VAY HALİMİZE! SIRAT KÖPRÜSÜNDE BAŞIMIZA NELER GELECEK? KIYAMET GÜNÜ

VAY HALİMİZE! SIRAT KÖPRÜSÜNDE BAŞIMIZA NELER GELECEK? KIYAMET GÜNÜ videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=KoqsOvghn6w. Şu anda bu videoyu izleyen herkesin bir gün mutlaka uğrayacağı cehennem üzerine kurulmuş olan Sırat Köprüsü. Yani cennetten hemen önceki son durak. Peki kimler Sırat Köprüsü’nden geçmeyi başarabilecek? Henüz hayattayken köprüden aşağıya düşmeden karşıya nasıl geçilebileceğini bilmek oldukça…

VAY HALİMİZE! SIRAT KÖPRÜSÜNDE BAŞIMIZA NELER GELECEK? KIYAMET GÜNÜ

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=KoqsOvghn6w.

Şu anda bu videoyu izleyen herkesin bir gün mutlaka uğrayacağı cehennem üzerine kurulmuş olan Sırat Köprüsü. Yani cennetten hemen önceki son durak. Peki kimler Sırat Köprüsü’nden geçmeyi başarabilecek? Henüz hayattayken köprüden aşağıya düşmeden karşıya nasıl geçilebileceğini bilmek oldukça önemli.
Çünkü yolun sonunda çok değerli bir kapı var. Hepimizin geçmek zorunda olduğu Sırat Köprüsü’ne nasıl mı geldik?
Dilerseniz daha iyi anlamak adına biraz geriye sarıp her şeyin başladığı o ana gidelim. Farz edelim ki o büyük gün geldi, gök yarılmaya, yıldızlar dökülüp saçılmaya, ay ve güneş bir araya toplanmaya başladı. İnsanları öylesine bir dehşet sardı ki kendi anne babası veya çocuğunu tanımayıp korkudan nereye kaçacaklarını şaşırdılar. Fakat kaçabilmenin, bu durumdan kurtulabilmenin hiçbir yolu yoktu. Üflemişti bir defa İsrafilme ile Hüsura. Yaşayan tüm canlıların hayatlarını kaybedecekleri gün gelmişti çünkü. Kıyamet günü. Ama bu bir son değil, tam aksine her şeyin henüz başlıyor olacağının bir göstergesiydi. Kıyamet kopmuştu. Azrail meleği yaşayan herkesin canını almıştı. Meleklerinkini bile. Sadece Azrail aleyhisselam ile Allah azze ve celle kaldı. Ve sıra Azrail’in canının alınmasına geldi.
En başından bu yana can alma görevine sahip olan Azrail’in canını ise Allah’a teala kendisi aldı. Artık yaşayan tek bir canlı kalmamış, büyük bir sessizlik hakimdi kainatta. Fakat bu sessizlik fazla uzun sürmeyecekti. Çünkü Allah ikinci kez suhura üfleyebilmesi için İsrafilme leğini tekrar hayata geri döndürdü. İşte şimdi yeni hayatımızın ilk aşamalarını tanıklık edeceksiniz.
İsrafilme leğinin suhura tekrar üflemesi ile birlikte cinler ve insanların yanı sıra hayvanlar da yeniden dirilip mahşer meydanında toplanacaklar. Hepimizin bu meydandaki uzun ve sessiz bekleyişinin ardından hesap zamanı gelecek. Bir bir hepimizin amel defterleri inecek önce önümüze. Bu defterlerin içinde neler mi yazıyor? Bizim tüm hayatımız. Kiraman katibin meleklere bir kere bir şey söylemeyecek.
Bizim tüm hayatımız. Kiraman katibin meleklerinin yani hayatımız boyunca sağımız ve solumuzda yer alıp işlediğimiz tüm iyi ve kötü amelleri not almakla görevli iki melek bize ait bu defterleri tüm yaşamımız boyunca doldurdular. Şimdi defterlerde yazılı olan her bir ayrıntının eksiksiz olarak hesabını verme zamanı. Kur’an-ı Kerim’de şöyle geçer. Vay halimize bu nasıl kitapmış. Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş.
Bu defter cennetlik olanlara sağ ellerinden cehennemlik olanlara ise sol ve arka taraflarından teslim edilecek. Sebat ve günahlarımızın tartılacağı teraziye gelmiştir sıra. Mizan aşaması. Bir ölçü aleti olacak. Tıpkı bir terazi gibi günahlarımızın mı sebaplarımızın mı ağır geldiği hesaplanacak. Bu arada yeri gelmişken kısa bir açıklama yapmamda yarar var. Biz her ne kadar bazı benzetmeler yapıyor olsak da bunların gerçek şekillerinin görünüşlerinin en doğrusunu yüce Allah bilir.
Ben sadece bizlere bildirildiği kadarıyla hayal gücümüzün ön gördüğü şekilde mecazi anlamda görselleştiriyorum sizlere. Gerek sırat köprüsü olsun, gerekse tüm mekanlar ve detaylar olsun, hepsinin en doğrusunu Allah bilir. Mizan aşamasını da geçtikten sonra sıra cennetin kapısına giden yoldaki son engele geldi.
Cehennem üzerine kurulmuş olan ve 7 duraktan oluşan sırat köprüsü. Sırat Köprüsü. Hemen aşağıda cehennem bulunmakta. 7 aşamadan oluşan bu köprüyü ya bize sorulacak sorular sonucunda hiçbir engele takılmadan karşıya geçip cennetin kapısından içeriye girebileceğiz
ya da henüz köprünün sonuna ulaşamadan aşağıya yani cehenneme düşeceğiz. O yüzden şimdi gelin sırat köprüsünü daha yakından inceleyelim. Burası cennet ile cehennem arasında kurulmuş bir yol yani yolun sonunda ebedi huzura kavuşacağımız sevdiklerimizle beraber sonsuza dek birlikte olacağımız cennet bulunmakta. Fakat henüz köprünün başındayız. Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam bizlere kimlerin bu köprüyü nasıl geçeceğine dair çok önemli bilgiler vermiş. Videonun açıklama kısmında ayet ve hadisleri de kaynak olarak belirttim. Mahşer zamanı insanlar öylesine dehşetli sıkıntılı bir dönem görüyor olacak ki herkes kendi derdine düşmüş kimsenin gözü kimseyi görmüyor olacak. Öyle bir endişeymiş ki mahşerin verdiği duygu ile peygamberler bile kendi nefisleri ile ilgileniyor olacakmış. Böyle bir atmosferin içinde peygamberler bile nefsim nefsim derlerken Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam ümmetim diyerek kendi ümmetini bağışlaması için Allah’a teala dua etmekten geri kalmayacak ve ümmeti ile birlikte Sırat köprüsünün başında Allah’ın ona verdiği izinle birlikte bizlere şefaatini göstermek üzere bekliyor olacak. Sırat köprüsünde hesaba çekilecek olan ilk ümmet Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam’ın ümmeti olacak. Kılıçtan keskin, kıldan ince bir köprü burası. Ayakların kayıp sabit basamadığı engebelerle dolu bu yol 7 duraktan oluşuyor. Bazı insanlar bu köprüyü uçan bir kuş veya koşan asil bir at gibi hızlı bir şekilde kolayca geçerek cennetin kapısına ulaşacak. Dünyadayken işlediğimiz amellere göre bazılarımız ise köprü üzerindeki çengelleri takılıp feci bir şekilde cehennem ateşine düşecek. Bazılarımız ise bu köprüyü emekleyerek zar zor adeta elleri ile köprüye yapışırmışçasına yavaş yavaş geçebilecek. Kimisi ise öylesine bir hızla geçecek ki köprüden geçtiğinin farkına bile varmadan cennetin kapısına ulaşmış olacak.
Köprüden ne kadar hızlı geçebileceğimiz nurumuza bağlı olacakmış. Köprüden geçen bazı müminlerin nuru öylesine kuvvetli olacak ki aşağıdaki cehennem ateşi dile gelip ”Ey mümin, bir an önce geç çünkü nurun benim sönmeme neden oluyor.” diyecek. Yine bir başka hadiste sırat köprüsünün şehitleri rahatsız etmeyeceği ifade edilmiştir. İşte cennete de gitsek, cehenneme de gitsek mutlaka uğramak zorunda olduğumuz sırat köprüsünden
sorunsuz bir şekilde geçip geçmeyeceğimizi belirleyecek 7 durak ve 7 soru. Köprüde ilk sorguya çekileceğimiz konu iman. Bize sahip olduğumuz inancı gönül huzuru ile benimsedik mi, ona yürekten ve içten bir şekilde inandık mı diye sorulacak.
Eğer ki Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete ve kadere olan inancımızda sorun yoksa inancımızın derecesiyle doğru orantılı bir hızda ya yavaş ve engebelere takılarak ya da hızlı bir şekilde köprüden ilerleyerek ikinci durağa ulaşacağız. Veya cehenneme düşerek Allah’ı Teala’nın bilebileceği ölçüde cezasını çekmek zorunda kalacağız. Sırat köprüsünün ikinci durağında bizi Yaradan Yüce Allah’a karşı olan kulluk borcumuzu ödemek ve her daim onu anmak üzere kılmak zorunda olduğumuz namaz sorulacak. Ergenlik çağına gelmiş ve akıl sağlığı yerinde olan tüm erkek ve kadınlara farz olan günün 5 vaktinde yapmamız gereken bu ibadet bizim köprüde ilerleyip ilerleyemeyeceğimiz konusunda karşımıza mutlaka çıkacak. Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam anne ve babalara çocuklarına namaz kılmasını öğretmesini
ve zamanı geldiğinde onlara emretmesi hususunda tavsiyeler vermiştir. Hala köprüde kalmayı başarabildiysek devam edelim. Zenginlerin malının üzerinde yoksul kulların hakkı vardır. Üçüncü durakta sahip olduğumuz zenginliği belli bir oranda ihtiyaç sahipleriyle paylaşıp paylaşmamış olduğumuz sorulacak. Yani zekat.
Zekat vermek için zengin biri olmak gerekliymiş gibi anlaşılmasın tabi ki. Zekat vermek için belli başlı ölçütler bulunmakta. Tam ayrıntılarını bilmeyenler mutlaka araştırsın. Çünkü sahip olduklarınız ihtiyacınızdan fazlaysa bunların bir kısmını her yıl düzenli olarak yoksul, ihtiyaç sahibi insanlarla paylaşmak zorundasınız. Tabi ki öncelikle Allah rızası için zekatımızı vermeliyiz.
Sonra da sırat köprüsünde bunun karşımıza çıkacağını aklımıza getirmeliyiz. İslam’ın beş temelinden biri olan oruç tutmak köprünün bu bölümünde bizi karşılayacak. Eğer ki öngörüldüğü şekilde oruç ibadetimizi yerine getirebildiysek cennete bir adım daha yaklaştık demektir.
Ve yara bere almadan sorunsuz bir şekilde sıradaki durağa gelebildiysek burada karşımıza çıkacak olan konu haç. Maddi durumumuz el veriyorsa yani zorunlu ihtiyaçlardan başka haça gidip dönünceye kadar sizin ve bakmakla sorumlu olduğunuz aile fertlerinin hayatlarını sürdürebileceği sebebete bir maddi güce sahipsek, İslam’ın şartlarından biri olan haç görevimizi yerine getirmek zorundayız. Yani Kabe’yi ve etrafındaki ibadet için buyrulmuş olan özel yerleri belirtilmiş vakit içerisinde usulüne uygun bir şekilde ziyarete bulunup yapılması gerekenleri yaptıysak, sırat köprüsünün beşinci durağında herhangi bir engelimiz kalmayacak ve sonraki aşamaya geçebileceğiz. Köprünün bu aşamasını geçip geçemeyeceğimiz, anne ve babamıza nasıl davranmış olduğumuz ve akrabalarımızla olan ilişkilerimiz ile kul hakkı belirleyecek. Akrabalık bağını gözeten kişileri Allah’ta gözetir denmiştir. Bu yüzden akrabalarımızla unutmamalı ve akraba ziyaretlerine önem vermeliyiz. Allah’ın size kötülük yapan akrabanıza bile iyilik yapmanızı istediği belirtilmiştir. Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen bir kişinin akrabalarını ziyaret edip gözetmesi gerekmektedir.
Her ne olursa olsun anne ve babaya saygıda kusur etmemek ve onlara karşı olan evlatlık görevini yerine getirmiş olmak size sırat köprüsündeki cennetten hemen önceki son aşamaya geçmek konusunda yardımcı olacak. Ama tabi çok önemli bir husus daha var. O da kul hakkı. Hırsızlık yaptıysan, zulüm işlediysen, insanlara küfür ettin, onların haklarını yediysen,
hayvanlara eziyet ettiysen, kimseyi aldattıysan, kandırdıysan bir bir bunlar burada karşımıza çıkacak. Ve geldik cennetten önceki son durağa. Eğer ki yaşamanız boyunca gusüle, boy abdestine gerekli önemi verdiyseniz, yani Allah’ın bizden beklediği temizlik kuralını yerine getirdiyseniz,
sırat köprüsünün bu son aşamasında endişelenmenize gerek kalmayacak ve artık ebedi mutluluk, huzuru bulacağınız, eğer ki onlar da kazandılarsa eski dostlarınız, akrabalarınız ve sevdiklerinizle bir arada sonsuza dek beraber olabileceğiniz cennetin kapısına vardınız demektir. Tabi ki şunu da unutmayalım, bize cennetin nasip olması Allah’ın rahmet, mağfireti, peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın şefaatiyle olacaktır.
Sırat köprüsünü geçmeyi başarabilen müminler burada iki pınarla karşılaşırlar. Pınarlardan birisinde yıkanacak diğerinden ise su içeceksiniz. Böylece hem fiziken hem de manen temizliğe kavuştuktan sonra cennetin kapısında bizi bekleyen meleklerle karşılaşacaksınız. Zümer suresinde de belirtildiğine göre melekler şöyle diyecek. Sizlere selam olsun, hoş geldiniz. Ebedi olarak buraya girin.
Hemen ardından cennet için hazırlanmış özel giysiler sizlere melekler tarafından giydirilir.
Ve işte artık oradasınız.