19.02.2020 Onur Soğuk ile Eğitim Astrolojisi

19.02.2020 Onur Soğuk ile Eğitim Astrolojisi videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=53OA8oA8SvM. Arkadaşlar merhaba, hepinize selamlar. Bugün Kozmik Bilinç Okulu’ndayız ve bir kulunum var. Edebiyat öğretmeni, onun soğuk hocayla birlikte eğitim astronomisi üzerine konuşmalar yapacak. Kendisi de bir öğretman ve bir eğitimci. Ben de aynı zamanda astroji eğitimi veriyorum biliyorsunuz. Ve en büyük…

19.02.2020 Onur Soğuk ile Eğitim Astrolojisi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=53OA8oA8SvM.

Arkadaşlar merhaba, hepinize selamlar. Bugün Kozmik Bilinç Okulu’ndayız ve bir kulunum var. Edebiyat öğretmeni, onun soğuk hocayla birlikte eğitim astronomisi üzerine konuşmalar yapacak. Kendisi de bir öğretman ve bir eğitimci. Ben de aynı zamanda astroji eğitimi veriyorum biliyorsunuz. Ve en büyük hedefim, hayattaki en büyük hedefim Allah nasip ederse genç insanların astrojiye daha çok ilgilenmesini sağlamak.
Gençleriniz özellikle kendi yaşam planlarını kurarken astrojiden faydalanmaları ve bu konuda neler yapılabileceğinle ilgili de. Onun soğuk hocayla, zaten geçen senede Instagram’da bir yayın yapmaya çalıştık. Merke Retrosu muydu o zaman? Ne Retrosu’yu da anlatayım, Retrosu’yu da anlatacağım. Soğuk hocayla, Instagram’da bir araya gelmeyi beceremediğimiz için bize 100 yüze bir araya gelin. Böyle daha güzel olduğu kanaatindeyiz ve tamamen eğitim astrojisi ile alakalı. Sevgili hocam bana sorular soracak. Ben de astrojik kanalında cevaplar vereceğim ve böylelikle eğitim hayatında olan öğrencilerin, gençlerin ve hatta eğitimcilerin, öğretmenlerin neye ihtiyaçları olduğu hakkında genel bir astrojik anlamda bilgilendirme yapacağız. Hocam teknik olarak siz bana soru soracaksınız. Evet. Ama benim de kolu utumlu aynı zamanda hoş geldiniz diyorum çok.
Hoş bulduk hocam. Şimdi hocam sizin dediğiniz gibi benim de astroji ilim yaklaşık 6-7 ay bekle bir yıl yakın oldu. Bu araştırmalarımda tabii öğretmen olarak hemen aklıma şey geldi. Ben bir eğitimci olarak acaba öğrencilerimin astrojik haritalarını gördüğümde onlara nasıl yardımcı olabilirim? Ya da potansiyelerini nasıl açığa çıkartabilirim?
Bu öğrencilerin öğrenme siteli biz doğum haritasından kavrayabilir miyiz? Ya da ki ben daha çok üniversite hazırlık grubu öğrencilerine ders veriyorum. Biliyorsunuz tehlike süreçlerde çok sıkıntılı geçiyor. Öğrencilerin hedef bilinme noktasında da sıkıntılar oluyor. Acaba bu doğum haritasının üzerinden öğrencilerin potansiyellerini hangi mesleğe yaparlarsa daha mutlu olabileceklerini merak ettim. Ben şu an başım dolduğum için ben YouTube üzerinden sizin gibi değerli astrojiklarında takip ettim. Kendimi geliştirmeye çalıştım. Sonra sizinle de iletişime geçtim. Ama hocam burada şu eksikliği gördüm ben bir eğitimci olarak. Yani işte daha çok diyorsunuz SNASI Astrojisi ilgi çekenlerden. Tabii ki ilgi çekenlerden. Tabii ki ilgi çekenlerden. Onlar YouTube kanalında çok var. İnanın ben araştırdım yani eğitim astrojisi ile ilgili bir video görebilir miyim? Bu anlamda beni doyurdu.
Göremedim. Hatta yabancı siteleri Translate olarak bilir miyim dedim. Orada da sadece şey karşıma çıktı. Hint Astrojisi’nin şeyler çıktı. Onlar tamamen karıştı. Sonra sağ olun size ulaştım. Siz de hemen karşılık verdiniz. Çünkü ben ulaşamadım. Bunun için de bunun bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. En azından bu konuya meraklı olan eğitimciler, EBEV’liler hatta öğrenciler bu konuda bilinçlenmesini istedim. Onun için de size sohbet etmek gereği istedim hocam. Şimdi ben öncelikle soruştum ki ben az buçuk anlıyorum şu anda Astrojisi. En azından Zoya biliyorum, Burçay’a biliyorum, Evkon’dan biliyorum. Bir öğrenciyle oturdu mesela. İşte doğum saatini öğrendim ve haritasını çıkarttım. Gözümün önüne geldi. Ve ben bu çocuğun nasıl bir öğrenci olabileceğini tahmin etmeye çalışıyorum. İlk neye bakmam lazım? Yani siz bu durumda ilk hangi eve bakıyorsunuz, hangi gezegene bakıyorsunuz?
Şimdi haritalarımızda bir öğrencinin her şeyden önce öğrenci açısını eğitimci değerlendiriyorsa ilk bakması gereken kanını Merkür’ün. Neden Merkür? Çünkü Merkür bizim dinimizin çalışma biçmeni, algılamamızı, hayatı analiz edebilmemizi ve düşünme ve konuşma potansiyerimizi anlatır. Merkür Burç’un çocuğu bile, öğrenciyle iletişme gücümüzü anlatacaktır.
Merkür’ü balık olan bir öğrenciye daha sezgisel, daha yumuşak davranırken Merkür’ü oğlak olan öğrenciye daha doğrudan, direkt, daha formasyon şeklinde verebilirsiniz. Merkür’ü kova olan öğrenciye daha analitik, daha bilimsel, daha matematiksel konuları verirken mesela Merkür Burç ya da Merkür’ün deniz burçlarında olan bir öğrenciye daha tatlı dinle,
sal bakacak istihdeler, belki tahvik, belki edebiyat alanlarına, yatkınlığını kullanarak, belki şiir vesaire, iletişim kanallarını bulabilirsiniz. Merkür bizim iletişimimizi anlattığı için, öğrenciyle kendimiz arasında sinastiri şu açıdan önemli, sinastiri sadece kadınlarke karısında olmaz. Dolayısıyla bir eğitimcinin aslında çok iyi sinastir bilmesi gerekir ki çünkü benim de bir Merkür’üm vardı, karşımdaki öğrencinin de bir Merkür’ü var. Sizin Merkür’ü de olabilirsiniz. Benim Merkür’üm de Terazi. Demek ki biz hava elementinden bir ilişkiyle birbirimizi zihinsel anlamda daha iyi anlayabiliriz. Sizin merak ettiğiniz soruları ben zihmde anlar ve sizin anlayabileceğiniz bir tema ile aktarabilirim. Çünkü Terazi de ikizlerde hava elementini anlatıyor. Dolayısıyla biz zaten evrensel bir suyut kavramlar üzerinde konuşabiliriz.
Sizin bakış açınızda bir de bu olayı bu taraftan bak diye gösterebilirim. Terazi doğasında bu vardır. Ayrıca farklı ki zeno hızlı çabuk hemen bir sonraki konuyu atlamak isteyen zekasını ya da tatmin olur. Dolayısıyla aramızdaki ilişkide de, komunikasyonuda da sağlıklı oluruz. Yani hava borcuna bak. Peki burada hemen şey geldi. Ben hava grubundayım bir öğretmen olarak. Peki en testten zorlandığım öğrenci ne olabilir? O da çıkartabilir miyim? Ben mesela merkez içerim. Hava tamam güzel anlaştık. İyi gidiyor. Peki benim en çok zorlanacağım ya da birbirimize anlayamayacağımız hava ateş mi olur? Hava toprak mı olur? Şimdi bilenmeyesi açısına her zaman ateş ve hava birbirini besler ve destekler. Çünkü ateşi yoğunluk olarak alırsanız havayı alev olarak alabilirsiniz. Dolayısıyla birbirini yükselten enerjiyi anlatır. Tabii ki toprak da suyu besler. Dolayısıyla ateş ve su birbirine zıtken doğal olarak toprak ve hava da birbirine zıttır. Merkül ikizler bilmem ki boğayla anlaşamaz. Çünkü Merkül boğa daha sabit fikirdedir. Daha korunaklı bir zihni vardır. Ve onun zihnini değiştirdik. İmkansız olabilir harika potansiyene göre. Ama Merkül ikizler için hayatta her şey mümkündür. Mutlaka bunun bir çaresi vardır. Doğal olarak Merkül ikizler insanı arkadaş olurken birisi diğerine çok atalet içerisine sahip, çok stabil gelir. Ama bir Merkül ikizler insanı, diyelim ki ateş enerjisinden bir Merkül yay insanıyla muazzam fikirler havada uçuşur. Tabii ki bu arkadaş arkadaşı her yere götürür mantığıyla birbirimizi yoldan çıkartma şeklinde de olabilir.
Merak eder hadi yapalım der falan. Beraber hareket etme enerjisini onlu yadolsun yolda çalıştırabilir. O yüzden eğlenmek, despeg çok önemlidir. Ateş havlayın su toprağı bezler. O şekilde olur. Ben bir öğretmenim, tabi bu uyum haritasında böyle karşısında çıkıyor ama bir de doğru sözlük olduğunu bilmiyorum ama manipülasyon yapmak açısından.
Çünkü ben öğretmenim, biliyorum Merkül Boğazak öğrencinin ya da Merkül ikizlerde Merkül Koçta gibi. Mesela burada şöyle bir yaklaşım olması lazım. Ben kendi çıkarımım. Bu buçların kendi gelen özellikleri var. Mesela biz Koç’a ne diyoruz? İşte atik, hevesli, önde giden. O zaman ben direkt bir öğretmen olarak şu yorum yapabilirim. Eğer Öğrenci Merkül Koç’ta, bu o zaman hızlı anlama, gayret içerisinde olacak ama hemen söylümlerine bilecek.
Yani şimdi ben bunu tetikte tutmam lazım ya da tekrarını arttırabilmem lazım. Aynen, motivasyonunu attıracaksın, bilgisini çekeceksiniz ve kısa süreli aradıklarla onu bir gizem tetik kurabilirsiniz. Mesela Merkül Koç çocuğuna iki saat ders anlatamazsınız. Merkül Koç insanına yarım saat ders anlatırsınız. Yarım saat içinde olacağını alın, ondan sonra bir buçuk saat yarı yaramazlık yapar. Çünkü o olay artık fazla değil yükesine. Tabi ki burada üst gezegenleri yani kolektik gezegenleri düşünmek lazım. Merkül’ün bir üst versiyonu, oran üstlük.
Merkül zekarsa oran üst lehali anlatır. Dolayısıyla oran üst ile merkül ilişkisi haritamızda özel çocuk diye tabir edebileceğimiz hani deli dahi enerjisiyle böyle. Kavuşumda mı hocam? Açıl bağlantıları çok farklı olabilir. Bazen üçgen açılarda da olabilir, bazen serkele dolayıcı açılarda. Ama en belli olmayan kavuşum açısıdır. Kavuşum açısı insanın her an her şeyi yapabilecek potansiyeli çalıştırır.
O zaman şu hemen aklıma geldi. Demek ki biz Merkül burcuna bakıyoruz, tamam ona göre yaklaşma bulunuyoruz ama şimdi başka bir şey oran üstle onun bir üst versiyonu ve tezgahı sonuçta. O zaman mutlaka Merkül ve oran üst açısındaki açıyaları. Tabi ki merkülün aslında bütün gezegenlerle olan açısına bakmamız lazım.
Çünkü mesela merkül satürn açısı zihni veya zekayı kısıtlayan, engelleyen, belki bir bebeğin olabilir, belki her potansiyeli imkanı basılacak olabilir. Genelde merkül satürn açıları mesela az konuşan, çocuklukta kekemelik de yaşayabilecek, sağlık sorunlarına kadar gidebilen, konuşma ifade etmeyle ilgili problemler yaşayan insanlardır.
Yani bu sadece iletişim, eğitim olarak değil, hayatın içerisinde interaktif bir şekilde konuşma enerjisini de alabiliriz. Evet, şimdi tabi oran yani, aslında oran için ben özellikle iyimsel insanlara umut vereceğini tanımlıyorum, o da çok güzel ama peki normalde açı diyebileceğimiz, mesela çocuğun. Şimdi bizde öğretmen olarak bazen öyle bir çocukta oluyor ki, çocuk hakikaten iyi niyet. Yani şu anlamda iyi niyeti, kaybet gösteriyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Ama hani bu Allah belgesi dediğimiz durum var ya, pek böyle siz dediğiniz merkül kuran açıları bunu savrıyor olabilir. Şimdi bazen de olmuyorsa olmuyor. Yani çocuk kanmış oluyor. Yani oradaki sıkıntı neye lavadı o markasında? Yani ne gibi sıkıntılar var? Bunu aşmak, ürün sümrünü neler yapabilirsiniz? Tabi tabi çok anlamlı. Mesela bir karaktik çocuklarda gene oranüs bağlantısına bağlı olarak bakılabilir, bazı zihinsel problemi olma durumları, astroiklerin bağlantısına bakılarak yapılabilir.
Her çocuğun mutlaka bir iletişim kanalı vardır. Üçüncü ev merkürü dışında. Sadece üçüncü evin vucu nedir? O vucun yöneticisi hangi durumda? O çocuk zihni hangi enerjiyle kullanıyor? O enerji içerisinde aldığı açılarla beraber bir pültonik açı belki çocuk zihnen çok dağılıyor, bir net dünyayla pültonik açıyla.
Orada odaklanmış sorun yaşıyor ya da çok büyük bir konsantrasyon yaratabiliyor mu bunun zamanları farklı olabiliyor. Ya da bir tür zihinsel hastalığa sahip çok aşırı bir praktik özelliği olan çocuklardır.
Ya arka planla çok güçlü bir astroik enerjisi vardır ve oranüsle ilgili bir bağlantısı vardır. Merkür pülton olan insan çok manipülatif olabilir, ikna edici olabilir. Merkür Mars açısı olan çocuklar çok mizahla zihin kıvrında sürekli aktif olarak çalıştırılabilirler. Tabii ki bu hayatı sadece eğitim olarak değil de bir bütün hayatın kendisi bir eğitimdir. Tek bir gezegeni alarak hani her insanı tamamlıyorsam doğru olmaz. Siz okulda bir eğitimci olarak nereye kadar eğitimi verebilirsiniz? Çünkü eğitim aileden başlardır. Dolayısıyla güneşli ayı almak zorundasınız.
Tabii, tabii ona da bakmak zorundasınız. Tabii, tabii. E bunun tabi bir duygusal boyutu var, spürtüel boyutu var. Ayın durumu alışkanlıklara da alakadır. Aile içerisinde annesiyle babası ile sağlıklı iletişim kuramamış bir çocuğun eğitmenlik, eğitmenle bir iletişim kurması, arkadaşlarıyla, akrainlarıyla bir iletişim kurması baş başına durur.
Burada güzel bir noktaya gelmiş. Çünkü biz de bazen bu derste sınıfta ya da bilebilir öğrenciler anlattığımız zaman gerçekten dediğiniz gibi anneyle, babayla sorunlar olabiliyor. Peki burada mesela biz bir eğitimci olarak da astrologik hareketine baktığımız zaman bu öğrenciler her zaman her şeyi anlatabilir. Ne diyor? Onlara yardımcı olmak açısından haritasında görebilirsiniz gibi güneşle aya bakacağız. Peki o güneş aya bakarken öğrenci olduğu için merpür ile mi ilişkisine bakacağız? Yükselen, yükselen burada çok önemli. Yükselen dışarıya vurduğumuz karakterimizi gösterir. Yansıttığımız karakterimizi gösterir.
Ve ebeveynlerimiz bizi sürekli davranışlarımızdan ötürü kritis ederler. Şimdi belki benim yetişim potansiyelini gösteriyor ama benim bir dışarıya yansıttığım karakterim var. Ascendant, karakter yükselen. Yükselen üzerindeki gezegenler benim kullandığım maskelerdir. Eğer benim yükselen üzerinde bir menüsüm varsa ben hayatı sevgi dolu bakan bir çocuğumdur. Yükselen üzerinde bir plutonum varsa hayata karanlık bakan bir enerji çalıştırırım. Yükselen üzerinde bir ayıp varsa duygularımı konuşmak ihtiyacı duyarım.
Ama ebeveynlerimden belki satır varsa baskı istemeyebilirim gibi gibi. Dolayısıyla yükselen iler, yükselen yöneticisi dediğim, haritanın ana enerjisinin uyumu, onların güneş ve aile olan ilişki haritaya baktığınızda güneşi 8. evde ya da ay 8. evde olan bir çocuğun anne ya da babasının yarattığı krizler, o çocuğun hayatındaki olayları etkiler. Belki okuldan alırlar, onu başka bir şeye de gider, babası iplas eder, ailesi ayrılır.
Şimdi bunların hepsi eğitim hayatında kişinin, eğitimini sağlıklı yapmasının önünde olan engellerdir çünkü yaşam deneyimidir. Şimdi dedik ki hocam zaten eğitim aydır olsa aslında bizim sıkıntımız olacağız. Biz öğretmenler olarak belirlendirilen bir şikayetimiz oluyor. Çünkü okullara ve öğretmenlere aslında bu anlamda çok mana ve çok iş yüklenir. Sanki çocuğun okulda ya da eğitimle beraber bir gelecek iş.
Halbuki biz bunu günlük hayatta da gözlemliyoruz, öğrencilerimiz de gözlemliyoruz. Ailesinde evde iyi eğitim alan çocuk zaten çok daha başarılı. Bu eğitimden kastımız çocuğa yaklaşım, çocukla ilgilenme, çocuğun kendini ifade edebilmesi. Bunlar zaten okula sınıfı da yansıyor.
Şimdi gezegen bağlamında konuşmamız da şey anladık. Yani en azından şey olarak baktığımız zaman Mert Gül’e bakacağız. Mert Gül üzerinden çocuğun algılayış şeklini. Oradaki ki bizim buçuklarımızın genel özelliklerine de yorumlayarak işte koca saçınız da olur. Bu ay ise biraz daha belki sağlam olur, tutarlığı öğreniriz. 3 ve 9. ev aksına da bulacağız. Şimdi o neye geleceğim? Şimdi bunu öğrendik. Şimdi tek ev bağlamında neye bakacağız?
Ev bağlamında 3. ev kişinin ilk öğretim hayatını gösterin. Lise sonuna kadar olan ilk öğretim hayatını. Lise sonundan sonraki öğretim, eğitim hayatını 9. ev bağlantısından kullanırız. Ama biliyorsunuz meslekler çoğu zaman, özellikle bizim ülkemizde 9. evde bir üniversite bitirirseniz bile mesleki bağlantımız aynı olmak zorunda değil. Her zaman eğitim göstergesi meslek göstergesi değildir. Özellikle bizim ülkemizde bu var.
3. evinde yoğun gezegen yılınla sonan insandır eğitim hayatları. Hayatı boyunca okulda olmak, hani asgar kaç aydın tutup tutup sadece oraya getirmek, dört dün konuları tekrar başlamak, vetrosu olsa da olmasa da. 3. evde 4 tane gezegen var ondan mı öğretmen olacağım hocam?
Tabii tabii. 3. evde gezegen olması şu demektir, hayatı boyunca öğretmen olmayabilirdiniz. Kardeşlerimizin çocukları olurdu etrafımızda, kuzenler, yeğenler, akrabalar, arkadaşlar. Onların arasında bir sürekli hareket hali aktivası. Aynı zamanda 3. ev ve 6. ev konuda çok faydalıdır. Akraba ilişkilerinin onaylılıklarına kadar gidebilecek ilişkilerini gösteren bir etkiyi çalıştırır.
Yani sadece zihin olarak düşünmeyin ama eğitim olarak bakıyorsak 3. ilk öğretim, 9. yüksek öğretim hayatımızı gösterin. 5. oyunda şimdi şey olarak da baktım 3. evinde çocuğun, anlatıyorum, jupiter var. Benim kızımım var.
Yani haritadan tabi diğer gezegenler açılarında olabilir ama 3. de jupiter olunca bir sen her şey düşünün. Çocukta jupiter var, klasik yaklaşım var yani direkt mantıda baktığın zaman o zaman bu çocuğun ilk öğretim hayatı, orta okul, lise hayatı muhteşem mi geçecek demek? Hay hay hay. Ya da işte orada satün var, bu çocuğ orada kısırtlanacak, eczay yapmayacak. Oradaki gezegenler yani 3. önemli dedik. Peki 3. evdeki gezegen kombinasyonları ya da işte orada nasıl yol alacağız? Oyunun her zaman bir bütün olduğunu unutmayın. 3. evdeki gezegenler kişinin ilgi alanlarındaki farklılığı ve değişikler bir de gösterirken eğitim hayatı bulunca okuduğu okulların kalitesini, oradaki öğretmenlerin kalitesini, eğitim hayatındaki inişleri ve çıkışları da gösterir. Hepsini gösterir. Mesela benim kızımın 3. evinde jupiteri var ve o jupiter, mesela… Bir şey aramadı. Hayır, şöyle şey aradım. Bir şey yapmayacaktım. Şöyle şey aradım. Hatta çok kızarım, mesela çok zeki bir öğrenci oldukça şansına güvenmeyi verir çocuğa. Haa. Üstü dolu, iyi bir sevdi. İyi bir sevdi. Şöyle mi oldu? Kimler nasılsa yaparız. Ben nasıl şanslı olayım? Ben bunların bir şey kullanamıyorum zaten. Ben bunların içeri geçeriz. Sonadan yırtarım. Aynen öyle. Ama şöyle bir şey de oldu mesela. Neyse’nin girdiği sınav? SBS.
SBS sınavına girdi, orada kazanamadı. Sonra onu yazdırdığımız okulu, o satüyü yükselttiler. Okulu statüsü. Bir şekilde. Tamam, iyi çalışmış o zaman. Şimdi baktığımız zaman jupiter 3. evde o zaman ki orta okul şans getirmesi lazım. Normalden direkt baktığımız zaman klasik bir girende 3. evde jupiterse o zaman bu çocuğun SBS’yi kazanır. Ama bir evde kazandığı okul statüsü anadolu lisede olur. Bir şey olur. Zaten öyle oldu. Anadolu lisede de veriliyor ama teknik olarak kazanmamış oluyor. Kazanmadan yiten o şekilde öğretmenle de iyi çıkabilir. Tabii tabii. Bu şekilde oluyor.
Yani ama burada tıp o jupiter için geçer. Mesela Saturn olsaydı çocuğun çok büyük yeteneği olabilirdi. O sınavı özellikle sınav, stresli yaşayan, her türlü hazır olduğu halde sınav, sabah sınavı kaçıran bir şekilde onu engelleyen yaşan demeyin yerinde olabilirdi.
Ya da öğretmenle çok ciddi problemler yaşayan, disiplin sorunları yaşayan, Saturn 3. evde Mahmut Hoca türünde bir tür eğitimini öğretmenle de vereceği için problem yaşardı. Ya da Saturn değil de neyin prüto oldu. Kişinin eğitim hayatı sekteye uğrardı. Aile gibi sebeple. Mesela babanız iş değiştirdi, iflas etti ya da ne bileyim erken vefat etti. Sizi dediler ki artık eğitim hayatı buraya kadar. İşte işe girmen, kardeşlere bakman lazım falan dediler.
Pardon sözünü kesin de, ben 3. evde kendimi de şimdi soruluyorum. Ben 3. evde Gezegen Yılmaz olduğu için. Bende şöyle bir şey olmuş, onunla bir bağlantı var mı diye. Ben ilkokulun iyi geçtiği başarılı bir öğrenciydim. Ama niyeyse ben onu net biliyorum. 4’ten 5’ten sonra ben bir durasladım hocam. 6-7 sıkıntılı geçti. Hatta mesela bizim zamanında fense sınavı için bir puan bana gerekirdi. Ben onu bile sağlayamadım. Ama normal değil öğrenciydi ben ilkokulunda. Acaba şimdi şimdi ahtolojide biraz meraklandım, öğrendim ki benim 3. evde Saturn var. Şimdi diyorum, Saturn geçince bir kere yanılmıyor ama bu işe yaramamıştır.
Orada ben bir hakikaten de şeyi hissettim. Kıcıklandığım bir hissettim. Ortaokulda ama şimdi geriye döküp baktığım zaman ondan mukaynaktadır. Tabii Saturn orada bir yaşam deneyimi veriyor. Zihni, 3. ev bizim zihin yapımızdır. Zihnin olduğu yerde Saturn olması, kişinin orada denetimli gitmesi gerektiğini, doğru davranış kalıklarını oluşturması gerektiğini,
hayat içinde bununla ilgili zaten deneyimler olacağını, hatta kültüvalyayla beraber eğitimi ara vereceğini bana tekrar dönüp bambaşka kanallarda da eğitim alabileceğini gösterir. Ne kadar herhangi bir eser 3. ev için değil. Hangi evde gezegen yalanlısı varsa bizim burada bir yaşam senaryomuz, bir yaşam planımız var. Olay orada yani. Olay orada Saturn deneyense olay orada değil. Yani orada da bir şey yanlıştır. Onun düzeltilmesi, tamamlanması, bitirilmesi gerekiyordu. Bir davranışın refleks halinde insana aktarılması gerekiyordu. Onun için de Saturn’un bulunduğu evde dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi 3. evi anladık. Yani burası şey, bunun bile karşı teri yani. Evet, yüksek eğitimleri. Şimdi bu 3 öğretim, ortaokul, burayı tamam, ya da liseyi de katilişe de hallettik. Peki 9. evdeki durum yani yüksek lisans ya da üniversite, daha sonrasında… Ya da burslu eğitimler. Ya da burslu eğitimler. Yabancı ülkelere mesela öğrenci olarak gitmek, ne deniyor, ona öğrenci değişiklik yapıması ya da kişinin okuduğu dili çift ala dal, çift bilmem nereye git gelmesi hep 9. ev bağlanır. Şimdi orada mesela 9. ev, şimdi efendim bir saniye direkt baktığınız için, mesela sizin kızınızda 3. evde zübter varmış. Şimdi benim kızımda da 9. evde zübter varmış. Şimdi ben bana bakıyorum acaba, benim kız yurt dışında gidecek bir şey mi yapacak, onu nasıl yorulayacağız? Peki şimdi üniversite çocuğun orada yayılma varsa, satın varsa bu çocuk üniversite okuyamayacak mı? Hayır hayır. Yani bunları söylüyor musun? Haliteliği 1. yıl olarak düşünmeniz gerekir. 9. ev satın üniversite bitirtir, şöyle bitirtir, gerekir ara verirsiniz, evlenirsiniz, çoluk çocuk sahibi olursunuz belki. Ama ondan sonra gene bitirirsiniz. Şu bitirin olmasın 9. evde her zaman çok iyi de çünkü zübter 9. evin doğal zaten yöneticisidir.
Akademik kariyer verir, bir daha fazla dağ verir kişinin hayatında mesleki anlamda yurt dışı ile alacağı burslar, seminerler vs. eğitim onakları verir. Akademisyenlikte kalmak verir 9. ev zübteri. Öğretmen olmaktır, profesyon olmaktır. Üniversitelerde hocalık yapma potansiyeli 9. ev zübteri ileridir. 9. ev zübteri aynı zamanda yabancı ülkelerle olan bağlantıyı da sağlatır ki dış ticaretler, büyük elçilikler vs. alanlarla da mesleki anlamda kurulacak bağlantılar işaretler. O zaman şöyle bir şey yapacak olsak 9. evdeki gezegenle bağlantı, mesela zübteri, orada mesela Mars olsa, güneş aydınlatacak. Ama orada yaşam deneyimlerine giriyorsunuz.
9. ev Mars ile güneşin üniversite hayatında partnerle karşılaşmak anlamına gelir. Yani o 9. ev Venus’u yurt dışında, yurt dışımıza bir erkek haritası, erkek çocuk haritası yurt dışında tanışma evlenmek anlamına gelir. Sadece 9. ev eğitim olarak bir yolunu yaparız. Ama şey yapalım, ben burada hani eğitim bağlamında bakacak olsak, üç ve dokuz. Eğitim bağlamında şöyle bakarız, mesela Venus Mars’a çocuk sevdiği bir okulda okuyar.
Üniversiteye gider ama üniversiteye doğru geçer. Orada belki hocalarla problem yaşar, okulunu yarıda bırakır. Evet buna dair şeyler yapabiliriz. Üniversite sınavlara girer sonra onu bitirmeden, birinci sırtan öbür küne girer, ondan oraya devam eder gibi gibi. Gitmeniz lazım. Uranüs genelde Uranüs, Neptune, Pluto 9. ev enerjisindeyse kişi akademik çalışmaların kendisi bir yaratıcı enerjisini. Belki icat yapabilen, nücid enerjisinde olan, sıra dışı çocukların yer gidebildiği alanlara girebilen bir şey yaratır. Yani birçok bağlam, 9. ev giriş vurucuyla 9. evdeki gezegenler farklı olabilir. 9. eviniz yay olabilir, bu yüksek öğretimde ama 9. evin yayında orada bir olay da vardır ev girişinde. Bu sefer bir sorumluluk verir. Dolayısıyla orada kişi çok akademisyen bir ruhtur ama hayat onu okuldan terk ettirir, okul terk yarattırır. O hayat okulundan öğretmen olur. Fethi hocam biz eğitim için ana kezegenimiz Mercury. Mercury, Uranüs, Saturn. Tabii hepsi Mercury bir şeydir. Evet. Mercury’ın özel olarak 3’te ya da 9’da olması bir şey fark ettirir. Fark ettirir. İyi mi olur yani?
Mercury doğal evi 3’tür. Mercury tabi ki her makrojisyen çift cinsiyetimiz dediğimiz gezegenlerden 3 ve haritada 3 ve 6. evi yönetir. Mercury 3. evde ve 6. evde olduğu zaman çok verimli çalışır. Ama bu aynı zamanda şu demektir Mercury haritanın her yerinde çok aktif çalıştır. Özellikle 9. evde ise kişinin yine bir eğitim hayatı belki çocuklarının eğitim hayatıyla alakalı hep okullarda, üniversitelerde, şolarda, dolar da gezmesin.
Nisans yapması, nisans tutup yapması farklı. Sadece bunu okul olarak düşünmeyin. Mesela atıyorum taş boylama sanatıyla ilgilenmek, tahta boylama sanatıyla. Bu sürekli bir öğrencilik. Kişinin zaten doğasında bir öğrencilik olması mesela Mercury 9. evi çalıştırılabilir. Öğretmenlik de Mercury 9. evi çalıştırır. Mercury 9. evi iyi öğreten olabilir. Esed 3. evi de bilirsiniz işte. Yok benim 3. evde değil Mercury Hoca.
3. evde yoğunlaşma var, orada benim yükler var, ay var, külito var Mercury olmayacak. Mercury olmayacak, sosyal yurtlar. Evet orada biraz sıkı, zor olur, iyi çalışıp çalışıyor. Onu ben de bahsediyorum. Peki özellikle üniversite sınavına hazırlanmış öğrencilerde, belli bir noktadan sorun olacak 10. sınıfta, 11. sınıfta, daha önce olması lazım ama bizim ülkemizde maalesef yönlendirmeleri biz önde yapamıyoruz. Aslında bu gelişmiş ülkelerde bu yönlendirmeler, çocuklar ilkokuldayken. Ortaokuldayken hangi alana kavga ettiyse o tarafa doğru yönlendirebiliyor öğrenciler. Ama bizde maalesef biliyorsun öyle bir şey yok. Öğrenciler devamlı sınava hazırlanıyorlar. Önce S.E.B.S.E. arkasından üniversite sınavı. Hatta biz tercih, inanın şeyleri de çocuğun bir fikri olmuyor. Yani sadece şeye odaklanıyor bizde çocuklar. Yüksekleri çıkartma, bir puan erge etme, bir de zaten klasik işte hukuk tıp, bazı kabuklar var biliyorsunuz herkese o tarafa doğru geliyor.
Sonra tercih dönemindeki o 10 bina sıkış veriyor. Hem veri açısından hem öğrenci açısından. Nere var ben ne yazacağım? Ben ne olsam? Bizde klasik olarak diyoruz yani öğrenciler, hani insan mutlu olduğu işte ya da yapabileceği kabilevi olan bir alanda giderse hayatı da başarılı olur. Şimdi o zaman biz bu madem M.E.R.K.Ü’lü üçüncü evde okunacağı vaksını görebiliyoruz, öğrencinin ileride yapabileceği ya da hangi mesleklik gruplarından kendisini daha iyi ifade edebileceğini biz nerelerine anlıyoruz? Şimdi tabi ki mesleki göstergiler haritamı 10. evdedir. 10. evde bakıyoruz.
6. ev kişinin çalışma hayatını gösteriyor. Nasıl bir çalışma hayatı olacak? Mesleki göstergesi MC’si yani tepe noktasını gösteren giriş vericisi. Bazen MC başka oluyor 10. ev başka oluyor. Tabi 10. evin başka olması toplum beni nasıl görüyor? MC ben kendimi toplumda nerede görmek istiyorum? Mesela MC 9. evde olduğu zaman kişi kendini akademisten görür. Ama MC 10. evde olduğu zaman kişi kendini iş adamı, iş hayatında görür.
MC’nin bulunduğu yer, kişinin kendisini görmek istediği yer. Ama toplumun sizi nerede gördüğünü 10. ev burcunuzdan anlarsınız. Mesela ben de öyle bir şey söyleyeceğim. Benim MC koç ama 10. ev buğabalıyor. Ya da nasıl bilmiyorum. O şey olsaydın. Tabi MC koçsa zaten otomatik mansi 9. ev gidesindir. Bu sizin kendisi akademisyen gördüğünüzü gösterir.
Ama dışarıdan bakanlar sizi sabit bir formda görür. Öğretmezsiniz. Ama siz dışarı herkes öğretmen olabilir ama akademisyen olmak başka bir enerjidir. İşiyle, meskeyle akademistik olarak ilgilenmek, işini geliştirmenin yollarını aramak vs. Sadece eğitmen, öğretmen kategorisi, işimi yapıyorum, evden okul okuldan çekiyorum olmak MC 10. ev. Dışarıdan bakan insanlar sizi sabit bir formda görür ama siz içinizde MC ile daha araştırmacı bir ruhdasınız. Yani bizim 10. evden şunu ön görmemiz mümkün mü? Mesela çocuğum halde sarayına baktım. Bundan iyi doktor olur. Bundan iyi müzisyen olur. Bundan iyi oyuncu olur. Bundan iyi öğretmen olur. Mesleki göstergelerde güneş burcu 1. derecedir.
Güneş burcu. Güneşinizin burcuna uygun meslekler yaparız. Mesela koş burcu asker diye çok yatkındır. Boğa burcu sabit düzenli geliyor olan mesleklere yatkındır. İkizler burcu ticarete yatkındır. Yengeç burcu restoran işletmecili, lokanta, otel vs. gibi işlere yatkındır. Mesela güneşiniz aslansa aktörü ve aktifliye yatkındır. Güneşiniz başaksa efendim de söyleyeyim böyle sekreterlik, kağıt iplik muhasebecilere yatkındır.
Güneşiniz 7. evde ise hukukçuluğa yatkındır. 8. evde ise tıbba, bankacılığa çok yatkındır. 9. evde ise dört dışa geçikler, ticaret, gene eğitim. 10. evde ise iş adamı, holdingler, patronlar, kendisinin patronu olmak. 11. ev enerjide burçlardaysa sosyal çevre, parti liderliğine kadar gidebilecek sosyal aktiviteler, vakıtlar, dernekler kurmak. 12. evde ya da buna dair burçlardaysa bulun gezegenleri anlatıyorsa, yani koç, boy, kızlar gibi gider. Daha çok kolektif ihtimalle, hastaneler, yurtlar gibi vakıflar, kurumlarda daha birçok insanın servet meslek değil de hizmet sektörü, hizmet hizmet sektörü ile ilgilenilmesi, geri hizmetler gibi işlerdir.
Bilişim bulunduğu ev, bilişim bulunduğu bu çok önemli bir ilerleşim. Evet, şimdi hocam biraz daha derinleştirmek istiyorum. Bir de Atatürk’e değişik teknikler var, progresyonlar var, ilerleyiciler var. Mesela bir de sınav tarihleri oluyor, öğrencilerinin sınav yılları oluyor. Mesela SBC, kim şu an onun ismi değişti de, ortaokul sınavına girme, üniversite sınavına girme şu an tarih belli mesela.
15 Haziran, 16 Haziran sınavlar var. Biz öğrencinin o progresyonla ya da transitine göre o sınav anındaki ya da o yıl o sınavda başarılı olma potansiyelini görme şansımız oluyor.
Arkanın bütününe bakmak lazım ama mesela öğrenci transitine göre, ha Jüpiter’i bu tarafta o zaman bu yıl geleceği sınavları başarı şansı yüksek ya da oraya atıyorsa tün geliyor ya da bir yere bir temas ediyor bu sene biraz zorlu geçebilir. Bunları nasıl teklif edebilir?
Natal üstü transit yaparsınız, natal üstü transit yaptırınca öğrenci haritası ile o sınav günü hatta sınav saatinin haritasını üst üste koyarsınız, öğrencinin o sınav sırasında sınavın nasıl geçecek, yani işte stres mi yapacak yoksa çok rahat mı akış yapacak, o anda yokturdu nasıl bir bütündür unutmayın. Genel stres, çocuğun kendi yapısı ile o sınava girdiği andaki psikolojik fiziksel faktörleri de dahil edeceksiniz.
Tabii ki burada en önemli göstergilerden bir tanesi astrolitler oluyor kişilerin natal haritasında çünkü çok bilimli mesleki göstergiler, işarete diyen astrolitler var. Mesela bir dadoluz, meymalık demektir, astrolitlis doktorluk demektir, apollon, sanatlı, müzisyen hatta… Onlar fikir yer de olursa hocam.
Şöyle bunlar tabii güneşle, temas halinde olursa, 3-9 bağlantısındaki evlerde olursa, merkur bunlarla işin içerisinde olsa çoğu zaman mesleki göstergeyle para göstergesi birbiriyle ayrı olabiliyor. Kişi üniversiteyi bir olanda okuyor ama parayı başka bir alanda kazanabiliyor. Yani olay esası eğitim açısından bakamıyoruz çoğu zaman. Çünkü parayı kazandığınız alanda eğitim aldığınız zaman olmak zorunda değil.
Dolayısıyla kişi üniversiteyi kazanamayacağını, haritası gösterir ama o kazandığının okuldan para kazanacağını da, kazanamayacağını da gösterir. O sınav günü… O zaman iyi şey bile verebiliyoruz. Yani KPSS’den atlanacak matemat olan ne güzel deniz sürülür. Tabii tabii, KPSS’den devlet ve evan okul olacak, serbest çalışan bulur. Kendi işini mi kuracak yoksa birinin yanında mı çalışacak. Bir de eğitim olarak bakıyoruz, bakıyorsunuz tabii siz haklı olayım ama, astrolitler hayat olarak bakıyor. Tabii tabii, bu bütün olarak.
Bu bütün olarak bakmak lazım. Eğitim hayatında özellikle sınav zamanı bana çok öğrenciler gelir. Siz mesela çocuğunuzla denemeliydiniz bir baktığınızda. Aa kesinlikle. Nasıl oldu mesela? Şimdi şöyle, ben zaten Cemre’nin için, kızım için de hepsini anlatırım. Muhtemel bütün eğitim programlarını çıkartmaya olabilecek. Ve tabii ki bunlar bunlar, bunlar bunlar, bunlar bunların olma ihtimali çok yüksek. Ve gerçekten de en üst düzey, en ütteki kutah zaten orada sanat enerjisi çok fazlaydı. Bilgisayar enerjisi çok fazlaydı. Grafik tasarımla alakalı bilgiler çok fazlaydı. O şekilde oldu. Yani yönlendirme de öyle oluyor doğal olarak. Çünkü çocuğun haritası zaten onu bir şeye yönlendiriyor. Oradaki faktörlerden. Nereyi kazanacağı açıkçası belliydi. Tabii hangi okul şeklinde değil ama. Üç aşağı geçen kadarı hangi potansiyelde kaç puan alır, o puanla hangi mesleklere girebilir de o mesleklerin içerisinde hangisi güzel. Benim kız asla şirketini okuyamaz yani. Hani bize zekası olmadığından değil, doğası ona izin vermez. Peki hocam, potansiyel de bunlar tamam. Çocuk ama illa orayı kazanmak zorunda değişer. Mesela. Kısa çünkü her şey olmuş. Oradaki sıkıntı sanırım, dünyada eğitim hayatındaki sıkıntı daha sonra ya da öğrencilinin buksuz olması. İşte bunu hani sizin de dediğiniz gibi sistemin dışında ya da o şeylerin kendi potansiyelerinin dışında sanırım bir yere gittiği zaman da uçaklar öğrenci buksuz ya da başarısız mı oluyor? Doğru. Şimdi ama bizim ülkemiz yine bu konuda çok şahsına mürhasırdır. Bizim ülkemizde ebeveynlerin çocuk üzerinde baskısı o kadar büyük olabiliyor ki. Çocuk mutluluğu olmakla ilgili değil, okul bitirmekle ilgili oluyor. Orada ebeveynleri tatmin etmek, anne babanın gözüne girmek. Ya da en azından toplumun içerisinde hani üniversite bitirmemiş, dediktirmemek için kendisini. Bir de zekası olan bir çocuksa onun yapılması gereken bir iş diye düşünüp, çek işareti atmak için okula çoğu zaman gitmeden bile gidiyormuş gibi yaparak zekası ölçüsünde. Onu kazanıyor. Eğitim hayatı kesinlikle tabii zaten yeteneklere göre yapılandırılan bir bölümden başlamadı için bizim ülkemizde. Çok sıkıntı. Yani o sözünü söylediğiniz, çok ütopik demek istemiyorum, platoncu gibi ama bir şekilde ideal olarak aslında. Hani her kişinin doğum haritasına göre mesleki yeteneklerine, potansiyeline, becerilemlerine göre bazı çocuk çok becerikler elini kullanırken, el eşitçiliğinde. Bazı çocuk zihinsel boyutta çok beceriklidir. Yani soyut kavramları anlayabilme ve bunlar üzerinde kuramlar bir bitirebilme. Akademik zeka vardır, duysak zeka vardır. Dolayısıyla bu her iki sizi haritada göründü. Bazı insanlar hani Einstein’ın dediği gibi balığa ayarca çıkmayı öğretemezsiniz. Dolayısıyla o aslında genzekalı değil, doğasına uygun olmayan bir işi yapmaya zorlanıyor olduğu için öyle. Hocam şimdi ütopik bir soru soracağım. Konuşken aklıma geldim. Bunu gerçekletmesi pek mümkün değil ama bir astrofobak böyle bir şey mümkün olsa nasıl olur diye ben de merak ediyorum.
Şimdi biz tabii öğrencilerimizi bir sınıfa koyduğumuz zaman çeşit çeşit öğrenci var. Yani bu öğrencilerin, mesela 20 öğrencili, 30 öğrenci, 40 öğrenci, her biri ayrı bir dünya. Dolayısıyla her birine ortak bir dilde hitap etmek çok zor. Şimdi aklıma şu geldi. Şimdi siz diyorsunuz ya hava elemanten, işlemler, merhbirlik izler. Şöyle bir şey olsa, hayal ederim. Okula başlamadan önce, yani bu çocukların ya da bir sınıf oluşturulacağı zaman.
Gruptaki öğrencilerin uyumu, işte bu merhbirlik oyunları ya da bu ürünleri etki eder mi? Grup dinamiği diye bir şey var. Bir de aslında bunu şöyle yapmanız doğru. Ideal olan her grupta eşit oranda çocuğu sınıfa toplanmakla, başını çönebilecek. Mesela 20 öğrenci varsa bunu tam eşit bir şekilde bütün ünitleri… Evet evet evet bölmek doğrudur. Bir de biz her şeyi zaten kendimiz beceremeyebiliriz.
Bir diyetine bakarak gözlem bir yöntemiyle de öğrenebilmek, birlikte çalışmak, ekip çalışmaları, grup çalışmaları. Herhangi bir sınıfın başarısını… Akran eğitimleri, sop eğitimi. Evet. Ve haritaları birbirine uygun olan öğrencileri grup yapmak mesela. Onun da şimdi mesela öğretmen olarak telaklılıklar arasını sevebiliyorsa grup çalışması… Grup çalışması için hangi öğrencileri bir araya geçer? Mesela merhbirlik çizilerde merhbirlik koç yan yana verebilir. Tabii tabii çünkü.
İçizlerle merhbirlikleri telaliyet, beraber çalışır. Çünkü tutup da biz bazen, grup çalışması demek ki… Belki ikizlerle merhbirlik balık bir yere geldiğinde zaman birbirine salak gelir. Birbirini çok kabırsız gelir. O onu anlamaz. İlerleyemezler. İlerleyemezler evet. Vay be bunu da demek ki bu şekilde ilerleyemezler. Aslında şöyle söyleyeyim. Bunu sadece eğitim hayatı bir yazmın aralığında. Mesela bir şirket kurduğunuz, şirketinizde eleman almak istiyorsunuz. Şimdi hangi mesle yani sekreterliğe başka bir eleman, merkur ve güneşine bağlı olarak muhasebeye başka bir eleman… Efendim işte işi yapmak için başka bir eleman şeklinde. Astrojik olarak düzenleme yapmak zaten… Bunun kullanan şirkette de var sanırım. Hayır hayır Avrupa’da var. Avrupa’da düzeyi ezilmeli mi? Avrupa’da tıp da, çok samimi söylüyorum, tıp da kriminolojide yani detektiflik olaylarında suçluyu bulmak için ve şirketlerde kullanılıyor.
Ona göre öğrenci seçimlerden bir iş seçimleri yapmak. Şimdi Sevda hocam gerçekten iyi bir sohbet oldu aslında. Bunun bir giriş sohbeti olarak bence alalım. Çünkü bunda şöyle ben dediğim gibi şundan şimdi bir giriş oldu. Aslında ayrıntılı olarak şunları öğrenmek isterim. Ne ola ama tabi şimdi bir yayın o sırmas. İşte Merkur İçinder öğrencisinin ana özellikleri. Ooo Merkur İçinder öğrencisinin ana özellikleri. Merkur çünkü şimdi burada giriş mahiyetinde.
En azından izleyenlerin de kafasında veya astrojinin meraklı olanların kafasında bir ışık açmış olduk. Bunu bence bir senin için kategorisi olarak, yani sizden bir eğitimci olarak buna bir vakit ayırabilirseniz. Hayır bir hatta şey bile yapsanız hocam çok güzel olur bence. Bir oynatman istesiniz yani eğitim astrojisi diye. İşte Merkur İçinder öğrencisi ya da Merkur Buha. Olur, o zaman beraber yapalım siz. Beraber de yapalım. Yani siz de yaparsanız ben bundan çok mutlulukla duyuyorum. Yani böyle sipe sipe tek tane tane anlatırsak o zaman çok daha faydalı olur kamera. Dediğim ki öğretmen diye bir şey baktığı zaman bu Merkur İçinder öğrencisi. Tabii ki harita bir bütün bir sürü faktör var ama en azından öğrenme açısından, öğrenciye yaklaşım açısından nasıl doğranması gerektiğini ona göre benim alaklıyım. Bu olay da ona göre benim alaklıyım. Aslında öğretmenin bence anlaması gerekiyor önce kendi belkülü. Ha tabi. O da çok önemli. Yani kendi belkülünü anladığı zaman sanırım nasıl bir aktarı olduğunu da anlayın. Kesinlikle. Kesinlikle. Çünkü ben şunu çok gözlemliyorum. Benim meslek hayatımda da bu var. Bir konuyu çok iyi biliyor olmak, o konuyu çok iyi anlatıyor olmak demek değildir. Eğitimcilerin en önemli sorunu bence konumları bilmemek değil, bunu anlatamamakla alakalı bir konu. Zaten hocam konuyu herkes biliyor. Çünkü üniversitelerde 4 yıl okuyan, 5-6 yıl öğretmenlik yapan her öğretmenin bildiği şeyler aynı. Dediniz ki önemli olan aktarabilmek için. Sonra çocukları sevmek lazım. Bir öğretmenin çocuk sevmesi lazım. Çocuklar ve meslek kategorisindeki çocuklardan bahsediyorum. Yani ilkokul çocuğu başkadır, erkenlik geçiren çocuklarla uğraşmak bir başkadır. Zaten üniversite bambaşka bir dünyadır. Eğitim grubunda muhatap olduğunuz çocukların doğasına samimi olmak, aşina olmak, onlara enfati yapabilmek, onların yaşına inabilmek, onlara bir şey dikte eden biri de onlara gerçekten hayatla ilgili, eğitimde sadece matematik öğretmiyoruz biz. Hayat ve etberg yapabilmek, bir eğitimcinin bana sorarsanız ana korusu olmalıdır. Sonra bir de bu işi yapmak istiyor mu? Çünkü bizim ülkemizde en önemli konulardan iki tanesinde… Atarayım kurtarayım. Dediğim gibi onu biz de hep eğitim camiasında konuşuyoruz, şey yapıyoruz. Ben sizin kadar mesela eğitim asırsızlığı çözünürlük tutuktan dizeliyorum, şunu yapalım, böyle. Yani siz bu işi yapmak istiyorsunuz.
Çünkü bir faydası, ben bunun faydalı olabileceğini ve hem kendi mesleğim açısından dediğiniz gibi en başta öğrenciye yaklaşım, onları daha iyi anlamak, daha iyi ileri götürmek açısından hem de öğrencilerin kendini tanıyabilmeleri açısından çok değerli bir şey olabileceği kanal değil mi? Onun için de bir öğrenme işaretçisindeyim. Onun için de illa ki buna da merak sağlamak… Mesleki iyileştirme diyor, aslında sizin yapmaya çalıştığınız şey mesleki iyileştirme. Diyorsunuz ki ben hem öğrencilere nasıl en yüksek faydayı sağlayabilirim…
Kendim öğretmenim olarak….hem de kendim öğretmen olarak karşı tarafımla neyi ne kadar verebilirim. Şimdi siz kendinizi tanıdığınızda, siz bir şey anlatıyorsunuzdur mu? Kendi kendinize anlatmanız bir şey ifade etmez saçlarına gitmiyorsa. Tabii. Dolayısıyla siz aslında kendi dilinizden değil, onların dilinden kendinizi anlatmanızı ifade etmeniz gerekli. Çünkü bir de yaş olarak düşünün, uğraştığınız jenevasyonlar, eğitim, ilk öğretim olarak konuşursak… Sürekli değişiyor hocam.
Bir de şöyle, kuşak şimdi eminim bu da genel bir bilgi olsun, evveveyden, zemvelerden varsa… Kuşaklar arasındaki part çok azaldı hocam. Şöyle azaldı, eskiden 20 yıl part olduğu zaman kuşak çatışması denir. Şu an inanın 2-3 yıl ayında. Tabii tabii, şimdi hızlı gelişiyor hocam. Teknoloji hızlı gelişiyor, çocukların dünyaları hızlı gelişiyor. Yani 2 yıl önceki 3 yaş büyük öğrenciyle diğer arasında bir kuşak var kaç yaşta. Yani o kadar hızlandı. Daha hızlı gözlemle. Daha hızlı ve bunun için de belirlerin, öğretmenlerin de buna adapte olması gerekiyor. Çünkü bunu kaçırdığımız zaman, mesela öğrenciyle diyaloğu kaçırıyoruz. Mesela şimdi ben sosyal medyayı çok etkin kullanmaya çalışıyorum. Neden? Çünkü öğrenci ortası.
Şimdi biz orayı kullanmadığımız zaman öğrencinin mizah anlayışını, nereye güldüğünü, nereden hoşlandığını kavrayamadığımız zaman kopuyoruz. Tabii tabii. Şimdi zaman hızlı gelişiyor. Astroloji ile işte bu anlamda en azından öğrencilerin potansiyellerini görmek, onları öğrencilerime karşısında kullanabiliriz. Astrolojiyi bir kere anlatacağım, her şeyi kullanabilirsiniz. Sinastriyi de herkesle kullanabilirsiniz. Dolayısıyla siz A öğrencisiyle anlaşamadığınızda, B öğrencisiyle anlaşamadığınızda…
Ben bu çocukla niye anlaşamıyorum diye biri lütfen… Bazen oluyor. Bir kontak kuramaz, bir şey öğrenmiyor oluyor. O zaman diyeceksiniz benim kendi haritanın, onun haritasında bizim iletişim kurmamızı engelleyen nedir? O neyse, o ne ki bulduktan sonra… O güzel tabii ki. Demek ki ben böyle yaklaşmam lazım ki… Aynen öyle. Aynen öyle. Yani ben her zaman şöyle söyleyeyim, girilmeyecek insan yoktur, astroloji bilmeyen insan vardır. O zaman öğrenciyle iletişemeyen öğretmen yoktur, astroloji bilmeyen öğretmen vardır. Aynen öyle. Aynen. Bir insanın doğum haritasını bildiğiniz andan itibariyle onunla ilgili her konuya bakabilme, vakıf olabilme potansiyeline sahip oluyorsunuz. Ama o tabii niyetle de çalışır, manipülasyona da gider. Orası işte etik sınırlar girer burada. Nereye kadar girmelisiniz. Zaten bir saatten sonra yaşam planları da devreye girer. Siz tam sizler ne yaparsanız yapın, sizin ideallerinizle o kişinin yaşam planı birbirine olmak zorunda değil. Siz o insanın yaşam planını zaten bir noktadan sonra sadece rehberle de gözlem olabilirsiniz. Bu çocukların için de… Yani siz daha karşı burada da böyle katı bir şekilde değil de, ben de mesela o tarafımdan astrolojinin potansiyelerini görüp ona uygun olalım. Ya da katı bir şekilde, bu herkülü kişiler, o zaman bu sadece budur. Aynen öyle. Aynen öyle. Bu sadece budur değil. Sadece o öğrencide böyle bir potansiyerle böyle yaklaşırsan bu daha iyi öğrenebilir diye bakmamız lazım. Kesinlikle. Ki zaten ondan sonra o yaklaşımla beraber kendisini göster. Yoksa şurada yanlış anlaşılmazın lütfen. Sanki halte bakın, ona göre öğretmenlik yapın değil. Sadece bu zaten biz öğretmenlik yapıyoruz, öğrenceler bir şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Ama bunu bilirsek buna göre, bu potansiyelere göre hareket ettiğiniz zaman belki o verimi onken yirmiye, yirmiyken otuzdan, otuzken kırk’a çıkartabilirsiniz. Yani çok… Bir insanın, çok en önemli konulu bir söz vardır. Bir insanla bir insan arasındaki en büyük yakınlık onun anlamısıyla alakalıdır. Fiziksel yakınlığın ötesinde bile güçüdür, zihinsel yakınlık. Bir insanın bu dünyada geldiği ameliyatı var.
İhtiyacı olan tek şey bilgidir. Bilginin içerisinde eğitim de girer ama bilgiyi doğru verebilen, o bir kişinin hayatına da sirayet eden kişiyle temas etmesi gerekir. Bu gerçekten bir nimet oluyor çoğu zaman biliyorsunuz. Alak, doğru insanlara karşılaştık, biz doğru yola götürebilecek kişiler, öğretmenlere bu da çok görev düşüyor hakikaten.
Aileden kurtulunmak için, ailenin doğasından kurtulmak için çocuk öğretmeninin ona verdiği vizyona yapışabiliyor ve yapışması da gerekiyor. Çünkü onun kendisini de belki çıkartıp yürütmesi için çok değerli. Bu da aslında bence bir türk insan letberliği yapmak. Yani eğitimleri sadece matematik, edebiyat ya da Türkçe bilmem ne diye değil de bir insanın bir diğer insana hizmeti gibi bir bakım alıp, vicdanla bağlamak gerekiyor.
Hocam o zaman ilk yayınımız olur müsaadenizle. Çok eğitim, sabaha kadar konuşmuyor değil mi? Evet, alan gelişi bir şey yok. Dediğim gibi izlerimiz de inşallah farklı olmuş halde onlarda yazsınlar altı olması. Bundan sonra tek tek, yani mevsimleri yollayıp, onlara başlık başlık vaktimiz oldu. Başlık başlık yapalım, ailenin falan program yapalım. Hatta sınava yakın süreçlerde Haziran ayında. Aa çok güzel. Onun öncesine, bir bakım öncesine. Sınav tarihini anlayız derim onu hocam.
Ha tabii işte onun işte sınav tarihinde ki o çok değerli oldu böyle. Neye dikkat etsenler? Tabii FYT Ayetleri’nin o sınav saatinde, gökyüzün durumunu, şu buçular şuna bir kalesi, bu buçular şuna bir kalesi. Kesinlikle buçuk kartlık gibi oldu. Böyle öyle devam ediyoruz hocam. Sınav zamanları siz bana haber verin, yayınlar ayarlayalım. Ben size gökyüzünün genel profilini çekeyim, siz de bu da buçuklar bazında bunu. Tabii, onu tek tek ben modörjeliyim, siz zaten. Aynen öyle, o zaman çok memnun oldum. Memnun oldum. Görüşmek üzere biliyorum.
Ve hepinize sevgilerimizi gönderiyoruz.
Hoşçakalın.