Astroloji Sözlüğü: Gezegenler ve Anlamları | Astroloji Gurusu

Astroloji Sözlüğü: Gezegenler ve Anlamları | Astroloji Gurusu videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=t1bgG1wIboQ. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Astroloji Sözlüğü serisine tekrardan hoş geldiniz. Bugün sizlere birazcık gezegenlerden bahsetmek istiyorum. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçuyorum. Geri döndüm, geri döndüm. Herkese merhabalar ben Holistik…

Astroloji Sözlüğü: Gezegenler ve Anlamları | Astroloji Gurusu

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=t1bgG1wIboQ.

Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Astroloji Sözlüğü serisine tekrardan hoş geldiniz. Bugün sizlere birazcık gezegenlerden bahsetmek istiyorum. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçuyorum. Geri döndüm, geri döndüm. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Herkese tekrardan merhabalar.
Bu seriyi sevdiniz mi? Daha fazla böyle size astroloji ile ilgili minik minik tiyolardan bahsedeyim mi? Hatırlarsanız bir tane geçen hafta yayınladık. Yükselen burcumu, güneş burcunu mu dinleyelim? Farkı nedir diye bir video çekmiştim size. Onu da yine bırakırız buralara. Şey videoya tekrardan gidebilmeniz için. Böyle daha minik hap şeklinde astroloji ile ilgilenen. Ama tam olarak biz konuşurken birazcık daha böyle kendimizden geçip bir sürü terimler kullanıyoruz ya biz astrologlar. Ne demek istediğimizi daha kolayca anlamanızı sağlayacak olan böyle minik videolar çekeyim istiyorum. Çok teknik detay bilgilere girmeyeceğim elbette. Ama ilginizi çekiyorsa hem kanala abone olursanız çok sevinirim hem de yorumlarda fikirlerinizi merak ediyorum. Evet başlıyorum hemen. Bugün sizlerle biraz daha gezegenlerden bahsedelim istiyorum. Biz astroloji dediğimizde anı gökyüzü kalitesini okuyoruz aslında bakarsanız. Eğer ki bir kişinin doğum haritasından horoskopundan bahsediyorsam ben doğduğu anda ve yerde doğduğu ana ve yere aslında gittiğimi düşünün. Elimde de bir teleskop var. Hem kuzey yarım küreden hem güney yarım küreden görünen, dünyadan bakış açısıyla görünen güney sistemi içindeki gezegenleri, ekliptik düzleminde belirlenmiş olan bütün takım yıldızların değil ama mevsimsel şekilde ilerleyen Zolcak’taki takım yıldızları burçları
ve aynı zamanda gökyüzünün dilimlenmesi olan bölümlenmesi olan evleri kullanıyorum. Üç ana birleşen var elimde. Bunun üzerine tabi ki de astroidler, Arap noktaları, sabit yıldızlar, açılar gibi bir sürü bir sürü başka göstergeleri ekliyorum. Hepsi beraber birleştiği zaman kişiye özel bir kombinasyon yaratıyor.
Gezegenler ana birleşenlerden biri. Gezegenleri hem aslında bizim kendi karakter yapımız içindeki belli fonksiyonları yani nasıl davrandığımızı nasıl kendimiz ifade ettiğimizi görmek, göstermek, anlamak için kullanıyoruz. Hem ne tipte olayları, hangi durumları hayatımızın hangi alanlarında anlarız bunu yorumlamak için kullanıyoruz.
Hem de hayatımızın içindeki belli kişi tiplerinin karakterlerin nasıl karakterler olduğunu yorumlamak ve anlamak için kullanıyoruz. Şimdi gezegen dediğimiz zaman gezegenler neler dediğimizde aslında. Çünkü biraz astronomiden farklı olarak, bilimden, uzay biliminden farklı olarak biz halen daha Ay’ı bir gezegen olarak, Pluto’yu bir gezegen olarak alıyoruz. Sırayla neler var elimizde?
Gezegenler dediğimde biz halen de astrolojide Batlamyus’un evren modelini kullanıyoruz. Dünya merkezde, dünyanın dışında bizim gezegenleri gözlemlediğimiz hızıyla dıştan, içten, dışa doğru matruşka bebekleri gibi katman katman böyle halkalar olduğunu düşünün. Merkezde dünya var, sonra Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jupiter ve Satün.
