"Enter"a basıp içeriğe geçin

Doğum Haritanızda Neptün ve Anlamı Nedir? | Astroloji Sözlüğü | Astroloji Gurusu Duygu Demir

Doğum Haritanızda Neptün ve Anlamı Nedir? | Astroloji Sözlüğü | Astroloji Gurusu Duygu Demir

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=K0YoHBr2I2k.

Herkese merhabalar ben Holistik Astrolagonuz Duygu Demir. Astroloji Sözlü videolarına devam ediyoruz. Bu hafta size ne anlatacağım? Çok önemli bir şey anlatacağım. Neptune’u anlatacağım. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolagonuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçarım. Geri döndüm. Geri döndüm. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolagonuz Duygu Demir.
Sevgili arkadaşlar, Astroloji Sözlü video serilerinde harita nasıl okunur, neler yapalım, nerelere bakalım, açılar nedir, gezegenler nelerdir diye hep size anlatıyorum. Pluto için uzunca bir seri yapmıştım hatırlarsanız. Pluto nedir? Pluto akrep jenerasyonu, neler olacak, ne zamanlar tetiklenecek ve Pluto evlerde diye 5 videoluk uzun bir seriydi. O videoları izlemenizi tavsiye ederim.
Haritanızı bir elinize alın, Pluto’nuz nerelerde, Pluto ne anlamda, sizde haritanızdaki hangi evde bir bunlara bakın derim. Çünkü şimdi Neptune için aynı seriye başlıyorum. Uranüs için falan diye hep böyle devam edeceğim. Saturn için de aradan yaptım. Saturn önemli olduğu için onu bir aradan çıkartmıştım ama Jupiter’ı Mars’a her şeyi anlatacağım size. Ama tabii ki her hafta bir video yayınladığım için uzunca bir zamana yayılıyor ister istemez. Şimdi önümüzde şöyle ilerleyeceğiz sıralama olarak.
Her zaman izleyebilirsiniz bu videoyu. Neptune’le ilgili olarak önce size bu videoda Neptune gezegeni nedir, ne yapar, ne işe yarar, anlamı nedir biraz bunları anlatacağım. Birazcık mitolojisine dokunacağız çok hafiften. Sonra bir videoda Neptune yayı ve Neptune oğlak jenerasyonlarına neler bekliyor, ne oluyor, ne bitiyor onları anlatacağım size. Ondan sonra Neptune evlerde videolarını çekeceğim. O yüzden önümüzde yine bir 4-5 haftalık bir zaman dilini var.
Neptune’u konuşacağımız. Venus’ta bir arada şey yapıyor, Neptune’e kızıyor şu anda. Neden bilmiyorum ama apartmandan geçen birileri var herhalde hep havlaması geliyor. Şimdi Neptune, Neptune ne yapar, Neptune kimdir, ne olur. Bir numaralık meseleniz. Neptune bir jenerasyon gezegeni sevgili arkadaşlar. Yani bir burçta uzunca süre hareket eden, o yüzden aslında belirli bir dönemde doğan bütün kişilerin hayatını
aynı temayla, aynı bilgiyle yoğuran bir enerjidir. Neptune örneğin 2011 yıllarından beri balık burcunda. Hâlâ daha balık burcunda, 2026’lara kadar da balık burcunda kalacak. Uzunca bir süre bir burçta kalıyor, ortalama 14-15 sene kadar bir burçta kalıyor. Neptune, Pluto’dan sonra ikinci en ağır hareket eden gezegen, yani Pluto’yu hâlâ daha gezegen olarak alıyoruz astrolojiyle biliyorsunuz. Pluto yörüngesi en geniş olan, en uzun sürede güneşin etrafında dolanan gezegen iken, Neptune ondan bir tık daha hızlı, hemen öncesinde olan gezegen. 14-15 yıl boyunca bir burçta hareket ettiği için Zodiyak’ta da 12 tane burç var. Ortalama 1 yıllık, bir ortalama Zodiyak turunu 165 yılda tamamlıyor. Neptune çok uzun bir süreden bahsediyoruz. Jenerasyon gezegenini tekrardan bir hatırlatayım. Evet, bir burçta uzun süre kalıyorlar.
14-15 yıl boyunca doğan kişilerin, bütün o süreçte doğan kişilerin hayata bakış açısını belirleyen alt metni yaratıyorlar. Dünyanın içinde yaşanan bütün kolektif gelişmeleri belirliyorlar. O yüzden de aslında dönüp baktığımızda doğduğumuz dönemde dünyadaki insanların algıları nasıldı, hayata nasıl bakıyorlardı, neler yaşıyorlardı, hangi konularda nasıl ıslanıyorlardı bunu görmemizi sağlayan gezegenler.
Keza şu anda da kendi doğum haritalarımızdan kendi haritalarımız açısından baktığımızda da Neptune bir burçta 14-15 sene kaldığı için 14-15 sene boyunca aynı burç ve aynı ev temasıyla ilgili bizi belirli alanlarda sınıyor Neptune. Neden hep sınıyor kelimesini kullanıyorum? Çünkü jenerasyon gezegenleri bizim öyle elimi aldım, değiştirdim, baktım, bakış açımı şöyle yaptım, eğdim, büktüm diyerek değiştirebileceğimiz,
farklılaştırabileceğimiz gezegenler değil onlar gelirler bizi etkilerler, biz kuzu kuzu takip ederiz olayları. Pluto nasıldı? Bizi daha çok yıkarak dönüşüm getiriyordu. Belirli konularda şöyle hafiften başımızı yer altına sokup, depresyona sokup, kayıplarla yüzleştirip ondan sonra tekrardan dünyaya çıkmamızı sağlıyordu. Neptune ise bizi belirsizlikle, kanıma kandırılma, kendimizi adamayla adadığımız şeyden bazen hayal kırıklığıyla yüzleşmeyle sınıyor. O yüzden sınama kelimesini kullanıyorum. İşin açıkçası Pluto’dan bile daha az korkuyorum. Hiçbir şeyden korkmam Neptune’den korktuğum kadar nokta. Ben Neptune’den çok korkarım. Belki haritamda çok fazla sabit var, öncü var yani çok fazla değişken göstergem yok haritamda. O yüzden o değişken koşullar ve belirsizlik beni çok korkutuyor ki Kuzey Ayduyum’un balıkta bu arada arkadaşlar. Yani hayatta öğrenmem gereken şey işte hep böyle oluyor zaten. Ancak bu yüzden astronoji ironik bir şekilde bizi şey yapıyor oyunlara sürüklüyor böyle. Neyse, Neptune’un peki ne anlamları var? Pardon anlamlarından önce şunu konuşalım. Neptune, Pluto yani Hades, Neptune Poseidon ve Jupiter mitolojide üç kardeşler. Jupiter yani Zeus şey babasının Saturn’un karnını deşerek bütün kardeşlerini dışarıya çıkartıyor. Pluto ve Neptune yani Poseidon, babanın karnında Saturn’un karnında kalmış olan karakterler. Neyi kastediyorum? Mitolojik hikayede şu var Saturn, Kronos zamanın efendisi, kuralları koyan düzenleyici karakter. Zamanında kendi babası olan Uranos’u yani göğün efendisini al aşağı ediyor, güçten düşürüyor. Çünkü Uranos çok zorbalaşmış durumda. Onu al aşağı ediyor ve başa çıkıyor.
Sonra bir kahin gelip ona diyor ki sen böyle yaptın ancak aynı şey senin de sonun olacak. Senin de oğullarından biri seni güçten devrediyor yani gücünü elinden alacak diyor. O yüzden Saturn korkuyor ve gün geçtikçe babasına benziyor. Daha katı, daha sert, daha keskin bir hale geliyor. Çocuklarını yiyor. Ve işte bir seferinde bunu çok fazla farklı yerlerde anlattım artık tekrar anlatmayayım.
Bir seferinde eşi Rhea isyan ediyor ve Jupiter doğduğu zaman Jupiter’ı, Zeus’u bir sal ile nehirde gönderiyor. Kundağının içinde ve Saturn’a taş veriyor yesin diye. Bu esnada yenilen çocuklar arasında kadın arke tipler çok var. Ve aynı zamanda, konuşulur başka zaman, bunlar derslerde falan anlatıyorum.
Ve aynı zamanda Pluto ve Poseidon da var. Neptune da var. Sonra Jupiter geliyor işte karnını deşiyor vesaire kardeşlerini çıkartıyor. Ve bu üçlü dünyayı ve tanrılar katını bölüşüyorlar. Pluto yeraltını alıyor, Poseidon Neptune denizleri alıyor. Zeus ise insanlığın yönetimi ve tanrılar katının yönetimini alıyor. Yani Neptune okyanuslar, denizler, aşkın bir enerjiyle ilgili.
Zaten 3 tane üçlü yabası vardır Poseidon’un elinde. Yine buraya bir görsel koyalım. Onunla görürüz genellikle. Şimdi Neptune 165 yıl boyunca Zodiaktaki yörüngesi 14-15 yıl boyunca bir burçta kalıyor. Yılda ortalama 2-3 ay kadar retro hareket yapıyor. Ön hareket eden gezegenler gibi aynı dereceleri 2-3 defa tarıyor. İleri geri ileri geri.
Ve bizi hayal kurmalar ve hayal kırıklıkları kendimize adamalar sonra gerçeklerle yüzleşmelerle daha çok sınıyor. Birazcık daha hayaller Paris, gerçekler, işte buralarda bir yerlerle bizi yüzleştiren şey. Anlamlarına dönüp bakarsak eğer nasıl yorumlayacağımızı anlatacağım. Anlamlarına dönüp bakarsak eğer Neptune’u düşündüğümüzde hep karşımıza şu gelmedi. Neptune aşkın bir enerji ve bir olmak demek. Benden öte bir gerçeklik var enerjisi. O yüzden aslında ruhsal boyutun farkındalığı ile ilgili, sezgilerle ilgili, yaradan enerjisi ile ilgili. O yüzden her türlü dini konu, maneviyat, inançlar, ruhun farkındalığı, spirtüel enerjiler, sezgiler, daha başka şifa çalışmaları, öte alemden aktarılan bilgiler, tarot olur, fal olur çeşitli bunların kötüye kullanımı ile ilgili şeyler olur.
Bütün bunların hepsi Neptune enerjisinin içinde. Evrensel sevgiyi taşımak aslında amacı, evrensel sevgiyi taşımak ve getirmek. Allah’ın katındaki sevgiyi, yaradanın sevgisini insanlığa taşımakla ilgili bir hedeften, bir amaçtan bahsediyoruz. Tabii ki burada bir olma enerjisi var çünkü hepimiz bir yerden geldik, bir yere gidiyoruz, orası neresi bilmiyoruz ama yaradanın katı, o isterseniz evrensel enerji değil, nasıl tanımlarsanız hiç fark etmez ama
sanki Big Bang anı gibi düşünürseniz, bir bütünden evrenin oluşumuyla ilgili olan teorilerde, evrenin oluşumu teorilerinde bütün bir enerjiyken patlamayla dağılması, o bütünlük halini aramakla ilgili Neptune. Benden daha büyük bir parça var, ben o parçayı sürekli arıyorum. O yüzden bir olma isteği arzusundayım.
O yüzden de aslında kaptırıp gitmekle, inanmakla, hayallerle, ideallerle ilgili kendini adamakla bağlantılı. Bazen öyle şeyler olur ki, mesela Neptune’un tepe noktasında olan kişiler delilerce çalışıyor, manyaklarca çalışıyor, çalışırken saati, günü, onu, bunu unutuyorlar, kendilerini kaptırıp gidiyorlar gibi. Bazen Neptune’u ayla bağlantıda, ay gezegeniyle bağlantıda olan kişiler.
Öyle bir ideal, aşk, öyle bir hayal, öyle bir aşk, öyle bir partner arıyor ki kendini kaybetmek istiyor, bütün olmak istiyor o kişiler. Öyle bir şey yok dünyada. Bazen arıyor ve bulamıyor. Bazen karşısındaki kişiyi öyle gözünde büyük bir yere koyuyor ki günün sonunda hayal kırıklığına uğruyor. O yüzden o bir olma temasıyla beraber kendini kandırma ya da karşı tarafı kandırma enerjisinde getirebiliyor. Kanıma kandırılma.
O yüzden Neptune’un enerjisi içinde evet bir tarafta bir ideal, ideale kendine adama, yaratıcılık, ilham, sezgiler, maneviyat gibi konular var. Çok büyük bir yaratıcılık var. Sinema, fotoğraf, müzik, dans, hayal gücü, bütün bunlarla ilgili olan enerjiler var. Empati var, şefkat var, duyarlılık var. Kendini diğerinin yerine koyup onunla o bağlantıyı kurmak, affetmek, merhametli davranmak var.
Ama bir yanıyla da, öte tarafıyla da aslında şey gibi birazcık daha kendini kandırmak teması var. Gözünün önünde bir sahne yaratılır ve o sahneye inanırsın ve kendini kaptırıp gidersin. Sonrasında o sahnenin gerçek olmadığıyla yüzleşirsin teması var. Kendini kandırmak, bir başkasının seni kandırması, akıl karışıklıkları, doğru kararı verememek, kendini başkasına adamak,
yumuşak karnın haline gelmesi ve günün sonunda büyük hayal kırıklıklarına uğrama enerjisi var. Enerjini, gücünü toparlayamama, tembellik etme, kendini kaptırıp gitme, karbonidratı tatlıya, yemeye, içmeye fazlaca düşkün olma enerjisi var. Dağılma halidir bu. Çünkü Neptune belirsizliktir, dağılmaktır. Okyanusları düşünün, ucu bucağı sınırı yoktur okyanusun. Okyanusun ortasında durduğunuz her yer deniz.
Neresi deniz, neresi gökyüzü bilemiyorsunuz o kadar dağınık bir hal. Neptune öyle bir şey, kocaman aşkın bir denizin içindesin ve bazen dalgalar geliyor, o dalgalar seni yutuyor gidiyor. Sınırları göremediğin için de kendinle bir diğer arasındaki sınırı çizmekte, diğerinin söylediği gerçekle yalan arasındaki sınırı çizmekte zorlanıyorsun. Öyle dağınık bir enerji. O yüzden kendini izole etmeler, inzivalar, manevi anlamda yapılan inzivalar, idealize etmeler karşı tarafı, tanrılaştırmalar hep Neptune enerjisinin içinde. Fedakarlıklar, kurban olmalar, kendini kurban durumuna düşürmeler, kurban kurtarıcı ilişkileri, bağımlılıklar, her türlü bağımlılık, yeme içme, cinsellik, alışveriş, gerçekten işte alkol, uyuşturucu her türlü bağımlılık Neptune enerjisi içinde. Başkalarına hizmet etme Neptune enerjisinin içinde.
Tabii ki çok büyük okyanuslar, sular, seller, hepsi Neptune enerjisinin içinde ne olursa olsun. O yüzden bir tarafıyla bize çok güzel ve yaratıcı bir enerji verirken bir yanıyla sorumluluklardan kaçma, kendimizi kandırma, yalanlara dolanlara kapılıp gitme halini verecektir her durumda. Konsantrasyon kaybı yaşatır. Örneğin size bu videoyu çektiğim zamanlarda gökyüzünde Merkül-Neptune karesi var. Unutkanlık, dalgınlık, bütün bunların hepsini, sözlerin hangisi doğru hangisi yalan, kime inanalım kime inanmayalım bunu bilememeleri karşımıza çıkarıyor maalesef ki. Peki biz bunu nasıl yorumlayacağız? İki şekilde yorumlayacağız sevgili arkadaşlar. Birincisi doğum haritamızda Neptune hangi evde ise.
Siz de evlerin anlamlarını anlatmıştım. O evin anlamıyla bu Neptune’un anlattığım konularını birleştireceksiniz. Örneğin Neptune 4. evinizde mi? Ailenizi çok böyle idealize ediyor olabilirsiniz. Bizim evimizde her şey muhteşemdi gibi olabilir. Veya evin içinde sırtınızı yaslayacağınız bir kişi olmamış olabilir. Çünkü Neptune belirsizlik ve dağınıklık demek, o sağlamlığı alamamış olabilirsiniz. Evdeki kişilerle keminiz arasındaki sınırı çizemiyor olabilirsiniz. Anne babaya fazlasıyla hizmet ediyor, bu süreçte kurban durumuna düşüyor olabilirsiniz gibi gibi. Bu anlamları birleştireceksiniz. Bir diğeri ise gökyüzündeki Neptune hangi burçtan geçiyorsa haritanızdaki yerin eresi bunu eşleyerek yorumlayacaksınız. Örneğin Neptune şu anda balık burcunda. 2026 yılına kadar balık burcunda olacak. Gökyüzündeki Neptune hangi evinizde ise. Örneğin benim şu anda 3. evimde. Ne olacak? Bu düşünceler, fikirler, projeler bu alanda birazcık daha hayalperest olmayı da getirecek. İlhamımın güçlü olmasını da getirecek. Sezgisel anlamda neyi nasıl aktarmam gerektiğini doğru bir şekilde hissetmeyi de getirecek. Kardeşler, kuzenler yakın akrabalarla ilgili olarak hem merhemetli bir ilişki kurmayı hem de bazen kanma kandırılma durumlarını getirecek gibi gibi. Hani bilimum konular bu. İkisini birleştirerek yorum yapacağız sevgili arkadaşlar. Şimdi ben size bir sonraki haftada Neptün Yay ve Neptün Oğulak jenerasyonlarını anlatacağım. Çünkü Neptün Yay jenerasyonu bir süredir kare açılar yaşayıp duruyor. İşte 70’liler falan Neptün Neptün kareleri yaşıyor. Hepimiz de yaşarız bu arada belli bir yaşa geldikten sonra. Neptün Oğulaklar da önümüzdeki dönemlerde yaşayacak Neptün karelerini. Çok önemli zamanlar. İlizyonların, kendimize yarattığımız ilizyonların ortaya çıktığı, döküldüğü zamanlar. Çünkü Neptün, haritamızdaki Neptün herhangi bir Neptün karesi, satün karesi, yani bir şey zor ya da bir tutulma satün karesinden, ya da pluto karesi falan gibi böyle sert geçişler, uranüs açısı gibi sert açılar aldığında aslında hayata dair kurduğumuz hayallerin ne kadarının gerçek olduğu ile yüzleşiriz. Bu arada, o yüzden hayal kırıklıkları zamandır çok o yüzden Neptün karelerini konuşalım beraber. Bu arada tabi ki şöyle bir şey var. Neptün aslında somut olmayan gerçeklik diyeceğim. Bu tanım çok doğru bir tanım değil. Ama şunu kastediyorum. Hep bunu şöyle anlatmaya çalışıyorum. Satünün gerçekliği ve Neptünün gerçekliği ikisi de gerçek. Satün şudur. Bu. Katı. Telefon. Görüyorum. Dokunuyorum. Hissediyorum. Maddesel boyutta en azından ben şu anki zaman algımda, madde algımda bunu hissediyorum ve görüyorum. Bu. Satün.
Neptün ise aklımın içindekiler. Örneğin şurada havada gezen balonlar hayal ediyor olabilirim. Gerçek değildir. Katı maddesel boyutu ama zihnimin içinde gerçektir. Neptünün gerçekliği öyle bir gerçek. Ve inandırır insan kendinin buna. O yüzden psikoloji ile, o yüzden ruhsal bozukluklarla da bağlantılıdır. O yüzden ilham ve yaratıcılık ve sanatsal eser üretmekle de müzikle de ilgilidir.
Kimi insanlar vardır ki müziğin sesini duyduğunda kalbinin içindeki atışı başka şekilde hisseder. Ya da kimi insanlar vardır ki bir kokuyu aldığında belirli bir tatla eşleştirir. Bu aslında o Neptünyen enerjinin getirdiği bir yaratıcılık hali. O yüzden Neptün de alabildiğine gerçek ama dış dünyadaki realite ile bazen uyumlu olmayan bir gerçeklik. O yüzden hayal kırıklığına açık olan bir gerçeklik. Evet.
Önümüzdeki haftalarda tekrardan buluşalım. Neptününüz hangi evde? Aşağıda yorumlara bekliyorum sizi.
Bir bakacağım nerelerde kimler var diye. Görüşmek üzere.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir