"Enter"a basıp içeriğe geçin

Dr. Cafer Talha Şeker – Finansör Hanedanlar – Cumartesi Sohbetleri (9)

Dr. Cafer Talha Şeker – Finansör Hanedanlar – Cumartesi Sohbetleri (9)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=1WWPoMrzJSU.

Avrupa’da 19. yüzyılda bir enerji devrimi aşağı yukarı oldu. Aslında sanayi inkılabı diyoruz ya bir sanayi devrimi. O 18. yüzyıl sonlarında aşağı yukarı iyice şekillendikten sonra o dönemde devrim denen bir inkılap denen bir hadise yaşandı. Buharlı makina, buharlı makinenin itme gücü ortaya çıktıktan sonra yani siz burada bir şeyi yakıyorsunuz onun buharıyla burada bir mekanizma var bir pistonlar dönüyor
ve bir itme gücü oluşuyor ama çok kuvvetli bir güç yani birkaç yüz kiloyu taşıyabiliyor ve bunu birkaç saat boyunca yapabiliyorsa işte bu bir devrim oldu bunu İngilizler yaptı ve böylece o lokomotif trenler bundan ortaya çıktı tren yüzlerce senedir var olan bir şey yani ahşaptan yapılırdı demir yolu değil ahşap yolu yapılırdı bir kaç tane at vagonu çeker böylece yükler bir yerden başka biri taşınırdı. Tren yeni keşfedilmiş bir şey değil sadece sanayi inkılabında keşfedilmiş bir şey
değil ama onun mekanik demir olan metalik olanla demir yolu hattı sonra lokomotifini metalik yapmak orada kömür yakarak o ateşi buharı oluşturmak o mekaniği yapmak bu bir devrim oldu. Evet ve 1820’li yıllardan itibaren yine işte sanayi inkılabında da İngiltere önemli bir ülke ondan sonra zaten İngiltere süper güç olmaya başlıyor. Manchester Liverpool arası bizdeki Manisa İzmir gibidir.
Manchester ile Liverpool şehirler birbirine çok yakın. Birisi imalathanedir sanayi bölgesi diğeri de limandır. Bu şehirlerde ilk böyle insan taşıyan trenler yapılabildi. İnsan ve hayvan gücü olmaksızın yani kendi kendine gidiyor ve bu kısa süre sonra işte o furya’yı başlattı demir yolları artık İngiltere’de Almanya’da Fransa’da
Avrupa’nın her yerinde demir yolu projeleri başladı. Çok önemli projeler bunlar fakat çok pahalı çok masraflı bütün hükümetler de bunu yapmak istiyor. 1820’lerden sonra yani 1850’lere gelindiğinde 1870’lere gelindiğinde mesela İngiltere Fransa Almanya’nın ciddi bir kısmına artık demir yolu var. Her yerde nakliyat insan hareketliliği hızlandı. Fakat bu projeleri yapmak için o dönem finansör hanedanlar yavaş yavaş yükselmeye başladı.
Şimdi bugün küresel siyasette de bugüne belki gelecek vaktimiz olmayabilir ama bugün de 21. yüzyılda yine bir dönüşüm yaşanıyor. İşte bugün de yine o dönüşüme finansör olanlar o günde 19. yüzyılda o demir yoluyla Avrupa’nın her yerini donatma projelerinin finansörleri idi. Esas parayı oradan kazandılar. Orada çok büyüdüler. İngiltere Fransa arasındaki o Napolyon harpleri yaşanırken sermayeyi voleyi vurmuş
çok güçlü bir birikime ulaşmış olan meşhur Fransızların telavuzuyla Rocheltler, İngilizlerin telavuzuyla Rochelt ailesi. Bunlar malum 200 senedir en çok haklarında delikodu yapılan bir kısmı doğru olan bir kısmı yanlış olan en çok hakkında konuşulan mevzulardır. Biz şimdi tabi burada konuşacaklarımızı söylediklerimizi gerek Amerika’da Rockefeller şirketlerinin yükselişi gerek Avrupa’da Rochelt destekli şirketler ve bunların
arasındaki rekabet ve bunun orta doğuya etkisi ve nihayetinde Musul ve hilafete getireceğiz bu mevzuyu. Onların arasındaki rekabetle de alakası var. Musul ve hilafetin Türklerin elinden çıkmasının yoksa biz burada hani amihanetabirle zenginin malı züğürdün çenesini yorar demişler. Biz Rochelt’in sermayesi ve Rockefeller’ın ne yiyip içtiğinden ilgilenmiyoruz. Ama Musul ve hilafetin Türklerin elinden çıkması onlar arasındaki iş birliği ve rekabetle doğrudan alakalı bir mevzu. Ona geleceğiz belki sonunda ama ben buradan başlıyorum.
19. yüzyılda işte bu Avrupa’daki demir yolu projeleri yapılırken bugünkü karşılığı nedir mesela Çin’in yol kuşak projesi. Evet bugünkü yenilenmiş versiyonu durum daha dünyada küresel bir proje Çin’den Avrupa’yı bağlayan Afrika’yı da dolaşan bir proje. Demir İpek yolu demir İpek yolu diyorlar. Halbuki bir ticaret güzergahı var ama işte bunları yenilemek gerekiyor limanları yenilemek gerekiyor. Bir de yeni şehirler kurulacak şimdi 5G. Dolayısıyla o günkü şartlarda bu demir yolları finansörleri çok büyük para kazandılar.
En çok kazananı bu meşhur aile. Az önce bahsettiğimiz şimdi bunlar Avrupa’da yükseldi. Gelelim 19. yüzyılda Amerika’ya Amerika’da da petrol bahçeleri var adeta ve Rockwell şirketleri standart oil denen o büyük dev şirket Amerika’da tekel oluşturmaya başladı. Tek el oldu. Amerika’nın bütün eyaletlerinde Kaliforniya’dan Texas’a New Jersey’e bunlar petrolü bunlar alıyorlar.
Bu tekel oluşuyor çok büyük bir güç oluşmaya başlıyor. O dönemde tabii bu petrolden kerosel çıkarılıyor bu gaz yağı vesaire aydınlanma daha fazla. Yakut olarak henüz tam kullanılmaya başlamış değil ama aydınlanma olarak kullanılıyor ve sanayide başka işlerde de kullanılıyor. Dolayısıyla kıymetli bir emteha olmuş durumda petrol. Dolayısıyla Rockwell şirketleri Amerika’nın bütün eyaletlerinden bunu toplayıp piyasayı tekele almaya başlayınca Amerika’da petrol piyasası üzerinden yükseldi ve çok büyük bir güce ulaştı. Onlar aslında yatırımcıydı. Finansör farklı yatırımcı farklı. Finansör parayı ayarlıyor yatırımcı da o parayla alıp faizle bir yatırım yapıyor. Bu ikisinin arasında bir yerde de hükümetler var. Hükümetler de bunlarla iş birliği yaparak işi sürdürüyor. Şimdi Rockwell’liler yatırımcıydı fakat çok para kazandıkları için onlar da finansör olmaya başladılar. Yani bankaları olmaya başladı vesaire. Mesela bugün dünyada finansör aileler arasında onları. Bunların desteklediği şirketlerde yatırımcılar var bugün. Mesela bugün Exxon Mobil şirketi Rockwell’lilerin kurup geliştirdiği şirket bugün Doğu Akdeniz’de oraya gelmiş olan şirketlerden birisi. O rekabetin içerisinde bulunan şirketler. Bu şirketlerden de şimdi konuşacağız. Mesela bunların bir kısmı Orta Doğu’da doğmuş olan şirketler. İran’da Musul’da yani Total mesela bugünkü Total Fransızların bu Musul’da kurulmuş bir şirket.
Fransız petrol şirketiydi ama Musul petrolünü paylaşmak için kuruldu 1920’lerde. Şimdi oralara da geleceğim. Ben dolayısıyla bakın Avrupa’da bir finansör hanedan yükseldi. Amerika’da başka bir finansör hanedan yükseldi. Bunlar 20. Yüzyıl başlarından itibaren artık petrolün kıymetli bir yakıt olacağı tespit edildikten sonra bunlar bu sektörde rakip olmaya başladılar. Bu sektörde bunların bir rekabeti var.
Arada da İngiliz hükümeti, Fransız hükümeti, Alman hükümeti, Rus Çarlığı, Osmanlı hükümeti bunlar var. Burada aslında devlet siyasetiyle sivil siyaset bu sivil siyasetten kastımda sermaye sahibi bu büyük petrol devleri. Yani veya aileleri bu aile şirketleri. Yani finansör hanedanlarla siyasi hanedanlar diyorum ben. Mesela işte Osmanlı hanedanı Rus Çarlığı, İngiliz Krallığı, Fransa’da krallık
oldu Cumhuriyet, Almanya’da imparatorluk bunlar siyasi hanedanlar. Diğer tarafta da finansör hanedanlar yükseldi. 19. Yüzyıl boyunca finansör hanedanlar yükselirken eş zamanlı olarak siyasi hanedanların gücü de yavaş yavaş aşağı inmeye başladı. Ve 20. Yüzyıla girdiğimizde o siyasi hanedanların bazıları çöktü. İşte Osmanlı çöktü, Avusturya çöktü, Almanya çöktü.
İtalya da bir krallık vardı şeyden önce, ikinci dünya savaşından önce. Yani 1850’lerde İtalya diye bir devlet kuruldu, bir krallık olarak kurulmuştu. Bir İngiliz krallığı kaldı. En güçlü İngiliz krallığı kaldı. O finansörlerle ortak olarak en güçlü onlar kaldı.
Çünkü o sermayeciliğe uyum sağlayabilen, hatta onları teşvik eden, önünü açan bir de o olduğu için belki de.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir