Erbakan Hoca Elan Musk’ın Starlink Projesini Çürüttü | Spiritual Therapy |Synergy Kendiyas
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=nEknebIpRm0.
Kavalacılar. Bunlar insanları da kullanarak, insanların nefislerine müdahale ederek, onlara birtakım destekler vererek, keza yeni teknoloji ile alakalı bilgi vererek, para kazandırarak ve benzeri konularda veyahut da başka bir yerde durumları göstererek, bildirerek kendine bağımlı kıldığı insanlar var.
Ciddi saldırılar göndererek siyasetçileri, kirlerini ve düşüncelerini değiştirmek istiyorlar. Keza askerlerimizde de aynı. Ülkemizi koruyan, vatanımızı koruyan askerlerimize bile müdahale ederek, bunların da vereceği kararları değiştirebiliyorlar. İyi bir hamle yapacaktır, karşı tarafa zarar verecektir. Öyle mantıklı açıklamalar gelir ki vazgeçer, yapacağı takviği değiştirir. Ailelerine de olur. Çocuklarında sakatlık olur, aile geçimsizlikleri olur, farklı tuhaf hastalıkları olur. Çünkü ailesine problem varsa ailesini düşünmekten görevini aksatabilir. Veyahut da ailesindeki rahatsızlıklar doktora gitti olmadı, enerjiye gitti olmadı, okuttu olmadı gibi düşünüp, o kişiyi inançsızlaştıradabilir. Selamun aleyküm. İblisi şeytanı yapacak,
hamleleri anlamaya çalışıyoruz. Bunlardan kendimizi koruyalım diyoruz. Bunları tanıdıkça yapacakları saldırıları en azından tahmin ve öngörüde bulunup ona göre kendimizi koruruz diyoruz. Hastalıklar üzerine nasıl etkili oldukları, askerlerimize nasıl müdahale ettikleri, siyasetçilerimizi nasıl etkiledikleri, doktorlarımızı nasıl etkiledikleri gibi birçok, hatta şoförleri bile nasıl etkilediklerini, yani bizlere zarar verecekleri ne varsa bütün bunları yapıyoruz diyoruz. Daha sonra da,
şahsi olarak yapmak yeterli mi diye hiç düşündük mü? Neden söylüyorum? Düz sıradan bir insan bunları dinlediğinde belki efsane gelebilir, veyahut da korkutucu gelebilir, veyahut da inandırıcı gelmeyebilir, hayal ürünü zannedebilir, ne konuşuyorlar, saçmalıyorlar diyebilir. Ama bunlar hiçbiri pek bağlayıcı tarafı yok. Çünkü biz bunları Rabbimin izniyle algılayabiliyoruz. Ve algılayabilen de geniş bir kitle var. Hastalıklı problemli olanlar var,
farklı algılıyorlar ve rahatsızlanıyorlar. Çözüm arıyorlar ve bulamıyorlar, farklı noktalara gidiyorlar ama ne yapacaklarını bilmiyorlar. Yani keza enerjiye giden, keza hocalara giden, keza bunu meditasyon gibi farklı noktalarda insanlar bir şekilde çözüm arıyor. Çünkü hasta ve rahatsız. Doktora gidiyorlar, doktordan psikiyatri bölümleri özellikle ilaç önerebiliyorlar. Yani tıbın da bir yerde müdahale ettiği ki tıpsız olmaz. Kesinlikle doktora gidip doktordan sonra olması gereken veyahut da yanında olması gereken bir durum. Peki biz bunlara ne yapabiliriz, ne yapmamız gerekiyor? Yani devlet olarak, millet olarak nasıl yapmamız gerekiyor diye düşünmemiz lazım. Bizim gözlemlediğimiz ve tecrübelerimizin neticesinde anlayabildiklerim var. Şimdi kısa bir liste oluşturdum. Bu listede şu ana kadarki yaşantılar ve gözlemlemelerimin neticesine göre bunları anlatıyorum.
Öncelikle metafizikle alakalı bizim bir bölümümüz, bir kısmımız olması lazım. Neden olması lazım? Metafizik bunu maneviyatı da bu şekilde adlandırırsak da olabilir. İfrit şeytan kısmı da bunun içine girebilir. Yani enerji olarak bahsedilebilir. Sonuçta hepimiz birer enerjiyiz. Fakat Kabalacılar konusu çok önemli. Bu bize bir ders olmalı. Bunu çok çok eski binlerce yıldır hep ezelden beri kullandıkları için
ve bu Kabalacılar genel bir anlatımdır. Yani yuvarlak masa şövalyelerinden bahsedilir, farklı konulardan bahsedilir. Ama temelinde şu var. İblis ifritleri yönlendiriyor ki onların da komutanları vardır kendi arasında. Yani hepsi aynı seviyede, aynı yetkide, aynı özellikle, aynı güçte değildir. Aynı donanımda da değildir. Tecrübesi olan vardır, olmayan vardır, acemi olan vardır gibi. Bunlar insanları da kullanarak, insanların nefislerine müdahale ederekten,
onlara birtakım destekler vererekten, keza yeni teknoloji ile alakalı bilgi vererek, para kazandırarak ve benzeri konularda veyahut da başka bir yerde ki durumları göstererek, bildirerek, keza bazı zaman da yardımcı olarak. Çünkü yardımcı olur o kişiyi kendi bünyesine alır. Kendine bağımlı kıldığı insanlar var. Zaman sonra bunlar idealleri uğruna insanları yönetmek, köyü, mahalleyi, semti, ili derken, ülkeyi derken, kıtaları derken dünyayı yönetme uğruna zaman içerisinde kendilerini geliştirerek, yani bu bir anda olmadı. Binlerce yıldır hep üstüne koyarak geldiler ve şu anda neticesini görüyoruz. Buna da biz en yakın isim Kabala. Onlar bunu kullanıyor, yani metafizin negatif tarafını kullanıyorlar. Ve bunları Yahudilerde kullandılar, sonra bunları Hristiyanlarda kullandılar. Şimdi bizi de de kullanıyorlar ve neredeyse de başarılı oluyorlar. Dolayısıyla bizim bir metafizik sistemini, merkezini kesinlikle kurmamız lazım. Öyle ya artık savaşlar bile metafizik üzerine değil mi? Enerji dönemine girdik, enerji savaşları olacak deniliyor, metafizik savaşları olacak deniyor. Bunları anlatıyor. Dolayısıyla bizim kesinlikle genel bir merkez oluşturmamız lazım. Bu merkezde de bu konularda bilgisi olan, yani cinliyle görüşen olabilir, ifritten bilgi alan olabilir. Çünkü bunlar da var. Maneviyattan alan vardır veyahut da karışık, ekran açık, bağlantılar açık. Ne gelirse ondan bilgi alanlar da var.
Manevi olarak yetişmiş olanların başında olduğu bir sistem kurulması gerekiyor. Peki bunlar ne yapacak, nasıl hareket edecek? Bunların da içinde kısımlar olması lazım. İlk önce askerlerimiz ve siyasetçilerimizin üzerine de bunun içinde ayrı bir birim olması lazım. Çünkü merkezi yerden, kabalacılar ciddi saldırılar göndererek siyasetçileri, fikirlerini ve düşüncelerini değiştirmek istiyorlar.
Onlar çıkıp faydalı ve iyi bir şey anlatacaklarında iki kelimeyi yan yana getiremeyebiliyorlar. Veyahut da söylediğini toplumun üzerine gönderdikleri için toplum bunu farklı yöne çekebiliyor. Ya da bazıları da çekiyor direkt, toplum da onlara inanabiliyor. Geniş bir kitle bunu yanlış anlayabiliyor. Ama bir siyasetçimizin söylediği o değil ki, kast ettiği başka bir şey, iyi bir şey aslında. Anlamını değiştirebiliyorlar. Teza askerlerimizde de aynı. Ülkemizi koruyan, vatanımızı koruyan askerlerimize bile müdahale ederek bunların da vereceği kararları değiştirebiliyorlar. Veya korkaklaştırabilirler veya şüpheye düşürebilirler. İyi bir hamle yapacaktır, karşı tarafa zarar verecektir. Öyle mantıklı açıklamalar gelir ki vazgeçer, yapacağı taktiği değiştirir. Karşı tarafı etkilemiştir, az hasar alacağı yönü çevirmiştir. Ama onlar onu bilmiyorlar.
Aynı zamanda kabalacıların gönderdiği bu ifrit takımları bunlar geldiğinde, indiklerinde kişilerin, yani siyasetçi, asker veyahut da sağlık çalışımlar vesaire bunlara müdahale etmeye çalışır. Ancak herkese aynı değil. Emin olun askerlerimizin psikolojisi bozuluyor. Askerlerimiz travmalara giriyor. Girme sebepleri %99.9 bu yüzden.
Orada gördüğü, yaşadığı sıkıntılı anlarda zayıf anı oluyor. O anda onların da vücuduna giriyorlar. Tıbii olarak iyileşiyor. Kabalacıların gönderdiği ifritlerden bahsediyoruz. Bahsediyoruz. Evet. Yani veyahut da metafizik üzerine negatifleri kullananlar da diyebiliriz. Fark etmiyor. Aynı şeyi anlatıyoruz. Veya ifrit dersin veya cinni dersin. Aynı şey. Enerjiciler de elementer diye bahsediyor. Kimisi de anunakiler diye bahsediyor. İblis burada kendi adı anılmasın diye elementer ya da anunakiler gibi farklı farklı isimleri de söyletiyor. Çünkü cinlerle ilgili Hz.Kur’an’la geçtiği için Hz.Kur’an’ı da geçiyor. Bunlar var diye Hz.Kur’an’a insanlar dönüp araştırmasın. Öyle ya Müslüman olmayanlar bunları bulabilmek için Hz.Kur’an’a yani Goguldan bile aratsa dönebilir. Ayette bunu görebilir gibi isimlerini de değiştiriyor. Dolayısıyla bunların saldırıları sadece kişiye değil ailelerine de olur. Çocuklarında sakatlik olur, aile geçimsizlikleri olur, farklı tuhaf hastalıkları olur, ciddlerinde farklı böyle sıkıntılar olabilir. Birçok halleri olur, bunalımları olur, nefes almamaları olur, müthiş ağrıları olur gibi. Bütün bunlar ne yapıyor? Bu siyasetçilerimizi, askerlerimizi, doktorlarımızı, bunları etkiliyorlar. Ve onlara da zarar vererek aslında hedefi zayıflatıyor ve yavaşlatıyorlar. Çünkü ailesine problem varsa ailesini düşünmekten görevini aksatabilir. Veyahut da ailesindeki rahatsızlıkları doktora gitti olmadı, enerjiye gitti olmadı, okuttu olmadı gibi düşünüp o kişiyi inançsızlaştıradabilir gibi birçok haller olabilir. Bunlar kesinlikle bu korumaların genel merkezden olması lazım. Bir de normal musallatlar var. Yani bir gönderilenlerden bahsediyoruz.
Bir de normal etrafımızda bulunduğumuz bölgelerde yaşayıp da musallat olanlar var. Bunlara da ayrı bir birim kurulmalı. Çünkü diğerleriyle bunlar aynı değil, aynı direnci göstermiyorlar çünkü. Diğerleri ifrit takımından, musallat genelde cinlilerden olabiliyor. İfritlerden olursa da kolay kolay gitmiyorlar zaten. Velhasıl eğitimcilerimiz, bunlar da aynı. Okuduklarını farklı anlayabiliyorlar.
Özellikle din eğitimi aldıklarını düşündüğünde veya ayet hadis eğitimi aldıklarını düşündüğümüzde bunlar kişiye vesvese verebiliyor. Yani çok özel bir diğer saydıklarından daha fazla, en fazla eğitimcilere saldırı düzenlerler. Çünkü onlar ilmi anlatacak. Bakın eğitimciler diyorum, faydalı bir teknoloji üretecek olana da saldırırlar.
Sadece bunu dinini öğreten kişilerden bahsetmiyor. Eğitimcileri iyi bir doktor olacaktır, onu durdurmaya çalışır. İyi bir diş hekim olacaktır, onu durdurmaya çalışırlar. Buradaki amaçları insanlar hastalıklı olsun, problemli olsun, zayıflatsın ki inançlarını da etkileyebilsinler. Dini eğitim alanlara da vesvese vererek ayetleri, hadisleri anlatacak ya şüpheye düşürterek birbirine tezat oluşuyormuş gibi göstererekten kalplerine şüphe düşürürler. Manevi bağlantıları zayıflasın diye şüpheye düştüğü zaman bu sefer manevi hattı zayıflayacak. O farkı ifrit tamamlayabilir, zaman içerisinde tamamen keserek kendi ona bilgi verir. Verirken olduğu gibi inkar ettirerek değil, yani bir kişi Hz.Kuran’ı anladıysa namaz kılması gerektiğini iyi biliyorsa ona hiç bir zaman namaz kılma demez. Ya namaz vakitleriyle oynatır veyahut da imanını alacak başka bir konuda zayıf olduğu bir noktada bunu şüpheye düşürür. Bu ister düz bizim gibi Müslüman olsun, cami cemaati veyahut da iyi bir eğitim almış alimlerimiz olsun, bunu yapabilirler. Veyahut da alimlerimizin söylediklerini biz sıradan insanlar yanlış anlayabiliriz. Söylemek istediğini değil de ağızdan çıkan kelimenin birçok açıklaması vardır. Bize en ters gelecek olanı bize empoze edebilirler. Normal bir de ülkemizin bölge bölge, il il, sem sem manevi korumaya alınması gerekiyor. Bu defa hastalıklar da düşecektir, azalacaktır. Keza hastanelerde vücudun içinde canlı organizma vardır derler de, organizma var ama tespit edemezler. Biliyorum, karaciğer büyümesi diye ameliyat olacak kişiye bakıldığında karaciğerin üzerine yapışmış bu kalemun gibi oranın şeklini rengini almış görsel olarak bunu anlayamazsın. Zaten görüntünün ne kadar sıkıntılı olduğunu bunun gibi örneklerle anlatıyoruz içeride sohbetlerde.
Onu anlayamazsın ama onu biraz daha ilmi artmış olan farklı bir teknikle onu anladığında karaciğerin bir yere duruyor, bir kısmı hareket ettiğini algılar. Onu oradan çekip alabilecek imkanda varsa aldığında bir anda karaciğer aynı boyuta gelir. Karaciğere girip karaciğerin içine de sızdığı için köküyle birlikte çıkardıysa o kişi bundan sonra karaciğerle ilgili ilaçlar ona faydalı olur ve iyileşmeye başlar.
Ama diğer türlü ameliyat dahi edilse edileceği zaman oradan çıkar, edildikten sonra tekrar gelir ve karaciğer rahatsızlığı yine devam eder gibi konularla da karşılaştık. Yani tecrübeleri anlatıyoruz burada. Dolayısıyla doktorlarda ciddi bir şekilde doktorlara yardımcı olacak, yön verecek, donanımlı kişilerin de olması lazım.
Yani çok erzen bir yerde uğur var, alınamıyor. Maneviyat bu uğra müdahale edebilir veyahut da en hassas yerindeki ayrışımı yapar, sinirden olan ayrışımı yapar. Geri kalan da cerrah-i müdahale ile alınabilir. Bunları biz çok yaşadık. Çok da fazla raporlarımız var elimizde. Yani yaşanmışları anlatıyoruz afaki konuşmuyoruz. Bir de elektroniklere bir sistem kurmamız lazım.
Enerji oldukları için bilgisayar, tablet, cep telefonu yaşadıklarımızı anlatıyorum. Zaman sonra uydular veyahut da harp savunma sistemlerimizi gerçekten bozup farklı yöne çekebilirler. Sistem çok iyi çalışıyordur. Girdiklerinde, bu kabalacılar özellikle özel kamikaze dalışı yaparlar o makineye alete.
Onun sistemini anlık blöke edebilirler. Anlık blökeler, anlık problemi bulunamayan elektronik cihazlardaki arızanın sebebi budur. Bir süre sonra bakarsan yine çalışıyor ama bir bakıyorsun çalışmıyor tam lazım olduğu zaman. Sebepleri budur. Bütün ülkenin üzerine bir kalkan oluşturulmalı. Mesela size bir örnek verebilirim Sayın Erbakan Hocam ile ilgili.
Erbakan Hocamız ziyarete gittiğimizde yaşadığımızı anlatıyorum. Yani burada bir artı ve eksi Allah rızası için düşünmeyin. Allah rızası için bunu birebir yaşadık. Yaşanılan olayı anlatıyorum. Kabrini ziyaret ettik, dua okuduk. Yani her zaman diyoruz üzgünüm gerçekten ölüm yok. Sadece boyut değiştiriyoruz. Ruh hep yaşamaya devam ediyor. Sıratı da yaşayacak, hesap günü de yaşayacak, cehennemi de yaşayacak, cenneti de imanlı olanlar yaşayacak.
Ama yaşayacak. Burada sadece bu eti bırakıyoruz, ambalajı bırakıyoruz. Bak havaları sındı montumuzu çıkardık gibi bir şey. Devam ediyorlar ve Rabbimin makbul kulları ömrü hizmetle geçmiş olanlar da Rabbimin izniyle ve müsaade ettiği kadarıyla bir de burada yaşarken hangi eğitimi ve ilmi aldıysa onun üzerine hizmete devam edebiliyor.
Bunu biz birçok farklı Allah dostlarından maneviyatta manevi ordunun içindeki görevlerden bunları anladık. Burada eğer iyi bir katipse ona göre konuşuyor. Ama maneviyatı var, müsaadesi var. İyi bir hatipse ona göre, iyi bir hadis eğitimi aldıysa ona göre. Ama bir teknoloji üzerine eğer varsa burada donanımı orada da buna göre bahsediyor. Ki gittiğimizde duamız ettik, hediyemizi gönderdik.
Kabire gidip de oradakilerden kullardan bir şey istemek üzere gidilmez. Bunu da karıştırmayalım. Ama gideriz, hediyemizi, dualarımızı göndeririz veya onların adına sadaka veririz, dua ederiz. Onların iletilmesini Rabbimden niyaz ederiz. Ve gidip dualarımızı ettikten sonra bir anda bir boyut açıldı. Erbakan hocam söylediklerini aktarıyorum kısmi olarak. Bundan dediği yapılmalı. Bundan dediğinin de görselini veriyorum. Şöyle bir kar biçiminde içinden beyaz, içinde tomurcukları olan bir çok yoğun olduğu da belli bir nur demeyeyim ama nur değil. Yani o farklı, nurun görüntüsü farklıdır. Parçacıklardan oluşan bir ışık üzmesi gökyüzüne çıkıyor.
Hocam nedir bu dedim? Bu dedi sahip olunursa bu yüzyılın yani son çeyreğine yani 2075’lerden sonra eğer bu dedi bulunursa bunu bulan dedi dünyadaki hakimiyeti eline alır. Alamasa bile söz sahibi olur dedi. Hocam dedim bu nedir, ne işe yarar, nasıl olur? Bu dedi buradan çıkan gök kubbeye bir noktaya geldiği zaman açılır ve dairesel olarak açılıyor.
Ve onun bulunduğu yerde, iç Anadolu bölgesinde bir yerde bir anda Türkiye ve denizler her taraf belli daire olarak iniyor, kapatıyor. Yani bir çeşit gök kubbe olmuş gibi oldu. Ama gök kubbe havada kalır ya burada uçları bir noktadan sonra iniyor. Bu dedi belirli bir noktaya gittikten sonra dedi bu açılıp dağılıyor ve her tarafı kaplıyor.
Peki dedim hocam niye bu yani ne yapmamız gerekiyor? Bu dedi zaman sonra uyduları etkisiz hale getirecekler. Şu anda olan tüm sistem çökecek. Sistemin çökmesi demek hiçbir silahınız çalışmadığı gibi, hiçbir aletiniz çalışmadığı gibi ülke tamamen teslim olmuş olacak.
Peki nedir, ne iş arar bu? Bu dedi bir çeşit kubbe oluşur. Buradan sinek dahi girse bu kubbeye üzerindeki tüylerini sayabilirsiniz, kıllarını sayabilirsiniz.
Bunun içerisinde yerden vereceğiniz akımla ister iletişimi yani anladığım internet dahil, haberleşme dahil, istediğiniz iletişimi ve enerjiyi yani elektrik de dahil bütün her şeyi kendi hakimiyetinizin içerisine bunu ulaştırabiliyorsunuz.
Aynı zamanda dışarıdan gelecek olan saldırılarda yani bir uçak girdiği an her ne olursa olsun onu kontrol altına alıyorsunuz. O sistemin içine girdiği an dışarıdaki tüm akımlar kesildiği için o da tamamen sizin kontrolünüze geçiyor. Dedi bu nedir, hangi maddedendir, nasıl olur, ne olduğunu tabi ki zaman sonra teknoloji ve bilim bunu bulacaktır ve çözecektir. Şimdi bunu niye anlattım? Zamanında elektrik bulunmadan önce de kişi dur ben bugün elektriği bulayım icat edeyim demedi.
Ne yapacağını böyle biliyordu. Tamam onlar belki iblisten ifritlerden aldılar çünkü açık olan pencereye şeytan geliyordu ama manevi olarak gelen kısmı da var. Mikrop yokken mübarek demiş ki Allah dostu gözle görülemeyen canlılar var demiş değil mi?
Tamam ne zaman sonra başkaları bunu buldular? Bulan kendi ismini koydu ama bu zaten söylendi ve bunun gibi teknolojilerde dönemi ve zamanı geldiğinde bunlar bildiriliyor Rabbim tarafından. Düşünebiliyor musunuz?
Uydularımızı vuracaklar ve biz kuracağımız bu sistemle elektrikten tut da enerjiden tut da internetten tut da savunma sistemi mekanizmasını tut da ve bir şey daha var madde transferi. Maddeyi o enerji ağanın içinde önce bir araba düşünelim. Bu arabayı bir uygulamayla çok minik bir hale düşürülüyor. Gönderilmek istenelim şimdi e-postaları göndermiyor muyuz adreslere veya kargolar. Gönderiyorsunuz gönderdiğiniz yerde ulaşıyor maddesel olarak ulaşıyor enerji transferi gibi madde transferi gibi.
Ulaştığı yerde de orada tekrar eski boyutu ve ölçüsüne hiçbir rahatsız çizgi olmadan ulaşıyor ama taşırken yoğun enerji harcamaması için onu küçültüyorlar. Şimdi bize çok afaki gelebilir değil mi?
Yani bundan 100 sene önce telefonu anlatamazken cep telefonunu hiç anlatamazdık ama oldu mu? Oldu. Bütün bu teknoloji ve birikimler de Rabbin tarafından bildiriliyor ancak şeytan başarılı olduysa gayret ediyorsa kendi tarafına maneviyata destek verip manevi halini insanlar yükselttiyse manadan da onlar alıp kendi tarafına bunu iletebiliyor.
Peki iletle iş mi bitti? Hayır bitmedi. Bundan sonra da çalışmaya gayret lazım. Bunun için mühendislere ihtiyacımız var. Fizikçilere ihtiyacımız var değil mi? Kimyagerlere ihtiyacımız var.
Astronomi bilgisi olanlara ihtiyacımız var. Hepsine ihtiyacımız var. Bu ihtiyacı olan beyinleri biz neyle koruyacağız, nasıl koruyacağız? Var mı bir önerimiz? Çünkü gelen beyni bozuyorlar, gelen beyni zehirliyorlar, hasta ediyorlar, psikolojik problemleri oluyor veyahut da bir şey konuşuyor, anlatıyor, iyi bir noktadan yakalıyor, devam ediyor.
Bir süre sonra aile geçimsizliği, sıkıntı, intiharlar, kazalar yani trafik kazalarında bile kişinin beynine girdiği zaman hakimiyeti kaybedip kaza yapabiliyor. Çok kolay uyguladıkları bir nokta bu.
İstediği yerde ki dünyada, istediği yerde ki kişiyi gönderip o kişiyi kullandığı bir iş makinasıyla veyahut da araçla herhangi bir şeyle onu kendine zarar verdirebiliyorlar. Biz bu teknolojileri, bu gelişmimizi yani evlatlarımızı, daha evveliyatı dinimizi nasıl ayakta tutacağız ve koruyacağız?
Bütün bunlar için bizim kesinlikle metafizik merkezini kurmamız lazım. Peki bunları nereden bulacağız? Yani bunlar herkesde var mı? Birçok insan da var. Kimisi hasta rahatsız ne olduğunu bilmiyor. Kimisi algılıyor algıladı, iblis olabiliyor, şeytan olabiliyor, ifrit olabiliyor. Onun ne olduğunu da bilmiyor. Bir tarafı maneviyattan besleniyor, acaba bu cinni beni mi kandırıyor diyor.
Bir tarafı cinniyle görüşüyor, maneviyat zannediyor, yanılıyor gibi bir sürü haller var ama hepimiz bir puzzle’ın birer parçası olsak, herkes bildiğini ortaya koymuş olsa ve istişareler ve istihareler de olsa bununla birlikte merkezi, menba, kaynaklar kurulabilir.
Bakın ha biz burada bizde var demiyoruz. Gözlemlememizi anlatıyoruz, tecrübelerimizi anlatıyoruz. Böyle bir biri olmak mecburiyetinde bundan sonrası için. Onun için bizim hastanelerde bu konuda olsa emin ol birçok Ron Ken film’e gerek kalmadan problemli bölgeyi söyleyecekler. Söyleyebilecek insanları tanıyorum ben. Birçok müdahaleyi de yapabilecekler. Birçok sinir, ur var. Sinir içinden geçmiş, aldığın zaman ur’u sinir kopuyor ve kişi fel çıkalıyor. Onu tedaviyle siniri oradan çıkarıp kenara alabilirler. Ondan sonra cerah-i müdahaleyle o alınabilir oradan ur gibi bunlar var.
Biz Rabbimizin bize neler verdiğini detaylı bilmiyoruz. Anlatmak isteyenleri de varsayımlarla, tahminlerle yani bilmediğimiz bilgiyle karşıdakini suçluyoruz. Cinniğiden bilgi alanı da dinleriz, maneviyattan alanı da dinleriz. Yani ne dediğine bakıyoruz. Bazı insanlar var maneviyattan bahsettiğini zannediyor ama ifriti söylediklerini iletiyor.
Onu da anlıyorsun. Ona göre o insan doğru söylediğini zannediyor ama onu karalamıyoruz veyahut da onu hakaret etmiyoruz. Anlamaya çalışıyoruz. Biz önce insanların ne söylediğini anlamaya çalışalım. Arka perdesinde ne olduğunu bilmiyorsak kişinin söylediğine bakarız. Arka perdekilerin, perdedeyi anlamak için de bizim mutlaka ki hal ilmi değil de ledün ilmisi bilgisi olan Allah dostlarını böyle yaşayan insanları bir şekilde alıp bulup onlardan faydalanarak hepimiz oralardan beslenmemiz lazım.
Allah razı olsun doğru anlamayı Rabbim, uygulamayı anlatabilmeyi nasip eylesin bizlere.
İlk Yorumu Siz Yapın