Chiron Burçlarda ve Evlerde
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=2I_7aUTb9lA.
Bacen şu anda kayıt ediliyor. Evet, Shiron’un haritalardaki anlamlarının üzerinden ben geçeceğim. Daha sonra bir 10-15 dakikalık aramız var sizin için. Sonra Teta Healing ve Şifa Ayı da Allah nasip ederse olgu yapacak. Söylemek istediğin var mı? Evet arkadaşlar, o ilk arada sizlerden bir şey rica edeceğim.
Sevila’nın Shiron sunumu bittikten sonra bir ara vereceğiz. O arada yanınıza şöyle göstereyim, herhangi bir ufak yastık almanızı istiyorum. Şöyle, bu baş yastığı olabilir, koltuk yastığı olabilir, hiç fark etmez. Yanımızda bir yastık ve o arada mümkünse kafein konmayın. Sadece su için istiyorum. Ondan sonra Teta ile sizlerle buluşacağız. Şimdi sözü Sevila’ya bırakıyorum. Daha sonrasında görüşeceğiz. Hoşçakalın. Evet arkadaşlar, şimdi ben mikrofonlarınızı kapattım. Ama mikrofonlara özellikle açık kalan arkadaşlar var. Kendilerini lütfen, eğer mikrofonu açık tutmaya devam ederseniz, dismiss yapmak zorunda kalırım. Çünkü kayıtta problem olur. O yüzden rica ediyorum mikrofonlarınızı kapatın kendinizden de. Çünkü sizden yana da çok ses geliyor.
Herkes beni duyabiliyor zannediyorum. Evet, ekranımı almayın. Birisi ekranımı aldı. Evet, tamam. Şimdi ben bütün mikrofonları kapattım arkadaşlar. Siz de kapattınız, kapatın diye bekliyorum. Şimdi aramızda astroji bilmeyen arkadaşlar var, astroji bilen arkadaşlar da var. O yüzden her iki tarafa da hitap etmek amacıyla aslında bu sunumu hazırladım.
Teknik olarak tetahüylün kısımını alabilmeniz için, haritalarınızdaki şironu bilmenize gerek yok. Benim burada anlatacak olduğum konseptlerden kendinizi en yakın hissettiğinizi alabilirsiniz. Çünkü bu sizin için, aslında içinizdeki şironun bir yansıması olabilir. Eğer harita bilginiz varsa, ama tabii çok profesyonel bir noktada değilse,
bu noktada da sadece haritanızdaki şironun hangi buçta ve hangi evde olduğunu biliyorsanız, bu da sizin için yeterli olur. Çünkü burada da potansiyel olarak aslında birer cümleyle buçlarda ve evlerde ne anlama geldiğini açıklayacağım. Ama önce şironun ne demek olduğunu anlatacağım zaten. O yüzden hem astroji bilenlere hitap etmesi hem de astroji bilmeyenlere hitap etmesi bakımından, bu maksimum verimlilik almaya niyet ediyorum. Tabii ki bu birinci bölüm. Birinci bölüm bittikten sonra ikinci bölümde hep beraber bu haritalarımızdaki şironu, bilseniz de bilmeseniz de, haritanız hakkında hiçbir fikriniz olmasa dahi, theta healing ile uzaktan şifa yöntemi ile şifalandırmaya niyet ettik. İnşallah Rabbim biliyorsunuz şifa her zaman Allah’tandır.
Rabbim de bizi en güzel şekilde, özellikle bugünü de özel olarak seçtiğimizi bilmenizi isterim. Çünkü göksal kombinasyonla şifalanma enerjide çok açık bir etkideydi. Yayını kaydedip mail ile göndereceğim tabii ki. Zaten o yüzden mail adreslerinizi istedim sizden. Ben sunumunu anlatırken siz de chat bölümünde mail adreslerinizi yazabilirsiniz. Şimdi arkadaşlar yavaş yavaş ben haritalardaki şironu anlatmaya başlıyorum.
Şimdi haritalardaki şiron aslında şironun anlamını önce bir size anlatayım. Benim ekranda görüntüm var ama ben artık komiğe giriyorum müsaadenizle. Şimdi şiron arkadaşlar insanın kendisinden kendisine bir yolculuğudur. Çünkü haritalarımızda aztojik olarak şironun etkisini bilmek zorunda değilsiniz. Ama her insan doğduğu andan itibaren kendisinden kendisine bir yolculuğa gider.
Ve biz o kendimizden kendimize giden gidiş yolu içerisinde doğduğumuz ülkeye, doğduğumuz insanlara, ailemize, köklerimize, vatanımıza, milliyetimize, dinimize, cinsiyetimize bağlı olarak bir aslında ruh yolculuğu yaparız. Ve bu ruh yolculuğumuz içerisinde birçok deneyimler alırız. Ve bu yolculuk gerçekten çok zorlu bir yolculuktur. Hepimizin yaşam deneyimine de bağlı olarak.
Bu noktada aslında şiron insanın kendinden kendine yolculuğu sırasında hayatı boyunca karşılaştığı potansiyel konulardaki hassas noktasıdır. Can, nımızın acıdığı yerdir, yumuşak karnımızdır aslında. Bizim bantelimizdir aslında. Bu açıdan şironu değerlendirmeniz gerekiyor. Şironun göksel kombinasyonundan öte, haritalardaki anlamından öte, şironun bulunduğu alan ya da yeri de bu unutun.
Sizin banteliniz nedir? Sizin yumuşak karnınız nedir? Sizin en hassas noktanız nedir? Yani kim size nerede dokunursa orada bantelinize dokunmuş olur? Ya da kim size ne söylediği zaman sizin orada çok hassas bir noktanıza temas etmiş olur? Her şeyden önce şironu bu noktada anlamanızı arzu ediyorum. Bizim kendimizdeki hassas noktamız, kendimizdeki bantelimiz.
Tabii ki astrojik olarak şironu anlatmak gerekirse arkadaşlar. Burada şironun yörüngesini size göstermeye çalıştım. Gördüğünüz gibi şironun yörüngesi hem uranüsle bir paralellik gösteriyor hem de satünle de bir kesişme noktaları oluşturuyor. Bakın şuradaki noktalar kesişme noktaları, şurası da uranüsle paralel gittiği alanlar.
Ve bir noktada bizim satınlayan doğamızla uranüsleyen enerjimiz arasındaki bir geçiş etkisindedir. O yüzden zaten şiron sembolizmasında da bir anahtar görevi görür. Sanki buralarda iki kilitli kapı varmış da siz o kapılara kilitleri tık tık açarak bir üst gelince geçiyormuş gibisinizdir. Ve bu noktada aslında hayatımız içerisinde ki dediğimiz konuların kırılarak ilerlemesidir. Ben şironu çok açık söylüyorum. Mesela yeni doğmuş çocuklardaki bengıldağa benzetirim. Yani hayat içerisinde. Biliyorsunuz o bengıldak çok enteresandır. Ve aslında o çocukların doğduklarından birkaç hafta sonra kafataslarının sertleşmesine kadar orası çok özel bir bölgedir. Oraya dokunmamak da gerekir. Neden? Çünkü o hassas noktaya aşırı baskı yaparsanız potansiyel olarak o çocuğa zarar vermiş olursunuz. O yüzden şiron bizim bengıldağımız gibi de düşünebilinir. Neden? Çünkü oranın sertleşmeye ihtiyacı var. Ama nasıl bir çocukları da bir bebekte, o tepesindeki o bengıldağın sertleşmesi bir bir ayı bulan da bir süre. Belki daha da fazla da bilemiyorum. Şimdi hatırlamıyorum ben açıkçası ne kadar sürede olmuştu. Ama bilin ki o süre aslında şironun transit süresi gibi düşünülebilir. Yani hayat içerisinde. Hepimizin bengıldağının iyileşme süresi gibi de düşünebilirsiniz. Şimdi şiron arkadaşlar potansiyel olarak aslında önceden bir tür astroit olarak düşünülmemiş. Sonradan bir astronomik revizyondan geçmiş. Hem şimdi astroit hem de kuyruklu yıldız olarak sınıflandırılıyor astronomik olarak. Ve bu tür gök cisimleri içinde sentuarlar adı verilen bir ortak kelimeyi kullandı. Yani astronomlar bu şekilde sınıflandırdılar. Bana sorarsanız da çok doğru. Çünkü genelde bütün gök cisimlerinin mitolojik bir kaynağının olması onları anlamlandırmamız ve tanımlamamız bakımından çok doğrudur. O yüzden şironun aslında bir astroit olarak yeni sınıflandırıldığını da bilmenizi istiyorum. Ve sentuar ne demektir diye soracak olursanız da vücudu insan gövdesi at olan var. Kentorlar, sentuarlar, sentorlar denilir. Şimdi şironun biraz yaşam hikayesine girmek gerekiyor. Çünkü bu aslında hepimizin belki de kendisini bulacağı bir yaşam hikayesi aynı zamanda. Çünkü şiron arkadaşlar potansiyel olarak tanımları arasında ben bu tanıma açıkçası kendim yazdım. Bence çok doğru bir yaklaşım. Satürn yiyen doğanın Uranüs ruhlu birisiyle evlenmesi gibi bana göre şiron ve bizim kendimizi aşmamızı sağlayan hayat deneyimleriyle de hayatımıza olayları ve insanları çekiyor olduğumuzu gösterir. Öyle insanlar ya da öyle durumlar gelir ki bizim hayatımıza. Biz kendimizi güçlendirmek ve sürekli aşmak zorunda kalırız.
O yüzden satürn ruhlu yani muhafazakâr birisinin Uranüs ruhlu birisiyle evlenmesi demek aslında ona uyum sağlamak için kendi kalıplarından çıkması anlamına gelir. Bu kolay değildir ama Uranüs üst bilincine geçmenin de bir yolu budur.
Aslında potansiyel olarak şiron hayatı boyunca kendisini arayan ruhun bu dünyada neden bulunduğunu anlamaya çalışan ruhun bir noktada hem özgürlüğün anahtarını elinde bulundurması hem de o özgürlüğün anahtarını kullanarak aslında dünyasal anlamda sınırlar anlatan bir bilinçten sınırsızlık ve sonsuzluk bilincine geçmesinin de çalışması da bu aslında bir noktada ölümsüzlük anahtarıdır.
Çünkü şiron ölümsüzdür arkadaşlar her ruhun doğasında zaten ruh ölümsüzdür biliyorsunuz ama beden ölümlüdür daha doğrusu satürn enerjisi zamanı ve zamanın sınırını belli eder zamanı anlatır ama satürn üstündeki potansiyel her zaman sonsuzluk ve ölümsüzlük anlatır.
Zaten insanın dünyada en çok savaştığı konuların da yaşam ve ölüm sınırıdır. Bu noktada şiron aslında bizim elimize ölümsüzlük anahtarını veren üst bilincimizi anlatır.
Ve bir noktada kendimizden kendimize ulaşmaya çalışırken çoğu zaman hayatımızdaki bütün konularda o hassas noktamız, o bantelimiz ve o bıngıldak enerjimiz yaşadığımız olaylarla sertleşir, kabuklaşır ve artık olması gerektiği forma dönüşür arkadaşlar.
Ve çünkü bunun da tabi ki her zaman için insanın önünde bir hedef koyar sizden. Bu bir ilişki olabilir, bu bir kariyer hırsı olabilir, bu bir para hedefi olabilir, bu bir ait olma ya da güvenlik hissi olabilir ya da işte şöhret ya da iktidar hırsı olabilir.
Hiç fark etmez. Sizin önünüze ulaşmak istediğiniz hedef ve o yöne giden yolda kendinizi görmek istediğiniz yer ile olduğunuz yer arasındaki uçurum ve dengesizlik sizin sürekli olarak o hassas yerinizden irrite edilmenizde, size bir şekilde dokunulmasına ve orada canınızın yanmasına sebep olur. Ama aslında Chiron arkadaşlar hayatımıza çok öğretici insanlar vasıtasıyla bizi sertleştirmeye de çalışan, korkularımıza da yüzleştirmeye çalışan ve aynı zamanda da o korkuların üzerine giderek onları yenmemizi de isteyen bir enerjiyi hayatımıza getiriyor. Bu noktada kendimizi aşmak zorunda kalıyoruz. Her insan kendini aşma motivasyonundadır. Belki aranızda astroji ile ilgilenenler varsa çok iyi bilirler. Mesela astrojinin en baş konularından ya da en birinci geyiklerinden bir tanesi, astroji öğrencinin çok söylediklerinden bir tanesi.
Hocam biz haritalarımızı aşabilecek miyiz? Neden insan haritasını aşmak ister? Çünkü haritasını aşmak demek kendisini yaşamsal koşullar ve sınırların üstüne çıkartıp sonsuzluk bilincine geçmek ve o gezegensel etkileri artık üzerinde hissetmemek demektir. O yüzden kendimizi aşmak bizim bütün insanlık olarak düşündüğünüzde bütün ruhların, bütün canlıların ortak hedefidir insan formundaki.
Fakat tabii ki kendimizi aşmak demek aslında kendimizdeki her şeyle de yüzleşmeyi gerektirir. Bu bazen kendimizde görmek istemediğimiz, bilmek istemediğimiz yanlarla da yüzleşmek anlamına gelir. Hatta kendimizde var olduğunu bile düşünmediğimiz konuların bizim karşımıza gelmesi demektir ve kendi potansiyelimizin ya da sınırlarımızın nereye kadar ulaşabileceğini kendimizin bilmemesi demektir.
Çünkü o hassas noktamıza dokunulduğunda, o bamp elimizi titrettiklerinde biz bile neyi ne kadar yapabileceklerine bilemeyebiliriz. Ve bu noktada Chiron Saturn ile Uranüs arasında bizi sürekli olarak sınırlarımıza götürür ve geri getirir. Ben hep Saturn’u bir tür sizin kolunuza giren ve sizi en uç noktalarınıza götüren bir muhafız gibi görürüm. O Uranüs ile paralel gittiği yol var ya demin gösterdim size. Orada sanki kolunuzla muhafızla bir sınırın hani ülke sınırı gibi düşünün ya da bir uçurum sınırı gibi düşünün, sürekli orada bir dolandırılıyorsunuz. Yani ya düşeceksiniz ya devam edeceksiniz gibi. Kendi sınırlarınıza sürekli götürülmek ve sınır ötesi ile muhatap edilmek Chiron’un çok en fazla hayatlardaki kendisini gösterdiği alanlardan bir tanesidir. Mitolojik olarak Chiron arkadaşlar göktanru Uranüs’ün oğlu olan Kronos yani bildiğiniz zaman enerjisini anlatıyor. Bir orman perisi olan annesine sonucu doğmuş bir varlık. Dolayısıyla babası bir Tanrı olduğundan dolayı otomatikman Tanrı enerjisindedir mitolojik olarak. Ve fakat aynı zamanda bir de tecavüz çocuğu olduğu için doğar doğmaz da annesi tarafından istenmeme enerjisi vardır. Şimdi hem Tanrı birliğinden ya da Tanrısal kapasitedeki bir varlıktan bahsediyoruz.
Hem de daha anne karnına gerilirken bile bir tür reddediş,liş ve istenmeme duygusuyla hayatın içerisine başlanma enerjisinden bahsediyoruz. Bunlar ruhun tabi ki dünyaya doğmak üzere olan ruhun daha doğmamış haline kazınmış izler gibi düşünebilirsiniz.
Ve mitolojik olarak yine babasının gazabından korkan Kronos doğan çocuğunun başına bir şey gelmesin diye onun gövdetinin bir kısmını ata çeviriyor. Ve tabi ki tecavüz sonucu hamile kalmış olan annede hem de annesi çocuğunu bir de ayakları ata çevrilmiş olarak görünce ondan tiksiniyor. Bakın çok enteresan sembolizma bunlar hem tiksinti hem çirkinlik hem istenmeme duyguları hepsi bir arada. Ve annesi tarafından terk ediliyor,babası tarafından kendi başını bırakılıyor. Ve yeni doğmuş bir çocuğun sokakta bırakılmış olması gibi düşünün. Dolayısıyla böyle bir noktada tabi ki sistemde hiçbir şey boşuna değil.
Chiron’u da yine bir Tanrı hekim olan Apollo’n buluyor ve onu hem iyileştiriyor hem onu ebeveynlik yapıyor manevi anlamda hem de hekimliği ve şifa sanatını öğreniyor. Ve onu diğer sentuarların yani yarı insan yarı at gövdeli varlıkların yanına gönderiyor. Ve bu noktada aslında Chiron arkadaşlar hiçbir şekilde canı bizim daha henüz oraya gelmediğimiz noktada herhangi bir can yangını yok.
Ama doğarken istenmeme,tecavüz sonucu doğma,tiksinilme gibi bir takım duygularla da büyüyor. İstenilmeme duyguları aslında annesi tarafından reddedilme duyguları. Daha sonra biliyorsunuz herkül,burçların mitolojisini belki biliyorsunuz ya da bilmeyen arkadaşlar için kapıca anlatayım.
Metolojide herkül Zeus’un dünyalı bir anneden olan oğludur ama Olimposa yani Tanrıların katına gelmek için de ona 12 tane görev verirler. Ve o 12 tane görevi başarırsa onu Tanrılıklıların katına yani Olimposa çıkartacağına dair Zeus’u herkül’e vaatle bulunur. İşte bu görevlerinden birisi sırasında herkül sentuarların yanına geliyor ve orada bir yemek davetinde bulunuyorlar.
Orada Shiron’da var ve ikram edilen bir şarabı açmak için uğraşırlarken herkül elindeki okla,kazayla ve de istemeden Shiron’un bacağını deliyor arkadaşlar. Ve bu tabi ki delinen yerden iyi. Shiron artık bantelini ya da bıngıldağınıza bir sert bir nesneyle bir kaza geçirdiğinizi düşünün Allah esirgesin çocuklara.
Dolayısıyla Shiron o andan itibaren korkunç acılar içinde kıvranmaya başlıyor. Bir Tanrı olduğu için de ölemiyor ama o acısını da hiçbir şekilde dünyasal formda geçirmenin bir çaresini bulamıyor ki. Hem kendisi hekim hem onu büyüten kişi Apollon hekim Tanrı. Dolayısıyla hiçbir şekilde Shiron’un acısını dindiremiyorlar.
Ve bir tür işkenceye benzeyen bir yara iyice iltihap kaplıyor ve Shiron’un canına tak ediyor arkadaşlar. Mitolojik olarak böyle canımıza tak etme durumu. Tabi ki bu yaralar Shiron’a göre sadece fiziksel değil aynı zamanda duygusal yaralardı. Çünkü özellikle yaralandıktan sonra bir de içine seviyor olma sevilmiyor olma kimsesiz olma zaten çirkin olma gibi gibi bir takım duygusal ve psikolojik kederlerle de yüklenerek iyice kendisini çaresizlik noktasına düşürüyor. Çünkü bir şekilde acılarına çareyi bulamıyor olmasından sebep inzivaya çekiliyor ve intihar etmeye karar veriyor. Daha çekilerek ölümü seçiyor. Bu noktada aslında Tanrılar onun bu haline üzülüp intihar etmesine izin veriyorlar. Bakın Shiron’un mitolojisi arasında intihar çok vardır. Tanrılarınızdaki Shiron’u bilmeseniz bile eğer hayat içerisinde çeşitli dönemlerde ölmeyi düşündüğünüzde ya da hatta fiziksel olarak intihara teşebbüs etme deneyimleriniz olduğunda ya da hiçbir şey yapmasanız veya ölsem de kurtulsam dediğiniz her şeyde asıl haritanızdaki Shiron teftiklenmiştir. Tanrılar ölmesine izin verse bile bir de işin kötüsü ölümsüz bir ruha da sahip olduğu için maalesef ölemiyor. Tekrar aynı bedenle devam etmek zorunda kalıyor ve Zeus da onu takım yıldız yapıyor yani böylelikle takım yıldızı ve astroit olarak da haritalara geçiyor ve yaralı şifacı olarak da çalışıyor.
Şimdi aslında çok enteresan şeyleri de burada söylemek istiyorum çünkü Shiron’un da arkadaşlar Shiron’un bulunduğu konumda Uranüs’le Saturn arasındaki döngüsünde aslında Shiron bize bir öngörü sağlar. Çünkü sonut olan ile soyut olan arasındaki alanda olduğu için basiret ve öngörü ile aslında hayatımızda sağduyuyla kendimizi koruyabileceğimiz potansiyellerimizi anlatır. Ve fakat bizler bu basirete, öngörüye ve sağduyuya yaşamla beraber ulaşırız. Yani doğduğumuz andan itibaren basiretlilik, sağduyulu, öngörü olmak gibi bir süreçte değilizdir. Önce yaşam deneyimlerimizle kavruluruz daha sonra bu noktalara geliriz ve belirli bir noktalara geldikten sonra artık hayatımızın içerisinde bilgelik çalıştırabiliriz. Bilgelik çalıştırmak demek artık hassas noktalarımızı bilmek, sınırlarımızı bilmek ve o sınırlarımızın içerisinde kendimizi yapılandırmak demektir ki bu noktada Shiron’la Uranüs’ün transiti ya da Shiron’la Uranüs’ün kol kola geçtiği süreçler çok önemlidir aslında insan hayatında.
Ve fakat tabii ki öngörülü olmak demek yani bir şeyleri önceden bilmek demek, bildiğimiz şeyleri yapabiliyor olmak demek değildir.
Ve bildiğimiz şeyleri yapamamak zaten bizi acı çektirir. Teknik olarak şöyle düşünün, hayatınızın içerisinde çok sıkıntı, iş hayatınız var ve aslında biliyorsunuz ki sizin o işten ayrılıp kendi yolunuzu çizmeniz gerekiyor belki kendi işinizi kurmanız gerekiyor. Bir nokta var ki işte hassas nokta, bir türlü adım atmaya cesaret edemiyorsunuz, o bulunduğunuz yerde belki yıllarca eziyet görerek kalmaya devam ediyorsunuz ve her gün acı çekiyorsunuz. Aslında Shiron arkadaşlar her gün ölmeyi değil bir gün ölmeyi seçmek demektir. Çünkü siz orada her gün oraya harcadığınız güvenlik duygusu ya da ihtiyacı sebebiyle harcadığınız zaman sizin kendinizi korkunç acılar içerisinde aynı zamanda tutmaya çalışacağınız, çalıştığınız sonsuz bir kısır döngü gibidir ve acı çekmeye devam edersiniz.
Shiron’un haritalarda tek teker kelimeyle ben aslında ne anlama geldiğini en azından şimdiye kadar astroj bilmeyen arkadaşlara hitap ettiyse anlattık. Bundan sonra da astroj bilen arkadaşlara sadece fikir vermesi amacıyla tabi ki burada buçlarda ve evlerde kısımlarını size anlatıyorum.
Shiron Koç burcundaysa arkadaşlar haritalarınızda benim de Shiron’um Koç burcunda yöneticisi Mars olduğu için otomatikman duygularımı ve öfkelerimi gösterirsem herkesi kaybeder ve yalnız kalmaktan korkarım duygusu çalıştırır alt planda.
O yüzden Shiron Koç hiçbir zaman kendisini ortaya koymak istemez çünkü kendisini ortaya koyduğunda davranışlarıyla sürekli kendisini destroy eden kendisini yok eden bir enerjiyi çalıştırır ve kimsesiz kalma duygusuna düşer.
O yüzden Shiron Koç yalnızlık korkusu demektir arkadaşlar yalnızlık korkusu sürekli kontrol altında kendisini öfkesini bastırmaya çalışır bu da onun koç enerjisini ortaya çıkartmasını engeller. Shiron Koç da yapılması gereken eğer haritanızda bir şey yapamazsan korkularınıza rağmen kaybetmeye ve yalnız kalmayı göze alacaksınız yani göze almanız gereken konu budur.
Yalnız kalmayı göze aldığınız zaman Shiron Koç sizin için artık o korkuyu çalıştıramayacaktır. Ben burada her bir burç için aslında birer karikatür hazırladım.
Bu şekildeki karikatürle belki konuları biraz daha hem hayalinizi de imgeleyebilirsiniz diye çünkü burada işte gördüğünüz gibi ayrılma korkusu olan, terk edilme korkusu olan birinin bunu duymak yolundaki itirazı çalışıyor. Bakın burada aslında kendisini kişi sonsuz bir acıya gark ediyor burada çünkü bunun göze alması gerekiyor.
Gelelim Shiron Boğa’ya. Shiron Boğa arkadaşlar hayattaki en büyük korkusu, eğer parasız kalırsam sokakta kalırım ve açlıktan ölürüm korkusudur. Güvenlik aşırı ihtiyacı buradan gelir çünkü Shiron Boğa beslenmekle alakalıdır. Orada parayla beslenme duygusu ilişkilendirilir ve sokakta kalmaktan yani beslenmek ve barınmak ihtiyacı gibi çok temel ihtiyaçlardan yana bir korku vardır.
Ve burada yapılması gereken aç, bilak, sokakta kalmayı göze almaktır. Aç, bilak, sokakta kalmayı göze aldığınızda bu sokakta kalacaksınız demek değil, bunun üzerine gidiyorsunuz demektir. Dolayısıyla ben kendimi beslerim, ben kendime bakarım duygusuna geçilmesi gerekir. Burada aç kalsam da sokakta kalsam da cümlesiyle kendinizi yapılandırmalısınız.
Bunun karikatürü de bu. İnşallah siz de beğenirsiniz, ben çok beğendim, çok güldüm çünkü. Genelde Shiron Boğaların hakikaten madde dünyasıyla, güvenlik ihtiyaçlarıyla çok ciddi sorunları vardır. Hayatın içerisinde parayla güvenliği çok ilişkilendirirler. Temelde ama beslenme ve barınma yetersizliği korkusu vardır. Shiron ikizlerin korkusu arkadaşlar, eğer konuşursam ve kendimi ifade edersem, bilgisizliğim ve cehaletim ortaya çıkar korkusudur. Shiron ikizlerin çok ciddi anlamda kendilerini yetersiz görmelerinin arka planında cahiliyet duygusuyla muhatap olmak ve alay edilmek vardır.
Shiron ikizlerin aşması gereken konu, bütün korkularına rağmen bilgisizliğini ve cehaletini kabul edip, ben bilmiyorum, ben bu konuda cahilim demeyi göze almaktır. Ve bu noktada Shiron ikizler kendilerini bilgi bombardımanına tutarak açığını kapatmayı çalıştırırlar.
Shiron ikizler içinde seçtiğim hakikaten çok doğru bir karikatür bence. Kendisini gerçekten ifade etmeyen enerji Shiron ikizlerdir. Çünkü gerçekten ifade ederse ne kadar cahilsin diye ona alay edilmesinden korkar. Shiron yengeç ise arkadaşlar, eğer şimdi buradan gidersem bir daha asla geri dönemem ve kimse de beni istemez diye korkuyorum der.
Çünkü zaten Shiron’un mitolojik hikayesinde doğduğu andan itibaren annesi tarafından ve de bir de çirkinliği yüzünden. Çirkin olmasa bile zaten tecavüz sonucu olduğu için, güzel olsa bile istenmeyecek bir potansiyelle zaten doğduğu için Shiron yengeçte çok ciddi gidememek enerjisi vardır.
O yüzden eğer en ufak bir uzaklaşmaya girerse bir daha asla geri dönemeyeceği o sevgi ihtiyacı, barınma ihtiyacının olamayacağından yana bir korku çalıştırır. Bu noktada Shiron yengecin öğrenmesi gereken ders korkularını geri dönmemek pahasına kendi yoluna gitmeyi göze almaktır.
Burada kendi ailesini kendi kurmak, kimsenin sevgisine, ilgisine, şefkatine ihtiyaç duyan olmamak noktasında ya da bunu göze alma noktasında hareket etmesi gerekir. Seçtiğim karikatür de bu. Ben çok, hani çok trajik buldum aslında karikatür ama konuya çok uygundum. Gelelim Shiron aslana arkadaşlar. Eğer Shiron’unuz aslansa, eğer sahnenin ortasına çıkarsam ya da itilirsem herkesin benimle alay etmesinden ve rezil olmaktan korkuyorum der. Çünkü Shiron aslan ego ve gururla çok alakalıdır ve egosunun ve gururunun sürekli yaralanacağı durumlarda olmaktansa mümkün olduğu kadar kendindeki yaratıcılığı görmemeyi, kendini yok etmeyi tercih eder. Sıradanlaştırmaya çalışır kendini ama sistem onu kendisini sıradanlaştırdıkça ön plana çıkartır ve sürekli yansıla yüzleştirir. Shiron aslanın korkularını rağmen alması gereken ders. Alay edilmeye ve beğenilmemeyi göze alıp ben böyleyim, ben böyle güzelim, ben böyle yetenekliyim, ben böyle şahaneyim duygusuna geçmektir.
Ve bu da tabi ki onun gruplar içerisinde öne atılması, liderlik alması anlamına gelir ve bu da onun asla istemediği, hep korktuğu, kaçındığı bir şeydir. Her şeyi diğerleriyle beraber yapmak isterken hayat onu en istemediği şekilde sahnenin ortasına atar. Shiron Başak arkadaşlar, eğer çevremdekileri yönetmeye ve eleştirmeye başlarsam bir daha kendimi durduramamaktan korkuyorum der. Çünkü Shiron Başak o başağın organizasyon yönetim becerisi ve de manipülasyon enerjisini en yapamayan etkiyi çalıştırır.
Çünkü burada kendisini orda takdirde, insanları kendi haline bıraktığı takdirde kimsenin kendisine ihtiyaç duymayacağı gerçeğini kabul etmek zorundur. Aslında şunu diyemez, kimsenin aslında bana ihtiyacı yok, ben kendi kendine gelin güvey oluyorum dediği takdirde ben işe yaramıyorum, istenilmiyorum duygusu alt plan da çalışacaktır mitolojisindeki.
Dolayısıyla kimseyi kendi haline bırakamamak, bıraktığı takdirde sanki hayatı bırakıyormuş gibi bir duyguyla muhatap olma durumu söz konusu olur. Ve bu da o kişi için inanılmaz korkunç bir eziyettir. Çünkü yine alt planında istenilmemek, sevilmemek, tercih edilen olmamak korkusu yatıyordur.
Chiron, başak içinde karikatür bu arkadaşlar, insanları kendi haline bırakmayıp onlar için sürekli bir şeyler yaparak aslında ne kadar ihtiyaç duyulan insan olduğunu ispatlamaya çalışan etkileri Chiron, başak. Chiron terazi ise arkadaşlar, eğer aşık olma konusunda kendime izin verirsem, aşktan başka hiçbir şey yapamamaktan korkuyorum der. Şimdi bu ne demek? Çünkü terazi her zaman eşitlik ilkesi prensibi gereğinde kişinin ilişki için kendisini yok etmesine gidebilecek kadar bir zafiyet gösterdiğini anlatıyor. Ve Chiron terazi ilişkinin içerisine dahil olmaktan ve eşitlik noktasında ilişkinin içinde var olmaktan korkar. Çünkü ilişkinin onu içine alıp yutacağına dair bir korkusu vardır ve kendisini böylelikle yok etme potansiyeli çalışacaktır.
Bireyliği tamamen ölecektir. Bu noktada aslında Chiron terazi ilişki sorunları çok yaşar. İlişkileri hiçbir şekilde yolunda gitmez ve dengesizlikler yaşar. Dengesizlik yaşamasının sebebinde, temelinde aslında aşktan korkması, aşkın onu ele geçirdiği zaman kendisi olarak var edememesi duygusu vardır. Burada Chiron terazinin aşması gereken bütün korkularına rağmen aşkı kaybetme ihtimalini göze alarak kendisini seçmektir. Ben ilişkinin içindeyken de kendim olabilirim duygusuna geçmesi gerekir. Ve eğer bunun bedeli aşkı kaybetmekse de okey demesi gerekir.
Burada terazi olmadan önce kendi varlığını kefeye bir değer olarak koymayı öğrenmek zorundadır. Chiron terazi için seçtiğim karikatuz de bu. Evet, Chiron akrepler için söylüyorum arkadaşlar. Chiron akrebin içinde tabii ki Mars çalışıyor. Muazzam bir cinsel gücü ve onun getirdiği öfke ve yıkıcılık vardır.
Ve bu o kadar güçüdür ki Chiron akrep yani o içsel gücüyle birini öldürmekten korkar. Ve mümkün olduğu kadar aslında onun adım atmasını ya da o içsel motivasyonunu kendi içgüdülerini kullanmasını engeller. Çünkü akrebin çok güçlü bir içgüdüsü vardır. Bu noktada tabii ki Chiron akrepseniz eğer her türlü korkunuza rağmen kendinizdeki bir şeyi metaforik olarak
ya da birisini hayatınızda mecazi olarak öldürmeyi göze almaktır. Bu insanların üstünü kalemli silmek anlamına gelir. Bu bir gün birisine dönüp de ihtiyacım olur diye sürekli insanların kahrını çekmemek anlamına gelir. Bu yalnız kalmamak ya da ilişkide giden olmamak adına eziyeti kendisine çekmeyi anlatan bir kombinasyonudur. Chiron akrepler içlerindeki öfkeyi dışarı vururken yok eden enerjinin de onları ele geçireceğinden ve kontrolsüz bir şekilde hem kendilerine hem karşılığına zarar vereceğinden korkarlar. Burada bu potansiyelin kendilerinde var olduğunu görmek gerekir. Bu potansiyelin kendisinde var olduğunu görmek aslında insanın kendi gücünün farkında olması demektir.
Genelde Chiron akrepler hareket etme özürlü, ilerlemeyen ve sabit durmak için kendilerini çok zorlayan ama korkunç da büyük bir öfke çalıştıran yaşam deneyimlerine kendilerini açarlar. Chiron yay ise eğer Chiron yayın doğası gereği jüpiteryan enerji çalışacağı için özgürlük ve zenginlik peşinde olmak kendi doğmalarına çok tersdir. Çünkü özgürlük ve zenginlik peşinde oldukları zaman yersiz yurtsuz kalmaktan veya aç gözlüye düşmekten korkarlar. Halbuki orada bunların da hayat deneyimi içerisinde aslında normal olduğu ve bunların da deneyim olarak yaşanabileceğini kendilerine bekletmeleri gerekir. Ve özgürlük anlamında yüreklerin onları çağırdı bütün yollara korkusuzca gitmeyi göze almaları gerekir. Ama Chiron yayların korkunç ön yargıları vardır. Genelde el alem ne der türlü duygularla kendi önünü kesen arkadaşların hepsinde Chiron yay enerji vardır. Çünkü diğerlerine göre kendisini yargılar. Diğerlerine göre kendisine bakar. Ve böylelikle herkes ona işte o aç gözlü demesin diye işte o şöyledir böyledir demesin diye sürekli olarak kendisini aslında kendisine hiç ait olmayan durumlar içerisinde tutmak yolunda olur. Ve bu da onun özgürlüğü yaşayamaması anlamına gelir ve büyük eziyet çeker. Chiron kova arkadaşlar, Chiron oğulak pardon özür dilerim. Chiron oğulak ise hayattaki en büyük korkusu kendi yalnızlığını kabul etmektir. Çünkü kendi yalnızlığını kabul ederse kendisini bir odaya kapatıp orada kederden ölmeyi göze alması gerekir. Çünkü o oğulak sembolizmasında yalnızlık duygusuyla o kadar olamaz ki aman yalnız kalmayayım diye yapmadığı hizmet, herkes için uğraşmak, herkes için emek sarf etmek gibi bir davranışı ortaya çıkartır. Dolayısıyla insanlardan sürekli nankörlük tür konular çalıştırır. Ne zaman kendisinin bir ihtiyacı olsa kimseyi ortalıkta bulamaz ama birinin ihtiyacı olsa hepsinden önce o koşar. Şimdi neden? Chiron oğulak o kadar korkuyordur ki yalnız ölmekten ve bunu o kadar yaşamak istemiyordur ki bu korkusuyla yüzleşmesi ve gerekirse yalnız ölmeyi göze alıyorum demesi gerekir kendi içinde. Ve bu tabii ki bizim en önemli korkulardan biridir. Yani ölüm korkusu çok net bir şekilde Chiron oğulaklardadır. Chiron akreplerde öldürme korkusu elimde kalacak öldüreceğim. Chiron oğulaklarda yalnız öleceğim korkusu vardır. Evet onun için seçtiğim karikatür de bu. Ben çok gülmüştüm bu karikatüre. Kişinin kendisini kimseye emanet edememesi ama aynı zamanda yalnız ölmekten korkması. Chiron Koval ise arkadaşlar ne kadar sıra dışı ve tuhaf olduğumu görürlerse beni bir yere kapatırlar diye korkuyorum der. Ve o yüzden kendi orijinalliğini kendi bireyselliğini ve kendi özgürlüğünü yok sayar. Ve bu noktada hayatın içerisinde her yani deliliğine rağmen diyeyim o tuhaflının arkasından gitmeyi göze almalıdır aslında. Çünkü orası delilik ve dahilik arasındaki sınırdır ve her zaman Chiron Koval acaba ben deli değil miyim ya da ben niye bu kadar sıra dışıyım ya da ben niye normal değilim diğer insanlar gibi korkusunu yaşar. Ben niye uzaylı gibi hissediyorum kendisi korkusu yaşar. Hiçbir şekilde adapte olamaz içinde bulunduğu toplukta.
