"Enter"a basıp içeriğe geçin

Backrounds Of The Promised Lands And Kabbalists |Vaadedilmiş toprakların Perde Arkası ve Kabalacılar

Backrounds Of The Promised Lands And Kabbalists |Vaadedilmiş toprakların Perde Arkası ve Kabalacılar

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=XpyJPBX2em4.

Eyüp kardeşimizin gönderdiği bir soru vardı. Selamün aleyküm ağabey. Bir sohbetle dünyada kıyametin kopması, güneşin batıdan doğması için çalışan şeytan ve onun askerlerinin olduğunu söylemiştim. Siyonistler ve Kabalacılar vadedilmiş toprakların mücadelesi için savaşırken
hakimiyet kurmaya çalışıyorlar. Hem kıyameti koparmaya çalışıp hem de vadedilmiş topraklarda nasıl mutlu yaşayabilecekler ki? O zaman şeytan onları da mı kandırıyor? Bu konuyla alakalı asıl hedefleri nedir? Bilgi verebilir misin insana zahmet? Allah razı olsun. Allah rızası için bildiğimiz kadarıyla anlatmaya çalışacağız. Tabii ki çok fazla böyle insanları bu arak değil.
Daha sade, öz yani her zamanki gibi ilkokul beşe gidecek çocukların anlayacağı gibi sadeleştirerek anlatmaya çalışacağız Rabbimin izniyle. Şimdi anlatılmak istenen kıyametin kopmasıyla ilgili şeytanın çalışmalarıyla alakalı ve şu andaki işte dünya nüfusunun düşüyor daha hızla indirilmesi, Yahudilerin bu kadar saldırıyor olması gibi
bunları anlatmak isteyeceğiz Allah rızası için manevi olarak belki biraz daha farklı bir gözden olacaktır. Şu anda malumdur işte bahsediliyor Yahudiler düşürmek istiyor nüfusu, isyonistler bunu yapıyor, o bunu yaptı, dünyanın yörüngesi gidiyor vesaire vesaire. Şimdi bütün bunları biz ana temaya oturtmadan bunları anlayamayız.
Ve bunlarla ilgili çok fazla da konuşuluyor, çok fazla da anlatılıyor. Anlatılanlarla ilgili insanlar şüpheye düşüyor, anlatılanlarla ilgili insanlar kaygıya düşüyor, anlatılanlarla ilgili insanlar acaba’lara düşüyor. Bir takım bu tür şeyleri dinledikçe psikolojik bozukluk, kaygı vesaireye de sebep olabilir. Olabilirliğin sebebini de inşallah birazdan anlatmaya çalışacağım.
Şimdi bu konuya öncelikle iblis ve Adem babamızdan başlamamız gerekiyor. Yani iblis ve askerleri şeytanlar ne yapmak istiyor? Adem aleyhisselam peygamberimiz ve peygamberlerimiz ve bizim son peygamber Efendimiz aleyhisselam, ki onun ümmetiyiz, ne yapılmak istenmiş? Bunun üzerine eğer gidersek bu konuyu anlayabileceğimiz kısa şekilde beynimize, zihnimize oturtur
ve bununla ilgili genel olacak her türlü konuya o şablonun içine girer. Şimdi kısa öz anlatmak istiyorum. Öncelikle mücadele iblis ve Adem aleyhisselam arasında olan bir mücadele. İblisin devamı şeytanlar, Adem aleyhisselamın devamı da biz onun çocuklarıyız. Burada iblisin tarafına geçen insanlar da var.
Adem aleyhisselamın tarafına geçen yani gelen hak kitaba inanan cinliler de var. Cinliler insanoğlundan önce onlara da peygamber gönderildi, bildirildi. Gelen hak olan peygamber ve kitaba inanıyorlardı veyahut da bir kısmı inanmıyordu. İnsanoğlundan sonra da peygamberler insanoğlundan geldi.
Onlara da emredildi insan peygamberlere inanmaları, gerektiği itaat etmeleri gerektiği ve kendi soyundan daha peygamberin gelmeyeceği şeklindedir. Şimdi temel bu. Bunun üzerine iblis taktik geliştirdi, çözüm aradı. Çünkü iblis Allah-u Teala’yı red etmiyor. Red eden şeytanlar, şeytanlaşmış insanlar ve şeytanlaşmış cinliler yani iblitler. İblis üstünlüğünü ele geçirmek istiyor. İnsanoğlu da uzun yaşamak istiyor. Rabbimin kendine kendinden vermiş olmasından dolayı da donanımı itibariyle, özellikleri itibariyle de kibre, gurura düşüp kendini daha üstün zannedebiliyor. Bu meyle açık. İblisin planı kısaca anlayabildiğimiz şu, Rabbim doğrusunu bilir. İnsanları kendine ümmet edebilmek, insanlara ben sizden üstünüm diyebilmektir. Bunu diyebilmesi için de insanların kendine tabi olması lazım. Kendi ırkından olanlar zaten tabi olmuş durumdalar. Onlarla ilgili zaten bir üstünlük kavgası ve tartışması yok. Ama insanlarla ilgili son insan bile kalsa yeryüzünde imanlıysa halifedir, imansızsa halife olması için gönderilmiş olduğu için otomatikman iblisin düşmanıdır. Temel bu şekilde olunca iblis ne yapabilir de bu emelini, amelini gerçekleştirebilir. Yani insan ve insanoğlundan üstün olma üzerine kendini programlamış. Yani insanoğlu yaratılmadan önce başka gezegenlerde yaşantılar vardı. Bu yaşantılarda ifritler yani daha güçlü boylu dev cusseli devler şeklinde yaşarlardı. Aynı zamanda da cinniler vardı. Cinniler ve iblisler hepsi aynı familiyadan fakat özellik ve tipleri farklıdır.
Cinniler Müslüman olabilir, itaat edebilir ki yeryüzünde yaşamıyorken bile onlara giden peygamberler ve uyarıcılar vardı. İtaat edenler vardı. Aynı zamanda itaat edenlere baskı kuran ifritler vardı. Cussel ve yapıları farklı ama aynı familiyadan. Bunların kendi aralarındaki savaşlar mücadelelerle devamında Allah-u Teala yeryüzüne halife yaratacağım dedi ve yarattı. İblis bunu hazmedemedi çünkü ondan önce cennetin yönetimine varana kadar kendi kontrolündeydi. Hani kendini bir özel, farklı hissediyordu ve bu katlarda, semavi katlarda, kısımlarda kendisine bir rakip de yoktu. Aynı zamanda kendisine sınırlayacak bir sınır da yoktu.
Çünkü ibadet ve dualarına gayretlerine devam ediyor. Devam ettikçe de farklı farklı görevlere doğru yükseliyordu. Çünkü melekler nurdan yaratılmıştır, dişilere erkekli yoktur ve onlara göre verilmiştir. Şöyle ki düşünün, bir melek yaratıldı ve görevi gökten yere düşecek bir damlayı taşımaktır.
Milyar trilyonlarca yıl, örnek söylüyorum, o kadar sonsuz bir zaman sadece o damlayı taşımak için bekler. Taşır, taşıdıktan sonra yine devam eder ibadetlerine, tesbihatlarına devam eder. Tek görevi budur. Meleklerin içinde de üstleri peygamberleri vardır. Dört büyük meleği biliyoruz. Dolayısıyla iblis semalarda, katlardayken bir rakibi yoktu.
Çünkü nefis taşıyordu. Nefsine rağmen yaptığı gayretler onu meleklerden üstün tutmuştu. Ancak insanoğlunun yaratılmasıyla birlikte bunun saltanatı, Rabbimin huzurunda en makbul kul olma özelliğini kaybetti. Kaybedeceğini de o zaman anlamıştı. O yüzden insanoğlu otomatikman ona göre düşman olmuştu.
Biz insanlar halifeyiz. Rabbim bize kendinden verdi, kendinden üfledi. Bu özelliğimizden dolayı biz onlardan üstünüz. Bunu Rabbim emretti. Biz talep etmedik. Ancak bu verildiyse mutlaka bundan dolayı bizden istenilen de vardır. Her verilenin mutlaka ki sebebi vardır. İlim bile verildiyse mutlaka bunu anlayıp uygulayıp ondan sonra da anlatmak gerekir.
Yoksa o bizi zehirler. Bütün bunlardan sonra Adem aleyhisselam, Havane’miz yaratıldıktan sonra iblis bunu hazmedemedi. İnsanoğlu uzun yaşamayı ister, sonsuz yaşamayı ister. Çünkü düşünme, kabiliyet, zeka birçok şeyler var. O andaki tek problem ölümsüz olmayışıydı. Ölümlü oluşuydu. Onun için ebedi yaşama üzerine Adem babamızı kandırdı. Ki Rabbim öyle istemeseydi de mümkün değildi. Kandırdı, umuyordu ki imansız kalır, affedilmez, kendi de tövbe eder, dua eder ve insanoğlunun yerine kendisi halife olurdu. Ancak Adem babamızın yeryüzüne getirilişi ve burada tövbe edişini hesaba katamadı.
Velhasıl tövbeler kabul olduktan sonra ilerleyişi biliyoruz. Çoğaldı, çoğaldıkça çoğaldı. Zaman sonra bir başka peygamber geldi, oğlu geldi. Daha sonra yine bir başka peygamber derken iblis ümidini kaybetti. Velhasıl bu defa taktik değiştirdi.
Örneğin Adem aleyhisselam babamızın oğlu Habil ve Kabil konusunu biliyoruz. Kardeşini öldürdü, ateşe tapma çıktı. Ondan sonra İdris peygamber Adem aleyhisselamın torunudur. İdris peygamber Leduni bakımından bütün bu ilim ve teknoloji olarak bakıldığında yok yok denilecek bir konuda. Yani matematikten pi sayısından tutun da, yıldızlar arası hareket etmesinden tutun da, pamuğun renklendirilmesinden tutun da, bitkisel ilaç, geometri, teknoloji aklınıza ne gelirse. Şöyle düşünün, sonrasında Buda ve üzeri hani bu felsefe üzerine var ya, oradan esinlenerek gelindi. Putlar işte İdris aleyhisselamdan sonra onları İdris aleyhisselama gelenleri anlatan alimler vardı.
O alimlerin de vefatından sonra onları da insanlara adını anması, emirlerini anlamaya çalışmaları biz şu anda mübareklerin söyledikleri üzerine hareket ediyoruz ya. Onun gibi düşünün, daha sonra da onların resmini yapılması için, sonraki nesillere şeklinin yapılması, sonraki nesillere putları yapılması gibi bu şekilde hani bu Eros vesaire, Yunan tanrılar vesaire vardır ya.
Burada İdris aleyhisselamın buradaki yaptıkları gayretleri, Rabbimin ona verdiği ilimler, yıldızlar arası gezmeler, hareket etmeleri, bilgi getirmeleri, bütün her şey birçok şeyleri, açıklamaları, teknoloji, bilim vesaire vesaire. Bütün bunları zaman içerisinde değişiklik yaparaktan farklı bir noktaya çektiler. Neden çektildik?
İblisin planları değişti, bu defa Adem babamıza yaptığının devamını bizlere yapmaya başladı. Ve bugüne kadar geldiğimizde bu aradaki birçok işte Nuh tufanıdır, Semud kavminin yaşadıklarıdır, Musa peygamberin döneminde İsrailoğulları’nın yaptıklarıdır,
işte 40 yıl çölde kalmalarıdır, burada buldırcınla beslenmeleridir, itaat etmemeleridir, savaşılacak bir kavmin vardır Allah-u Teala. 40 yıl düşünsenize her gün yiyeceğiniz gıda bir anda beliriyor. Yiyorsunuz ve bu zevk size yeterli, besleniyorsunuz ve hiçbir şeyle uğraşmıyorsunuz düşünün. Rabbim gönderiyor ve deniliyor ki şu kavmine savaşın. Ve onlar bu kavminden savaşmak istemediler Allah için bile olsa.
Dolayısıyla İblis hep intikam alma, insanoğlunu imansızlaştırma üzerine gittiği için insanoğlunu kandırıp ikna edebilmesi için neler yapmalı? Örneğin kendini insanlara gösterebilmesi gerekiyor. Veyahut da kendi evlatlarını insanoğluyla haşır neşir etmesi gerekiyor.
Bunun için de en baştan beri de Rabbim insanlara kalp gözü diyoruz, manevi had diyoruz, özellikler vermiştir bazı insanlar doğuştan Rabbimin verdiği bu özellikle gelir. Bunun gibi insanları anne babalarını etkileyerek, kendilerini etkileyerek imanlarını alarak kendi tarafına çekmiştir. Pencere açık olduğu için buradan İblis ve İblisgiller, şeytanlar buradan girerek bu kişileri örgütler, bu kişilere fikirler verirler, teknoloji verirler. Ve verdikleriyle ilgili insanları ikna edebilmeleri için onlara vaatler de verirler. Uzun yaşamak istiyor ya insanlar uzun yaşayabilmesi için sizler özelsiniz.
Nüfusunuzu işte sayınızı azaltın. Hani bu işte 500 bin kişiye indirilmek isteniyor ya siz 500 bin kişi kadar olabilirsiniz. Biz sizlerle birlikteyiz, siz de bizimle birliktesiniz denilir. Öyle denilince bunlar derler ki biz o zaman nüfusunu düşüreceğiz. Yani sizi bir noktaya kadar destekliyoruz ama siz bize uyduğunuz sürece hep destekliyoruz. Birebir karşılıklı oturup çay kahve içtiklerini düşünün, hayal edin. Sohbet ettiklerini düşünün. Diğer insanlara nasıl etkileyeceğini, namaz kılanı nasıl durduracağını veyahut da İsa Aleyhisselam’a ümmet olmuş olanları nasıl incili değiştireceğini
veyahut da gelen Tevrat’ı, Zebur’u nasıl değiştireceğini ilgili sürekli istişareler ederekten, bunlara destek vererekten, bunları örgütleyerek gelindi. Peki şu andaki siyonistler, kavalacılar konusu nedir? Tam da iblisin askerleri Kabil’i katil olmasına sebep olanda siyonistlerle aynı noktada, kavalacılarla aynı noktada aynı şeyin devamıdır.
Bugünkü kademe kademe ömrümüz yeter, görürmüz bilemiyorum. Bugünkü enerjici yani Buda’nın veyahut da imansız olaraktan bu ilimle uğraşanların yani Tanrı’lara yani Buda’ya tapan o onların Tanrısı olduğunu düşünün.
Farklı şeylere taparaktan insanları topluyorlar, bunları bir birlik altına kuruyorlar ve bunları da etkileyerek kendilerine katmak istiyorlar. Kişi Buda’ya mı inanıyor, ona mı tapıyor? İmansız olduklarını bildiği için imanı bir giysi olarak düşünün. Onlar baktığında o üstünde var mı yok mu görür. Bir insana baktığınızda beyaz giysi anlamaz mısınız?
Ama siyah giydiysen bellidir imanı yok. Bu kadar net görünür imanı olup olmadığı. Dolayısıyla hak olan dine yani bundan önce Hristiyanlığa, ondan önce işte Tevrat’a yani Zevkura hak olana inanmayanları kendi saflarına alıp güçlendiriyor. İnananların da imanları üzerine farklı farklı hareketler ediyorlar. Peki Kabalacılar yani İblisin askerlerinin savaş mücadele edenlerin tamamının adı Kabalacıdır. Bunlar sihir büyü yaparlar.
Yani nedir? Kendi içlerinde şeytanın orduları vardır. Bu orduları bir de talep eden yeryüzünde insanlar vardır. Kendi askerleridir onlar da. Onlar talep ederler. Etmiyorsa da zorla ettirirler. Onların etkileyerekten kendi istedikleri yani İblisin istediği yönde konuşup hareket edecek şekilde sihir büyü yapmadan tutun da İblisin planına göre o insanları konuşturur, hareket ettirirler.
Bu hareket edenleri biz İblisi ve şeytanları, ifritleri görmediğimiz için sihir büyü yapıyor Kabala ve Kabalacılarla ilgili olanları görürüz biliriz veya duyarız. Biz bunları yapıyoruz zannederiz. Hayır bunlar birer esirdir. Bunlar İblisin askerleridir. Şeytanlaşmış insanlardır. Bunları genel kavramına Kabala diyoruz. Musa turdağına çıkınca Hz. Musa orada ne yaptılar? Buzak yaptılar altından. Düşünün yine değiştirmeye devam ettiler.
Bu yeni olan bir şey değildir. Bunun sonu nedir? Bunun sonu da decaldir. Decalden sonra devam edecek mi? Tabi ki devam edecek. Ne zamana kadar devam edecek? Güneş tersten doğduğu zaman. İblis ve şeytangirler, insan olanlar ve cinni olanlar, güneş tersten doğmadan önce tövbe edecekler ve kurtuluşa ereceklerini zannediyorlar.
Ancak insanlar ömrü kısa olduğunu biliyor ama bile bile imansız gidiyorlar. Düşünün ne kadar ki İblis etkilemiş. Harbiki İblis hep yaşıyor. İblis kendisi ölmediği için, yaşayacağı için geri kalanları ömrü ölümlüdür.
Zifritler de ölümlüdür. Bir tek İblis tek yaşıyor ebedi. Tabi ki maneviyattan diğer yaşayanlar var. Onları da düşünürseniz değil. İblis yaşıyor. İblis tövbe edecektir. Ama ne zaman biliyor musunuz? Güneş tersten doğduğu an dünyada zulüm bitecektir. Neden? Güneş tersten doğduğunda tövbe kapılarına bakıp, tövbe kapılarının kapalı olduğunu gördüğünde İblis şeytanları beslemeyi, bir trafo gibi düşünün. Onlar da insanları dahil bütün bağlantı, hat kesilecek. O zaman yalvarıp yakarmaya başlayacak. O zaman anlayacak. İşin enteresan tarafı İblis, bunun da böyle olacağını yine biliyor. Allah-u Teala’ya o kadar güveniyor ki, inanıyor ki, onun gözünde bir numaralı olmak istiyor ki, bunu bilmesine rağmen Hz.Kur’an’da hak kitabımızda yazmasına rağmen son ana kadar bunu değiştirebilirim diye umut ediyor. Neden? Bu kararı verebilirse eğer bunu yaparsa, Rabbim dilersen affedileceğini de biliyor. E ne oldu? Güneş tersten doğdu. Dolayısıyla da kapılar kapandı. Daha uğraşmasına gerek yok ki. Kapılar kapandığı için artık azdırmasına mücadele etmesine gerek yok. Bu kabala, sihirbüyü yani İblis’in etkileri o zamana kadar devam edecektir.
Peki bu vaat edilmiş topraklar konusuna sorarsak, bu İblis’in büyük bir oyunu. Hindistan, Mısır, Medge, Şan, bu bölgeler hep mücadelelerin olduğu yerler, peygamberlerin geldiği yerler. Diğer yerlere göre daha ön planda ve kutsal yerler. Bütün bunları nasıl bu şekilde kandırıyor derseniz insanları kutsal sandığı bulun diyor. Ahit sandığını bulun. Çünkü zamanında Talut ve Cahlut vardı. Talut başarılı olabilmesi için ahit sandığın olması gerekiyordu. Rabbim nasip etti, evine geldi. Bunları Yahudilere gösterince, onlar da Yahudiler de Talut’a destek verdi. Zalim Cahlut’u yendiler. Davut Aleyhisselam’ı kısasında bulursunuz.
18 yaşlarında Davut Aleyhisselam o sırada hayvanlarını da bırakıyor. Allah-u Teala’ya emanet ediyor. Babası bilmiyor. Vesaire öldürene Talut kızımı vereceğim diyor. Davut Aleyhisselam öldürüyor, kızını alıyor, kral oluyor. Sonra da Süleyman Aleyhisselam doğuyor.
Burada Cahlut o kadar zalim ki ve Yahudiler çok korkaktır. Toplaşıp da savaşmıyorlar. Ahit sandığı görürsek Talut’a diyorlar. O zaman diyorlar savaşırız. Talut’u hükümdar olarak da kabul etmiyorlar. Rabbim nasip ediyor. Ahit sandığı geliyor, geldiği zaman bu sefer göster diyorlar. Başka yerdeymiş çünkü. Gösterdikten sonra savaşıyorlar ve başarılı oluyorlar. Bugüne gelelim. Ahit sandığı olmadığı sürece Yahudiler bir hiç.
Hiç olduklarını da biliyoruz. Geçmişten de biliyoruz. Bugün de de biliyoruz. İblisin işine gelmiyor bu. O yüzden farklı yerde ve konularda kendi askerlerini destekliyor. Biz müminlerde korkuyoruz, tırsıyoruz.
Şeytandan korkuyoruz. Rabbime itaat etmiyoruz. Rabbime itaatle ilgili başka cümle kullanacağım ama dilim varmadığı için diyemiyorum onu. Yani şeytandan korkuyoruz. Rabbime itaat etmiyoruz. Siz tamamlayın burada. Ayrıca ahit sandığı bulunmadığı sürece Yahudiler, Yahudileri kullanan, Yahudilerin içinde imanlı olanlar vardır. Onlar bugünkü Filistin ve Müslüman olanlardır. Bunu da bilinmesini isterim. Ve ahit sandığı olmadığı sürece hiç oldukları için aradıkları ahit sandığıdır ve aradıkları yer mezopotamya ve bu bölgededir. Ve kutsal vadedilmiş toprak dedikleri yerdir. Tabi bunun başka sebepleri de var ama sebeplerinden bir tanesi budur. Onun için vadedilmiş topraklar diye kendilerine söylerler. Bu bölgeye girmek için, almak için kendilerine zemin oluşturmak için ve maneviyatın, Allah dostların kabirleri makamları da genelde bu bölgelerde olduğu için bir şekilde Müslümanlığı iyice bitirmek. Onlar önce Hristiyanlığı bitirdikleri gibi Hristiyanlığı da aynı noktada gelip bitirmişlerdir. Kabalacılar, Hristiyan olanların da kendi benliğini kaybettirmiştir. Bugünkü Hristiyan aleminin ne halde olduğunu biliyoruz. Onlara sebep olanlar yine bunlardır. Aynısını Hristiyanlarla birleşerek aynısını Müslümanlara yapmak istiyorlar.
Dolayısıyla vadedilmiş topraklar onların için bir hayaldir. Hayal olarak da kalacaktır. Ahi sandı bulunacaktır. Aslında kayıp değildir. Bulma kelimesi de ayrı. Rabbim onu sırlamıştır zamanı gelene kadar.
Ve bundan sonra Mehti aleyhisselam, Mesih aleyhisselam olaylar devam edecektir. Yahudilerin böyle niye davrandığına gelince asıl iblis Yahudi insanların neler istediğine bakıp onlara vaat verdi ki siz özelisiniz, siz şusunuz, burası sizindir, bunu yaparsınız. Vadedilmiştir. Onun bir sebebi vardır. Onun haricinde ilave anlatıyorum bunu. Diyerek bunlara bir sebep sonuç ilişkisinden dolayı bir neden veriyor. İşte siz mavi kansınız gibi bunları veriyor.
Çünkü onları diyor ki Adem babanızla uğraştım. Elma yedi, sen üstünsün, hep ebedi yaşa diye size de siz üstünsünüz diyerek giriyor konuya ve onları kendine esir almış durumda.
Rabbimin bütün uyarılarına rağmen de tekrar tekrar peygamber ve kitaplar gelmesine rağmen de peygamberler ve kitaplar yine uymak istememişlerdir. Onun için vadedilmiş topraklardaki ahis sandığını buldukları zaman onlar için bu sefer vadedilmiş topraklar tüm dünya ve yeryüzüdür.
Onu da unutmayın. Peki bunun altında ne yatıyor? İblisin olayı nedir? İblis insanların imanını aldıktan sonra imansız olunca şöyle düşünün bir terazi var. Bir tarafta Müslüman cinniği bir tarafta Müslüman olmayan imansız insan.
Üstünlük takvada olduğunu da Efendimiz aleyhisselamın veda hutbesinden okumuşsunuzdur. Üstünlük takvadadır. Öyle olunca ne oluyor? Takva sahibi cinni üstünlü olmuş oluyor. Ve bütün bunu yaptıktan sonra da iblis yapabilse kendisi tövbe edecek ve bütün insanlar imansız, diğer hepsi birçoğu imansız olduğu an kendi iman edecek ve üstünlü olduğunu Rabbime gösterip kanıtlamak için.
Bakın çok ince nokta. Çok ince nokta. Bunu öyle bir yakalamak lazım ki leduni anca bunu uyarılarla yakalayabiliyoruz. İblis Allah-u Teala’ya karşı değil. İnsanlara karşı. Ancak nedir? Dünya güneş tersten doğduğu an ki Rabbim iki doğu ve iki batının da kendisi ait olduğunu söylüyor. Cinniler ve o alemdeki ve insanlar alemindeki. Dolayısıyla güneş tersten doğduğu an iş bitmiştir. Daha şeytanlık iblislik yapmasına da gerek yoktur. Ancak o anı kaçıracak. Bununla birlikte bunun olabilmesi için şeytan çalışıyor. Neden? Rabbim kullarını yani cinni, melek, insan yani tüm kullarını kastediyorum. Kullarına hiçbir zaman şer vermez. Bilgiyle donatır, teknolojiyle donatır. Verir, hep verir. Rabbim hep veriyor. Hep veriyor. Ama rahmet mi istiyorsun, zahmet mi istiyorsun? Herkese hak ettiğini verir. Dolayısıyla Rabbimin verdiği bu ilmi, bu canı, bu kolaylığı, bu rahmeti iblis zahmete çevirmiştir kendine.
Kendini üstün ilan edip, herkesi imansızlaştırıp kendi iman etmek için. Buradaki verilen teknolojiyi de hep aktardı ve aktaracak. Bizden önceki nesiller, zamanlar. Son 3-5 bin 10 bin yıla bakmayın.
Öncesinde teknoloji çok daha ileriydi ve önceden verilen teknolojiyi bu dünyaya taşıyorlar. Bakın teknolojiyle yapılanı değil, oradaki teknolojideki bilgi birikimi bu tarafa aktarıyorlar.
Buradaki ifritlere göre, o düzene göreydi. Burada etek kemikte olan insanlara göre olması lazım ve buradaki madenlerden faydalanarak ilerlemesi lazım. Ve burada gönderdikleriyle düşünün, manyetik olarak dünyayı yerinden yörüngesiyle ilgili, manyetik alanıyla ilgili oynayacaklar ve değiştirecekler.
Rabbim de bunu Güneş’in batıdan doğması olarak bize bildiriyor. Yani şu var, eğer hep imanlı olsak, inançlı, itikatlı devam etsek, ne kuraklık olur, ne sıkıntı olur, ne problem olur.
İnsanlar hep daha uzun yaşar, daha sağlıklı olur ve hiçbir kötülük olmasa, hiçbir zulüm olmasa, dünyanın sonu olmaz, ebedi o zaman yaşamış oluruz. Evet bize yine ölüm olur ama nesil hep devam eder, hep daha güzelleşerek, hep daha bolluk olarak, bereket olarak devam eder. Ancak dünya tersten dönmeli ki iblis istediğine kavuşabilsin. Bunu da yapabilmek için önceki zamanlardan olan tüm teknoloji ve birikimin bilgilerini gönderip insanlara da burada, buranın madenine göre, buradaki kolaylıklara göre, buradaki yaratılmış olanlara göre, topraktır madendir, altındır, bakırdır, demirdir, vesaire vesaire, bunları kullanarak da istediği emelini, amelini gerçekleştirmek istiyor. Yani kısaca anlarsak ne vadedilmiş topraklar, ne kabalacılar, ne dünyanın yörüngesi veya ısı kaybı veya buzulların eremesi,
aslında bunların bütün hepsinin temelinde iblisin kendisi hariç herkesi imansızlaştırdığı an tövbe edip en üstün olma isteği vardır. Bunu bilelim.
Geri kalanında da vadedilmiş topraklardan tutun da siz özel ırksınız dediğine varana kadar da bütün bunların hepsi de insanlara bir şey yaptırmak istiyorsa ona gaz vermen lazım, ona vaatte bulunman lazım. Zaten vadedilmiş topraklar. Siz bana uyarsanız ben size vaat ediyorum.
Peki vadedilmiş topraklar dünyada mı? Hayır. Evet, görünüş olarak burdalardan bahsediliyor ama insanlara göre vaat ettiği işini gördürecek kadar olan kısım burada ama ifrit kısmına nereye vaat ediyor?
Öyle ya ifritler etkiliyor, ifritler de var burada. Sadece insanları kandırmasıyla yetmiyor. Onlara da bir önceki gezegendeki yerleri vaat ediyor. Buradaki diyor bu teknoloji bunlar olursa burada kıyamet koparsa insanoğlu yani Adem aleyhisselama galip geleceğim.
Başardık. Biz üstünüz, ben de sizin üstünüm deyip bir önceki yerde geldikleri yerde asıl ifrit kısmının buraya gidin, buraya düzen kurun. İnsanlardan da oraya 500 bin kişi gidebilir. Buradaki kalanlar da size ihtiyacınıza destek sağlar.
Buradan madende götürürsünüz gibi verdiği desteklerledir. Bakın araştırın. Ne araştırırsan araştırın temeli bu noktaya gelecek. Af bilgisi olarak eğer üstüne düşünürseniz insanları burada köleleştirmek, imansızlaştırmak.
İnsanlara burada vaadedilmiş topraklar, ki vaadedilmiş başka şeyleri vardır. Bu iblise göre olanından bahsediyorum. Ifritlere göre de orada vaadedilmiş topraklardır. Dolayısıyla herkes istediğini alabilmek için ölümlü olduklarını bile bile iblise hizmet etmektedirler.
Rabbim razı olsun sizlerden. İnşallah doğruyu anlayıp, uygulayıp, yaşamayı da Rabbim bizlere nasip eder. Allah’a emanet olun. Daha detaylı bilgileri olan, anlatmak isteyen, istişare etmek isteyen kardeşlerimi de beklerim.
Mutlaka AK daha fazla bilenler var. Bunlarla da ilgili sohbet etmek isterim. Allah’a emanet olun.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir