Prof. Dr. Abdülkadir Özcan – Kanunnâme-i Âl-i Osman’ın Mâhiyet ve Muhteviyatı – CS (18)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Wr_ofiJ1aic.
Orijinal adı kanunname-i âli Osman. Yani Osmanoğullarının kanunnamesi. Osmanlı Devleti’nin kanunnamesi aslında. Türk olarak devlet düzeniyle ilgili kuralları toplayan eser. Buradaki kanunu maalesef illa cezai bir maddeler kapsayan şey gibi anlamayalım.
Osmanlılardır kanunname. Devlet teşkilatıyla ilgili eserler için de kullanılmıştır. Kavanini âli Osman, dermezameni defteri divanlar mesela, ayın Ali efendini. O da bir kanunname. Ama o devlet teşkilatı var orada. O cezai müegideler için de kanunname kullanılır ama bunu ayırmak lazım ondan. Bu daha çok teşkilatla ilgili. Beylikten imparatorluğa geçişin artık belki de tam son safası dediğimiz Fatih Devri’nde
devletin teşrifat yani protokol kaideleriyle teşkilat kaidelerinin artık yazılı, sabit, herkesin öğrenip okuyabileceği bir metine ne ihtiyaç vardı ve bu ihtiyacı ilk defa karşılamak için kaleme alındı diyebiliriz. Yani derledi, tedvin etti. Kodifiye etti Batırlıların tabiriyle. Daha önce bu kurallar uygulanıyordu. Zaten başı çok enteresandır. Bu kanu, atam ve dedem kanunudur. Benim dahi kanunumdur. Benden sonra evlad-ı kiramın nesten bade nestinin bunu tatbik etsinler şimdi başlar. Burada kanun maddelerinin kaynağını da söylüyor Fatih Sultan Mehmet. Daha önce ta Osman-ı Orhan döneminden beri uygulanan yasaları, kanunları toplamış Fatih Sultan Mehmet. Bir derlemiş bazı yerlerine de ben ilave ettim diyor. Çok güzel bir şey, hoşuma gider benim. Bakın önce bağlı o evlad-ı kiramın nesten bade nestini uygulasınlar. Bir yerde de şimdiye kadar biz bu kadar yaptık. Benden sonra gelenler de ıslahına sahi etsinler. Hocam, o hususlar benim de dikkatimi çekti. Şey diyor, o yüzden not aldım. Ebedül abad mamülün bih olsun. Yani ilanihaya bunu icra edin, ifa edin. Ama başka bir yerinde de işte şey diyor, ecdadım diyor, vezirleriyle yemek yerdi, sultanları kastelerek.
Ben bunu ref ettim diyor, kaldırıyor. Orada değişikliğe de kapı aralıyor. Hatta devamında da şey diyor, evlad-ı kiramın nesten bade nestini bununla amil olalar. Devamında bu kadar ahvali saltanata nizam verildi. Şimdiden sonra gelen evlad-ı kiramımdan dahi ıslaha sahi etsinler. Yine ihtiyaç halinde değişikliğe de kapı aralayabiliyor. Demin dediniz ya yani devlette bir değişim söz konusu.
Tabii ki şimdi her dönemin bir idare şekli var. Hakikaten Fatih Sultan ve Mehmet’e hayran olmamak mümkün değil. Tabii hocam. Zaten bu şeyde devrin veziri Karamani Mehmet Paşa kalemi almakla birlikte… Aldırıyor. Evet sultanın dikte ettirdiğini anlıyoruz. Zaten o yüzden başında hadd-i hümayun diyor. Aslında bu sultanın bir metni. Tamamen yani sözün sahibi sultan yazan Karamani Mehmet Paşa vezir yazdıran. Şimdi vezir azamların nişancıları vardır. Nişancı Leysade Mehmet Çelebi o sırada. Hayır dönemde öyledir yani Fatih elini alıp şimdi şey mi yazacak ama onun adına biri yazıyor. Fatih görüyor sonra onaylıyor. Divanı Hümayun Karakış çıkan şey gibi. Onun için ben de Fatih Sultan Mehmet’i Mehmet’i burada müellif gibi gösterdim. Müellif o.
Kime yazdırırsa yazdı ama son şekline o verdi.
O şekilde yani.
İlk Yorumu Siz Yapın