Aynur Mısıroğlu – Gurbet İçinde Gurbet

Aynur Mısıroğlu – Gurbet İçinde Gurbet videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=dIgIvpYQmho. Şimdi Cennet, Mekafet, İsa, Arşun, Yönk, Hedir, Mısır oldu. Velinimetim, tabii çok zor benim için anlatmak. Gurbet işinde gurbet çok daha tarihe bir nevi darbe oldu. Biz evvel Almanya’ya gittik çünkü orada onun işgörcü için oturması vardı, büroy vaziyette. Fakat ben…

Aynur Mısıroğlu – Gurbet İçinde Gurbet

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=dIgIvpYQmho.

Şimdi Cennet, Mekafet, İsa, Arşun, Yönk, Hedir, Mısır oldu. Velinimetim, tabii çok zor benim için anlatmak. Gurbet işinde gurbet çok daha tarihe bir nevi darbe oldu. Biz evvel Almanya’ya gittik çünkü orada onun işgörcü için oturması vardı, büroy vaziyette. Fakat ben de, Fenerbey’de hiçbir zaman dışarıda yaşamayı heves eden insanlardan değil, atlar ve katlar. Onun için oturmasını alırken ailemi getirmeyeceğim demiş.
Gitmeme de gerek yoktu. Fakat hadiseler böyle askeri darbe zuhur edince mecburi gitti ve çok iyi ettiler gitti. Çünkü sonra gelenlerin ne kadar sıkıntı çektiğini, ne hak yara sıkıntı çektiğini. Yani Kadir beni her zaman söylediği gibi, sivil mahkemelerle her zaman konuşabiliyorum hesapları veriyorum. Ama askeri mahkemeler ve askeri düzen çok da haksızlıklara sebep oluyor. Bu bakımdan çok iyi etmiş oldu. Almanya’ya gidince bize oturma vermediler. Biz onca turist olarak çok güzel bir zaman kaldık. Bir yere yerleşmek, benim için İngiltere’ye biraz da ben heves ettim. Şöyle ki iki çocuk, yani götürmüş olduğum iki çocuğum vardı. Yani Almanca o kadar önemli bir dil değil. İngilizce öğrenirlerse, diğer insanları da öğrenirler, kendi tahsil eder. Madem bir yerde dışarıda okuyacaklar, Türkiye’de okusalar, mesele değil ama mademki dışarıda okuyacaklar, İngiltere olsun diye düşündüm. Ona da uygun geldi. İngiltere birçok bakımdan da avantajlı, adalet bakımından, halkı bakımından çok farklıydı. Ve biz İngiltere’ye geç gittik. Çocukları okula yazırdık. Onlar okurken, bu seferde tabii oturma almak lazım. Ya da Almanya’dan alamadık. İngiltere’ye müracaat etmek zorunda kaldık. İngiltere’deki o ahir bir anlatabileceğim bir mevzu. İngiltere’de çocuklar okullara başlamış bulundular. Fakat Kadir Bey, İngiltere’de para kazanması çok müşkül oldu. Yani elimizdeki mevcut para tamamıyla eridi. Kolay değildi. Dört aykişelik bir aileyiz. Orada herhangi bir müstehcadelerle alakalı birtakım ticaretler yaptı. Fakat idare edemedi. Almanya’da da büros olduğu için dedi gidiğim Almanya’yı canlandırayım. Orada daha iyi bir bayış edilmesi hiç olmasa çıkar çünkü ev geçindirmek mecburiyetindeydi o bakımdan. Almanya’ya gitti. Mecburi Almanya’da kaldı. Ve orayı canlandırdı. Almanya’nın yatarası 45 dakikalık ama ben size tayyare diyeyim. Siz uçak olarak anlayın. Gençlerle aynısını şekilde konuşmak istemiyorum. Çok üzülüyorum. Ondan sonra uçakla 45 dakika ama onun bir de ücreti var, şansı var. İşi de var. Her hafta gelmesi gitmesi çok seyrek oldu. Böylece istemeyerek de olsa o Almanya’da işin başına kalmak zorunda kaldı. Siz İngiltere’de? Ben de çocukların okulları bakımında İngiltere’de kalmak zorunda kaldım. Bu hem gurbet işinde gurbet oldu hem de benim yükümüm bir kaza daha ağır olmasına sebep oldu. Çünkü biz İngiltere’de zannedildiği gibi zengin bir hayat sormadık. Orada bir belediye evinde oturuyorduk. O evlerde İngiltere’nin kötü mahalleleri diyeyim baroşları gibiydi.
Biliyorsunuz biliyorsunuz. En alt gelir grubuna sahip insanlara sosyal hak olarak devletin verdiği. Belediye evleriydi. Böyle yerlerde oturuyordu. Asgari şartların temin edildiği yerler. Oradaki adide ona göre zencilleriydi, şu seviyedir, o yazıdan gelenler. Yani çok karışık bir muhittir. Orada benim bir genç kız olmuştu, 19-19 yaşında, 9 yaşında oğlumla tek başıma yaşamam. Tabii bir müşkül hadise oldu.
Ama Allah’ın izniyle Hz. Ömer diyor ki, akıllı olan insanlarla iyi geçinendir diyor. Ben de kendimi akıllı sınıfına koydum. Elhamdülillah. Ayarlamaya çalıştım. Evet, ayarlamaya çalıştım. Büyüklerimize çok büyük faydası oluyor. Yani Hz. Ömer, Allah ondan razı olsun. Amin. Her sözüyle ona göre ayarlamaya çalışmış olduğum bir kimseler. Bir de ciddi bakımdan tabii benim için çok farklıdır. Ayarladım, geçindim ama tabii kolay değildi. Yani öyle İngiliz kibarları değildi. Daha sonra mesela biz Bormut’a gittik diyeyim. Bormut’a sonra Bormut’a gittik. Yine çocuğun okulu içi bakımından. Bormut çok farklı. İngilizlerin yaşadığı bir yer. Oradaki yabancılar vardı. Onlar daha ziyade Pakistanlı gibi Müslüman bir grup da olabilirdi. Daha iyi bir muhitti. Orada yaşamakta zorluk çekmedim. Ama Londra’da tabii büyük bir güçlükle yaşadık çocukların bakımından. Burada mı?
Daparedir поним rice of jaik acceptable.