Holynight İn The Grave lKabirde Kandil #kabirhayatı #kandildeneleryapılmalı #ölümdensonrayaşam
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=6pVWG2Wb5tw.
Arkadaşlar size göre hayal size göre gerçek. Kandil geceleri, cuma geceleri veyahut da Rabbime bildirdiği mübarek geceler ve zamanlar ve anlar var. Belki namazımızı kılıyoruz ancak geri kalan hiçbir işleyişten haberdar değilmiş gibi hareket ediyoruz. Burada birebir yaşadığımız bir olayı size anlatmak istiyorum ve en son Kandil’de yaşanan olaydır.
Kandil akşamı bitir namazını en sona bırakıp amacımız bitir namazını kılıp bundan hemen sonra hiç konuşmadan tesbihat çekerek yatmak ve uyumuş olsak dahi sabaha kadar bulunduğumuz en son hal üzeri zikir olunca bunu tekrarlayarak uyuduğumuzda da uyku halinde de Rabbimin zikir çekiyor kabul etmesi umuduyla. Çünkü gece yeteri kadar destekleyemeyabiliriz, yeteri kadar konuşamayabiliriz, yeteri kadar anlatamayabiliriz, yeteri kadar dua edemeyiz gibi haller bizi zikir çekmek ve zikir halinde sabahlamak üzereydi amaç. Ancak zikir çekerken de uyuyabilme ihtimalimize karşı en güzel en garantisi zikir çekerek bu halde sabahı etmek uyursak da o hal üzere uyumaktır. Umarız ki Rabbimiz de uyurken dahi bizi zikir hali üzerimiz olduğu için, zikir halinde
uyuduğumuz için sabaha kadar o gece dolu dolu yaşayan kişilerden kabul eden umuduyla bitir kıldıktan sonra konuşmadan zikir çekmeye başladık ve bununla birlikte devam ederken uyku hali değil, birebir canlı olan bir hal üzere size anlatmak istiyorum. Anlatalım ki Rabbimin bahşettiği, müsaade ettiği bunu siz kullarla paylaşalım hep
birlikte ne olduğuyla ilgili kendimize bir fikir edinelim, daha coşkulu, daha istekli yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla ilgili kendimizi sorgu ve hesaba çekelim. Ölmeden önce ölenüz. Zikir esnasında bir anda Rabbimin izniyle, lütfuyla açılan bir pencere oldu. Buradan bakış açısı yukarı doğru, yukarı doğru baktığımızda açılan kareden biraz
daha geniş bir kabrin altı gibi olan bir yer ve orası toprak parça parça sökülmüş ve oradan küçük bir çocuk muhtemel üç yaşları civarında veya dört yaşları civarında bir çocuk sallanarak aşağıya doğru kendini bıraktı. Bir an o sahne geldiği an eyvah çocuğa bir şey oldu yani o sıkıntıyla çocuk yere düştüğü an o kadar bir rahatlıkla düştü ki taklibi 6-7 metre civarı. O anda ne olduğunu anlayamadım bir an uyudum mu ne oldu gibi yokladım ama şu andaki kadar açık haldeyiz ve çocuk yüzünü döndüğü an bir anda kendi çocukluğumuz ve 3-4 yaşındaki olduğumuz hal olduğunu anladım ve bunun ne olduğu ile ilgili önceki bildiklerimizle birlikte bir anda onları toparlayarak incelemeye başladım ve incelediğimiz yerde yukarıda olan yer kabrin altı olduğu çok net ve belliydi ve çocukluk halim yürümeye başladı ve yürürken karşımda bir anda dedemi gördüm. Rahmetli dedem yıllar oldu vefat ededi. Rabbim ruhunu şadi eylesin Rabbim ona en güzel makamlar nasip eylesin Rabbim ondan razı olsun ve gördüğüm an çünkü 50’li yaşlarda hali idi ve gördüğüm an yalnız
yani şu anda bile o anı yaşıyorum o kadar duygulandım ve ona sıkıca sarıldım o da gördüğünde yere doğru eğilerek sarıldı. Dede nasılsın dedim iyiyim oğlum dedi ancak o kadar şaşkınlık içerisindeyim ki çünkü bu alem kabir hayatı olması gerekiyor çünkü düşülen yer ve dedemi orada görüyor
olmam bir anda saniyede samiselerde çok hızlı kararlar verip bunları birleştirmemi gerekti çok şükür de nasip oldu. Bunun üzerine dede nasılsın dedim iyiyim evladım dedi ve hemen sorular sormaya başladım etrafı incelemeye başladım etrafı incelediğimde çok uçsuz bucaksız bir alan ancak o kadar
çok kalabalık var ki o kadar çok insanlar var ki kılık ve kıyafetleri uzun genelde ancak elbiseleri genelde beyaza yakın krem rengi çok yakın bazıların üzerinde desenler var ve çok kalabalık bir alan yani uçsuz bucaksız görüyorsunuz ve bu alanda da full kullar var ve hemen anlamaya çalışıyorum çünkü daha önceki tecrübelerden dolayı bu anları çok iyi geçirmek gerekiyor fırsat o fırsat dede dedim cennette cehennem görülüyormuş bana dedim gösterir misin neresi hemen karşıma dedi ki ufka bak orada gördüğün dedi kızıllık ki tam güneş batmak üzereyken çok az ramak kalır ya batar da kızıllığı bitmek üzeredir o halde çok uzaktan görünüyor dede dedim sürekli görünüyor
dedim hayır evladım dedi iki defa dedi hemen o anda bizdeki gece ve gündüz güneşin doğumu ve batımı gibi düşünerekten anladım işareti yaptım peşinden dede cenneti görebilir miyim dedim hayır evladım olmaz dedi senin daha vaktin var eğer ki cennete dönüp bakarsan orada kalırsın ve dedi süren dolabilir buna dedi müsaade yok burada her şey bütün haller Rabbimin izniyle dedi peki dedi dedim babaannem nasıl tamam dedi elimden tuttu beni ileriye doğru götürdü gittiğimiz yerde karşımda bir kalabalık var açılan bir kapı oldu bu kapıyla birlikte babaannemi gördüm ama nasıl koşarak gittim ve ona sarıldım o da ağlıyor gözlerinden yaşlar geliyor ve ona da hasret giderdi birkaç saniyelerden sonra babaanne dedem geride kaldı dediğim an dedenin aramda baya bir mesafe var oğlum olmaz kadın ve erkek bir araya gelemiyoruz dedi babaanne olur mu dedim nikahımız dedi
oğlum ne bittiği için burada baş başa kalınamıyor peki dedim siz evlendiniz bu kadar zaman geçirdiniz birbirinizi hiç özlemiyor musunuz diye sorduğunda tabii ki özlüyoruz ama belirli ortam ve şartlarda bir araya geliyoruz ama dünyadaki gibi değil dedi ve arkasında başka bayanlarda vardı bayanların olduğu bir topluluk ve ara ara görüştüklerini hasret giderdiklerini çok iyi anladık peki babaanne dedim dedem olmaz dedi cenneti bana dedim gösterir misin cehennemi gördüm dedim çok uzaktan tam arkanda oğlum dedi ama dedi cennet diye bakarsan şu anda dünyayı görürsün dedi anlamamakla beraber tamam dedim ama şunu yorumlayabiliriz senin yaşanacak zamanın var vaktin gelmediği için öncesinde
cennetin iz düşümüne müsaade edilmedi ancak babaanneme sorduğunda da senin için şu andaki cennet yada cehennem neyi hak ediyorsan hak edeceğin arkanda yani baktığın zaman dünyayı görürsün dedi peki babaanne dedim anneannem nerede oğlum burası değil burada
yok ama buraya bir sonraki de yaşıyor dedi onu dediği an hemen o anda ufktan daha beyaz bir alan belirdi ve kısa bir süre sonra kayboldu hemen şunu düşündüm demek ki dedim burası başka bir yer orası başka bir yer evet kademeleri olduğunu biliyoruz diye düşündüm ve kısa bir an sonra yani bir taraftan bunu bire bir uyku hali değil
bu kadar bile bir yaşarken aynı anda şu andaki gibi akıl fikirle düşünmeye ama aynı zamanda da babaannem ve dedemle hasret edermeye aynı zamanda bulunduğum çevreyi anlamaya çalışıyorum çünkü bu haller daha çok farklı kişiler ve konularla yaşanmış olduğu için ne kadar çok bilgi alırsam bunun da Rabbim’in müsaade ettiğini ve bunun da bir sebebi olduğunu anlayabiliyoruz ve an geçmedi ki hemen önümde bir tane tabut belirdi tabut mumyalanmış sarılmıştı bir anda tabut kalktı ve sadece elleri görüyorum yandan ellerin üzerinde siyah ipler var ve bir bayan edip anlamaya çalışıyorum ne oluyor diye ve o anda birisi geldi elindeki bu ipleri çözdü ve o ipler çözülürken biraz sonra o kişi o kadar mutlu o kadar coşkulu o kadar hevesli o kadar anlatılmaz
yalan konuşanır öyle bir halde uzaklaştı ki anlamaya çalışıyorum hemen direkt görüntü alanında olmasa bile ses yoluyla zamanında sana domuz yağı sürükte sihir büyüğü yapan ve yaptıran kişi dedi ve artık tamamen bu konuda azat oldu kurtuldu bu konu tamamen kapanı dedi öyle dediği an o kadar mutlu oldum ki o kadar coşkulandım ki yani bildiklerimiz okumaya çalışıp anlamaya çalıştıklarımızı bire bir orada delili olarak yaşıyordu çünkü yatsı namazından öncesinde o arada tövbe namazı kıldım ya rabbi bildiğin bilmediğim tüm günahlardan tövbe ediyorum pişmanım bir daha yapmayacağım ya rabbi senin rızan için efendimiz aleyhisselamı sevindirmek için ben hakkımdan vazgeçtim
ya rabbi senin rızan için efendimizin mutlu olması için diye cami gönülden tövbeler etmiştik ama ondan öncesinde de sürekli tövbe ederek geliyordu hemen bunun karşılığı olduğunu anladım çünkü zamanında yıllar evveliyatında yaşadığım konuları oldu çok sıkıntıları oldu tabii ki bunlar zahmet gibi görülüyor ama zahmetin rahmete dönüştüğü konular oldu bakın şu anda konuşuyoruz bazı olaylar olmasaydı belki bu konulardan
haberdar olmayacaktık ve nasıl o tövbelerin karşılığında kişilere nasıl merhamet olarak döndüğünü bizzat yaşayarak gördüm buna emin olun dostlar ve biraz sonra bu alana doğru göz gezdirirken inanılmaz bir hal oldu o kadar büyük bir kasırga çıktı ki uçsuz bucaksız yani öyle bir an ki ve öyle bir alan ki bakış açısının görebildiği
gözün zoom yapabildiği alana kadar tamamını görüyorsunuz ve tamamı full insan dolu belki bunların bir kısmı cinni olabilir belki insan olabilir ama her halikarda Rabbimin kulu ve buradalar ve öyle bir kasırga çıktı ki öyle bir kargaşa oldu ki bu kargaşa ile birlikte orada tutunmaya çalışırken biraz sonra o bakış açısında bir ifritin vücudu ile bir yıla çok büyük bir yıla ifritlerin en azıları yılan haline gelir ve bunlar zaman daha da günahtar ilerledikçe çift başlı ve benzeri konulara gidebilirler ve bu konuları sürekli algıladığımızdan dolayı Rabbimin izniyle en azından tamamı bir de olması kısmından dolayı anlayabildik ki çok büyük bir yılan ve bunun vücudunu algılıyoruz öyle bir kalktı ki o gökyüzüne doğru kısa bir an sonra ortalık duruldu
sakinleşti o anda anladık ki kapılar kapanmış edilen dualar yapılan hallerin tecelliyatı burada artık sonlanmış nasıl mı beklentisi olanlar veyahut da işlediği günahlardan azap çekenler herhangi sebepten dolayı buradan beklentisi olanlar veya evlatlarından dua bekleyenler ihtiyacı var ihtiyacını orada görebilmek için çünkü insanlar dünyada hazırlıyor hazırladığını orada buluyor beklentisi olan kullar Rabbimin izniyle
ve müsaade ettikleri Sema kapılarına en yakın yere gelmişler ve orada bekliyorlar ancak o hali görmeniz gerekiyor o kadar tedirgin dolaşıyorlar ki o kadar ürkek dolaşıyorlar ki ancak o bulut kalktıktan sonra yemin olun dostlar bir kısmı ağlayarak bir kısmı mutluluktan uçarak adeta uçma tabiri gerçekten uçtuklarını algılamadık ama encinin zirvesini anlatmaya çalışıyorum o kadar mutlu olmuşlar ki ve bu hayleri görünce ve az önceki yaşadığım tamamen kurtulmuş olan bize zamanında sıkıntı vermiş ama hiç önemli değil Rabbim bizlere imtihan vermiş çünkü biz Rabbimden yüksek makamlar istedik onlara layık olmak için imtihanlara da tabi tutulunca cennete gitmek için Rabbimin rızasına gitmek için imtihanımızda bize sebep olan kulların sırtına basa
da cennete ve Rabbimin huzuruna gidilmiyor dostlar ve belirli bir zaman sonra o insanları algılayarak düşünün ki gözyaşlarıyla kapandı ve o hal yani anlatılacak bir hal değil insan yaptığı tüm hataları tüm yaşadıklarını gözden geçirmek istiyor ve Allah’ın
rızasını kazanmak bize imtihan olarak gelen kulların sırtına basmakla olmuyor. Allah için ibadet ettiğimizde ibadetler bize dönüyor biz kendimiz için ibadet yapıyoruz ama Allah’ı Teala için Rabbimin dinine hizmet edip insanlara hizmet etmek gerekiyor Allah rızası için olması gerekiyor yani yaptığımız ibadetler değil insanlara
hizmet ettiğimiz hizmetler neticesinde doğru olarak Rabbimin emrettiği yolda hizmet ettikçe Rabbimin rızasına gidebiliriz ve günde bir tane nar yiyerek de ibadet ederek de oraya gidilmiyor insanlarla istişare edeceğiz kişileri suçlamayacağız biz günaha karşıyız günahkarlara değil günahkarlar bilmiyorlar herkesin donanımına göre bildiklerimizi anlatacağız biz biliyoruz demiyoruz bilenler bilmeyenlere yardımcı olacak hoşgörülü
Allah’a emanet olun bizde kalın Rabbimin rızasında kalın yaşadıklarımızı size anlatmak istiyoruz Allah rızası için düşünün buradan dersler çıkarmaya çalışalım ne denmek istediğini
Rabbimize dalışalım size göre hayal bize göre gerçeği Allah’a emanet olun