Obezite ne zaman tarih olacak? Doç. Dr. Nilay Yapıcı yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=7ID9kEJeTZg.
Mesela siz endokrinologlarla beraber mi çalışıyorsunuz bu işleri? Onların da bu iki bir fonksiyonu var mı? Yoksa apayrı mekanizma mı? Yok tabii onlarla da kolobrasyon, tabii hormonal olarak, bu beyni etkileyen hormonları endokrinologlarla çalışmak gerekiyor. Tabii ki onlarla da kolobrasyonlarımız var.
Ayrıca mesela çok güzel bir örnek var, bu gen mutasyonlarını kliniğe aktarmada çok yıllarca çalışmalar yapıldı. Ve bu CRISPR dediğimiz çok fazla, yani bu iş çalışmıyordu, çok zordu. Mesela bir ücrede çalışılır, bir ücrede çalışmıyordu. CRISPR diye bir şey çıktı. Nedir CRISPR?
CRISPR, bakterilerin virüslere karşı olan bağışıklık sistemi ve bakteri virüsün DNA’sını kesip çıkarabiliyor. Bunu bakteriden alıp insan ürgesine koyduğunuz zaman insan ürgesinin DNA’sını da etkileyebiliyorsunuz. Sivrisineğe koyarsanız onun sivrisineğinin DNA’sını da etkileyebiliyorsunuz.
Dna taşıyıcı olarak kullanmaya başladı. Ve Nobel üdülü aldı zaten Jennifer Doudna ve M.N.A. Carpenter, iki kadın bilim insanı. Ve bu mesela şu an kliniğe de geçmeye başladı. Mesela bu dediğiniz gibi, nasıl atladınız? Çünkü genetik, yani mutasyonu nasıl yaratırız insan DNA’sında diye çok çalışmalar varca, yıllarca.
Ve çalışıyordu ama çok iyi çalışmıyordu. Yani kliniğe geçecek kadar çalışmıyordu. Ama bu CRISPR’ı bulunduktan sonra bir anda… Yani bunları bakterileri taşıtmayı bulduğunuz anda başka bir şey olmuş. Bir anda bir patlama oldu ve bunun gerçekten şu an işte kanser tedavisinde veya başka işte körlüğün tedavisinde ki gibi aplikasyonlarını şu an klinik çalışmalarla devam ediyor.
Bu mesela çok büyük dediğiniz bir olay. Bunun metabolik açıdan da olmasını sanırım Pancreas’la insanlar deniyorlar değil mi? Kolesirol metabolisi. Yani ilk onaylananlar birkaç ay önce onaylandı. Yeni onaylandı. Onaylandı. Bu PCSK9 diye bir gen var. Ve bunun baskılanması hakikaten çok çok etkili bir kolesirol düzenleyicisi. Kolesiölü düşürüyor birdenbire.
Evet ve bu onaylandı. Yani şu anda klinikte kullanılıyor. Genetik olarak baskılayabiliyorsunuz yani bir antikor veya kimyasal yerini. Genetik olarak da ve buradaki yani önemli şeylerden biri… Buranın es şey üretmesini engelliyorsunuz. O geni bastırarak. Fakat orada yani bu editleme gibi eğer bunu bitirmek isterseniz onu sonlandıracak bir makinizma da var yani. Yani bir kere onunla müdahale ettiğiniz zaman… Sonu da durdurabiliyor musun?
Sonsuza kadar… Bu bizim için de endişeydi CRISPR ilk klineye girerken. Peki nasıl girişe birilir? Evet. Beklenmediğimiz bir etki olacak tamamen bunu yok edersek. Dolayısıyla klineye girerken zaten bu gelişmenin olması bekleniyordu. Ve bunu sonlandırmak da mümkün. Ve son derece… Aç okağıma odunisini buldu abi. Evet. Etkili bir şekilde çalışabiliyor. Arbu tamamen söndürmek için tersini de yapmak mümkün. Eğer şu anda ulaşılamayan organlarda, örneğin kan hücrelerinde veya karaciğerde… O bölgeye sınırlı faaliyet gösteren bir gende bozukluk varsa… O notasyonun tamiratı da mümkün. Fakat tabi bu henüz bütün vücuttaki hücrelerde aynı anda yapmak için bir teknoloji yok. Ama ulaşılamayan hücrelere kısıtlı bir fonksiyon varsa düzeltilebiliyor.
Bir hücreye ulaşamamak ne demek? Niye ulaşılamıyor? Bu kan yolu her hücreye ulaşılamıyor mu? Çünkü bir şey vücuda verdiğiniz zaman bütün hücrelerin içerisine giremiyor. Henüz o teknoloji el vermiyor. Girse bile hücreler yenilendiğinde üreme hattında olmadığı için… Hücre ürettiği zaman onu üretmiyor. Üretmiyor. Dolayısıyla henüz ne üreme hücrelerinde bu değişikliği yapmanın bir yolu var… Ne de bütün hücrelerde aynı anda var. Ama bu yavaş yavaş çözülen bir problem. En azından bir gende mutasyonunuz olduğu zaman zaten her tarafınız hastalanmıyor. Yani o hücreler duyarlıysa o hücrede bir girişim yapmanız yeterli olabiliyor. Peki o hücrede yapmış olduğunuz girişimle o hücredeki mutasyonu düzelttiğiniz zaman veya yeni bir mutasyon yaptığınız zaman… Bu genetik olarak bir sayı kuşa aktarılıyor mu yoksa? Hayır, aktarılmıyor.
Onu anca germinal hücrelerde yani üreme hücrelerinde, spermile oosite yaparsanız olabiliyor. Yani burada söylemekte fayda var. Her şey transforma oluyor, dönüşüme uğruyor diyoruz. Yani ilaç endüstrisi de artık dönüşüme uğruyor. Çünkü eskiden hep şey vardı, hala da var.
Yani bir hedef vurulabilir mi vurulamaz mı ilaç geliştirmek için? İlaç geliştirmek bu demek yani bir bozukluk var, düzeltmeniz lazım. Başka bir şeyi bozmadan onu düzeltmeniz lazım. Bunun için artık bir sınır kalmıyor yakında. Yani her şeyi bozmak ve her şeyi düzeltmek mümkün hale geliyor. Bir yandan çok tehlikeli baktığınız zaman. Çok karmaşık, tabii bir sürü güvenlik eşiklerinin daha iyi tanımlanması gerekiyor.
Silah yapımında mesela çok acayip bir yere götürebilir belki de insanları. Yani götürebilir. O zaten onunla ilgili çok şey var. Bu kadar teknolojiye gerek yok yani. Daha basit bir şey yapmıyor. O kadar ben onu korkulacak bir senaryo görmüyorum yani. Bir şey başı, 14’ünün sırayında bak takıldım ben biraz. Sindirim sistemini beyin eşeşimini hedefleyen yeni opozite tedavileri. O nasıl işleyecek o sistem?
Şimdi bu, dedik ya sindirim sistemi beyin neredeyse bir sinaps öte de. Yani ne demek bu? Sindirim sistemini beyine bağlayan bir tane sinir hücresi var. Bir tane? Yani böyle bir saniyede sizin sindirim sisteminizden beyninize sinyal gidebiliyor. Omürilikten geçmeden? Omürilikten geçmeden. Bunu yapan sinir de vagus dediğimiz sinir. Onu zaten soracaktım vagusu. Vagus bunu mu yapıyor? Vagus’a böyle bir sürü bir fonksiyon eskiden yüklenmiş. Şunu yapıyor, bunu yapıyor falan diyemiyorlar. Vagus hem onu yapıyor hem de başka fonksiyonları da var. Vagus insan vücudundaki en büyük sinirlerden bir tanesi. Bütün iç organlarımızı sarıyor ve iç organlarımızın beyinle direkt temasını salgılıyor. Buna sindirim sistemi işte… Para simpatik sistemin beyinle temasını mı sağlıyor?
Hem para simpatik hem simpatik. İki tarafla. Ve aynı şekilde beynin de… İç organlarla olan yani hem beyinden sinyal gidiyor hem de iç organlara. Yani tamamen ne derler? İki taraflı otoyol gibi bir şey. Ve şimdi yeni tedavi yöntemleri derken hani hep ilaçlardan bahsediyoruz. Tabii farklı yöntemlere de bu bilim dünyası kaymaya başladı.
Ama bundan bir tanesi de mesela deep brain stimulation dediğimiz yani beynin elektrotlarla bir şekilde uyarılması. Ve bu mesela depresyonun tedavisinde kullanılmaya, klinikte kullanılan bir tedavi yöntemi. Bunu şimdi vagus içinde kullanmaya çalışıyorlar. Orada ne işe yarayacak? Orada ne işe yarayacak? Dedik ya işte eğer vagus mesela sinirim sisteminden beynine sen bunu yemeye… Vagus boynundan geçer değil mi öyle bir şey? Evet tamamen orada solda görüldüğü gibi. Boyundan, sarı olan vagus görselimizdeki. Ve bu gerçekten boyundan yani hani manipülasyona yakın bir yerde burada yazılır. O basıp payetler, o sen mi basıp payetler insanları? Doğru yani o reflex aktive olduğu zaman bir bayılma duygusu da olabiliyor. Evet. Bu şu an Amerikan Sağlık Bakanlığı’nın çalıştığı yönlemlerden bir tanesi buraya bir elektrot koyup… Vagus’a? Vagus’a. Vagus’un hepsini olmasa bile belli şekillerini belli osülasyonlarla aktive edip sanki sinirim sisteminden doymak sinyali geliyormuş gibi beyni gönderip bu şekilde…
Mesela o bestenin tabii çok farklı yani çıkan sorunları var. Bir kısım çok yiyor yani durduramıyor. Mesela o insanlarda bu yöntemi kullanarak onların bir şekilde mesela… Diyorum ki çok yemeğe başladınız, basacaksınız düğmeye, vagus sin yollayacaksınız… Ama yemekten size yakalan birisi niye düğmeye bastı ki? Yemeği seviyor, basmaz düğmeye. Onu bilemeyeceğim. Bunu belki dışarıdan biri basması lazım. Belki evet. O gün ızdımağından çıkıp gidip basması lazım belki.
Ya da veya otomatik olarak basılacak. O da olabilir. Yani bu şekilde… İliğe bir terazik olacak belli bir var mısa gidiyse veya belli bir kadar ırnısı var.
Yani işte bu tip daha çok hani şu an tabii daha az kesmeden biçmeden yani insanları bu tip sinyenlerle belki gerçekten o beste olup yemek yemesini kontrol edemeyenlere yardımcı olmak gibi şeyler düşünülüyor şu an yani tedaviler.
Ama sizin araştırmanız bütün bunlara gerek kalmayacak bir yöntem girişimi üstüne kuruluyor. Yani bizde vagusu çalışıyoruz şu an. Vagusu hem bu açıdan çalışıyoruz hem de belki vagusa daha çok moleküler açıdan mesela bir ilaç alırsınız vagus etkilersiniz. O açıdan da karışıyoruz. Vagus da çok yani vagus bir tane sinir ucası değil. Binlerce sinir ucası.
Bu binlerce sinir ucasının tam olarak ne yaptığını bilmiyoruz. Şu an biz daha çok anlama aşamasındayız.
Bu stimülasyon yöntemi anlamadan çözme gibi.