Televizyondan Duyulan Secde Âyeti ile Secde Vacip Olur mu? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

Televizyondan Duyulan Secde Âyeti ile Secde Vacip Olur mu? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=VFNQtLE-YEA. Radyo ya da TV’den işitilen secde ayetinden dolayı tilavet secdesi gerekir mi? Bilindiği üzere Hanifi mezhebinle göre Kur’an-ı Kerim’de 14 yerde secde ayeti vardır. Bu secde ayetini okuyan kişiye okuduğundan dolayı vacip olduğu…

Televizyondan Duyulan Secde Âyeti ile Secde Vacip Olur mu? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=VFNQtLE-YEA.

Radyo ya da TV’den işitilen secde ayetinden dolayı tilavet secdesi gerekir mi? Bilindiği üzere Hanifi mezhebinle göre Kur’an-ı Kerim’de 14 yerde secde ayeti vardır. Bu secde ayetini okuyan kişiye okuduğundan dolayı vacip olduğu gibi bunu duyan kişiye de yine aynı şekilde
eğer sahih bir kıraati var ise bu durumda duyan kişiye de bu secde ayetinin duyulmasından dolayı tilavet secdesinin yapılması vaciptir. Burada temel nokta şudur, burada okumasının sahih olmasıdır. Okuma sahih olacak olur ise hem okuyan kişi namazla mükellefse kendisine hem de onu duyan kişiye nedir? Tilavet secdesi vacip olacaktır.
Şimdi bugün günümüzde teknoloji ile alakalı olan konularda şu tartışılıyordur. Peki internet üzerinden, televizyonlar üzerinden veya radyo üzerinden bu şekilde herhangi bir secde ayeti duyulduğu zamanda bunu duyan kişiler üzerine tilavet secdesi vacip olacak mıdır? Konuyla alakalı kaynaklarımıza baktığımız zaman Ömer Nosubilmen Hazretleri özü itibariyle kayıttan okunan
kıraatlerde ve burada duyulan secde ayetlerinden dolayı tilavet secdesinin aslında gerekmeyeceğinden bahsetmektedir. Çünkü hakiki bir okuyan bulunmamaktadır. Kayıttan okunmasını bir kuşun yani bir papağanın ayetlerin öğretilmiş olan bir papağanın ayet okumasına veya sadağdan ses yankımasından gelen bir sesin duyulmasına benzer ki meselette asullu olan görüşe göre bu
durumlarda secde gerekmemektedir. Yani tilavetsiz gerekmemektedir. Ömer Nosubilmen Hazretleri de kayıttan okunan secde ayetlerinin de buna benzetmektedir. Şayet onun için oradaki Kur’an-ı Kerim kayıttan okunuyorsa veya onu okuyan bir canlı bir birey yoksa o esnada bu durumda Ömer Nosubilmen Hazretlerinin tercihi üzere tilavet secdesi özü itibariyle gerekmemektedir.
Ve Hanif-i Mes’ebi Kuralı’na uygun olanı da bu olduğunu söyler. Ancak Ömer Nosubilmen Hazretleri kayıttan da olsa yine de ihtiyaten yapılmasının güzel olacağını söylemiştir. Çünkü dönemimizdeki bazı alimlerin buna fetva verdiğini söyle. Şimdi bu bahsetmiş olduğumuz durum yani kayıttan olması durumunda tilavetin gerekmesi, tilavet secdesinin gerekmemesi durumun kayıttan alakalı. Yani önceden kasete kayıt edilmiş ve sonrasında dinleniyor. Veya TV’de diyelim önceden kayıt yapılmış
nasılsa duyunuyor. Burada Mes’ebi Kuralı’na göre aslında tilavet secdesi gerekmez ancak Ömer Nosubilmen Hazretleri ihtiyaten gerekir diyor. Ancak Ömer Nosubilmen Hazretleri radyo gibisinin ise canlı olmasından dolayı bizatihi hakiki biri bireyin okuması gerekmesine benzeyeceğini ve bundan dolayı tilavet secdesinin vacip olacağından bahseder. Söz gelimi diyelim radyoda okunduğu zaman radyo mikrofon gibidir. Söz gelimi diyelim camide cami büyük, Fatih Cami gibi camileri düşünelim. İmam Efendi okuduğu zaman imamı görmeyen ta uzaktaki insanlar veya bahçelerdeki insanlara mikrofon sesi ulaştırdığından dolayı ittifakla herkese göre tilavet secdesi gerekir. O zaman mikrofon gibi veya canlı yayınlarda olduğu gibi şayet hakiki bir Kuran okuma durumu söz konusu olacaksa o cihazlar bu sesi ulaştırması cihetiyle mikrofon mesafesinde olacağı için ittifakta burada tilavet secdesi gerekecektir. Onun için burada itibar
az önce dediğimiz gibi canlı olup olmamasına yani o esnada bunu hakikaten okuyan biri var mı yok mu? Şayet yayın canlıysa ve okuyan biri varsa ittifakla tilavet secdesi gerekir ancak yayın kayıttansa kasette olduğu gibi
bu durumda mesafet Kuran’ına göre gerekmez ancak Ömer Nasübüven Hazretleri yine de ihtiyaten gerekeceğini söylemektedirler.