Sürüngen nedir, ne değildir? Prof. Dr. Celal Şengör yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=sA38w-4vJ5A.
Şimdi, sürüngen nedir? Sürünen. Değil mi? Yani herkes… Küviye bunu yarattığı zaman bu cinsi, herkesin kafasındaki sürüngen sürünen, soğukkanlı, yavaş yavaş hareket eden hayvanlar. Şimdi sürüngenler, reptilya sınıfı, dört ayaklı, yani tetrapod, tamamen karada yumurtlayabilen,
amfibilerden farklı, yani çift yaşamlardan farklı, onları amniyot deniyor biliyorsunuz. Biz memeliler de oradayız. Ya bu şey de, İlber Hoca’yla senin o biliyorsunlarsa ben bayılıyorum. Nereden bilelim? Dünyada muhtemelen sizden başka pek azizlerinde bildiği bir şeyi, bildiğiniz gibi diyorsunuz, kıyar gibi kalıyoruz burada. Estağfurullah. Tamam mı? Bu hem yumurtlayan hem canlı doğuran hayvanları içerir bu amniyot. Ya bu… Embryo, etrafında bir zar var.
O zarın dışında, bazen koruyucu bir örtü var, o yumurta oluyor. O olmadığı zaman hayvan bunu içinde büyütüyor. Kanguru gibi. Biz… Hayır. Kanguru gibi ama… İçinde önce oluşuyor, hiç dışarı çıkmıyor. Kanguru’ya dışarı çıkıp keseye giriyor. Dışarı çıkıp keseye giriyor başka. Hayvanın içinde oluşuyor. Tamam mı?
Bakın, balıklara ve çift yaşamlara yani, afibilere nazaran daha kalın derili bunlar. Keratinize. Bizim tırnaklarımızın falan oluştuğu maç o keratin. Keratin. Evet. Ve göğüs kafesi, nefes almak için… İnsan gibi….inip çıkabiliyor. Sürüngen bu. Şimdi… Eskiden deniyorduk efendim, bütün sürüngenler soğuk. Soğuk kalmış. Değil miymiş? Böyle olmadı, çıkıverdi.
Ne zaman çıktı? Aşağı yukarı 1900… Ya bunu 19. yüzyılda O’Neil Charles Marsh gibi, Thomas Henry Huxley gibi adamlar fark etmişler. Demişler ki, bu hayvanların soğuk kanka olmaları mümkün değil. Dinozorları biliyorlar tabii onlar. Fakat 1960’a… Peki niye mümkün değil? Çok hareketli olmadılar.
Kas yapıları bilmem neler falan, yani bu diyorlar pembel, öyle bir hayvan değil bunlar. Isısını, enerjisini güneşten alan, hava tanıdığından bir şey değil. Öyle bir şey değil yani, kendi enerjilerini tutabilen hayvanlar. Bundan sonrasına bakalım. Şimdi Pierre-André Latre… Bu da aynı müzeden. Dikkatinizi çekerim. Omurgalılar için şu sınıfları tanımlıyor.
Balıklar, pis es, çift yaşarlar, anfibia veya batrakia diyor bunlara. Sürüngenler reptiliya, kuşlar aves, memeller mamalya. Şimdi abicim bu aşağı yukarı 1960’lara kadar kullanılan bildiğimiz line sınıflaması. 60’a mı değişiyor bu?
Evrim o hale getirmiş ki eldeki malzemeyi. Bu geçersiz kalıyor. Neden geçersiz kalıyor? Şimdi ona bakalım. Bu bizim pterozorlar için de önemli. Bundan sonrasına bakalım. Şimdi bak, burada sürüngenlerin üç değişik türü. Yukarıdaki kaplumbağa.
Anapsit, kemer demek. Mimaride de bilinen bir terim. Kemer nereden kaynaklanıyor? Bu delikler arasındaki kemiklerden kaynaklanıyor. Mesela şurada sinapsida tek kemerdeler. Çünkü bir göz deliği var, orbit. Onun arkasında bir tane şakak deliği var.
Bizde mesela böyledir. Biz bunlarla aynı sınıftayız. Kök memeliler ve memeliler. Sinapsida. Sinapsida. Ondan sonra diapsida geliyor. Çift kemerdeler. Şimdi bunlar kuşlar dahil diğer tüm sürüngeler buraya giriyor. Dikkatini çekerim burada. Mesela bu masospondiliyorsun kafatasında bir alçakak açığı var.
Bir üst şakak açığı var. Niye peki onlara? Neye yarıyor? Kafatasını hafifletiyor. Daha da hafifletiyor. Bundan sonrasını alayım. Yalnız hafifletmek değil. Hafifletmenin ne faydası var? Uçsunlar diye. Kafayı taşır. Hayır kafayı taşır. Bir de bunların arasından şey geçiyor. Kaslar geçiyor. Çeneyi güçlendiriyor.
Şimdi sürüngeler dedik. Sinapsida, anapsida, diapsida. Şimdi anapsitlerin durumu biraz sallanmaya başladı. Yani kaplumbağa var mı? Gerçek anapsit var mı yok mu? En son üç kaplumbağa türünün genomını çıkarttılar. Dediler ki bunlar diapsitlerle akraba. Dolayısıyla bu anapsit sınıfı kalktı ortada. Şimdi sinapsit ve diapsitler var. Şimdi bundan sonrasını alalım. Şimdi burada da sorun çıkıyor. Bir sorun demektir. Şimdi, klasik olarak arkozorlar, yani arkozoriya hükümran sürüngenler. Timsahlar, pterozorlar ve dinozorlar olarak üç sürüngen alt sınıfına ayrılıyordu bunlar. Tamam mı? Amca, daha 19. yüzyılda, O’Neill Charles Marsh, Yale Üniversitesi’ndeki paleontoloji profesörü ve Thomas Henry Huxley Londra’da. Bunlar dinozor fasillerine bakıyorlar. Alozorlar falan gibi. Bir de kuşlara bakıyorlar.
Diyorlar ki, bunlar çok yakın akraba. Kuşlar diyorlar bu dinozorlardan. Ama kimse pek ciddi almıyor bunları. 20. yüzyılda sonunda bu ispat. 20. yüzyılda sonuna doğru yapılan keşifler ki bu Daziya’da, Çin’de, İspanya’da ve Erşantin’de yapılan keşifler.
Klasik sürüngen reptilya sınıfıyla kuş, ağve sınıfı arasında sınır çekmenin mümkün olmadığı çıktı. Ve bugün kuşlar artık sürüngen kabul ediyor. Çünkü sınır yok. O kadar tatlı geçişler var ki, efendim bu kuştur, bu dinozordur diyemiyorsun.
Mesela kuşların ortadan kalkmış bir sınıfı var. Enantiornitler, kretes hosunda ortadan kalkmışlar. Onlar hep dişli kalmış. Diyeceksin farkı ne mesela Arkeopteryx’ten? Obuz eklemleri çok değişik. Başka türlü gelişmiş. Başka türlü kanat çırpıyor.
Bundan sonrasında alalım. Peki mesela sinirim sistemleri hangisine benziyor? Hepsi bunların sürüngenlere benziyor. Şimdi ikinci sorun sinapsik de de çıkıyor. Şimdi bakıyorlar timsahlar eskiden sinapsik denen sürüngenlerden ziyade kuşlara daha yakın, akraba olarak. Ama soğuk kanlı?
Evet ama şey olarak anatomi olarak kuşlara daha yakın. Yani anatomiden ziyade cladistik de, şimdi oraya da geleceğim ne demek cladistik? Kuş yani timsahın gelişmesine bakıyorsun, kuşun gelişmesine bakıyorsun. Organların ortaya çıkış sıralarına göre diyorsun ki bunlar daha yakın birbirine. Sinapsi de bunlardan uzak.
Yani reptilia içinde tutamıyorlar artık sinapsitleri. Onun için sinapsitler uzağa doğru giderken bunların içinde terapsitler var sinapsitlerin içinde. Terapsilaya bakıyorsun bunlar gidiyorlar gidiyorlar gidiyorlar memeli oluyorlar. Yani terapsit içerisinde ya işte bu sürüngen bu memeli diyemiyorsun artık.
Allah Allah, bu enteresan. Ve bunu ortaya çıkaran adam benim paleontoloji hocamdı. Berlinde. Walter Georg Kühne. Muhteşem bir adamdı. Bu arada İlkopens’i buraya getiremeden Hakkı Ramiz ne kavga. Maalesef maalesef. İyi adamlar erken gidiyor.
Çok erken gitmedi ama. 80-90’lu galiba. Şimdi terapsitlerde bu sürüngen memeli sınıfının da çizilmesinin mümkün olmadığını görünce sinapsitler başlı başına ayrı bir klad haline geliyorlar. Klad ne demek?
Klad ne demek değilmiş. Oraya geldik. Bundan sonrasını alalım.