Matematiksiz doğa bilimleri olur mu? Prof. Dr. Ali Alpar yanıtladı

Matematiksiz doğa bilimleri olur mu? Prof. Dr. Ali Alpar yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=GDzQFtjxfP0. Aracan bu konuda. Buyrun. Sıfır da ııı Sümerler işte Ali’nin dediği gibi boşluk da gösteriyor. Sıfır karan var ama sıfırı ifade eden bir rakam icat etmek boşluk yerine. O birindeki kadarıyla Hindistan. Hindistan. Ha. Iıı yani bütün…

Matematiksiz doğa bilimleri olur mu? Prof. Dr. Ali Alpar yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=GDzQFtjxfP0.

Aracan bu konuda. Buyrun. Sıfır da ııı Sümerler işte Ali’nin dediği gibi boşluk da gösteriyor. Sıfır karan var ama sıfırı ifade eden bir rakam icat etmek boşluk yerine. O birindeki kadarıyla Hindistan. Hindistan. Ha. Iıı yani bütün büyük medeniyetlerde Ali’nin söylediği gibi birtakım pratik ihtiyaçlardan başlayarak soyutlamayla matematik sistemleri önce geometri daha sonra aritmetik ama ııı bunun ııı formal bir yönteme oturtulması ve kanıt o yöntemin temeli o da işte ııı eski Yunanlıların katkısı. Peki matematiğin ııı bugünkü matematiğin büyük oranda
Hindistan’dan çıkıp Araplar tarafından Avrupa’ya götürüldüğü hatta işte Sizi’yle üstünden İtalya’ya girdiği doğru değil midir? Iıı yani tam olarak o kadar basit değil. Çünkü bütün büyük uygarlıklar tarihin değişik dönemlerinde ııı matematiği ve daha geç zamanlarda da epeyce geç zamanlarda ııı doğayla ilgili bilgileri geliştirmişler.
Bu büyük yukarlıkların da aralarında ııı zaman zaman çok yakın temaslar varmış. Onun için kimin neyi nereden aldığı yani oradan çıktı buraya geldi diye gitmiyor. Gidip geliyor gidip geliyor falan. Iıı Araplar ııı orta çağda İslam medeniyeti önemli bir rol ödemiş. Ondan sonra akamete uğramış. Iıı Hindistan’ın çok parlak zamanlar olmuş. Çin’in olmuş. Iıı falan ama yani böyle bir düz çizgi üzerinde
gitmiyor bu iş. Peki Ali Bey şimdi ııı matematikten bahsiyoruz. Matematiğin gelişmesinin, bilim gelişmesine çok katkısı olduğunu biliyoruz. Iıı Newton’u soracağım birazdan ama şimdi mesela Roma matematiğini ya da Roma ııı tarzı matematiği ııı işte sıfırsız ııı sayılar ııı ondalık sistem olmayan sayılar. Bu matematikle Roma mesela müthiş mühendislik harikaları ortaya koymuş. Veyahut ııı işte az önce bahsediyorduk ııı biraz ııı arada kaldı. Iıı Mısır işte. Mısır’da bugünkü anlamda matematik yok ama ııı piramitleri yapmışlar. Müthiş hesaplarla. Işte bu piramitlerin ııı lojistiğini yapmışlar. Yine müthiş hesaplamalarla ııı hatta işte zaman kavramıyla ilgili de pek çok hesaplamaları doğru yaptıkları bugün öngörülüyor, varsayılıyor ya da ııı
kanıtlandırılmaya çalışılıyor. Keza ııı matematiğin çok da gelişmiş olmadığı ııı Güney Amerika Medine Niyatleri’nde ııı sizin ana konunuzla ilgili çok fazla sayıda doğru hesaplama ııı var. Matematik olmadan da olabiliyor mu bütün bunlar? Hangimize soruyorsunuz? Sana tabii. Tabii ki siz Ali Bey. Sizin konuyu. Öyle mi peki? Iki adaj konuşuyoruz. Doğru haklısınız.
Iıı ııı şimdi ııı şöyle bir şey oluyor. Matematik ııı işte Ali’nin demin söylediği gibi soyutlama demek ve kanıt demek ııı doğa bilimleri yani tabiatı doğrudan anlamak tabiatla bir etki işime girmek ve onu kullanarak mühendislik yapmak, tasarım yapmak ııı onlarda da soyutlama
var. Iıı ve farklı bir anlamda kanıt da var. Yani doğa bilimlerinde ııı kanıt gözden ve deneye dayanır. Iıı matematikte ise ııı bir başlangıç varsa o varsayemin kendisi doğrudan doğadan gelmiş olabilir. Ama bütün bunlar oldukça modern zamanlarda geometri daha erken belki ama ııı doğa bilimlerinde modern bilimsel yöntem dediğimiz
tamamen modernitenin bir parçası, renesansın bir parçası Batuhan, Avrupa kökeni. Iıı matematikin formalizasyonu ııı en azından geometride bir yöntem olarak formel hale gelmesi, kurallarının oluşturulması, ispat nasıl yapılır, bir şeyin doğru mu yanlış olduğunu nasıl anlarım? Iıı o çok daha eski işte eski Yunan’a gidiyor. Şimdi sorunuzun cevabı ııı eğer
matematik ııı doğayı anlama ve oradan giderek soyutlama olduysa ki bence bu inanılır olan şey yani bir böyle tepeden bir ideal olarak insanlara ııı bir şekilde bahşedilmiş bir şey olmadığını ben düşünüyorum. Iıı o soyutlamaya gitmeden önce ııı pratik sorunları çözmek için dünyayla ilişkiye başlar. Işte takvim, yol bulmak ııı saymak borç alacak hesabı yapmak ııı vesaire gibi sebeplerde buralarda araya soyut femboller, soyut düşünme tarzları girmeden önce analoglar giriyor. Mesela ııı belki Romalılar o mühendislik
harikalarını yaparken mesela bir kemer yapmayı bulurken ııı onun çizimlerini yapmaktan falan daha önce oynadılar taşlarla taşları nasıl sıkıştırayım ne şekilde yontarsam ııı işte bir daribiçimini verirsem direnci nasıl falan. Yani bunların içerisinde çok deneme yanılma var. Yani siz bunun bunun pratik nelerdiyi söylüyorsunuz. Pratik bir kökeni var ama ııı pratik kökenle
ondan sonraki soyutlama tarihi içerisinde böyle kronolojik önce pratik oynadılar oynadılar. Ondan sonra bir çağdan sonra ııı bundan sonra artık bunu soyut yapalım dediler. Öyle olmuyor tabii. Yani hep ııı anlamaya çalıştıkça insanlar bir yandan ııı işte gözlem yapıyorlar, deney yapıyorlar, model yapıyorlar. O modeller şimdi onlara analog bilgisayar diyoruz. Yani rakamlara dökmeden de bir
takım problemleri ııı çözmeye yarıyor. Iıı bir yandan da bunları yaparken hiçbir zaman ne saf model oluyor ııı ne de saf düşünce oluyor. Iki arasında gidip geliyor. Sonra medeniyet ireldikçe belli zamanlarla belli yerlerde çok net bu iş nasıl çözülür? Başkaları ile paylaşıp onları ikna etmek için bir matematiksel kanıt veya fizikte veya biyolojide
doğru döneysel yöntem nedir? Iıı buralar daha sonraki çağlarda oluşuyor demeyeyim. Daha sonraki çağlarda billürlaşıyor, kristalleşiyor. Ama insan zihninin bu dünyada yaşayıp başarılı olmak, verimli olmak için ııı beyin de çözmesi lazım. Dünyayı anlaması lazım. Iıı onda da ilk başta tabii ki sağ duyuyu yani tecrübeden öğreneceksiniz. Kendi
tecrübenizden değilse bebek kendine itibaren annenizin babanızın size öğrettiği şeylerden işte oğlum ııı merdivenden atlama düşersin falan gibi şeylerden başlıyor. Insanlar o zaman ııı iki şeye itimat etmesi lazım. Birincisi doğrudan doğruya deneyim yani gözlem, deney, doğa bilimlerinde olduğu gibi ııı çoğulunun şahsen kendinizin deneyimleri değil, her şeyi kendiniz ııı oranızı buranızı kırıp yakarak öğrenmiyorsunuz. Iıı insanlığın kolektif deneyimi biri o. Diğeri de mantık. Yani kanıt yürütmek. Iıı bunları insanlar deneye deneye öğrenmişler, bir şekilde biliyorlar. Yahu ihtiyaçları olacak veya ellerinde araçlar olduğu kadar biliyorlar. Belli bir çağda belli bir uygunlukta. Iıı sonra sonra formalize oluyor, soyutlanıyor falan. Soyutlama bir de şeyde de var. Yani matematikteki gibi ııı mesela bir sıfır boyut, bir boyut, işte hiç eni olmayan bir çizgi vesaire Demir Nal’in verdiği örnekler işte bir soyut bir altigen var. Gerçek altigenlerden oraya varıyorsunuz, onu anlıyorsunuz ama hiçbir gerçek altigen o değil. Bir böyle soyutlama var. Bir de doğrudan doğruya doğayla ilgili deney yaparken soyutlamak var. Mesela vakum, boşluk. Şimdi ııı fizikte ııı çok iyi vakumlar şimdi yapabiliyoruz yani inanılmaz derecede vakumlar yapabiliyoruz. Tabiatta da yıldızlar arası ortamda işte çok büyük bir acı. Bir adet elektronla bir adet proton var. Başka hiçbir şey yok. O kadar vakum var. Ama bu hala fizikteki soyutlama daha iyisin, daha iyisini yapmak. Bunun da iyisi olabilir fikrini düşünüyorsunuz. Onun ucu
matematikteki soyut. Yani hiçbir şey yok. Iıı şeklinde. Iıı ona deneyden ulaşamazsınız çünkü bir şeyler var. Iıı yani mesela bilimsel yöntemin kurucusu olan Galileo bunun çok önemli örneği, Newton’a falan ııı yol açan kişi ııı mesela şöyle deneyler yapmış. Sürtümenin harekete etkisi var. Iıı onu bertaraf edemiyor ama sistematik şekilde biraz daha
perda hılıyor, biraz daha yağlıyor. Bir iyilik düzlemden bir şey gönderecek. Iıı daha az olursa şöyle oluyor. Daha az olsa böyle oluyor. Ölçüyor bunları, not alıyor. Ondan sonra ııı soyutlamaya gidiyor. Yani hiç olmasaydı o zaman ne olurdu? Orada da orada işte o matematikteki soyutlamaya gidiyor. Ama arada doğa bilimlerindeki soyutlama bir
ara yani küçük olsaydı, daha küçük olsaydı diye düşünüyoruz biz. Iıı orada işte bir matematikle enteresan bir etkileşme var. Yani netekim ııı mesela Newton hareket hesabını yazabilmek için bu Galileo’nun deneyleri çıkararak. Tam daha kısa bir anda hızı ölçseydim ne kadar olurdu? Ama ondan da kısa olsaydım. Daha kısa bir anda düzgün bir hareket yapıyoruz için daha küçük bir mesafe gider. Daha da kısa
o zaman daha küçük. Sıfıra giderse sıfır gibi bir mesafeyi sıfır gibi bir zamanda giderse bunların ikisinin de nasıl küçüldüğünü anlarsan buradan tek bir anda en kısa anda tam bir soyutlama bu. Çünkü hiçbir şey anında ölçemezsiniz. Ama o andaki kesin hızı nedir hesap edebiliyorsunuz. Iıı bu
ihtiyaç mesela Newton’a işte ııı şeyi ııı Turev İntegrel denen ııı hesaplamayı icad ettirmiş. Iıı hareket yasağını yazabilmek için. Fatih Bey hiçbir şey anlamıyor. Yok gayet iyi
节 existen파いた抵Even