"Enter"a basıp içeriğe geçin

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 asgari ücretini açıkladı

YOUTUBE Habertürk TV kanalının
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 asgari ücretini açıkladı

isimli videosundan fısıltılanmıştır.

Bu tür içerikleri ve daha fazlasını görmek için videoyu beğenip abone olmayı unutmayın…
Yorumlara da yazının linkini paylaşarak bize destek olabilirsiniz.

Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=yRe4pcyedLQ.

3 ayrı toplantı yapıldı. Son toplantıda işçi tarafı talebini ilk kez açıkladı ve rakam açıkladı. 9 bin lira Türk işin talebi. Bu rakama işverenin verdiği henüz resmi bir yanıt, kamuoyuna duyulan bir yanıt olmadığını ifade edebiliriz. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün grup toplantısı sonrası bizlere bu rakamı sormamız üzerine bizlere verdiği yanıtla dikkat çekici. Öyle herkesin her söylediğine göre adım atacak halimiz yok. Sırtında küfe olmayanlar rahat konuşur ama bizim sırtımızda küfe 85 milyonun taşıdığı bir küfedir. Bunların hepsini düşüneceğiz ifadesini kullanmıştı Cumhurbaşkanı Erdoğan. 9 bin liranın altında bir rakam mı olacak? Hangi rakam açıklanacak? Bunu da biraz sonra görmüş olacağız. İşçi tarafının talebi 9 bin lira dışında başka talepleri de vardı.
Gelir vergisi dilimlerinin çalışanlar lehine düzenlenmesi ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması. İşveren tarafının da talepleri var elbette ki rakam dışında. Asgari ücrete hali hazırda yıl sonuna kadar işverene çalıştırdığı her bir işçi başına 100 liralık bir nakit destek sağlanıyor. İşverenin talebi bu rakamın yeni yılda da devam etmesi ve rakamın artırılması işte aslında belirlenecek asgari ücret rakamında bu tutarda belirleyici olacak.
100 liralık rakam yeni destek yeni yılda da devam edecek mi? Devam edecekse miktarı ne olacak? Bu soru da biraz sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla cevap bulmuş olacak. 100 liralık desteğin artması ve devam etmesi için de bir yasal düzenleme gerekiyor. Bu notu da hemen düşelim. Meclis takvimi de sınırlı elbette ki yıl sonuna kadar asgari ücret yayınlanmadan,
bu desteğinde yasalaşması gerektiğin notunu düşelim. Şayet işverene doğrudan bir destek olacaksa. Peki içinde bulunduğumuz yıl asgari ürete ne kadarlık zam yapıldı? Hali hazırda 5500 lira olarak uygulanıyor. Yine Aralık ayının sonunda geçen yıl aynı salonda bu kez üçlü mutabakat ile asgari ücret açıklanmıştı ve yüzde 50 bir zam yapılmıştı. Sonrasında Temmuz ayında yüzde 30 olmak üzere toplamda bir yüzde 80’lik zam söz konusu. Bugün net 5500 lira olarak uygulanıyor. İşverene maliyeti ise 7603 lira. Artık salonda hazırlıklar tamamlandı. Bulunduğumuz bu salona tarafların biraz sonra gelmesini bekliyoruz. İşveren tarafı geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan salona geldiğinde artık işveren tarafıyla birlikte 2023 yılında uygulanacak yeni asgari ücret kamuoyuna duyurulacak. Bizler de takip ediyor olacağız. Teşekkür ediyoruz Esra Nehir. Bize son duruma anlattı. Ama tabi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarına gözler kilitlenmiş durumda. Merakla bekliyoruz. Milyonlarca çalışanın beklediği asgari ücret ne olacak acaba merak ediyoruz. Hemen konuklarımı size takdim edeyim. Haber Türk yazarı Ahmet Skivanç bizimle birlikte. Ahmet Bey hoş geldiniz. Merhabalar hoş bulduk. Ve Pir İrres Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oral Erdoğan. Yine bizimle Oral Bey hoş geldiniz. Siz de nasılsınız? Teşekkürler. İyi yayınlar diliyorum. Çok teşekkürler. Şimdi Halil herkes bu karara kilitlenmiş durumda. Şimdi doğrudan 7 milyon çalışanı ilgilendiriyor. Ama dolaylı olarak hepimizi, tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişmeden bahsediyoruz.
