Harran’da yürütülen kazının detayları neler? Prof. Dr. Mehmet Önal yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=JfAUGb1LOqw.
Evet hocam hoş geldiniz. Hoş bulduk, hoş bulduk efendim. Harranda bir kazı yürütüyorsunuz. Evet. Nedir bu kazı? Harran nedir? Biz biliyoruz ki Medine Eğitim doğduğu yerden bir tanesi. Mezopotamya’nın önemli kültür noktalarından bir tanesi. Iddiadaki en eski üniversitelerden biri burası. En eski üniversite burada. Tırnak içinde soru işareti. Iıı ama burada bir kültür var, burada bir kütüphane var, burada bir eğitim var, burada bir şeyler var. Iki bin beş yüz sene bir geçmişten başlıyoruz. Bize kısaca bir Harran’ı
hatırlısınız. Nasıl bir yermiş? O zaman gelsin ikinci resim. Ve biz Harran’ı daha yakından tanıyalım. Urfalı ressam Abdurrahman Birden üç metre batında Harran’ın on ikinci yüz yılını canlandırdı. Onu bir görelim. Ki orada görüyoruz. Dört kilometre uzunluğunda bir şehir suru altı kapısı var. Şehir surunun etrafında Cullabdaysan çaylarından
suyunu alan hem dek mevcut ve Harran’ın merkezinde Türkiye’mizin en büyük anıtsal cami Süleymaniye’den Sultan Ahmet’ten daha büyük bir camisi var. Bu cami niye büyük dediğimizde bu fotoğraf hangi yüzyılı? Bu on ikinci yüzyıl. Kaç? On ikinci. On iki yüzyılda böyle. Evet. On bir on ikinci yüzyıl orta çağın. Harran’ın orta çağını görüyoruz.
Yine üç katlı yüzlerce odası salonu olan iç kalesi mevcut. Ve sur içinde inle atsanız yere düşmez. O derece yoğun bir yapılaşma var. Harran ııı. Nüfus kaç hazırladı Harran? Nüfus yaklaşık elli bin. Yani bugün günün beş katı. Evet. Bin iki yüz yetmiş iki de Moğollar yakıp yıkıyor ve iki üç katlı binalar kendi üzerini örtüyor. Örtüyle. Şu an nereye
katsak dört metre beş metre yüksekliğinde duvarlar kuppeleriyle meydana çıkıyor ve eee ben üçüncü resimde gelirse hocam oraya gelmeden Moğol komutanı kim? Baycu General. Yok. Eee Moğol eee önce bir Hülagu kuşatıyor bin iki yüz altmış. Bizzat kendisi. Alamıyor. Hülagun’un bizzat kendisi kenti. Eee iki ay falan kuşatıyor, alamıyor. Daha sonra şehir aman diliyor. Ve Hülagu niye beni bu kadar meşgul ettiniz diye size ceza olarak ııı surların bir kısmını hatta iç kaleyi şehire bağlayan köprüyü de o zaman yıktığını düşünüyoruz çünkü orada da biz kazı yaptık ve ikinci köprüyü bulduk. Birinci köprünün sadece eee yazıtını bulduk ve eee o ııı duvara bağlı kemer ııı izlerini bulduk. Dolayısıyla ııı Hülagu ııı daha sonra Antakya’ya doğru gidiyor. Bin iki yüz yetmiş ikide yine aynı yıllarda Memlulilere karşı Moğollar savaşı kaybedince bölgeyi ellerinde tutamayacağını anlıyorlar. Ve daha sonra on yıl sonra bin iki yüz yetmiş ikide Abakahan ilanlı olarak. Abakahan geliyor burayı yakıp yıkıyor ve eee yakaladığı Harralıları da esir edip
Mardin ve Musul’a gönderildiği ifade ediliyor. Iıı o şeyde. Iıı saldırısında. Siz başladığınız zaman siz ortaç adamın bunun daha eski sorumlu. Harran bildiğimiz benim bildiğim iki bin beş yüz üç bin senlik yani milattan önce üç bin lira kadar giden bir medeniyet. Daha daha önce eee kazılarda kazılarda ııı samarra ve halap halaf çömlekleri bulunmuş milattan önce altı binlere tanikleniyor. Yani ııı kalkolitik dönemden bile
beş yüz daha ııı beş yüz yıl daha önce ııı dolayısıyla o o zamandan beri ııı yerleşim var Harram’da ama asıl önemi Tunç Çağ’ında. Çünkü ııı hocam Tunç Çağ’ına gelmeden şunu bir şeye oturtalım. Iıı çerçeveye oturtalım. Evet. Bu kutsal şey ııı bereketli hilal hikayesini. Ben sizden rica etsem onu
sevgili seyircilerimize şu bereketli hilali bir takdim etmek. Çünkü Harran onun bir parçası o zamanlarda. Işter misiniz? Tabii tabii ne demek? Efendim eee zaten eee mezopotamya iki nehir eee arası anlamına eee geliyor. Yine eee bu mezopotamya Harran Uası’nın bu Göbekli Tepenin de olduğu adıyaman bölgesi tam bereketli yılanın merkezi ve eee Ede’nin
bahçesi cennetin bahçesi olarak adlandırılan eee bir bölge ki yine eee kutsal kitaplarda cennetin dört iki nehrinden eee ikisi de eee bölgemizde Tigris, Dicle ve Fırat. Efrates, Fırat, Efrat, Fırat nehirleri. Ki bu bereketli hilal olarak adlandırılan bu bölgenin de eee Göbektepe’yle
birlikte iki kuş uçumu elli kilometre ve Harran tam merkezde aynı zamanda. Göbektepe Harran’dan epey daha eski. Hilalin. Ki biraz daha eskiye gidersek eee ki zaten Göbekli Tepek Kültürünün o taş tepeler kültürünün Çanakçı Önleksiz Neolotikça kültürünün bu bölgede görülmesinin de nedeni iklimsel değişiklik sonrası buzulların erimesiyle birlikte bölgede iklimsel hocam bir dakika seyircilerimize
buzulların erimesi dediniz onu. O zaman siz şey ola yani diyelim ki bu on bir bin dediğiniz gibi on bir bin on bin sene öncesinde son buzul çağı bitiyor. Evet. Ve buzullar erimeye başlıyor. Dolayısıyla bunun çevresinde yağış artıyor. Ama Anadolu’da zaten buzul yok falan. Hayır. Ama Avrupa’da buzullar çekilince önemli iklim değişiklikleri oluyor. Şimdi hocamın söylediği o. Seyircilerimize buzullar gittikten sonra insanlar falan
daha bir şeyler anlatacak o. Bundan ilgili avın, hayvanların gelişi. Ama seyircilerimize biz ya işte bir buz çağı vardı. Pleistosen dediğimiz dönemde bundan on bin on bir bin sene önce Pleistosen bitiyor. Holosen başlıyor. Yani son intraglasiyel denen yani buzullar arası. Buzullar arası dönem başlıyor. Bu tabii şunu getiriyor. Biz yeni bir buzul çağı bekliyoruz. Bekliyoruz. Bekliyoruz gelecek. Iıı o dönemi
anlatıyor hocam. Şimdi onun girişini anlatıyor. On bir bin on bin sene evvel ev öncesi. Ve ııı kusura bakmayın. Yok yok ne demek çok? Iıı şeyle açıklayıcı oldu hocam. Sevinmiş. Ve ııı o iklimsel değişiklikle birlikte ııı av hayvanları da azalınca ııı insanlar önce üzülüyor. Iıı ve açlık çekiyor. Ama o üzüntü yerini ııı sevince bırakıyor bir müddet sonra. Çünkü bu ııı Güneydoğu torosların uzantısı harlanı o
aradaki yetmiş kilometrelik mesafede tepelikler var. Yani harlan o ası dört yüz metre ise rakım yedi yüz metreye çıkıyor. Hatta iki bin beş yüz metreye çıkıyor. Bu Nemrut dağında iki bin yüz elli metre. Dolayısıyla bu biricikten ta batmana kadar ııı uzanan ııı bir bölge. Ve ııı burada yabani tahıl yoğun bitki ııı sebebiyle yabani tahıllar oluşuyor. Bu siyesi
emer ııı bakla baklagiller ve arpa. Dolayısıyla insanlar aynı cennette yaşar gibi ekmeden sadece biçerek, toplayarak ııı besin üretiyor. Ve arkeoloji de orayı da değiştirdi bölge. Daha önce biliniyordu ki insanlar toprağa işlemeye başladı. Toprağa sürdü. Işte buğdayı ııı artı ürün olarak
depoladı. Ya hayvanları evcilleştirdi. Ondan sonra sanatı, mimariyi ııı ııı diğer ııı eserlerini ııı inancı ııı yapmaya başladı diye. Ama ııı bu bölgemizde ki bu ııı iklimsel değişiklik sonraki ııı sunulan insanlığa ııı durum ııı ııı iki bin yıl önce bunun başladığını ortaya koydu. Artı ürün bu yoğun tahıl sebebiyle dokuz bin altı yüzlerden itibaren başladı. Artı da Kortiktepe ben on bin dört yüzüm diyor. Işte Boncuklu Tepe ben on iki binim diyor. Daha kazılar taş tepeleri de devam ediyor. Yani henüz daha ııı soru çözülmemiş. Kazılar yapıldıkça bu sorun ııı soru daha da netleşecek ama ııı şeyin ııı somut olan şu ki insanlar
bilinenler iki bin iki bin beş yüz yıl önce artı ürünü hiç ekmeden bölgede toplamış ve sanatı, mimariyi, ruhba sınıfını, heykeltıraşlığı, ııı terezo tabanları ııı her şeyi inancı yani ölümü anlamlandırma için ritüellerin yapıldı o tapınak denilen yapılar aslında. Hocam o
tapınak bugün atılıyor.