Paris anlaşması için niye 5 yıl bekledik?| RTE’nin bahsettiği Dünya 5’lisine iş düşüyor|Umur Birand

Paris anlaşması için niye 5 yıl bekledik?| RTE’nin bahsettiği Dünya 5’lisine iş düşüyor|Umur Birand videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=K1bdaNCFC2A. Herkese merhaba. Programa hoş geldiniz. Kusura bakmayın bu akşam biraz geç yayınlıyoruz programımızı. Tam suç tamamıyla bende geç çekmem gerekti programı. Dün akşam Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda çok güzel…

Paris anlaşması için niye 5 yıl bekledik?| RTE’nin bahsettiği Dünya 5’lisine iş düşüyor|Umur Birand

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=K1bdaNCFC2A.

Herkese merhaba. Programa hoş geldiniz. Kusura bakmayın bu akşam biraz geç yayınlıyoruz programımızı. Tam suç tamamıyla bende geç çekmem gerekti programı. Dün akşam Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda çok güzel bir konuşma yaptı. Konuşmayı baştan sona kadar dinledim. En sevdiğim, en heyecanlandığım bölüm, evet sonunda Paris Anlaşmasını meclise sunacağını söyledi.
Muhtemelen de zaten imzalanacak meclise geçtikten sonra. O kadar sevindik gibi zamanında gelmişti. Paris İklim Anlaşması konusunda mutabık kaldık. Anlaşmanın hedefi 100 yılın ortasına kadar küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutmaktır. Evet 2016 yılında imzaladığımızı söyledi Cumhurbaşkanımız ama 5 yıldan beri niye meclise sunulmadığını kimse bilmiyor. Benim bir tahminim var biraz sonra geleceğim. Ancak ilk başta anlatalım Paris İklim Anlaşması nedir? Çok basit. Küresel ısınmaya karşı tüm ülkeleri kapsayan bir anlaşma.
Amacı nedir? Ülkelerin ürettiği karbon emisyonu ya azaltmak ya da kontrol altına tutmak. Bu karbon emisyonu biz kontrol altına tutmazsak veya azaltmazsak bazı ülkeler azaltmaları gerekiyor. Sadece kontrol veyahut da nötre getirmemiz gerekiyor. Ama biz bunları yapmazsak küresel ısınma hızlanacak. Kıymetli ısınma ile birlikte ne geliyor? Deniz seviyesi yükseliyor, bozon tabakası deliniyor, mevsimler değişiyor, yangınlar çoğalıyor gibi bir sürü şeyse var. Ama bunun haricinde başka bilgiye ihtiyacınız yok. İnanın bana bu Z kuşağın sorunu. Bu sorun benim sorunum değil. Onu söyleyeyim size. Bu benim oğlumun sorunu ve hatta benim torunumun sorunu olacak. Onu söyleyeyim şimdiden.
Ama biz bugün müdahale etmezsek onlara bir ülke ve hatta bir dünya bırakmamış olacağız. Ondan dolayı önemli bir şey bu. Şimdi Cumhurbaşkanımız diyor ki Paris Anlaşmasını 2016 yılında imzaladık. Doğrudur, imzaladık. Ama yürürlüğe sokmadık. Bekledik. İmzalayan 197 ülke arasında sadece 6 ülke bunu yürürlüğe sokmadı. Çok loser bir grubun içerisinde biz de vardık maalesef.
Vardık diyorum çünkü henüz daha yani imzalayacağız. Daha doğrusu yürürlüğe sokacağız. Bu loser grubun içerisinde kimler var? Eritreya, Irak, İran, Libya ve Yemen. Tam tatile gidilecek bir grup. Yani mükemmel bir grup. Onların arasında biz de vardık. Bu anlaşmaya niye yürürlüğe sokmadık? Kimse bilmiyor. Benim bir tahminim var. Biraz araştırdım. Yanılıyordu olabilirim. Ama bir dinleyin.
Şimdi Türkiye 22 Nisan 2016’da Paris İklim Anlaşmasını gelişmekte olan bir ülke olarak imzaladığını duyurdu. Gelişmekte olan. Sözleşme iki gruba ayrılıyor. Yardım alacak ya da yapacak olarak. Yani gelişmiş ve gelişmekte olan ülke olarak yapılıyor.
Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen, Türkiye diyor ki kardeşim ben gelişmekte olan bir ülkeyim. Anlatabildim mi? Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği çerçeve sözleşmesine göre sen gelişmiş bir ülkesin. Yani Türkiye senin para vermen gerekiyor dediği için galiba bekledik. Öyle bir tahminim var. Gayet de mantıklı. Yani oturup da niye biz para verelim? Bizim karbon emisyonumuz gayet düşük. Çin daha fazla vermesi gerekiyor. Yani Çin ve Amerika ülkenin yüzde kırkından dünyanın yüzde kırkından daha fazla. En çok onlar karbon emisyon yüzdeleri var. Ama galiba beklememizin sebebi bu. Şimdi bugün aldığım bilgilere göre biz hala gelişmekte olan bir ülke olarak imzaladığımız için muhtemelen orada bir pazarlık oldu.
Biz 3 milyar dolarlık bir destek alacağız. Bu destek de niye? İşte bu sözleşmeyi yerine getirebilmek için. Karbon emisyonumuzu düşürmek için bir eğitim, yatırım gibi maliyetler için bu parayı harcayacağız. Mükemmel. Yani biz cebimizden başka ülkeler için para vermeyeceğiz. Önümüze bakalım hiç önemli değil. Ama şimdi 5 yıl önce yapılmış olan bir sözleşmeye baktığımız zaman 5 yılda ne yapıldı? 2016’dan bu yıla kadar ne yapıldı? Fazla bir şey yapılmamış. Yani bir oda var. Şimdi yapmaya başlayacağız. Yanlış anlamayın bunu. Yani Paris Sözleşmesi olsa bile olmasa bile, veyahut da meclise sunsak bile sunmasak bile biz bunu yapmamız gerekiyor zaten. Gelecek nisillerimiz için. Ancak dünya 5 yıldan beri istenilen hedeflenden %80 uzakta. Yani daha çok yolu var dünyanın. Sadece biz değiliz. Dünyanın çok yolu var. Hele hele kömür kullanıma gelince.
Şimdi global olarak kömür kullanımındaki ilk 5 ülke aynı zamanda Cumhurbaşkanımızın bahsettiği o 5 büyük olduğunu bir hatırlatmak isterim. Biz 11. sıradayız veya dünyaya saçılan karbon emisyonun %44’ü Amerika ve Çin yapıyor. Biz sadece %1’ini yapıyormuşuz. Ama bir adım bir adımdır.
İlk hedefimiz muhtemelen kömür olacak. Kömür termik santrallerimizi indirmemiz gerekiyor. Şu an 28 adet kömür termik santralimiz var. Ve 30’a yakın planlanıyor. Yani 30’a yakın proje bekletiliyor. Nereden bakarsanız bakın Cumhurbaşkanımız haklı. Dünya bu 5’ten büyüktür. Bu 5 ülke zaten bizi batıracak büyük ihtimalle. Esas iş onlara düşüyor. Bize değil. Şimdi onlar bir şey yapmayacaklarsa aman bizde bir şey yapmamak gibi bir durum olmasın. Biz mutlaka ve mutlaka bu hedefleri tutturmalıyız. O duygusallıktan dolayı değil. Tamamide bir sonraki neslimiz için. Ben torunlarım için isterim böyle bir şey olmasını. Neyse programı izlediğiniz için çok teşekkür ederim. Yarın yine görüşmek üzere.
Lütfen like, share, subscribe üye olayım, mesaj atın, abone olun, hepsini yapın. Yarın yine görüşürüz.