2023 yılı için neler olacağını ya da ne kadar bir aslında insanlar parayla geçineceğini biraz sonra öğrenecekler. Oral Bey sizinle başlamak isterim. Şimdi beklentiler ne yönde? Nasıl bir rakam açıklanır? Sizin öngörünüz nedir bu konuyla ilgili? Bir kere çok yakın takip ettim. Haber Türk’te de paylaştık hep beraber. En asgari konuşulan hatalı bir durum var. 5500 lira yapılan asgari ücret temmuz ayındaydı. Evet. Yene başından itibaren enflasyonu baz alıp da yani ocak ayından itibaren 5500’ü onunla çarparak bir veri bulma gibi bir hata yapılıyor. Halbuki temmuzdaki 5500 yerine o bir senedir olan enflasyon 4200’ü baz alarak çarpılabilir. Böyle yaparsanız asgari ile çok düşük bir rakam değil aslında ama 4200 lira ile %70’lik bir yıllık enflasyon düşünürseniz 4200 ile 1.7’i çarptığınızda devlet adına diyorum en az 7100 lira açıklamak durumunda olacaktır. Birinci hani sınır olarak söylüyorum. Ancak 5500’e göre bakıp da çarpmaya kalkılırsa temmuzdan itibaren olan enflasyon baz alınmalı. O zaman da %20’yi aşmaz %15-17 civarı olur ki 20 bire kabul etseniz 7000 liraya daha yakın, 7000’in altında kalır. O yüzden doğrusu 4200’ü baz alıp en az 7100’lük olacağını anlayabilmek fakat diğer taraftan…
Ama Sayın Oral neden Ocak ayındakini kabul ediyoruz? Sonuçta yıllık enflasyon olarak değerlendirdiğimizde son rakamı dikkate almamız gerekmez mi? Şöyle geçen sene 4200 liraydı asgari ücret Ocak başı, diğer işimin Ocak’ta yapılan ve o günden bugüne enflasyon oldu. Yani 4200’den bugüne doğru geliyoruz. 4200’den bugüne de TÜFE’ye bakarsan genel bakarsan %70 enflasyon oldu dersiniz. Ve buna göre de 4200’e göre hareket edip bir düzeltme düşünürsünüz. Örnek 7200 dediniz. Ama 5500’ü baz alacağım derseniz bu Temmuz ayı maaşıydı biliyorsunuz. Temmuz’dan bugüne olan enflasyon da azalır da %20’dir. O da yine 6600-6700’e getirir ki daha az olur. Daha fazlasını baz almak daha doğru olur. O da 7100-40 olmuş olur. Ama bunları ben olsun diye demiyorum. Anladım.
Ben sizin yayınlarda dedim ki, üretici fiyatları tarafına baktığınızda çok net olarak enerjinin daha iyi etkilediğini, daha sert etkilediğini görüyoruz. Halkın da çok ciddi bir enerji maliyetiyle karşılaştığını da biliyoruz. Böyle baktığınızda TÜFE’yi baz almak tek başına yeterli değil diye düşünüyorum. O anlamda da ben en az %100’lük bir artışın gerekli olabileceğine inanıyorum Oya Hanım. Bir daha tekrar eder misiniz? %100’lük bir artıştan mı bahsettiniz?
Evet, 4200’e göre %100’lük bir artışın makul olabileceği kanaatindeyim bu aşamada. Ve 8400 civarının rasyonel olabileceği düşüncesindeyim. Devlet açısından bakarsak. Çünkü gerçekten de bu aşırı fazla vermek yanlış. Çünkü daha dün sayın çalışma bakan da biliyorsunuz, hemen yeni videoları paylaşılıyor. Biz enflasyonu da düşürerek sizin yaşamınızı rahatlatacağız anlamında mesajlar başladı. Demek oluyor ki biz iş gücü, asgari ücreti çok fazla artıramadık diye üzülmeyin. Esasla sizin alım gücünüzü artırmak için de önümüzdeki günlerde çok çaba sergileceğiz diye bir mesaj olduğunu zannediyorum. Bu anlamda ben 8300-4400 lira civarında bir rakam açıklanabilir diye tahmin ediyorum. Şimdi normalde Temmuz’a göre değerlendirdiğimizde %50’ye sanırım denk geliyor.
