"Enter"a basıp içeriğe geçin

Anadolu’da Yaşam | Yayla | TRT Belgesel

Anadolu’da Yaşam | Yayla | TRT Belgesel

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-A9CBVfvRN8.

Anadolu. Medeniyetlerin doğup geliştiği topraklar. Tarımın, ticaretin, bilimin kaynağı. Tarih boyu bu toprakları özel kılan bir şey vardı. Üzerinde yer alan, yeryüzlü şekilleri ve bitki örtüsü. Dağlar, akar sular, kovalar. Yalnızca coğrafyamıza değil, insana ve onun hayatına da şekil verdi. Kimi zaman fırsatlar sundu, kimi zaman sorun çıkararak çözüm bulmaya zorladı. Anadolu’da yaşam, tüm bu şekillerin etrafında devam ediyor.
Enes’in en çok yüksek bir yeri. Anadolu’da yaşam, tüm bu şekillerin etrafında devam ediyor. Enes’in en çok yüksek bir yeri. Anadolu’da yaşam, tüm bu şekillerin etrafında devam ediyor. Enes’in en çok yüksek bir yeri.
Anadolu’da bu fırsatlarla dolu yer şekline yayla denir. Hayvancılık tarih boyu Anadolu’nun en başat ekonomik faaliyetlerinden biri. Ve yaylalar bu ekonomiyi besleyen doğal bir kaynak.
Yayla binlerce yıldır hayvancılara kapılarını cömert tutu açıyor.
Onların hayvanlarını besliyor, işlerini kolaylaştırıyor ve kazançlarını arttırıyor.
Avacık, 5 milyon yıllık yaşlı ve büyük dağlarla çevrilmiş, Tunceli’nin eski bir ilçesi. Arazinin verimsiz olması ve uzun süren kış, ilçede tarım olanaklarını sınırlıyor. Fakat aynı zamanda dağlarım geniş yaylalarında eriyen karlarla birlikteyiz.
Eriyen karlarla birlikte yetişen otlar, hayvancılığın gelişmesine de imkan sağlıyor. Avacık’taki mercan yaylalarında hareketli bir sabah. Yüksek yamaçlarda hayvanları otlatan çobanlar, hayvanlarla birlikte yayla yayılıyor.
Bütün gece otlayan hayvanların neşeli sesleri temiz dağ havasında yankılanıyor.
Visiy specify ayaklarınaもう bir kez deência Milesa’da gor água
…bir de her çadırlarla dolduracak. İlhan ailesi ise bir haftadır yâyleda. Ailenin küçük kızı Eylül, kahvaltı hazırlığına başlamış.
Kahvaltıda, yâyleye yeni taşınan komşularını ağırlayacaklar.
Yeni gelen komşulara ikramda bulunmak bir Anadolu geliniği. Aylarca kısıtlı imkanlarla yâyleda kalacak köylüler için bu gelenekler daha da önem kazanıyor. Birbirlerine güvenmek, destek olmak ve paylaşmak zorundalar.
Çünkü hepsinin burada olma amacı aynı.
Bütün gece okuyan İlhan ailesinin sürüsü sağım için dönüyor. Aile geçimini bu sezonda elde ettikleri sütten yapılan peyniri satarak sağlıyor. Aile, bu sezonda geçimini bu sezonda elde ettikleri sütten yapılan peyniri satarak sağlıyor.
Aile, bu sezonda geçimini bu sezonda elde ettikleri sütten yapılan peyniri satarak sağlıyor. Taze otlarla beslenen hayvanların süt verimi artıyor. Daha fazla süt, daha fazla peynir demek. Kışı rahat geçirebilmek için, yâyla da geçirdikleri 4 ayı iyi değerlendirmek zorundalar.
Bütün aile hummalı bir çalışma içinde. Eylül ve annesi Nuray çobanlarla birlikte süt savuyor. Gıdır dede ve Dilvernin’e arkada durarak koyunların kaçmasına engel oluyor. Her şey çok hızlı olmalı. Hayvanlar sağılmaya pek de hevesli değil. Bu kadar telaşın arasında, sağılmaktan kaçan koyunlar da oluyor.
Onları yakalamak çoban Ahmet’e düştü. Kaçan koyunu yakalamak için biraz uğraşacak gibi görünüyor.
O koyunu bıraktığımız zaman alışıyor ve kaçtığımız zaman o koyun çekiliyor. Ve bize süt veremediği için zarara biz giriyoruz.
O yüzden çabamızın, bir koyunu biraz daha fazla süt olsun da peynirimiz biraz daha fazla olsun. Kaçan koyun yakalandı, süt sağımı da bitti. İşler biraz olsun hafifledi. Öyle yemeğinde herkesin neşesi yerinde.
Dilver ise çalışmaya devam ediyor. Sağımın ardından hemen peynir yapma işine başladı. Ama bu durumdan hiç de şikayetçi değil. Valla hep ömrümüz öyle geçti başka bir şey bilmiyor ki. Kışın da aynısı, kış daha zor oluyor.
Dağlar yemler, yem tük, altını süpür. Kışın daha zor. O yüzden yaylaya çıkmak daha rahat. Kendi köyde olsaydık evin temizlikidir, kapının önünü temizlenir, komları temizlenir. O yüzden yaylaya istiyoruz. Yaylada biraz daha rahatlık. Şimdi peynir yapıyoruz. Sonra yağ yapacağız, ayran yayacağız.
Ve yada ayıptan yapacağımız iş bu. Dilver özenle peynirleri bezlere doldurdu. Peynirler bu şekilde bir gün bekleyecek ve suyu süzülecek.
Quadrat yapJudge kuratedir, heat, Travis fare Этот haliyle ne yap就到 canopycimine Bai realistic
…ve kelden satın alan kişiler. Taze peynirleri bozulmadan saklamak……yayla koşullarında mümkün değil. Oğacık merkeze ulaşmak için de……bir saatlik zorlu bir yolculuk gerekiyor. Peynirleri ocağa indirmektense……kantarcılara vermek onlar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Şimdi biz bunu kantarcıya veriyoruz.
Hayvanı yüklüyoruz, çadıra götürüyoruz. Çadırda tartılıyor. Orası kilosunu bize fiş yazıp veriyor. Onu, 9.10. ay kadar o fişleri kaybetmiyoruz. 9.10. ayda erkeş makbuzlarını götürüyor. Parasını alıyor.
Ahmet, süreyi Mera’ya götürüyor.
Geceyi hayvanlarla birlikte orada geçirecek.
İlhan’ın ailesi için de dinlenmek için. Yarın, herkes aynı hevesle, aynı işleri yeniden yapacak.
Yerlerde kaldıkları, diğer tüm günlerde yaptıkları gibi.
Anadolu’nun uçsuz bucaksız tarlalarından……binlerce yıldır bereket fışkırıyor.
Bu bereket de çiftçilerin emeği ve alın teri var.
Bitlis’in kıyı düzü köyünde biri var ki……bu emeği korumak için büyük bir mücadele veriyor. Çoban Cafer. Cafer, sürüsünü her gün yaylaya çıkarmak zorunda. Yaylaya giden en kısa yol, tarlalardan geçiyor. Fakat, Cafer, ekinlere zarar vermemek için……sürüyü bu yoldan geçirmiyor. Diğer yol ise daha uzak ve çok tozlu. Yaylaların temiz havası ve taze olayları……bizim için çok zor. Anadolu’da genellikle yaylaya bir kere çıkılır……ve bütün yaz kalınır. Ancak Cafer’in gittiği yaylada su yok. Bu yüzden Cafer sürüsünü her sabah köye indiriyor. Hayvanlar ancak köye döndüklerinde……Vangöl’ün süresi, bir yıldır…
…suzluklarını giderek geçiriyor. Köye dönen hayvanlar, sahipleri tarafından sağlıyor. Bu dönemde, süt verimi yüksek ve günde iki kez sağım yapılıyor.
