YOK ARTIK! ÜLKELER CİNLERİ İSTİHBARATTA MI KULLANIYOR? METAFİZİK İSTİHBARAT
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=r62mcCFD3WA.
Dünyanın en ümlü gizli servis teşkilatlarının metafizik alemlerinin canlılarıyla, yani Kur’an’da bahsedilen cinlerle iş birliği yaparak, onları ülkeler arasında bir ajan olarak kullandıklarını biliyor muydunuz? Kulağa bilim kurgu filmi gibi geldiğinin farkındayım. Ülkemizde ilk defa TRT’de yayınlanan bir belgeselle gündeme gelen bu konu oldukça tartışıldı.
CIA, Mossad ve Rusların KGB’si, acaba 4. boyutun sakinleriyle nasıl bir iletişim halindeler? Hazırsanız başlayalım.
İNTRO Evet, ilk duyduğumda ben de şaşırdım açıkçası. Az sonra anlatacaklarımı size kanıtlamaktan ziyade konu üzerinde birlikte düşünüp kafa yaralım diye hazırladım bu videoyu.
Bazı izleyicilere göre komik bir konu gibi gelse de, şayet bir Müslüman, Hristiyan veya Yahudi iseniz, cinlerin varlığını inanmak zorundasınız. Herhangi bir dinde inanmayan bir kişiyseniz de şunu bilmelisiniz ki, dünya kendi dinlerine ve inançlarına çok bağlı kişiler tarafından yönetiliyor. Ve bu kişilerin etrafında 724 metafizik ve para psikoloji dalında üst düzey ekipler görev almaktalar. Peki liderler cinler ile nasıl bir anlaşma yapıyorlar da ülkeler arasında işbirlikçi olarak onları kullanıyor olabilirler? En doğrusunu tabi Allah bilir. Benim iletişimde olduğum sorabileceğim bir cin de yok, olmasın da zaten. Fakat bu olayı araştırmayacağımız anlamına gelmiyor. Şimdi gelin biraz durumun derinine inelim. Metafizik Yani fizik ötesi bir alanın geçmişten günümüze insanoğlu tarafından nasıl kullanılmış olduğunu, düşündüren ve insanı hayret ettiren örneklerini inceleyeceğiz bu videoda. Tarih boyunca görünmeyen, bilinmeyen varlıklara ve olaylara karşı konulamaz bir ilgimiz olmuştur. Paranormal olaylar ve para psikoloji ile sadece medyumların ya da birkaç meraklı kişinin ilgilendiğini sanıyorsanız,
devletlerin bu işin içinde ne derece var olduklarını duymaya hazır olun. Metafizik çalışmaları ilk olarak büyü faaliyetleri ile başlamıştır dersek hiç de yanılmamış oluruz. Kur’an’da isimleri geçen Harut Marut isimli iki melekten büyü yapmayı öğrenen insanoğlu, geçmişten günümüze dek öğrenmiş olduklarını da nesiller boyunca aktarmayı ihmal etmedi. Ontoloji, teoloji ve kozmoloji olarak üç grup altında incelenilebilen metafizik üzerine tahmin edebileceğinizden çok daha fazla araştırma yapıldığını bilmenizde yarar var.
Hatta dünya üzerinde para psikoloji bölümleri bulunan pek çok üniversite mevcut. Virginia Üniversitesi psikiyatrik tıp bölümünde bedensel ölüm gerçekleştikten sonra şuurlu yaşam olasılığı üzerine çalışmalar yapılıyor olduğu gibi, Edinburgh Üniversitesinde de para psikoloji bölümü bulunmakta. Hollanda’dan İskoçya’ya, İsveç’ten Londra’ya kadar daha birçok üniversitenin para psikoloji çalışmaları devam etmekte. Bu tarz çalışmaların günümüz dünyasında hala yapılıyor olduğunu bildiğimize göre,
gelin isterseniz olayın istihbarat bağlantısına bir bakalım. İstihbarat, ilk çağlardan bu yana insanoğlunun düşmanlarına karşı onlar hakkında bilgi edinme ve rakipleri hakkında bilgi toplamasıdır. Tarihte de bu hep böyle olmuştur. Ülkeler ayakta kalabilmek ve ilerleyebilmek adına bir şekilde diğer ülkelerin içine sızarak yapılan planlar ve benzeri birçok konuda kendi çıkarları doğrultusunda bilgiler topladılar ve bunu kullandılar.
Neredeyse tüm ülkelerin kendi istihbarat servisleri bulunmaktadır. Bazı ülkelerde ise birden fazla gizli servis bulunabilmekte. Bu servislerin amacı ülkelerini birçok alanda dışarıdan gelebilecek tehditlere ve tehlikelere karşı korumaktır. Bu gizli servislerde görevli kişiler çok uzun süren eğitimler sonucunda gerekli kriterlere sahip olmaları ile birlikte teşkilata dahil edilirler. Bu kişiler birçok zaman en yakınları için bile kimliklerini gizlemek zorunda kalabilmektedirler. Birçok konuda oldukça donanılma olmaları gerekmesinin yanı sıra
en önemli özelliklerinden birisi de ileri seviyede yabancı değil konuşabiliyor olmalarıdır. Ülkemizde de ekiplerimizin yapmış olduğu başarılı çalışmalar sonucunda yakalanan yabancı ajanların haberlerini zaman zaman rastlıyoruz. İstihbarat örgütleri sadece bilgi ve haber almak amaçlı ülkelere sızmazlar. Kimi zaman ülke içi ve ülkeler arası karışıklıkları da neler olmaktır amaçları. Özellikle zengin kaynaklara sahip olmalarından dolayı
en çok karıştırmaya çalıştıkları ülkeler İslam coğrafyasında bulunan ülkelerdir. Dünyanın en güçlü istihbaratlarından biri de Amerikan Haber Alma Teşkilatı CIA. CIA, bilim ve teknolojiyi en kapsamlı şekilde kullanan teşkilatlardan biri.
Ayrıca adı en çok komplo terörlerine karışan teşkilat da CIA’dır. Kullandığı yöntemler arasında en popüler olanlardan biri de uzaktan zihin kontrolü. Soğuk savaş döneminde başlatılan zihin kontrolü çalışmaları uzun zaman sonra birçok belge ile doğrulandı. Özellikle ülke liderleri üzerinde yoğunlaştıkları bu çalışmalar oldukça ses getirdi. Birden fazlası İstihbarat örgütü bulunan Amerika sahip olduğu uydular sayesinde
tüm dünyanın istediği yerini en ince ayrıntısına kadar görüntüleyebilmek ve takip edebilmekte. Çekmiş olduğu sayısız fotoğrafı bir araya getirerek de Google Earth isimli uygulamayı oluşturdular ve tüm dünyayı ayağımıza kadar getirdiler. Tabii dünyanın en gizemli noktalarından Antarktika başta olmak üzere birçok ülkenin belli noktaları nedense sansürlenmiş bir şekilde sır gibi saklanıyor bu uygulama üzerinde. Bir diğer güçlü istihbarat servisi ise İsrail’in gizli servisi Mossad’dır.
Mossad en büyük motivasyonunu Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’tan almakta. Çünkü Tevrat’ta casusluğun önemini vurgulayan bölümler var. Mesela onlardan biri de şu ve Rab Musa’ya söyleyip İsrailoğullarına vermekte olduğum Kenan diyarına casusluk yapmak için adam gönder dedi. Bu gibi örneklerden yola çıkan Yahudiler için casusluk bir nevi kutsal bir emir gibi benimsenmiştir. İsrail’in hayatta kalma mücadelesi önemli ölçüde gizli servisinin yaptığı çalışmalardan kaynaklanmakta. Etrafı düşmanlarla çevrili olmasına rağmen hala ayakta kalabiliyor olmasının önemli nedenlerinden biri de güçlü istihbarat çalışmaları ve Amerikan İstihbarat Örgütü CIA ile birlikte yapmış olduğu işbirlikleri. Dünyanın en büyük gizli servislerinden biri de Rusların KGB’si. Rus gizli servisi KGB’nin kadrosu kaynakları ve hakimiyet alanıyla inanılmaz boyutlardadır. 3 bölümden oluşan KGB’nin 16 ayrı katmanı var. Yaptıkları en önemli faaliyetlerden biri de yalan haber yayma. Yaptıkları birçok yalan haber çalışmaları sonucunda sayısız karışıklığa neden olmuşlardır. Ulusal güvenliği tehdit eden ve savunmayı gerektiren konularda devlet adına istihbarat sağlar ve gerektiği zamanlarda doğrudan olaya müdahale ederek tehdit unsurlarını ortadan kaldırır.
Kullandıkları tekniklerden biri de ele geçirdikleri kişilere uyguladıkları hipnozlar. Hipnoz sayesinde edinmek istedikleri bilgilere kolayca sahip olabilmekteler. Zamanında dönemin Rus Başkanı Boris Yeltsin’in zihnininde ele geçirildiği söylentileri tüm dünyada çalkalanmıştı. 90’larda Cumhurbaşkanı olan Boris Yeltsin Japonya’ya ziyaret hazırlındı. Bu ziyareti sırasında Kuril adalarından iki tanesini Japonya’ya vereceğini ilan edecekti.
Fakat ziyaret ilginç bir şekilde iptal edildi. Olayın ardından Rus Resmi Haber Ajansında yapılan habere göre KGB Generali Ratnikov bizzat Rusya Başkanı Yeltsin’in zihnine dışarıdan bir müdahale olduğunu tespit ettiklerini bu yüzden de Japonya ziyaretini iptal ettiğini resmen açıkladı. İstihbarat servislerinin hikayeleri ve çalışma yöntemleri saymakla bitmez.
Peki bu yöntemlerden belki de kulağa en ilginç geleni olan 4. boyutun varlıkları cinlerle yaptığı iş birlikleri hakkında söylenenlere gelecek olursak? Şimdi olaylar giterek ilginçleşecek. TRT’de yayınlanan Büyük Takip isimli programda izleyiciyle buluşan belgeselde öne sürülen iddialar oldukça ilginç. Söz konusu dünyanın önde gelen gizli servis teşkilatlarının cinlerle iş birliği yaparak onların birtakım ülkeler arası işlerde kullanıldıkları öne sürüldü. Cinler gerçekten de bu tarz işlerde kullanılabilir miydi? Sonuçta onlar hakkındaki sahip olduğumuz bilgilerden yola çıkacak olursak biz insanlarda bulunmayan birtakım özelliklerin cinlerde bulunduğunu biliyoruz. Cinler ışık, koku, hava gibi vücudu görünmeyen ancak varlığı hissedilebilen ruhani varlıklardır. Biz insanoğlu henüz dünyada yokken bile onlar buradaydı. Hz. Adem adımız dünyaya gönderilmeden önce cinler bu gezegenin egemeniydiler.
Cinlerde de tıpkı insanlarda olduğu gibi akıl ve irade bulunmaktadır. Aralarında iyileri olduğu gibi kötü olanları hatta Müslüman ve kafir olanları bile bulunmakta. Onlar da biz insanlar gibi iyilik ve kötülük yapabilmekteler. Doğup büyüyorlar, evlenip çoğalıyorlar ve ihtiyarlaşıp bizler gibi hayatlarını kaybediyorlar. Kur’an-ı Kerim’den de yola çıkarak şunu biliyoruz ki peygamberlerin çoğu cinlerle iletişim kurmuş ve hatta onlara da peygamberlik yapmışlardır. Kur’an bizlerin kitabı olduğu gibi aynı zamanda cinlerin de kitabıdır. Cinlerle iletişim kurmak ve onları çeşitli işlerde kullanmak mümkündür. Bu işler kimi zaman hayırlı bir amaç için, kimi zaman da kötü işler için olabilir. Faydasız ve kötü hedefler için onlarla görüşmek sakıncalı olduğu kadar caiz de değildir. Fakat buna rağmen insanlar tarih boyunca onlarla iş birliği yapmış ve birçok konuda onlardan bilgi almışlardır. Birçoklarının bildiğinin aksine cinler geleceği göremezler. Yani aranızda cinleri sayesinde gelecekten haber verdiğini söyleyen insanlara inananlarınız varsa tekrar düşünsün. Fakat onlar geleceği göremiyor olsalar da geçmişten bilgi sahibi olabilirler. Zaten bilindiği üzere yüz yıllarca süren ömürleri vardır. Cinler çeşitli kâhaneatlerde bulunabilirler ama şunu da unutmamak gerekir ki cinlerin en önemli özelliklerinden biri de yalan söylemeleridir.
Müslüman cinler bile yalan söyleme eğilimindedirler. Hz. Süleyman Peygamber’in iyi cinleri de kötü cinleri de emri altında almış olduğunu Kuran-ı Kerim bizlere bildirmektedir. Yani onlara hükmetme gücüne sahiptir. Bu sayede de yaşamı boyunca cinlerin çeşitli güçlerini hayırlı işlerde kullanma hakkına sahip olmuştur. Mesela Kuran’da Hz. Süleyman Peygamber’in Belkıs’ın tahtı konusunun geçtiği ayette şöyle buyurur. Cinlerden bir ifrit, sen daha makamından kalkmadan ben onu sana getiririm demiştir. Buradan şunu anlıyoruz ki cinler çeşitli nesneleri saniyeler içerisinde binlerce kilometre öteden bir başka yere adeta ışınlanırcasını ulaştırabilme gücüne sahiptirler. Tabi Belkıs’ın tahtını getiren bir cin değildi ama bunu yapabilme gücü onda mevcuttu. Günümüzde insanların böyle bir gücü kullanabildiklerini düşünsenize. Gizli servisler hakkındaki söylentiler de burada başlıyor zaten. Hz. Süleyman Peygamber’in cinlere hükmetme gücüne biz insanlar sahip değiliz. Fakat cinleri çeşitli işlerde kullanabildiğimiz bilinmekte. Tabi söz konusu iddialar doğruysa şayet gizli servislerin onlarla nasıl bir anlaşma yaptıklarını, hangi çıkarları doğrultusunda onları kullandıklarını Allah bilir. Sonuçta cinler güvenilir varlıklar değiller.
Hz. Süleyman Peygamber’in sahip olduğu güç gizlerde bulunmadığından dolayı anlaşma yaptığımızı düşündüğümüz cinler en ufak bir durumda bizi satabilme potansiyeline sahiptirler. Amerikan Haber Alma Teşkilatı CIA’ın ve İsrail’in gizli servisi Mossad’ın metafizik alanda çalışmaları olduğu bilinmekte.
Fakat metafizik anlamda en geniş kapsamlı çalışmaları yapan gizli servis Rusların KGB’si. KGB’nin denizaltılarının cinler aracılığıyla haber aldığı biliniyor. Cinler hakkında bilinen özelliklerden birisi de onların denizin en derinliklerine kadar ulaşabildikleridir.
Tereddedeki programda anlatılan en çarpıcı konulardan biri de Demokrat Parti eski genel başkanlarından bir dönemde Turgut Özal’ın yardımcılığını yapmış olan Yalçın Koça’nın başından geçmiş olduğu iddia edilen bir olay.
O dönem, Nasa’da görevli Amerikalı bir bilim adamı bir referansla Yalçın Koça’a gelip kendisinden Sakarya’da bulunan ve ününü duymuş oldukları bir hoca ile irtibata geçmek istediğini söylemiş. Söz konusu görüşme sonucunda Sakarya’daki hocadan cinlerden yardım alıp alamayacakları konusunda bilgi almak istemiş.
Tereddede yayınlanan belgeselde duyduğum bu iddialar beni oldukça şaşırttı. Açıkçası iddiaların gerçekliği tartışılır. Fakat inanan insanlar için gerçek olan bir şey var ki o da metafizik alemlerin canlıları olan cinlerin varlığı ve insanların onlarla iletişim kurabiliyor oldukları. Türkiye’de metafizik istihbarat dendiği zaman akla ilk gelen araştırmacı yazarlardan biri de Hakan Yılmaz Çebil’dir.
Bu konu size ilginç geliyorsa yazmış olduğu Metafizik İstihbarat isimli kitabı okuyabilirsiniz. Dünyanın en güçlü ve büyük gizli servislerinin çalışmalarına başka bir pencereden baktık. E Tuncer sen de o teşkilat şöyle büyük bu teşkilat böyle donanıl mı dedin durdun. Bizim mitimizden bahsetmedin der dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin en hayırlısını sona sakladığım da ondan. Bizim ine, cine ihtiyacımız olur mu bilmiyorum. Fakat Türkiye teşkilatımızın her alandaki başarılı çalışmaları sayesinde hiçbir ülkenin icazetine ve yardımına ihtiyaç duymadan dünyanın her yerinde kendi çıkarları doğaltusunda hareket edebilme potansiyeline sahip. Öte yandan unutmamamız gereken bir söz var. Allah büyük ya da güçlü olanın değil dilediğinin yanındadır.
Yeri gelir kuşlar, filleri bile yenir.