ALLAH’IN KARINCALARA VERDİĞİ BÜYÜK GİZEM.

ALLAH’IN KARINCALARA VERDİĞİ BÜYÜK GİZEM. videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=7muyI0HGVzI. Çekirge İstilası Haberlerine Şimdi Karınca İstilası Eklendi Umma’nın başkenti Muscat’tan gelen karınca istilası görüntüleri sosyal medyada olay oldu. Peki ne oluyor orada hayvanlar böyle tuhaf davranmaya başlamış olabilirler? Allah’ın yaratmış olduğu tüm canlılara değer verip elimden geldiğince onları korumaya çalışıyorum. Fakat içlerinden…

ALLAH’IN KARINCALARA VERDİĞİ BÜYÜK GİZEM.

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=7muyI0HGVzI.

Çekirge İstilası Haberlerine Şimdi Karınca İstilası Eklendi Umma’nın başkenti Muscat’tan gelen karınca istilası görüntüleri sosyal medyada olay oldu.
Peki ne oluyor orada hayvanlar böyle tuhaf davranmaya başlamış olabilirler?
Allah’ın yaratmış olduğu tüm canlılara değer verip elimden geldiğince onları korumaya çalışıyorum. Fakat içlerinden iki türüne hayatım boyunca özellikle saygı duymuşumdur. Bunlardan bir tane bir şey var. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok.
Bir tane bir şey yok. Bir tane bir şey yok. Ama aynı zamanda onları kur sansiy irritating bir tuna eriyor.� K혀ş bir alleyaru bu мы Uowi K legg
Söz konusu gündemin başlığı karınca istilası. Umban’dan gelen görüntüler gerçekten oldukça şaşırtıcı. Yapılan haberlere göre ülkenin başkenti Muskat’ta bir anda şehrin birçok bölümünü karıncalar istila etmişti. Ana caddelerden evlerin bahçelerine, dükkanlardan yol kenarındaki duvarların üstüne kadar karıncaların istilası görüntüleri neredeyse tüm haber sitelerinde en çok okunan ve tıklanan haber oldu. Tabi bunu kıyamet alameti olarak paylaşanlar da oldukça fazla. Bu konuya ve karıncaların hatta diğer hayvanların son zamanlardaki ilginç davranışlarına kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de onlar hakkındaki çok ilginç yaşanmış bir olaya da değineceğim. Malum 2020’ye girmemizle birlikte o kadar çok şey geldi ki başımıza inanın beynin bir an acaba Jumanji oyunu gerçek olabilir mi diye düşündüm. İşin esprisi tabi ki fakat Jumanji filmini hatırlıyorsanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Çocukların bulduğu gizemli bir oyun vardı filmde. Zarları atıp oyuna bir defa başlarsanız bitene kadar oynamanız gerekmektedir. Yoksa ortaya çıkan felaketler peşini asla bırakmıyordu. Her atılan zar da yeni bir felaket. Bir bakıyorlar yer sarsıntısı, sonraki aşama sivrisinek istilası, ardından yarasa istilası vesaire. İşte 2020 yılını bu filme benzeyenler hatta espriyle karışık biri artık şu oyunu bitirsin lütfen diyenlere kadar sosyal medyada Jumanji’nin ismi bayağı anıldı son zamanlarda. Ardı ardına kesilmek sizin yaşadıklarımızı göz önünde bulunduracak olursak pek de haksız değiller aslında. Sarsıntılar, çekirge istilası, karınca istilası, NASA’nın Dünya’ya meteor yaklaşıyor açıklaması. Hatta öyle bir haber yayıldı ki bu hafta artık bu kadarına da pes tedir etti adeta. Sosyal medyada trend listesinde bir numaraya yükselen bir şey oldu. Patlıcan. İnsan patlıcan kelimesini ilk gördüğünde aklına ne gelir? Sandım ki ne bileyim patlıcan fiyatları coştu falan gibi şeyler düşündüm. Tıkladığımda nereden bilebilirdim ki İran’da gökyüzünden patlıcan yağdı haberleriyle karşılaşacağımı? Bunun bir kıyamet alameti olabileceği haberleriyle de karşılaştım tabi ki. O an gerçekten Jumanji oyunu düşünmeye başladım. Tabi Özen’in hazırlanmış bu İran’da patlıcan yağdı videolarının bir video sanatçısı tarafından düzenlenip tüm dünyayı trollediği gerçeği geç olmadan ortaya çıktı. Ben ise bir uçaktan yanlışlıkla düştüğünü falan sanmıştım. Şimdi bu örneği neden verdim? Çünkü son zamanlarda birçok şey yaşıyoruz ve her şeyi kıyamet alameti olarak değerlendirmemekte yarar var. Birçok örneğini de önceki videolarımda elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Eğer izlemeyenleriniz varsa malum bu aralar evde bolca vakit geçireceğiz gibi.