Hayvanların ilk sağımı tamamlandı. Sürü, ikinci sağıma kadar köyün ilerisindeki merada……vakit geçirmek için yola düştü. Bu da, bir yıldır……suzluklarına dair……suzluklarına dair……suzluklarına dair…
…suzluklarına dair bir yola düştü. Burada dört sürü var. Her sürüde ikişerde arkadaş var. Toplam sekiz tanıdık. Herkesinki de hayvanları, 607 hayvan var. En az olan, 500 tane.
Şu anda benimle beraber iki oğlum var. Biri 10 yaşındadır, bir de 15 yaşındadır. Yazın hayvanlara geçim yapıyoruz. Kışındım, bu parayı kaldığımızda kışın yiyoruz. Başka yapacak bir şeyimiz yoktur yani. Ya tarımcılığa ulaşacaksın, ya da hayvancılığa. Bizim de tarım olmadığı için mecburen hayvancılığa geçim yapmamız lazım.
Ama geldim. Bütün çoğanlar öğleden sonra gölün etrafında bir araya geliyorlar. Bu saatler dinlendikleri ve dostlarını görebildikleri tek zaman. Çocuklar gölün serin sularında eğiliyor.
Çobanlar da koyu bir sohbetin içinde dinlenmenin tadını çıkarıyorlar. Vallahi bizde gece uyku zaten yoktur. Kort var, ay var. Bunlar sayesinde zaten gece uykumuz yok. Gece mesela birimiz uyanık kalıyor sabaha kadar. Sabaha kadar uyanık kalan akşam öğlen gelir eve, yatıyor üçe kadar. Üçten sonra tekrar geri bakıyor zaten. Yani uykumuz öyle bir uyku değil.
Gece uykusu böyle saniyelikte. Yani göz kırpma gibi şeyler oluyor. Yani hiç yatma falan desen oluyor, olmuyor. 24 saat ayaktasın yani. Hayatı doğada geçen bir çoban için çay her derde devadır. Soğukta ısıtır, sıcakta yorgunluğu alır.
Anadolu’da keyifli bir muhabbet için bir demlik çay yeter. Ve buralarda muhabbet her zaman türküyle demlenir. Gülizar, gülizar, şirin gülizar Gülizar, gülizar, çavraş gülizar
Hatın gülü bebeğinin şirin gülizar Hatın canı bebeğinin çavraş gülizar Gülizar, gülizar, şirin gülizar Gülizar, gülizar, çavraş gülizar
Gülizar Çobanlar için keyifli saatler sona erdi. Günün geri kalanı onlar için yorucu ve uykusuz geçecek.
Şimdi toparlanıp köye dönmeleri gerek.
Hayvanlar ikinci kez sağ olacak.
Hayvanları son kez sağlayan saadetler. Saadetleri son kez sağlar. Saadetleri yemek için ancak fırsat bulurlar. Saadetleri daha sonra yaya yolları düşecekler.
Hayvanlarla birlikte saatlerce sürecek tozlu bir yolculuk.
Hepsi daha çok şanslı either.
Biz 10 diyoruz gene. Mesela 6 kilometre oradan giderse, Azzebubu’ya gelse 12 kilometre en düşük yol diyoruz. Dolaştığımız yerlerden hariç. Sağda gidiş gelişimizde. Diğer taraflarda sağa sola gidip geldiğimizden yollardan hariç. 12 kilometre yol gidip geliyoruz. Tozlu yollarda hemen hemen gidip geliyoruz. Başka anterelerde bir bu yolun yok.
Yapacak bir şey yok yani.
İnsanın en büyük mücadelesi hayatta kalmak ve onu sürdürmek. Doğanın sert kuralları bazen bu mücadeleyi zorlaştırıyor. Cafer’in geçimini kazandığı yol hiç de kolay değil.
Fakat sevdikleri için gösterdiği bu çaba ona güç ve gurur veriyor.
