Akkuyu’nun devreye girmesi dış ticaret açığını kapatır mı? Prof. Dr. Uğur Emek yanıtladı

Akkuyu’nun devreye girmesi dış ticaret açığını kapatır mı? Prof. Dr. Uğur Emek yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=EoOIFraEbtc. Nükleer’den. Nükleer’deki sıkıntı nereden kaynaklanıyor şimdi? Sizin bununla ilgili yazılarınızı da okudum ben Karar Gazetesi’nde. Nedir oradaki sıkıntı? Sonuçta burada biz yapsaydık ne olurdu, biz yapmayınca ne oldu? Bu bizim enerji konusunda yanlış bir…

Akkuyu’nun devreye girmesi dış ticaret açığını kapatır mı? Prof. Dr. Uğur Emek yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=EoOIFraEbtc.

Nükleer’den. Nükleer’deki sıkıntı nereden kaynaklanıyor şimdi? Sizin bununla ilgili yazılarınızı da okudum ben Karar Gazetesi’nde. Nedir oradaki sıkıntı? Sonuçta burada biz yapsaydık ne olurdu, biz yapmayınca ne oldu? Bu bizim enerji konusunda yanlış bir adımımız mı oldu? Nükleer çünkü bana sorarsanız Türkiye’ye gerekli. İşte Fransa bugün krize en az etkilenen ülke, temel sebebi nükleer enerjiden ötürü
artan enerji fiyatlarından daha düşük oranda etkilendiği için Avrupa içerisinde en düşük enflasyonlar sahip ülke pozisyonda. Siz bu konuda nedir fikriniz? Batip Bey ben şimdi romantik bir biçimde nükleer santrali karşıyım pozisyonda değilim. Evet Türkiye’nin elektriği ihtiyacı var enerji ihtiyacı var. Güvenlik açısından söyleyeceksek Türkiye’nin komşularında nükleer santrali var. Ermenistan’da var. Bu ülkeye baktıklarımız bir teknoloji. Evet biz zaten olası bir tehdit altındayız ülke olarak. Ülkenin nükleer enerji tehditinden kurtulmasını olası bir felaketten kurtulmasını savunacaksak o kontrol edemediğimiz yerlerde de var. Ben işin o kısımda değilim. Ben işin matematikindeyim. Ben işin finansmanındayım. Yerli ve millilik durumundayım. Şimdi iki haftalık karar gazetesinde iki yazı yazdım peş peşe. Şöyle biz
serencamına baktım önce daha sonra da bu teknoloji boyutuna baktım. Anlaşma üzerinden gittim. Öncelikle bir ihaleye çıkılmıştı. İhaleye tek firma teklif vermişti. Onun %33’i de Türk firmasıydı. Par teknikti. Daha sonra Danış’ta ihale yönetmeliğini iptal etti. İptal ettikten sonra ani bir kararla yani 6 ay gibi kısa bir sürede birden milletler arası anlaşma yapılmasına karar verildi. 6 aydır o milletler arası anlaşmanın yazılma tarihi. Ondan sonra şöyle bir düzen kuruldu. İki taraf var. Enerjitabili kaynaklar bakanlığı var. Rus Rosatom var. Seyircilerimize söyleyelim. Rusatom Rusya’nın devlet atom enerji kuruluşu. Bu iki taraf karşılıklı. Rosatom satıcı enerjitabili kaynaklar bakanlığı alıcı.
Rusatom bir proje şirketi kurdu. Proje şirketi. Proje şirketi Akkuyu Nükleer Enerji. Projenin sahibi. Ayrıca bir şirket daha kurdular. Genel tedarikçi dediler. O da Rus firması. Atom Stroi Export. Bu da genel tedarikçi. Sözleşmede şöyle bir hüküm var. Türk şirketleri tedarik zincirinde dikkatini çekerim tedarik zincirinde laboratuvar da değil.
Tedarik zincirinde büyük ölçüde istiftam edilecektir. Büyük ölçünün oranını da bilmiyoruz. Orada bir sayı yok. Yani %50 mi, %58 mi, %59 mu, %60 mi, %70 mi? Bunu bilmiyoruz. Daha sonra şöyle bir şey yapıldı. Genel tedarikçi Atom Stroi Export. Tuttu kendine bir altyaşaron tuttu. Bu altyaşaronlardan bir tanesi şeydi. Türk şirketi AİS işleşti. Orada %50 ortak verdiler. Titan 2. %50, %50 bunlar ortaklık yaptılar. Şimdi bu sözleşmeye göre mülkiyet hakları tamamıyla Rosatom’a aittir. Yani projenin özellikleri teknolojik yoğunluğu, teknolojik boyutu, teknolojik koşulları. Rosatom bunun lisansını Akgün Lükler AŞ’e verdi. Lisansını verdi. Ve dedi ki bunu diğer tarafla paylaşma.
Paylaşacaksan paylaşacaksan da çok sınırlı sayıda çok olağanüstü durumlarda paylaş. Bu şeyle Altyaşaron firmayla. Onun dışında da yani ben şöyle yorumluyorum ve santral teknolojisinde çok iyi bilmem Ama anlaşmayı yorumluyorum. Urayyum zenginleştirilmesi şu bölgede yapılacak bunu söyleyebilirsin. Urayyum’un zenginleştirdiği binanın kalitesinin farklı olması gerektiği bu nedenle söyleyebilirsin ama
Urayyum’un nasıl zenginleştirileceğini söylemeyeceksin. Anlaşma bunu söylüyor. Bunu da Söylediğiniz zaman da Alttedarikçi 3. kişilere ifşa edeceği zaman da Rosatom’dan izin alacak. Söyleyebilir miyim 3. kişilere ben bunu diye. Bu nedenle diyorum Türkiye sadece müşteri pozisyonundadır. Teknoloji boyutuyla alakası yoktur. Bu süreç işlerken Bizim IC işleştiğimizda Titan 2
Sözleşmeyi imzalamış Temmuz 2019’da 70 gün sonra Ruslar Rus şirketlerinden oluşan TSM’yi kurdular bu en son alınan şey Yani 70 gün içerisinde Mevcut Limak’la Titan’ın İş ortaklığının yedeğini oyuna sokmuşlar. Aradan zaman geçti. 4. reaktörün temeli atıldı. 5 gün sonra öğrendik ki biz Akgünlükler
Limak ve Titan’ın Sözleşmesini fes etmiş. Hemen Akgünlük’ün de Sözleşmeyi TSM’yla yaptılar. TSM ya da TMS şu anda birden hatırlayamadım. Onunla yaptılar. Ve bizim şirket dedi ki, ya dedi bizi zaten içeri almıyorlardı dedi. Hatta sizin yazınıza da konuşmuşlar üst üze yetkili. Sizden öğrendim. Bizi içeri almıyorlardı dedi. Konunun teknolojik olarak gelişimden haberimiz yoktu diye. Zaten olmayacaktı.
Yani sözleşme bunu öyle söylüyor zaten. Bunun diyor tüm bilgiler Akgünlükler enerjileridir. Proje şirketi farklı bir kavram. Genel tedarikçiyi yüklenici farklı bir kavram. Alt yüklenici farklı bir kavram. Bu durum bir sürpriz değil. Hayır hayır değil değil. Ben bizim şirketin niye şaşırdığına şaşırdım. Yani sözleşme o kadar açık ki. Yani tüm mülkiyetakları, teknoloji ilişkin
Akgünlükler AŞ’de. Nitekim hem Rosatom hem de Akgünlükler AŞ açıklama yaptı. Dediler ki evet Biz hala Türk şirketlerine çalışıyoruz. Ne demek? Tedarikçinin büyük önemli bir kısımda Türk şirketleri istihdam edilecektir. Bize diyoruz sorun yok. Orada sorunumuz yok. Sağda Yüzlerce binlerce Türk işçi çalışıyor. Yüzlerce alt taşıdan firmalar var. Anlaşmanın muradı yerine getirilmiş oldu böylece.
Bizim firmanın Sözleşmeden kaynaklanan hangi hakkı istinaden Uluslararası Sözleşmeden söylüyorum anlaşmadan Hangi hakkı istinaden böyle bir hak ileri sürüyor. Tabii ki şeylerini bilemem. Kendi alt sözleşmelerinin nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Yani o yüklenicilik sözleşmesinin Nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Oradan kaynaklanan ne hakları vardı. Ama milletler nasıl anlaşmadan kaynaklanan bir hakkının olmadığını biliyoruz. Çok açık yazılmış.
Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rusya dönüşünde evet dedi. Türk şirketleri orada çalışıyor dedi. Bir sorun yok dedi. Zaten sorun yok. Sorun şu. Mülkiyet haklarına teknoloji erişim Türk şirketlerinin hiçbir zaman verilmemişti. 2000 oyunda da verilmemişti. O zaman Şey olarak Dönemin bakanına atfen şöyle bir şey söyleniyor. Bu maddeyi de soka bildi. Ona bile zorlanmışlar. Tedarik zincirinde Türk şirketleri istihdam edilecektir. İfadesinin konulmasına bile zorlanmışlar. Onun dışında bizim şirketlerin teknoloji ile bir alakası yok. İlk turdaki konuşmamla söyledim. Bizim şirket Enerjisat bir kaynaklar bakanlığı Tamamıyla müşteridir. 15 yıl boyunca Şirketin tamamını ödeyecek. Fatiha Bey Tüm yatırımı işletmeyi vergileri falan ödeyecek.
Bir şey olmuş bu arada Nükleer Akkuyu Nükleer AŞ’ın genel müdür yardımcısı 2014 yılında Anadolu Ajanası’na bir açıklama yapıyor. Ya diyor ben 20 milyar dolar yatırım yapıyorum diyor. Ben diyor bunun 7 milyar dolarını sadece vergi olarak vereceğim diyor. Bu olmaz diyor. Biz 2012 yılında stratejik yatırımcı stratejisi diye bir mevzuat yayınladık. Stratejik yatırım kabul ettikleri bize Olağanüstü teşvikler veriyoruz. 7 milyar doları
Kapsayacak şekilde teşvik verecekmişiz. Türk tarafı olmaz demiş. Yani birkaç koşul var teşviklere bilmemiz için. Bir İleri teknoloji bir yatırım yapacaksın Türkiye’de Ve cihari açı kapatacaksınız. Şimdi Akkuyu Nükleer elektrik cihari açı kapatmıyor. Bunun adını koyalım. Biz döviz üzerinden 35.2 milyar dolar ödeme yapacağız. Ruslara TL ödeyecekler. Ruslar bunu dolara çevirip dışarı çıkaracaklar. Bu Türkiye’de bırakmayacaklar galiba.
İki, Teknoloji bizim değil zaten. Türkiye’ye ait bir teknoloji değil. Bizim bakanlık, herhalde sanayi bakanlığı ya da muhatap Hazine Malia Bakanlığı. Yok demişler kabul etmiyoruz. Daha sonra bir öğrendik ki, evet o stati verilmiş Akkuyu Nükleer Ağaşaya. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rusya’daki bir ziyaretinde açıkladılar Putin’le beraber. Ve şu anda biz 35.2 milyar dolar
ödeme yaptık. Bunun içerisinde vergilerin paraları da var. Geri döndük. 7 milyar dolarlık bir teşvik verdik. Yapılan ödemeyi 42.000 lira çıkarmış olduk. Akkuyu’nun serancı avı budur yani. Yani Akkuyu’nun devreye girmesi Türkiye’nin enerji maliyetini enerji maliyetinden doğan dış ticaret açığını kapatmayacak diyorsunuz. Hayır hayır hayır.
O yaraya merhem olmayacak yani zaten.