O yüzden kanalıma abone olup eski videolarıma da göz atmanızı öneririm. Şimdi gelelim karıncalara. Tabi ki yaşanılan bu ilginç karınca istilasının bilimsel bir açıklaması vardır. Fakat biliyoruz ki bazen bilimin de açıklayamadığı, yetersiz kaldığı pek çok konu olabiliyor. Karıncaların davranışları da onlardan biri. Olağanüstü canlılardan bahsediyoruz. Videonun ilerleyen kısımlarında da çok ilginizi çekecek ve hatta belki de hayata bakış açınızı değiştirebilecek şeyler anlatacağım.
O yüzden videoyu sonuna kadar izlemeniz de yarar var. Karıncalar Hemen hepimiz her gün yolda yürürken bilerek veya bilmeyerek pek çoğunun üzerine basıp onları yok ediyoruz. Hatta evlerimizde de istenmeyen misafirlerdir onlar, değil mi? Gördüğümüzde üzerine suyu dökeriz veya bir bezle siler atarız. Adeta bu evrenin merkezinde biz insanoğlu varmışız gibi. Oysa ki tepeden bakıldığında karıncadan bile daha minik canlılar değil miyiz biz?
Gizemini bilmediğimiz şu kainatta bir tost tanesi kadar bile değiliz halbuki. O halde hiçbir canlıya zarar verme hakkını kendimizde bulamayız. Bu minik karıncalar da insanlar kadar hatta bizlerden daha bile karmaşık bir yaşam sistemlerine sahip. En azından biz insanoğlundaki gibi çarpık, hesapsız ve abartılı yaşantıları yok. Karıncalar ve insanlar arasındaki en büyük farklardan biri insanların tek başlarına sahip oldukları bilincin karıncalarda mevcut olmaması.
Fakat hala bilimin de gizemini çözemediği bir şey varsa o da bireysel bilince sahip olmayan karıncaların bir araya geldiklerinde bilinçli olarak davranmaya başlamalarıdır. Adeta büyük bir karınca grubundaki beyinlerin toplanıp tek bir büyük beyin hale gelmesi gibi düşünün. Öyle ki neredeyse bir insan beyni kadar karmaşık bir bilinç oluşturabilirler. Büyük bir karınca ekibinin beyinleri bir araya geldiğinde süper bir organizmaya dönüşüyorlar adeta. Ortaya ise böyle mucizevi görüntüler çıkarıyorlar.
Tek başlarına suda boğulabilecekler iken toplu halde nasıl da batmayan bir adacık haline gelebildiklerine tanıklık ediyoruz. Hatta gerektiğinde köprü bile olabilmekteler.
O yüzden bir yerde büyük bir karınca istilası varsa bildikleri bir şey vardır diye düşünüyorum. Bu konuda aklıma aslında birkaç şey geliyor. Bunlardan birisi belki size ilginç gelebilecektir fakat ben her zaman evrenin, kainatın bir frekansı insanın aklının almadığı bir enerjisi olduğuna inanmaktayım. Malum itibaren bir şey değil. Bu konuda bir şey gelmez.
T believers’ın içinde olal시Wo believe我也 보고. Faktında, sondernихolata Sagシливоü De només kay Wagner meaning details do forget.
üzerindeki olan bitenle birlikte yaşayan ve içinde barındırdıklarından aldığı enerji ve frekanslardan etkileniyor olabilir. Allah’ın evren üzerindeki matematiğinden bahsediyorum. Çözümünü bu insan aklıyla anlayamadığımız bir matematik. Bunlar benim kişisel fikirlerim, katılmak zorunda değilsiniz fakat bu konu çok uzun bir şekilde detaylıca anlatılacak bir konu. O yüzden bunu bir başka zamana ayırmak istiyorum. Video sonlarında küçük bir örnekte vereceğim konuyla alakalı. Demek istediğim dünyamızın enerjisi değişiyor olabilir.
Bunu da haklarında aslında çok az şey bildiğimiz hayvanlar, böcekler, hatta bitkiler ve ağaçlar hissediyor ve bizim göremediğimiz bir takım şeyleri anlıyor olabilirler. Fakat daha önce de belirttiğim gibi bu böcek istilalarını hemen bir kıyamet alameti olarak görmeniz sağlıklı bir düşünce değil. Kıyamete yakın insanlığın başına bir takım musibetlerin geleceği, peygamberimizin hadislerinde bahsediliyor. Fakat karıncaların bazı bölgeleri istila etmeleri, büyük çekirge istilaları doğrudan birer kıyamet alameti olarak bahsedilmemiştir.
Bir de şu dünyanın manyetik kutuplarının hızla değişmeye başlaması olayı var. Bu durumun çeşitli canlılar üzerinde büyük etkiler olduğunu biliyoruz. Kaldı ki karıncalarda güneşin konumuna göre hareket eden canlılar sınıfında. Fakat çekirge istilası demişken bu konu hakkında son günlerde ortaya atılan bir iddia var. Onu da hatırlatmadan geçmek istemedim. Stratejist Abdullah Çiftçinin ortaya atmış olduğu bir iddiaya göre çekirgeler birileri tarafından yönlendiriliyor olabilirler. Gelişen 5G teknolojisiyle çekirgelerin yön bulmada kullandıkları antenlerine müdahale edilebildiği ve böylece çekirge sürülerinin birilerinin kendi amaçları doğrultusunda kullanılabilecekleri söylentileri dolaşıyor etrafta. Hatta bu konuda yapılmış bilimsel deneyler ve geliştirilen teknolojiler hakkındaki bilgilere dileyen herkes ulaşabilir. Bilim adamlarının çip yerleştirdikleri cyborg çekirgeleri araştırabilirsiniz.
İnsanoğlu gücü sayesinde tarih boyunca hayvanlar, bitkiler kısacası her şey üzerinde bir hakimiyet sahibi olduğunu düşünmüştür. Düşüncesizce doğayı yok ediyoruz. Hayvanları sırf zevk uğruna sirklerde ne koşullarda kullanıyoruz. Asya ülkelerinde hayvanları nasıl yediklerini de içinde bulunduğumuz durumdan dolayı sıkça gördük son zamanlarda. Kimilerine göre ise şimdi sıra hayvanlarda. Gözümüzle bile göremediğimiz bir şey nasıl da tüm dünyada hayatı durma noktasına getirdi. Eğer bir karınca sürüsünden beklenmedik bir hareket görüyorsak mutlaka bildikleri bir şey vardır. İnsanoğlunun bir an önce kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Belki içinde bulunduğumuz bu krizi fırsata çevirebiliriz.
Hayatın yoğun temposundan kopup evimizde oturduğumuz şu günlerde aklımızda baş başa kalıp biraz düşünebiliriz. Belki insanoğlu olarak başımıza gelen bu tüm felaketlerden bir şekilde sıyrılacağız ve ayakta kalacağız.
Fakat unutmayın ki mahşer zamanı geldiğinde hayvanlarda tıpkı bizim gibi dirilecekler ve hepsi birden mahşer yerinde toplanacaklar. Tıpkı Kur’an’da da söylediği gibi vahşi hayvanlar bir araya toplandığında o öyle bir gündür ki insan kendi eliyle işlediklerine bakar. O gün bazılarımız ne olurdu ben bir toprak olsaydım der. Minik ve değersiz gördüğümüz karıncaların bile kendi aralarında konuştukları bir dili olduğu keşfedilmiştir.
Hatta bu konuda yine Kur’an’ı Kerim’de Nen suresinde bir olay anlatılır. Süleyman askerleriyle karınca vadisine geldikleri zaman bir karınca ey karıncalar yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler dedi. Bir başka olayda ise gerektiğinde minicik karıncaların bile bir kralın koca sarayını nasıl yerle bir ettiklerini duymuşsunuzdur. O yüzden hayvanlar ve böcekler sıra dışı eylemleriyle bizlere bazı şeyler anlatmak istiyor olabilirler.
Bu gün gelir kuşların Kabe’yi tavah etmesi olur, gün gelir çekirgelerin veya karıncaların istilası olur. Bilimde çoğu zaman birçok şeyin açıklaması vardır fakat her yaşadığımız olayı, tanık olduğumuz her hayvan davranışlarını veya doğa olaylarını sahip olduğumuz aklımızla açıklamaya uğraşanlar için kısacık harika bir karınca hikayesi anlatmak istiyorum. Tam 110 yıl önce Filibe-li Ahmet Hilmi tarafından yazılmış olan Amak-ı Hayal isimli kitaptan bir hikaye bu. Kanalımın takipçileri hatırlayacaklardır. Geçen yıl hazırlamış olduğum Aynaların Gizemi isimli videomda bir kişiden bahsetmiştim sizlere. Manisa’da türbesi bulunan, hayatta olduğu dönemde kıyafetlerinin her yerine aynalar asarak dolaşan Aynalı Dede. Kitapta anlatılan hikaye şöyle. Hikayenin kahramanı Raci isimli kimse uzun süredir görüşmediği Aynalı Dedenin ziyaretine gider. Aynalı Dede kısa bir sohbetten sonra Raci’ye kahve ikram eder ve ona Ney çalmaya başlar. Yine hatırlayacaksınız Epiphiz Bezi videomda Ney müzik aletinin Epiphiz Bezimiz üzerindeki etkisini anlatmıştım. Her şey ne kadar da bağlantılı. Her neyse. Ney sesini dinlerken hayal aleminin derinliklerine dalıp giden ve rüya görmeye başlayan Raci rüyasında karıncaların dünyasında kendisini bir karınca şehzade olarak görmüş.
Etrafında da ona çeşitli dallarda eğitimler veren karınca hocalar varmış. Bir gün kendisine coğrafya dersi veren karınca hoca şehzade karıncayı yani Raci’yi uygulamalı coğrafya dersi için güneşli havada dışarıya araziye çıkarır. Dışarısı günlük güneşliktir. Karınca hoca anlatmaya başlar. İşte şurada şu dağlar var burada bu nehir var diye. Fakat aniden gökyürler ve hava kararır.
Şiddetli bir yağmur seli tüm karıncaları önüne katıp sürüklemeye başlar. Fakat Raci her ne kadar karınca da olsa aslında rüya görmekte olan bir insandır. O yüzden hem karınca aklıyla hem de insan aklıyla olayları görebilmektedir. Diğer tüm karıncalar şiddetli bir yağmur gelmiş olduğunu düşünürken insan aklıyla düşünebilen şehzade karınca Raci dikkatli bakınca karıncaların gök gürlemesi sandıkları şeyin
yakınlarda yem yiyen iki yorgun beygirin kişnemeleri, sağanak yağmur ise beygirlerin sanki anlaşmışlar gibi aynı anda yaptıkları idrardan başka bir şey değildir. Bu felaketten kurtulabilen karıncalar hocalarıyla mektebe dönerler. Herkes böyle günlük güneşlik bir havada bu hadisenin nasıl olduğunu karınca akıllarıyla mantıklı izahlarda bulunmaya çalışmışlar. Fakat hiçbirinin gerçekte neyle karşı karşıya kaldıklarından haberleri yoktu.
Tıpkı biz insanoğlunun içinde bulunduğumuz evrende ve dünyada karşı karşıya kaldığımız ve mantıklı açıklamasını doğru bildiğimizi sandığımız olaylarda olduğu gibi. Bu olaydan sonra Raci karınca bedeniyle yaşadığı bu hayal aleminden kahkahatarak uyanır. Görür ki Aynalı Dede de gülerek şu şiiri mırıldanmaktadır.
Güneş yanar, dünya döner, bir gün gelir hepsi söner. Ey sahibi ilmi hüner!
Bilir misin sebebi kim?