Cıvarlara denk geliyor dediğiniz rakam o da aslında herkesin kafasındaki bir beklentiydi. Bildiğimiz kadarıyla ya da tahminler açıklamalar o yöndeydi hem işçi hem de işveren tarafından. Şimdi Ahmet Bey size dönmek istiyorum. Birincisi sizin birazdan açıklanacak olan asgari ücretle ilgili beklentiniz nedir? Bunu merak ediyorum ve Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay 9000 TL teklifinde bulunmuştu.
Bu olmazsa masada olmayız demişti. Şimdi hem bu açıklamaları hem de dün Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları vardı. Bizim sırtımızda küfe var dedi 85 milyonun küfesi bizim sırtımızda böyle bol keseden atamayız dedi. Tüm bu açıklamaları değerlendirdiğinizde hem işçi hem işveren hem de Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını değerlendirdiğinizde nasıl bir rakamı öngörüyorsunuz? 9000 olabilir mi? Ne ifade ediyor sizin için bu rakam?
Evet aslında çok riskli bir soruya, riskli bir cevap istiyorsunuz. Az sonra yanlış çıkma ihtimali son derece yüksek olan bir durum ama ben kişisel olarak aslında 8500 civarında olabileceğini düşünüyordum bugüne kadar. Bakalım ne kadar isabetli olacak. 9000 lira olacak olsaydı Türk İş muhtemelen masadan kalkmayacaktı. 9000 işinin görmediği için Türk İş masadan kalktı diye düşünüyorum. Dolayısıyla dün Sayın Cumhurbaşkanı da meclisteki açıklamasında bizim sırtımızda küfe var dedi 9000 lira talep eden Türk İş’in talibi karşısında. Dolayısıyla 85 milyonun taşındığı bir küfeden bahsetti. 9000’in altında olacağı kesin artık.
Ama 8500 de ne kadar isabetli bir tahmin olur açıkçası emin değilim. Ama Sayın Erdoğan Hocamın az önceki Oral Erdoğan Hocamın az önceki hesaplamasını katılıyorum. Burada karşılaştırmayı işveren kesimi de aslında bu şekilde yapıyor. Ocak ayındaki rakama göre yapıyor. 4253 liralık rakama göre yapıyor.
Çünkü ocak ayından bu yana yaşanan enflasyonu dikkate almak gerekir diye yapılan Merkez Bankası’nın tahminde düşündüğümüz zaman işte Hilton enflasyonu %70’e yakın bir seviyede çıkarsa onun üzerine bir iyileştirme refah payı
eklendiği zaman 4273’in üzerine %98 yüzlük bir artış anlamına geliyor. Örneğin 8500 lira olursa tam olarak %99.8’lik bir artış anlamına geliyor 4273’e göre. Temmuz ayındaki 5500 rakamına göre ise %55’lik bir artış anlamına geliyor.
Yalnız şunu da ifade etmek istiyorum. Temmuz ayında Arazam konusu gündeme geldiği zaman AK Parti’nin ekonomi kurmayları o zaman şunu söylemişlerdi. Eğer biz Arazam’ı temmuz ayında yaparsak seçime doğru çok yüksek oranda bir artış yapmaktan kurtulmuş oluruz. Yani Arazam temmuz ayında yapılmamış olsaydı şu anda %100’lük bir artış olarak ifade etmeye aynı rakam belki ama yani birden bire %100’lük bir artış anlamına gelecekti ama şimdi yine aynı rakamı sözümüz oldu. Bu süreç daha yumuşatılarak mı sunuldu? Aynen evet yumuşatılarak zamana yayılmış oldu. Temmuz ayındaki 5500’ün üzerine %55’lik bir artış şeklinde daha seçim öncesinde enflasyon birikiminin bir kısmı seçim öncesi dönemine alınıp seçime giderken enflasyonun tedbicen nispeten daha düşük çıkmasını amaçlamışlardı. Öyle bir amacı AK Parti’nin ekonomi kurmayları o dönemde dile getirmişlerdi. Bu da benim sendi. Daha sonra işveren kesiminde bu şekilde onlar da katkıda bulundu. İşveren kesiminin de mutabakatıyla o tarihte 5500’lira zam yapıldı. Dediğim gibi karşılaştırmanın 4253’e göre yapılması durumda 8500’liralık net asgari ücret %100’lük bir artış anlamına gelecek.
Peki anladım. Şimdi oral bey size dönmek istiyorum. Çalışma ve sosyal güvenlik 3 toplantı yapıldı. Her zaman biliyoruz ki aslında 4 toplantıdan sonra karar açıklanır. Ama 3 toplantı yapıldı. 4. toplantıya gerek kalmadan Cumhurbaşkanı Erdoğan birazdan asgari ücreti açıklayacak. Şimdi şunu merak ediyorum.
Biz 3. toplantıya girmeden önce aslında açıklamalar doğrultusunda ortak bir uzlaşı çıkacağına inanmıştık. Zira Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgi’nin şu açıklaması önemliydi. Ümit ediyorum hem işçilerimizin beklentilerine hem de işverenlerimizin ödeyebileceği bir sınırdaki beklentiyi gerçekleşmiş oluruz. Biz 3. toplantıdan sonra asgari ücretin açıklanmasını bekliyorduk. Ama akabinde Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın açıklaması geldi. Tek aslında masada teklif sunanın en azından Türk iş olduğunu biliyoruz. Şimdi görüntüye bakıyorum. Tabii sizin yorumlarınızı çok merak ediyorum. Masada 3 tane koltuk görüyorum. Şimdi bu ne anlama geliyor?
Birisinde Cumhurbaşkanı olduğunu farz edersek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğunu farz edersek ve diğer tarafta da tiskin olduğunu düşünürsek işveren tarafının. Ne olduğu işçi kısmı masada yok mu? Eğer öyle olursa bu tabii ki politik ekonomi konusu olmuş oluyor. Ekonomiden politiğe doğru geçmiş oluyor. Bu net bir ifade eder. Buna siyasilerle bırakıyorum değerlendirmesini. Ekonomik anlamında baktığınızda ben sizin gibi aynı şekilde düşünmüştük. Madem uzlaşma çıkacağını bakan belif ifade ediyor ise önceden görüştü de sanki böyle bir ifade verecek. Eğer bu gerçekleşmezse de bakan belişi çok anlamlı olmaz diye düşünmüştük. Bir sonuç çıkması beklenirdi.
Yani şu anda bu da bir açıklamaya ihtiyaç duyan bir durum diye düşünüyorum bakanlık tarafından. Yani böyle bir imajı, beklentiyi sergileyip ondan sonra olmaması ilginç bir durum. Ve şu anda da masada gerçekten birlikteliğin oluşmaması Türkiye için ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Şimdi ben bir de şunu düşündüm. 9.000 teklif ettiklerime göre diye düşünür. Muhalefet tarafı da hep biliyorsunuz 9.000 ve üstü rakamlar söylediler. Muhalefet liderleri. Yanlış hatırlamıyorsam İYİ Parti 9.000 dedi CHP 10.000 civarı söyledi.
Şimdi şöyle 8.500 kabul etmiş olsalardı Selink Vanç’la benim düşündüğünüz gibi mantıken rasyonel olarak masada demek istiyorum. Uzlaşılırdı diye zannediyorum. Demek ki çok yakın çünkü 9.000’e yakın bir rakamda uzlaşma çıkardı diye zannediyorum bir finansi olarak diyorum.
Demek ki 8.500 ihtimalinin altında bir şey olabilir ek bir takım açıklamalarla kamuoyuna güven telkin söz konusu olabilir diye düşünüyorum. Böyle olursa da 8.000 veya 8.250 civarı bir rakamda açıklanabilir. Ben çünkü bilmediğim için sadece kişisel kanaatlerimi tahmin olarak söylemiş oldum. Peki oral ve yüzde 50 bir eşik mi sizce Türkiye için? Özellikle bu enflasyonda ve bu ekonomik durumda ne dersiniz?
Şu anda bir pik yaşadık. Gerçekten hem küresel anlamda ama daha çok da Türkiye’de enflasyonun zirve yaptığı bir süreç yaşadık. Bazı etkisi de kırılmış durumda olacak aralık itibariyle. Ocaktan itibari eğer bu iyi yönetilebilirse para politikası ve maliyet tarafında enflasyon kırılabilir.
