"Enter"a basıp içeriğe geçin

Samet Tınas – Osmanlı Kaynaklarının Mahiyeti (Arşiv Vesikaları, Vakfiyeler ve Sikkeler)

Samet Tınas – Osmanlı Kaynaklarının Mahiyeti (Arşiv Vesikaları, Vakfiyeler ve Sikkeler)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=xmSm1maDsqI.

Şimdi arşivi biliyorsunuz Cumhurbaşkanı’na devre edildikten sonra eski ismiyle Başbakanlık Osmanlı Arşivi aşağı yukarı takribi olarak 100 milyon evrakı itibar etmekte. Kimisi yaprak, kimisi defter. Enesciğim sen de biliyorsun zaten tarihçi olanlar seviye. Olmakla birlikte bunun 3 milyonu tasnifli. Ancak bu tasnifli olanlar veyahut da olmayanların da aşağı yukarı neler olabileceğini tahmin ettiğimize göre ilk devre ait olanları çok az seviyede. Yani aşağı yukarı Kanuni hatta ikinci Beyazıt Kanuni dönemine kadar çok fazla bir vesika yok elde etti. Hele ki Osman Gazi dönemine ait elimizde oldukça az arşivi vesikası vardı. Bunun sebebi? Bunun sebebi hakkında bir kanaatimiz var mı ya da bir bulgun, bir delilimiz? Evet. Önce onu söyleyelim o zaman. Şimdi bunun sebebini önceleri Timur’a, Timur’un istilasına veriyorduk.
Tarihçi hocalarımız da öyle diyordu. İşte Timur Bursa’ya geldiğinde Bursa’daki arşivi yakmış vesaire ama Timur sonrası da yani Çelebi Mehmet dönemi, ikinci Murat dönemi hatta Fatih döneminde bile arşivi eskisi az. Bunun en büyük sebebi? Yangınlar. Tabi hadiseler sebebiyle korunamama olmalı.
Öyle gözüküyor. Timur öncesi, kalan vesikalar da merkezdeki evrakın taşradaki suretleridir. Yani taşradaki vazifelilerden de merkezde aslılığı tutulan evrakın taşradaki sureti tutturması isteniyor, kopyası. İstinsah ediliyor. Onlardır yani o ilk devlet doğru. Timur’un böyle bir problemi var o arşivi yakması ile alakalı ama.
Bir, ikinci hususta şu. Şimdi biz arşivi bugün modern hatta posmodern tarihçiler olarak diyebiliriz. Tarihi malzeme olarak kullanıyoruz ama Osmanlılar devrinde şimdiki tabirle söyleyelim, fonksiyonel bir şey vardı oğlum. Usulü vardı çünkü Osmanlılar arşivine devlet kaydı olarak bakıyor. Hani tarihi malzeme olarak bakmıyor. Bu sebepten naşi seferlere, defterlere Osmanlılar götürürdü.
Yani çünkü orada fitih olduktan sonra işte tahir yapılacak, vergi alınacak, tayin yapılacak vesaire bunları tutmak için götürdü. Bu götürmelerden dolayı da belki deformasyonlar. Hatta o esnada sadrazam eğer seferde ise padişah birçok ferman veya birçok emir neşrediyor, yayınlıyor. Bürokratik olarak işler devam ediyor. Tabii devam ediyor. Şimdi Osman Gazi dönemine peki ne kalmış? Evet.
Elimizde iki tane vesika var. Birisi vefatından bir yıl evvel, birisi de hemen vefatın akabinde olmak üzere iki tane vakfiye kaydı var. Evet. Bunlardan birisi Aspor Çağatürk, diğeri de Mekkece zaviyesi vakfiyesidir. Bundan başka kendi dönemine yakın vakfiyeler ve tahrir kayıtları, bir de sıhhati meşkuk şüpheli bir sikke. Bundan başka bir şey yok. Evet.
İşte bu kıtlıktan dolayı bazı batılılar Osmanlı tarihinin ilk safhasını kara delik olarak tabir etmişlerdir. Kim onların başında?
Colin Inberg geliyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir