Toplum baskısı yeme bozukluğuna sebep olur mu? | Teke Tek Bilim (Dr. Feyza Bayraktar)

Toplum baskısı yeme bozukluğuna sebep olur mu? | Teke Tek Bilim (Dr. Feyza Bayraktar) videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=tSYOgqAKr_U. Ortama baktığımız zaman insanın yeme bozukluğuna yakalanmaması için, yeme bozukluğundan muz rap olmaması için gerçekten çaba göstermesi lazım. Ben televizyonu açıyorum, sabah programını açıyorum. Formunuzu nasıl korursunuz? Pilates mi yapalım, zilates mi yapalım,…

Toplum baskısı yeme bozukluğuna sebep olur mu? | Teke Tek Bilim (Dr. Feyza Bayraktar)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=tSYOgqAKr_U.

Ortama baktığımız zaman insanın yeme bozukluğuna yakalanmaması için, yeme bozukluğundan muz rap olmaması için gerçekten çaba göstermesi lazım. Ben televizyonu açıyorum, sabah programını açıyorum. Formunuzu nasıl korursunuz? Pilates mi yapalım, zilates mi yapalım, yoga mı yapalım, bilmem ne yapalım gibi programlar.
Bizim gibi toplumlarda, batı toplumlarında giderek artan bir şekilde insanları bedensel değerler üzerinden, bedensel ölçüler üzerinden değerlendirme alışkanlıkları. Yani bizim annemizin de arkadaşları vardı, kimileri kiloluydu işte ne bileyim Nabahattin teyze kiloluydu, Sabahattin teyze daha az kiloluydu falan gibi. Hiç bu meclise olmazdı. Şimdi sürekli olarak aa kilom verdin, aa kilom aldın, aa bu yakışmış, aa bu yakışmamış.
Televizyon Çözüm’ün sürekli bir ideal bedenden bahseden birileri işte onu yeme bunu yeme, yağlı yeme, az yeme, ben bütün bir hafta boyunca günde bir salatalık yiyen kadın gördüm. Bu biraz da buraya insanlar zorlanmıyor mu ve bu zorlamadan çıkmanın yöntemleri var mı? Şimdi öncelikle Faç Bey ben böyle bir program yaptığınız için gerçekten teşekkür ederim. Çünkü ben 18 senedir bu alanla çalışıyorum.
Ve daha sosyal medya yokken, ben uzmanlığa yeni başladığımda ben böyle kapı kapı geziyordum işte belediyelere gidiyorum ki sırf yeme bozuklukları hakkında halkı bilinçlendirmek için ücretsiz seminaller vereyim diye, okulların kapılarını çalıyorum ki ergenler bu konuda bilinçlensin diye. Şimdi o zaman yeme bozukluğu yok muydu? Vardı tabii ki vardı. Yani sosyal medya olmadan önce de vardı. O zaman ne deniyordu? Medya, dergiler, Hollywood, böyle sinananın etkisi gibi ama yeme bozuklukları öncesinde de vardı. Yani daha önce de vardı aslında bakarsanız. Çünkü bu psikiyatrik bir bozukluk. Yani aslında bakarsanız ideal beden şekli kriterleri yeme bozukluğunun sadece bir kısmı. Çünkü işin içinde kontrol etme isteği de var.
Yani yeme bozukluklarındaki en temel konulardan bir tanesi aslında bakarsanız kontrol etme isteği. Beden şekli ve kiloyu kontrol etme. Evet bir de yeme bozukluklarının içerisinde bir alt grup vardır ki o da beden şekli ve kiloyu kontrol etmeyi hedef almaz. Aslında bakarsanız yediği yiyecekleri ve aldığı kalörleri mesela kontrol etmeye çalışıyor.
Bunu örnek, ortoleksiye nervozayı verebiliriz. Sağlıklı beslenme takıntısı. Yani sağlıklı beslenme takıntısı. Yani gerçi hala Amerikan yeme bozuklukları derleyip bu bir obsesif kompansitif bozukluğun türü mü yoksa yeme bozukluğun mu? Henüz bu konuda bir açıklama yapmadı ama genel olarak verdiğim tanıma bakacak olursak bu bir yeme bozukluğu.
Evet doğru sosyal medya ve medya yeme bozukluklarının artmasına özellikle de beden hassasiyeti olan insanlarda ki artık hangimizde beden hassasiyeti yok hemen hemen hepimizde var. Aynı oluyor. Özellikle ergenlerde tabii ki daha fazla var. Neden? Çünkü ergenlik dönemi Özgür hocam daha iyi anlatacaktır. Ergenlik dönemin bedensel değişimlerin olduğu dönem dolayısıyla o değişimlere bir şekilde adapte olmakta zorlanan ergen bir kontrol etme isteği ya da kontrolsüzlük hissi duyabilir. Artı bildiğiniz gibi o yaş daha çok işte akranlar tarafından kabul görmenin, onaylanmanın, romantik ilişkilerin ilk başladığı dönem bunlar oldukça önemli konular. Tabii öyle olduğu zaman da ergenin elinde ne var işte en görünen beden şekli ergenlik dönemi de tam çocukluktan yetişkinliğe geçiş o ara dönem olduğu için ben kendi ergenlik dönemi söylemem gerekirse yani hani çok da şimdiki bana benzemiyorum. Çünkü vücut yeni yeni şekillenmeye başlıyor o dönemde. Tabii ki bu memnuniyet sızlıklarda hem bedenin değişmesi hem işte bireyselleşme çabası hem bir şekilde akranların tarafından onaylanma kabul görme arzusu artı mesela akran zorbalı yine okullarda çok gördüğümüz bir şey asla bir tek akran zorbalı okullarda gördüğümüz bir konu değil. Bugün toplumuzda da aklımızda Türk toplumunda o samimiyetle sınırsızlığın birbirine karıştırdığı bir nokta var insanlar birbirlerini gördüğü anda ilk söylediği şey a kilo almışsın kilo vermişsin. Hatta bundan daha daha daha kötü düğmelerle tabi ki tabi ki ben şimdi ekrandayız diye alabildiğince kibar söylemeye çalışıyorum.
Yani estetik yaptırsan yok işte burnun ne biçim yaptırmasan burnun ne biçim yaptırsan a şuna bak estetikten işte gülemiyor vesaire yani insanları memnun edemiyorsunuz bir türlü. Tabii öyle olur ki hepimiz bundan çok teşekkürler. Biz onu işte ve onu beden utandırma işte beden üzerinden utandırma diye bir şekilde çevirmeye çalıştık Türkçe ama bunu sıklıkla tabi ki yapıyoruz. Şimdi öyle olunca tabi ki sosyal medyanın hepimiz üzerinde bir etkisi var ve ideal beden şekli kriterlerine dair tabi ki bizi baskı altında tutuyor. Ve bu da tabi ki hani biz de işte belli bir şekilde görülelim belli bir görüntüye sahip olalım. Ve işte bu da bizim tabi ki neve davranışımızı etkiliyor. Yalnız ben şu ayrımı yapmak istiyorum. Günümüzde ideal beden şekli slim thick yani artık çok zayıf olmak moda değil yani bu kardeş yanlardan sonra falan zaten hani şu an ideal beden şekli çok zayıf. Öyle bir hizmet oldu onların. Evet onların öyle bir hizmeti oldu. Ama orada da şöyle bir durum söz konusu vücudum yağlı olacak ama hani o yağ belli yerlerde ve şekilli olacak şeklinde onu daha da zor zayıf olmaktan bu arada gerçekten. Çünkü o çok ıksal.
Topa büyüyecek rahatlığa girer. Tabii ki yuvarlak olacak falan filan yoksa armut olursun kum saati olmazsın gibi şeyler de söz konusu. Şimdi dolayısıyla aslında günümüzde zayıf olma çok ideal değil. Ama şişman olma korkusu şimdi zayıf olma isteği demeyelim de şişman olma korkusu daha doğru bir tabir olur. Aslına bakarsanız bunu anlatacak olursak fet fobya dediğimiz şey. Hocam o bende de var.
Peki ne tabi ki şişmanlanmıyor yani sağlığımız açısından tabi ki şişmanlanmıyor ama bunu yeme bozukluğunda şuna indirgemeyelim. Yani işte sosyal medya geldi geldikten sonra işte filtrelerde o fotoşoplar dergenlerde etkilendi. Herkes oldu yeme bozukluğu yani bu sadece bir etkileyen kolu ve tabi devam etmesine sebep olan önemli bir etken. Çünkü bakıyorsunuz yeme bozukluğu olan kişiyi tam böyle birazcık iyileştiriyorsunuz ekibimizle birlikte.
Peki hocam şunu merak ediyorum şimdi bir yandan da iki tür yeme bozukluğudan muzdarip bir değil iki tür yeme bozukluğu var gibi görüyorum. Bir tanesi uzun yıllardır konuşulan aşırı kilo obezite özellikle bu batı dünyasında ve Arap dünyasında çok konuşuyor. Türkiye’de giderek oranın arttığı söyleniyor. Bu obezite ile mücadele yöntemlerinden kaynaklanan bu sefer tam tersi bir yeme bozukluğu da ortaya çıkmaya başladı.
İşte sizin adını özetlemişim sağlıklı beslem, ortoreksiyem ve buna paralı olarak da anoreksiye gibi yememe, az yemek, bedeni ufaltma şeyleri. Bunlar da hangisi daha vahim toplumda görülüyor? Geçenlerde Fransa’da bir makale okudum. Fransızlarda özellikle Fransız gençliğinde yani 14-21 yaşı arasında yeme bozukluğun oranı %19.2.
Her türlü hastalıktan daha yüksek bir oran aslında baktığımız zaman. Hangisi bunlardan daha şu an toplumda daha tedirgin edici boyutlarda ve hangisiyle mücadele etmek daha zor? Yani şimdi biri direğinden daha iyi demek ki aslında yanlış olur. İlk üste kendi kullanımda kötü yani aslında bakarsanız. Ama tabii şöyle bir sıkıntı var. Her yeme bozukluğu dışarıdan belli olmuyor.
Şimdi obezde kişi kilo alıyor. Bir de şu ayrımı da yapmak gerek. Her obez olan kişinin yeme bozukluğu. Tabii ki obezde ayrı kompleks bir rahatsızlık. Her yeme bozukluğu olan kişi çok zayıf ya da çok kilolu demek de değil. Her kilolu olan kişi yeme bozukluğudur demek de yanlış olur tabii ki. Şimdi oradaki mesela aslında bakarsanız yeme bozukluğu çok dışarıdan anlaşılan bir şey değil.
Yok değil. Kiloya bakarak anca gerçekten kaşektik görünümlü bir anoreksiya nervosa ya da belki kişinin fazla kilosu olacak. Belki yeme bozukluğu vardır diye şüphelenirsiniz. O da etiketlemek olur yanlış olur. Ama onun dışındaki spektrumda yeme bozukluğuna özellikle bulümya nervosa tıkınırcasına yeme bozukluğu ve bütün atibik yeme bozukluklarını dışarıdan kiloya bakarak anlamız imkansız. Tabii öyle olunca da uzun seneler devam ediyor.
Aile bunun farkına varmıyor ve kura geçiyor.