ÖLÜLER HER CUMA GECESİ EVLERİNİ ZİYARET EDER Mİ? BERZAH ALEMİ GERÇEKLERİ
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=a1UL-gKLf7c.
Hepimizin özlemini duyduğu bir yakını vardır bu dünyadan ayrılmış olan. Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam ölülerin ruhlarıyla ilgili öyle çarpıcı şeyleri anlatmış ki… Haftanın hangi günü ölen yakınlarımız evlerine ziyarete geliyor? Bizi hangi halde görünce mutlu oluyorlar ya da üzgün bir şekilde geri dönüyorlar?
Ruhlar şu an nerede ya da ölen yakınlarımızla rüyada iletişim kurabilir miyiz gibi daha pek çok merak edilenle berze hâlemi gerçeklerini dinlemeye hazır olun.
Bize bu dünyada verilen zamanımızın sonuna geldiğimizde ölüm meleği gelir ve henüz anne karnındayken bizlere verilmiş olan ruhumuzu bedenimizden çekip çıkarır. O anı hiç şu şekilde düşündünüz mü? Gerçek doğum aslında ölüm anında gerçekleşmekte. Esas olana gözümüzü açtığımız o ilk an, tüm perdeler kalkmış hakikat gün gibi karşımızda duruyor. Bu dünyadaki emanetimizi etten kemikten vücudumuzu bir süreliğine geride bıraktık. O zamana kadar iş adamı Süleyman Bey’dik, bankacı Ayşe Hanım’dık ya da avukat Ömer Bey. Şimdi ise o süslü ünvanlarımızı, malımızı, mülkümüzü her şeyimizi arkamızda bıraktık. Bizden ilk aldıkları şey ise ismimizdi. Yeni bir adımız vardı artık. Cenaze.
Bize namaz kılmaya gelenler, cenaze nerede diye soruyorlar, omuzlara alınırken cenazeyi tutun diyorlardı. Cenaze deftedildikten sonra o ilk gün başımıza neler geldiğini detaylı bir şekilde şu videomda anlatmıştım. Şimdi ise ilk gün mezarda yaşadığımız o akıl almaz olayların üzerinden geçen zaman içinde nasıl bir dünyanın bizi beklediğine bakalım. Öncelikle bilmemiz gereken vefat etmiş olan kimseler iki kısımda berzah aleminde bulunmaktadır.
Tutuklu ruhlar ve serbest ruhlar. Nimet içinde bulunan yakınlarımızın ruhları serbest dolaşabilmekte ve o alemdeki arkadaşlarıyla bir araya gelip sohbet edebilmekteler. Dünyada olup bitenlerden haber alıp yaşananları takip ederek bunları kendi aralarında konuşup tartışabilmektedirler. Hatta geride bıraktıkları sevdiklerinin, eşlerinin, çocuklarının haberlerini almaktadırlar.
Başımıza hayırlı işler geldiğinde bunu duyup seviniyorlar, kötü bir olayla karşılaştığımız zaman ise üzülüyorlar. Evet, pek çok insan yakınlarını kaybettikten sonra her şeyin bittiğini düşünmekteyken aslında onlar hala bir yerlerden bizi takip edip haberlerimizi alabilmekteler. Hatta duyanları çok daha heyecanlandıran bir başka durum daha var ki haftanın belirli bir günü izin verilen ruhların dünyadaki kendi evlerini ziyaret ettikleri zaman,
hatta bu ziyaret sırasında bizden bir takım istekleri olduğuna inanılmakta. Az sonra bu konuya daha detaylı değineceğim fakat bilmemiz gereken bir hususta şu ki az önce de belirtmiş olduğum gibi her ruh serbest dolaşamamaktadır. Bazı ruhlar ise ahirete kadar azap içinde bulunacak olanlar. Onlar bir nevi tutuklu gibiler ve bizleri ziyaret etmelerine izin verilmemekte. Tabii buraya kadar duyduklarınızın ve de videonun sonuna kadar bir şey
tabi buraya kadar duyduklarınızın ve de videonun sonuna kadar bir şey
tabi buraya kadar duyduklarınızın ve de videonun sonuna kadar bir şey tabi buraya kadar duyduklarınızın ve de videonun sonuna kadar bir şey tabi buraya kadar duyduklarınızın en doğrusunu yüce Allah Azze ve Celle bilir. Bizler peygamber efendimizden bizlere bildirildiği kadarıyla öte alemi algılamaya çalışıyoruz. O yüzden yanlış bir şey demekten Allah’a sığınırım. O yüzden yanlış bir şey demekten Allah’a sığınırım.
Bersa aleminde birbirlerini bilirler mi diye sorulduğunda Evet, Nefsim 7 kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki onlar kuşların ağaçların tepelerinde diğer kuşları bildiği gibi birbirlerini bilirler diye cevap vermiştir. Müminler ruhlar aleminde sevdikleriyle bir araya gelebiliyor, dünyadaki hayatlarına dair anılarını birbirlerine anlatıp sohbet edebiliyorlarken peki kafirler için durum nasıl?
Müminlerin ruhları birbirleri için ne güzel kardeş, ne güzel arkadaş derlerken, kafir olan iki arkadaştan birisi hayatını kaybedip berza alemine geldiğinde şöyle der Allah’ım, arkadaşım sana ve Resul’üne isyan etmemi söyleyip dururdu. Benden sonra onu hidayete erdirme ki benim burada gördüğüm bu azabı o da yaşasın. Bu sözlerin üzerinden arkadaşı da hayatını kaybedip yanına geldiğinde
bu iki ruh birbirlerine ne kötü kardeş, ne kötü arkadaş derler. Ruhların berza aleminde bir arada olduklarının bir başka deliline de peygamberimizin miraç olayından ulaşıyoruz. Hatırlarsanız miraç videomda da anlatmıştım. Resulullah aleyhisselatü vesselam o gece semaya çıktığında Hz. Adem adımızla karşılaşmıştı ve orada gördüğü ilginç bir detay vardı.
Adem aleyhisselamın sağ ve sol tarafında bir takım karartılar görmüştü. Bunlar kim diye sorduğunda Hz. Adem o karartıların cennetlik ve cehennemlik olan kişilerin ruhları olduğunu söylemişti. Vefat etmiş yakınlarımızla ilgili en merak edilenlerden biri de
onları mezarlarında ziyaret ettiğimiz zaman bizleri görüp sesimizi duyuyor olup olmadıkları konusudur. Evet, rivayetler onu gösteriyor ki yapılan mezar ziyaretlerinde mezarın başına gidip selam verildiğinde merhumlar gelen kişiyi tanır ve selamına karşılık verirler. Hatta tanımadığı bir kişi bile kabrinde kendisine selam verirse onunla da selamlaşırlar. Peygamber efendimiz aleyhisselatü vesselam bir kabrin yanından geçerken
orada yatanlara selam size ey müminler yurdunun sakinleri diyerek selam verilmesini buyurmuştur. Özellikle anne, baba, akraba ve dostlar için gideriz kabirlere. Onların ruhları adına Allah’a ettiğimiz duaların her birinin ölü kişiye faydası bulunmaktadır. Özellikle mezarlıkta okunan Yasin’in çarpıcı bir özelliğinden de bahsetmiş Peygamberimiz. Her kim kabristana gider de Yasin’i okur ve sevabını da ölülere bağışlarsa o gün Allah-u Teala onların azabını hafifletir. Duayı eden kişinin de kabristandaki ölüler sayısınca sevabı olur. Peki vefat etmiş sevdiklerimiz bizleri rüyamızda ziyaret edebilirler mi? Mutlaka hemen herkes bu dünyadan ayrılmış yakınlarını zaman zaman rüyalarında görmektedirler. Peki onları rüyamızda görmek gerçekten onların ruhlarının bizimle bir iletişim kurma şekli olabilir mi? Bildiğimiz üzere Allah ölüm anında canları alır, ölmeyenlerin de rüyasında canlarını alır. Yani aslında uyumak ve rüya görmek ölümün bir çeşit provası gibidir ve rüya esnasında ruhumuz bedenimizden ayrılmaktadır. Acaba ruhumuzun böylesine bir deneyim içinde bulunduğu an vefat etmişlerimizle yakınlaşabileceğimiz bir zaman çerçevesi olduğu anlamına gelmekte midir? Bu konuda İbn-ül-Kaim’in verdiği bazı örnekler gerçekten çok çarpıcı.
Belirtildiğine göre evet ölmüş yakınlarımızın rüyalarımızda bizlerle iletişim kurması olası. Rivayete göre Ashab-ı Kiram’dan iki arkadaş çok iyi dost ve kardeş olurlar. Henüz hayattayken de birbirleriyle bir anlaşma yaparlar. Hangimiz önce hayatını kaybederse hayatta kalanla iletişim kurmak için çaba gösterecek. Tabi diğeri de onun için. Birbirlerinden haber alacaklarına dair sözleştikten bir süre sonra bu iki kişiden biri hayatını kaybediyor.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra hayatta olan kişi bir gece rüyasında ölen arkadaşını görüyor. Kendisine hesap ve sualinin nasıl geçtiğini soruyor. O da şimdilik iyi olduğunu belirtip Allah’a hamd olsun diyor. Bu sırada rüyayı gören adamın gözüne arkadaşının göğsünün ortasında bulunan bir kara leke çarpıyor. Bu leke de ne? diye sorduğunda arkadaşı sebebini açıklıyor. Bir Yahudiden 10 dirhem borç almıştım.
Falanca yerde asılı bir param var. Oradan alıp borcumu o Yahudi’ye öder misin? Bunun haricinde evindeki kedisinin de ölmüş olduğunu da sözlerine ekliyor. Arkadaşı sabah olup uyandığında rüyanın etkisiyle şaşkın bir şekilde düşünmeye başlıyor. O sırada ikisi de hayattayken birbirlerine vermiş olduğu söz geliyor aklına. Derhal onun evine giderek paranın asılı olduğunu söylediği yeri kontrol ediyor. Tam da rüyasında belirtildiği üzere parayı orada buluyor.
Dahası kedisinin de hayatını kaybetmiş olduğunu görüyor. Paranın içinden 10 dirhem alıp ismini verdiği Yahudi adama gidiyor ve arkadaşının ona borcu olup olmadığını, varsa ne kadar borcu olduğunu sorduğunda aldığı cevap ile daha da tüyler ürk veriyor. Evet, kendisi benden 10 dirhem borç almıştı. Peki, ruhlar bizleri sadece rüyalarımızda mı ziyaret ederler? Anlatıldığına göre, haftanın belli bir gününde ruhların kendi evlerini ziyarete geldikleri belirtilmekte. Bu konuya az sonra değineceğim ama merak edilen önemli bir diğer konu da şehitlerin ruhları.
Kur’an-ı Kerim’de Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme. Aksine onlar diridirler ve Rableri yanında rızıklanmaktadırlar diye buyrulmaktadır. Şehitler kabir hayatında serbest dolaşmaktalar. Bulundukları yerde daha mükemmel bir hayat yaşamaktayolup diğer ölülerden farklı bir hayat yaşamaktadır.
Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle bildiriyor. Şehitler böylece güzel güzel yiyip içip dinlenince şöyle dediler.
Uhud’da şehit olan kardeşleriniz var ya, Allah onların ruhlarını yeşil kuşların içine koydu. Bunlar cennetin nehirlerine giden, cennet meyvelerinden yiyen ve arşın gölgesinde asılmış altından kandillere girip istirahat eden kuşlardır. Şehitler böylece güzel güzel yiyip içip dinlenince şöyle dediler.
Kardeşlerimize bizden kim haber götürecek ve bildirecek ki bizler cennette diriliriz, rızıklanıyoruz. Bu haber gitmeli ki onlar cennete karşı isteksiz olmasınlar ve harpte korkak davranmasınlar. Allah-u Teala onlara cevaben sizin haberinizi ben duyuracağım buyurdu ve şu ayeti indirdi.
Allah yolunda öldürülenlere ölü saymayın. Bilakis onlar diridirler, Rableri yanında rızıklanmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşmayan kimselere kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.
Ruhlarla ilgili oldukça kısıtlı bilgiye sahip olsak da bizlere bildirilmiş olduğu kadarı bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor. Onlardan biri de Kalu Bela konusudur.
Yani ruhlarımızın henüz bizler bu dünyada doğmadan önceki bir alemde var olması ve Kalu Bela adı verilen bu yerde birbirleriyle iletişim kurmaları. Dikkat çekici olansa Kalu Bela’da birbirleriyle yakınlaşan ve dost olan ruhların bu dünyada da birbirleriyle karşılaşıp farkında olmadan yakınlık kurmaları.
Bazen tanıştığımız insanları sebepsiz yere kendimize çok yakın hisseder ve sanki onu çok eskiden beri tanıyormuşuz gibi gelir. İşte böyle bir durumda aslında o kişiyle henüz doğmadan önceki hayatımızda yani Kalu Bela’da birbirimizi tanıyor olma olasılığımız var.
Peki en çok merak edilen ölmüşlerimizin ruhlarının evlerini ziyaret etmeleri konusuna gelecek olursak?
Rıvayet odur ki izinli müminlerin ruhları her perşembe Cumaya bağlayan gece birinci kat semadan kendi evinin veya yakınının evinin tam izasında evin üzerine gelmekte ve sevdiklerini ziyaret etmekteler. Ve o esnada Allah sizlere rahmet etsin demekteler. Bizler için Allah’tan rahmet dilemekteler. Rahmet yani Allah’ın acıması ve lütufta bulunması. Bizler vefat edenler için Allah rahmet eylesin derken onlar da bizim için aynısını dilemekteler ve evlerimizi ziyaret ettiklerinde kendilerini unutmamamızı, onları hatırlamamızı ve onlar için dua etmemizi, namaz hediye etmemizi isterler. Bizleri ibadet eder bir şekilde gördüklerinde mutlu bir şekilde geri dönerler. Evet ruhlar öyle ya da böyle bir yerlerde var olmaya devam ediyorlar. Hiç yanan bir ampülyü düşündünüz mü? Ampul yanarken ışığı görürüz fakat ampul bozulduğunda ya da patladığında ışığı artık göremeyiz. Çünkü ışığı görmemize yarayan ampul artık işlevini yerine getirmiyordur. Fakat bu ışığın var olmadığı anlamına gelmemekte. Işık ampul olmadan da hala doğada var olmaya devam edecektir.
Tıpkı bedenimiz öldüğünde bunun ruhumuzun var olmaya devam ettiği gerçeğini değiştirmediği gibi.