"Enter"a basıp içeriğe geçin

Oğuz Akkar – İran’da Halk Neyden Şikayetçi? – Cumartesi Sohbetleri (11)

Oğuz Akkar – İran’da Halk Neyden Şikayetçi? – Cumartesi Sohbetleri (11)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Akxpp7WwtYs.

Hani bir şiir vardı, biz de istemekteyiz, istenilecek şeylere herkes gibi diye sanırsan İbrahim Şiçadır söylüyordu. Şimdi ben 21 yıl önce ilk İran’a gittiğimde internet yoktu. Sosyal medya yoktu haliyle. Şimdi o zaman insanlar dışarıyı daha az görüyordu. Dışarıda ne olup bittiğini daha az görüyordu. Bir de, hani ben Türkiye’den gitmiştim oraya.
Hani Türkiye ile İran arasındaki uçurum fark da bu kadar çok değildi. Kalkınma anlamında konuşuyorum. Yani hatta ben o zamanlar İran hava yollarını tercih ederdim. Şah döneminden kalma idi ama şey uçaklardı. İran’da şah döneminden kalma otobanlar, otoyollar vardı. Türkiye’de o zaman o kadar çok otoyol yoktu. E şimdi 20 yılda dünya çok değişti. Çok çok değişti. Türkiye’de değişti, dünya da değişti.
Çok hızlı ilerliyor. Üstüne üstlük internet ve sosyal medyanın gelişmesiyle İran halkı da bu değişimi görüyor. Bir, bunun üstüne şunu da ekleyelim. Geçmişi olan bir halktan bahsediyoruz. Geçmişte bir şeyleri başarmış. Şah dönemi bölgenin jandarmalığını yapmış. Ya da yapmaya tevhüs üretmiş. Lüks şatafatın olduğu bir İran’dan bahsediyoruz.
Bunun üstüne şunu da ekleyelim. Petrol ve doğal gaz zengini bir ülke. E tüm bunları üst üste eklediğimiz zaman halk ister istemez. Yani hem dünyadaki gidişatı artık canlı yayın görüyor sosyal medya sayesinde. Daha çok yolculuk yapıyorlar. İstanbul’a daha çok geliyorlar. Dünyaya daha çok gidiyorlar. Sosyal medyanın sayesinde gitmeyenler de oradan görüyor. Tarih akıllarına geliyor. Şah dönemi akıllarına geliyor. Rafsanciani dönemi akıllarına geliyor. Aslında müthiş başarı ile dolu bir dönemdir o dönem. Neden? Hem devrimden hem de savaştan yorgun bir İran’a diriltti tekrar Rafsanciani. Ve ondan sonra gelen Hatemi. O dönem akıllarına geliyor. Bence ben biraz bir sosyolog kimliğimle baktığım zaman en büyük bıkkınlığım ve yorgunluğun bu olduğunu görüyorum. Yani neden beceremiyoruz? Neden dünya bu kadar ileri giderken bir şeyleri…
Mesela şu soru bana hep soruluyor. Ya da kendilerine soruyorlar. Petrolü ve doğal gazı olmayan bir Türkiye 1 trilyon dolarlık bir ekonomiye neredeyse yaklaştı. İşte bizim iki katımız gayrisafi milli asılaya sahip. Birçok yol, köprü, tünel hızlı trende gelişiyor. Şimdi de üstün üstlük doğal gaz da çıktı Türkiye’de. Yani ister istemez bunları soruyorlar. Biz neden bunu beceremiyoruz?
Yani benim gözlemim bu.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir