Ay olmasaydı da dünyada yaşam olur muydu? Prof. Dr. Ersin Göğüş yanıtladı

Ay olmasaydı da dünyada yaşam olur muydu? Prof. Dr. Ersin Göğüş yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-FuVMxwcHig. Ne dersin hocam? Roketten başlayalım. Çünkü sizin anı çoğu gelmiş. Önce bir atmak lazım meseleyi. Aslında hocalarım roketçi. Yani ben ayı anlatabilirim. İsterseniz bir aydan bahsedelim. Hadi bahsedelim o zaman. Roketi sonraya bırakalım. Ay hedef….

Ay olmasaydı da dünyada yaşam olur muydu? Prof. Dr. Ersin Göğüş yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-FuVMxwcHig.

Ne dersin hocam? Roketten başlayalım. Çünkü sizin anı çoğu gelmiş. Önce bir atmak lazım meseleyi. Aslında hocalarım roketçi. Yani ben ayı anlatabilirim. İsterseniz bir aydan bahsedelim. Hadi bahsedelim o zaman. Roketi sonraya bırakalım. Ay hedef. Evet, ay gidecek. Bu ay tamam roketle gidilir. Ama bu ay nasıl orada? Şimdi işin astrofiziği ve genel olarak yani ay muazzam.
Ama ben işin çok kısa olarak… Ay olmasın dünyada yaşam olmaz diyorlar. Doğru mudur? Olurdu. Ama böyle olmazdı. Yani dünyadaki konfora önemli bir katkıdır ay. Dünyaya çok yakın ve çok büyük. Şu birinci yansıyı alabilirsin. Birinci yansı arkadaşlar?
Güneş sistemi bir devasa bir yapı. Bu yapının içinde dünya gibi bir gezegen var. Ve onun yanı başında da dörtte biri boyutta bir uydusu var. Bu uydu kendiliğinden oraya gelmiş bir uydu da olabilir. Yani orada kendi başına oluşmuş da olabilir. Ama kuvvetle muhtemelen dünyaya çarpan bir göktaşının kopardığı bir parça. Göktaşından daha büyük galiba. Yani Mars boyutlu bir şey. Gezegen adayı’nın kopardığı parça. İşte bu yapı dünyaya 384 bin kilometre mesafede. Ama ilk başta o mesafede değilmiş. Çok daha yakın. Çok da yakın 60 bin kilometre de falan ilk başta.
Ama o kadar büyük bir ay, Güneş sistemin dördüncü büyük cismi, ayı 384 bin kilometre mesafede olması da çok önemli. Yani bunun güneş, dünya, ay üçlü sistemi açısından da çok önemli fonksiyonları var. İşte bizim hocalarımız dünyadan kalkıp… Her zaman aynı mesafe değil mi? Yoksa bazen daha yaklaşıyor mu? Biraz yaklaşıyor. Bu ortalama uzaktı.
Ortalama uzaktı. Aşağısına bakarsanız en yakında 363 bin kilometre de… O ayı çok büyük gördüğümüz zamanlar. En uzakta da 405 bin kilometre de. Yani 40 bin kilometrelik bir… Bir oynamalar. Oynamalar var. Dünyanın çevresi kadar. Yörüngesinin eliptik olduğunu söylüyor bu da. İşte her cismin yörüngesinde olduğu gibi ayın yörüngesi de mükemmel değil. İşte bu aya gitmek için, işin ben fiziğini bir temeline atayım, ikinci yansıya geçelim. Bizim dünyanın kütle çekiminden kurtulmamız lazım. Burada da bu saatte kimseyi zorlamak istemem. Ama dünya bizi kendisine çekiyor. Buna biz yer çekimi kuvveti diyoruz. Daha doğrusu gökyüzündeki bütün cisimler kendine bir şey çekiyor. Doğal olarak bir çekenin yakınında bulunuyorlar. Bu kütle çekimin oluşturduğu bir potansiyel enerji var. O üstteki eşikliğin sağ tarafı… M kütlesi, o üçgen siz olabilirsiniz, ben olabilirim. Dünya yüzeyinde sahip olduğumuz, daha doğrusu dünyaya bizi bağlayan enerji… Sahip olduğumuz değil de dünyaya borcumuz diyelim. Borçtan nasıl kurtulursunuz? Bir yerden para bulmak lazım. Burada para değil, enerji. Enerji bulmak lazım. O enerjiyi nasıl elde edebiliriz? Hareket ederek. Çünkü enerjinin potansiyelmiş, kinetikmiş farkı yok. Enerji enerjidir. İşte hareket eden cisim ki, bu roket olacak… kinetik enerjiye sahip olur.
Dünyaya bağlayan enerjiyi açtığı noktada da bu cisim serbest kalır. Eğer dünyadan kurtulmak istiyorsanız… şu aşağıda o ikisini deyip çıkardığımız… kaçış hızı kadar bir hızla hareket etmemiz lazım. Dünya için 11 km bölü saniye. Yani bir cisim…
Burada önemli bir ayrıntıya öncelikle dikkatinizi çekmek isterim. Kaçış hızı kaçmaya çalışan… cismin kütlesine bağlı değil. Küçük M yok orada. Merkezi yani çeken cismin kütlesine ve yarı çapına bağlı. Dünya için bu 11 km bölü saniye. Yani uzay olacağınız şeyin kütlesi çok büyük de olsa, çok küçük de olsa…
bir elma büyüklüğünde bir şey de olsa veya bu masa kadar da bir şey olsa… saniyede 11 km hıza ulaşmak zorunda. Dünyadan kaçabilmek için. Ama bu fizikçinin cevabı. Şimdi mühendisler saniyede 11 km’den daha küçük hızlarla da uçabiliyor. 11.2 diyoruz biz hocam. Mühendis farkı o. 0.2 km bölü saniye. Biz işte buradan kalkıp… bize en yakın cisme aya gitmeye çalışıyoruz.
İşte bunun için de bir roket teknolojisi lazım. O kalkan cisimin kütlesi tabii ki burada etkili değil ama… cisim büyük olursa taşıyacağı yük… Peki çok jülvernin bulduğu hızla sonra fiziğin bulduğu hızlığına yakın mı? Aslında çok yani birebir uymasa da… hani işte üç günde gidiş aya şu anki seyahat süreleriyle çok uyumlu.
Yani doğal olarak çok vizyoner bir yazar. 100 saattir… Onu Atatürk’le hemşire biliyorsunuz. Öyle mi? Bu uzaylılar. Gerçekten yani o yazdığı kitap yaklaşık verdiği zamanlar… akıl alır gibi değil. Yani 150 yıl önce öyle şeyleri… çevresinde onları konuşabileceği bir insan yok.
Bunları hepsini yapabilmiş olması muhteşem. Tamam mı hocam? Tamam. Burası işin fiziği. Bu işin zor tarafı değil. İşin zor tarafı hocalarımızda. Bu roketin havalanması ve gitmesi çok değişik manevralar gerektirecek. Bakalım onlar nasıl açıklayacak bunları.
Peki hocam.