Türklerde Şaman | Kökler
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=1-5ZMjRFArg.
Dünyanın çatısında doğdular. Kutsal ruhların yardımıyla gizemli güçlerin sahibi oldular. Kadim Türkler onlara Şaman adını verdi. Şamanlar, kâh göğe merdiven dayayıp, ülgene yalvardı. Kâh, yeraltında erlikle mücadeleye tutuştu. Koşucuları bir tavşan, ulakları bir bozkurttu.
Onları demir tüylü, çelik pençeli bir kartal büyüttü. Bazen şifacı, bazen kurtarıcı oldular. Şamanlar davula vurdukça görünmez kapılar açıldı. Sonra diz kırıp yüz sürdüler kutsal ruhların eşiğine. O eşikte şamanlar ne diledi bilinmez.
Fakat döndüklerinde her anlattıkları bir efsane oldu. Kişi Oğlu huzur içinde yaşarken bir gün kötü ruhlar……onlar arasında ölüm ve hastalık yaymaya başladı. Çaresiz kaldılar. Bunun üzerine ilahi güçler Kişi Oğlu’na yardım etti.
Kişi Oğlu’na yardım etmesi için bir şaman gönderdiler. Şaman onların arasına bir kartal suretinde geldi. Ancak kartala güvenmediler. Kartal ilahi güçlerin yanına geri dönerek……ya kendisine Kişi Oğlu’yla konuşma yeteneği verilmesini……ya da onlara kendi cinslerinden bir şaman gönderilmesini istedi.
İlahi güçlerin hükmü bu kez kartalı insan suretinde göndermek oldu. Kartal yeryüzüne indiğinde ağacın altında uykuya dalmış bir kadın gördü. O kadınla evlendi ve doğan ilk çocuk şaman oldu.
Şaman ve kartal Türk Kozmogonisi’nin ilgi çekici konuları arasında yer alır. Kadim Türk anlatılarında kartalla ilişkilendirilen şaman……bazen bir şifacı, bazen bir kurtarıcı……bazen de ilahi güçlerle insanoğlu arasında bir aracı olarak çıkar karşımıza. Peki ama kimdi bu şamanlar? Ve daha da önemlisi bir şaman.
Eski Türk inançlarıyla aralarında nasıl bir ilişki vardı? Kamlar vardır. Benideken günümüze kadar Moğolca’da bu kelime yeşer, ham olarak kullanılır. CH değişikliği olduğu için değişmiştir. Kamlık inancı söz konusudur. Ama özellikle Moğollardan sonra…
…Tibet üzerinden Orta Asya’da kuzeye doğru Lameizm yayıldı. Budizm’in Lameizm kulu yayıldı. Ve eski Türk inançlarıyla karışarak bugün Şamanizm dedikleri olguyu meydana getirdi. Gök Tanrı inancıyla Şamanizm’i birbirine karıştırıyorlar. Orta Çağ’da Budizm din adamlarına da Şaman demişler. Eski Gök Tanrı inancı içerisinde de mislizmi Şamanizm veya Gamka’da…
…Şamanizm veya Gam inancı olarak adlandırabiliriz. İslami kaynaklar yer geri onlara Şaman da der. Şamanlarla ve müzelerinde yansıtılanlara baktığım zaman……Budist etkileri açıkça görülmektedir. Yani dedikorkut da geçmemesi……Oğuzdestan’ın da ve diğer manasta geçmemesi önemli bir delil de bence en büyük delil budur. Yani Türklerde Şamanizm olmadığına dair en büyük delil Çin kaynaklarında anlatılmamasıdır. Hiçbir yazılı kaynakta geçmez. Ne der Çin kaynakları? Gınlar vardır der. Yani kamlar vardır ki kötü ruhlara karşı gelmeyi engeller. Bu anlatılır. Yoksa kesinlikle Şamanizm ile ilgili herhangi bir şey söz konusu değildir.
Öyle görünüyor ki, Bozkır’ın farklı coğrafyalarında varlık göstermeleri……kadim Türklerin diğer inançlardan da etkilenmelerine neden olmuştu. Kuşkusuz insanları kötü ruhlardan koruduğuna inanılan Şamanlık da……bunun tesiri altında kalmıştı. Bu durum Şamanlığın dini bir inanç olarak algılanması sonucunu doğurmuş olmalı. Şamanlığın dini bir inanç olarak algılanması sonucunu doğurmuş olmalı.
Şamanlık her ne kadar bir inanç sistemi olarak algılansa da……aslında bu oldukça tartışmalı bir konu. Bunun yanında Şamanlığı dini inançlardan ziyade hastalık ve ölüm gibi durumlar karşısında……ilahi güçlerle bir iletişim kurma yöntemi olarak değerlendiren görüşler de mevcut.
Şamanlık aslında mevcut dini inanışların bir sistem tayininde teknik olarak uygulanması biçimidir. Yani bir dinden ziyade bir uygulama şeklidir ve bunu da Şaman ya da Kam denilen din adamı yapar.
Yoksa eski Türklerde Şamanizm adı altında çok eski bir dini inanış olduğunu düşünmüyoruz. Nitekim kaynaklara baktığımız vakit Şaman kelimesinin en erken El-Buruni’de Şamaniyün olarak kullanıldığını görüyoruz.
Bir kısım insanlardan bahsederken bunların Şamaniyün olduğunu söylüyorlar. Eski Türk yaşam dizgesinin Şamani bir dizge olduğundan söz ediliyor. Bu bir inanç sistemi gibi ifade ediliyor. Ama Şamanlık bir inanç dizgesi olmaktan çok bir teknik aslında. Şamanlar aracı. Neyle neyin aracılıklar aracılık yapıyorlar? Biri ve öte arasında aracılık yapıyorlar. İnsanlarla ilahi güçler arasında aracılık yapmak elbette herkesin üstlenebileceği bir rol değildi.
Kadim Türklere göre Kişi Oğlu ancak Tanrı ve kutsal ruhların çağrısıyla Şaman olabilirdi. İlahi güçlerin yardımıyla sıradan insanların göremediklerini görür, duyamadıklarını duyardı onlar. Ve bu gizemli özellikleri nedeniyle toplum bu kişilerin Şaman olduğunu düşünürdü. Kişi Oğlu’nun yeryüzündeki Şaman olma serüveni gösterdiği ruhani özelliklerle açıklansa da bu yolculuğun bir de mitolojik tarafı vardı elbette. Kuzeyde büyük bir Karaçam ağacı vardı. Burada hastalıklar kol gezerdi. Şamanlar Karaçam’ın dallarındaki yuvalarda doğardı. Demir tüylü ve çelik pençeli bir Kartal, Karaçam’a konarak yumurta bırakırdı. Güçlü ve büyük Şamanlar üst dallarda, vasat Şamanlar ağacın ortasındaki dallarda, küçük Şamanlarsa alçakta bulunan dallarda dünyaya gelirdi.
Çelik pençeli Kartal, yüksek dereceli Şamanlarda üç yıl, alçak dereceli Şamanlardaysa bir yıl kuluçkaya yatardı. Fakat doğumu, Şamanın kutsal yolculuğu için yalnızca bir başlangıçtı. Kuşkusuz bu serüvenin en önemli aşaması Şamanın ölümü ve ardından dirilmesiydi. Aslında bu manevi bir ölümdü. Fakat Şamanın fiziki varlığını da etkilerdi. Şaman çoğunlukla kendi çadırında özellikle bir şey yapıyordu.
Şamanın özellikle, uzun denilebilecek bir süre dünyayla ilişkisini keser ve ölü gibi yatardı. Bu süre zarfında manevi bir seyahate çıkar, kutsal ruhlar tarafından parçalara ayrılır ve yeteneklerine bakılırdı. Bu aşamayı başarıyla tamamlayabilenlerin ise iyi bir Şaman olacağına inanılırdı.
Bu aşamayı başarıyla tamamlayabilenlerin ise iyi bir Şaman olacağına inanılırdı.
İlk Yorumu Siz Yapın