Tadil-i Erkânın Hükmü Nedir? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

Tadil-i Erkânın Hükmü Nedir? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=qJjgAJKGWcY. Tadili Erkansız Kılınan Namazın Hükmü Nedir? Hanefî mezhebine göre Tadili Erkân, namazın rükûnlarının tam ve mükemmel bir şekilde yapılmasıdır. Tadili Erkân’ın tanımı kitaplarımızda Teskinul Cevârihâ Fir Rûkiyye Ves Sucudâ Hatta Tatmâ İnne Mefâsülühâ diye yapılmaktadır. Yani Teskinul Cevârihâ uzunların…

Tadil-i Erkânın Hükmü Nedir? Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=qJjgAJKGWcY.

Tadili Erkansız Kılınan Namazın Hükmü Nedir? Hanefî mezhebine göre Tadili Erkân, namazın rükûnlarının tam ve mükemmel bir şekilde yapılmasıdır. Tadili Erkân’ın tanımı kitaplarımızda Teskinul Cevârihâ Fir Rûkiyye Ves Sucudâ Hatta Tatmâ İnne Mefâsülühâ diye yapılmaktadır.
Yani Teskinul Cevârihâ uzunların sükûnet bulması ta ki mahsallar oturuncaya kadar. Nasıl? Kişi ayaktaydı, ayaktan rükûya indi, rükûda hareketin kesilecek şekilde durması. Sonrasında rükûdan kalktı, rükûdan sonraki o kavmede o tekrar ki ayağa kalkmadan kaynaklanan hareketin durması.
Sonrasında kavmeden secdeye gidildi, yine secdeye giderken hareketin durup mahsalların yerine oturması. Sonrasında secdeden kalkıp aradaki iki secde arasındaki celse yine aynı şekilde hareketin durup mahsalların yerine oturması ve tekrardan aynı şekilde secdedeki mahsalların yerine oturması şeklinde tanımlanır.
Bu tanımdan dolayı Hanefi mezhebine göre tadili erken hem rükûda hem de rükû dışında rükûdan ayağa kalkış olan kavme ve iki secde arasındaki celse de aynı şekilde hareketin durup mahsalların yerine oturması hem rükûda hem secdede hem de rükûdan sonraki kavmede hem de iki secde arasındaki celse de gerektidir.
İşte Hanefi mezhebine göre bu şekilde uzuvların hareket duracak şekilde mahsalların yerine oturması şeklinde tanınan tadil erken Ebu Yusuf’a göre farzdır. Bundan dolayı tadili erkeni riayet edilmeksizin kılınan hızlı namaz. Yani kişi kalk duruk yu hemen gitti kavmeye ondan sonrasında secdeye hiçbir şekilde hareket durmadı.
Bu şekilde yapılan bir namaz iadesi gerekir ve tadil erken farzdır. Bu namazda iade gerektidir çünkü Allah Resûlü bu şekilde kılınan bir namazı görünce ”Gum fesalli feyne kalem tusalli” buyurmuştur. ”Kalk namazını kıl çünkü senin namazın olmadı.” Bundan dolayı yapılan bu rivayetten dolayı Ebu Yusuf der ki tadil erken farzdır. Çünkü orada hakiki bir şekilde rükû ve secde bulunmamıştır. Namazın rükûnlarında noksanlardır der. İmam Ebu Yusuf bu şekilde dese de mezhepte tercih edilen görüş Ebu Hanife Hazretleri ile İmam Muhammed Hazretlerinin görüşüdür. Onlara göre tadili erken vaciptir. Yani bunun kasıtlı bir şekilde terk edilmesi durumunda kişi günahkar olur. Katılsız yapılması durumunda ise yani ”unuttu” hızlı bir şekilde tadili erkenin yapılması gerektiğini unuttu. Bu durumda sehiv secdesi vacip olur. Kasıtlı yapan kişinin sehiv secdesi yapması tadili erkenden kaynaklanan bu hatayı telafi etmek için yeterli olmaz. Çünkü bilindiği üzere sehiv secdesi unutmaktan ve yanılmadan kaynaklanan hataları telafi eder. Bilerek, istedik olan hatalara sehiv secdesi telafi etmeyecektir.
Mezhepte tercih edilen görüş de Ebu Hanife Hazretleri ile İmam Muhammed Hazretlerinin görüşü olan tadili erkenin vacibi olduğu ve bunun unutularak yapılması durumunda sehiv secdesinin yapılmasının gerektiği olduğudur. Şimdi mezhepte tercih edilen bu görüş olmakla beraber yani evet namaz olur ancak kasıtlı yapılması durumda kerahatle olur. Yine iade vaciptir ama kasıtsız yapıldı ise sehiv secdesi kifayet eder.
Bu görüş olmakla beraber her bir Müslümanın dikkat etmesi gereken husus şudur. Ömrümüzün en faziletli ve en değerli olan vakitleri Rabbimize karşı ibadet yaptığımız ve ona ki kulluğumuzu izhar etmiş olduğumuz dönemlerdir. Bu dönemler Müslümanın hayatı boyunca en önemli ve en değerli vakitleri.
İşte bu vakitleri imkan olduğunca daraltmak, bu vakitlere yani ibadete son derece dar bir vakit ayırmak, bu ibadetleri bu şekilde küçümsemek, ibadete gelince bu şekilde vakitlerimizi daraltmak bir Müslümanın şanından değildir, Müslümanın ahlakına da yakışmaz. Yani gıybet etmeye her türlü vakitin bulunduğu zamanda, birilerini eleştirmeye her türlü vakit bulunduğu zamanda veya internette haber sitelerinde gezmeye vakit bulunduğu zamanda
dizilere, filmlere her şey vakit bulunduğu zamanda namaz ibadetine vakit bulamayıp namazı bu yönüyle hızlı bir şekilde kırıp bir an önce aradan çıkarmaya çalışmak Müslümanın ahlakına da yakışmayacaktır. Doğru ve mükemmel bir şekilde ve yapabildiğimiz en güzel şekilde Tadili Erken’a da riayet ederek namazı kılmaya gayret etmemiz gerekir.
Ancak soruda sorulan, bize sorulan sonu Tadili Erken’ın hükmü hususunda dediğimiz gibi mezhepte tercih edilen görüş vacip olduğudur. Unutularak yapılması durumunda sehir secdesi kifayet eder ama unutulmayıp, kasıtlı bir şekilde yapılacak olursa namaz olur ancak iadesi gereklidir. Allahümme salli ala seydina Muhammedin ve ala ali seydina Muhammedin.