"Enter"a basıp içeriğe geçin

Prof. Dr. Azmi Özcan – Halifenin ‘‘Ruhani’’ Veçhesi – Cumartesi Sohbetleri (20)

Prof. Dr. Azmi Özcan – Halifenin ‘‘Ruhani’’ Veçhesi – Cumartesi Sohbetleri (20)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-EDFynpQUKs.

Kavram olarak halife kavramı devlet başkanı anlamında kullanılıyor. Hem Osmanlı’da kullanılıyor bu 1517’den evvel hem başka coğrafyalarda. Endülüs’te kullanılıyor, Hindistan’da kullanılıyor. Çünkü halife peygamber makamı demek yani devlet başkanı. Ama bu konuştuğumuz anlamdaki hilafet kurumunun ruhani yapısıyla ilgili bu zaafa düştükçe Müslümanların geliştirdiği bir hayal.
Çünkü artık zaafın derecesi yoğunlaştıkça onların kurtarıcılara bağladığı ümit derecesi de yükselmeye başlıyor. Çünkü toplumlar zaafa ve sıkıntıya düştüğü ölçüde kurtarıcı beklerler.
İslam kültüründe bu mehdi olur, mesih olur, veli olur. Bunlar sürekli olan şeylerdir. Ve bunun en çok yoğunlaştığı dönemlerde tarihte mesela 13. yızyıl böyle bir dönemdir. Moğol ve Haçlı seferlerinin tahribatı sırasında. Batı yükselişiyle 17-18-19 böyle bir dönemdir kurtarıcılar aramak. İşte o dönemlerde hilafetin ruhani cephesi çok böyle renkli bir şekilde vurgulanmaya başlamış. İki kanaldan beslenmiş. Bir, batılı yazarlar çizerler bunu ancak kendi kültürlerindeki papalıkla mukayese ettikleri için böyle anlamlı hale getirebiliyorlar.
Müslümanlar ise artık halifeden sıradan bir devlet başkanı rolü değil, kurtarıcı bir devlet başkanı rolü bekliyorlar. Onun için de dini açıdan mübarek, muhterem ve fiziküstü yetkileri güçleri olan bir figür olarak karşılığında görmek istiyorlar. O zaman Müslümanlık bakımından da en uygun insanın halife olduğu yönünde hikayeler olmaya başlıyor.
Sonra da pek çok halifelerin de sıradan insanlar olduğunu, sıradan insanlar gibi fiiller işlediklerini görünce tepki gösteriyorlar. Yalan söylüyorsunuz böyle olmaz falan bu halife yapmaz diye. Bizim hatırlatmamız gereken şey halife insan. Halife de her insanın yaptığı gibi yapar. Halifenin dini bir farkı, faikiyeti yoktur, kutsiyeti yoktur. Aranızda en Müslüman olan halife olacak diye de bir şart yoktur.
Kim devlet başkanı olabiliyorsa o da yani halife demektir. Bu biraz insanların içlerinde bulundukları zor durumdan kurtulmak için kurtarıcıya yükledikleri olağanüstü sıfatlarla alakalı bir durumdur. Ve devlet zaafa düştükçe bu sıfatların yoğunluğu da artmaya başlamış. En son Abdülhamid’te falan artık akıl sır erecek bir şey olmamış.
Yani işte kerametten, mucizeye her şey onun etrafında örülmüş. Böyle bir dünya yok tabii.
Yani böyle bir gerçekliği de yok bunun.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir