Boğaziçi Üniversitesi | Zamdan İndirim | Osman Kavala
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=XMpcL-eHZ2Q.
Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. Ya bugün 2-3 tane güzel haber var ve de bir tane garip bir haber var. Güzel haberle başlamak istiyorum çünkü hoşuma gidiyor böyle haberler. Hatırlıyorsanız Kuzey Marmara yolu, yani İstanbul’un 3. yolu, Karne deliğiyle kapanmıştı. Şimdi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bu kardan dolayı Kuzey Marmara otoyalına 6.795.000 TL ceza kesmiş. 6 milyon, 7 milyon TL yani ceza kesmiş. Ya bu çok güzel bir haber. Niye mi? Çünkü… Abi siz ihaleyle alıyorsunuz değil mi o otoyolu? Paraları ödüyorsunuz ve hatta kredi alıyorsunuz, kredilerle ödüyorsunuz sonra o para bir parasını veriyorsunuz. Diyorsunuz ki ben bu yolu kullanmak için para veriyorum. Değil mi? Sizden beklenen yani o para verdiğiniz kişiden beklenen şey nedir? Çok basit. Kazasız belasız gidebilmem, yolun düzgün olması ve de kar yağdığı zaman temiz olması. Değil mi? Bütün dünyada böyle. Bizde de böyleymiş. Ondan dolayı çok sevindim güzel bir haber. Gerçekten bizde de bu sistem demek ki böyleymiş. Çok iyi oldu ki ceza yediler. Ama… Aması var, biliyorum diyeceksiniz ki abi niye memnun değilsin? Aması var. Ya şunu sormak istiyorum. Siz diyelim ki temde olursa devlet karayollarına mı dava açacağız? Zannetmiyorum. Ne bileyim yolda yürürken kaldırım taşları ******tan yapıldığı için ayağınızı burktunuz ve düştünüz… Belediye mi dava açacağız? Kaldırımı yapan ama… Yoksa…
Sadece ve sadece özel firmalara mı bu sistem çalışacak? Onu cevap verecek olan var mı bilmiyorum. Muhtemelen sadece özel firmalara olacak bu yani. Ama yine de bir başlangıç. Güzel, oradan başlayalım. Güzel. Güzel haberle başlayalım. Güzel haber maalesef Türkiye’de özel bir sektörden bir firma ceza yemesiyle…
Ona biz güzel haberle diyoruz. Boğaziçi Üniversitesi rektörler kurulu ve dekanlar diye bir resim dolaşıyor Twitter’da. Şurada göreceksiniz. Hayır yanılmıyorsunuz hepsi aynı kişi. Resmen Boğaziçi Üniversitesi bu hale düşmüş. Yani Atanmış Rektör Yardımcısı aynı zamanda İktisadi Bilimler Fakültesi Dekanı, İletişim Fakültesi Dekanı…
Ondan sonra Naci İnci Atanmış Rektör, Atanmış yani seçilmiş diye Atanmış aynı zamanda Fenedebyat Fakültesi Rektörü… Fazıl Önder Sönmez Atanmış Rektör Yardımcısı hem Eğitim Fakültesi Dekanı, Mühendis Fakültesi Dekanı ve Öğrenci İşleri Dekanı… Ve de aynı zamanda Şirketimin Genel Müdür Yardımcısı yaptığı o kadar da değil de. Ama resmen oraya doğru getirdiler.
Boğaziçi Üniversitesi’ni bu hale geleceğini, pardon bu hale geleceğini 10 yıla evvel bana sorsaydınız inanmazdım. Ama burası gene aynı şekilde söylediğim gibi Türkiye. Şaşıracak hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok. Şaşırmaza gerek yok. Ya bu Atanmış Rektörlerin de yani her şeyi imzatı ve en azından şeyleri olur. Biraz da böyle bir ayıp olmuyor mu? Biraz da kendi kendine düşünmesi gerekir değil mi yani? Anlıyorum. Hadi anlıyorum. Devletten diyor ki sana buraya sen rektör olarak atandın diyor. Tamam. Ama aynı zamanda şu fakülteye de dekan olman gerekiyor. Hadi 1, hadi 2’yi anladık.
Abi 4, biraz insan biraz utanır ya. Bana çok üzücü, yazık abi. Çok üzücü bir halde yani. Gerçekten belli. Yani Boğaziçi Üniversitesi’nin belini kırmaya çalışılıyor. Beli. O heyecanı. Eğitim umurlarında değil.
O eski Boğaziçi Üniversitesi dediğimiz zaman umurlarında değil. Çünkü görülen, onların gördükleri Boğaziçi Üniversitesi, aynı zamanda bu Robert College, o eski Türkiye, istemeyen Türkiye, yenilikçi Türkiye’ydi. O istemiyor. Onun yerine bu manzara isteniyor. Tebrik ediyorum size.
Şunu söylemeden de bitirmek de istemiyorum. Boğaziçi Üniversitesi’ne, Boğaziçi Üniversitesi tarihinde bundan önce bir kere rektör atanmış. O da ne zaman biliyor musunuz? 80’in darbesi sırasında. Bir kere. Ondan sonra bütün rektörler hepsi seçimle gelmiş. Ta ki bu günlere kadar.
Düşürsenize bir üniversite. Hala bugün durmaksızın, kış, yaz durmadan profesörler rektörü protesto ediyor. Her gün. Boğaziçi Üniversitesi’nin içindeki bu protestolardan dolayı birisi kazanacak. Birisi kazanacak. Veyahut da bir düşünce tarzı kazanacak. O düşünce tarzı da inşallah demokrasi olur.
Atanmışın değil seçilmişin üniversitesi kazanır. Cumhurbaşkanımız kendi vermiş olduğu zam kararından sonra o da baya acaydı. Ve sonunda kendi vermiş olduğu zam kararlarını üzerine zamda indirim yapmaya karar verdi. Welcome to Turkey. Aynen böyle oldu. Cumhurbaşkanımız yani başkanlık sistemde tek sorumlu kişi kim? Cumhurbaşkanımız. Değil mi? Mantık. Hattımdan gidiyorum ben.
Cumhurbaşkanımızın haberi olmadığı bir şey var mı ülkede? İmkansız çünkü… Cumhurbaşkanımız başkanlık sistemi. Değil mi? Genel olarak zam yapılması gerekiyorsa elektriğe, Cumhurbaşkanımızın eminim söylenmiştir. Değil mi? Evet. Buraya kadar tamam mıyız? Bozulmak yok sonra. Peki. Durum şu o zaman. Cumhurbaşkanı kendi onayladığı zamlardan dolayı gördü ki baya bir tehlike oldu internet üzerinden ve sosyal medya üzerinden. Ne yaptı? Kendi yapmış olduğu zama… Karşın… Zam üzerinden indirim yaptı. Welcome to Turkey. Son olarak da bitirmeden evvel Osman Kavala bu son dakika bir haber olarak geldi.
Avrupa Konseyi ihlal prosedürünü resmen başlatılmasına dair ara kararı kabul etti. Yani şöyle ikinci etaba geçtik. Türkiye’yi ihlal etme kararı. Avrupa Konseyi’nden… Bir nevi bizi çıkartmaya çalışacak şimdi. Çıkartılacağız. Niye? Çünkü adamların kendi imza attığımız Avrupa Konseyi altına imza attığımız… yani taaitte bulunduğumuz şeyi yerine getirmediğimiz için Avrupalılarda…
Kardeşim sen tamam dedin bizim bir kararlara uyacağını söyledin ama şimdi farklı diyoruz. Niye? Osman Kavala. Ne yaptı gene? Darbe… sonra işte gezi… ondan sonra… işte Titanic. Orada da bir eli vardı parmağı vardı kesin. Bence orayı da bir araştırsın devletimiz.
Şaka bir yana Osman Kavala niye hala tutuklu? Bir gün Osman Kavala dönüp dava açarsa… ki açacak… ki Avrupa yani insan hakları mahkemesi… bize ceza veriyor her kaldığı gün, her kaldığı kişi. Bütün bu hak, hukuk ihlarlarından dolayı ceza veriyor bize. Onları siz ve ben ödüyoruz. Yani sizin vergilerinizle ve benim vergilerimle ödüyoruz.
Yani adalet bakının cebinden çıkmıyor ve hatta hükümetin cebinden çıkmıyor. Vergilerimizden çıkıyor onlar hepsi. Sadece onu bir düşünmenize rica ediyorum. O kadar. Ama neyi düşünmeyeyim biliyor musunuz? Hemen reaksiyon gösterin. Çok basit. İyi olmayı, abone olmayı ve like atmayı.
Yarın görüşmek üzere.