"Enter"a basıp içeriğe geçin

Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara – Milel Nihal Kitapları – Cumartesi Sohbetleri (10)

Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara – Milel Nihal Kitapları – Cumartesi Sohbetleri (10)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=suUAX-1THxs.

Mezahip kitaplarından bahsettiniz. Fırak, makalat kitapları da diyoruz biz teknik anlamda. Meşhur eserler var. Fahri Razi, bunların tabii daha sonraki ismi. Ondan evvel Şehristani var. El-Milel vel Nihal. Hem dinler tarihi hem mezhepler tarihiyle alakalı fırkalaşmaları, gruplaşmaları anlatan.
Evet. Bağdad’in el-fark beyn el-fırakı var. Ne demek el-fark beyn el-fırak? Fırkalar arasındaki farklar. Ondan önce İmam Eşari’nin, iki büyük kelam mezhebinden bir tanesinin kurucusu kabul edilen İmam Eşari’nin, makalatül İslamiyyini var. Ne demek makalatül İslamiyyin? Kendilerini İslam’a nispet edenlerin görüşleri, makalat demek görüşler anlamına.
Söylediği sözler, yazdıkları yazılar anlamına geliyor. Bu alimler ne yapmış? Kendi dönemlerindeki Müslümanların kendi içlerinde fikri olarak, itikadi olarak, hatta fıkhi olarak ayrışmalarını anlatmış. Bu ne işe yarıyor? Bu Müslümanların kendi kendilerinin bir defa tanımalarına yarıyor. Yani birtakım Müslümanların kuvvetli tarafları ve zayıf tarafları belki bu noktada belli oluyor. Kelam ilmine büyük bir veri sağlıyor. Kelam ilminin vazifesi nedir? Kelam ilminin vazifesi, Müslüman İslam’a yönelik hücumları kesmek, onlara cevaplar vermek, onların sorularına müstakim cevaplar üretmek, şüpheleri gidermek ve onların delillerini çürütmek ve kendi doğru delilleri, istidlerleri onların yerine ikame etmek, onların yerine geçirmek. Böyle bir vazifesi var. Kelamcı bu işi yapabilmek için sağlam bilgiye ihtiyacı var.
Sağlam fotoğraflara, doğru fotoğraflara ihtiyacı var. Doğru fotoğraflar derken, yani cemaatler ve mezhepler konuşunca ortada bir sürü spekülasyonlar dönüyor. Yani bugün olduğu gibi herkes rakibini, karşı tarafı belki onlarda olmayan birtakım fiil ve fikirlerle itham ediyor. Bu doğru resmi vermiyor. Doğru resmi vermeyince ona karşı yapılacak reddiyeler, belki mücadeleler yanlış bir kuvvarda ilerliyor ve maksada mebni olmuyor. O zaman ne olacak? Doğru fotoğrafı çekmek lazım.
Bu alimler kendi zamanlarında Müslümanlar arasındaki ihtilafların doğru fotoğraflarını çekip doğru verilerle kitaplarını aktarmışlar. Yani kelamcıların yaptığı gibi taraflı olmak da istememişler. Bizim işimiz kelam yapmak olmasın, biz doğru fotoğrafı koyalım, kelamcının önüne o bildiği gibi ne yapıyorsa teknikleriyle, işte akli istilalleri falan kullanarak bu işi yapsın. Bu önemli bir iştir yani ve çok şerefli bir iş sayılmıştır İslam ilim geleneğinde, kelam ilmiyle uğraşmak. Bu işi yapan ehlül makalat dediğimiz mezhepler, tarihçiler, kitaplarının başında mesela İmam Eşhari öyle yapar,
kendi kendine söz verir, der ki ben doğru fotoğrafı çekeceğim, karşı tarafımı sevmesem de onların şey ile, onların yanlış fikirlerini hakaretle karşılamayacağım, doğruyu yanlış yapıp çarpıtmayacağım. Bu usta sözlerini veriyor ve yazmaya başlıyor, yazıyor.
Yani bir nevi bu alimler kendi dönemlerinin yani çağdaşlarının İslami akımlarını önümüze koyuyorlar, bunlar bizim bugün temel kaynaklarımız. Bu söyledikleri şeyler işte 72 fırka üzerinden, 70 fırka üzerinden bunu yapıyorlar.
Bu kendi dönemlerindeki cemaatler, kendi dönemindeki akımlar belki daha sonra mezhepleşmiş akımlar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir