Yusuf Sami Kamadan – Safevîlerin Meşrulaştırma Politikası – Cumartesi Sohbetleri (23)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2Mv_j5w-Uro.
Bu tarihten sonra enteresandır mesela. Şah Tahmas zamanında……kimi kendilerini böyle meşrulaştırma araçları gündeme giriyor. Mesela nedir? Mesela Tezgire’yi Tahmas vardı. Mesela kendisinin yazdığı bir tezkire vardır. Orada kimi ifade eder. Özellikle Osmanlıya kendisini ikna ettirme gayretleri güttüğünü gösteriyor. Tabii şöyle bir durum var. Az önce kendisinden bahsettik. Kemal Paşazade gibi insanlar. Ebu Suud Efendi veya Hüseyin Abdullah Eşirveyni gibi. Eşirveyni özellikle mesela İran bölgesinden bu Şii’de Eşirveynin faaliyeti sebebiyle……gelen birisi Osmanlı coğrafyası ve Hululiyye dediğimiz aslında kendisi de ifade eder bunu. Yani işte Şah İspanyol’un ruhunun Şah Tahmas’a geçtiği yönündeki ifadeleri. Buna inandığı için mi yoksa nakil mi yapıyor? Yok nakil yapıyor. Yani oradaki Şii propaganda’ya maruz. Tabii kendisi Sünni. Şii propaganda’ya maruz kalması neticesinde oradan ayrılarak Osmanlı coğrafyasına geliyor. Ve bunların aleyhine bir reddiye kalemi alıyor. Bununla alakalı mesela benim tanıdığım aile var. Nebşehirliler kendisi.
Mesela Erdebil’deki bu Şii propaganda, yani Sünniler de kaçıyor nihayetinde. Tabii. Kaçıyor. Tabii Şah İsmail de çok ciddi kan döküyor. Yani mesela Süreyte, yani Yavuz Sultan Selim’in 40 bin alevi öldürdüğünden bahsedilmiştir ama……yani çok ciddi manada. Onun zulmünden kaçanlardan bahsedilmiyor. Zulmünden kaçanlar ve ciddi kan döktüğü de ifade ediliyor. Ziran, İran ile mesela bugün Türkler arasında hala misaf mevzudur. Ben de bir İran’a gittiğimde böyle bir konuşurken. Tabii mevzu yani geliyor Yavuz Şah İsmail. Şah İsmail’i çok severler onlar. Mevzu oraya geliyor tabii. Ve bununla alakalı tabii çok inat olum, enderesan bir toplum yani. Türkler bir de orada yani. Hikaye üretme noktasında böyle yani menkıbe noktası enteresan. Bu her yerde böyle. Mesela işte siyasi gündemden bir örnek vermek gerekirse……Husiler mesela Yemen’de, Mağreb’de öndere tıkandı.
Hemen bir hikaye deveran olmaya başladı mesela Fars medyasında. Yani işte Mağreb’te Suudlar, işte Türkler’e petrol veriyor. Bizler de işte onlara insansız hava savunma aracı göndermişiz. Ondan dolayı bir bomba yapışıyoruz. Aman Ya Rabbi! Hemen böyle bir yazma yani. İşte şey yani o arkadaş şey demişti. İşte Şah İsmail sünniye, Türkmenlere gitti. Şii olun dedi. Onlara olmayız dediler.
Kılıcının kılından böyle yarısına kadar çıkarttı. Türkmenlerin yarısı ondan sonra Şii oldu. Sonra diğer yarısına gitti. Şii olun dedi. İşte olmayız dediler. Ondan sonra kılıcının tamamını çıkarttı. Ve bütün İran’daki bütün Türkmenler ondan sonra Şii oldu tarzında. Böyle hikayeler var mesela. Sonra Çaldıran Savaşı ile alakalı olarak. Tabii toplara gönderme yapılıyor. Bir tane şey demişti yani işte Çaldıran Savaşı’ndaki toplar İngilizlerden.
Oraya kadar gidiyor yani. İşte bir top ateşi yapılıyor. Şii Sıfır’ın kılıcını çekiyor. Topa vuruyor. Topu ikiye yarıyor tabii. Ondan sonra Yağusun Asiye bunu hayret ediyor. İstanbul’u dönünce işte aynısını bir yeniçeri üzerinde denemesini istiyor. Tabii yeniçeriye parçalıyor top. Mektup gönderiyor. Sen bunu nasıl yaptın diyor. O diyor o el Şah’ın iliydi. O kılıç Şah’ın kılıcıydı. Şeklinde bir cevap verdi. Yani böyle işte menkıbeler şeklinde tarihe dayanağı olmayan bu şekilde menkıbeler naklediyor. Şimdi Tahmas zamanında işte az önce mesela bahsettiğim gibi mesela Kanun Sultan Süleyman’a gönderilen mesela 3. Murad’a gönderilen tahta oturmasından sonra bir tebrik var.
Bu şekilde yani kendilerinin aslında sahip olduğu inancın bir gulat şia olmadı. Aslında işte kendilerinde Müslüman olduğu tarzında. Yani o Şirvani’den, Ebu Suhud efendiden, Kemal Paşa Zahide’den gelen o rivayetleri aslında tekzip etme yönünde şey vardır ama yani bizler bu bahsettiğim üç Osmanlı ulemasının döneminde verdikleri fetvaları daha sonraki şeyi devletler için kullanmamız çok da doğru olmayacaktı. Zira orada mesela kullanılan kimin faldeler? Aslında Şah-i İsmail’in temsilciliğini yaptığı bu hani Anadolu Aleyh’i biliyorsunuz ya Hululiyye ve benzeri şeyler aslında onlara yöneltilen ithamlar. Bu fetvaları bir iştihat gibi görünmüyor. Tabii tabii kesinlikle aynı şekilde öyle görmek lazım.
Anlaşılan evvelki koyuş iyileştirme pratiklerinden bir nevi daha yumuşak bir hale geçtiğini anlıyoruz çünkü kendini artık kabul ettirme daha alt seviyede bir şey bu. Tabii yine faaliyetler devam ediyor yani şiilikten tabii vazgeçmiyor. Tahmas mesela Safvet-i Safa, İbn-i Berzaz’ın yazdığı kitap yine Esat Efendi koleksiyonlu olması lazım Süleymaniyye Kütüphanesi’nde yazması. Sari Eddin Musa yazdırtıyor. Konuşmamızın başında bahsetmiştik.
Ve mesela bu dönemde Safvet-i Safa bir sansürat tabi oluyor. Yani şey Safi’nin bile mesela Şii olduğu yönünde. Sünni geçmişi bir nevi silmek. Evet evet mesela hikayelerden falan bahsettim ya Şeyh Safi dergahında mesela epey bir vakit geçirmişimdir Erdebi’ne gittiğim zaman. Orada mesela işte orada hikayeler anlatıyor mesela Şeyh Safi’nin işte duvardan duvara geçti gördüğünden bahsediyor işte. Tabii kendisi Şii olduğuna onlar biraz da inanıyorlar.
O şekilde bir anlayış var. Mesela Safvet-i Safa bahsettiğimiz gibi kimisi sansüre uygulanıyor. Bu dönemde mesela Teberriyan denilen bir sınıf icat oluyor. Ve bunlar yani sünni değerleri aşağılama yani bir nevi mahalle baskısı yapma kısaca mahalle baskısı yapma. Yani bunun bu propaganda olsun biliyorsunuz günümüzde de kullanılıyor yani.
Yani günümüzden bir önelik vermek gerekirse onkasında mesela çocukları hani yani şey seyde ettirmek fotoğraf karşısında veya her dini bir ritüel halinde yani. Bu aslında başka zihinlerde de bir propaganda mahalleti aslında bir ezici yani herkes böyle herkes böyle yani devletin kurumu böyleyse o zaman herkes bir tarzında bu şekilde bir tamamen bir propaganda yönelik.
Tabii aşura matemleri bu dönemde çok daha evime kazanıyor ve çok enteresandır. Yani yakın zamanda bir yazı kalemi aldım. 2018’de Suriye’ye gitme imkanı mı olmuştu? Orada tabii sadece şayyaları duyuyordum yani işte nasıl mesela Şah İsmail veya Şah Tahmasp Suriye’den Şii ulema’yı getirtip hani İran’da Şii’liği yaymasını sağlıyorsa günümüzde de İran’dan götürerek Suriye’de Şii’liği yayıyor. Bir İran günümüzde İran ciddi manada bir Şii propagandası yapıyor ki yani 2018 yılında işte Suriye’ye gittiğimiz zaman bunun yani İran’la Rusya’yı arasında çatışma meydana getirecek seviyede bir hakeme sahası elde ettiği yönünde ifade eder.
Duymuştum İran tarafından yani İran’ın bu şekilde bir hakeme sahası meydana gelmiş. Tabii bunlar tabii şayaydı yani 2021 yılında geçtiğimiz sene elde ettikimi bulgular aşığında yani İran’da, İran’ın Suriye’de yaptıkı mevaliyetler ışığında işte ne gibi ne gibi orada Şii’liği mevaliyetleri yaptığına dair bir yazı kalemi aldık. O da yayınlandı.
Fakat tabii asıl yani ne olacak askeri olarak oradan çıktıktan sonra çünkü çok ciddi eğitim faaliyetleri yaptı ve yumuşak gücünü yani ciddi manada da orada kullanıyor. Çok ciddi manada kullanıyor. Bu bir propagandadır tabii yani ve bunu hakikaten usulakta kullanmayı başarıyorlar.
Yani bunlara karşı geliştirmesi gereken kimi tedbirler olması gerekiyor.
İlk Yorumu Siz Yapın