THE DEVIL’S DECEPTION |ŞEYTANIN ALDATMACASI;BİLEN SÖYLEMEZ, SÖYLEYEN BİLMEZ

THE DEVIL’S DECEPTION |ŞEYTANIN ALDATMACASI;BİLEN SÖYLEMEZ, SÖYLEYEN BİLMEZ videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Aiq0EuXDmYc. Size göre hayal, bize göre gerçek. Arkadaşlar bizler ne yapıyoruz, nasıl bunları anlatıyoruz? Bunlardan biraz bahsetmek istiyorum. Anlattığımız konuların içerisinde maneviyat, manevi ordular, cinliler, ifritler, insanların yaşayışları, enerji noktaları gibi birçok internette dolaşan fakat farklı farklı görüşler anlatılan ve…

THE DEVIL’S DECEPTION |ŞEYTANIN ALDATMACASI;BİLEN SÖYLEMEZ, SÖYLEYEN BİLMEZ

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Aiq0EuXDmYc.

Size göre hayal, bize göre gerçek. Arkadaşlar bizler ne yapıyoruz, nasıl bunları anlatıyoruz? Bunlardan biraz bahsetmek istiyorum. Anlattığımız konuların içerisinde maneviyat, manevi ordular, cinliler, ifritler, insanların yaşayışları, enerji noktaları gibi birçok internette dolaşan fakat farklı farklı görüşler anlatılan ve bunlarla alakalı birçok konular olacaktır. Diğer taraftan ayetler, hadisler, dualar, zikirler ve bunları destekleyecek yaparken
ki haller. Peki ne demek bunlar? Bütün bunlar hepsi insanların ihtiyacı olan fakat yaptıklarını neden yaptığını bilmediği, uygularken ritüeller ve benzeri konuları yapmaya çalışıyorlar. Yaparken neler olduğu ile ilgili bildiklerimizi sizlere paylaşmak istiyoruz. Örneğin zikir çekmek olmazsa olmaz, Allah-u Teala’yı anmak çokça zikretmek gerekir.
Fakat bazı hallerde zikirler çekilirken arka tarafta şeytanın gerdiği zikir çekeni vazgeçirmeye çalıştığı gibi haller oluyor. Bu halleri bazı kullar algılayabildiği için Rabbimin izniyle bunlar çok okumak, çokça bilgi sahibi olmaktan değil. Allah vergisidir ve Rabbimin izniyle onları algılayabilir. Bu halleri algılayınca arkada neler oluyor? Nasıl olduğunu size paylaşmak istiyoruz. Örneğin rahatsızlanan insanlar var. Hastalıklarına çözüm arıyorlar, bulmaya çalışıyorlar, ayetleri okuyorlar. Ayetler bir şifadır. Fakat bazı kardeşlerimiz gelip biz okuduk ama tam düzelmedik veyahut da bize ne tavsiye ederseniz gibi sorular soruluyor. Sorulduğunda okuyan kişilerin okuduklarında neden o anda bir anda tamamen düzelmedikleri? Halbuki okunduğunda Rabbimin kelamıdır ve şifadır. Hazreti Kur’an bir şifadır. Peki neden biz o anda o rahatsızlığımızdan kurtulamıyoruz? Bunları anlatmak ayrı ama anlatırken neler oluyor? Paradoksal geçişler, tayyi mekanlar, astral seyahatler bunların arka perdesi nedir? Peki gerçekten insanlar rahatsızlandığında çözüm ararken birçok fikirleri birçok anlatımlara giderken gittiği kişiler yani yardım aldığı yerler kişiler o kişilerin
görüşleri bakış açılarını biliyor muyuz ve insanlar bizlere dua ederken veyahut da enerjiye gittiysek enerjiden yardım alırken bunlar ne demek? Bizler Müslümanız Elhamdülillah daha geniş bir açıdan bakalım. Bütün kullar insanlar hastalıklarıyla ilgili çözüm arayanlar ne oluyor da biz rahatsızlıklarımızdan o anda kurtulamıyoruz. Tedavi edilmesi gereken beden mi yoksa ruh mu ya da ruh ve beden mi?
Peki Rabbim hiçbir zaman kuluna hayırsız ve şer vermez. Peki şeytan neden yaratıldı? Yaratıldı neden şeytan oldu? Gibi anlayabildiğimiz kadarıyla manevi gözden kişilerin kulların bütün alemden ne anlayabildiğimizi aktarmak istiyoruz. Bu aktardıklarımıza ilgili nereden besleniyoruz? Bir cinnilerden veya anunakilerden veyahut da enerji enerjinin renklerinden bahsedilirken
aslında ne denmek istiyor veyahut da maneviyat manevi ordulardan bahsedilirken ne denmek istiyor? Bunların hepsi bir mi yoksa farklı farklı mı veyahut rahatsızlığımızdan kurtulmak için anlayan kişilere gittik ve bunlardan yardım istedik ve bize nuska tavsiye ettiler ve yazıp verdiler. Nuska yazıldığında ne oldu? Ne oluyor? Peki nuska yazıldığında nuskanın bize getirisi nedir? Buradan iyileşen insanlar var.
Nuska kısmında yazıldığında hangi haller oluyor? Nuska yazıldı daha da fenalaştık daha da arttı. Neden bunlar oluyor? Hiçbir ilmi eleştirme gibi bir gayemiz yok. Ancak bunlar uygulanırken Rabbimin izniyle bize ayan olan ayan olan bilgilerden de elde ettiklerimi sizlere aktarmak istiyoruz. Hani deniyor ya bilen söylemez söyleyen de bilmez. Biz bunu çokça üzerine istişareler ettik manevi hocalarımızla.
Kesinlikle bilen söylemezse o zaman hiç kimsenin bilmiyor olması lazım. Bildiğinizi söylemezseniz siz anlatmazsanız şeytan anlatacak ve şeytanın büyük bir tuzağı ve oyunudur. Bilen söylemez söyleyen de bilmez diye. Ancak istisnası vardır bunun. Kullar manevi hattan aldığı bilgileri manevi güzellikleri paylaşmak da istemeyebilir.
Çünkü bunları anlattığında bir karşıdaki kişiler bilmediği için yaşamadığı için hani ceviz yememiş birine cevizin tadını anlatamazsınız. En yakın noktayla en yakın tatla bunu eşleştirirsiniz ya. Bu da bunun gibi bu halleri yaşayanlar anlatmak istemez. Anlatmadığı için de ihtiyacı olanlarda bilmez. Peki bu bilmediğinde şeytan mı kazanıyor burada? Bunu bir düşünün bilen söylemez denildiğinde manevi hattan konuşan insanlar susar.
Ne olursa eğer o zaman insanların ihtiyacı olanlar Rabbim bazı kullara bunları müsaade etmiş ve bildirilmesine vesile olarak da kuluna kulunun eliyle ulaştığı için manevi hattan bilgiler geliyor. Peki bunları insanlara aktarmadığında ihtiyacı olan kişilere vesile olunmadığında ki bu gelenler Rabbimin izniyle kullarına kulları vesile olsun diye anlatılmadığında bunun
vebali kime oluyor veyahut da bu verilen ilimle alakalı bu manevi hatla alakalı Rabbimin huzuruna gittiğinde bunun açıklama ve izahatını nasıl yapacağız? Bilenler söylemezse nasıl olacak? Kim konuşacak gibi birçok buna benzer anlatımlar oldu. Bildiğiniz kadarını anlatın. Rabbim kullarına vesile eylemek istiyorsa bunun önüne özgür iradenizle geçmeyin.
Özgür iradenizi Rahmani tarafta kullanın şeytani tarafta kullanmayın gibi uyarılar geliyor. Peki nasıl oluyor sizlere bunları anlatırken bizlerle ilgili ve altta veyahut da bundan sonra üste gelecek birçok hasta konuları ve vakaları olacak. Bunların şeytanı mı Rahmani mi alandan beslendiğini sizler bilemeyeceksiniz. Ancak Rabbimin müsaade ettiği bu kaydı bu videoyu dinleyen kardeşlerimizin içinde
halleri açık olan insanlar var ve bu insanlar kendilerini bilmiyorlar. Açık olan manevi hattı veya açık olan hattı şeytaniye veyahut da Rahmaniye dönüştüre bilirsiniz. Bilmediğiniz içindir ancak bizlerde biliyor diye iddia etmiyoruz. Ancak anladığımız kadarıyla bunları size anlatmak istiyoruz. Mutlaka ki her bilenin üstünde de bir bilen var. Ancak biz bildiğimizi anlatalım ki Rabbimin huzurunda verdiği bu ilmin sadakası olarak
ki Ya Rabbi biz bunu anlattık bildiğimiz kadarıyla söyledik diye biz kendimizin kurtuluşuna sebep olalım diye uğraşmaktayız. Mutlaka ki bu konuyu çok iyi anlayan veyahut da bu konuyla ilgili fikri olmayan insanlar var. Bilenler bilmeyenlere bildiği kadarını anlatacak ve mutlaka ki bizim anlattıklarımızda yetersiz kalıp daha üstüne bilenler de var. Onlar da gayret etsinler. Ancak biz bildiğimizi paylaşmadığımız sürece ilmimiz de yukarı gitmez.
Maniviyatımız da yukarıya doğru yükselmez. Çünkü bildiğimiz bir zerre de olsa o bize ağır gelir ve bize aşağıya doğru iter. Ama paylaştıkça çoğalacaktır. Çoğaldıkça maniviyat da artacaktır. Arttıkça insanlara rahmet olarak dönecektir. Bilen söylenmez denildiğinde o zaman Rabbim bunu bize niye verdi? Şahsi olarak yaşayalım. Diğer kullara ne olursa olsun mu demek lazım. Rabbimi anlatan Rabbimin ilmini gösteren bu halleri yaşayınca diğer insanlara tebliğ etmiş olmuyor muyuz? Vesiyle olmuş olmuyor muyuz? Gerçekten bu ilmi bilen anlatır. Anlatmayan şeytanın etkisinde kalmıştır. Yaşadığı halleri ben paylaşırsam bir daha bunu göremem diyen böyle düşünen bencillik eder. Sadece kendi kurtuluşu için çalışan biridir. İnsanlar için gayret eden kişiler değildir.
Şeytanın verdiği vesveselere dikkat etmek lazım. Çok iyi anlamak lazım. Yaptığımız ibadetler Rabbim kabul eylesin. Kabul olup olmadığını bilmiyoruz. Ama diğer insanlara vesile olunca insanların sağlığı için, ruh sağlığı için ve beden sağlığı için gayret edildiğinde işte an o an. Kabul olunurluk belki orada. Çünkü bencillik edip sadece kendimiz yaşayalım demiyoruz. Anlattığımızda nazar değdi, kısıtlandı olabilir öyle ya elindekinin değerini karşıdaki nere sundukça Rabbim belki öyle bereketlendirecek. Sen vesile ol, anlat diye belki Rabbim verdi. İnsanlar rahatsız ve problemli. Sen o insanların hallerini anlıyorsun ve algılıyorsun. Sen bunları insanlara anlatmadığında doğru mu yapmış oluyoruz? Deşifre olmayalım veyahut da bilinmesin bizi cinci zannederler bu zannederler gibi veya
inanırlar veya inanmazlar gibi. Bu neyi değiştirecek? Rabbimin huzuruna gittiğimizde bütün bunlar hepsi ortaya çıkmayacak mı? Kime neyi anlatmaya çalışıyoruz? Neyi saklamaya çalışıyoruz? Komşun rahatsız ve sen evinde rahat oturuyorsun. Bu ilimden nasibin var ve o komşunla ilgili onu yönlendirebilecek imkanı ona yardım edecek imkanı Rabbim sana vermiş. Hani komşumuz açken biz çok uyuyamazdık.
Komşumuz sıkıntı çekerken rahatsızken biz evimizde rahat oturamazdık. Bunu bir ilim olarak düşünün. Bu ilmde de karşıdaki kişiye vesile olabileceğinizi düşünün. Bunun bir ekmek su hava olduğunu düşünün. Komşunuz sıkıntılar içinde boğuşurken bırakın ibadet yapmayı nefes bile alamıyorken darlanıyorken sizin buna müdahale edebilecek Rabbimin izniyle ilminiz var. İlmin sahibi Rabbim sana emanet etmiş. Emanet ne demek?
Sen bunu Rabbime geri vereceksin. Verilen bu ilmin içi boş mu vereceksiniz yoksa içinde Rabbimin rızası için hizmet ederekten hizmeti doldurarak da mı vereceksiniz? Yani verilen o sandığı o ilim sandığını nasıl teslim etmeyi düşünüyorsunuz? Ey bilenler bilip de söylemeyenler insanlar şizofreni insanlar çıldırabiliyor. Tani katak olabiliyor. Epilepsi olabiliyor ve tanımlanamayan birçok hastalıklar olabiliyor.
Bunlar vücuda girdiğinde zaman içerisinde vücudun içinde tıbbi hasarlara da yol açıyor. Peki bunu nasıl anlatacaksınız? Siz bunu biliyorsunuz. Bunları yaşıyorsunuz. Algılıyorsunuz. Neden vesile olmuyorsunuz? Vesile olana da şeytanın karşıdan verdiği şudur. Bilen söylemez söyleyen bilmez. Yani diyor ki şeytan o insan sana Allahuteala’yı anlatıyorsa Allahuteala’nın verdiği gizli ilimlerden de bahsediyorsa o zaman diyor o diyor bilmiyordur. Çünkü diyor bilse söylemez. Bir düşünün bilen neden söylemesi? Çünkü söylemezse şeytan konuşacak. Şeytanın uşakları konuşacak. İblisin hizmetkarları konuşacak. Senin anlattığın nur olarak yağarsa o insanların ferahı ve kurtuluşu için bir vesile olacak. O insanlar belki imanını kurtaracak, belki rahatlayacak, belki dua edecek ve bu böyle yayıldıkça çakraya enerjiye veyahut da başka yoga ya veya başka başka türlü şahallere gerek kalmayacak. Şeytan kaybedecek. E kaybetmesi için ne yapması lazım? Bizim gayret etmemiz lazım. Peki şeytanı kazanması için bilen söylemez deyip sen onu dinleme diyecek. Dostlar iyi düşünelim bilen söylemeseydi. Bakın o kadar Allah dostları var. Kitaplarını okuyoruz, yaşantılarını okuyoruz, meslevi okuyoruz değil mi?
İbrahim Fakırullah hazretleri, Şaban-ı Veli Hazretleri, Emir Sultan Hazretleri, Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş Veli Hazretleri, Yuşa Hazretleri, Eyüp Sultan Hazretleri, Mehmet Emin Tokadı Hazretleri, Hayrettin Tokadı Hazretleri gibi o kadar çok Allah dostları söyledikleri var ki. Peki nasıl olacak? Onlar da söylemeseydi biz nereden bilecektik? Hani bilen söylemezdi? Gerçekten bilen mi söylüyor? Bilen söylüyorsa biz şu anda onları dinliyoruz değil mi?
Ama Allah dostlarını anlattıklarına göre yaşamaya anlamaya çalışıyoruz. Efendimiz aleyhisselamın sünnetlerine göre yaşamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim bilmediğimiz şu var. Her dönem Rabbim kullarını destekliyor ve besliyor her an her dönem ve sürekli. Fakat kullar kendini bilmiyor. Efendimiz aleyhisselam en son gelen peygamberdir. Hazreti Kur’an bütün alemlere gelmiştir.
Yüce Allah’ın ilerledikçe buradaki anlamayı ve anlayışı daha iyi anlamak için yani teknoloji değiştikçe her değişen teknolojide Hazreti Kur’an’ı daha rahat buluyoruz. Belki 100 yıl sonra daha da iyi anlatabileceğiz. Bilen söylemezse eğer maneviyatın söylediklerini iletmezse şeytan konuşur. Biz şeytanı dinleriz. Allah için bilenler konuşacak. Bildiklerini zannedenler bilmediklerini anlayacak. Rabbim doğru anlamayı nasip eylesin.
Rabbim doğru hayatımızda uygulamayı nasip eylesin. Rabbim doğru anlayıp doğru uygulayıp doğru anlatabilmeyi de nasip eylesin.
Allah’a emanet olun.