Anadolu’da bir uçta kış yaşanırken başka bir uçta kış yaşar. Aynı zamanda farklı mevsim geçişlerine sahne olan Anadolu’da bir uçta kış yaşanırken başka bir bölgede erkenci baharın sonu yaklaşmakta. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Çavdar köyünde mevsim yaza dönmek üzere.
Bu durum burada yaşayan arıcılar için göç vaktinin geldiği anlamına geliyor. Onlar her yıl olduğu gibi bu yılda arıları için baharın peşine düşecek. Arıcılıkla uğraşan Veysel’in hayatı baharı kovalamakla geçiyor.
Bu da aynı zamanda bir uçta kış yaşanırken başka bir uçta kış yaşanırken başka bir bölgede erkenci baharın sonu yaklaşmakta.
Bu durum burada yaşayan arıcılıkla uğraşan Veysel’in hayatı baharın sonu yaklaşmakta. Bu durum burada yaşayan arıcılıkla uğraşan Veysel’in hayatı baharın sonu yaklaşmakta.
Bu durum burada yaşayan arıcılıkla uğraşan Veysel’in hayatı baharın sonu yaklaşmakta. Aydın yöresi ekonomik değeri yüksek olan Çan balıyla ünlü. Fakat hasatı sonbaharda yapılan bu bala ulaşmak kolay değil.
Bu da ancak iyi bir beslenme ile olabilir. Ne kadar polen bulurlarsa, o kadar hızlı çoğalacaklar. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu.
Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu. Bu, bu, bu, bu. Gel, gel, gel, gel, gel. Bu, bu, bu, bu. Bu, bu, bu. base yummy.
Orada kendisini bağırın karşılaması. Konya Ilgın’a gideceğiz ama yaş yağmur yokmuş. Bağrımız biraz sakat. Ne yapacağız bilmiyoruz. Bizim Arjırgış’i Resmengumar. Oraya gideceğiz ama olur ama olmaz amacından gidiyoruz. Mesela her sene diyoruz ki bu sene bağır güzel olur. Ama geliyoruz bağır olmuyor. Bir ters rüzgar esiyor. İşi bitiriyor.
Sizin anlayacağınız bizim havayla olan bir iş bu.
Veysel, göçebe hayatının getirdiği zorluklara alışık. Onun ki mücadele etmeye değer bir yolculuk. Fakat evinden ve sevdiklerinden ayrılmak pek de kolay olmuyor. Oraya bakın lan. Buraya bak. Buraya bak. Buraya bak. Buraya bak. Buraya bak. Buraya bak.
Buraya bak. Bu en son.
Ateş edin. Ateş edin. Ne oluyor? Babam. Babam. Babam. Babam. Abi. Gizem. Babam. Çok seviyorum seni ben. Baba. Baba. Baba.
Babam.
Göçebe arıcılık deneyimli arıcılar için bile zor bir yaşam tarzı. Kovanların taşınması zaman, para ve çaba gerektiriyor. Şimdi memleketten çıkarken mesela dünyama asraf ediyoruz.
dünyaya masraf ediyoruz. Ben bir ayda iki ay, üç ay duruyorum. Yirmi, beş milyar masrafım oluyor. Eee orada olmuyor verse beni bitiriyor abi. Memlekete döndüm. Çambalı da olmazsa harcının hali bitmiştir abi. Harcı bitmiştir.
Yol bitti sayılır. Yaylaya varmadan yapılacak tek bir iş kaldı. Veysel’in kamyonetini tırdan indirmek. Önündeki birkaç
gün boyunca bu kamyonet onun eli ayağı olacak. Hedeflediği gibi gün doğmadan yaylaya ulaşan Veysel artık kovanları indirebilir. Neyse ki bu işi tek başına yapmak zorunda değil. Bölgeye
önce ulaşan diğer aracılar hemen yardıma koşuyor. Kovanlar el birliğiyle çarçabuk indirildi. Uzun bir yoldan
gelen arılar için dışarı çıkmak iyi olacak. Sıra Veysel’in üç ay kalacağı Baraka’nın montajında. Veysel için uzun ve yorucu bir gün oldu ama tüm işlerini tamamlamayı başardı. Arkadaşlarına veda edip yeni günü karşılamak üzere dinlenmeye
çekilebilir. Yaylada tek başına zor bir hayat onu bekliyor. Araların her ihtiyacı ile ilgilenip onlar için çalışacak. Ta ki sonbahar gelene kadar.
Zorlu bir abi. Akşam ağladım bile. Çok zor geliyor. Bir topan emekten ötürü geliriz abi. Bir ağır var bizim gelirimiz. Aradan olmazsa işimiz bitti. Dört gözle onun gözüne bakıyoruz. Abi şu anda beklentim benim. Arayı güçlendirmek memlekete gidip güzel bir gelir almak, çocuklarımı kavuşmak, ailemi
kavuşmak bunu diliyorum. Başka bir şey dilemiyorum. Dağların çevrelediği bir coğrafyada özellikle kışın yaşam
adalesi hep daha çetin geçer. Yalçın dağların eteklerinde kurulan muşun ağartı köyü zorlu geçen bir kıştan sonra nihayet bahara kavuştu. Bütün kış ağılılarda besledikleri
yalanları yaylaya çıkardılar. Ağır bir iş olan hayvancılıkta yaylaya çıkmak işleri bir mevsimlik de olsa rahatlatıyor. Fakat işin zorlu bir kısmı var. O da süt sağımı için yapılması
gereken uzun ve zahmetli bir yolculuk. Muşun ağartı köyünde
bu yolculuğu her sabah at sırtında kadınlar yapıyor.
Olduça sarp ve dik olan arazide yaylaya çıkarken kullanabilecekleri
bir araç atlar. Köyün neredeyse bütün kadınları at binmekte usta. Kendilerini bildikleri günden beri bu işi yaptıkları için ata binmek hayatlarının bir parçası olmuş. Atlarda,
berivanlarda yolları gide gele ezberlemişler. Yabancı biri için imkansız olan bu yolculuk berivanların gündelik işlerinden
sadece biri. Yerlerde birçok sürü var. Her sürüye bir çoban
ve bir çoban. Çobanlık görevinde genelde aileden biri üstleniyor. İş bölümünde süs sağını kadınlara düşüyor. Elde ettikleri sütten hem kendileri için peynir yapıyor hem de fazlasını satıp para kazanıyorlar. Her gün yapmak zorunda oldukları bu yolculuk
birçok günü. Onlar için çok önemli. Rukiye dağları tepelere aşıp yaylaya ulaştı. Ne kadar yorulmuş
kurs olsun dinlenmeye vakti yok. Hemen sağıma başladı. Yağış az olduğu için yaylada fazla ot yok. İyi beslenemeyen
çobanların süt ferimi de her zamankinden daha düşük. Rukiye süt sağımını bitirdi. Çobanların bulaşıklarında yıkıldıktan
sonra yola koyulacak. Dönüş yolu da yine uzun ve zorlu. Hayvanlar zoru, zıvıstanlar zoru.
Berivanlar dur durak bilmeden çalışıyorlar.
Bu çetin topraklarda çok çalışmak ve dayanıklı olmak zorundalar. Onlar Anadolu’nun güçlü kadınları. Aileleri ve sevdikleri için
gösterdikleri bu fedakarlık onlara zor gelmiyor.
Berivanların işi eve ulaştıklarında da bitmiyor. Yayladan getirdikleri
En torpedo yada Benleist животạ uyan engaging banget olmuş.
Geçim derdinde olan insan için hiçbir yol yürünemez, hiçbir dağ aşılamaz değil.
Doğayla hiç çiçe olan insan, en çetin şartlarda bile hayatta kalmanın yolunu, doğanın kanunlarını iyi bilerek ve onunla uzlaşarak buluyor.
Yaylalar geniş düzlükleriyle insana sonsuz bir huzur veriyor. Bu huzura alışan ondan bir daha vazgeçemiyor.
Yaylaların içinde vazgeçilmez bir yer. Yaylaların içinde tüm hayatı çamlı hemşiretin orta yaylada geçmiş.
Yere olmaktan olsun, kazanıpizedir sen videosundakitsen exceededede dolsuz hareket南ğppingi altından charge yapmaya çalışırız.
Vatandaşları taşımıyor. Şimdi dolmuş çalışmıyor daha. Herkesin ozel arabası. Bir tane değil, iki tane. İki tane olanlar çok. Eskiden hayvan cüldük. Yani çay çıktı bizim mesela aşağıda sahilde.
Çay olmazdan evvel hayvan yapmasan zaten aç kalırsın.
Orta yaylada hayvancılık hala devam eden bir iş kolu. Yaylanın geniş dizdiklerinde özgürce dolaşan hayvanlar burada olmanın keyfini sürüyor. Fakat yayla eski hareketli günlerinden oldukça uzak. Son yıllarda bölgede geçim olanakları gelişmiş ve hayvancılıkla uğraşanların sayısı gittikçe azalmış. Yine de yaylaya olan ilgi hiç azalmamış. Artık hayvancılık yapmasalar bile bir çoğu yaz aylarını yaylada geçiriyor.
Sahilde biz kardeşin de oturuyoruz. Eskiden beri orada yerleşmişiz. İşin orada yazın burada. Burada Nisan sonunda geliriz maiz başında yani Kasim’e kadar da kalınır canın. Kalanlar ölüyor mesela. Burada insan temiz hava.
Gece rahat uyuyorsun şimdi aşağıda. Ben şimdi buradan aşağıya gittim mi bir akşam hemen dönerim gittiğim gün. Kalsam uyuyamam yani. Hemen oraya rutubet yapar aşağıda insan şey yapar. Şimdi mesela tatil olunca okullar falan torunlar gelecek.
Çocuklar kızlar, gelirler giderler. İş yazın için seninle konuşuyor yani. Emin 74 yaşında. Bu yaylada yıllarca hayvancılık yapmış. Şimdi artık emekli.
Fakat alışkanlıklarından vazgeçmemiş. Eskisi gibi kalabalık bir sürüse olmasa da dört tane keçisi var.
Eşi evine onları savuyor. Sütleriyle yağ yapıyor, peynir yapıyor ama artık sadece kendileri için. Orta yayla mükemmel doğasıyla aracılıkla uğraşanlar içinde oldukça elverişli bir yer. Emin’in de arı koğanları var. Keçilerinden artı kalan zamanda arıcılık yapmaya çalışıyor. Arıcılık onun için boş zamanlarını geçirdiği harika bir uğraş.
Arılarla uğraşmak zaten günlerden geçer anlamazsın. Zerfli durar, seyredersin işte onun çalışması. Polen yaparsın, cebinde üretmek için şeylerini hazırlarsın.
O çok bambaşka onun yani. Biraz da böyle yaşlılıktan. En doğal yer, en iyi yer burası. Emin, bu yaylada yaşamın gençliğini hayat mücadeleyle geçirmiş. Şimdi ise yaylanın keyfini çıkarıyor.
Çalışmaya alışmış insanın boş gezmesi mümkün değil. Emin’in günleri hala çalışarak geçiyor. Fakat artık geçim derdinin ağır yükü olmadan.
Anadolu’da yaşam, yüzyıllardır kendi döngüsünde akıp gidiyor. Hayvancılıkla uğraşanlar ilk bahar geldiğinde yaylaya çıkıp,…bir daha yaşamda bir yıla yıla bir yıla başlıyor.
Kışında köylerine dönüyorlar. Zorlu bir doğada geçirdikleri çetin kış ise,
…yaylanan temiz ve özgür havızını özlemekle geçiyor.
Yüzyıl’ın en güzel yeri, Kıbrıs’ın en güzel yeri,…ve Kıbrıs’ın en güzel yeri, Kıbrıs’ın en güzel yeri,
…ve Kıbrıs’ın en güzel yeri, Kıbrıs’ın en güzel yeri,…ve Kıbrıs’ın en güzel yeri, Kıbrıs’ın en güzel yeri,

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir