İntiharından Birkaç Gün Sonra Ölen Kişinin Cenaze Namazı Kılınır mı? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=8txmli5r-os.
İntihar ettikten birkaç gün sonra vefat eden kişilerin cenaze namazı kılınabilir mi? Kıymetli dinleyenlerimiz, bilindiği üzere hanefi mezhebine göre intihar eden kişinin cenaze namazının kılınıp kılınmaması hususu mezhep müctehidler arasında ihtilaflıdır. Hanefi mezhebi içerisinde ihtilaflı olduğu gibi hanefi mezhebi dışında da diğer üç mezheple hanefi mezhebi arasında da tartışmalı bir konudur.
Ancak hanefi mezhebinde asıl olan görüşe göre ve tercih edilen görüşe göre intihar eden kişinin cenaze namazı kılınabilir ve bunun kılınmasında da herhangi bir kerahat bulunmamaktadır. Onun için kişi intihar ettiği zaman da iman üzere ölmüştür, iman üzerine vefat etmiştir. Ancak Allah Teala’nın takdirinde olan Ecele müdahale ettiğinden dolayı
tıpkı başkasını öldürmesi durumuza nasıl günahkar oluyorsa kendi Ecele’ne de müdahale ettiğinden dolayı bu yönüyle günahkar olur. Ancak sonuç itibarıyla müslümandır, onun için namaz kılınmaktadır. Meshebde asıl olan görüş onun için intihar eden kişinin cenaze namazının kılınacağıdır. Ancak İmam-ı Buhsuf Hazretlerinden yapılan rivayete göre ise cenaze namazı kılınmaz çünkü Allah Rasulü intihar eden bir sahabenin cenaze namazını kılmamışlardır.
Bundan dolayı İmam-ı Buhsuf Hazretleri cenaze namazını kılmayacağını söylemişlerdir. Şimdi bu bahsetmiş olduğunuz bu tartışma yani meshebde asıl olan görüşe göre cenaze namazının kılınacağı görüşü ancak Ebu Hüsuf Hazretlerine göre kılınmayacağı tartışması kaynaklarımıza baktığımız zaman da intihar edip fenalaşıp hiçbir şekilde tövbe fırsatı bulamayan kişilerle alakalıdır. Yani adam söz gelme farazı diyelim Allah göstermesin 5. kattan atladı ve vefat etti. İşte bu kişi hakkındadır. Peki kişi şöyle olacak olursa yani kişi herhangi bir şekilde bugün günümüzde de olduğu gibi çoğunlukla duyduğumuz şekliyle hapla veya bir takım şeyle intihara çalıştı ve burada da kendisinin belki vefat edeceğini kestiremedi de bu şekilde kişi bu eylemle birlikte fenalaşsa
ancak tövbe istiğfar için 1 veya 2 gün hayatta kalacak olur ise işte bu durumda Hanefi kaynaklarına göre bu kişi evet kendini belki öldürme kastıyla bir eylem yaptı ancak bu eylem onu direkt ölüme getirmedi. Arada tövbe istiğfar için bir müddet oldu. Kendiliğin benliğinde aklı melekelerin yerine oldu bir süreç oldu. İşte bu süreçte kişi olur da tövbe istiğfar edecek olur ise bu durumda hilafsız, tartışmasız Hanefi mezhebine göre ittifakla cenaze namazı kılınabilecektir. Şimdi bu soruyu aslında işlememizin temel sebebi bu farkı günümüzde çoğunun kaçırdığıdır. Çünkü günümüzde insanların çoğunluğu kişi şayet intihar etmişse onun cenaze namazı kılınmaz diyebiliyordur. Halbuki mezhep de asıl olan görüşe göre kılınır ve bu kılınmaz tartışması da direkt intiharı neticesinde ölen kişiyle alakalıdır.
Bugün günümüzde ise vefat eden insanların neredeyse yarısından çoğu aslında intihar ettikten sonrasında 1-2 gün, 1 hafta, 1 ay hayatta kalıyordu. Bu süreçte bu insanlar ne yapıyordur? Tövbe istiğfar ediyordur. Ya Rabbi ben bu hatayı yaptım, ben bu günahı yaptım. İşte bu şekilde istiğfar sadır olduktan sonraki iman ehli olan bir insandan mutlaka da bir zinillah sadır olacaktır. Bu kişilerin cenaze namazı hilafsız Hanefi mezhebine göre ittifakla kılınabilecektir.
Şimdi bu konuyla alakalı unutmamamız gereken ve dikkat etmemiz gereken hususlardan birisi budur. İkinci olarak dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta şudur. Kişinin intihar eyleminde ölüme getireceğini kesinen bilmesi gerekir. Onun için söz gelimi diyelim, kişi bir fiil yaptı ama o fiille belki ailesinin dikkatini çekmeye çalışıyordu. Veya kendine bir takım zarar vermeye çalışıyordu ama asıl derdi ölüm değildi.
Kendine canına kıymak değildi, öldürmek değildi. Bu şekilde de olacak olursa ve sonrasında Allah muhafaza kendine bir şey yaptı, sonrasında ölüm durumu olacak olursa bu kişi intihar eden kişi olarak değerlendirilmez Hanefi mezhebine göre. Çünkü onun zannına göre bu ölüme getirmeyecekti. Bu belki sadece ailesinin dikkatini çekecekti. İşte hastaneye yatmak için yapmıştı. İşte bu şekilde olan kişi de Hanefi mezhebine göre intihar eden kişi olarak değerlendirilmediğinden dolayı
bu kişinin cenazesi de Hanefi mezhebine göre ittifakla kılınabilecektir. Çünkü bu kişi intihar eden bir kişi değildir. Konuyla alakalı İbn-i Abidin Hanefi mezhebinin son dönem fakirlerinden İbn-i Abidin uzun uzun meseleyi tahalli ettikten sonra bu iki hususun karıştırıldığını söylemiştir. Yani bir, kişi ölüme getirileceğini bilmiyordu. Eylem yaptı ama öleceğini bilmiyordu. Bunun cenaze manası ittifakla kılınır. İki, kişi bir eylem yaptı ama direkt vefat etmedi. Ne oldu? Bir iki gün arada bir süresi oldu.
Ve iman ehli olan kişi de asıl olan tövbe istiğfardır. E tövbe istiğfar fırsatı budur. Bu kişi için de Hanefi mezhebine göre ittifakla cenaze namazı kılınacaktır. Bunlar hakkında cenaze namazının kılınmayacağına dair en ufak bir hilaf bulunmamaktadır. İbn-i Abidin Hazretleri bu görüşü tercih etmiştir. Bundan dolayı bugün karşılaşmış olduğumuz durumlara da bu şekilde hareket etmemiz gerekir. Yani kişi bir şey yapar da aradan birkaç gün geçer veya tövbe istiğfar nasip olacak olursa o kişiye bununla cenaze namazı hilafsız kılınır. Bu ufak bir hukuzda en ufak bir şüphe yoktur. Ancak kişi şayet bunu yapar, yaptıktan ve yapıyorken de bunu ölüme getireceğini bile bile yapacak olursa işte bu durumda tartışmalıdır. Ve bu konuda da mezhep de asıl olan görüşe göre yine cenaze namazı kılınmalıdır.
Sadece zayıf olan görüşe göre cenaze namazı kılınmayacaktır.