Din ve felsefe çatışır mı, uzlaşır mı? Ahmet Arslan yanıtladı

Din ve felsefe çatışır mı, uzlaşır mı? Ahmet Arslan yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=bzvhmUlB4OM. felsefe deyince senin hep vurguladığın mesele batı felsefesi doğru peki doğu felsefesi yok mu? mesela hind toplumu veya çin toplumu uzak doğudaki bir takım toplumlar aslında o felsefe üzerinde inşa edilmemişler mi? yani şimdi brahmanizmi, şintoizmi falan…

Din ve felsefe çatışır mı, uzlaşır mı? Ahmet Arslan yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=bzvhmUlB4OM.

felsefe deyince senin hep vurguladığın mesele batı felsefesi doğru peki doğu felsefesi yok mu? mesela hind toplumu veya çin toplumu uzak doğudaki bir takım toplumlar aslında o felsefe üzerinde inşa edilmemişler mi? yani şimdi brahmanizmi, şintoizmi falan bunları bunlar da kendi içinde birer felsefe ve aynı zamanda efsane değil mi? tabii onlarda da efsane de var felsefede var evet sen doğu felsefesini felsefeden saymıyor musun?
hemen hemen saymıyorum kusura bakma işte söylüyorum yani çünkü bak felsefe denilen şey yunanda ortaya çıkan bir şey benim görüşüm o ama ondan çok da eski hindi felsefesi yok mu? yok canım yok ben onları kabul etmiyorum çin felsefesi de yok evet onları da kabul etmiyorum onları da tartışacak halim yok şu anda sende tamam tamam tartışmayacağım hayır sen ne diyor yani sen ne yapacaksın yani benim karşıma bu argümanla gelecek halin yok gelse de olsa tartışmam onu onu da sana söyleyeyim gelse de tartışmam hocam ne güzel aşağılıyorsun beni
estağfurullah ya sen derken sen değilsin burada teşkülü soğan biliyorum abi takılıyorum ya sen değilsin şimdi şimdi bakın o gerek hintte özellikle hintte çünkü çindeki biraz daha fazla felsefeye konfüçtürlük emin bile değiliz o bir din midir bir felsefemidir evet ama hinte biliyoruz bu panişatlar vedalar var orada biliyor yani bunlar henüz dini metinler bunlar hocam dini metinler de felsefi olamaz mı olurlar ama ortada felsefenin kendisi varsa ben niye dini metinleri felsef olarak kabul edeyim peki buddhizmi buddhizmi fazla bilmiyorum onun için onun üzerinde konuşmam ben şunu biliyorum ya bu benim bildiğim de şu zaten benim kendi bilgim de değil felsefeyle ilgilenenler
felsefenin menşeğini arayanlar felsefenin şeyde doğuda nasıl ortaya çıktığını araştıranlar büyük felsefet tarihçileri yani isimler işte üzerlerlerden bilmem breyelerden yok bilmem nelerden bak ya hepsi yunandan başlatıyorlar niye yunan’dan başlatıyorlar hatta bilimide yunan’dan başlatıyorlar hatta işte egekı ilan’dan başlatıyorlar millet okulundan başlatıyorlar doğru olarak başlatıyorlar bunlar talih doğru olarak başlatıyorlar e niye bundan başlatıyorlar çünkü bir takım ölçüler var
e canım batırlar bayılıyorlar yunanlara bir de bizim böyle saçma sapan şeylerimiz vardır hani zannediyoruz ki ulan batırlar yunanlara niye bayılsınlar bayılmıyorlar mı yahu niye bayılsınlar yani batırlar yunanlar hristiyan bile değil hani hristiyan onlar da bayılırlar atıyorum din kadeşi ya adamlar pagan yani batırlar için niye bayılıyorlar e çünkü bilim ve felsefenin ilk defa orada
ortaya çıktığını ve ilk defa zamanımıza kadar da işte o alanlarda biliyorsun gösterilen başarıların kendi modern çağdan itibaren orta çağın sonlarından itibaren o yarattıkları yeni dünyanın temelde olduğunu biliyorlar tabi sadece bilim ve felsefenin değil aynı zamanda estetik aynı zamanda şiirin de biliyorlar sanatın pek çok alanı sanatını da biliyorlar bilmem anlatabildim mi ama bu yana tartışmaların çok fazla
götürmeye gerek yok ben onları kabul etmiyorum kabul etsem niye kabul ediyorsun sen yani sen derken muhatabıma kabul ediyorum çünkü ben sevmiyorum bu şeyi efendim bu batıcılığı sevmiyorum ben ne yapayım sevmezsen sevme veya bu inancılığı sevmiyorum ya bana ne yunanlığında ben orada bile değil inancılığı ama sorun şu bütün dünyanın kabul ettiği şeyleri ben de kabul ederim eğer bütün dünyanın kabul ettiği
şeylere gene bütün dünyanın kabul ettiği standartlarla onlardan daha iyi sahip olarak karşı çıkarsam o zaman değiştiririm fikrimi meselem değil ki mesele değil şimdi demeyin ki niye Türkler felsefeyi sevmiyorlardı çünkü felsefeyi ihtiyaçları yoktu şeyin yerinden karşılıyordu felsefenin yerini kişi çok yine böyle konuşuyorum
bir taraftan edebiyat bir taraftan din dinin felsefeyi ihtiyacı var mı yok ya dinin felsefeyi ihtiyacı olmadığı gibi dinle felsefe en azından orta çağda belli bir süre sonra çatışmaya başlamış din yani istiyorsan işte bilinen o tanıdığımız adamlar istersen kelam okulu eş arı iler istersen bilmem hukukçular fıkırtçılar ne kim dersen
istersen ne yapmaya başlamışlar ya o arkadaş bu zındık işidir aynen böyle zındık işi bu yani kafir işi bize buna ihtiyacımız yok çünkü dinin temel paradigması bak tekrar ediyorum başka bir paradigma o o insan üzerine kurulu paradigma değil o tar üzerine kurulu
paradigma o tartışma üzerine müzakere üzerine argüman üzerine onları sevdetmek üzerine kurulu paradigma değil nitekimde gelişmemiş ihtiyacı da yok Osman’ın felsefeyi ihtiyacı var Allah’ını seversin bak cumhuriyeti bile ihtiyacı oldu tekrar ediyorum peki şeyin var mı mesela fransızların var mı eee fransız karların var mı ya da eee cermenlerin var mı felsefeyi yok da fransız burj vazisinin var niye var e niye var e çünkü şeye karşı kiliseye karşı laik düşünce doğal düşünce bilimsel düşünceyi tesis etmek için neye ihtiyacı var bilimsel zihniyete ihtiyacı var anlatabilme ama felsefe bilim değil o başka felsefeyi bilimde bilimin yapılmasına imkan sağlayan en yüksek entelektüel
meşruiyet çerçevesi felsefe kaldı ki bir zaman 19. yüzyıla kadar felsefeyle bilimden ait edilmezdi ben şimdi söylüyorum bunu platona arstitürelse baksan arstitürelse felsefeyi dediği zaman işte meşru bilimde sokuyor yani o bir şey ifade etmez şöyle diyelim entelektüel yüksek düzeyde kavramsal entelektüel faaliyet veya istiyorsan kantı kullanarak söyleyeyim iddialarını tezlerini akla dayanan kanıtlarla delillerle efendim meşrulaştırmaya çalışan bir entelektüel faaliyet bak ne diyorum bak bu çok güzel bir şey kendisini iddialarını akla dayanan kanıtlarla cazifi etmeye çalışan meşrulaştırmaya çalışan hakkı çıkarmaya çalışan bir faaliyet şimdi bunun olmadı bunun olduğu bir yerde felsefe var denesel bilim girince onu oradan kaldırıyor tabi ama felsefede iyi o akla yani çok geniş anlamda alırsan şimdi bakın ben şunu söylemeye çalışıyorum Fatih yani bilimle felsefe arasında ikisinde de kanıt var ikisinde de meşruiyet var ama felsefenin alanı bilimin alanına çok daha geniş olduğu gibi o dar anlamda kesin bilimsel faaliyet falan filan değil gündelik insan hayatı içinde yer alan her türlü deneyimizi her türlü birikimimizi her türlü tecrübemizi ele alarak onları kavramlaştırarak onlardan hareketle bir takım önerilerde bulunuyoruz demokratik olarak yönetelim Türkiye’yi
bu demokrasi iyidir neden insan haklarına önem verir neden bireysel diye ön planı alır güzel bunların hepsine bunlar bu söylediğim cümleler bilimsel cümleler mi gördün mü ya hak kavramı bilimsel mi daha da hak diye bir şey var mı güzel bilimde var mı yok ya bilimde hak olur mu anladın mı peki bizim hak kavramına ihtiyacımız yok mu var
var adalet kavramına ihtiyacımız yok mu kaç türlü adalet vardır düşünmeye ihtiyacımız yok mu var meşruiyet kavramına görüyor musun bilim konuşamadın bunları konuşamaz bilim konuşamaz alanı de iyi iyi kötü iyi rejim kötü rejim konuşmaya ihtiyacımız yok mu var bilim konuşabilir mi bunlar hangi bilim fizik mi kimya mı siyaset bilimi siyaset bilimi mi siyaset bilimi değilim siyaset felsefesi başka şeydir siyaset bilim
başka siyaset bilimi şey yaptığı şeydir deniz baykalı yani siyaset bilimi siyaset olgularının bilimsel incelemesidir siyaset ile ilgili değerlerin yönetim kötünü yönetim demokrasi adalet haklarla ilgili konuşmanın felsefi konuşma olmadığını söylüyorum şey bilimsel konuşma olmadığını söylüyorum sana peki mesela senin söylediğin de siyaset
felsefesi de hukuk felsefesi bir araya gelmiyor mu bir içeri geçmiyor mu orada hayır ya tabi bir araya geldiği yerler orada ona birbirinden farklıdır hukuk başkadır ama senin söylediğin de söylüyorum hukuk felsefesi başkadır hukuk felsefesi olmasa hukuk olmaz orada anlatabiliyor musun olur bizimki gibi olur bizimki gibi olur o zaman Türkiye’de eksik olanlardan bir tanesi de o hukuk felsefesi yok gayet tabii bizimki gibi olur meşruiyete ihtiyacımız var o değerleri o değerleri
okurmuş olduğumuz o kurumları okurumlarda koymuş olduğumuz o ilkeleri temellendirecek insan tecrübesinin ürünü olan ve haklılığı haklılığı temellendirme ihtiyacında olan
o tartışma sonucunda bir şeye ihtiyacımız var bu bilim değil bu şekerim bu felsefe