Bu sefer bakıyorsunuz bakanların açıklamaları da artık enflasyon bizim önceliğimiz demeye başlandı. Demek ki enflasyon düşecek. Düşmek zorunda yani siz para hacmini parasal miktarı para dolaşmasını zaten düşürdüğünüzde devlet olarak biraz tüketim üretimi sıkarsınız. Ama yavaş yavaş da ekonomide biraz daha enflasyonun belli kırılmış olur zaten. Bu budur yani 2 artı 2 burada 4’dür.
Bu çarşıda bir sürpriz olmayacağı tahminine göre diyorum. Burada aşırı eğer iş gücü zammı yaparsanız daha sonra da enflasyon gerçekten belli kırılırsa sıkıntı olur. Onu sonraya bırakacağını düşünüyorum. Peki devam edeceğiz şimdi Esra neyle bir dönelim çünkü sanırım yeni gelişmeler oluyor. Esra seni dinleyelim mi?
Bu yetişe bir artık salonda tüm hazırlıklar tamamlandı. Bir kaç dakika içinde tarafların salona gelmesini bekliyoruz. Ekranlara da getiriyoruz. Kameraman arkadaşım Caner Dalgıç artık tüm hazırlıklar tamamlandı. Tarafların birkaç dakika içinde salona gelmesini bekliyoruz. Bu salonda biraz sonra açıklanacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir tarafında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin. Diğer tarafında da İşveren Sendikası Başkanı, TİS Başkanı Özgür Burak Akkol oturacak. Biraz önce aslında işveren tarafının işvere niyetine salona geldiğini söyleyelim. Ancak şu an bulunduğumuz salonda değiller. Bir tahmin yürütelim. Cumhurbaşkanlığına geldiler ve bir görüşme, öngörüşme yapıyor olabilirler. Henüz bu konuyla ilgili de net bir açıklama yapılmadığını söyleyelim. Biraz sonra gelecekler ve yeni asgari ücret rakamı belli olacak. Tabludan da anladığımız kadarıyla işçi tarafı toplantıya katılmayacak. Ve asgari ücret belirleme sürecinde muhalefet şerhi koyacak. Yeni asgari ücret işçinin onayıyla değil, işveren ve hükümet temsilcilerinin onayıyla belli olmuş olacak. Süreci hemen hatırlatacak olursak, bir Aralık’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in taraflarla yaptığı görüşmeyle başladı. Sonrasında resmi süreç 7 Aralık itibariyle başladı. 7, 14 ve 20 Aralık’ta Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplamda üç toplantı yaptı. Ve üçüncü ve son toplantıda işçi tarafı talebini açıkladı. Bu rakamda 9.000 lira. İşveren tarafından 9.000 liralık talebe ilişkin kamuoyuna yansıyan bir açıklama yok. Ama dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sorduğumuz grup toplantısı sonrası sorduğumuz soru üzerine 9.000 liralık talebin hatırlatılması üzerine böyle herkesin her söylediğiyle adım atacak halimiz yok. Sırtında küfe olmayanlar rahat konuşur. Ama bizim sırtımızda küfe 85 milyonun taşıdığı bir küfedir.
Bunların hepsini düşüneceğiz. İfadesini kullanmıştı. İşte Asgari Ücret nasıl bir mutabakatla çıkacak işveren tarafı onay veriyor. İşçi tarafı da ikna olacak mı rakama. İşçi tarafı da onay verecek mi? Bunu da görmüş olacağız. Tarafların başka talepleri de var elbette ki Asgari Ücret hali hazırda 5.500 lira olarak uygulanıyor. Bunun 100 lirası ise işverene verilen destekle verilen destekle sağlanıyor. Yıl sonunda bu destek bitecek. 100 liralık bir destek söz konusu. Yılbaşında da devam etmesi ve artması yönünde bir talep var işveren tarafının. Devam edecek mi? Bu rakam verilecek mi? Bu konuyla ilgili de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın biraz sonra açıklama yapmasını bekliyoruz. Artık salon hazır. Birkaç dakika içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve işveren temsilcilerinin salona gelip yeni rakamı kamuoyla paylaşmasını bekliyoruz diyelim. Sözü Ankara’dan İstanbul’a bırakalım. Esra Nehir çok teşekkür ediyoruz. Biz de birazdan tabi ki kameralarımızı çevireceğiz oraya ama konuklarımızla konuşmaya devam edelim. Oral Bey özür diliyorum sözünüzü bölmek zorunda kaldım. Şimdi lütfen siz devam edin açıklamalarınıza.
