"Enter"a basıp içeriğe geçin

Doğum Haritanızda Pluto ve Anlamı! | Astroloji Sözlüğü | Astroloji Gurusu Duygu Demir

Doğum Haritanızda Pluto ve Anlamı! | Astroloji Sözlüğü | Astroloji Gurusu Duygu Demir

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=OlzSu5R3Jd4.

Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Sizlere Astroloji Sözlü videolarıyla tekrardan merhaba diyorum. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçuyorum. Geri döndüm. Geri döndüm. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Bugün neyi konuşacağız? Gezegenlerden devam ediyoruz. Bugün Pluto gezegenini konuşacağız.
Neden Pluto’ya geçtim direkt derseniz, hazır böyle büyük gezegenler ve hayatımıza yarattıkları etkiler ve döngülerden bahsediyorken bir Pluto’dan özellikle konuşalım istedim. Sonra Neptune ve Uranüs’te anlatacağım size ayrıca. Onları da takip edin derim. Şimdi Pluto bir jenerasyon gezegeni aslında astrolojiye göre halen daha gezegen. Biliyorsunuz astronomi Pluto’yu artık gezegen olarak saymıyor. Neleri anlatıyorum, ne demeye çalışıyorum şu anda? Biraz daha Türkçe anlatayım size hemen kısaca. Klasik astrolojide, yani 1700-1800’lere kadar olan astrolojide aslında bakarsanız çıplak gözle görülen gezegenleri baz aldığımız için Güneş’i ve Ay’ı da gezegen olarak kullanarak 7 tane temel gezegeni kullanıyormuşlar. Kullanıyorlar klasik astrolojinin içinde. Hangi gezegenler? Güneş, Ay, Mercury, Venus, Mars, Jüpiter ve Satün.
Güneş ve Ay ışık verenler. Bu ikili bizim kendimiz, kimliğimiz, kendi kimlik ışığımızı yansıtma biçimimizle ilgili. Mercury, Venus, Mars, Güneş ve Ay’la beraber bu beşli kişisel gezegenler karakter yapımızı gösteriyor. Nasıl tipte kişilerle, ne durumlarla karşılaşırız yine bunu anlatıyor ama karakter yapımızı gösteriyor temel olarak. Jüpiter ve Satün ise toplumsal gezegenler içine doğduğumuz toplumun o dönem, o yıl, o sene içinde
hangi alanlarda daha çok olaylar yaşadığı, vurgunun nasıl geliştiğini gösteren gezegenler. Bizim de aile yapımızı, kuralları, sistemi, düzenden anladığımızı, etik ve ahlaka bakış açımızı gösteren gezegenler. Bundan sonrakiler ise teleskopla beraber yani çıplak gözle görülmeyen teleskopla beraber keşfedilen gezegenler. Hangileri? Uranüs, Neptün ve Pluto. Bu üçlü Zodya’ı
bu üçlü şeyden düşünürseniz aslında güneşten uzaklık olarak düşünürseniz güneşten en uzakta olan gezegenler haliyle yörüngeleri, güneşin etrafındaki yörüngeleri çok geniş. Çok geniş bir yörüngeye sahip oldukları için de bizim Zodya’k dediğimiz, burçlar dediğimiz canlılar çemberini çok daha uzun sürelerde dönüyorlar. Yani bir güneş, ekliptik düzlemindeki Zodya’k çemberi, ekliptik düzleminde gözüken takım yıldızları
bir yıl içinde geziyorken yani her sene 3 aşağı 5 yukarı aynı gün aynı saatlerde güneş koç burcundan geçiyorken bu Pluto için yaklaşık olarak 248 senelik bir zaman dilimini alıyor. Keza, Uranüs’ün bütün Zodya’yı gezmesi yaklaşık olarak 84-85 seneye alıyor. Neptün daha uzun, Pluto ise en uzun 248 sene sürüyor. Bütün Zodya’yı, bütün burçları gezmesi. Haliyle bu üçlü bir burçta çok uzun süre kalan gezegenler.
Neptün, hep Neptün diyorum farkındaysanız dilim Neptün’e gidiyor. Uranüs’ü yaklaşık olarak 7 sene kadar bir burçta kalıyor. Neptün yine daha uzun sürelerde. Pluto’ya geldiğimizde ise yaklaşık olarak 12 ile 31 yıl arasında bir zaman diliminde bir burçta hareket ediyor. Uranüs’e dedim ki 7 sene, Pluto’ya dedim ki 12 ile 31 sene arasında. Neden böyle? Yani güneşin bir sene, bir burçta yaklaşık bir ay kaldığını
Zodya’yı bir sene de gezdiğini biliyoruz. Pluto’dan bahsettiğimizde 248 senelik bir Zodyak döngüsü diyoruz. Ama neden 12 ile 31 sene? Çünkü aslında Pluto’nun şu anda gezegen sayılmayışının, astronomiye göre gezegen sayılmayışının sebeplerinden biri de bu. Gezegenlerimiz güneşin etrafında eliptik düzlemde ama nispeten hep belirli olan bir yörünge üzerinde hareket ediyorlar. Dünyamız da öyle. Pluto’ya baktığımızda ise Pluto’nun oldukça tuhaf, yayvan, uzun, değişik bir yörüngesi var. Ve Pluto çok küçük bir gökcesi aslında ve taş kütlesi şeklinde. O yüzden bu haliyle cüce gezegen olarak geçen bir Sedna gibi, Eris gibi gezegenlerle astrolytler arasında farklı bir kategoride yer alıyorlar. Yörüngesinde tuhaf ve uzun olmasını aslında bu gezegen değil kararının alınmasındaki sebeplerden biri.
O tuhaf ve uzun yörünge bir yandan da böyle bir uzunlamasına olduğu için de zodiaktaki döngüye baktığımızda bazı zodiyak burçlarında daha uzun süre bazı zodiyak burçlarında ise çok daha kısa süre kalmasına gözlemlememize sebep oluyor. Ama kısaca Pluto 248 senede bütün döngüsünü tamamlıyor. Bu tamamladığı süre içinde bazı burçlarda yaklaşık 12 sene, bazı burçlarda ise yaklaşık 31 sene kadar kalıyor.
Hatta keşfedildiği günden bu yola baktığımızda sadece 7 tane burçtaki hareketini gözlemledik. Bütün halini de bütün burçlardaki hareket halinde henüz dünya olarak gözlemlemiş durumda değiliz. Şimdi bu bilginin de üzerine, bu 3 gezegen, Uranus, Neptune ve Pluto üçlüsü. Bu üçlü çok uzun süre bir burçta kaldıkları için belli dönemde doğan insan gruplarını yani belli jenerasyonların dünyayı nasıl algıladığını belirleyen gezegenler olarak geçiyorlar.
Örneğin Uranus şu anda Boğa burcunda, Pluto Oğulak burcunda. Bu dönemde doğan kişiler Pluto Oğulak jenerasyonu, Uranus Boğa jenerasyonu ve dünyanın içindeki farklı alanlardaki değişimleri hep beraber kolektif olarak hissediyorlar. Uranus Boğa jenerasyonu, paranın değerinin değişmesini, kripto paraları, depremleri, heyelanları, yer kaynaklarının değişmesini, emlân, gayrimenkulün değişmesini gözlemliyor.
Örneğin toprak, iklim, iklimle ilgili krizler, gıda fiyatları, gıda fiyatlarındaki değişimler, sabit kalması gereken her türlü kaynanın bir anda değişiyor olması ve farklılaşıyor olmasını gözlemliyor. Pluto Oğulak grubu ise kapitalin ve ekonomik sistemin önce çok güçlenmesini, sonrasındaysa da iyi olmayan kısımlarının töpülenmesi, yıkılması ve tekrar inşa edilmesini gözlemliyor. Bu dönemde doğan kişiler kolektiften bu bilgiyi alarak doğuyorlar. O yüzden bilinç hatlarında her zaman için sistem değişebilir, yıkılabilir, tekrar inşa edilebilir gibi bir bilgiyle hareket ediyorlar. Şimdi ne demeye çalışıyorum biraz da bunu anlatayım. Bizim haritalarımızda iki farklı versiyonda gezegenleri inceleyebiliriz. Bir şu anda gökyüzünde neler olup bittiği anlamında. Bir de doğduğumuz andaki gezegenlerin yerleşme ve konumu anlamında.
Uranüs, Neptün ve Pluto üçlüsüne baktığımız zaman bu üçlü bir karakter özelliğini değil, o anki toplumun duruşunu değil, kolektifin yani dünyanın nereye gittiğini anlatan göstergeler. Demek ki bu üç gezegen bizim haritalarımızda hangi burçta ise aslında biz doğduğumuz dönemde, bizim doğduğumuz dönemde, dünya bu alanlarda Uranüsiyen, Neptüniyen, Plutonik değişimlerden geçiyordu.
Haliyle bizim dünya adına, dünyaya dair, kolektife dair bilgimiz ve bilincimiz aslında bu üç geçişle bağlantılı. Tabii ki Pluto örneğin 2008’in Kasım ayında Oğulak Burcu’na geçti. Hala Oğulak Burcu’nda. 2023’te minnacık bir başını kovaya uzatıp geri çekilecek. 2024’ün başında tamamen kova burcuna geçiş yapmış olacak.
Yani 2008 Kasım’dan 2024 Ocalana kadar doğan herkesin haritasında Pluto Oğulak’ta. Şimdi herkes de aynı yapımı var, kolektifin dünyanın nereye gittiğine dair. Evet aynı bilgi var. Ama asıl önemli olan ne oluyor? Pluto hangi evimizde ise? Pluto kişisel bir gezegenimize dokunuyor mu, dokunmuyor mu? Dokunuyorsa neler oluyorsa, nasıl bir dokunuştaysa bütün bunlarla ilgili yorumlama oluyor. Kişisel haritamızla ilgili olarak Pluto evlerde yine ayrı bir videoda konuşuruz. Çünkü çok uzun yapmayın bu videoyu. Diğer taraftan şu anda Pluto gökyüzünde nerede hareket ediyorsa bütün birazdan bahsedeceğim tanımlarda, kalıplarda değişimi, dönüşümü bu burç alanında dünya olarak yaşıyoruz. Kendi haritamızda hangi evde ise o burç, biz yıllar boyunca o alanda köklü değişimlerden geçiyoruz. Şimdi bütün bunların hepsinin üzerinde bir Pluto ne? Onu konuşalım gerçekten de. Pluto dediğim gibi 248 yıl boyunca bütün Zodiyaktaki turu devam eden, çok yavaş hareket eden küçük böyle taş kütlesi gibi sıkı sıkıya bir gök cismi. Klasik astroloji de yok. Daha modern astrolojinin bilgilerinden biri. O yüzden de hem jenerasyonları etkileme anlamında hem psikolojik anlamda hem de karma evrimsel astroloji diye bir astroloji tipi var.
Bu astrolojinin içinde özellikle incelediğimiz bir gösterge. Peki, Pluto mitolojisini düşünürsek, eğer Pluto eşittir Hades, yerin altındaki kaynakları yöneten, ölüler diyarını yöneten Tanrı, Zeus yani Jüpiter, Pluto ve Hades yani ve aynı zamanda Neptün, üçlüsü, kardeşler ve satürnü anlattığım videoda anlatmıştım.
Onu da izlemek isterseniz linkini bırakırız yine size ama şey, satürn kendi babasının karnından kardeşlerini kurtarıyordu. Kurtardığı kardeşlerin içinde de Pluto yani Hades ve Neptün de vardı. Bu üçlü sonrasında Zeus, Pluto ve Neptün dünyayı ve Tanrılar katını bölüşüyorlardı. Zeus Tanrılar Tanrısı, Jüpiter Tanrılar Tanrısı oluyordu.
Hak, hukuk, adalet, bolluk, bereket neşeyi getirir halde Pluto, yer altını, ölüler diyarını sahipleniyordu. Neptün ise denizler ve sular, su kaynaklarını sahipleniyordu. Yani Pluto’muz mitolojik anlamda da ölüler diyarını koruyan güçlü ve karanlık bir karakter, biraz da manipülatif bir karakter. Peki anlamlarına baktığımızda Pluto ile beraber neyi düşünmeliyiz?
Pluto’nun haritamızda olduğu alanda veya transit geçmekte olduğu alanda değişim ve dönüşüm esastır. Kökten değişimin gerektiği alanları bize gösterir. Öncelikle şeyle başlayalım. Pluto haritamızda bir evde ve bir burçta yer alıyor. İşte hepimizinki bir yerde bulunduğu evde biz oldukça güçlenmek üzere kendimizi sağlam tutmak üzerine hırslı oluruz,
takıntılı oluruz, obsesif davranabiliriz, korumacı davranabiliriz, daha saldırgan davranabiliriz, güçlü olmayı önemseriz. Ancak günün sonunda öyle olaylar ve durumlarla karşılaşırız ki değer yargılarımızın çok da doğru olmadığı gerçeğiyle ya da tutumumuzun ve tavrımızın her zaman çok da iyi olmadığı gerçeğiyle yüzleşiriz. Ne vesilesiyle? Kayıplar, zorluklar, ölüm, kontrol dışı olaylar ve durumlar vesilesiyle. Yani Pluto haritamızda hangi evdeyse biz bu evin içinde, evin temasında güçlü olmak için elimizden geleni yapar, sıkı sıkı elimizde tutup kontrol eder bazı şeyleri ancak kontrol etmemize rağmen yokluğuyla elimizden alınıp gitmesiyle sınanırız. Neden elimizde sıkı sıkı tutmaya çalıştığımız alandır? Aslında dibinde Pluto’nun olduğu alanda, Pluto’nun temasında her zaman korku ve suçluluk hissiyatı yer alır. Farkında olmadan bizim büyüme esnasında derinde bir yerde ya da kolektifin enerjisinden alarak derinde bir yerde benim bu alanı sağlam bir şekilde korumam lazım. Korumazsam eğer başıma kötü şeyler gelecek diye hissettiğimiz o derin bilinçaltı inançlarımızı anlatır. Bazen der ki korkular vardır bazen içinde.
Bazen de der ki haritanın yerleşimi öyle bir şekilde kendimizi güçlü ve sağlam tutmaya çalışırız ki aslında içten içe farkında olmadan suçluluk hissettiğimiz vicdan azabı yaşadığımız alanları gösterir bize. Bu şey gibidir bazılarımızın dördüncü evinde Pluto vardır. Anne baba evi içinde sanki her yaptığımız her davranışımız ve bir şekilde gözlemleniyor ve kontrol altındaymış gibi kendimizi hissederiz.
O yüzden de bazı şeyleri daha saklı gizli sır halinde tutmak zorunda hissederiz. Ve bunun getirdiği bir içsel sanki ben istediğimi istediğim gibi yaparsam belirli zorluklarla karşılaşabilirim gibi bir vicdan azabı ve suçluluk hissiyatımız vardır. Gibi bir enerji var Pluto’nun. Pluto çok komplike çok katman katman olan bir enerji. En temelle baktığımızda Pluto hangi evdeyse güçlü olmaya çalıştığımız alandır ama üzerine daha fazla kayıplar yaşadığımız alandır.
Günün sonunda kendi davranış biçimimizi sahip olduklarımızı bırakmak zorunda kalırız ve büyük bir dönüşümden geçeriz. Bu dönüşüm bizim tekamülen ilerlememiz için ruhumuzun terbiye edilmesi için ihtiyacımız olan şeydir aslında bakarsanız. Bazı şeyleri bırakmayı öğreniriz. Bazı şeylerde çok hırslı olmamayı bazı şeylerdeki takıntılarımızı törpülemeyi öğreniriz. Ne vesilesiyle? Yaşadığımız kayıplar ve zorluklar vesilesiyle. Aslında ruhsal astroloji daha doğrusu soul centered astroloji diye geçiyor bu. Ruh temalı, ruhsal merkezli astroloji gibi, evrimsel astroloji gibi diye çeşitli çevrileri var. Bu astroloji bakış açısında Pluto bizim daha önceki hayat döngülerinde güneşimizin olduğu alanı anlatır.
Yani ego’umuzun çok güçlü ve sağlam bir şekilde geliştiği konulardır ancak hayat bize artık bu temaları elden bırakman gerekiyor. Bu hayatta artık başka konularda ilerleyeceksin der ve bizi bir güzel törpüler. Nasıl törpülemeler olabilir? Kökten halledilmesi gereken konular, kontrol dışı gelişen kadersel etkiler demiştim. Hatta şöyle söyleyeyim size ben hep bunu şöyle anlatıyorum çok zorlu bir plutonik geçiş alıyorsa o dönemde danışanım diyorum ki bunu şöyle düşün diyorum. Sanki benim jenerasyonum bilir 80’liler 90’liler falan bilir böyle daha yeniler bilmeyebilir. Eskiden bizim izlediğimiz bu şeyler Looney Tunes çizgi filmlerinde hep vardı böyle kahramanımız işte bir yerlerde koşuyor ediyor falan. O sırada bulldozer gelir, bulldozer üzerinden geçer kahramanın bir bozuk paraya dönüşür kahraman böyle yuvarlak bir pestili çıkar. Ama sonra tak diye yükselir ve daha güçlü bir şekilde hareket etmeye başlar.
İşte pluto böyle, pluto öyle bir geçiş yapar ki ya da haritamızdaki pluto öyle geçişler alır ki bizim çok sağlam çok güçlü hissettiğimiz bir anda bizi tak diye böyle ezer geçer. Her şeyi bırakırız ama oradan çıktığımızda güçlenerek işin içinden çıkarız çünkü pluto demek akrebik temelar demek, oroboros demek, kuyruğunu ısıran yılan tekrardan tekrardan dönüşerek ayaklanıp güçlenerek ben bu işi hallettim ya deyip işin içinden çıkmak demek.
O yüzden plutodan korkmayacağız. Plutoyu yönetmemiz imkansız. Pluto bizi yönetir, pluto bizim canımıza okur orası kesin. Ama plutonik geçişlerden sonra veya kendi haritamızdaki plutonun tetiklendiği dönemlerden sonra kimse bizi bir daha yıkıp geçemez o kadar sağlam bir şekilde güçleniriz. Hangi temalar? Karanlıkta ve gizlice yapılan her türlü şey yani gizli saklı her türlü mesele sırlar. Plutonun haritanızda bulunduğu evde bir sır vardır. Ya sırları siz tutuyorsunuzdur ya sizin sırrınızdır ya başkasının sırrınızı siz tutuyorsunuzdur ya da sizden gizli yönetilen ve arkanızdan çevren işler vardır ve bunlar bir gün ortaya çıkar arkadaşlar. Mafyoz işlerle ilgilidir çok böyle mafyavari işlerle. Özellikle dünya çapında baktığımızda ya da harita acayip derecede bunu veriyorsa suikastlar, ajanlar, casusluk, dedektiflik, örgütler, örgütlü suçlarla ilgili temalar var. Şimdi bu videoyla beraber bugün bir de sizin için Matahari’nin haritasını anlatacağım. Mafyoz İşler derken tam bununla bağlantılı bir haritası var.
Onun da linkini böyle bırakalım buraya. Neyi kastediyorum Plutonun mafyoz işleri çok iyi göreceksiniz o örnekte. Ölümler, kitlesel ölümler ve felaketlerle ilgili şey Pluton teması. Yaşam ölüm döngüsüyle ilgili. O yüzden hani zaten Pluton yer altını yönetiyordu ya. Mezar, mezarlıklar, ölüm teması, ruhun ölüme geçişine yardımcı olan her türlü karakter yani dua edenler olur, şamanik çalışanlar, şifa çalışması yapanlar, kundalina enerjisiyle ilgilenenler veya çok eski Mısır dönemlerinde olduğunuzu düşünün mumyalayanlar.
Yani bu temayla ilgili her türlü kişiyi karakter yapı olabilir. Metamorfoz ve ölüm ve dönüşümle ilgili olduğu için Pluto eğer bize anlattığı konularda biz değişimi ve dönüşümü görmüyorsak, haritada sağlık alanlarını da tetikliyorsa günün sonunda kanser gibi çok zorlu ve hücrelerin ölümüyle, metamorfozuyla aslında oluşan hastalıklara dahi sebep olabilecek nitelikte bir gezegen.
Yer altı kaynaklarıyla ilgili, o yüzden her türlü yer altı kaynağı, elmaslar falan dahi işin içine Plutoniumlar falan işin içinde Erosyonlar, yangınlar, depremler bu temayla ilgili tabu konularla bağlantılı, özellikle toplumun tabu olarak gördüğü konular ve özellikle cinsellik ve şiddetle bağlantılı. İşin içinde ensestler, tecavüzler, tacizler gibi her türlü zorlu meseleler, sadist eğilimler, çeşitli fanteziler de var her durumda.
Katliamlar ve toplu ölümlerle ilgili olabilir. Ölümle bağlantılı ve kötülükle bağlantılı olduğu için daha daha böyle deccal yani daha şeytanvari işler veya onlara bu alanda daha fazla odaklanan karakterlerle de ilgili olabilir.
Tutkuyla, takıntıyla, obsesyonla ilgilidir. Plutonum bulunduğu ev bizim çok güçlendiğimiz alandır ama tabii ki aynı zamanda çok güçleniriz, çok rekabetle, çok hırsla mücadele ederiz. Başımıza da arkadan çevrilen işler gelebilir her durumda.
En derin arzularımızı, hırslarımızı anlatır, güce dahi tanımımızı gösterir bize. Meslek olarak baktığımızda cerrahlar, kimyagerler, laboratuvar da çalışanlar, yine ölü ve ölümle ilgili, cinsellikle ilgili konularda çalışanlar, Zührevi hastalıklarla bağlantısı olabilecek konularla ilgili çalışmalar yapanlar, psikologlar, şifacılar, şamanik kökendi kişiler, arkeologlar, borsa simsalları, para yöneten, büyük para yöneten kişiler oldukça plütonik karakterlerdir.
Haritalarda Jüpiter-Pluto etkileşimi, özellikle kavuşumlar falan çok büyük para verir, çok çok büyük bir para verir. Büyük güç dediğim için aslında her şeyi abartıp diktatörvari olan kişileri de yine Pluto ile bağlantılı olarak görürüz. Güç için ve elde etmek istedikleri için manipüle edebilecek bir yapıyı verir her durumda. Rejenerasyondur, o yüzden tekrardan yapılanma gücünü verir.
Plütonun bulunduğu ev yıkılmayız. Yani yıkılırız ama oradan çok sağlam kalkarız. Gayet güzel bir yükseliş verir. Ruhun tekamülüyle ilgili olarak demiştim. Şimdi Pluto’nun bir uydusu var aynen bizim ayımız gibi. Adı da Charon. Neredeyse Pluto’nun yarı büyüklüğünde.
Pluto zaten küçük ama onun yarı büyüklüğünde bir uydu. Bu yüzden bu ikisinin hareketi aslında çok dualite diye geçer. Pluto iki farklı uçtaki arzuları anlatır. Evrimsel astroloklar, evrimsel astroloji ile ilgilenenler. Bir tarafında ruh der ki yaradan bağımsız ve ayrı olmak ister. Ayrı bir birey olarak varlığını ortaya koymak ister ama bir diğer yanıyla her zaman ruhun yanına geri dönmek ister.
Yani güç ve ölüm teması. İkisi bir arada. Pluto güçlenmekle ilgili Pluto ölümle bağlantılı. O yüzden de aslında bu Pluto ve Charon’un beraber hareketini bu iki arzunun bir arada bizi hem harhane getirmesiyle bağlantılı olarak yorumlamışlar. Keza şey düşünürseniz, bir çocuğun gelişim evresini düşünürseniz, aile diziminde çok konuşuruz bunda. Çocuk anne babadan ayrı bir birey olmak ister ama aynı zamanda anne baba tarafından bakıldığını, beslendiğini ve güven içinde olacağını her zaman bilmek ister.
Hatta bu Kovaçöy’ün kitabında yine böyle anlatırken örnekler veriyorum. Şey gibi, çocuk örneğin anne görüşü içinde ise, çok küçük dönemlerinde anne kendi görüşü içindeyse kendini çok huzurlu ve rahat hissetmeye devam edecektir. Ve bir başka yabancı gelip onu kucağına alsa dahi anne görüşü içindeyse kendini konforlu hisseder. Yani bir başkasıyla iletişim kurabilecek kadar özgüvenlidir ama aynı zamanda anneyi hissediyordur.
Bu ideal olandır. Ama anne ortamdan ayrıldığında böyle bir şey olursa çok daha endişeli, ağlayan, huzursuz ve konforsuz bir alanda olacaktır. Yani ikisini bir araya getirme. Zaten insan olmanın en temel şeylerinden biri değil mi? İlişki içinde olmak istiyoruz, bağlılık, aidiyet ve güven istiyoruz ama çok ilişki içinde çok uzun süre olduğumuzda da kendi özgürlüğümüze tekrardan ihtiyaç duyuyoruz. Evlilik içinde yani evlilik, aile, yuva, konfor, bağlılık muhteşem güzel ama evliliğin içindeyken de çok dip dip olduğumuzda biraz özgür kalayım diyoruz. İşte bunun gibi bir şey plüto aslında. Çok güç istiyoruz ama gücün getirdiği yoğun baskı ve manipülasyon ve kontrol teması zorlayıcı. O yüzden güç ve ölüm temalarını, hırs ve kaybetme temalarını bir araya getirmek gerekiyor plüto olduğunda.
Peki biz nasıl yorumlayalım diyeceksiniz? Onu duyuyor gibiyim. Plüto evlerde ilk konuşacağız ama size tavsiyem. Plüto çok uzun süre bir burçta kaldığı için birincisi plütonun haritanızda hangi burçta olduğunu elbette bakın ama o burçtan öte evine bir bakın.
Plüto hangi evinizdeyse bütün bu bahsettiğim güçlenme isteği, sırlar, kayıplar, arzular hepsi iç içe geçmiş durumda o evin temasıyla bağlantılı olarak. Bir sonraki videoyu beklemeyim derseniz de astrolojiyi kendi doğum haritanızda okuyabilirsiniz diye atölyeler canlı yayında onları da izleyebilirsiniz evlerin temalarını öğrenmek için. Yine evlere dair ne anlama geliyor diye ayrı bir videomda var onu da izleyebilirsiniz.
Yani plüto haritanızda hangi evde bir dönüp ona bakın. Buralarda büyük dönüşüm teması illaki yaşanacak. Plüto kareleri zamanında bunu da anlatacağım ayrı bir videoda. Bir diğerinde şuna bakmanızı tavsiye ederim. Plüto 2024’e kadar Oğul Akbucu’nun son derecelerinde olacak. Doğum haritanızda Oğul Akbucu’nda Yengeç’te, Terazide ya da Koç Burcu’nda son derecelerde 25-26 derece ve sonrasında gezegeniniz var mı?
Eğer ki gezegeniniz var ise önümüzdeki 2-3 sene sizin için çok büyük dönüşümler ve değişimler birazcık düzeni geride bırakma teması geliyor. 2023’ün 2. arası 2024’lerden sonra ise artık Kovay’ı konuşuyor olacağız. O zaman gelsin ayrıca konuşuruz tekrardan.
Evet Plütonik bir konuşma. Hepinizi öpüyorum. Görüşmek üzere diyorum. Sevgiler sevgiler arkadaşlar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir