulunmamak ve herhangi bir bilgiyi sınırsızcasına, hani hak edilmiş hak edilmemiş diye bakmadan herkese vermek gibi çok çok önemli bir görevleri vardır.
Hatta bu görev için Olimpos’tan dünyaya inmişlerdir yani o kadar önemli bir görevdir ve haksızlıklara da çok uğrayabilirler. İlahi adaleti sürekli sorgulayabilirler. İlahi adalet, mülahi adalet aramanın bir alemi yoktur orada. Orada adaletin daha doğrusu bilginin insanlığa verilmesi vardır.
Bir tür promatüels olmaları gerekiyor. Yani ilahi bilgiyi sıradan halka vermeleri gerekiyor, cehaleti önlemeleri gerekiyor. O yüzden genelde Kuzey Ay düğümü ikizler olanlar teknik olarak ya basın yayında çalışırlar ya gazeteci olurlar ya dünyaya dolaşırlar,
efendim yazar olurlar, ne bileyim aktrist maktrist olurlar, dansçı olurlar, birçok insanlara ulaşabilecek insanlar olurlar Kuzey Ay düğümü ve onlar gittikleri her yerde bir şey anlatmaya çalışırlar. Halbuki anlatmaları değil dinlemeleri gerekir. Ve oradaki Merkülle de insanlarla, envai çeşit insanla iletişim kurmayı öğrenmeleri gerekir. Yani Lordlar kamarasından inip avam tabakasıyla muhatap olmayı öğrenmeleri gerekir.
Bunu da yapmak çok zor değildir aslında yani o yüzden Merküre giden enerjilerde kendi kaderlerini kendileri yazma yönünde inanılmaz bir ilahi lütuf vardır. Evet Kuzey Ay düğümü balıktan başağa gidenlere konuşalım bir diğer Merkür. Eğer bir de balıktan başağa doğru gidiyorsanız çok zorlanırlar balıktan başağa gidenler. Şimdi balığın o hani balığın o herhangi bir şeyi düşünmeme isteği, herhangi bir şey için eylem yapmama enerjisi, herhangi bir şeyi de akışa bırakma ve akışta kalma enerjisi hop uçar gider. Bir başak hani böyle bir stelün başak olarak ve bana danışmanlığa gelenlerin hepsi biliyor musunuz? Genelde Kuzey Ay düğümü başak olandır çünkü ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bir başağa bunu sormaya geliyorlar inanılmaz bir şey yani hepsinin benim haritamda bir derecesel karşılığı oluyor. Şöyle arkadaşlar bir başak her şeye burnunu sokan, her şeye hakkında bilgi sahibi olmak zorunda kalan, her şeyi ince eleyip sık dokumak zorunda kalan hiçbir şeyi şansa Türkçe’se Allah’a bırakmaması gereken ve her şeyi ince ince didik didik etmesi gereken bir Merkür anlatır. Yani o balıktaki jüpiter enerjisini hop Merküre’de gene başağa taşıdığınızda bu sefer hani Olimpos’taki Tanrı’nın birdenbire köle izahuraya dönüşmesi gerekir. Bu da çok zorlar çünkü köle izahuranın hani o enerjisindeki her şeyi ve herkesin her şeyiyle ilgilenme işte uyku saatleri yemek saatleri mama saatleri ilaç saatleri işte onun şöyle bir derdi bunun böyle bir derdi bir de balık başak aksi hizmet aksıdır. Yani sadece kendi ailesine kendisine çevresindekilere değil ki yani her şeyi hayvanlarla kuşlarla börtülerle böceklerle ilgilenme onları besleme bakma bakıcılık yapma hemşirelik yapma dadılık yapma kendi ailesindekilere de bunu yapmak zorundadır. Ve balığın o hani ya Allah hani Allah büyüktür ya hani bir şey olmaz duygusu yerini panik duygusuna bırakması gerekir. Eyvah yani bunu zamanında vermezsem ilacı işte atak geçirir işte zamanda bir yere yetişemezsem işi kaybederim. Şu şu zamanda şurada keklikte olmazsa bu mümkün olmalı olmazsa hayatta olmaz demeyi öğrenmeleri gerekiyor.
Bu balık enerjisindeki birini için ne kadar zorlayacak bir enerji o yüzden haritadaki mercür müziğine çok önemlidir. Yani haritadaki mercür mesela öncülerdeki bir mercürse ki bunu mercür postunda anlatmıştım tekrar dinlemenizi tavsiye ederim.
Öncülerdeki bir mercür bunun mutlaka yolunu bulacaktır. Sabitlerdeki bir mercür için daha zor olabilir çünkü kendini değiştirme istemeyecektir bir şekilde o kadar fazla niye çalışması niye koşturması niye uğraşması niye araştırması gerektiğini anlamayacaktır. Ne zaman? Canı yanıncaya kadar veya teknik olarak da değişkenlerdeki bir mercürse işin kolayına kaçmaya çalışacaktır. Kısa yoldan halletmeye çalışacaktır.
Kısa yoldan bir şeyleri hallettiği zaman başı daha büyük belaya girecektir. Garantili hiç kaçmaz yani bu enerjileri çok çok iyi anlamak sizin hayatınızı kolaylaştırmak açısından çok değerli olur.
Ve eğer siz mercüre gidiyorsanız hiçbir şeyi şansa bırakmayıp hiçbir şeyi hissiyatla yaklaşmayıp sadece kafanızı kullanmanız gerekiyor düşünmeniz gerekiyor mantık yürütmeniz gerekiyor konuşmanız gerekiyor iletişmeniz gerekiyor birileriyle iletişim kurmanız gerekiyor akıl danışmanız gerekiyor rehberlik almanız gerekiyor her şey yapmanız gerekiyor.
Yani yapmamanız gereken tek şey felsefe yapmamak oturduğu yerden ahkam kesmemek ve ön yargılı olmamak jüpiter yay ya da Allah büyüktür nasıl olsa her şey yoluna girer dememek jüpiter balık böyle düşünün. Ve bu da mercür için şöyle güzeldir zaten jüpiterden geliyor oldukları için gerçekten ağızlarında altın kaşıkla doğmuş gibidirler hayatı algılamaları o yüzden zihindedir. Zihinde olayları çözdükleri zaman hayatlarını daha da kolaylaştırırlar.
Gelelim yengeç olak aksına. Şimdi arkadaşlar yengeç olak ve kova aslan ikisi de satürne çok bağlantılı satürnü haşırt haşırt diyeyim. Hayatında yaşayan deneyimleyen şu anki ay düğümlerinde olduğu gibi bir enerji. Şimdi bilin ki eğer kuzey ay düğümünüz sizin güneş ya da aydan satürne gidiyorsa yani yengeç ya da aslandan kovaya ya da oğula gidiyorsa haritanızdaki satürnü anlamak her şeyden önemlidir. Çünkü yengecin ve aslanın satürne aslında öğrenmeye çalıştığı şey şudur. Ben hep şöyle derim güne ya ay düğümü yengeç ve güne ya ay düğümü aslan olanlar için konuşuyor. Duygu yapılanması veya benlik ve kimlik yapılanması bilgisine ruhda ihtiyaç vardır. Yani yengeçten oğula gidiyorsanız eğer duygularınızın üzerinde kontrol sağlama deneyimi yaşıyorsunuzdur.
Çünkü yengecin o aşırı su elementi, aşırı duygu enerjisini oğulak satürnü şu şekilde ele alır. Bir dakika ben senin duygusu olmanı bir şey demiyorum demek istediğim şey duygularını kontrol etmeyi öğrenmen. Çünkü duyguları yaşarken onları dibine kadar yaşama eğiliminde olacaktır yengeç doğal olarak. Tabii ki ayın pozisyonu çok önemli ve fakat satürn orada sürekli olarak duygulara baskı,
sürekli olarak duygulara baskı, bastırılmış duygular aslında kişiyi çok rahatsız eder. Çünkü içindeki duygu çalkantısını dışarıya aksettirmek ister. Ve fakat satürn ona der ki sürekli olarak hayır bir dakika sen o duyguların içinde bastır, bir dengeli ol. Çünkü özellikle duygu kontrolüne ihtiyacı olan ruhların hayatında sürekli duygularının dürtükleneceği ve her duygunun mutlaka vitrine çıkacağı yaşam planı içerisinde bir hayatlar olur. Ve inanılmaz zor gelir bu onlara.
Çünkü insanda binlerce duygu vardır yani varlığını anca yaşayınca haberdar olduğumuz duygular vardır. Mesela ben gelip de bana ben hiç kıskanmam diyenlere çok gülerim. Neden gülerim biliyor musun? Çünkü hiç gerçekten aşık olmamıştık ki de ondan. Yani bunu diyorsa bir ruh bilin ki kapıdan çıkar çıkmaz ona sistem patladanak birine aşık eder. Öyle bir aşk duygusu ile karşılaşır ki kıskançlık duygusunu öğrenir. Demek istediğim böyle bir şey.
Duyguları öğrenmek için onların hepsini vitrine çıkartmak zorunda ve onlar üzerinde kontrol sağlamak zorunda. Yani şöyle bir liste yapsanız buradan Hindistan’a yol olur yani. Duygu listesi. Olumlu duygular olumsuz duygular duygular listesi yani. Hani bu notalar aralarındaki perdeler gibi yani semfoni yazılır. O kadar çok duygu var çünkü. Gölgeleri ile olumluları ile olumsuzları ile olaysa yengeçten ola giden insanın.
Ruhu çok saftiriktir. Hayatta duygu kontrolü ile ilgili bir konusu vardır. Ve fakat duygu kontrolü yapacağım diye de Nemrud’un teki olabilir yani hani gölge satürnü çalıştırıp orada tabi ki satürn enerjisi çok önemli. Duygularını kontrol edeceğim diye bu sefer hiç duygusu göstermeyen acayip birisi olup çıkabilir. İşte her zamanki gibi denge ve dualiteyi çok doğru kullanmak gerekiyor.
Gelelim aslandan kuvaya giden gene satına giden kişinin kendisini ego olarak ortaya koymakla ilgili bir dengesizliği vardır. Çünkü aslan her şey ben diyen bir enerji. Şimdi aslanın sen demesi gerçekten çok zordur. Yani iktidarı paylaşmak kolay olsaydı bugün Türkiye’deki durumlarımız çok daha farklı olurdu. Arkadaşlar ne demek istediğimi anladığınızı biliyorum. Yani iktidarı paylaşmak egoya çok terstir. Dolayısıyla iktidarı paylaşırken gel sen de benim tahtımla beraber oturalım, burayı beraber yönetelim demek egosu sağlıklı olmayan bir insan için çok zordur. Ve güneyay düğümü aslan olan kişiler aşırı alınganlık çalıştırırlar. Her şeyi kişisel algılarlar.
Ama bana ne demek istiyorsun da başlayan cümleler güneyay düğümü aslan enerjileridir. Çünkü sağlıklı bir ego yapılandırılması içerisinde ben kadar senin de hakkın olduğunu anlayabilmek için oradaki aslan iktidarı diğerine vermeyi öğrenmelidir.
Ve burada satürn ona sürekli toplumsal baskı, kollektif baskıyla kendini geri çek, egonu geri çek, diğerlerini de yer aç diyecektir. Ve bu aslanı çok küstürür, çok yaralar, çok küser. İlahi planla sürekli dalaşır, sen ben madem doğdum niye bana bunu yaşatıyorsun der. Halbuki orada ondan istenen şey çok basit bir şekilde aslında sağlıklı bir ego ortaya koymaktır arkadaşlar. Sağlıklı ego insanın ego sahibi olmaması diye bir şey mümkün değil. Çünkü biz ego ya da parantez içinde nefs belki daha iyi anlaşılır. Dünyada kalmanın tek şartıdır. Yani ruhla beden arasında katalizör görevi gören bir enerjidir. Madde planındaki beden ile süptül alemdeki ruhun dünyada bir arada olabilmelerini sağlayan enerji egodur yani nefistir.
Ben bunu hatta şuna benzetirim. Proton ile elektron hani birbirleriyle çok zıt iki elen enerji alanı, nötron yani üçüncü bir katalizör oldukları zaman atomu oluşturabiliyorlar. Yani bu üçlemelerde proton, elektron ve net nötron da. Eğer nötron olmazsa, yani nötür enerji olmazsa o proton ile elektron asla bir araya gelemiyor ve atom çekirdeğini oluşturamıyor.
Ego da böyle bir şeydir. Yani insanın olabilmesi için mutlaka olmak zorunda olan bir şey. Ve fakat şimdi ego sahibi olmak başka bir şeydir. Egosantrik birisi olmak başka bir şeydir. Şimdi aslan enerjisi doğal olarak egoyu daha çok ortaya koymak isteyen, ben demek isteyen bir enerji. Oradan satırla sürekli şapla katar. Bir dakika sen otur yerine. Sen otur yerine diyecektir ona. Çünkü neden? Çünkü sağlıklı bir ego oluşturabilmenin yolu kendisiyle beraber bir diğerine de hak vermek, kendisiyle beraber bir diğerine de şans vermektir. Ve bu da çok naif ruhlardır gene yengek. Güneyay Dümü Yengeç ve aslan olanlar bana göre çok böyle hani deneinsiz diyeceğim, hani dünya yeni gelmiş, sağlıklı bir duygu yapılandırması oluşturmaya çalışan, sağlıklı bir ego yapılandırması oldurmaya çalışan ruhlardır.
Ben onlara hep ekstra şefkat duyarım çünkü varlık ve duygu bilinciyle tanışıyorlar ve varlıklarını ortaya koymak istiyorlar. Aslında çok çocuk gibidirler yani öyle söyleyeyim.
Hani üç yaşındaki bir çocuk duygusallığı ile üç yaşındaki bir çocuk benciliği işte Güneyay Dümü Yengeç ve aslan olanlardır hani salın oynasınlar gibi bir durum var ama tepelerinde satürn var yani anlatabiliyor muyum? O hayat öyle olmaz yani hayat onları büyümeye çağır ve onlar büyümek istemedikçe çok büyük dayaklar yani haritadaki satürn çok önemli olur.
Şimdi geliyorum, tersten artık gideceğim. Tersten gitmek ne demek? Veli Sumarsa anlattım zaten. Bu sefer İkizler ve Başak’tan Yay ve Balağa gitmekten bahsedeceğim.
İkizler ve Başak’tan Yay ve Balağa gitmek yani Merkür’den Jüpiter’e gitmek. Merkür’den Jüpiter’e gitmek var ya, Merkür insanıyım işte o kadar zor ki Jüpiter’e gitmek şöyle. Jüpiter evrensel adalet, ilahi bilinç, kollektif bilgi,
efendim söyleyeyim tam teslimiyet, aynı zamanda hak, hukuk, adalet bütün herkes, bütün her yer belki kainat Jüpiter enerjisindeki yay enerjisinde, alemler filan var. Ve benim zihnim yani insan zihni her şeyi somut olarak algılamaya programlıdır dünya hayatı boyunca ve yaya geçtiğimiz andan itibaren yani o somutluk enerjisini pat diye soyuta çevirmeye çalışan bir zihin, o soyutu önce kavrayamaz. Çünkü algısı, doğuş, doğma algısı ikizler ya da Başak olduğunda, özellikle Başak’ta bunu çok daha arızalı yaşar ruh. Çünkü Başak bizatihi maddedir yani böyle elle tutması, gözle görmesi lazım. Yani bir şeyin varlığını anlayabilmesinin yolu, onu böyle bir dokunmasından, bir temasından geçer toprak elementi.
İkizler ise daha çok zihin çalıştırır. İkizleri hani soyut kavramları daha iyi anlayabilir gibi düşünebilirsiniz ama ikizlerin o aşırı zekası onlara o soyut kavramları anlamak ve fakat işine gelmemesi sebebiyle gene kıyıdan dönmeyi çalıştırıyor. Yani ikizler de öyle herhangi bir şeye felsefe yapmak istemezler yani hani daha bir rahat olmak isterler. Neyse anlatmak istediğim şey şu, eğer ikizlerden yaya gidiyorsanız hayatta bir felsefe oluşturmak zorundasınız. Hayatta bir felsefe oluşturmak demek ne demek? Yani bir kendinize ait, has, özgün bir adayacağınız kendine hani o yayın fanatizmine gitmeden ve fakat kendinize adayacağınız bir hayat felsefesi, bir hayat görüşü oluşturmalısınız.
Hatta Ferraris’ini satan bilge bilmiyorum, yazarının haritasına hiç bakmadım ama muhtemelen ikizlerden yaya giden bir enerji oluşturuyordu. Yani bir adanmışlıkla, bir ilahi bilince, bir kolektif bilince, bir tür felsefeye, bir tür hakkaniyet sistemine, bir tür yaratıcılık enerjisine, bir tür geniş ufuklar ve zihin enerjisine doğru gitmek zorundadır.
Yani zihnin dar kalıbından çıkıp kendini aşağıdan görmeyi bırakıp yukarıdan kendisine bakmayı öğrenmek zorundadır ve bu dar kalıplı zihin için çok daha kolay olan bir enerji olmayabilir. Ve fakat Kuzey Ay düğümünü ikizlerden yaya götürüyorsanız eğer orada gerçekten aslında jüpiteryen bir etkiler tarafından da sürekli çekilirsiniz. Çünkü jüpiter bizim en birinci iyicil gezegenimiz.
Yani jüpiter eğer Kuzey Ay düğümünü yönetiyorsa jüpiterinizin durumu ne olursa olsun, ister retro olsun, ister yansın, ister kıstırılsın, ister üstün kaksın yani hiç fark etmez, eninde sonunda size bir tür zenginlik, bir tür bolluk, bir tür refah, bir tür bilgi, bir tür felsefe, tiraset ya da üstten bakış getirecektir.
O yeter ki o dar kalıplardan çıkmaya niyet ededik. Öte taraftan başaktan balığa giden bir enerjiniz de varsa bu sefer kontrolü bırakmakla ilgili bir davanız vardır. Çünkü başağın o aşırı titizli, aşırı dakikli, aman dur her şeyi ben yapayım, sen zaten yanlış yaparsın duygusunu, aman boşver ne halleri varsa görsünler duygusuna geçecek yani bu da bir başak. Gene kendimi gösteriyorum, inanılmaz zordur yani hani eve inanmayacaksınız bu gerçek. Eve temizlikçi almadan önce, bir gün önce evi tertemiz yapan bir başak danışmanım vardı. Temizlikçi kadını almadan önce kıyı köşe tertemiz yapıyor. Neden bunu yapıyorsun dediğimde, kadın geldiği zaman beni pis mi görsün derdi. İnanılmaz keyifli yani, hani o tür seyret yaşam planı bu tamamen belli yani. Aman boşver canım bugün de böyle dağınık kalsın diyebilecek bir ruha sahip olmak çok zordur yani hani başaktan balığa gidecek enerjide. Ve fakat aslında burada kolektifte evrensele gitmek aslında akışta kalmanın değeri, akış aslında kendine değer vermenin önemini tabi orada anlamaya çalışıyor.
Yani biraz da hayattan zevk almak, keyif almak çünkü başak burcu köleler burcu olarak nitelendirildiği için hani bir köle izahı oranın birdenbire prenses dayanağı olduğu zaman yani bir dakika ya hani kendi suyunu bile kendi al. Hatta bunu okumuştum bile prenses dayanağı kendi suyunu kendisi aldığı için saray hizmetçileri tarafından eleştirilmiştir falan diye. Gerçi onun ki hani tabi ki bu değil ay düğümleri farklıdır ya bildiğim kadarıyla ama hani vermek istediğim örnek aslında onun örneği gibi bir örnek arkadaşlar.
Şimdi kuzey ay düğümünden güney ay düğümüne giderken bu bir trik bilgi belki birçoklarınız biliyordu olabilir ama hani buradaki gezegenlerinizin yöneticileri için aslında en önemli bilgiyi şöyle vermeliğim size.
MC’niz çok önemlidir çünkü MC’nin ay düğümleriyle olan ilişkisi MC benim dünya planındaki egomu anlattığı için varlık bilincimi olmak istediğim yeri MC’nin kuzey ya da güney ay düğümüne yaptığı açılar aynı yöneticiliği paylaşıyor olmaları.
Bu yolculukta ne kadar daha rahat gidebileceğiniz ya da ne kadar daha mücadeleyle gidebileceğinizi gösterir ve MC’niz eğer kuzey ay düğümüne kavuşan bir MC ise egonuz zaten sizi oraya çok kolaylıkla taşıyacak demektir. Bu bir pozitif bir enerji anlatır MC ise güney ay düğümüyle kavuşan arkadaşlar o egoyu bırakıp terk edip o egonun dışına çıkmakta daha çok zorlanacaklardır.
Benzer yaşar deneyimleri yaşayan insanlara göre daha zor ve daha ters geçebilir. Bir diğer ay düğümleri de yine ters kavuşumda mesela şu anda olduğu gibi kovadan aslana ya da işte oğlaktan yengece gitme durumu. Oğlaktan yengece gidiyorsanız hani o ilk seferde sakın ha bir dakika hiçbir duygunu göstermeyeceksin maske takacaksın poker face olacaksın hiçbir şekilde hiçbir duygunu böyle görmeyeceğim pırtlamış duygu istemiyorum diyen satür gider.
Hani salar sizi der ki yani bırak bu dünyaya duyguları göstermeye geldin duyguları tanımaya geldin en may çeşit duygunun içine gir çık ağla bağır çağır bilmem ne hani ne yaparsın sokakta ağla mesela. Şimdi güney ay düğümü satürn enerjisinde ve oğlak enerjisinde gelen bir insanın toplum içerisinde bırakın toplumu yani kendi ailesi içerisinde bile duygularını göstermesi var ya inanılmaz kötü bir şeymiş gibi gelir ona.
Der ki ya bir dakika ben nasıl duygulamışım sevincimi de göstereceğim mutluluğumu da göstereceğim bir de ağlayacağım yani daha neler filan halbuki orada aslında ben oğlak burcunu çok severim emsimi oğlak olduğu için olabilir.
İnanılmaz şefkatli bir burçtur aslında oğlak da bakmayın o satürn doğasının arkası nemrut gibi görünüyor aslında inanılmaz şefkatli bir burç olduğu için aslında o şefkati gösterdiği zaman çok suistimal edileceğine inanılır halbuki ortada suistimal edilecek bir şey olmayacağı sadece burada duyguları yaşamakla ilgili bir deneyim olduğunu bilmek belki rahatlatabilir.
Tabi ki bu noktada ayınızın burcu çok önemli yani ayınızda atıyorum akrepteyse ayınız atıyorum kovadaysa yani hem kuzey ayodumu yönetiyor hem de aynı zamanda kendisi için zor bir yerleşimlerden birindeyse kişi oradaki duyguları mümkün olduğu kadar göstermek istemeyecektir ve fakat o duygularını göstermek istemedikçe sistem onun duygularını göster duygularını göster duygularını göster diye sürekli zorlayacaktır.
Ve ben size bir şey söyleyeyim mi yani bana göre hani duyguları göstermekten korkmak kişinin tamamen security yani içsel güvenlik duvarıyla alakalıdır. O içsel güvenlik duvarınızı bir kere yıktığınızda duygularını göstermekten korkmadığınızda çok rahatlıkla da o duyguları yaşama enerjinizde oluyor.
Çünkü oğlaktan yengece gidiyorsanız yapmanız gereken ilk şey zaten duyguları göstermeye kabul etmektir. Duyguları göstermeyi kabul etmeden onları yaşamayı akıl dahi edemezsiniz. Çünkü orada o zaten onları sürekli kontrol etme enerjisi size hakimdir. Ben hep öyle ay düğümlerine gelen arkadaşlara bırak aksın içinden ne geliyorsa öyle davran derim her zaman. İçinden ne geliyorsa o şekilde davranmak duyguyu açığa çıkartan bir enerjidir. O yüzden duygular daha akıcı bir şekilde gelir ve duygu akıcı bir şekilde geldiğinde kişi onları yaşayabilir. Böylece hayattan keyif alabilir. Çünkü Saturn tarafından yönetilen güneyay düğümlerinin ortak konusudur. Kovaya da olak fark etmiyor.
Hayatı bir tür yük gibi algılarlar, bir tür sorumluluk gibi algılarlar, bir tür o ağır gelen enerji. Aslında hakikaten yaşamak istemedikleri bir enerjidir. Dünyaya doğacağım ama yine doğacağım bir sürü şeyle uğraşacağım duygusu vardır. Mümkünse doğmak istemezler yani. O yüzden olak ve kovas güneyay düğümüne gelmiş olan insanların dünyadaki sorunları bir aşırı ciddiye alma, bir fazlasıyla toplumsal, kolektif konulara odaklanma gibi bir durumları olur. Ben de onlara derim ki ya sizin bu dünyaya gelme sebebiniz bu değil yani. Bırak toplum ne hali varsa görsün. Bırak iktidar ne hali varsa görsün. Kendine bak yani. Çünkü yengeçe ve aslana giden enerji kişi benimle ilgili, benim duygularım, benim benliğim, benim egom. Yani benim varlığımla alakalı bir durumum vardır. Ne halleri varsa görsünler demesi gerekir.
Çünkü kişi doğal olarak hep böyle bir şeyler iyi olursa ben de iyi olurum enerjisiyle hareket eder. Ben de derim ki hayır bir şeylere sen karışma. Hani oradaki düzen seni ilgilendirmez. Sen kendinle ilgili düzenlere gir. Yani yengeçe ve oğlağa gir. Duygularına git. Hani kendi içsel yolculuğuna git. Duygularını yaşamaktan korkma. Ya da aslan enerjisi şu anda olduğu gibi. Ben demeyi demekten korkmaya kuzeyay düğümü aslan olanların ortak konusu şudur arkadaşlar. Ben demeye ötleri kopar.
Yani ben demeye ötleri kopmak neden? Çünkü o ruh bilgisinde sürekli hani biz demeye alışmışlar. Hani ben burayı yönetiyorum diyemiyor. Biz burayı yönetiyoruz diyor. Birden çok kişi katıyor orada kova enerjisiyle. Halbuki orada hayır burayı ben yönetiyorum demek. Burada bir şeye benle girdiğiniz zaman hatasıyla, sevabıyla, günahıyla her şey size ait demektir. Ve orada aslında kuzeyay düğümü, aslana giden enerji hatayı paylaşmak isteyen bir enerjidedir. Yani bir şey yanlış olmasın olursa bunun muhatabı ben olmayayım. Halbuki gel bunu ikimiz birlikte yapalım demeye çalışır aslında. Buna hiç gerek yoktur. Orada sistem der ki sen tek başına bir yola çık. Tek başına bir gir bakayım yani bir şeylerin altında. Ben sana orada yardım ederim. Korkma der.
Çünkü orada güneş enerjisi tabi ki doğal olarak çok önemli yöneticilik bakımından. Güneşin bulunduğu pozisyon, güneşin bulunduğu ev kişiyi otomatikman ben deme noktasına sürekli dürtükleyecek, sürekli çekecek bir enerjidir. Ve bu noktada tabi ki kuzeyay düğümü güneş, kuzeyay düğümü emsi çalıştıran arkadaşlar çok daha bunu rahatlıkla yapabilirler. Ve buna rağmen hep böyle bir korkuları da olur. Bu korku ama hani nasıl diyeyim içsel polisler ya kendi içlerindeki satürnler onların korkusuyla. Sokak dışarıdaki insandan korkmaz. Kendisinden korkar. Yani yetersizlik duygusu olur, kontrolsüzlük duygusu olur, el aleme rezil olma duygusu olur. Olur da olur yani. Abuk subuk ne kadar duygusul şey varsa onu yaşarlar. Halbuki orada ben bu şekilde mükemmelim, şahaneyim, beni de seven böyle sevsin ya da ben bu kadar duygularımı bu kadar yaşamaktan korkmuyorum aman canınız ne istersen onu düşünün deme noktasına kendini getirmeleri çok çok değerli olur.
Şimdi bu noktada arkadaşlar ay düğümlerinizi öncelikli olarak hangi noktada yaşamanız gerektiğini anlamanız gerekiyor. Ve bana sorular sorulmuş bir sürü sorular var burada hatta işte print aldım sokağa çıkacağım. Şimdi kartta burası benim özel mekanım sorulara bakayım da onlara cevap vereyim diye. Çünkü burada hani çok spesifik detaylar sormuşsunuz. Açılar maçılar sormuşsunuz. Tabii ki ay düğümlerin açıları önemli. Ve fakat söylemek istediğim ay düğümleri ile ilgili bundan daha önemli şeyler var.
Birincisi en önemlisi bana göre kuzey ay düğümünüz hangi evde olursa olsun zodiaktaki doğal evi ile olan ilişkisine ayrıca bakmalısınız. Atıyorum benim kendim için konuşayım. Kendim için konuşayım en basit örnek size benim kuzey ay düğümüm arkadaşlar balık. Nereden gidiyorum? Başaktan gidiyorum düşünün başak stellumum başaktan gidiyorum.
Balık olacağım yani hatta anlatmıştım en büyük balık ben olmam lazım diye. Ve benim 5-11 aksında bir yerleşimim var yani 11.eve gidiyorum. Şimdi 11.eve giden bir balığım normalde balığın evi 12. evdir. Yani balığın evi 12. ev olduğu zaman nedir?
İç benliğimiz, bilinçaltımız, ruhsal ve sprituel kanallarımız efendim söyleyeyim işte kolektif, hastaneler, hapishaneler, yurt dışı, bürokrasi, zertsurt yani yüzyıl düşmanlıklar balık. Ve fakat ben 11.eve gidiyorum 11.eve nasıl bir ev? Bir kere Uranüs’ün ve Saturn’un sözü olan bir ev.
Her ne kadar ben modern yöneticileri kullanmasam da işime geldiği zaman kullanabilirim ben insanım. İşime geldiği zaman orası 11.evi Uranüs’ü yönetirim diyebilirim yani insandan her şeyi bekleyebilirsiniz. Ne oldu? Demek ki ben balık balık enerjisiyle 12.evin bütün bilgisini toplar hop 11.eve taşıdığımda yani bunu koba ve Saturn enerjisiyle birleştirdiğimde çünkü balık bir de Jüpiter enerjisinde olan bir kuzey aydümdür biliyorsunuz.
Ne olur yani balığın o 12.evdeki bütün enerji bütün bilinçaltı bilgisini bütün o karanlık korkulu ve duyguları bütün o kendini hapse olmuş hissedebilecek duyguları çıkartırım hop birdenbire 11.eve enerjisiyle kolektife, gruplara, topluluklara, bilgi olarak yayarım.
Hatta Uranüs’ten bunun işini astrojide katarım ki şu anda yaptığım şey tamamen olur. Yani aslında arkadaşlar teknik olarak size aydüğümleri bilgisini veriyorum ama bireysel olarak kendi adıma da kuzey aydüğümün balığı çalıştırıyorum.
12.evi size anlatıyorum 12.evin bilinçaltını anlatıyorum ve 12.evin o karanlık doğasını 11.eve anlatıyorum ve bunu kullanırken de Jüpiter bilgisini kullanıyorum.
Güvencesini dayanıkladığını sağlamlığını araştırmacı kişiliğini kullanıyorum. Merkürlenden geliyorum zaten ve aynı zamanda Uranüs enerjisiyle de kolektifi üst bilinç ile tanıştırmaya çalışıyorum. Yani o bilinçaltının karanlık doğasını aydınlığa çıkartarak insanlara maksimum faydayı sağlamaya çalışıyorum.
Böylece kuzey aydüğümünü oluşturmaya çalışıyorum ve emin olun ben güney aydüğümünde çok ciddi isterlüğüm olan birisi olarak kuzey aydüğümünün nasıl muhatap olacağımı öğrendiğim zaman ne yapıyorsun diye soranlara niye hani mesela bunları yapıyorsun diye soranlara kuzey aydüğümü çalıştırıyorum diyorum. Kuzey aydüğümü mü ben çalıştırıyorum diyorum. Ne demek istediğimi anlatabildim mi? Yani beni sistemin iteklemesine gerek yok. Ben bunu kendiliğimden çalıştırdığımda ve bunu severek yaptığımda çünkü genelde kuzey aydüğümünü pek sevmeyiz hele güney aydığında isterlüğüm olanlar bunu severek isteyerek yaptığınızda inanılmaz sistem tarafından desteklenirsiniz.
Yani size köstek olacak olan insanlar bile size destek olarak önünüze gönderilir. Yani böyle bir enerjiyle hareket etmenin muazzam insana üst bilinç verdiğini bilmeniz gerekiyor. Şimdi bütün etkilerde aydüğümlerinizde onun nataldaki zodiaktaki yerleşimiyle gidin. Diyelim ki sizin kuzey güney aydüğümleriniz koçtan teraziye gidiyor olsun ama 4-10 aksında olsun. Şimdi bu nedir? Hani bir yedi aksını 4-10 ile birleştirmem gerekiyor demekte. Bir yedi aksında eğer benden sana gidiyorsam ve bunu 4-10 ile birleştirmem gerekiyorsa benim iş hayatımda birileriyle ortak olmak için dışarıdaki adım beklememe gerek yok.
Ya aile büyüklerinden birisiyle ortak olurum ya babamın mesleğini devam ettiririm ya oradaki konuları gündeme getiririm. Yani orada kuzey aydüğümünün bulunduğu ev ile kuzey aydüğümünün zodiaktaki doğal evinin enerjisini birleştirdiğinizde daha kolay kuzey aydüğümüne gidersiniz. Bir de işin içine MC’nin kuzey aydüğümü ile ya da güney aydüğümü ile olan ilişkisine ve bağlantısına baktığınızda ego’nun da sizi bu noktada destekleyip desteklemediğini görürsünüz. Eğer ego’nun sizi kuzey aydüğümüne giden yolda desteklemiyorsa dönüp aynaya bakın çünkü ego’yu ayarlamak gerekiyor. Önce ego’yu ayar çekmek gerekiyordur. Yani eğer MC’yi size arıza çıkartıyorsa sorun aydüğümlerinde değildir. Sorun sizin kendinizden kaynaklanıyordur. Yani özellikle güney aydüğümü MC olan arkadaşlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklar. Yani ben güney aydüğümü MC’yi isem kuzey aydüğümün dördüncü eve gidiyor demektir. E güney aydüğümü MC olan insan 10. evde olmak ihtiyacı duyacaktır.
Hep böyle kendisini gösterme bir ortada olma bir toplumun önünde olma göz önünde olma isteği olacaktır. Ve sistem onu nereye götürüyordur? Dördüncü eve dön baba evine. Dön baba evine diyordur ona. Şimdi bu kadar kendisini dışarıda ifade etmek isteyen bir ruhun baba evine geri dönme duygusu onun egosuna terstir öncelikle olarak. O yüzden konuyu kendi egosuyla çözmeden gitmesi gereken yere gidemez. Demek istediğim böyle bir şey. Yani aslında bugün size iki tane önemli şey söyledim. Diğerlerini biliyorum duysanız bile. Bunlardan bir tanesi kendi aydüğümleriniz hangi evlerde olursa olsun mutlaka zodiaktaki doğal evinin konusuyla da onu birleştirin dedim.
Bu şekilde çok daha önünüz açılır bu birinci bilgi. İkinci bilgi MC’nize çok dikkat edin çünkü MC sizi ego ego’nuzun aydüğümlerindeki yolculuğunda çok yoldaş olacaktır. Egomla gideceğim yani gitmem gereken yere dünyada olduğum için. O yüzden burada eğer terslik varsa ego’nuzu ayar çekin diyorum.
Bir şey daha söyleyeceğim. Bu da ev sistemi üzerine. Normalde ben en az üç tane ev sistemi kullanırım. Bunlardan ilki her zaman Halls’ Sine’dir. İkincisi mutlaka mutlaka kadranlı ev sistemidir. Ben Placidus kullanırım ama işte Alcapuz’da kullanabilirsiniz. Ne bileyim Koch’ta kullanabilirsiniz.
Regi Montant’s da kullanabilirsiniz. Tamamen kişisel tercihe bırakırım orada. Mutlaka kullanırım. Üçüncüsü de Uranyen’deki Meridian ev sistemidir. Onu artık Uranyen potasında çok kullanırım. Ve fakat de şunu söylemek istiyorum. Halls’ Sine’de haritaya baktığınızda ay düğümünüzün yerleştiği evle Placidus’a çevirdiğinizde ya da başka bir ev sistemine çevirdiğinizde ay düğümünün yerleştiği yerler birbirinden farklı ise eğer iki evi de göz önüne almalısınız.
Diyelim ki Kuzey Ay düğümünüz Halls’ Sine’da ikinci evde Placidus’ta birinci eve geliyor. Bu ne demektir? Kuzey Ay düğümün hem bir de hem iki de demektir. Bir de onun Natal’daki zodiaktaki yani zodiaktaki yeri olabilir.
Yani diyelim ki Kuzey Ay düğümün balık ikinci evde Placidus’a çevirdiğim zaman birinci eve geliyor ama zodiaktaki evde on ikinci ev. Yani ne demek istiyor orada Kuzey Ay düğümüne giden yolda? Hem on ikinci evi düşüneceksin hem birinci evi düşüneceksin hem ikinci evi düşüneceksin demektir.
Yani hem kolektif için çalışacaksın hem kendini ortaya koyacaksın asendant kendini kimlik olarak ortaya koyacaksın. Bundan para ve maddi kaynak üreteceksin demektir. Bu üçünü aynı potoda eriteceksin demektir. Yani bu aslında zihininizde bilgi olarak var olduğunda bunları birleştirmenin envai çeşit yollarını bulabilirsiniz.
Yani burada önemli olan konu şu. Hiç kimse dünyaya hani sen bir git gez gel de hani keyfine bak istersen kalırsın diye gönderilmemiştir bunu hep söylerim. Biz dünyaya geldiyse kendimizi şöyle algılamayız. Hani nasıl astronotlar aya gidiyorlar da böyle yanlarında böyle kocaman bir çantaları var ona hep sürekli taş topluyorlar ya şimdi neden yapıyorlar bunu? Çünkü gidiyorlar oralarda incelemeler yapıyorlar ve o incelemeler neticesinde hani burası nasıl bir yer anlamaya çalışıyorlar.
Yani ben her zaman kendimi şöyle bulurum. Dünya benim uzaylı kıyafetim yani bedenimi giyerek geldiğim ve incelemelerde bulunmak, tanışmak burası nasıl bir yermiş öğrenmek için bulunduğum bir mekan olarak bakıyorum. Şimdi dünyada bulunduğum süre içerisinde burada bir kere maksimum bilgiyi almalıyım, çantamı doldurmalıyım bir de burada olduğum süre içerisindeki buranın şartlarına uyum sağlamalıyım.
Çünkü burada da bir zamanım var benim geçirilmesi gereken. E dolayısıyla kendime niye de eziyet edeyim ki yani bu hani işimi bitireyim vakit saat gelince çekim gideyim noktasında olmak gerekiyor. Şimdi burada vefakat yani hani çekim gideyim derken de ya arkadaş beni bir an evvel alın ben burayı hiç sevmedim değil. Hayır bulunduğum andan bulunduğum yerden de keyif alarak bulunduğum anında tadını çıkartarak burada da aaa ne enteresan şeyler varmış bak burada ne güzel şeyler varmış.
Ay burada ne kötüymüş demek yani bilgi bilgi bilgi her şeydir ve ruh inanın sadece ve sadece bilgiyle yolunu bulabilir ve o bilgiyi özdeki o öz ruhun sevgisiyle birleştirdiğimizde gerçekten o zaman ilahi bilince çıkmış oluruz.
İşte bu yüzden arkadaşlar hayattan zevk almaktan keyif almaktan korkmamak dualite gereğinde hayatta her şeye ve herkese zaman ve yer tanımak zihinde onlara alan bırakmak ama her şeyden önce de yaşamayı sevmek gerekiyor.
Ve yaşamayı da en doğru şekilde nasıl yaşarımı bulmak gerekiyor. Astrojim bu konuda hep söylüyorum inanılmaz bir rehberdir ya hani elinize insanıza gibi şey vermişler gibi yani navigasyon vermişler gibi hani astrojim bilgisiyle bunu yapıyorsanız eğer çok kolaydır yani hani böyle el yordamı ile bulmaya benzemez hayat çok çok daha kolay bulabilirsiniz.
Önemli olan o navigasyonu takip etmektir yani o yüzden hep söylüyorum bilgiyi uygulayın bilgiyi uygulamak uygulamayı reddedip de elinizde bu şuna benzer elinizde navigasyon var ama onu ben çok yaparım da o yüzden söylüyorum. Araba kullanırken navigasyon bir şey söyler ben derim ki ya şu yolda bir yere gidiyorlar ben bir yolla da bir gireyim derim hatta bana kızar arabadakiler yani niye oraya gidiyorsun.
Ben de hep şöyle derim ben kaybolmayı seviyorum yani böyle bir şey yani navigasyona rağmen başka yollara da girebilirsiniz ama bunu da bir deneyim olarak almak ve bundan da keyif almak lazım. O yüzden arada bir kaybolsak da eminim ki o navigasyonla bizi doğru yere götürecekler.
Okey ay düğümleri hakkında söyleyeceğim şeyler aslında bitmedi bunlar sadece giriş ve fakat şu anda belki de kolektifin ihtiyaç duyduğu bilgibul sorduğunuz o açılarla ilgili sorular ya da diğer konular bana sorarsanız ikinci derecede daha etkili olabilecek faktörlerdir.
Öncelikli olarak bu şekilde bakarak bir hayatınızı bir daha bir düşünün ya ne kaybedersiniz diyorum. Hepinize mutlu hafta sonları diliyorum artık yayınımı da bitiriyorum.
Hoşçakalın.