Kabe’de Kerahat Vaktinde Tavaf Yapmak ve Namaz Kılmakta Uygun mu?

Kabe’de Kerahat Vaktinde Tavaf Yapmak ve Namaz Kılmakta Uygun mu? videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0DHuJg5abO0. Kabe’de kerahat vaktinde tavaf yapmak ve namaz kılmakta bir sıkıntı var mıdır? İnsanlarımızın arasında şöyle bir yanlış bilgi var açıkçası. Namazla alakalı. Önce kerahat vaktindeki namazı konuşalım, sonra kerahat vaktindeki tavafı konuşalım. Hani şöyle düşünülüyor işte haremde…

Kabe’de Kerahat Vaktinde Tavaf Yapmak ve Namaz Kılmakta Uygun mu?

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0DHuJg5abO0.

Kabe’de kerahat vaktinde tavaf yapmak ve namaz kılmakta bir sıkıntı var mıdır? İnsanlarımızın arasında şöyle bir yanlış bilgi var açıkçası. Namazla alakalı.
Önce kerahat vaktindeki namazı konuşalım, sonra kerahat vaktindeki tavafı konuşalım. Hani şöyle düşünülüyor işte haremde kerahat vakti yoktur. Kabe’de kerahat vakti yoktur. Dolayısıyla Kabe’de güneş doğduktan sonra hemen namaz kılabilirim diye bir yanlış algı var. Bu doğru bir algı değil. Kerahat vakti her noktada güneşin evrelerini yaşamış olduğu, evrelerini geçmiş olduğu her noktada kerahat vakti söz konuşulur.
Sadece Kabe’nin belki şu bağlamda bir farkı olabilir. Şimdi dünyanın güneşi olan uzaklığı veya güneş şınlarının dik açıda gelmesi bulunmuş olduğu enlem boylama göre belki kerahat vakti süresi kısa olabilir.
Yani diyelim ki Türkiye’nin bulunmuş olduğu o enlem ve boylamdaki kerahat vakti örnek verelim yarım saatse, Harim-i Şerif’teki bölgeye diyelim ki oranın güneş hareketi daha hızlı olması asabıyla veya daha çabuk şeyin olması asabıyla bunu sormak lazım ehline.
Belki yani yarım saat değil yirmi, yirmi beş dakika olabilir ama hiç olmaz diye bir şey yok sonuçta o güneşin bir mızrak boyu, bir yolculuğu var kerahat vakti diye tabir edilen nokta. Neyse şunu bilelim Kabe’de kerahat vakti yoktur namaz her zaman kılabilir algısı yanlış. Kerahat vakitlerinde yine namaz kılamazsınız. Kerahat vakitlerini ikiye ayırmıştık.
Bir kerahat-ı galize kerahat-ı hafife kerahat-ı galize ağır kerahat vakitleri sabah güneş doğduktan sonraki ilk yarım saat tabi bu Kabe’de belki yirmi beş dakika filan olabilir. Onu gitmeden önce bir sormak lazım ehli olan insanlara. Güneş öğle namazından önceki yarım saat, akşam namazından önceki yarım saat bu üç kabahat ağır kerahat vakitleridir. Buralarda ne farz ne vacip ne de nafile hiçbir şey kılınmaz namaz bağlamında.
Bir de hafife olan kerahat vakitleri var. Bu da sabah namazının vakti. Sabah namazının vakti bir de sabah namazından sonra ikindi daha doğrusu sabah namazının vakti bir de ikindi namazının farzından sonraki güneş batımına yarım saat kalalık sure. Yani ikindi namazının farzını kılıyoruz. İkindi namazından sonra iki kerahat vakti var daha doğrusu farzdan sonra. Bir galize bir hafife.
Galize akşam namazından önceki yarım saate kalalık kısım. Hafif olan da o yarım saatlik kısımdan önce farz arasıyla. Farzla onun arasındaki müddettir. Yani bugün ikindi namazı beşi çeyrek geç okunuyorsa namazı altıda kıldıysan ikindi namazındaki nafile kerahati altıda farz kıldıktan sonra başlar. Akşam namazının öncesindeki o yarım saatlik süreye kadardır. Orası da hafif kerahat. Orada nafile kılınmaz ama kaza ve herhangi bir şekilde vacip namaz kılınabilir. Bu noktada herhangi bir sakınca yoktur. Peki namazın durumu bu şekilde. Kabe’deyken tavaf yapabilir miyiz hocam? Bunda bir sakınca var mı? Sorunun ikinci kısmı da onunla alakalıdır. Kerahat vakitlerinde tavafın yapılmasında bir sakınca yok. Yani her türlü gerek kerahati galize gerek kerahati hafife bu noktada tavaf yapılabilir. Sadece tavaf namazı bağlamında bir fark var. Yani kerahat vakitinde yapılan tavafın namazı kerahat vaktinde değil kerahat vaktinden sonra kılınacaktır. Hatta bu hususta İmam-ı Tahavvî’nin Şerh-ı Müşkülla asarında bir hadis getiriyor. Hz. Ömer Radıyallâh’ın kerahat vaktinde sabah kerahat vaktinde tavaf yapıyor namazını kerahat vakti çıktıktan sonra kılıyor. Zaten mezhebimize kabul edilen uygulama da budur. Gerek İmam-ı Azam, gerek İmam-ı Ebu Yusuf, gerek İmam-ı Muhammed’e göre kerahat vakitlerinde yapılan tavafın namazı kerahat vaktinde değil kerahatten sonra kılacaktır. Aklı şu gelebilir. Ya hocam ben orada kerahat tavah namazı vaciptir. Yani normal bir nafile namaz değil ki vacip bir namazı kılıyorum ve bunu da kerahat vaktinde yaparak kılıyorum. Bununla ilgili bir takım kıylık haller var mezhebimize ama şunu bilelim tavafı kerahat vaktinde yapsanız da onun namazı yine mezhebimizde kabul edilen görüş kerahat vaktinin dışında kılmakta. Yani siz onu kerahat vaktinde yaptınız diye hani bazı durumlar vardır. Hani kerahat vaktinde yapılırsa kerahat vaktinde ifade edilebilir. Çünkü mawajabana aksan yu’addana aksan diye bir usulî kuralımız var. Ama bu bu meselelerde söz konusu değil. Bu mesele de kerahat vaktinde bir tavaf yaptığınız zamanda bu ganize kerahat vakti ise yine şeyden sonra kılacaksınız kerahatten sonra hafife hani az önce namazda anlatırken hafif kerahat vakitlerini anlattım ya onda da yine aynı şekilde kerahatten sonra kılacaksınız. Ya hocam şu akıla gelebilir yani şunu sorabilirsiniz ya hocam yani tamam kaba kerahati anladık orada farz vacip bile kılınmıyor tavaf namazı vaciptir o da kılınmaz. Ama ikindi namazından sonra diyelim ki kerahate var orada daha bir saat ben orada tavaf yaptım orada vacip farz namaz kılınabilir tavaf namazı da vacip neden onu kılamayayım diye düşünebilirsiniz.
Şunu ifade edelim doğru bu konuda imam mücahitlerden atalardan yapılan rivayete göre bir kimse bu hafif kerahatle tavaf yapsa tavaf namazını kılabilir. Ama bunu bizim mezhebimiz açısından yorumladığımız zamanda bir takım talillendirmeler var. Şöyle bir bakış açısı var daha doğrusu şunu vacip mesela tavaf namazı nedir vaciptir vitir namazı nedir o da vaciptir.
Ama bu iki namazın hükmü durumu aynı değildir yani vitir namazı Allah Celle Celalü Hüsna vacip kılıyor diyor ki yapacaksın bitti. Onu işte gidip kazasını mesela ikindi namazından sonra yapabilirsin sıkıntı yok.
Kaba kuşu kerahat girmeden ama tavaf namazı öyle değil tavaf namazını sen kendi kendine vacip kıl. Allah sana tavaf ettiği vacip kıldı mı hayır yani umre yapmıyorsun hacı yapmıyorsun normal nafile tavaf yapıyorsun onun namazı nedir. Allah Celle Celalü sana diyor ki sen o ki tavafa başladıysan o zaman o namaz sana vaciptir yani onu sen kendi kendine vacip kılıyorsun.
O yüzden bu iki vacibin arasını ayırt etmek lazım yani doğru tavaf namazı bir vaciptir ama tavaf namazı senin kıldığın bir vacip olduğu için ikindi namazından sonra tavaf yapsan yine onun namazını kerahatten sonra yapmak daha doğru olan durum olacaktır. O yüzden buna da dikkat edelim yani tabi bu hususta farklı ifadeler var ama kabul edilen genel yorumlama mezhebimizde budur.
Tavaf yapabilirsiniz kerahat vaktinde ama namazını sonra kılacaksınız. Mesela şu sorulabilir iyi hocam kerahat vaktinde tavaf yapalım hani tavaf peş peşe yapmak mekruhdu ki bununla ilgili biz müstakil bir soruda çekmiştik. Bu düşünülebilir doğru. Tavaf namazını peş peşe yapmak mekruhdur ama kerahat vakitlerinde müstesna ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem peş peşe tavaf yapmıştır ve kerahat vaktinde olduğunu biz yorumluyoruz.
Yani kerahat vaktinde namaz kılamayacağımız için tavafları peş peşe yapıp namazı kerahatten sonra kılabilirsiniz. Bu açıdan herhangi bir sorun yoktur.
Buna da dikkat ederseniz güzel olacaktır.