ÇİFT BAŞLI KARTAL ve GAMALI HAÇ TÜRKLERE Mİ AİT?
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=3wbQixvyh6o.
Hocam şimdi Rusya tarihine baktığınız zaman işte Moskova Kinaizliğine geçerken onlar çift başlı kartalı Bizans’tan oturuyor. Bizanslar çift başlı kartalı başka yerden alıyor ama hatta şimdi Arnavutluk vesaire onalara da gitmek istemiyorum. Aslında çift başlı kartal sanki biraz daha Orta Asya’ya doğru dayanıyor. Bu tip semboler hakkında çok güzel bir sohbet yapmışlar ama ilk önce sormak istiyorum bunların kökeni neresi?
Evet, kartal aslında tabii sadece Türklere özgü değil, Bizanslara Avrupalılar’a ve 20. yüzyılda da Amerikalılar’a özgü onların kullandığı değerlendirdiği bir hayvan. Kartal nedir? Çok güçlü, havada diğer hayvanlara göre güçlü ve insana cesur hedefine ulaşan bir hayvandır.
Kartalı bu gözle bakmak lazım ama genel tartışma şöyle yapılır. Yani acaba Selçuklar çift başlı kartalı Bizanslardan mı alın şekilde tartışmalarda var. Ama bunun dışında biz kartalı gerek Avrupa’da görüyoruz. Ben kendi konumuzu itibarıyla bakarsak günümüzde Kazaklarda, Moğollarda, özellikle Kırgızlarda kartal ve kartal benzeri hayvanların çok önemli olduğunu görüyorum. Nitekim Oğuz Destanı’nda her bir boyun bir ongunu vardır, yabani hayvan kuşu vardır.
Ve bunlar av hayvanlarıdır, güçlü hayvanlarıdır. Genelde cesareti, yiğitliği temsil ederler. Dolayısıyla kartalı, Bürküt, Kazakçeveme Oğulları’yla bakarsak her yerde görebiliriz. Ama Türk kültür açısından bakarsak kartal sadece yani sadece kartal hayvanı değil, kuşu değil diğer kuşların da önemli olduğunu gördük.
Ben Tuğrul, Şahin, Doğan, Atbaca tipi hayvanların, kuşların önemli olduğunu gördüğüm gibi, bunun dışında Turna, Kaz, Ördek tipi diğer hayvanlar, kuşların da önemli olduğunu görüyorum.
Bunu özellikle yaptığım sahagezelerinde, Turna’ya verilen değer, Kazlara, Ördeklere, o tip hayvanlara da verilen değerlerle birlikte görüyoruz. Nitekim Uren Hay, yani beyaz ördek diye bir boy adı da vardır buna benzer. Bunları da görürüz ama mesela Kazakistan’da taksiyle gidersiniz adamın arabasının ön tarafında kartal ayağı koymuştur.
O totem gibi artık bir yerde yani koruyucu olarak kartal ayağını araçta araçlara asıldığını görürüz. Buna benzer Asmaar Anadolu’da da görür, köylerde de vardı mesela Koçbaşlı asılırdı buna vardır.
Yani Türkler hayvancı bir toplum oldukları için hayvanlarla çok daha fazla içli dışlı olmuşlar, buna benzer hayvanlarla ilgili de bir kültür geliştirmişlerdir. Yabani hayvanlar dediğimiz avcı kuşlar daha sonra kurt, aslan, bars en önemli hayvanlardan biri, barsı söyleyebiliriz.
Bu bölgeye göre çeşitlenir, ortadoğuya doğru geldikçe kurduğun yerini, barsın yerini aslan almıştır esasından. Şimdi öbür taraftan mesela geyik, dağ keçisi niye çünkü bu hayvanlarla beslenirler. At kutsiyet derecesinde sevilir niye çünkü etinden, sütünden faydalanır ama binek hayvanı olarak bir savaşçının en önemli dostudur. Ve nihayetinde en sonunda, en nihayetinde de bunları görürsün ama koyun mesela yine beslendikleri hayvanlardan biri. Bunlar üzerinde bir şekilde damgaya da dönüştürürler ama ben bugün maalesef bu Oğuz ya da Uz büyücüsü veya Uz damgası diye bilinen,
aslında bu dizimde 10.000 sayısı karşılığı olan damgayı Türk damgası gibi gösterilmesini hayretle karşılıyorum. O bu dizimden geçmedir, 10.000 demektir aslında vandır. Peki niye bu kelimeyi kullanırlar? Çünkü 10.000 Çince’de ve bu dizim şeyde uzun yaşamanın, ebediyete kadar yaşamanın sembolüdür. Bundan dolayı bu ünvanları kullanırlar. Bu damgaları kullanırken çok dikkat etmek lazım.
Tabii çok güzel bir Türk damgaları var, Kaya resimlerinden çıkmış olan. Onlar kullanılabilir ama Eses yani Nazilerin Esesine benzeyen Oğuz ya da Uz damgası aslında Türklere ait değildir.
Kökünde Tibet Budizmi vardır.