Evet sürenin kısıttığı artık herhalde açıklanacaktır. Türkiye ekonomisi bütün diğer ekonomiler gibi makro yönetilmesi gereken bir anlayışlıdır. Her tarafın talebi olacaktır. Her türlü taleplere saygılı olmak gerekir. Bu olayda da makro ekonomide üreten kesim var. Üretime destek olan işçi kesimi var.
Hem üretenin hem işçi kesimini refah anlamında mutlu görmek ana amacımız olmalıdır. Ülke refahını artırmak demek tüm tarafların refahını artırmaya çalışmak demektir. O yüzden de bu işi dengeli yapmak ve aynı zamanda da finansal istikrarı zedelememek gerekmektedir. Dolayısıyla ülkeye aynı anda da ekonomik moral motivasyonu yüksek tutmak gerekir. Üreticinin çalışanın çalışma isteğini kırmamak gerekir.
O yüzden bunlar hepsi dengedeyken siyasilerin gerçekten zor kararlar düşüyor. Ben uzun bir istişare dönemi olduğuna inanıyorum bu süreçte. Cumhurbaşkanlarında çok ciddi datalar olduğunu biliyoruz şu anda. Artık bu kadar bu noktaya geldiğinde en hakkaniyetli denge ne ise onu vermeye çalışacağını düşünüyoruz.
Açıklamadan sonra da tabii ki ayrı bir değerlendirmeler yapabileceğiz. Evet o zaman belki daha net değerlendirmeler yapacağız. Şimdi Ahmet Bey artık son sözleri sanırım soracağız birazdan Cumhurbaşkanı açıklamalar yapacak. Siz ne dersiniz özellikle işçi kesiminin masada olup olmayacağını biliyoruz ama olmazsa bunun yansımaları nasıl olur? Biraz önce Oral Bey de çok güzel bir cümle kurdu moral ve motivasyon da bu çok önemli aslında.
Hem işçi kesiminde hem işveren kesiminde. Aslında ne dersiniz nasıl yorumlarsınız masada özellikle işçi kesiminin olması? Şimdi bir seçim süreci de var önümüzde. Tüm bunları değerlendirdiğinizde nasıl yorumluyorsunuz? Evet işçi kesiminin muhtemelen toplantıda açıklama sırasında olmamak da birlikte toplantı sonrasında bir yazılı açıklama yapacağını tahmin ediyoruz. Bu konuda bir beklenti var.
Türkçin Asgari ücret tespit komisyonunda muharif kalması ilk defa olmayacak. Geçmiş 2000 yılından bu yana olan sürece baktığımız zaman 23 asgari ücretten 6’sında oy birliği sağlanmış. İşçi, işveren ve hükümet sadece 6’sında oy birliği içerisinde hareket etmiş.
Geri kalan 17’sinde Türk’e gelmiş. Çok özür diliyorum Mahmet Bey. Şu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı görüyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’i görüyoruz.
Üstisk Başkanı Burak Akkol’u görüyoruz. Biraz önce yaptığımız yorumlarda olduğu gibi Türk İş Başkanı Ergun Atalay masada şu an itibarlı yok. Yani işçi kısmını temsilen şu anda masada kimse yok. Evet Cumhurbaşkanı hazır mıyız diye sordu. Hepimiz tüm Türkiye hazır. Şu anda bekliyoruz efendim merakla. Aziz milletim, değerli işveren temsilcisi, kıymetli basın mensupları, sizlere en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Her sene olduğu gibi bu yılda önümüzdeki yılın asgari ücretini belirlemek üzere çalışan ve işveren temsilcileri, çalışma ve sosyal güvenlik bakanımızın nezaretinde bir araya gelmişlerdir.
Yapılan bir dizi toplantı sonunda çalışan ve işveren tarafları maalesef ortak bir rakam üzerinde anlaşamamışlardır. Hükümet olarak biz tüm tarafların tekliflerini ve gerekçelerini saygıyla karşılıyoruz.
Elbette her kesim kendi öncelikleri, kendi hassasiyetleri, kendi çıkarları doğrultusunda bir tutum ortaya koyacaktır. Bize düşen görev ülkemiz ve milletimiz için en doğru, en hakkaniyetli, en sürdürülebilir sonucun ortaya çıkmasını sağlamaktır. Ne emekçilerimizin haklarının yenmesine, ne de işverenlerimizin üzerine altından kalkamayacakları bir yükün bindirilerek istihdamın zarar görmesine rıza gösteririz. Meseleyi bu açıdan ele alarak taraflar arasında makul bir noktada uzlaşma sağlanabilmesi için samimi gayret sarf ettik. Gönlümüz çalışan temsilcilerinin de bugün aramızda olmasını isterdi. Ancak taraflardan herhangi biri katılmadığı için hem çalışanların alacakları en az maaş düzeyini hem de buna endekli pek çok geliri belirleyen asgari ücreti ortada bırakamazdı.
Nitekim geçmiş yıllarda da taraflar uzlaşmaya varamadığı halde hükümetçe sonuçlandırılan çok sayıda asgari ücret müzaykeresi vardır. Bu defa da öyle yaptık. Açıklayacağımız asgari ücret rakamı ülkemizin genel ekonomik ve sosyal görünümüyle de uyumludur.
Türkiye’de yatırım, istihdam, üretim, iracat ve cari fazla yoluyla büyüme gayretlerimizin en somut sonuçlarını çalışma hayatında aldığımız bir gerçektir.
Bugün ülkemiz 34,7 milyonluk iş gücüne karşılık 31,6 milyonluk istihdamla tarihinin en yüksek çalışan rakamına ulaşmıştır. Üstelik bu seviye kadınlarımızın iş gücüne katılımının rekor kırdığı bir dönemde yakalanmıştır. Küresel krizin gelişmiş ülkeleri dahi ciddi şekilde sarsıldığı bir süreçte Türkiye’nin kalkınmasını artırarak sürdürmesi tüm dünyada ilgiyle takip edilmektedir. Ülkemizin elde ettiği her kazanımı 85 milyon vatandaşımızın tamamının hayat kalitesini yükseltmek için kullanıyoruz. Çalışma hayatında sosyal yardımlara, yatırımların teşvikinden sanayi ve tarım üretiminin desteklenmesine kadar her alanda bu gayretin izlerini ve neticelerini görmek mümkündür.
Geçtiğimiz haftalarda kamu görevlilerinin ek göstergeden sözleşmelilerin kadroya geçilmesine kadar pek çok talebini bu anlayışla çözüme kavuşturduk.
Bugün de biraz sonra sizlerle paylaşacağımız 2023 yılı asgari ücret rakamını belirlerken aynı yaklaşımla hareket ettiğimizden kimsenin şüphesi bulunmasın. Memur ve emekli maaşlarında yapılacak artış oranlarını da bu şekilde tespit edeceğiz.
Adeta akrebin kıskacında yoğrularak gelişen, büyüyen, güçlenen Türkiye’nin gerçekten çok büyük fedakarlıklarla kazandığı imkanları her bir insanımızın emrine vermeyi sürdüreceğiz.
Aziz milletim, bilindiği gibi ülkemizde 2002 yılında bunun altını çiziyorum ve ısrarla söylüyorum.
184 lira olan asgari ücret bizim dönemimizde, bu da çok önemli, nominal olarak 30 kat, reel olarak 142, %142 oranında artmıştır.
Geçtiğimiz yıl başında asgari ücrete o günlerin şartlarını dikkate alarak %50 oranında artış yaparak net 4253 liraya yükseltmiştik. Sadece bununla kalmamış, asgari ücretten alınan gelir vergisi ve damga vergisini de kaldırmıştık. Ayrıca tüm gelinlerin asgari ücret kadar kısmını bu muafiyet kapsamına dahil etmiştik. Yıl içinde enflasyonda yaşanan yüksek artış bizi temmuz ayında yeni bir düzenleme ile asgari ücreti, hatırlayalım, 5500 liraya çıkarmaya yöneltmiştir.
Bütün bunları yaparken unutmayalım, sırtımızda bu devletin küfesi var. Alt yapıyla, üst yapıyla bu ülkede eğitimde, sağlıkta attığımız adımlar var. Bütün bunlarla beraber bu hesapları da ilmik ilmik dokuyarak yapıyoruz.
Böylece yıl içinde, asgari ücrette ortalama %80 ve kümülatif %95 oranında artış sağlamıştık.
Ülkemizi faiz, kur, enflasyon cenderesinden çıkarma mücadelemizin meyvelerini toplamaya başladığımız şu kritik dönemde hem hakları koruyan hem dengeyi gözeten bir yol izliyoruz. Ama tabi sırtında küfe müfe olmayanlar atıyorlar. Şu kadar veririz, bu kadar veririz falan diye. Çünkü bir sıkıntısı yok. At, nereye giderse gitsin. Ama biz çok hassasız ve 85 milyon nüfusu olan ülkemiz, ki bu yıl 1 milyonun üzerinde bir artış daha söz konusu nüfus olarak,
yani yıl sonu itibariyle nüfusumuzun 86’yı aşması, yakalaması mümkün. Bütün bunları ne yapacağız? Düşünmek durumundayız. Şimdi bu ayla birlikte enflasyon oranlarının hızla aşağıya düşüşüne şahitlik edeceğiz.
Enflasyonu inşallah yıl ortasında %30’lu, yıl sonunda %20’li rakamlara indirmekte kararlıyız. Ülkemizdeki her kesimden, her vatandaşımdan hesabını bu hedefe göre yapmasını istiyoruz.
Asgari ücreti belirlerken, hem geçmiş kayıpları telafi edecek, hem de önümüzdeki yıla dair enflasyon öngörümüzü destekleyecek bir yaklaşım benimsedik. Şayet beklenmedik bir tabloyla karşılaşırsak, tıpkı geçen yıl olduğu gibi yine bir ara düzenleme yapmaktan da kaçınmayız.
Ülkemizde her kesim gibi işçilerimizin, emekçilerimizin, çalışanlarımızın gelir ve refah seviyesini artırmış bir yönetim olarak, bundan sonra da hiç kimsenin hakkının zayı olmasına meydan vermeyiz.
Biz milletimizle birlikte varız. Milletimiz için varız. Milletimizle birlikte var olmayı sürdüreceğiz. Diğer tüm hususlar gibi, asgari ücretle ilgili adımları da bu hissiyatla atıyoruz.
Şimdi sizlerle birlikte önümüzdeki yılın asgari ücret rakamını paylaşmak istiyorum. Tabi bu süreçte gerek değerli bakanıma, gerek TISK başkanımıza hassasiyetle bu süreci sürdürdükleri için şahsım milletin adına kendilerine çok çok teşekkür ediyorum.
Net asgari ücret 2023 yılında inşallah değerli arkadaşlar, anlıyorum, net asgari ücret inşallah 8500 lira olarak aramızda mutabık kaldık.
Öyle mi? Evet.
Bu asgari ücretin öyle ki tabi işverene yansıması olduğu gibi bize de yansıması var. Bütün bu yansımalarını düşünerek bu adım attık. Böylece asgari ücrette geçtiğimiz yılın ocak ayına göre %94, temmuz ayına göre %50 oranında artış sağlanmış,
yıllık ortalama artış oranı %70 üzerinde gerçekleşmiştir. Yeni asgari ücretin çalışanlarımız ve işverenlerimiz başta olmak üzere ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Tekrar bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri de sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.
Efendim Cumhurbaşkanı Erdoğan asgari ücreti 2023 yılı için asgari ücreti açıkladı. Asgari ücretin net olarak 8500 TL olduğunu belirtti. Biraz önce de konuklarımızla konuşurken. Evet, Burak Hakkol konuşuyor. Evet, evet şu anda. TİSK Başkanı açıklamalarını dinleyelim mi? Evet arkadaşlarım şimdi sesi bir açsınlar. Üçüncüsü de işletmelerimizi ve üreticilerimizi ayakta tutarak üretimin ve istihdamın devamlılığının sağlanması oldu.
Dengeli ve sosyal tarafların tümüne fayda sağlayacak bir asgari ücreti.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir