Astroloji’de sıkça sorulan sorular (3) Satürn Burçlarda

Astroloji’de sıkça sorulan sorular (3) Satürn Burçlarda videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DvNhUYqFoCQ. Herkese merhaba. Bugün 18 Temmuz 2018 ve ben şu anda Dilek Sabancı Parkındayım. Yağmurda mahsur kaldım ve bu yağmurda kaldığım mahsuruda bari çok keyifli bir canlı yayınla size ulaşayım istedim ve zaten kafamda olan, astrojide sıkça sorulan soruların 3. bölümünü…

Astroloji’de sıkça sorulan sorular (3) Satürn Burçlarda

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DvNhUYqFoCQ.

Herkese merhaba. Bugün 18 Temmuz 2018 ve ben şu anda Dilek Sabancı Parkındayım. Yağmurda mahsur kaldım ve bu yağmurda kaldığım mahsuruda bari çok keyifli bir canlı yayınla size ulaşayım istedim ve zaten kafamda olan, astrojide sıkça sorulan soruların 3. bölümünü yapmak için çok ideal bir gün olduğunu düşünüyorum.
Çünkü günün enerjisi de zaten çok sıkıntılı ve huzursuz bir enerjiydi. Bence yağmurun yağması çok keyifli oldu, iyi oldu. İnsanların üzerindeki gerginliği alır ve yağmurlu havalar belki bizim ruhsal anlamda daha çok farkındalık içerisinde olmamızı da sağlar. Arkadaşlar bugünkü konum astrojide sıkça sorulan sorular ve satürn. Satürnü nasıl yönetebiliriz? Satürnün sınavlarından nasıl geçebiliriz ve satürnü nasıl daha iyi anlayabiliriz?
Çünkü satürnü anlayan hayatın bütün şifresini, bütün kilidini çözer. Dolayısıyla hayatınızdaki satürnün ne olduğunu anlarsanız ve onun hayata bakış açısını da size ne demek istediğini çok ciddi bir şekilde icrak ederseniz hayatınız çok ciddi anlamda kolaylaşacaktır. Satürn sınavlarından daha kolay geçeceksinizdir. Şimdi satürnü, gök gürültüsü var, bilmem duyuyor musunuz inşallah yayın güzel olur. Satürnü anlamak için arkadaşlar önce retro satürn ile direct satürn arasındaki farktan bahsetmek istiyorum. Retro satürne sahip olan arkadaşların hayat planında yaşadıkları her şeyi sanki daha önceden biliyormuş duygusu vardır.
Yani başımıza bir şey geldiği zaman deriz ki ben zaten bunun böyle olacağını biliyordum. Neden bunu söyleriz? Çünkü retro satürn yaşam deneyimlerinden daha önceki ruh bilgisinde bizim sınıfta kaldığımız, daha doğrusu doğuştan beraber getirdiğimiz ruh bilgisinde henüz tamamlanamamış bir takım görevler olduğunu bize söylüyor. Dolayısıyla retro satürn ile doğan arkadaşların ortak teması şudur. Herhangi bir şey yaşadıklarında bunun zaten bu şekilde olacağını ben biliyordum noktasını içsel olarak hissederler. Ve öte taraftan retro satürn doğan insanlar da şöyle bir duruş vardır. Satürnün yaşam deneyimine saygı duymayı öğrenmişlerdir.
Yani şu cümleyi de kurarlar. İyi ki bunu bunu bunu yaşamışım, bak şimdi böyle bu noktaya geldim şeklinde cümle kurarlar. Bu retro satürnü daha önce ruh bilgisinde yaşamış olmanın verdiği, yani zaten canım yanmıştı. Ben o can yangınından şu anda yeteri kadar etkilendim. Ruhumda bunun bilgisi var. O yüzden mümkün olduğu kadar satürn ile iyi geçinmeye çalışıyorum. Duygusu hakimdir.
Ve fakat direk satürnlerle, retro satürnleri birbirinden ayıran çok önemli bir özellik vardır ki direk satürnler daha pervasızdırlar. Daha satürnle kavga ederler, daha dalaşırlar ve genelde satürnün onları anlatmaya çalıştığı yaşam deneyimini itiraz ederler. Ve retro satürnlerle direk satürnler arasındaki bir diğer fark da direk satürnlerin karma yaratma lüksü vardır.
İstedikleri takdirde, bedelini ödemeye niyetlendikleri takdirde karma yaratabilirler ki hiç önermem. Ve fakat daha retro satürnünde çok ciddi olarak karma temizlemek gibi bir görevi vardır. O yüzden hayatınızda önce satürnünüzün retro mu direk mi olduğunu bir bakın. Eğer satürnünüz bu ikisinden birisi ise bu anlattığım duygular da sensite içsel olarak gelecektir. Direk satürnlerde o isyankar duyduğu biraz zapt etmenizi öneririm. Çünkü satürn isyanı hiç sevmez. Çünkü satürnün istediği şey çok net olarak yaşam sınavlarına itaat etmenizdir. Ve orada verilen bilgiyi almamızdır. Şimdi ben satürnü Mahmut Hoca diyorum çok sevdiğim için. Satürn benim için Hababam sınıfındaki Mahmut Hoca gibidir. İnsan hayatımdaki en önemli dönemeçlerde insanı çok ciddi karmaşanın içinden kurtaran ve hayatını tekrar düzenlemesini sağlayan bir gezegendir. Öte taraftan yaşamı ve ölümü elinde tuttuğu için de ciddi anlamda baskı kısıtlama ve engel çıkartan. Daha doğrusu herhangi bir şeyin olabilecek en üst boyutta olmasını isteyen mükemmel niyetçi bir gezegendir.
Şimdi ben satürnü teknik olarak arkadaşlar önce buçlarda anlatacağım. Yani bu canlı yayında buçlarda eğer yağmur dinmezse evlere girebilirim. Yağmur dinerse gideceğim ona göre yani yağmura bağlı anlatacağım konuda. Her ne kadar şemsiye ama olsa bile burada mahsul kalmak istemiyorum. Evet şimdi önce satürnü buçlardan başlamak istiyorum arkadaşlar. Dediğim gibi evlere sonra gireceğim.
Şimdi burçlar koç burcu koç burcu yine hemen bir araya bilgi vereyim. Şimdi teknik olarak arkadaşlar satürn davranışlarımız üzerinde kontrol ister. Ana konusu budur. Hangi burç olursa olsun ana konusu o burca dair davranışlarla ilgili düzgün bir şekilde kendimizi ortaya koymaktır.
Yani benim burada tek tek burçları sayacağım tabii ki ama ve fakat orada o burcun en üst özelliklerini en üst niteliklerinin hayata davranış olarak geçirilmesi. Yaşadığınız bence baya burada olabilirim. En üst boyutta hayata geçirilmesini ister. Şimdi ne demek istiyorum koç burcu satürnü koç burcunda olan insanların hayattaki genel eğilimi.
Kendilerini bir türlü tek başlarına yeterli görmemelidir. Yani satürn koç yetersizlik istiyatı verir ve satürn koçun enerjisinde Mars diyen de bir enerji olduğu için hayat içerisinde satürnü yöneten Mars’ın sürekli distroy etmek, baltalamak kişinin kendi bacağını kendinin kesmesi gibi agresyon dolu eylemler bulunmasına sebep olacaktır.
Teknik olarak satürn koçta arkadaşlar yönetimi idareni liderliği ele almanızı ister ve ve de şunu söyler hayatta kendi başınızın çaresine bakmalısınız. Kendi başınızın çaresine bakarken de herhangi birinin gelip size bakmasını istememelisiniz ya da işin içerisinde ilişkilere odaklanmamalısınız. Tek başınıza kendinize bir hayat kurmalısınız ve o hayat içerisinde çok mutlu olmayı becermelisiniz ve o hayat içerisinde kendi gücünüzün yettiği kadar kendi kazancınızın yettiği kadar yaşamalısınız. Eğer bunu yapmaya niyet ederseniz ben size sınırsız kaynaklar sunacağım ve kendinize olabilecek en iyi noktaya getireceğim der.
Dolayısıyla satürn koçun ana konusu şudur. Herhangi bir şekilde ilişkilerden, ortaklıklardan beslenmeyi bırakıp hayatın içerisinde Mars’ı da çok olumlu bir şekilde kullanarak kendimizi yapılandırmak, kendimizi bireysel olarak tek başına ayaklarının üstünde durur hale getirmek zorundayız. Satürn koçun yaşam deneyimi budur. Satürn koç balta girmemiş bir Amazon ormanına girip orada kendine bir kulbe yapıp kendi günlük yiyeceğini içeceğini çıkartıp tek başına yaşamaktan da mutlu olan Robinson Cruz gibi olmalıdır. Eğer bunu yaptığı takdirde ona satürn bir cuma getirir. Çok acıklı bir örnek olmuş olabilir ama doğru. Dolayısıyla satürn koçlar arkadaşlar Robinson Cruz olmayı öğrenmek zorundadır.
Bitti gitti. Geliyorum satürn boğaya. Satürn boğanın davranış, düzeltmesi gereken davranışları şudur. Satürn boğa hep şu duygudadır arkadaşlar.
Ben kimseyle mümkünse kötü olmayayım çünkü o insana günün birinde olaki bir ihtiyacım olur. Tek başıma yine ayaklarımın üzerinde durmaktan korkuyorum. O yüzden hayatımda işte eş olsun, ortaklık olsun, baba olsun, abi olsun birilerine hep hayatımda olmasını istiyorum. Onların varlığıyla kendimi güven içinde hissediyorum. Hayatımda onlar gitmesin diye yapabileceğim bütün fedakarlıkları yapıyorum. Bunun için para kaybetmek, kariyer, statü her şeyden vazgeçiyorum. Ama ne yaparsam yapayım bir türlü elimde tutamıyorum. Sürekli olarak gidiyorlar. Duygu suyunu yaşar ve fakat satürn boğanın öğrenmesi gereken şey şudur.
Yaşam deneyiminde hayata geçirmesi gereken şey şudur. Benim kendi öz kaynaklarım beni geçindirmeye yeter. Benim kendi yaratıcılığım bana maddi güç verir.
Benim kendi potansiyelimle ben kendimi toplum içerisinde saygın ve itibarlı bir noktaya getirebilirim. Ve para, özellikle para ve ilişkiler bana kendiliğinden gelen, ben kendimi sevdikçe kendimi belirli bir noktaya taşıdıkça kendiliğinden gelen konulardır.
Benim herhangi bir şeyi aşırı sahiplenmeme gerek yok. Zaten her şey bana verilir noktasında. İlahi sistemin vereceği nasiplerden, kısmetlerden şüphe duymadan hayatın içerisinde sadece kendi kazancına, kendi parasına, kendi bireysel becerisine ve yeteneğine güvenerek ayakta durmak ve kendini seçmek ve kendini sevmekle ilgili bir sınavı vardır.
Satürn Boğalar sevgi konusunda da bir başkası kendilerini sevdiği zaman kendini seven, bir başkası ona değer verdiği zaman kendisine değer veren bir insan enerjisinde çalıştıkları için sürekli değer verdikleri insanlardan değer görmeme gibi bir yaşam deneyimi yaşarlar.
O yüzden de buradaki asıl sınav kendi değerini kendini belirle, kendine hiç kimsenin gözüyle bakma, kendine kendi gözünle bak, kendini sev ve bu noktada kendine yatırım yap, kendini yapılandır şeklindedir.
Gelelim satürn ikizlere. Satürn ikizler arkadaşlar çok dogmatik. Yani aşırı inançlıdır, aşırı adalet düşkünüdür, aşırı hak hukuk gözetir, insanlarla belirli bir nezaket içerisindedir ve satürn yay enerjisini çok taşır aslında bünyesinde.
Ve her zaman birden fazla üniversite bitiren, öğrencilik hayatları hiç bitmeyen insanlar satürn ikizler insanıdır. Çünkü satürn ikizlerin hayata geçirmesi gereken davranış kalıbı, hayatın içerisinde çok yönlülüğü öğrenmektir.
Belirli bir idealin peşinden gitmek değil ve fakat hayatın içerisinde her türlü insan grubuyla ilişki içerisinde olabilmek, her türlü insanla iletişim kurabilmek, her türlü insanla ortak bir dil konuşabilmek ve insanları anlamak ve böylelikle kendi doğasını anlamak üzeredir.
Dolayısıyla burada satürn yöneticisi, Merkür’e çok iş düşer ve hele ki birde satürn yöneticisi Merkür retro bir noktadaysa kişi sürekli olarak diğer insanlar tarafından anlaşılamadığını ve bu hayatta hiçbir şekilde anlaşılamayacağını düşünür.
Ve fakat zaten buradaki konu da insanların onu anlaması değil, onun diğer insanları anlamasıdır. Artı satürn ikizler sahip olduğu her şeyi paylaşmayı öğrenmelidir. Yani iktidarı paylaşmayı öğrenmeli, bilgiyi paylaşmayı öğrenmeli, hayatı paylaşmayı öğrenmeli.
Herhangi bir şey içerisinde eşitlik felsefesi olmak zorunda değil tabii ki yani oradaki paylaşımlarda illaki bir exact eşitlik gözetmiyorum fakat hayatı ikizler olan insanların gerçekten öğrenmesi gereken tek ders bilgiyi almak ve bunu toplumun faydasını kullanmak için yaymak olmalıdır.
O yüzden satürn ikizler birden çok üniversite bitirirler, hep yüksek öğretimlerini tamamlarlar, yetmedi doktora yaparlar, master yaparlar ve fakat ben çok net söyleyeyim satürn ikizler gitsin pazarcılık yapsın daha iyi. Yani daha çok orada yaşam deneyimi alırlar çünkü aslında bilgiyi her yerden ve herkesten almaları gerekiyordur. Idealize edilmemesi gerekiyordur hiçbir şeyin, kategorize edilmemesi gerekiyordur.
Hayatın içerisindeki her şeye karşı eşit mesafede ve açık fikirli yaklaşmak gerekiyordur ve orada bilgiyi yayma konusunda sınırsız bir vericilik de olmak gerekiyordur. Eğer satürn ikizler bunu yaparsa ilişkileri de daha dengeli olur, hayatına çektiği insanlar da daha değerli olur.
Idealizmi biraz düşürmelerini öneriyorum, aşırı idealizme hiç gerek yok sadece hayatı basit görebilmeyi başarmak, hayatın basit konularından da zevk almayı başarmak. Herhangi bir konuda saplantılı kalmamak noktasını kendi bünyenize yerleştirdiğinizde satürn ikizlerin deneyimini yaşamış olursunuz.
Bunu eğer siz kendi kendinize başaramazsınız sistem size çocuk verir hem de çok çocuk verir ve o çocukların her biri bir cins olur. Hani beş kardeşin beşi birine benzemez. Dolayısıyla her biriyle ayrı yetişim kurmak zorunda kalırsınız. Bazı satürn ikizlerin ise hayatta hiç çocuk sahibi olmazlar ve fakat yaptıkları iş anlamında o kadar kalabalıklar içerisinde kalırlar ki her alandan insanla, her gruptan insanla iletişimi öğrenmek zorunda kalırlar.
Satürn ikizlerin anlatması da budur. Bilgiyi herkesten al ve herkese yay. Burada aşırı idealist olma, insanları da olduğu gibi kabul et. En çok da kendini onlara uydur. Yani onları sana uyduramazsın çünkü prensip bu. Efendim de söyleyeyim, geleyim satürn yengeçlere. Satürn yengeçlere çok üzülürüm ben.
Neden diye soracak olursanız. Çünkü satürn yengeç kendisini doğduğu andan itibaren hiç ait hissedemediği bir ailenin içerisinde bulur. Ve o ailenin içerisinde o kadar büyük uyumsuzluklar yaşar ki bu atalardan da gelir. Tabi satürn aynı zamanda ataları, babayı vesaireyi temsil ettiği için. Eğer ailesinde bir sorun yoksa öyle bir aile şirketine gider ki patron o şekilde olabilir vesaire.
Şimdi burada satürn yengecin ana teması şudur arkadaşlar. Herhangi bir konuya tamamen duygusal empat bir şekilde yaklaşıp hayatındaki insanları kendi ailesi gibi benimsemek ve kendi çekirdek ailesini kurmak zorundadır.
Ve fakat satürn yengecin doğasında şu vardır. Satürn yengecin doğasında olması gerekenler, minimum şartlar, efendim belirli bir satü olması lazım. İşte atıyorum evini arabasına almasını lazım, ondan sonra evlenmesi lazım. İşte bilmem ne, evlilik için şuna buna ihtiyaç var gibi falan. Hayır bunların hiçbirisi değil. Satürn yengeç sadece ve sadece duygusal iletişim içerisinde olabileceği insanlarla kendisini aile hissedebileceği kişilerle birlikte olmak zorundadır. Kendi ailesini kendi çekirdek ailesini yaratmak zorundadır.
Ve satürn yengeç ilişkilerde ve evlilikte çok çuvallar. Ya evlenemez, ya evlense boşanır, ya boşanmasa bile çok ciddi kendini izole eder, ilişkiye dahil olmaz.
Ve fakat satürn aslında ondan tam tersini ister. Satürn yengeç aile sorumluluğu almasını, evin annesi ya da babası olmasını, çocukları için ya da aile için fedakarlıklar yapmasını, gerekirse kariyerinden vazgeçmesini ve hatta hatta tamamen kendisini ailesine adamasını ister. Çok enteresan bir örnek vermek istiyorum size bu konuda çünkü satürn yengeç ay olduğu için annelikle de çok ilgilidir. Benim bir danışanım, satürn yengeç bir danışanım. Tabi ki kadının öyle enteresan bir haditası vardı ki arkadaşlar inanmayacaksınız tamamen beşinci ev çalışıyordu. Tek bir çocuğu var ve çocuğu kalp hastası.
Ve kadın ne zaman kendisini kariyer anlamındaki sistem onun önüne o kadar muazzam iş fırsatları sunuyor ki yani böyle dünya çapında liderlik yapabileceği, şirket yönetebileceği, şirket kurabileceği, efendime söylemek, dünya çapında ciddi anlamda organizasyonun içinde bulunabileceği muazzam bir kariyer ve statusunu sunuyor.
Ne zaman o danışanım olan kadın bu işlerden birine mail ettiğinde kalp hastası olan çocuk atak geçiriyor, kriz geçiriyor, ölümle burun buruna geliyor ve çok net bir şekilde hayattan teması kopuyor. Ve kadın her seferinde o çok muazzam işte gelir getiren işini gücünü bırakıp koşa koşa hastaneye gidip çocuğuyla ilgilenmek zorunda kalıyor.
Ve tabi ki bana geldi bu ben hani ne yapacağımı bilmiyorum diye ve çok net bir şekilde orada yapacağı şey çok belliydi. Hayat onun önüne ne sunarsa sunsun arkadaşlar aileyi seçecek, çocuğunu seçecek, evliliğini seçecek, aileyi bir arada tutmaya çalışacak ve bunun içinde kol kırılır, yan içinde kalır diyecek ve kendisinin önüne çıkabilecek bütün yaşam konularını aile için arka plana atacak.
Ne zaman ki bunu içsel olarak kendisi yapmaya başladığında bu konular ortadan kalkacak, çocuğunun artık sağlık sorunu kalmayacak, atıyorum çok ciddi bir şekilde tedavi olacak, bitecek gibi düşünebilirsiniz. Şimdi buradaki ana konu aileye yatırım yapma konusudur. Gelelim Saturn aslan.
Şimdi Saturn aslanların arkadaşlar çok ciddi olarak, çok ciddi olarak ebeveyn sorunları olur, baba sorunları olur özellikle ve bir türlü kendilerini kabullettirememe, bir türlü hayatın içerisinde olması gereken yere gelememe gibi bir durumla karşı karşıya kalırlar. Her seferinde hareket edip de bir şeyler başarmak istedikçe hiçbir şekilde kendilerini ortaya koyamayacakları, ne zaman birileriyle yola çıksalar arkada kalacakları, ne zaman bir şeyi becerip ortaya çıkartmaya çalışsalar, sürekli baltanılacakları insanlar ve ilişkiler içerisinde olurlar ve Saturn aslanların en büyük ama en büyük öğrenmesi gereken ders şudur. Onlara babalarından geçen, genetikle geçen bir yetenek vardır. Bu yeteneği kendiniz çok iyi bilebilirsiniz Saturn aslandan soruyorum.
Babadan geçen bu yetenek her neyse o yeteneği siz babanızla anlaşın ya da anlaşmayın. O yeteneğin üzerine gidip onun üzerine bir kişilik ve ego yapılandırması gerekiyor Saturn aslanlar. Bunu şunu demek istemiyorum, babanızın bakkal dükkanı var siz de gidin bakkal dükkanının başına geçin demiyorum. Şunu demek istiyorum ki Saturn aslanlardan çok iyi bankacılar ve hesap kitap yapan insanlar çıkar. Şunu demek istiyorum, atıyorum babanızın çok iyi bir analitik zekası var, çok iyi bir yeteneği var. O yeteneği kullanarak kendinize bir kimlik yaratmanız gerekiyor. Atıyorum babanız hatta el işçiliği yapıyor, sizin kaligrafi üzerine bir bilgisayar tasarımı belki atıyorum yani geliştirerek kendinize bir kimlik yaratmanız gerekiyor.
Yani size genetik olarak aktarılan ve babadan sadece o babadan doğmakla alabileceğiniz konu her neyse onu çok iyi analiz edip babanızın tarzına takılmayın. Çünkü genelde şey her neyse onunla alakalı yaşam sınavına yaşam dersine girersek mutlaka başarı oluruz.
İnsanların tarzına takılmadan özellikle Saturn aslan için konuşuyorum, babanızdan aldığınız genetik aktarımın ne olabileceğini iyice analiz ederseniz kendinizi bireysel olarak nasıl yapılandıracağınızdan da çok iyi önünüzü görebilirsiniz.
Ve Saturn aslan çok ciddi söyleyeyim parayı çok iyi yönetebilir, maldi konularda çok güçlü olabilir ama kendisindeki aşırılıkları kendisindeki o snobluğu o egoyu o gizli kibirit ciddi anlamda törpülemesi gerekir. Dolayısıyla Saturn aslanın bize getirdiği yaşam deneyimi budur arkadaşlar. Gelelim Saturn başaklara, Saturn başaklar hizmet etmek zorunda bitti. Yani toplasanız çıkarsanız ay sen kimsin? Bunu görmeniz lazım. Bir tane bir tane küçük küçük geldi yanıma buyrunuz. Merhaba o da dinlemek istedi galiba.
Saturn başakların yapması gereken tek şey arkadaşlar ailesindeki insanlara hizmet etmektir. Bu mercür enerjisi de çocukları olabilir, eğitmenlik olabilir, hastaneler vesaire gibi sağlık kuruluşları olabilir, öğretmenlik olabilir, genç insanlar olabilir. Ama şunu unutmayacaksınız, bıkmadan usanmadan aynı şeyi defalarca ve defalarca yapmak ve her seferinde belki de sonuç almamak, aynı şeyi belki yüzlerce kere söylemek zorunda kalmak gibi bir yaşam sınavı vardır Saturn başakların ve Saturn başaklar hizmet etmeyi gönüllü olarak yapmak zorundadırlar.
Ben Saturn başaklara şunu söylüyorum arkadaşlar, rahi beteres olmak için bu dünyaya geldiniz. Size ait olmayan insanların çocukları dahil olmak üzere, hayvanların, çiçeklerin, böceklerin, bitkilerin, diğer insanların sadece hayırına, iyiliğine ve karşılık beklemeden, en ufak bir onore edilmeden, Allah razı olsun eline sağlık bile denilmeden sadece hizmet edeceksiniz ve bunu severek ve isteyerek yapacaksınız.
Özellikle bunu yaparken de her türlü fiziksel olarak da yorulacaksınız, yani hasta bakıcılık yapacaksınız, belki çocukların kusmukların altlarını temizleyeceksiniz vesaire vesaire gibi. Örnek veriyorum, ailenizde bunu çok yapacaksınız, akrabalarınıza bakacaksınız, yeğenlerinize bakacaksınız, onların eğitimleri, sorumlulukları vesaire hepsini siz alacaksınız gibi.
Yani satün, başak hizmet etmekten korkmayacak arkadaşlar. Tek konu bu. Gelelim satün terazilere. Satün terazili arkadaşlar bu hayatta öğrenmesi gereken en önemli konu ama en önemli konu iş birliği yapmaktır.
Kendisinden taviz vermektir, masaya oturmaktır, diplomasi yapmaktır, karşısında kendisinden daha çok potansiyele sahip olan insanları ikna etmek için olabilecek bütün diplomasi yeteneğini kullanmaktır. Genelde satün terazinin yaşam deneyimi şu olur, bilgisiz de olur, para karşı da olur.
Buna baba dahil yani, babanızı bile ikna edemezsiniz, patronları falan hiç ikna edemezsiniz, bilgisiz de olur, işisiz bilirsiniz, her türlü idareyi siz yapabilirsiniz. Ve fakat işin kontrolü sizde olmaz. Ve öyle bir noktaya getirirler ki siz buraya getirirler ve o noktada da çekip gitmek zorunda kalırsınız ve kendi değerinizin bir gün anlaşılacağına inanırsınız.
Ve fakat satün terazinin konusu şudur arkadaşlar, çekip gitmek değildir mesele, mesele kalmaktır. Mesele o hassas dengeleri yerine yerleştirmektir. Mesele ne olursa olsun kendinden tavizler ve ödünler verirken karşı tarafla anlaşacak bir zemin bulmaktır.
Bunun içine para kontrolü, bunun içine ilişkiler, bunun içine evlilik konuları hepsini sokabilirsiniz. Ve satün terazi ne olursa olsun o hassas dengeleri çok iyi oturtturmak zorundadır ve çok net söylüyorum, teraziler için konuşuyorum. Ben hep şunu söylerim arkadaşlar, envayin çeşit teraziler vardı biliyorsunuz kantarlarla olur, en ağır şeyleri kantarla ölçerler. Eskiden odun kömürleri kantarla tarttırırlardı bir ton, iki ton. Bunun bir üstü şey terazisidir, bakkal pazar terazisidir. Yani hani böyle bir kilo soğan, bir kilo patates tartan terazisidir. Ve bunun bir üstü kuyumcuların kullandığı böyle on, on stürü altın tartan terazilerdir.
Orada bir hassas denge yakalanmaya çalışılır ve bunun en üstü karat hesabıdır. O da pırlanta ve elmasdaki o ince karat, o ince denge. İşte o yüzden satün terazinin sınavı hiç bitmez. Hiç bitmez. Çünkü bütün insanlarla bu terazinin bütün aşamalarını hepsini o pırlanta, elmas, karat ve ons denilen o gram neyse ölçü birimlerine getirinceye kadar. Yani kılı kırk yaracak kadar eşitlik ve denge prensibinde anlaşma yoluna gidecek kadar muazzam denge çalıştırmaları gerekir. Ve bu satün terazi insanı için deliye dönmek demektir. Çılgına dönmek demektir. Öfkeyi zaptedememek demektir ve yıkıp geçmek demektir. Tabii ki hayat öyle değil. O yüzden şey yapmak lazım. Mutlaka sakin olmak lazım. Ana konu. Geliyorum satün akreplere. Satün akrepler arkadaşlar ruh bilgisinde çok ciddi karma’dan mı dersiniz, atalardan mı dersiniz, geçmiş yaşamdan mı dersiniz çok ciddi ölüm ve kaybetme korkusu ile doğmuşlardır. Ve onlar satün akrepler ne olursa olsun sahip olmak isterler. Asla bırakmak istemezler. Bu ilişkilerinde de böyledir. Aşırı tutkulu olurlar. O kadar tutkulu olurlar ki sevdiklerini böyle ölecek kadar sıkıp onlara nefes aldırmayacak noktaya getirirler. Ve nihayetinde de eninde sonunda da öldürürler. Satün akrebin ana konusu şudur arkadaşlar. Hayatın içerisinde herhangi bir şeye benim demek yerine bizim demeyi öğrenmek zorundadır. Yani şunu demek istiyorum. Sen benimsin değil biz birlikte biriz noktasını getirmek zorunda. Senin paran benim param değil.
Senin paranla benim paramı birleştirdiğimizde bizim paramız oluyor gibi. Burada karşı tarafa bir özgürlük alanı, karşı tarafa bir varlık alanı bırakmayı öğrenmek zorundadırlar. Satün akrepler inanılmaz adamı sıkboğaz eden, nefes aldırmayan, inanılmaz şüphe korkunç bir içgüdüleri de çok güçlü olduğu için
sezgisellikle dedektiflik yapabilecek potansiyele sahiptirler. Her şeyin kokusunu çok iyi alırlar. Yalanın, paranın, gündemin, hayatın her şeyin kokusunu çok iyi alırlar. Ve fakat satün akreplerin şöyle bir kötü huyu var. Kendilerini değiştirmek istemezler. Satün akrepler kendilerini böyle sever. Yani o yüzden ben satün akrepleri derim ki genel olarak bu şekilde sadece kendini eziyet ediyorsun ve bunun adını kendini sevmek koyuyorsun.
Aslında tamamen yanlış yoldasın. Yani satün akrep doğasında karşı tarafa özgürlük alanı bırakmak ve karşı tarafında bir birey olduğunu ve onun da birtakım hakları olduğunu kabul etmek mecburiyeti vardır. Ve satün akrep bunu çok zor yapar ve satün akrep gerekirse benim diye düşündüğü şeyleri kanının son damlasına kadar savaşarak elde etmeyi, elinde tutmaya çalışır. Halbuki böyle yaparak daha çok onları kaybeder, daha çok değer verdiği her şeyin yok olmasına tanık olur. Ve satün akrep çok ciddi anlamda ölümle deneyimlenir, çok ciddi iflaslarla deneyimlenir, maddi kayıplarla deneyimlenir. Neden? Çünkü burada herhangi bir şey elinde tutma konusunu bırakamamak vardır. Satün akrep şudur arkadaşlar bırakmanız gerekiyor bırakacaksınız. Almak isteyen almak istediğini alacak ve yoluna gidecek. Gerekirse bu size acı verici de olsa ki acı verici olur kesinlikle emin olabilirsiniz. Oradaki noktada onları özgür bırakmayı öğrenmeniz gerekiyor.
Gelelim satürn yaylara. Satürn yaylar arkadaşlar kendi köylerinden uzaklaşmak zorundalar. Kendi alışkanlıklarından, kendi düşünce kalıplarından, kendi zihinlerinden, kendi inançlarından uzaklaşmak zorundalar. Hayata daha üst perdeden, üst boyuttan bakmayı öğrenmek zorundalar.
Ve bunu yapmak için de insanlarla olan ilişkilerinde yine çok fazla insanla muhatap olup kendilerine ait sentez bir üst felsefe yaratmaları gerekiyor. Ve fakat satürn yayların ana konusu budur. Kendimize ait bir üst felsefe yaratalım derken, nerede bir fanatik grup, nerede bir fanatik topluluk oraya gidip çakılma gibi bir tür ters yaşam deneyimin içine girerler ve sonra ondan kurtulmaya çalışıyorlar. Bu her türlü grup olabilir. Yani fanatizm genelde tabii yay Jüpiter’den ötürü ilahi bilinci çok yüksek olduğundan dolayı genelde fanatik dini gruplar gibi de düşünebilirsiniz.
Ama ben bunu her şeye yayabileceğinizi düşünüyorum. Dolayısıyla istemiş olduğum ana konu orada kendi idealini, kendi felsefesini, kendi üst bakışını yaratabilmek için insanlarla birlikte hareket ederken hem bir sentez yapabilecek üst bilinç, üst zeka, üst bakış açısı hayata geçirmek hem de bilgiyi ya da farkındalı ya da idraki herkes için olabilecek bir boyuta taşımak.
Yani bir tür manifesto yazan, bir tür hayattaki kuralları listeleyen, bir tür dogmalardan oluşan bir liste hazırlayan insan olmak zorunda. Ve fakat aynı zamanda satürnyayın bir diğer ne yazık ki defosu bağımlık ve bağımsızlık arasındaki çizgiyi tutturamamaktadır.
Çünkü satürnyay bağlanmak istemiyorum dedikçe onu bağlayacak durumların içerisine kendini itinayla sokar. Yani bunu nasıl beceriyorlar ben hayretler içerisinde kalıyorum. Yani o kadar özgürlük enerjisini aslında ruhu isteyen bir yaşam planında kişilerin kendilerini asla işin içinden çıkamayacakları bir takım bağlar içerisine sokmaları
ve o insanların onlara özgürlük alanı tanımaması gerçekten çok muazzam sıkıntılı yaşam planları deneyimlemelerine sebep olur. Düşüncelerinden dolayı hapse atılmaktan tutun da genelde zaten işte bilirkeşiler, gazeteciler ne bileyim yani işte böyle felsefeciler filan burada çok ciddi sınav verirler. Orada ana konu şudur sanat için sanat yapılmaz, toplum için sanat yapılır düstürü ile hareket edip hayatlarındaki öğrendikleri felsefenin herkes için geçerli olmasına sağlayacak manifestoları çıkartmak zorundalar.
Ve aynı zamanda kendi üst bilinçlerini kendi üst iradelerini ortaya koyarken koyarken herhangi bir şeyde fanatizmden uzak durup aynı zamanda güçlü bir bakış açısıyla hayata yöneten noktasına kendilerini taşıyacaklar.
Bu da onlar için yani yay enerjisinde doğanlar için çok ciddi bir mücadele gerektirir. Çünkü satürn yaylar sürekli kendilerini ispatlamak zorunda oldukları, kanıtlamak zorunda oldukları birtakım sosyal çevrelerde bulurlar. O sosyal çevrelerde bir tür mürit mürşit ilişkisi içerisinde olabilirler. Orada kalmak isterler inanç ve ideallerden ötürü ve fakat orada kalmak için bedeller ödemek zorunda kalırlar.
Dolayısıyla başlarını belaya sokma potansiyeli en çok yaylarda vardır. O yüzden ben yaylara derim ki hayat içerisindeki felsefenizi oluştururken fanatizme kaçmadan herhangi bir grubun kurumun oyuncağı olmadan bireysel bakış açınızda en üst noktaya çıkıp bütün kollektife faydalandıracak manifesto yazmalısınız diye bunu söylüyorum.
Gelelim satürn oğlaklara. Arkadaşlar satürn oğlaklar şudur yumurta kabuğunu kırıp kendisini ortaya çıkartıp toplumun gözü önünde olmak için muazzam çaba sarf etmek.
Çünkü satürn oğlakların ana konusu yapılanmaktır. Hayat üzerinde herhangi bir şeyi inşa etmektir. Hem satürnün yönetici olduğu burç da olduğu için satürn bu da çok ciddi yaşam sınavları veriyor.
Ve ben çok çok satürn oğlak tanıyorum ki ya mimar ya müteahhit ya işte apartman yöneticisi olmadı site yöneticisi ya gelip geldin. Site yöneticisi falan sürekli olarak satürn oğlak sorumluluk almak istemedikçe hayat ona sorumluluk verir.
Artı bu sorumluluk sadece kendisi olsa hadi gene neyse ailenin sorumluluğu, arkadaşların sorumluluğu, kardeşlerin sorumluluğu, kuzenlerin sorumluluğu, olmadı işte sitenin sorumluluğu, olmadı mahallenin sorumluluğu, olmadı şehrin sorumluluğu.
Neyse konu sürekli olarak sorumluluk almaya gönüllü olmanız gerekiyor. Halbuki satürn oğlaklarının konusu şudur ya benden uzak durun kendi ayaklarınızın üstünde durun ister satürn oğlak. Neyse onlara şunu söyler hayır onlar kendi ayaklarında durmayacak sen onlara hayat organize edeceksin. Çok ciddi olarak söylüyorum danışmanlık bana çok geldiği için satürn oğlak deneyimiyle bana gelen insanlar kendi dişleriyle, tırnaklarıyla bir şirket kuruyorlar.
Genelde mimarlık mühendislik şirketi oluyor bu hayvan bu arada aşık şu anda büyük aşk yaşıyoruz kendi şirketleri oluyor çocuklarını belirli bir noktada yetişiyorlar fakat oğlu da kızı da vesaire her neyse işte okumayan bir baltaya sap olmayan efendim kendisine bakmaktan aciz insanlar oluyor ve sürekli satürn oğlak deneyiminde olan insanların yaşamsal konusu o çocuklara bir kariyer hazırlamak o çocuklara bir gelecek hazırlamak onlara bir gelir elde etmek onlara bir iyi bir şekilde
evlendirmek vesaire vesaire gibi bir takım sorumluluklar almak zorunda kalıyor arkadaşlar. Dolayısıyla satürn oğlak bundan çok yoruluyor.
Çok erken çöken ruh enerjisi satürn oğlaktır. Dolayısıyla satürn oğlak noktasında hayata bakıyorsanız ruhunuzu çökertmeyin çünkü bu sizin kaldıramayacağınız bir yük değil satürn’ü sevmeniz gerekiyor bitti gitti satürn zaten oğlakta eğer işinizi düzgün yapıyorsanız sizi alıp en üstlere çıkartır herkese yetersiniz çünkü satürn oğlak şu endişeyi duyuyor ya ben bana bir şey olsaydı bunlar ne yapacaklar bunu ayakların üzerinde duramıyorlar ben olmasam ne olacak noktasına sürekli cevap arar.
Satürn de onlara der ki sen elinden geleni yap gerisini ben halledeceğim zaten ve fakat burada satürn oğlak bir türlü o noktada olmak istemez sürekli herkes başının içerisinde baksın ben de hani özgür kalayım ister ve fakat bu ne yazık ki impossible’dır impossible.
Gidelim satürn kovaları arkadaşlar satürn kovalar kadar kendisini toplumsal kalıplara mahkum eden bir grup görmedim gerçekten inanılmaz bir şekilde saygınlık arayışında oluyorlar satürn kovalar ve o saygınlığı içinde bulunduğu gruptan almaya çalışıyor ve o grup içerisinde kendisini göstermek kendisini var etmek grup lideri
olmak grup sorumlusu olmak mahallenin muhtarı olmak politikacı olmak politikada işte bilmem ne partisinin başkanı olmak gibi gibi o kadar büyük bir toplumsal rollere sorun yunuyorlar ki inanılmaz saçma sapan yükler alıyorlar kendilerine ve fakat satürn kovalının asıl yaşam deneyimi şudur arkadaşlar herkes için özgürlük istiyorsun ve herkes için özgürlük isterken kendini bir grubun lideri yapıp bir tür devrimci
kimlikle öne çıkıyorsun ya sen acaba kendin özgür müsün soru budur satürn kovaların sen acaba kendin özgür müsün sen kendini özgür mü zannediyorsun der hayat ona sen özgür değilsin sen baba baskısı altındasın sosyal olarak toplumsal olarak bir kimlik altındasın efen ve söyleyelim hayatın sana getirdiği yüklerin altındasın içinde bulunduğun grubun içerisindesin ya sen zaten özgür değilsin ki sen neyin neyin davasını biliyorsun der satürn kovaların ana konusu şudur toplumun
karşısına geçip ben siz olmadan da çok güçlü bir bireyim ve siz olmadan da hayatın içerisinde kendi başıma hayat idam ettirebilirim ve bundan da çok büyük mutluluk elde edebilirim demek zorundadır dolayıs ve fakat bu satürn koval için inanılmaz zordur söyleyeyim yani böyle konuştuğuma bakmayın onların bunu yapabilmeleri için uran üstü yemeleri lazım uran üstten kareler karşıtlar kavuşunlar yemeleri lazım yani anca o zaman yani
anca o zaman gelelim satürn balıklara ne için borne loser satürn balıkların kendilerine söyledikleri ana konu ve fakat çok ciddi bir şey daha söylemek istiyorum satürn balıklar hayatı çok kritize eder satürn balıklar ne olursa olsun sadece kendi isteklerini yapmak isterler kendi isteklerini yapmak
isterken hayatın onlara getirdiği sorunlar ve sorumluluklar noktası da hep kurban temasını oynarlar inanılmaz kurban teması oynayan tek enerji satürn balık enerjisi ve satürn balık enerjisi evlenmek istemez evlilik sorumluluğu almak istemez iş hayatında sorumluluk almak istemez ama sorumluluk alır ve fakat bu sefer sorumluluk aldığı zaman da kurbandır yapmak istemediği işlerde çalıştığını söyler ama zaten başka bir iş onu da yapamayacaktır o yüzden o iş bile onun içine
çok iyidir ve daha da ötesi satürn balık kendisinin natural borne loser olduğunu kendisine itiraf etmeli hayatın içerisinde akışla gitmeyi bedirebilmeli dönemser olarak sorumluluklar alırken dönemser olarak kendisine özgür bırakacak alanlar olduğunu kabul etmeli ve aslında yaşadığı her şeyi kendisinin bilerek isteyerek seçerek yaşadığını da kabul etmelidir satürn balıklar
genelde sistemli suçlarlar, ilahi planlı suçlarlar bu evet ama bunun böyle olmasını ben istemedim evet ama annem beni bu insanla evlendirdi ben de o yüzden böyle olmak zorunda kaldım ya da işte ne yapayım zaten hayatımda önüme birisi çıkmadı ki doğru düzgün evlenebileyim gibi gibi yani burada hep evet amalı cümleler satürn balıklardan çıkar birazdan burada balıklar görebiliriz yani inanılmaz burası şu an gör satürn balıklardan çıkar ve satürn balıklar aslında hayatımızda
hayatın içerisinde şöyle bir kendinize dürüstçe elinizi vicdanınıza koyarak cevap verirseniz eğer sadece ve sadece istediğiniz şeyleri yapmış olduğunuzu istediğiniz şeyleri yapmadığınız zaman da hayattan şikayet etmiş olduğunuzu görebilirsiniz ve arkadaşlar
inşallah satürnlerin doğasını size anlatabildim satürnü size anlatmak istediği yaşam deneyimini anlatabildim satürn evlere şimdi girmeyeceğim artık zaten gerek yok anladığım kadarıyla gökyüzü dedi ki yeterli kadar konuştun seviler bırak bunları hazırlayabilmeleri bile zaten baya zaman alabilir insanların dedi o yüzden satürn evlere next time inşallah giriyorum kendinize iyi bakın dua edin kazansın belasın şuradan gidebilin başıma yıldırım falan düşmekin gerçek şu an
kendinize iyi bakın hoşçakalın