Aydınlanma düşüncesinin temelinde ne var? Prof. Dr. Celal Şengör yanıtladı

Aydınlanma düşüncesinin temelinde ne var? Prof. Dr. Celal Şengör yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=zzUpA_HBHZY. Anma nedir dediğimiz zaman. O da hoca ya şimdi hazırlığını yaptı. Sen dedin talebe gibi çalıştı o şimdi. Muazzam bir hazırlık yaptı. Sürekli telefonda şunu getiriyorum bunu yapıyoruz diye. Şuraya arkadaşlar yansıtır mısınız arkamızı? Orada duruyor. Oraya…

Aydınlanma düşüncesinin temelinde ne var? Prof. Dr. Celal Şengör yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=zzUpA_HBHZY.

Anma nedir dediğimiz zaman. O da hoca ya şimdi hazırlığını yaptı. Sen dedin talebe gibi çalıştı o şimdi. Muazzam bir hazırlık yaptı. Sürekli telefonda şunu getiriyorum bunu yapıyoruz diye. Şuraya arkadaşlar yansıtır mısınız arkamızı? Orada duruyor. Oraya da yansıtacaklar. Derya buraya. Al. Şurayı da alır arkadaşlar. Bu da Solvay konferansı.
1927 ay yani. Bak Hendrik Lorentz geldi geliyor geliyor gelecek evet. Aydınlanma nedir? Başlayalım. Şimdi bak burada aydınlanmanın Parolası şimdi Kant 1784’te bir makale yazıyor. Beantwortüm de frage. Was is Aufklärung? Aydınlanma nedir? Sorusuna cevap.
Bunun özeti ta bak. Horace’ın Tam adıyla Quintus Soratius Flaccus’un 1700 sene önce yani değil mi? Bu adamcağızın bu meşhur mektuplarının birinci dildinde geçen bir şey. Aslında Horace diyor ki Aklını kullanmaya cesaret et diyor. Akıllı olmaya cesaret et diyor. Kant bunu alıyor. Diyor ki aydınlanma dediğin diyor. Aklına güvendir diyor. Sorunlarını diyor aklınla çözersin diyor. El alemin diyor sana ödünç verdiği akıllarla değil diyor. Kendi aklınla çözersin. Şimdi bunun Hocam gayet iyi biliyor. Müthiş etkisi olur. Bir şey soracağım. Aradaki 1400-1500 Ne olur mu? 1700 sene gecikmenin sebebi
700 sene gecikmenin sebebi Kilise olabilir mi? Kesin. Kesin. Kesin. Biz hep İstahiliyetle ilgili konuştuk ama Hristiyanlık’a da bir şey yok mu? Hristiyanlık da değil. Kilise aklına güvenliği yasaklamamış. Felaket. Fakat Kilise derken şunu unutmamak lazım. Roma İmparatorluğu çökmeye başlıyor. Neden çökmeye başlıyor? Kavimler güçünün getirdiği cermen istihaları. Roma ordusunun
Çözülmesi neden çözülüyor? Bu cermenleri asker diye kullanmaya başlıyorlar. Bu adamlar cahil adamlar. Romanın zenginliğini gördü mü ordu kendi devletini soymaya başlıyor. Ya imparatorları öldürüyorlar. Sebebi Yeni imparator imparator olabilmek için rüşvet veriyor. O rüşveti alıyorlar. Sonra adamı öldürüyorlar. Yenisinden rüşvet alıyorlar. Açık arttırmayla Roma imparatorluk Roma imparatorluk Tahtı satılıyor. Adoninlerden sonra. Korkunç bir şey yani. Bu keşmekeş içerisinde Hristiyanlık ortaya çıkıyor. Hristiyanlık Roma’ya geliyor. Hristiyanlık önce nereden başlıyor? Romanın en gariban nüfusundan başlıyor. En zavallı, en okumamış nüfusundan başlıyor. Ondan sonra Romanın içine önce kölelerle geliyor.
Oradan kadınlara sirayet ediyor. Yani dikkat et. Ezek sınıflardan başlıyor. Sonra orduya sirayet ediyor. Sonra imparator bunu kabul ediyor. En sonunda Konstantin bakıyor Orduya kumanda edebilmek için Bu iyi bir silahtır diyor. Fakat tabi bunun Getireceği Sıkıntıyı göremiyor. Sıkıntıyı yaratan da Hocam Ambrosius’tur. Roma sınıfı. Roma psikoposundur. Çünkü Roma psikoposu Ambrosius Çok yakın hiçbir şey yapıyor. Şimdi biz aydınlanmanın Getirdiği bir şeydir dedi hoca. Din devlet ayrımı. Din devlet ayrımı Ambrosius’un fikridir. Milano psikoposu. Ambrosius ne zaman yaşamıştır? Ta git geriye üçüncü yüz. Ambrosius diyor ki Din ve devlet ayrıdır. Ama din Devletin üstündedir. Onu dediğin an Devletin dine teslim ediyorsun. Ve ondan sonra bin sene Devlet Avrupa, aman din Avrupa’ya idare ediyor. Yani küyük hanım biliyorsun şeye sorusudur. Piano del Carpini’ye.
Piano del Carpini Roma’nın şeyin Papa’nın elçisi olarak gidiyor. Küyük hana Anlatıyor biz savaşları durdurmanızı istiyoruz. Efendim sizi hristiyanlığa davet ediyoruz falan küyük han dinliyor. En sonunda diyor ki dur dur dur. Şimdi bak diyor savaşları durdurmak kolay diyor hemen yaparım. Şimdi sen bana söyle biz de diyor biliyor musun Avrupa’da kaç kral var kaç prens var. Kaç baron var. Bunların birbirleri ilişkileri nedir? Bunların hepsini biliyoruz. Bir de Papa var diyor. Şimdi Avrupa’da en güçlü kim diyor. Piano del Carpini diyor ki tabii ki Papa diyor. Papa diyor bir adıma aforoz ettiğim herifin hayatı kayardı. Küyük han diyor ki O zaman çok kolay işimiz diyor. Papa diyor bana Avrupa’yı teslim etsin hemen orduları durdurayım diyor.
E burada Papa’nın gücünü çok enteresan, sembolize eden bir şey. Fakat bu güç aynı zamanda iki şeye neden oluyor. Bir, halk arasında cehaletin yayılmasında çok önemli bir rol oynuyor. Fakat niye önemli rol oynuyor? Çünkü kilisenin izin verdiği şeylerin dışında konuşmana mani oluyor. Bu bir, iki. Kilise çok yolluyor.
11. yüzyıla kadar değil mi hocam? 11. yüzyıl renesansına kadar kilise iyice çözülüyor. Yani papazlar evleniyorlar, halkı soyuyorlar falan filan bir felaket. Halk son derece fakir. Yani Roma’nın o düzeni parçalanmış vaziyette. Bugün sen bir Roma senatörünü al Kral Arthur’un İngiltere’sine koy. Elin ödü patlar. Bu kadar yabaniyilik olur mu diye. Bu, fakirlik, düzenin çözülmesi, eğitimin çözülmesi ilerlemeye mani oluyor. Fakat bir de manastırlar var. Hocam, biraz adınlanmaya geçelim gene. Hayır ben şu şeye kantını devam ettirirsen de sen. Şu şeyden geleceğim. Fatih sordu ya, orta çağda manastırlar aslında pozitif rol oynuyorlar. Yani
bir sürü şeyi muhafaza ediyorlar. 11. yüzyıla renesansıyla metinler ortaya çıkıyor. Fakat hocam, Kanta gelmeden Fatih bir 17. yüzyıl lafı etti. Ben onun çok önemli olduğu kanaatindeyim. Çünkü o 17. yüzyıldaki bilim devrimi olmasaydı,
arkasından aydınlanma gelemezdi. Yani bilim ilk defa, dine haddini bildi. Güzel. Galile Bellarmino’yu rezil etti. Gel bak teleskopa dedi. Bellarmino, çok zeki bir adam, bakmam çünkü içinde şeytan var dedi. Şimdi aklı başında herkes Bellarmino’nun ödünün patladığını anlamıştır. Çünkü baktığı an
sırtındaki kırmızı cıbbenin hiçbir anlamı kalmayacağını biliyor. Arkadan Newton’un gelmesi. Yani Alexander Pope ne diyor? Nature and nature’s laws were hid in the night. God said let Newton be, all was light. Tabiatın ve tabiatın kanunları, tabiat ve tabiatın kanunları gecede gizliydi. Tanrı Newton’a ol dedi.
Her şeyi aittim. Şimdi bu inanılmaz bir zafer. Bu zaferi hazırlayan adam da meslektaşınız Descartes.
Evet.