Daha sonra Batlamyus evren modelinde olmayıp sonradan teleskopun keşfiyle bizimde çıplak gözle görülmediği halde görmeye başladığımız gezegenler Uranus, Neptun ve Pluto. Pluto halen daha bir gezegen bizim için. Bu sırayla yerleştirdiğimiz bir gezegenler serisi var. Bu gezegenlere ilk baktığımızda Ay, Güneş, Işık verenler şeklinde geçer ve bir kişinin karakteri, kimliği ve yapısındaki ana iki canlılık hattıdır.
Ay bilinçaltımızdır, Ay annemizdir, Ay dürtüsel isteklerimizdir, bağlanma modelimizdir, beslenme ihtiyacımızdır, duygusal anlamda nasıl beslendiğimizdir, uzun vadede kurduğumuz ilişkilerdir, iç huzuru nereden nasıl bulduğumuzdur. Biliyorsunuz zaten bunları çok uzun uzadıya Kovaçay’ın kitabında da anlattım, Ay burçlarınızda tek tek anlattım oradan.
Ay burcu bilinçaltımız, zaten Ay nasıl geceyi ışıldatan gezegen. Güneş burcumuz ise Işık verenlerin ikincisi, Güneş burcumuz ise bilinçli benliğimiz. Güneş burcumuz kendimizi nasıl ifade ettiğimiz, egomuz, kimliğimiz, karakter yapımız, baba ile olan ilişkimiz, babamız, otorite figürleriyle nasıl bir bağ kurduğumuz, kendi ışığımızı nerede nasıl yansıtmak parlatmak istediğimiz.
Kendimizi nasıl ifade ettiğimizle ilgili ki genelde burcumuz dediğimiz zaman Güneş burcumuzu kastediyoruz aslında. Bu ikisinin arasında kalan Merkür ve Venus. Ay, Merkür, Venus, Güneş, Mars. Bu beşli kişisel gezegen olarak geçiyor.
Yani hem karakter yapımızı anlatıyor hem de aslında hepsi Güneş’e, Mars haricinde hepsi Güneş’e çok yakın şey yaparlar. Ay da bütün Zodya’yı gezer ama Merkür, Venus, Güneş üçü çok yakın hareket eder. Mars ve Ay bütün Zodya’yı daha dışarıdan gezebilir ama hepsi beraber aslında bizim karakter yapımızı anlatır. Yörünge bazı olarak baktığımızda da Güneş’e en yakın yörüngedeki olan bütün gezegenler.
Merkür bizim zihin kalitemizi gösterir. Hangi konulara nasıl odaklanırız? Öğrenme modelimiz nasıldır? Nasıl düşünürüz? Fikirlerimizi nasıl ifade ederiz? Hangi konulardan konuşmaktan daha çok zevk alırız? Neleri nasıl ifade ederiz? Öfkelemdeğimizde hangi kelimeleri seçeriz? Can mı yakarız? Kin mi tutarız? Unutur muyuz? Merkür bizim kendimizi ifade etme biçimimiz, zihnimizin çalışma modeli, öğrenme modelimiz ve aslında Merkür aynı zamanda el yeteneklerimiz, yaratıcılığımız. Ellerimizle kendimizi ifade etme şeklimiz. Venus ise ilişkilerde neyi nasıl beklediğimizle ilgili arzulama modeliyle bağlantılı.
Ay ve Venus bu ikili dişil gezegenler ve Asyoloji Kalitası’da iki tane dişil gezegen var kişisel gezegen anlamında Ay ve Venus sadece. O yüzden dişil prensip bu ikisinden sorulur.
Venus arzulamakla ilgili. Neyi nasıl severim, nasıl arzularım? Hayatta beni mutlu ve tatmin eden nedir? Hangi ortamlarda, hangi sosyal gruplarda, sosyal çevrelerde keyif alırım? Paramı nasıl harcamak isterim? Paramı neye harcamak isterim? İtibarım nasıl olsun isterim? Dış görünüşüm, giyimim, kuşamım nasıl olsun? Sanattan keyif alır mıyım? Karşımdaki kişiyi nasıl tavlarım? Eğer ki bir dişil haritadaysa, Venus kendi dişiliğini nasıl ifade ettiği? Kıskanır mıyım, fettan mıyım, ele geçirmek için bir şeyler yapar mıyım? Yoksa daha arkadaşlıkla mı, dostlukla mı ilişkilerimi devşirmeyi tercih ederim. Erkek haritasında, eril haritasındaki Venus ise nasıl bir dişiyi çekici bulduğunu. Bağlandığını değil, nasıl bir dişiyi çekici bulduğunu gösterir bize.
Bunlardan sonra Mars geliyor sırada. Mars’a baktığımızda ise Mars bizim hayır deme gücümüz. Mars harekete geçmemiz, eylemimiz, öfkemiz, kendimizi ifade etme halimiz, enerjimizi nasıl ortaya koyduğumuzla ilgili,
metabolizmamız nasıl çalışıyor, güçlü, dinamik, atak ve cesur muyuz? Gözü pek, gözü kara mıyız? Yoksa daha böyle yavaş, temkinli hareket eden, istikrarlı hareket eden bir yapıda mıyız? Harekete geçmek için bir hadiye mi ihtiyacımız var yoksa kendi kendimize hızlıca harekete geçiyor muyuz? Öfkemizi nasıl ifade ediyoruz? Daha ılımlı mıyız?
Otaklaşa, kooperatif bir şekilde beraber bir şekilde hareket etmeye takım oyununa açık mıyız yoksa daha tek başına hareket etmek isteyen ya da liderliği ele geçirmek isteyen bir yanımız mı var? Spor yapmak ister miyiz? Spor için enerjimiz nasıl? Öfkemiz nasıl? Eğer ki Mars gezegeni olmasaydı çocuk doğamazdı, doğum olmazdı. Çünkü Mars gezegeni var olan koşullarımıza hayır deme biçimimiz.
Hayır ben bundan daha fazlasını istiyorum. Bir insan niye eyleme geçer? Bulunduğu koşullar içinde bir şeyden tatmin değildir, mutlu değildir, huzursuzdur, öfkelendiği bir şey vardır. Bir şey vardır onu iten. İşte o iten güç Mars. Aynı zamanda Mars neden doğum olmazsa? Çünkü anne karnındaki koşullarına hayır diyor bebek. Yeter artık ben dışarı çıkmak istiyorum diyor. İşte o itim gücü.
Aynı zamanda Mars eylemlerimizi ortaya koymayla ilgili olduğu için karma yaratan gezegen. Bütün harita karma yaratır. Ben öyle tek bir gezegenin karma yaratacağına çok inanmıyorum. Ama sonuçta eylemlerimiz doğru amaçlar ve hedefler için eyleme geçiyor muyuz? Eyleme geçerken düzgün, doğru, herkesi düşünen ya da kendimizi sağlıklı bir şekilde ifade eden eylemlerde bulunuyor muyuz? Bulunuyor muyuz?
Bütün bunları gösteren gösterge. Mars bir eril haritada bir erkeğin haritasında kendi maskülen enerjisini nasıl ifade ettiğini gösterir. Maço mudur? ılımlı mıdır? Sertleşir mi? Öfkeli midir? Cinserliğini, libidosunu nasıl yaşar? Bütün bunları bize Mars gösterir.
Dişil haritada ise nasıl bir erili çekici bulduğunu yine Mars gösterir bize. Nasıl bir eril karakterin yanında kendini daha dişi hissettiğini Mars gösterir bize. Zaten o yüzden geçen Sevgililer Günü zamanı çektiğimiz videolardan birini de bahsetmiştim. Uyum haritalarında Mars ve Venus’un uyumlu olması çok önemlidir. Birbirini çekici bulma anlamında kıymetlidir çünkü.
Bu gruba kadar bunun hepsi kişisel gezegen, karakter yapımızı anlatıyor. Bunun üzerine ve nasıl eyleme geçtiğimizi anlatıyor. Bundan sonraki gezegenlere baktığımızda ise karşımıza neler çıkıyor? Önce Jupiter ve Saturn.
Jupiter ve Saturn toplumsal gezegendir. Toplumların neye doğru evrileceğini, nasıl kararlar alınacağını bize anlatan göstergelerdir. Bireysel haritalarımızda Jupiter evrensel finans simgesidir. Parayı nereden kazanırız? İtibar elde eder miyiz? Vizyonumuz geniş midir? Şanslı mıyız? Kimisi yere düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkar. Çok şanslıdır.
Jupiter bize bunu anlatır. Şanslı mıyız, değil miyiz? Yükselenimizde Jupiter var ise örneğin. Mesela inanılmaz şanslı bir görünümdür bizim için. Aynı zamanda genişleme prensibi, büyüme prensibiyle ilgilidir. O yüzden risk almakla, cesaret etmekle yine bağlantılıdır.
Maneviyatımızla, bakış açımızla, akademik bakışımızla, genişleme, büyüme isteğimizle, seyahatler, yurtdışı, yabancılar, ticaretle bağlantılı isteğimiz ve arzumuzla çok ilgilidir Jupiter gezegenli. Aynı zamanda etik ve ahlaki bakış açımızla da çok bağlantılıdır. Saturn’a baktığımızda ise Saturn eril bir karakterdir. Saturn baba figürüdür. Bir yanda babamızı gösterir. Tek başına değil, bunu videonun ikinci kısmında anlatacağım size. Ama Saturn aslında bir yandan baba figürüdür. Babayı nasıl gördüğümüzü anlatır. Bu vesileyle aslında içine doğduğumuz evin kuralları, düzeni ve sistemini anlatır.
İçine doğduğumuz evde baba ile olan ilişkimizin, iletişimimizin nasıl olduğunu, hayatın içindeki güvenin, istikrarın, kalıcılığın, çalışkanlığın, itibarın ne anlama geldiğini anlamamızı sağlar. Adaletle, hakkaniyetle bağlantılıdır bu anlamda. Kısıtlarla, kurallarla bağlantılı olduğu için aynı zamanda kısıtlarla, engellerle bir kutu içine yerleştirmekle çok ilgilidir.
Saturn’umuz hangi burçta ise, biz o burcun temasıyla ilgili kendimizi eksik, kısıtlı ya da hangi evde ise eksik, kısıtlı, daha tutsak hissederiz. Saturn tutsak olmakla ilgildir. Ama aynı zamanda aslında bu alan bizim tekrar tekrar dönüp dolaşıp çalışacağımız ve uzmanlık edineceğimiz alanı anlatır. O yüzden Saturn’dan korkmamak gerekir. Saturn olgunlaşmayı, uzmanlaşmayı, büyümeyi, ilerlemeyi anlatır bize. Keza Saturn’un 30 yıllık döngüleri oldukça önemlidir. Bunu da yine ayrıca konuşuruz bir video içinde. Saturn aynı zamanda bizim kendi gücümüz ve itibarımızın o bilge bir karaktere ulaşacak mıyız, olacak mıyız, yaşlılığımızda saygı görecek miyiz, yaşlılığımız nasıl geçecek bize bütün bunları anlatan gezegendir.
Hayatımızda kalıcı bir düzen kurabilecek miyiz yoksa biraz daha savrulduğumuzu mu hissedeceğiz? Saturn bize bunu anlatır aynı zamanda. Saturn-Jupiter ikilisi içine doğduğumuz toplumun, içine doğduğumuz ailenin kural yapısını, etik ve ahlaka bakış açısını ve sistemlerini anlatır. Saturn ve Jupiter’ın beraber hareketi 20 yılda bir kavuşum yaparlar. Hani bu sene vardı ve çok fazla biz bundan bahsettik. 21 Aralık 2020’deki sahipkıran enerjisi, toplumun enerjisinin nereye doğru evrileceğini anlatır bize. O yüzden toplumları şekillendirir. Bundan sonraki gezegenler ise Uranüs, Neptune ve Pluto, jenerasyon gezegenleridir. Uranüs 7 senede bir, hepsi jenerasyon gezegeni neden önemlidir? Jenerasyon gezegeni dediğimizde bir boşta çok uzun süre kalan gezegenlerden bahsediyoruz. Uranüs 7 sene kadar kalıyor. Pluto’ya gidip baktığımızda yörüngesi çok böyle eliptik ve farklıdır Pluto’nun yörüngesi. Kimi boşlardı 12 yıl, kimisinde neredeyse 32 yıl kadar kalır. O yüzden 7 yıl ile 32 yıl kadar dediğimiz böyle genişçe bir bant var. Belli bir jenerasyonun, belli bir grubun aynı anda doğduğu anda aynı anda haritalarında sahip oldukları göstergelerdir. Yani Uranüs, Boğaburcu’na geçti. Oldukça da bir zaman oldu. 2019 Nisanlarında tam olarak yerleşti ve önümüzdeki süreçlerde daha bir 4-5 yıl kadar daha Boğaburcu’nda olacak. Bu süreçte doğan bütün çocukların haritasında Uranüs, Boğaburcu’nda olacak.
O yüzden belli bir jenerasyonun nasıl bir topluma, düzene, dünyaya uyandığını, geldiğini görmek anlamında kullandığımız göstergeler. O yüzden aslında bir spesifik anlamda bir kişilik özelliğini anlatmazlar. Ancak haritanın içinde belli eksenlerde bulunduklarında veya haritanın içinde kişisel gezegenlerle açı içinde olduklarında bizim kişiliğimize dair özellikler de taşırlar.
Uranüs gezegeni, hani dünyanın ekseni 27 derece 23 dakika eğiktir ya, Uranüs’ün ki 97 derece eğikli. Tamamen böyle yan yan hem de eksen etrafında dönerken tamamen neredeyse yan şekle dönmüş ve yan yan dönen bir halde.
O yüzden daha bu halinden düşünürseniz değişiklik, tuhaflık, ekstrem tavırlarda bulunma, radikal enerjiler, ani iniş çıkışlar, özgürlük, isyan enerjisi olarak düşünebilirsiniz. Bireysel ve farklı olma ihtiyacı.
Uranüs haritamızda hangi evdeyse, hangi burçta ise aynı zamanda biz bu alanlarda değişim yapmak isteriz, değişimi yaratmak isteriz ama değişimi nasıl yarattığımızla ilgili de sınanırız. Eğer ki Uranüs eril burçlarda ise değişimi yapan ya da bizim kişisel gezegenimizle yan yana bir kavuşum gibi bir enerjide ise değişimi nasıl yaptığımızla ilgili olarak Uranüs dışardan bir açı yapıyorsa, dişil burçta ise başımıza gelen değişimlerle nasıl mücadele ettiğimizle ilgili de sınanırız.
Bu hayatın içinde. Neptune’e baktığımızda ise Neptune dişil bir gezegen. Neptune bir olma enerjisi. Hayal, ilham, yaratıcılık, yaratanla bir olma. O yüzden yüksek bir maneviyat, yüksek bir spirtüel güç. Bu dünyanın ötesinde ruhsal seviyede, enerji seviyesinde bir olma enerjisini taşıyan gezegenimiz. Spirtüel yanı çok güçlü, inanma ihtiyacı çok güçlü, kanma kandırılma enerjisi çok güçlü, destek olma, feragat etme, merhamet etme ve kendinden ödün verme enerjisi çok güçlü olan bir gezegen.
İnanılmaz derecede yaratıcılık ve ilhamla dolu ama aynı zamanda bir yandan da aslında kurban etme, kurban düşme enerjisi de taşıyan bir gezegen. Örneğin daha dün temel seviye sınıfında örnek olarak yapıyorduk. Whitney Houston’ın haritasında çok güzel bir Venus ile Neptune arasında açı var.
Kare açı var, çok güzel değil aslında biraz kare açı var. Bu nasıl bir gösterge? İnanılmaz güzel bir ses, yaratıcılık, ilham yetenek veriyor ama aynı zamanda Venus’un ne demiştik? İlişkiler. Venus’un hep bütün arasındaki zorlayıcı açı, ilişkiler içinde kurban düşme enerjisini getiriyor ki çok zorlu bir evlilik yaşamış ve bu ilişki ve evlilik aslında birçok bağımlılıklara, birçok krizlere de yol açmış hayatında.
Pluto’ya geldiğimizde ise yani hem yaratıcılık var hem de kanma kandırılma enerjisi var hem de büyük bir spürtüel güç var işin içinde. Pluto’ya geldiğimizde ise Pluto tekamülen en gerekli ama aynı zamanda bize en çok yıkıp yıkan gezegen. Pluto için karma da biz deriz ki bir önceki hayat döngüsünde ego’nun derinlerinde kalmış olan bilgi birikimi. Yani o kadar çok ve o kadar çok biz aslında o Pluto şu anda haritamızda her neredeyse o güce o kadar takılı kalmışız ki bir yanımızda bu hayatın içinde artık biz o gücü, o enerjiyi dönüştürmeliyiz.
Pluto yerin altı, Pluto dönüşüm, Pluto kayıplar, ölüm, iflas, akıl hastalıkları, Pluto cinsellikle ilgili zorlu durumlar, şiddet, mafyoz işler, mafyoz konular, ölüm kalım meseleleri, düşükler, ölümler, kürtajlar.
Pluto bizim kayıplar vesilesiyle dönüşüp başka bir insana doğru evrilmemizi sağlayan enerji. Yani aslında ruhumuzun terbiye edilmesini sağlıyor ama insan olarak şu anki öğrenme sürecimiz birazcık daha hani zorluklardan, acılardan, aşk çekip işte aşk olup ıstırap çekerek falan böyle bir şeyimiz vardır ya birazcık daha. O yüzden biraz daha zorlanarak bir şeyleri öğretme ve büyütme enerjisi taşıyor. Şeye baktığımızda aslında Pluto’nun olduğu yerde, haritamızda bir sır vardır, bir kayıp vardır, bir iflas vardır, bir ölüm vardır. Özellikle aile hattı içinde. Aile sırları diye bir eğitim veriyorum. Ara ara açtığım bir eğitim. Aile dizimi eğitimlerimle birleştirerek verdiğim bir eğitim o yüzden pek de örneği yok Türkiye’de. Ama bu eğitimde aile hattında, anneanneden, babaneden, haladan, amcadan, dayıdan ne gibi yükler almışız. Haritamız bize bunları çok net gösteriyor. Sırlar var mı, kayıplar var mı, hangi noktadaki kayıp, takıntı, ölüm bizim bu noktada yaşadıklarımıza işaret ediyor. Döngüsel anlamda yaşadığımız bazı deneyimlerin aile içindeki kökü ne? Pluto bize bunu çok iyi gösterir aslında bakarsanız.
Tek başına değil, çok fazla gösterge ile birleştiriyoruz ama Pluto ana eksenimiz oluyor bu anlamda. Dönüşümü sağlayan gezegen. Peki bunları nasıl yorumlayacağız diye bakarsanız aslında. Tabii ki böyle katman katman ilerleyen bir süreç astroloji. Neler yapıyoruz? Gezegenleri, gezegenlerin anlamlarını öğreniyoruz. Bu anlamların içinde, astroloji derslerinde yörüngeleri, güçlü olduğu burçlar, düşük olduğu burçlar, evlerle olan ilişkileri gibi bir sürü şeyleri konuşuyoruz. Sonra bunun üzerine gezegenleri, gezegenlerin bulundukları evleri, burçları anlamlarını birleştiriyoruz. Gezegenlerin birbirleriyle açılarını birleştiriyoruz diye diye gidiyor. Ama şunu bir dipnot olarak eklemek isterim. Haritanın içinde bazı kişileri anlatıyor demiştim ya hani. Örneğin güneşe ve satürne baktığımızda otoyte figürlerini nasıl algıladığımızı düşünmeliyiz.
Dünya haritasında örneğin bir ülke haritasında güneş ülkenin lideri anlamına gelir tipi. Venus’e baktığımızda kadınlar daha genç doğurgan 35’larında, 40’larının başında, 25’lerinden belki 40’larına kadar olan bir kadın figürlerini görmeliyiz. Aya baktığımızda daha bilge kadın figürünü görmeliyiz. Belki daha artık ananeliye doğru evrilmiş olan ve hayattan deneyim almış olan bilge kadın figürünü görürüz.
Satürne baktığımızda da bir kez bilge erkek figürü vardır. Jüpiter birazcık daha bize manevi anlamda kapıyı açan bir hoca, bir guru, bir eğitmendir. Bu anlamdaki kişileri görürüz. Mars’a baktığımızda 30’larındaki kahraman erkek arke tipini görürüz. 35’lerinde bir erkek belki daha dinamik ve gücü yüksek olan bir erkek arke tipini görürüz.
Mercure baktığımızda ise gençlerdir. Kardeşler, kuzanlar, ergenlikte daha tüyü bitmemiş delikanlı arke tipidir aslında bakarsanız. Daha androjen bir görünümü vardır bu anlamda ve puer enerjisini taşır. Böyle göstergeleri böyle eşleyerek, birleştirerek ilerliyoruz. Yani gezegenlere baktığımızda kısaca bu anlamları düşüneceğiz. Eğer ki ilgileniyorsanız daha fazla her gezegen, gezegenlerin burçlardaki anlamlarına yönelik ufak tüyolar verebilirim size. Tabii ki çok daha uzun derinlemesine, uzmanlaşmak istiyorsanız bir astroloji okulundan, ben ben ya da bir başkasından eğitim almanızı tavsiye ederim. Ama böyle ufak tüyolar vermek isterim size. Paylaşmayı seviyorum bu anlamda. Ayrıca arke tipler ile gezegenleri birleştirerek konuştuğumuz çalışmalar da yapabiliriz. Hepinizi çok öpüyorum. Umarım keyif almışsınızdır. Tekrardan görüşmek üzere. Sevgiler.
Herkese merhabalar. Ben Holistik Astroloğunuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçyorum. Geri döndüm. Geri döndüm.
Herkese merhabalar. Ben Holistik Astroloğunuz Duygu Demir.