Ve mümkünse benim nasıl olduğumu görmesinler eğer görürlerse beni bir yere kapatırlar duygusu çalışır çünkü Kovalarda. Ve Chiron Kova için de seçtiğim budur. Kendisini ait hissedememe ve kimseyle bir olamama duygusu Kovalar için ölmekten beterdir. Ve nihayetinde Chiron Balık der ki eğer ağlamaya bir başlarsam kendimi durduramamaktan ve insanların benim ne kadar kırılgan olduğumu anlamasından korkuyorum der aslında. Ve Chiron Balık bunu örtfas etmek için aslında insanların karşı korkunç güçlü durmaya çalışır. Hiç olmadığı bir insan olarak ortaya çıkamaya çalışır. Çünkü insanların onu ne kadar acizsin diye nitelendirmesine tahammül edemez. İnsanlar tarafından zayıf görülmesine, kırılganlığının ortaya çıkıyor olmasına tahammül edemez.
İnsanların onun aciz olarak görmesi, kendisini görmek istemeyeceği tek yer olduğu için bu hayatta aciziyetini kapatmak adına sürekli insanlara için bir şeyler yapan, onlara her şeyin en doğrusunu gösteren, en yapılması gerekeni söyleyen enerjiyi çalıştırır. Halbuki Chiron Balığın da yapması gereken ben acizim, ben zayıfım demektir.
Yani aslında egoyu yerleri serip benim gücüm ya da potansiyelim budur diyebilmektir. Bir diğerinden yardım etme isteyebilmektir. Chiron Balıklar bir diğerinden asla yardım isteyemezler. Chiron Balık ama herkese yardım eder. Bana da şurada yardım et demek Chiron Balık için daha kötü, beterdir.
Ve arkadaşlar, tabii ki göksel kombinasyon açısından Chiron’un transit süreleri de çok farklı. Ortalama 50 yılda bir Chiron döngüsü yaşıyoruz biz. Yani siz doğduğunuz andan itibaren Chiron Chiron kavuşumu yaşayacağınız zaman 50 sene geçiyor. Ve fakat 50 yaşında o Chiron’u yaşadığınız zaman zaten bıngıldağınızın tamamlanma sırası 50 yaş oluyor ortalama. Yani artık acıyı hissetmediğiniz, kafatasınızın sağlamlaştığı sürede o şekilde sayılabilir. Ve fakat Chiron çok enteresandır. Ben de Chiron ile ilgili bu çalışmayı yaparken bunu keşfettim. Daha önce hiç dikkatimi çekmemiş. Bazı burçlarda özellikle ocaktan temmuz’a kadar olan burçlarda daha uzun kalıyor. Yani siz oğlak, kova, balık, koç, boa ikizler ve yengeçseniz Chiron daha çok kalıyor sizde.
Yani Chiron koç açısından. Ama siz yengeçten sonra yengeç, aslan, başak, teraz, terazi, akrep, yay, oğlak, kova, balıksanız ise Chiron burada daha az kalıyor. Yani aslında yörüngesi, o satürne, uranüs arasındaki etkinin ne kadar farklı çalıştığının bir göstergesidir. Evet şimdi Chiron’un evlerdeki anlamlarına da kısaca değinmek istiyorum. Sonra sözü olguya bırakacağım ve şifanın akmasına niyet edeceğim. Şimdi Chiron’unuz eğer birinci evdeyse ama tabi hemen burada yine parantez açıyorum. Haritanızı bilmek zorunda değilsiniz. Çünkü bu çalışmanın amacı her şeyden önce astroji dersi değil.
Ve fakat hiç olmaz haritası konusunda şöyle bir fikir sahibi olan insanların bile kolaylıkla anlayabilmesine yönelik bir çalışma olarak hazırladım ben bunu. Chiron birinci evde en önemli gereken konu yani kendinizde çalışmanız gereken konu, başkalarına verdiğiniz akılı kendiniz için.
Yani ele verir, takımı kendi yutar, salkımı diye Anadolu Özde işiyle söyleyebildiğimizde kişisel değerleri konuşurken çok güzel konuşmak ama iş kendisinde bunları uygulamaya gelince uygulamadaki yetersizlikler Chiron birinci evde sürekli canınızın yanmasına sebep olacaktır.
Chiron ikinci evde en önemli konu arkadaşlar, özdeğer duygusunun asla parayla satın alınamayacağı ve parayla eşleştirilemeyeceğidir. Çünkü Chiron’unuz ikinci evdeyse sürekli parayla ilgili bir can yangınınız vardır.
Paranız olunca ya da maddi gücünüz olunca kendinizi değerli zannedersiniz ya da öyle bir değer adledersiniz. Halbuki değer duygusunun parayla alakası yoktur. Benim varlığım yeter değer olarak demeniz gerekiyor. Bu dünyada bir karnımı doyurabilirim. Benim kendi varlığım yeter noktasına geçmeniz gerekiyor Chiron ikinci evde.
Chiron üçüncü evde iyileştirilmesi gereken konu kendimizi tam hissetmek için herhangi bir fikre, herhangi bir söyleme ya da herhangi bir çevreye ait olmak zorunluluğumuz yoktur duygusuna geçmektir.
Çünkü Chiron üçüncü ev kendi fikrini söylerse içinde bulunduğu aileye, kardeşlere, kuzenlere ya da neyse yakın çevrede istenilmeyen kişi olacağı duygusunu aşamaz ve kendisini bu şekilde tam hissetmeyeceği için ya da ait hissetmeyeceği için kendi fikrini söylemekten korkar.
Kendi fikrini söylemekten korktuğu için genelde sessiz kalmayı tercih eder ama olan şeylerde ona bir tür emrivaki çalıştırır. O yüzden kendi fikrini söylemekten korkmamayı seçmek Chiron üçüncü evin konusudur.
Chiron düncü evin konusu iyileştirilmesi gereken konu ailesiz olduğunu kabul etmektir. Belki annesiz olmak, belki yetim olmak, belki öksüz olmak ama ailesiz ve annesiz ya da babasız olsa bile kendi ailesinin, kendi kuracağı ailede bu şefkat duygularının var olabileceğini kabul etmek, kendi kökünü kendi yaratıyor olmak Chiron yengecin ana konusudur.
Hayatı boyunca bir ailem yok, benim arkamda babam yok, benim annem yok, ben zaten annesiz büyüdüm gibi gibi şefkat ve sevgi duyularıyla ilgili sürekli agitasyon içerisinde olmak yerine kendi ailesini kendi kökünü kuran olmayı öğrenmek zorundadır. Chiron beşinci ev için iyileştirilmesi gereken konu, kişi kendisine bir değer atabak için ya çocuk sahibi olmayı seçiyor arkadaşlar ya da sayısız aşk ilişkileriyle karşı taraf onu ne kadar severse o da kendisini o kadar seviyor.
Chiron beşinci evin konusudur. Eğer çocuk sahibiysen, çocuğun beni seviyorsa ben bir değerdeyim ya da benim hayatımdaki insanlar beni seviyorlarsa, bana aşık oluyorlarsa benim bir değerim var duygusu Chiron beşinci ev duygusudur. Bu noktada bir diğerinden sevgi yüklemesi yapmadan önce kendimi kendimden sebep seviyorum duygusuna geçilmesi ve bu duygunun iyileştirilmesi gerekir.
Chiron altıncı ev arkadaşlar insanları manipüle ederek yöneten olma enerjisindedir ve burada aşırıya ve abartıya kaçar ve insanları manipüle edip yönetme duygusundan vazgeçmeli ve insanları kontrol etmekten uzak olarak kendini kontrol etmeyi öğrenmelidir.
Her türlü aşırılığını kontrol etmesi gerekir çünkü Chiron altıncı ev aynı zamanda birçok sağlık konularının da şeker olsun ameliyatlar olsun, yetersizlikler olsun vesaire vesaire,
aba, anaroksiyolar ne bileyim bulümyalar yani birçok hastalığın bünyede olması anlamına gelir bu noktada kişi kendi aşırılıklarını törpülemeye seçmelidir.Helbuki o diğerlerinin aşırılıklarını törpül etmeye çalışır daha çok. Chiron altıncı evde hiç kimseye bel bağlamadan yani bir partnere ya da bir ortağa ihtiyaç duymadan kendisini de arka planda tutmadan kendi kimliğiyle ortaya koymayı öğrenmek zorundadır.
Chiron 7. evde olan insanlar genelde partnerleri tarafından yok sayılan adam yerine konmayan ilişkiler içerisine çekilirler bu noktada o ilişkide ki varlığını ortaya koyarak ilişkiyi kaybetmeye göze almak Chiron 7. evin kendini seçerek bunu yapacak tabi ki Chiron 7. evin konusudur. Chiron 8. ev kendi varlığını ya cinsel kimliğine ya da maddi koşullara bağlı olmalı.Yani ben erkeğim bu evi ben geçindiririm ya da işte ben erkeğim ben karar veririm ya da işte ben bu eve bu kadar para getiriyorum bu kadar söz sahibi olmam gerekir gibi
ben de bu evin elemanıyım bu evde benim de sözüm geçer gibi hani bir tür koşullara bağlamadan da zaten varlık noktasında değerli olduğunu kabul etmesi ve iyileştirmesi gerekir.
Chiron 9. ev diğer insanlarla kendi arasında fikir ve değer farklılığı olabileceğini kendini beğenmiş bu kalavet slope olduğunu ve diğer insanları ön yargılarıyla aslında küçümsediğini kendisinde anlayıp buradaki konuları iyileştirmesi gerekir.
Çünkü burada ön yargı çok fazla çalışır Chiron 9. evde ve kişi kendi gözünde kendisini olması gereken yerde görmediği için diğerlerine göre kendisini hep ayarlamaya çalışır. O yüzden mesela üniversiteyi bitirmeye çalışır, üniversiteye gitmeye çalışır, dil öğrenmeye çalışır. Neden? Çünkü kendi gözünde kendisi olması gereken yerde olmadığı için ve diğerlerine göre kendisini yargıladığı için hep bir şekilde kendini aşmak yolunda bir çaba sarf eder. Burada kendini beğenmişi çalıştırmadan olduğu kadarıyla zaten yaradılış, çünkü orası Jupiter’ın evidir, yaradıldığı şekliyle en doğru olduğunu kendisinde kabul etmesi gerekir.
Chiron 10. evde arkadaşlar, toplum önündeki prestij için her yol mübahtır noktasında başına olmadığı konular gelebilir. Ve toplum önündeki itibar zedelenmesin diye ya da kendisini o saygınlığı ya da o statusu bozulmasın diye kendisinden çok fazla taviz veren,
ilişkilerini bu yolda harcayan, kendi özel hayatını ihmal eden, ailesine eziyet eden enerjiyi kontrol etmesi gerekir. Toplumun ona yüklediği saygınlığa ihtiyacı olmalı. Gerçek saygının kişinin kendisine duyduğu saygı olduğu değeriyle yüzleşmelidir. Toplumun ona saygısız olması değil, kendime kendimin saygı duyması, kendi yaptığımı kendimin beğenmesi benim için önemli olmalıdır.
Chiron 11. evde arkadaşlar, kendi varlığınız için bir gruba ait olma duygusundan özgürleşmelisiniz. O grubun içerisindeki yönlendirilme duygusundan özgürleşmelisiniz. Ve kendi bildiğiniz yolda grubun kara koyunu olabilme potansiyelinizi idrak etmelisiniz. Dolayısıyla burada süreye uymamak aslında sizin için özgürlüğün çıkış yoludur.
Halbuki güven ihtiyacı, ait olma ihtiyacı Chiron 11. evde çok çalışır. Ve son olarak Chiron 12. evde kendi ihtiyaçlarını bırakıp, başkalarının ihtiyaçlarıyla ilgilenerek kendisi çözmesi gereken konulardan kaçtığının farkında olması gerekir kişinin.
Dolayısıyla kişi kendi sorunlarına ilgilenmek yerine, sürekli diğer insanların sorunlarını önüne alıp onları çözmeye çalıştığında kendisi ile ilgili hiçbir sorunu çözmemiş ve bir arpa boyu yol almamış olur.
Bu da onun aslında hiçbir zaman kendisine sıra gelmemesini anlatır. Hiçbir zaman kendisine sıra gelmeyen insan kendisi üzerinde çalışamadığı için hiçbir şekilde kendini ilerletemez. Ve böylelikle de aslında korkunç bir zayıflığa diğerlerine herkes gelişirken kendisi yerinde sayar, kendini hapsetmiş olur arkadaşlar.
Şimdi Chiron buçlarda ve evlerde kısmını bitirdim. Son olarak bir de retro enerjiden bahsetmek istiyorum tam kalsın diye. Chiron eğer retro ise haritanızda, içinizdeki enerji o kadar tututtur ki bunu düşünmekten dahi korkar. Burada saydıklarım var ya işte buçlar ve evlerde. Yani bırakın bunları cesaretli üzerine doğru gitmek. Böyle bir şeyin düşüncesini bile düşünmekten korkarsın yani yükseklik korkum var diyeyim. Balkona çıkmam gerekiyor, onunla yüzleşmem gerekiyor. Ben zaten o balkonun bulunduğu odaya girmek dahi istemem. Çünkü o benim asla düşünmek dahi istemeyeceğim bir korkudur ama hayat tabii ki özellikle retro enerjide, özellikle sizi balkonun pervazına çıkartır ki yüzleşmeden asla yaşamazsınız. Ama Chiron retro’nun şöyle bir faydası var. Öyle bir noktada göze alma duygusu Chiron retro’larda directlerden daha kolay çalışıyor. Bir kere o sınır geçtikten sonra yani o korkuyla bir kere yüzleştikten sonra göze almayı çok kolay aşabiliyorsunuz. Evet, kısaca progres’te retro’ya girer ise de göze alma duygusunu o süreçte belki biraz geri çekmeniz gerek bulabilir. Sistemin size neyi öğretmek istediğine bağlı olarak harita bir bütündür. Şimdi ben kendi konumu bitirdim ama eğer sorularınız varsa buraya kadar olan kısımlarda bir 5 dakika soru cevaplamak istiyorum. Seslerinizi açıyorum ama hepiniz lütfen aynı anda konuşmayın. Bunu sormak isteyen varsa dinliyorum. Anlamadığınız bir yer var mı? Evet, bu noktalar gelecek tabii içeride başlarsın. Slidesize gelecek. Geliyor ama. Geliyor. Anladım, geliyorum. Peki eğer sorunuz yoksa lütfen mikrofonlarınızı kendinizden kapatın. Ben bir şey sormak istiyorum ama. Tabii.
Şiron, ikizler burcunda benim haritamda çok iyi okuyamıyorum ama çıkardığımda. Sanki diğer burçalardan başka burçla mesela koş burcunun korkusunu daha fazla yaşıyorum. İkizler burcunun korkusunu değil. Zaten mesela 10. evim de tam olarak değil. Bunu anlatabildim mi? Şimdi tabii ki anladım. Şiron burada anlattıklarımdan daha farklı korkular yaşıyorum diyorsunuz.
Bu çok normal. Çünkü haritanızda şironun aldığı açılar olabilir. Kaldı ki şironunuzu yöneten gezegen Mercure, Mercure’un bulunduğu, burçun bulunduğu açılar olabilir. Bunların hepsi sizin hayat içerisinde o şironu anlattığı yani sadece burç ve ev konumundan farklı yerlerde algılamanız anlamına gelecektir.
Yani sadece burç ve ev konumu olarak değil yöneticilik açısından yönetici gezegeninizin nerede olduğu, hangi açılarda olduğu, çünkü şironu yönetiyor çok önemlidir. Başka soru cevabınızı aldınız mı? Evet teşekkür ederim. Haritanızı tabi hep söylüyorum. Astroji öğrenmek zorunda değilsiniz ama en azından temel seviye noktasında astroji bilirseniz
hani burçlar, evler, gezegenler, yöneticiler kendinizi okumak kolaylaşır. Kendinizi okumak kolaylaştığında durum olan konuların üzerinde çalışmak utansiyene zarar verir. Tabii ki burada haritalar bozundasınız, çalışmadık ama ben size yeni doğsam bu korkuların hepsi benimmiş gibi hareket ederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü zaten hepsini ben öyle alıyorum. Transit enerjiler söz konusu olduğunda, hayatın içerisinde sürekli olarak arkadaşlar şironunuza dokunan gezegen, o gezegenin iç açıları, o gezegenin yönetici burcu filan bizim o hiç farkında olmadığımız alandan zaten yumruk yememize sebep olur. Yani siz aslında orada sadece şironunuzu burç ve ev bazında öğrenmekle yeterli. O gelen transitlerde bunu değerlendirebilecek kadar açıkçası. Bu çok da büyük bir astroji bilgisi gerekmiyor. Hakikaten mesela kendi doktor raporunuz ya da checkup raporunuzu okumak için ne bileyim tıp fakültesi bitirmenize gerek yok. Ama en azından temel kavramlar hakkında bilginiz olsa çok da önünüzü görebilirsiniz. Başka soru var mı? Ben bir şey sorabilirim mi?
Tabii bir saniye ilk arkadaş konuşsun lütfen. Bir şey söyleyeceğim. Diyelim korkunun üzerine gittik. Sonucunu elde ettiğimiz durum ne olacak? Korkudan özgüleşecek bir şey mi? Çok sen rahatlama git. Korkudan özgüleşmek kadar büyük bir şey var mı? Yani insanın en büyük korkusuna özgüleşmek kadar büyük bir şey var mı?
Ve şu şekilde söyleyeyim. Şimdi korkunun üzerine gittiniz. Neydi korku? Örneğin sokakta kalırım, aç kalırım korkusudur. Tamam mı? Sokakta kalmayı ve aç kalmayı kabul ettiniz. Bu demek değil ki siz sokakta kalıp aç kalacaksınız. Bunu yapabilme gücünü kendisinde kabul etmek zaten sizin onu aşmış olmanız demektir. Yani balkona çıktığımda ben balkondan aşağı atlamayacağım ki zaten ama balkona çıkıp oradaki durumu görmeyi göze aldığımda zaten o korkuyu aşmışım demektir.
Amaç bu zaten. Korkular bir ilüzyondur arkadaşlar. Korkular gerçeklik değildir. Biz onları kendimiz yaratırız. Diğer arkadaş soruyor. Hocam ben Şiron’um, koç, retro birinci evde. Hayatım boyunca yani bundan 5 sene öncesine kadar işte ilişkiler açısından yalnız kalmaktan korktum. Ve dolayısıyla bir ilişkiden diğerine, bir ilişkiden diğerine şeklindeydi.
5 yıl önce ben boşandım. Boşandığımdan beri de yalnızım. Ve yalnızım bana da çok iyi geldiğini bu anlamda deneyimledim ve öğrendim. Bir anlamda acaba Şiron’u mu şifalandırmışım diye düşünebilir miyim? Öncelik olarak yaşınıza bağlı. Eğer yaşınız yaklaşık 45’e yakın. 48. Yani zaten Şiron’da ömrünüz gelmişsiniz. Bitmiş yani konu. Ama bizim amacımız şu. Yaşı çok genç olan arkadaşların önlerinde bir uzun yıl var. Yani 50 yıldan bahsediyoruz. Şiron Şiron’un döngüsüne gelmiş arkadaşın artık korkacak bir şey kalmamıştır hayatta. Ama siz 20’li yaşlarda olsanız, 30’lu yaşlardayken böyle miydiniz ya da o zaman düşünün kendinizi. Evet öyleydi. Buradaki konu bu.
Bunun ne kadar erken farkına varırsak hani genç arkadaşlar açısından o kadar o korkularla yüzleşmeyi ve oradaki durumları göze almayı seçersek aslında korktuğumuz başımıza gelmiyor. Merak etmeyin yani bunu söylemek. Ben aslında komple şunu söylemek istiyorum. Şiron’la yüzleşmekten korkmayın. Korktuğunuz başınıza gelmiyor. Önemli olan bunu göze aldım. Burada çünkü bir sesinden bir teslimiye çalışıyoruz.
Evet dinliyorum. Benim bir sorum olacak. Progres için de aynı yorumu yapabilir miyiz? Yaş döngüsü orada da etkili olacak mı? 48 yaş dediniz ya biraz önce. Yok 48’e kalmak zorunda değil. Ben çok samimi söylüyorum. Kendi şironumu 40’tan sonra çözdüm. Çünkü zaten bu işin içerisinde olmuş olmaktan kaynaklı bir şeydi. Fakat yaşam deneyimleri size gerçekten ikide bir dokunuyor. Hakikaten çözdün mü diye sizi test ediyorlar. Test edip onaylıyorlar.
O fişili yani 40-42 yaşında şironumu bitirdiğimi itiraf ediyorum. Şu anda şiron benim için ancak size anlatmak için var yani. O zaman aslında sizin biraz önce dediğiniz hepsini ben kendime ödev olarak alırdım demiştiniz ya. Progres de aslında bütün borçları da geziyor olacak değil mi bu durumda? Tabii ki alın bence zaten. Niye almayasınız ki? Bunların hepsi hayatın içinde olan şeyler. Yani hangimiz sonuna kadar aynı hal üzerinde kalıyoruz ki? Yani ben olsam ki ben öyle çalıştım samimi olarak. Yani şironunu nasıl çözdünüz diyorsanız ben şironu bütün evlerde ve bütün borçlarda olarak kabul ettim. Çünkü başka türlü hani bir açık kapı… Delikli peynir gibidir insan. Delikli peynirleri bilirsiniz değil mi? Hani büyük peynirlerde böyle kocaman kocaman deli olur. Bir deliği kapatıyorsunuz ama öbür delik açık kalıyor. Şimdi olmaz yani onu bir komple düşünmek lazım. O yüzden hani asloji ile eğer ilgileniyorsanız da bütün borçlarda ve bütün evlerde bu konunu zaten test edilip onaylanacağını bir kere bilmeniz lazım.
Çünkü konu şu, çok temel duygulara hitap ediyor. Bakın ailesiz olmak, istenmemek, sevilmemek, sokakta kalmak, acı çekmek… Yani fiziksel acılar da buna dahil, hastalıklar da buna dahil. Evet, teşekkür ederim hocam. Evet arkadaşlar şimdi bir 10 dakika artık ara veriyorum. Lütfen 10 dakika sonra olgu için hazır olun. Önce bir teta healingten bahsedecek.
Sonra işte yastıkla şifayı çalışacağız. Allah izin verirse. Ben de karşı koltukluğumda, koltukluğumda şekilde sizin gibi tekrar tekrar şiroluma şifalanacağım. Hepinizi sevgili öpüyorum.
Şimdilik hoşçakalın.
Hoşça kalın.